GENEL - 02 Kasım 2017 Perşembe 10:10

14 kez kan bağışında bulunan valiye bronz madalya

A
A
A
14 kez kan bağışında bulunan valiye bronz madalya

Bayburt Valisi Ali Hamza Pehlivan’a 14.

Bayburt Valisi Ali Hamza Pehlivan’a 14. kez kan bağışı yapması dolayısıyla Türk Kızılay’ı Doğu Anadolu Bölge Kan Merkezi tarafından bronz madalya takdim edildi.


Türk Kızılay’ı Doğu Anadolu Bölge Kan Merkezince Bayburt Polis Meslek Eğitim Merkezinde organize edilen kan bağışı kampanyasına Bayburt Valisi Ali Hamza Pehlivan, Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü Ufuk Sami Yücel, Doğu Anadolu Bölge Kan Merkezi Müdürü Dr. Abdullah Üzer, Türk Kızılayı Bayburt Temsilcisi Fikret Aksoy ve eğitim gören öğrenciler katıldı. Burada düzenlenen kan bağışı kampanyası kapsamında 14. kez kan bağışında bulunarak duyarlılık gösteren Vali Ali Hamza Pehlivan’a Doğu Anadolu Bölge Kan Merkezi Müdürü Abdullah Üzer tarafından bronz madalya takdim edildi.


Vali Pehlivan kampanya kapsamında kan vermesinin ardından yaptığı açıklamada her şeyden önce bir vatandaş olarak Kızılay’a kan verme mutluluğunu yaşadığını belirtti. Türk Kızılayı’nın 10 ‘un üzerindeki bağışçılarına bronz madalya takdim ettiğini ifade eden Vali Pehlivan, “Bugün 14. kez kan bağışında bulunma mutluluğunu yaşadım. Türk Kızılayı da 10’un üzerinde bağışta bulunanlara bronz madalya takdim ediyorlar. Bizlerde bir madalya takdim ettiler. Her şeyden önce bu davranışlarından dolayı kendilerine teşekkür ediyorum. Bu işin aslında en güzel tarafı kan bağışında bulunup aradan makul bir süre geçtikten sonra cep telefonunuza bir mesaj gelmesi ve bu mesajın içerisinde, “Bağışlamış olduğunuz kan en az 3 kişiye ulaştırılmıştır ve adınıza bir fidan dikilmiştir.” Bu mesajı gördüğünüzde yaşadığınız mutluluk aslında en büyük ödül en büyük madalya oluyor.” dedi.


Kan bağışını çok önemsediklerini vurgulayan Vali Pehlivan, “Toplumumuzda da çok şükür bu konudaki duyarlılık artıyor. Türkiye’de yılda 2,5 milyon ünite kan ihtiyacı olduğu belirtiliyor. Çok şükür düzenlenen kampanyalarla ülkemizde 2,5 milyon ünitenin üzerinde kan bağışı yapılıyor. Kök hücreyle ilgili çalışmalar var. Kızılay’ımız gerek yurt içerisinde gerek yurt dışında, nerede darda, sıkıntıda olan insan varsa ona yetişmeye çalışıyor. Gerçekten çok önemli organizasyon. Bu kapsamda kan bağışı gibi başlı başına önemli bir yardım mekanizması olan bu alanda bütün vatandaşlarımızı Bayburtlu hemşehrilerimiz duyarlılığa davet ediyoruz. Ki, az önce arkadaşlarla da konuştuk Bayburt’ta bu duyarlılığın üst seviyelerde olması da bizi sevindiriyor. Bugün polis eğitim merkezimizdeki 360’ın üzerindeki genç kardeşlerimizle birlikte bu kampanyaya dahil olduk. Kendilerine duyarlı davranışlarından dolayı teşekkür ediyorum. İnşallah hepsi ilerde çakı gibi polis olacak ve görevlerini yerine getirecekler. Ve bu görevlerini yaparken de kan bağışı gibi toplumsal duyarlılık bağlamında önem arz eden hususlarda da inşallah bu duyarlılıklarını devam ettirecekler. Kendilerinden bu sözü de almış olduk zaten gördüğünüz gibi bağışlara da yoğun bir şekilde devam ediyorlar.” dedi.


