POLİTİKA - 07 Aralık 2016 Çarşamba 14:39

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye, sadece görünen rakamlardan ibaret değil"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye, sadece görünen rakamlardan ibaret değil"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye, 79 milyon nüfustan, 720 milyar dolar milli gelirden, 350 milyar dolar dış ticaretten, velhasıl sadece görünen rakamlardan asla ibaret değildir. Bütün bunların gerisinde 100 milyonlarca kardeşimizin, mazlumun, mağdurun duası ve desteği vardır" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde 31’incisi düzenlenen Muhtarlar Buluşması’nda Afyonkarahisar, Aksaray, Ankara, Aydın, Bayburt, Çanakkale, İstanbul, Kahramanmaraş, Karaman, Kilis, Konya, Manisa, Niğde, Trabzon, Uşak ve Yalova illerinden gelen muhtarlarla bir araya geldi. Erdoğan, "Bugünkü buluşmamızı, milletçe yine zorlu bir mücadelenin içinden geçtiğimiz günlerde idrak ediyoruz. Bir yandan Suriye ve Irak’ta ülkemizi güneyden kuşatma projesi tüm alçaklığıyla, tüm çirkinliği, tüm sinsiliği ile devam ettiriyor, diğer yandan devletin ve toplumun içine sızmış FETÖ’den PKK’ya kadar tüm terör örgütleri ile kararlı bir mücadeleyi yürütüyoruz. Son hamle ekonomimize yapıldı. İhracat ve turizm üzerinden yapılan saldırıya ilave olarak döviz spekülasyonu ile ekonomimiz çökertilmeye çalışılıyor. Ekonomimizin bazı sorunları, sıkıntıları yok mu, elbette var. Hükümetimiz bunların çözümü için gayret sarfediyor. Yeni tedbirlerle gereken önlemleri alıyor, almayı da sürdürecek. Piyasada bir durgunluk olduğunu biz de görüyor, biliyoruz. Bu durgunluğun somut sebeplerinden ziyade psikolojik ve provokatif faktörlerden kaynaklandığını da gayet iyi biliyoruz. Gerçekten de son günlerde döviz kurunun Türk lirası karşısındaki yükselişlerinin sebeplerine baktığımızda elle tutulur ciddi iktisadi karşılığı olan hiçbir husus göremiyoruz. Belirli mahfiller tarafından pompalanan olumsuz havanın yol açtığı suni bir kur yükselişiyle karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Biz de buna karşılık, her zaman olduğu gibi devletin imkanlarını harekete geçirmenin yanında milletimizi bu konuda farklı bir anlamda çağırdık. Dedik ki gelin yastığınızın altındaki dövizleri Türk lirasına çevirin, Türk lirası olmazsa altına çevirin, çünkü karşılıksız para basmak suretiyle döviz baskısına bizi almak isteyenlere böyle bir cevabı verelim. Benim vatandaşım geldi, TL’ye yönlendi ve kim, nerede elinde ne kadar döviz varsa bunu TL’ye çevirmeye başladı. Milletime, vatandaşıma teşekkür ediyorum. Bu millet eğer dert vatan ise millet ise ne diyor, gerisi teferruattır. Elinde ne varsa hemen gitti, TL’ye çevirmeye başladı. Bu konudaki kararlılığın devam edeceğine inanıyorum. 40 yıllık siyasi hayatımda şunu gördüm, eğer bir millet bir şeye inanır ve hareket geçerse onu durduracak hiçbir güç yoktur. Bir asır önce Çanakkale’de yedi düvel dünyanın en modern savaş imkanlarıyla üzerimize gelirken, bu milleti zafere ulaştıran işte bu inanç, bu imandır. Ölmekten korkmayan bir milletin karşısında hiçbir silah dayanamaz. Milletimiz, 15 Temmuz darbe girişiminin karşısına da Çanakkale ruhuyla çıkmadı mı? Uçakların, helikopterlerin, tankların, namluların üzerine tekbirle giden bu milleti o gece değil FETÖ, arkasındaki tüm güçler de sahaya inseler durduramazlardı, korkutamazlardı ve nitekim başaramadılar."
