YEREL HABERLER - 11 Nisan 2017 Salı 13:16

Bitlis’te halk oylamasına doğru

A
A
A
Bitlis’te halk oylamasına doğru

Bitlis Beşminare Düşünce Akademisi Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Durer, 16 Nisan’da yapılacak referanduma değinerek, “Bugün ‘evet’ demezsek, bir daha bize sormayacaklar” dedi.

Bitlis Beşminare Düşünce Akademisi Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Durer, 16 Nisan’da yapılacak referanduma değinerek, “Bugün ‘evet’ demezsek, bir daha bize sormayacaklar” dedi.


Serdar Durer, yaptığı açıklamada, millet olarak yıllarca zulme uğradıklarını ifade ederek, kendilerinin düşünüp kararlar aldıklarını söyledi. Türkiye’yi her zaman egemen bir sınıfın yönettiğini dile getiren Durer, “Evet, belki onları görmüyorduk, fakat perde arkasında onlar vardı. Düşünen, üreten insanlar hep susturuldu. Bir korku devleti oluşturuldu. Türbanlı kızlarımız üniversite kapılarından geri çevrildi. Hür düşünen, bu ülkeyi gerçekten seven hocalar üniversitelerden atıldılar. Milletin temsilcileri, milletvekilleri, belediye başkanları, Bakanlar, hatta Başbakanlar, askere selam durmak zorunda kaldı. Savcılar askerden emir aldılar. Başbakanlar don katı ile karşılandılar. Allah’a şükürler olsun ki bu millet artık kendi geleceğini tayin etmek istiyor. Eskiden kendilerine selam durulan Siyonist uşakları; bu milletin, kadim Türkiye halkının iradesi karşısında selam durmaya başladılar. Türkiye ezilenlerin, sömürülenlerin, mazlumların umudu olmaya başladı. Ekonomide dünyanın gıpta ettiği bir noktaya geldik. 3. köprü, 3. havalimanı, tüp geçitler, deniz üstlerinden yollar, üniversiteler, Bitlis hariç, havalimanları, bizi sinsi sinsi izleyen dış güç odaklarını korkutmaya, ürkütmeye başladı. Türkiye bu hızla giderse, ‘bizim hükmettiğimiz Türkiye, bize hükmetmeye başlayacak’ demeye başladılar. Bu korkuları yüzünden bugün alçakça ülkemize saldırıyorlar. Bu zalimlerin inadına da olsa ‘evet’ demeliyiz. Hep birlikte, elbirliği ile omuz omuza, yürek yüreğe ‘evet’ demeliyiz. Bu dava Recep Tayyip Erdoğan’ın davası değil, Binali Yıldırım’ın davası değil, Vedat Demiröz’ün davası değil, bu dava nüfusu 80 milyona dayanmış Türkiye’nin davasıdır. Hep birlikte ‘evet’ dememizin tamda zamanıdır şimdi. 16 Nisan’da hem ilimiz, hem ülkemiz, hem de Ortadoğu coğrafyası ve Müslüman âlemi için çok büyük önem taşıyan bu referandumda, farklı siyasi ve dünya görüşlerine sahip olanların dahi, güzelim Türkiye’mizi yıllarca sömürmüş olan zalim güç odaklarının inadına da olsa ‘evet’ diyeceğine canı gönülden inanıyoruz. Bu kentin sakinleri olarak ‘evet’ demeliyiz. Bugün ‘evet’ demezsek, bir daha bize sormayacaklar” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Ramazan şenliklerine ziyaretçi akını Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde organize edilen Ramazan şenliklerine 7’den 70’e birçok kişi yoğun ilgi gösterdi. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Rektörlüğü öncülüğünde Halk Bilim ve Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Ramazan Şenlikleri programı, dün akşam Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi’nde ‘Hacivat-Karagöz’ oyunu ile başladı. Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği, halk dansları ve karışık Türk müziği ile devam eden programlara, 7’den 70’e çok sayıda kişi katılım gösterdi. Program esnasında salon hınca hınç dolarken, merdiven boşluklarında dahi oturacak yer kalmadı. “Ramazanın bereketiyle de bütün organizasyonlarda bir araya gelmeye çalışıyoruz” Program öncesi konuşan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fuat Erdal, şu ifadeleri kullandı: “Bu akşam önce uluslararası öğrencilerimizle bir iftar yaptık. Arkasından da bütün öğrencilerimizle ve çalışanlarımızla bir iftar eğlencesi düzenledik. Biliyorsunuz, Ramazanlar kardeşliğimizin, dostluğumuzun ve arkadaşlığımızın pekiştirildiği, birlik beraberliğimizin güçlendirildiği zamanlardır. Dolayısıyla bu Ramazanın bereketiyle de bütün organizasyonlarda bir araya gelmeye çalışıyoruz. Bu etkinlikler aynı zamanda hem öğrencilerimizle, hem de akademik ve idari personelimizle bir kaynaşma platformu. O yüzden Ramazanın bereketiyle umarım bu kadar savaşların, felaketlerin olduğu dünyada her şey en kısa sürede düzelir, dostluk ve barış her şeyin yerini alır, sevgi hepimizi kuşatır diye temenni ediyoruz.”
Kahramanmaraş Dirilere değil ölülere sesini duyurmak istedi Kahramanmaraş’ta bir vatandaş İsrail ve Çin mallarının boykot edilmesini dirilerden değil ölülerden istedi. Dirilerin kendisin dinlemediğini ifade eden vatandaş mezarlıktaki şehitlikte pankart açtı. Kahramanmaraş’a yaşayan Hacı Altun, sesinin duyulmadığını öne sürerek, hayattakilere değil de ölülere sesini duyurmak istedi. Şeyh Adil Mezarlığı Şehitliğinde pankart açan Altun, "Aylardan bu yana Kahramanmaraş’ta meydan meydan geziyoruz. Bir şeyler anlatmaya çalışıyoruz. ’Müminler ancak ve ancak kardeştir, kardeş kardeşe sahip çıkmak zorundadır.’ Elimizle yapamadığımızı dilimizle dilimizle yapamadığımızı kalbimizle. Bizim bir şekilde bu boykotu dile getirmemiz gerekiyor. Ama Biz gördük ki ülkemizde ve hala Kahramanmaraş’ta İsrail malları satılıyor. Bunun önüne geçemiyoruz. Doğu Türkistan’da ve Filistin’deki kardeşlerimiz, iftar sofralarında yiyecek ekmek bulamazken, biz süslü sofralarımızda İsrail mallarıyla, Çin malları ile iftar yapıyoruz" dedi. Altun,"Aylardan beri sürdürdüğümüz ve bunu boykot etmek için, bu defa da farkındalık olsun diye, mezarlıkta yapmaya karar verdik. Bu boykotumuza ses vermeyenleri, bu ülke için canını veren şehitlerimize şikayet etmeye geldik. Bu vatan için siz canınızı verdiniz, bu vatan için sizler kanınızı akıttınız. Bu vatan için mücadele eden Doğu Türkistanlı ve Filistin kardeşlerimize bu ülke ve 57 İslam ülkesinin insanları sahip çıkmadı. Bu durumu sizlere şikayet etmeye geldim. Mescid-i Aksa bizim mahrememizdir. Binlerce kutsalımızı Yahudiler, Amerika, öteki beriki ayaklar altında çiğnemekte. Bu çiğnemenin önünü alabilmek için, tekrar şehitlerimizin huzurunda sesleniyorum. Allah rızası için çim ve İsrail mallarını protesto edelim . Filistin’e ve Doğu Türkistan’a sahip çıkalım. Vatan için can verenler, Bu vatanı size emanet ederken vatana, Müslümanlara ve İslam’a sahip çıksın dediler. Ama sizler sahip çıkmamakta ısrar ediyorsunuz. Ben burada bu farkındalığı yaparken sizlere yürüyen ceset diyorum. Yürüyen ceset olmaktan kurtulmak için, boykota katılın ve İsrail’i protesto edelim. Ben iman ehlini Allah’a emanet ediyorum, göstermelik iman edenleri Allah’a havale ediyorum" ifadesini kullandı.
Kayseri Başkan Çolakbayrakdar Erkilet sakinleriyle buluştu Kocasinan Belediye Başkanı ve Başkan Adayı Ahmet Çolakbayrakdar, Kocasinan’ı hak ettiği şekilde daha ileri noktalara taşımak için yoğun gayret sarf ettiklerini belirterek, ‘Kocasinan’da yaşamak ayrıcalıklıdır’ dedirtene kadar projeleri ve yatırımları artırarak devam edeceklerini söyledi. Erkilet Mahallesi’nde düzenlenen programa Kocasinan Belediye Başkanı ve Başkan Adayı Ahmet Çolakbayrakdar, AK Parti Kocasinan İlçe Başkanı Selçuk Melekoğlu, MHP Kocasinan İlçe Başkanı Hacı Ali Doğan, AK Parti ve MHP yönetim kurulu üyeleri, muhtarlar, meclis üyeleri ile vatandaşlar katıldı. Programda konuşan Başkan Çolakbayrakdar, her mahalle için projeler geliştirdiklerini ve imkanlar ölçüsünde çözmeye çalıştıklarına dikkat çekerek, “Kocasinan Belediyesi olarak her alanda her bir noktada yaptığımız çalışmalarla hemşehrilerimizin güler yüzüyle karşılaşıyoruz. ‘Kocasinan’da yaşamak ayrıcalıklıdır’ dedirtene kadar yoğun çalışmaya devam edeceğiz. 