Kan vermenin sağlık açısından olumlu katkılarını yaşadığını da dile getiren Vali Pehlivan, “Kan vermenin insan sağlığına olan katkılarını da bilmek gerekir. Kan verdikçe vücuttaki hücreleriniz yenileniyor. Kendinizi daha zinde hissediyorsunuz. Yıl içerisinde belirli aralıklarla kan vermenin ben şahsen rahatlığını sağlık açısında da olumlu katkılarını hissediyorum. Başta ilimiz olmak üzere tüm vatandaşları bu konudaki var olan duyarlılığı daha da artırmaya davet ediyoruz.” ifadelerini kullandı.


Vali Pehlivan’a duyarlılığından ötürü teşekkür eden Üzer ise, Vali Pehlivan’ın düzenli olarak kan bağışında bulunduğunu ve 14. Kez kan bağışı yaptığını bildirdi. Bağışçıların belli bir rakamın üzerine çıktığı zaman madalya ile taltif edildiğini ifade eden Üzer şunları kaydetti:


“Bayburt Valimizin Kızılay’a karşı ayrı bir ilgisi vardı. Düzenli olarak Kızılay’a kan bağışı yapan bağışçılarımızdan bir tanesi. Toplumda da bilindiği gibi kan bağışçılarımız belli bir rakama ulaştığı zaman sadece manevi değeri olan taltif etme yöntemlerimizden bir tanesi de madalya yöntemi. Bayburt Valimiz de 10’un üzerinde bağış yaparak bizden bronz madalyayı hak eden düzenli kan bağışçımız. Bugün 14. Kan bağışını yaptı. Sonuçta çok yoğun bir iş programları var. Bu program dahilinde fırsat buldukça bizlere kan bağışı yapıyorlar. Onun haricinde yaptığımız bütün organizasyonların en büyük destekçileri tamamen kendileridir. O yüzden kendisine Türk Kızılayı adına çok teşekkür ediyoruz. Valimizin toplumumuza da çok güzel örnek olan bir yönetici olduğunun en büyük ispatlarından bir tanesi de bu davranışıdır.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ASO’da “İkinci Yüzyılda Yapay Zeka” paneli düzenlendi Ankara Sanayi Odası’nda (ASO), alanında birçok uzman ismin de katıldığı “İkinci Yüzyılda Yapay Zeka” paneli düzenlendi. Ankara Sanayi Odası’nda Zafer Çağlayan Meclis Salonu “İkinci Yüzyılda Yapay Zeka” paneline ev sahipliği yaptı. Alanında birçok isimin de katıldığı panelde, “Yazılım” ve “Endüstri 4.0” gibi konu başlıkları masaya yatırıldı. Bunun yanı sıra yapay zekanın insan hayatını nasıl kolaylaştırabileceği ve hukuk alanındaki entegrasyonu da panelde tartışıldı. Panele; ASO Meclis Üyesi Oğuz Yılmaz, Prof. Dr. Olgun Değirmenci, Dr. Cenk Deniz Mendi, Dr. Zümrüt Müftüoğlu, özel bir firmada teknik müdür pozisyonunda çalışan Serkan Kalınöz ve söz konusu alanlarda çalışmalarda bulunan öğrenciler ile akademisyenler katıldı. ASO Yazılım Sanayi Komitesi Başkanı Nuray Başar, burada yaptığı konuşmada, “Yapmış olduğumuz etkinlikler, ziyaretler sonucu üye sayımızı tamamlayarak Nace kodu 62.01.01 olan meslek mensupları için ‘35-Bilgisayar Sanayi Yazılım Meslek Komitesinin’ kuruluşunu 5 yıl önce gerçekleştirdik. Bugün 600’e yaklaşan üye sayımızla Ankara Sanayi Odasının en büyük komitelerinden birisi olmanın haklı gururunu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı. Komitenin, sektörel çalışmaların yanı sıra sosyal sorumluluk alanında da öncülük oluşturduğunu belirten Başar, şunları kaydetti: “Bu bağlamda; toplumsal cinsiyet eşitliğini öncelikleri arasına aldı. Birleşmiş Milletler Kadın Erkek Fırsat Eşitliği sözleşmesinin imzalanması için bir ön çalışma yapıp yönetim kurulumuza sundu. Yönetim Kurulumuzun desteği ve çalışmaları ile birlikte Weps sözleşmesini imzaladık. Türkiye’de ilk kez bir Oda bu sözleşmeyi imzalamış