"Böyle bir milletin evladı, Cumhurbaşkanı olmaktan şeref ve onur duyuyorum, bunun için de Rabbime her daim hamdediyorum" diyen Erdoğan, "Ekonomide maruz kaldığımız saldırıyla ilk defa biz karşılaşmıyoruz, geçtiğimiz 14 yılda her türlü kritik siyasi, sosyal, diplomatik krizin gerisinde gizli veya açık ekonomik saldırı girişimleri de vardı. Biz, aldığımız tedbirler, temin ettiğimiz kaynaklar, tesis ettiğimiz istikrar ve güven ortamı ve tüm bunların yanında bütün bu teşebbüslerin hepsini de bertaraf ettik. Hatırlayın, İktidar olmadan önceki dönemlerde bu ülkede gecelik yüzde 7 bin, 7 bin 500 faizler oldu mu, oldu. Bunlar kim içindi? O bazı faiz lobileri yok mu, onlar içindi. Bunu Osmanlı’ya yaptılar ve Osmanlı’ya da yüzde 900 ile yaptılar. Fakat, bizim dönemimizde bunun tutturamadılar, çok yapmak istediler ama biz devamlı bunların önünü kestik. Dedik ki, ’Biz bu milleti faiz lobisine mahkum etmeyeceğiz’. Hangi şartlarda olursa olsun, bu mücadeleyi vereceğiz. 4,6’ya kadar düştü Gezi ile karşımıza çıktılar ve çift haneliye orada tekrar çıktı" şeklinde konuştu.

"Yalnız kalsam da’ dediğimde tweetler art arda gelmeye başladı"
Erdoğan, "İşte onun için diyorum ki sağolsunlar, ’Yalnız kalsam da’ dediğimde tweetler ardarda gelmeye başladı. Milletimden Allah razı olsun, ’Yalnız değilsin’ tweetleri gelmeye başladı. Şimdi, diyorum ki aynı şekilde ’Yalnız olmadığımı biliyorum’ ve aynı şekilde bu döviz baskısına karşı bizler paramıza sahip çıkacağız ve inşallah Türk lirasını değerlendireceğiz. Bunu başarmamız lazım. 1994 krizini, 2001 krizini birkaç milyar dolarlık borsa spekülasyonu ile yaşayan Türkiye’nin onlarca milyar dolarlık operasyonları kimseye hissettirmeden gerçekleştirerek ekonomik saldırıların üstesinden geldi. Sadece küresel düzeyde bir yıkıma sebep olan 2008 krizi sebebiyle ertesi yıl bir küçülme yaşadık. Onu da takip eden yıllarda süratle telafi ettik. Pek çok gelişme veya gelişmiş devlet hala 2008 krizinin etkilerinden kurtulamamışken, Türkiye oldukça sıkıntılı geçen bu yıl dahi büyüme oranında gelişmekte olan ülkeler arasında inşallah yine ilk sıralarda yerini alacak" diye konuştu.
AB hesaplama metotları, dünyadaki hesaplama metotlarının yakında TÜİK tarafından Türkiye açısından da açıklanacağını belirten Erdoğan, "Açıklandığında da Türkiye’nin nerede olduğunu göreceğiz. Biz, iyi bir noktadayız. Kim ne dersin daha iyi olacağız. Kriz öncesi, 2007 Cumhurbaşkanlığı seçimi döneminde bizi siyaseten köşeye sıkıştırmak için ekonomiyi de bir silah olarak kullanmaya çalışmışlardı. Gezi olaylarında, 17-25 Aralık’ta Güneydoğu illerimizdeki çukur eylemlerinde, Suriye ve Irak krizlerinde hep aynı oyunu oynadılar. Ekonomi üzerinden Türkiye’yi siyaseten teslim alma projesi hiçbir zaman işe yaramadı. 15 Temmuz’da aynı oyunu sahnelemeye dahi fırsat bulamadan milletimizin karşı hamlesi ile geriye çekildiler. Şimdi, Türkiye’nin Suriye ve Irak’ta ciddi hamleler yaptığı, Mecliste Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş ile ilgili yeni adımların arifesinde bulunduğu, AB ile ilgili önemli kararlar almak üzere olduğu şu günlerde ekonomi silahlarını bir kere daha bize doğrulttular" dedi.
Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
"Bu mücadelenin hem güç hem inanç meselesi olduğunu devamlı ifade ediyoruz. Türkiye’nin gücünü sadece mevcut rakamlarla tartmaya kalkanlar tarih boyunca hep yanılmışlardır. Bugün de yanılmaya mahkumdurlar. Bundan hiç endişeniz olmasın, rahat olun. Türkiye, 79 milyon nüfustan, 720 milyar dolar milli gelirden, 350 milyar dolar dış ticaretten, velhasıl sadece görünen rakamlardan asla ibaret değildir. Bütün bunların gerisinde 100 milyonlarca kardeşimizin, mazlumun, mağdurun duası ve desteği vardır. Biz, istikametimizi, ihlasımızı, gayretimizi muhafaza ettiğimiz sürece bu dua ve destek her sıkıntısında Türkiye’ye ihtiyacı olan imkanları ortaya koyar. Gönül coğrafyamızda nereye gitmişsek oradaki kardeşlerimizin gözünde ve yüreğinde bu hakikati gördük. Hissettik. Şayet biz mesela maruz kaldığımız son ekonomik saldırı karşısında millet olarak dirayet gösterirsek, arkamızda çok büyük bir desteği bulacağımızdan emin olunuz. Rabbime şükürler olsun, milletimiz bu oyunu gördü. Çağrımıza kulak verdi ve ekonomisine sahip çıktı. İnsanlar döviz bürolarına bunlara dolar almak için değil, bozdurup Türk lirasına geçmek için koşuyor."
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Gazeteci Hande Fırat’ın "Devriamber" sergisi Kültür Bakanlığı desteğiyle açıldı Gazeteci Hande Fırat’ın "Devriamber" isimli resim ve heykel sergisi Kültür ve Turizm Bakanlığının desteği ile Cumhuriyet Müzesi bünyesinde yer alan Sığınak Kültür Sanat’ta açıldı. Gazeteci Hande Fırat’ın “Devriamber” isimli sergisinin açılışı Ankara’da gerçekleştirildi. Sergiye, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Dışişleri Bakan Yardımcısı Yasin Ekrem Serim, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, eski TBMM Başkanı Binali Yıldırım, MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Oktay Vural, Dışişleri Bakanı Başdanışmanı Nuh Yılmaz, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Ayşe Keşir, Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Ahmet Yener, Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım Demirören’in eşi Revna Demirören, Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Demirören Oktay ve çok sayıda davetli katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise serginin açılışı için mesaj gönderdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajını serginin açılışında gazeteci Hande Fırat okudu. Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında, "Basın ve sanat dünyamızın değerli temsilcileri, kıymetli misafirler, sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Nazik davetiniz için teşekkür ediyorum. Basınımızın önemli isimlerinden Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Sayın Hande Fırat’ın kendi ifadesiyle ’çınarlarını kaybedip kendileri çınara dönen kadınların hikayesini’ anlattığı resim ve heykel sergisinin başarılı geçmesini temenni ediyorum. Başarılı gazeteci kimliğinin yanı sıra, bu sergi vesilesiyle sanatçı yönünü de öğrenme fırsatı bulduğumuz Sayın Hande Fırat’ı tebrik ediyor, kendisine hem meslek hem de sanat hayatında muvaffakiyetler diliyorum. Sizlerin şahsında basın ve sanat camiamızın tüm mensuplarını, sergiye ilgi gösteren tüm sanatseverleri bir kez daha yürekten selamlıyorum” ifadelerine yer verildi. "Bu sergi annemle, kızıma ithaf ediliyor" Fırat, serginin açılışı için Kültür ve Turizm Bakanlığının tüm personeline ve sergiyi açarken kendisine destek olan arkadaşlarına teşekkür etti. Hande Fırat, "Bu sergi, babalarını kaybeden tüm kız çocukları, tüm erkek çocukları ama özellikle kız çocuklarına atfen yapılmıştır. Bu sergi annemle, kızıma ithaf ediliyor" dedi. Devrialem sergisinin farklı bir anlamı olduğunu belirten Bakan Ersoy, "Bir toplumun zenginliği, kültür ve sanatının derinliği ile ölçülüyor. Kültür ve sanat toplumda ne kadar yerleştiyse, toplumda ne kadar kabul gördüyse, o toplumda kültür ve sanat ne kadar iyi üretilebiliyorsa aslında toplum o derece zengin algılanıyor. O açıdan da biz Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak kültür ve sanatı her yönüyle desteklemeyi görev addediyoruz. Sadece sanat üretimi değil, vatandaşlarımızın kültür ve sanata rahat erişimi de çok çok önemli" şeklinde konuştu. Kültür Yolu Festivalleri ile vatandaşların kültür ve sanata rahat ve kolay erişmesini amaçladıklarını belirten Ersoy, "Vatandaşın sanata erişimi yeterli değil. O yüzden kültür ve sanat üretimini artırmak istiyoruz. Kültür sanatın toplumun sadece bir kesiminin ilgilendiği bir etkinlik olmasının dışına çıkmasını, toplumun her kesimlerinin eriştiği bir alan olması için çabalıyoruz. Bu sergide anlamlı bulduğumuz, toplumda bilinirliği yüksek, toplumda yer etmiş kişilerin kültür sanat üretimindeki katkıları, kültür ve sanat üretiminde pay sahibi olmaları aslında sanatın popülaritesini artırıyor" ifadelerini kullandı. Serginin anlamının önemli olduğunu belirten Bakan Ersoy, “Serginizin anlamı da çok önemli. Ben de babamı kaybettim ama sizin gibi genç yaşta kaybetmedim. Genç kızlarımızın 18 yaşına girmeden önce babalarını kaybetmesinin nasıl bir duygu olduğunu, nasıl omuzlara yük getirdiğini kısmen de olsa anlayabiliyorum” diye konuştu. Sergide, tuval üzerine çeşitli malzemeler kullanılarak yapılan tablo ve heykellerden oluşan 40 eser sergileniyor. Sergi 25 Mayıs’a kadar açık olacak.
Bayburt Bayburt’ta 4 kişinin yaralandığı trafik kazası güvenlik kamerasına yansıdı Bayburt’ta iki otomobilin çarpıştığı ve 4 kişinin yaralandığı trafik kazası, güvenlik kamerasına yansıdı. Kaza, Bayburt merkez Tuzcuzade Mahallesi, Sıla Kent Konutları önünde meydana geldi. Kazada ikisi sürücü olmak üzere toplam 4 kişi yaralandı. Camları, aynaları paramparça olan, kaput kısmı tamamen hurdaya dönen iki aracın karıştığı kaza ise etrafta bulunan iş yeri güvenlik kameralarına yansıdı. Bayburt merkez Köprülü Kavşak yönüne seyir halinde bulunan 69 AG 003 plakalı otomobil, şehir merkezi istikametine gelen 69 AS 030 plakalı otomobile dönüş yaptığı esnada çarptı. Çarpmanın etkisiyle yoldan çıkan otomobil etrafta marketin, evlerin bulunduğu yola devrildi. 69 AS 030 plakalı otomobil içerisinde bulunan 1’i sürücü 3 kişi, 69 AG 003 plakalı otomobildeki sürücü yaralandı. Market çalışanlarının ve etraftan geçen vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Devrilen otomobilde sıkışan bir kişi ve diğer 2 yaralı araçtan çıkarıldı, sağlık ekiplerince yaralılara ilk müdahaleleri olay yerinde yapıldı. Yaralılar ambulanslarla Bayburt Devlet Hastanesine tedavileri yapılmak üzere götürüldü. Hurdaya dönen otomobil, olay yerine çağrılan çekici yardımıyla yoldan kaldırıldı. İş yeri güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedilen görüntülerde, anayoldan gelen 69 AG 003 plakalı kırmızı aracın, hatalı dönüş yapan 69 AS 030 plakalı araca sert bir şekilde çarptığı görüldü.