oldu. Oluşturduğumuz çalışma grubu ile birlikte projeler üretmeye çalışıyoruz. Weps sözleşmesi Komitemizin gurur kaynağıdır.” Dijitalleşmenin hayatın her alanında olduğunu ifade eden Başar, yenilikçi teknolojiler çağında olduklarını aktardı. “Yapay zeka iş hayatında ciddi bir gündem olarak yerini aldı” Endüstri 4.0 ile birlikte sanayide, üretimde dijitalleşmenin ne denli önemli olduğunu bir kez daha anladıklarını söyleyen Başar, “Yapay zeka artık gerek günlük yaşamımızda gerekse iş hayatımızda ciddi bir gündem olarak yerini aldı. Geleceği yakalayabilen, çağın teknolojisini kendine uyarlayabilen, ülkemiz için üretebilen insanlar için bizler de kendimize vazife çıkarıp çalışmalara başladık” diye konuştu. “Yapay zekayı hayatımızın her alanında hisseder olduk” Yapay zekanın önemine işaret eden Başar, “Beğenelim, beğenmeyelim ya da kabul edelim, etmeyelim güvenlik, sağlık, tarım, enerji, madencilik, ulaşım, sanayi, ürün pazarlama gibi yaşamın bütün alanlarını temelden değiştirme gücüne sahip olmasıdır. İnsanlık tarihindeki en önemli bilimsel gelişme olarak nitelendirilen yapay zekanın her geçen gün hayatımızdaki yerini daha fazla hisseder olduk” açıklamasında bulundu. Türkiye’de yapay zeka yol haritası ile ilgili çalışmalarında başlatıldığına dikkati çeken Başar, şöyle konuştu: “Bu çalışmaların hedefi gerçekleştirmeye yönelik olması için beraberinde işgücü, eğitim ve teknoloji ayaklarında yapılması gerekenler vardır. Yaşam boyu öğrenme, firmaların endüstri 4.0’a uygunluğu, üniversite - sanayi işbirliği, okullarda müfredatın güncel tutulması, finansmana kolay erişim gibi birçok konu başlığını burada sayabiliriz.” Prof. Dr. Olgun Değirmenci ise yaptığı konuşmada, “Sanayi devriminden sonra ABD ve İngiltere’de yönlendirilmesinde farklılıklar vardır. Sanayi devriminden sonra İngiltere’de işçi ücretleri düştü. ABD’de arttı. Aynı devrim. Niye bir yerde düşürdü diğer yerde arttırdı? Yaklaşım farklılığından dolayı” dedi. Dr. Cenk Mendi ise “Biz yapay zeka enstitüsü olarak Ar-Ge koordinasyonu yapmak, yapay zeka ekosistemini katalizasyon görevi görmek üzerine kurulmuş bir enstitüyüz. Cumhurbaşkanlığı yapay zeka stratejilerinde de esasında tanımlanmıştır. Bu görevlerin bir kısmı da yapay zeka enstitüsüne verilmiş durumdadır” diye konuştu. Dr. Zümrüt Müftüoğlu ise şu ifadelere yer verdi: “Son yıllarda yapay zekayı deneyimledikçe maalesef zorlukları o kadar tartışıyoruz ki hemen hemen her platformda fırsatlarını gölgede bırakıyor oldu. Aslında fırsatlarına baktığımız zaman özellikle pandemi süreci ile birlikte biliyorsunuz birçok ülke dijitalleşme takvimini öne almak durumunda kaldı. Türkiye Cumhuriyeti de aynı aksiyonu almak zorunda kaldı. Dijitalleşme dediğimiz zaman da en önemli unsurlardan bir tanesi yapay zeka teknolojilerinin artık rutin hayatımıza entegre olmasıydı.” Serkan Kalınöz ise, “Teknolojiye karşı bir direnç ve teknolojiye adapte olamama gibi bir korku. Dolayısıyla bu gibi durumla sıkça karşılaşıyoruz. En altta çalışan işçi tabakasından herkesle konuşarak bu projelerin sizlerle bir zoru yok. Önemli olan süreçleri iyileştirmek. Sizin işinizi kolaylaştırmak. Nerede kullanılacağını çok öngöremiyorlar” dedi. Oğuz Yılmaz ise yaptığı konuşmada, Avrupa Birliği müktesebatına vurgu yaptı. Dünyadaki yapay zeka alanındaki gelişmeleri işaret eden Yılmaz, Türkiye’nin bu alanda önemli işlere imza attığını söyledi.
Çorum Çorum Belediyesi Hayvan Hastanesi açıldı Çorum Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Hayvan Hastanesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. Veteriner İşleri Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösterecek olan ve bölgenin en modern tesisi olarak gösterilen Hayvan Hastanesi’nde kedi, köpek ve kanatlılar başta olmak üzere tüm hayvanlara müdahale edilebilecek. Tesisin açılışında konuşan Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, bölgenin en güzel Hayvan Hastanesi’ni açmanın onurunu yaşadığını söyledi. Hayvan Hastanesi’nin 6 bin 500 metrekare bir alana kurulduğunu anlatan Başkan Halil İbrahim Aşgın, “Burası göstermelik yapıp geçiştirilebilecek bir tesis değil. Bugüne kadar olduğu gibi burada da işimizi göstermelik yapmadık. Burası baştan sona bize ait bir proje. Bir hastanede olması gereken ne varsa hepsi var. Ameliyathanelerimiz, müşahede, gözlem ve muayene odalarımız, laboratuvarımız, röntgen cihazlarımız var. Buraya gelen sahipsiz, kimsesiz bir sokak hayvanı kendi diliyle kendi yüreğinden geçtiği şekliyle dua bize etsin. Hastanemiz 46 milyon 500 milyon liraya mal oldu. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’mızdan 3 milyon liralık bir ödenek tahsis edildi. Bu projeye gönül verdik. Burasının parasına değil duasına talip olduk. Çorum nasıl ki sıradan bir şehir değilse Çorum Belediyesi’de sıradan bir belediye değil. Hiçbir müteahhide gecikmiş bir kuruş borcumuz yok. Sadece sahipsiz sokak hayvanları hastanesi değil kimsesiz, sokakta kalmış, yaşlanmış, yardımı muhtaç hayvanları geçici bakımevinde barındıracağız. Orada da her türlü konforu düşündük” dedi. Türkiye genelinde ve Çorum’da sahipsiz sokak hayvanları ile ilgili ciddi bir problem olduğuna dikkat çeken Aşgın, “Bu problemi hiçbirimiz görmemezlikten gelemeyiz. Şehir içi hayvan popülasyonu bütün şehirlerde olduğu gibi ilimizde de yüksek. Merhamet ikliminin çocukları, şefkat medeniyetinin insanları olarak asla sokaktaki hayvanlara farklı bir gözle bakamayız. Onları da Allah yarattı. Peygamber efendimiz (Sallallahü teala aleyhi ve sellem) siz yerdekilere rahmet edin, şefkat gösterin ki Allah’ta size rahmet etsin, şefkat göstersin buyuruyor. Sahipsiz sokak hayvanları meselesini en güzel şekilde çözmek için çalışma başlattık. Önce durum tespiti yaptık. Sadece mücavir alanlarda sokak hayvanları ile mücadele etse belediye asla başarılı olamaz. Çünkü sokak hayvanları meselesi sınır tanımıyor. Türkiye’ye örnek bir projeyi hayata geçirdik. Çorum Sahipsiz Sokak Hayvanları Birliği’ni kurduk. Birliğe Valiliğimiz üye olsun, Özel İdare köyler nedeniyle üye olsun. Tüm belediyelerimiz üye olsun dedik. Belediyelerimiz gelir bütçesinin binde 5’ini buraya versin dedik. Bu birlik sıradan kurulan bir birlik değil. Cumhurbaşkanımızın da onayına tabi” ifadelerini kullandı. ’Sokak hayvanları için 75 bin metrekare doğal yaşam alanı kurulacak’ Sokak hayvanları için doğal bir yaşam alanı oluşturacaklarını açıklayan Aşgın, “Birlik aracılığıyla 6 ayda binlerce köpeğimiz