Erzincan Erzincan’da tarım bölümü öğrencileri hem öğreniyor, hem üretiyor Erzincan’da meslek lisesi öğrencileri okulun bahçesindeki serada fide yetiştiriciliği yaparak hem öğreniyor hem de ekonomiye katkı sunuyor. Tarım bölümü öğrencileri, serada teorik eğitimlerini uygulama fırsatı buluyor. Erzincan İl Millî Eğitim Müdürlüğü’nün destekleri ile kurulan seralarda sebze fidesi üretim faaliyeti 2020 yılında başlayarak Tarım Alanı öğretmen ve öğrencileri tarafından kurulduğu yıl 30 bin sebze fidesi üretimi gerçekleştirildi. 2021 yılında Covid-19 nedeniyle uzaktan eğitim yapıldığı için, sebze ve aromatik bitki fidesi üretim faaliyetleri öğrencilerin okulda olmaması nedeniyle Tarım Alanı öğretmenleri tarafından yapıldı. Okul serasının üretim kapasitesi, pandemi olmasına rağmen, 2021 yılında iki katına çıkarılarak 60 bin adet fideye ulaştı. 2022 yılında ise mevcut serada tam kapasiteye ulaşılarak 90 bin sebze ve aromatik bitki fidesi üretildi. 2023 yılında da serada 95 bin fide üretimi yapıldı. Bu sene ise 110 bin fide üretimi yapıldı. Serada, domates, biber, hıyar, kabak, kavun, karpuz, lahana, patlıcan ve 3 cins aromatik bitki olarak reyhan, kekik, fesleğen üretimi olmak üzere toplamda 35 farklı tür fide üretimi yapılıyor. Üretimde yerelde halkın lezzet olarak en çok tercih ettiği ata tohumları kullanılmaya özen gösterilirken, ticari anlamda üretim yapmak isteyenler için yüksek verimli hibrit türlerin de üretimi gerçekleştiriliyor. Kullanılan tohumların genelde ata tohumu olması, üretilen fidelerin piyasa fiyatlarına nispeten en az yüzde 30 daha ucuz olması, hastalıklara dayanıklı olmaları, çeşitlerin doğru olarak verilmesi, ticari olarak üretim yapan üreticiler için ise yüksek verimli hibrit türlerin de olması gibi nedenlerden dolayı vatandaşlardan oldukça rağbet görüyor. Erzincan Gül Celal Toraman Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi Tuba Bakartepe, “Biz derste gördüğümüz teorik işlemleri serada uygulayabiliyoruz. Serada fidelerimizi yetiştiriyoruz. İlaçlaması, gübrelemesi, sulaması hep bizim elimizden geçiyor. Organik gübreyle kendimizin yetiştirdiği fideleri halkımıza sunuyoruz.” dedi. Erzincan Gül Celal Toraman Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdür Başyardımcısı Abdullah Çiftçi’de, “Okulumuzun üretim üssü olan seramızdayız. Bu serada öğretmen ve öğrencilerimizle 100 binin üzerinde fide üretilmiş durumda. Kullanılan tohumların genelinin ata tohumu olması, üretilen fidelerin piyasa fiyatlarına nispeten en az yüzde 20 daha ucuz olması, hastalıklara dayanıklı olmaları, çeşitlerin doğru olarak verilmesi, ticari olarak üretim yapan üreticilerimiz için ise yüksek verimli hibrit türlerin de olması gibi nedenlerden dolayı halkımızın talebi fazla olmaktadır. Ayrıca üretilen fideler sosyal projeler dahilinde ihtiyaçlı ailelere ücretsiz olarak verilerek, öğrencilerimiz nezaretinde söz konusu ailelerin üretim faaliyeti yapmaları ve ailelerin geçimlerine katkı sağlamaları hedeflenmektedir." dedi.