kısırlaştırıldı. İlk kez köylerde kısırlaştırma faaliyetleri birlik marifetiyle devam ediyor. Ancak esas yapılması gereken sokak hayvanları sokaktan alınsın. Doğal bir alana getirilsin. Özgürce orada yaşasın. Doğal yaşam alanında sağlık ve gıda hizmetleri ile ilgili hiçbir sorun yaşamasın. Demir parmaklıkların arkasında sanki mahpus gibi kalmasın doğal yaşamını sürdürsün istedik. İnsanları mutlu olan bu şehrin sokak hayvanları da mutlu olsun. Bütün telaşımız, gayretimiz bu olsun. Birlik marifetiyle il geneli 4 bölgeye ayrıldı. Sungurlu, İskilip, Osmancık ve merkezde sokak hayvanları için doğal yaşam alanları oluşturulacak. Merkeze kurulacak olacak olan doğal yaşam alanı için Çatak yolunda 75 bin metrekarelik bir alanı birliğe tahsis ediyoruz. Tahsisin ardından doğal yaşam alanında sokak hayvanı neye ihtiyaç duyacaksa onları Türkiye’ye örnek bir doğal yaşam alanı oluşturacağız. En kısa sürede onu da gerçekleştireceğiz” şeklinde konuştu.
Malatya AK Parti Büyükşehir Adayı Sami Er’e Yeşiltepe’de Coşkulu Karşılama AK Parti Malatya Büyükşehir Adayı Sami Er, seçime günler kala çalışmalarını yoğunlaştırdı. Her gün birçok ziyaret ve toplantı ile vatandaşlarla buluşan Sami Er, 31 Mart akşamı Malatyalıların Cumhur ittifakına en yüksek oyla destek olacağına inandığını söyledi. Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er, beraberinde AK Parti Battalgazi Belediye Başkan Adayı Bayram Taşkın ile Kışla Caddesi’nde MHP’li Veysel Karaçay tarafından düzenlenen sokak iftarı programına katıldı. Önceki dönem Milletvekillerinden Öznur Çalık, MHP Malatya İl Başkanı Gökhan Gök’ünde katıldığı iftar programı sonrası Büyükşehir Başkan Adayı Sami Er’in bir sonraki durağı Yeşilyurt ilçesine bağlı Yeşiltepe mahallesi oldu. Burada gençler tarafından meşaleler yakılarak coşkuyla karşılanan Sami Er ve Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. İlhan Geçit’e mahalle halkı yoğun ilgi gösterdi. Cumhur İttifakı üyesi MHP Malatya İl Başkanı Gökhan Gök ve yönetimi ile AK Parti yönetimi ve AK Parti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan’da katıldı. “Malatya’yı en kısa sürede ayağa kaldırma adına çalışacağız” AK Parti Yeşilyurt Belediye Başkan Adayı Prof. Dr. İlhan Geçit, 31 Mart akşamı Cumhur İttifakı adaylarını rekor oyla seçileceğine inandıklarını ifade ederek, “Sizlerin bize verdiği bu desteği hiçbir zaman suiistimal etmeyeceğiz. Büyükşehir ve diğer belediyeler ile uyum içerisinde çalışarak Malatya’yı en kısa sürede ayağa kaldırma adına çalışacağız” dedi. “Çalışmaları hızlandıracağız, yeni kaynaklar üreteceğiz” Daha sonra söz alan AK Parti Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sami Er de, “Umudunuzu asla yitirmeyin, çok güçlü bir devletimiz var” diyerek göreve geldiklerinde yapacakları projeleri anlattı. Hükümetin deprem bölgesi için tüm kaynakları ayarladığını ifade eden Er, belediyecilik ve TOKİ deneyimi olan biri olarak göreve geldiklerinde bu kaynakların Malatya’dan en hızlı ve doğru kullanımı konusunda gayret göstereceklerini dile getirdi. Malatya’yı el birliği ile yeniden ayağa kaldırma adına merkezi hükümet ve diğer tüm belediyelerle uyum içerisinde çalışacaklarını anlatan Sami Er, “Çalışmaları hızlandıracağız, yeni kaynaklar üreteceğiz. Hak sahiplerinin planlanan konutlarının yanı sıra kiracılar içinde belediyemiz öncülüğünde 15 bin ek konut üretimi yapacağız” ifadelerine yer verdi. Yeşiltepe’de bulunan Yeşilevler alanının rezerv alanı olduğunu ve buraya yapılacak konutlar ile ilgili TOKİ çalışmasının sürdüğünü kaydeden Er, yine yeni Adliye Binasının da Yeşiltepe’ye yapılmasıyla birlikte bölgenin bir cazibe merkezi haline dönüşeceğini ifade etti. Yerinde dönüşüm ve güçlendirme projeleri konusundaki yavaş işleyişi de göreve gelir gelmez hızlandıracaklarının altını çizen Sami Er, “Bizler bir taraftan seçim çalışmalarını sürdürürken, bir yandan da Allah izin verirse göreve geldiğimizde neler yapacağımız konusunda ödevimize iyi çalıştık. Ön hazırlıklarımızı tamamlayarak 1 Nisan’dan itibaren sizlerin desteği ile geleceğimiz görevimizde zaman kaybetmeden Malatya’nın inşası ve ihyası adına çalışmalara hemen başlayacağız” dedi. Büyükşehir Belediyesi olarak merkez ilçeler ve diğer belediyeler ile uyum içerisinde çalışacaklarını da dile getiren Sami Er, böylece kente gelecek yatırım ve hizmetlerinde hızlanacağını söyledi. Özellikle muhalefet adayları tarafından oluşturulmaya çalıştırılan algılara da kulak asılmamasını isteyen Sami Er, “Gelişi güzel dedikodularla algı yönetmeye çalışan arkadaşlar görecekler, 31 Mart akşamı nasıl bir sonuç elde ettiğimizi. Allah’ın izniyle Cumhur İttifakı olarak Malatya’da en yüksek oyu göreceğimize inanıyorum” şeklinde konuştu. “Veli Ağbaba neden CHP ismini logosunu kullanmaktan utanıyor” Programda son olarak söz alan AK Parti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan ise Cumhur İttifakı adaylarının göreve gelmesi ile kendisinin de her zaman onların yanında olacağı sözünü verdi. Konuşmasında ana muhalefet partisi CHP’yi de topa tutan Babacan, “Malatya’da 1978’de Hamido ile CHP’nin defterini dürdük, Malatya’da CHP bir daha yok. CHP Malatya Büyükşehir Adayı Veli Ağbaba, kendi siyasi partisinden neden utanıyor? Niye partisinin ismini ve logosunu kullanmıyor. Genel Başkanları Özgül Özel Malatya’ya gelecekken neden arayıp gelme burada CHP ismini unutturarak seçime gidiyorum dedin? Malatyalı CHP’yi bilmiyor mu? Veli Ağbaba’nın PKK/YPG’li teröristleri mecliste nasıl ağırladığını bilmiyor mu? Mecliste kirli para trafiğinin merkezindeki aktörlerden biri olduğunu bilmiyor mu? Şimdi bize sevgi pıtırcığı rolünü niye oynuyor. Çok sevgi dolu bir insan olduğuna Malatyalılar gerçekten emin mi? Bakın bizler Allah’ın vermiş olduğu izan, akılla bütün meselelere bakarız” diye konuştu. CHP’nin özellikle bu seçimlerde Yeniden Refah Partisi’ni kullanarak AK Parti’nin oylarını bölmeye çalıştığını da ifade eden Babacan, “Yeniden Refah Partili arkadaşlarımız bu oyuna gelmenin, oyları bölme lüksümüz yok. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bunca emeğini, gayretini heder edemeyiz” diye konuştu.