9 yıldır Kocasinan’ın her bir mahallesine hizmet ediyoruz. 45 merkez ve 48 köyümüz olan ilçemizde her bir cadde ve sokakta izimiz var. Özellikle geçen ay açılışını yaptığımız Kayseri’mizde en büyük tesis olan 41.tesisimiz hayırlı uğurlu olsun. Ayrıca Tarman kültür Merkezi’ni de bu yıl tamamlayacağız. Sadece kütüphane hizmeti değil, içinde biyolojik göleti olan bir Kafe Sinan’ı da bölgeye kazandıracağız. Her geçen gün güzelleşen mahallemiz, gelişiyor ve her geçen gün yenileniyor. Kayseri’mize yakışan hizmetler yapıyoruz. Önümüzdeki dönemde de inşallah çok güzel hizmetlere imza atacağız. Buradan Hızır İlyas köşkü ve Erkilet Millet Bahçesi’nde bir seyir terası yapacağız. Herkesin gelmek istediği bir seyir terası olacak. Gerek şehir dışından gerek hemşehrilerimiz, bu bölgeye akın edecek. Orası şimdiden cazibe merkezi olma yolunda hızla ilerliyor. Gök Gözlem Evi olarak hizmet veren o bölgeye bir de uzay ve astronomi ile ilgili Astronomi Köyü Projesini hayata geçireceğiz. Gençlik Merkezi, Sinan Kütüphane ve birçok tesislerimizle gençlerimize doğru mekânları ve doğru hizmet alacakları kurgulamanın peşindeyiz. O yüzden yapacağımız mekânlar ailelerin uğrak mekânı haline gelecek. Yakın gelecekte Kocasinan, her türlü cazibe alanları ile insanların burada yaşamak için can atacakları cazibe merkezi olacak” ifadelerini kullandı. MHP Kocasinan İlçe Başkanı Hacı Ali Doğan ise Başkan Çolakbayrakdar’ın yaptığı projelerin takdire şayan olduğunu belirterek “ Yaptıkları yapacaklarının teminatıdır. Diğer Kocasinan adaylarının yapacakları projelerde yok. Kamyon arkası sözlerle vatandaşın karşısına çıkıyorlar ve aday oluyorlar. Dolayısıyla işi ehline teslim etmek lazım. Hep beraber, el ele gönül gönüle olmaktan ve birlikte hedefe varmaktan bir adım geri durmayacağız. 1 Nisan’da terör sevicileri değil, Vatanını, milletini, bayrağını, devletini ve gelecek nesilleri düşünen Belediye Başkanımız Ahmet Çolakbayrakdar, zafere imza atacak” diye konuştu. Bölge sakinleri ise hizmetlerle Erkilet’in çehresinin değiştiğini belirterek, yapılan hizmetlerden dolayı Başkan Çolakbayrakdar’a teşekkür etti.
Kayseri Büyükşehir’in Engelsiz Yaşam Merkezi, ‘ikinci yuva’ oldu Türkiye’nin alanında en kapsamlı engelsiz yaşam merkezlerinden biri olan Kayseri Büyükşehir Belediyesi Besime Özderici Engelsiz Yaşam Merkezi, özel ihtiyaçlı bireylerin eğitim ve tedavi ihtiyaçlarına cevap verirken, engelsiz bir gelecek için de hizmet veriyor. Öğrenciler her gün yeni şeyler öğrenirken, aileleri de bu merkezi ikinci yuvaları olarak gördüklerini söyledi. Büyükşehir Belediyesi ile hayırsever Özderici ailesi iş birliğinde Türkiye’nin en kapsamlı engelsiz yaşam merkezlerinden birisi olarak hayata geçirilen Besime Özderici Engelsiz Yaşam Merkezi, ‘Hizmette Engel Tanımıyoruz’ mottosuyla hizmetlerini sürdürüyor. Engelli bireylerin bağımsız, kendine tamamen ya da azami ölçüde yetebilen, üreten, ayakları üzerinde durabilen bireyler olmasını sağlamak amacıyla 4 bin metrekare kapalı alan içerisinde yapay mimari halinde kurulan merkezde, 344 öğrenci ücretsiz eğitim ve tedavi görüyor. Merkezin kapalı alanı içerisinde 3 blok, çok amaçlı konferans salonu, kütüphane, spor salonu, yüzme ve hidroterapi havuzu, duyu bütünleme odası, kafeterya, müzik, spor ve İngilizce atölyeleri bulunurken, açık alanda ise spor sahası, hobi bahçesi, sera, kum havuzu gibi öğrencilerin fiziksel ve zihinsel ihtiyaçlarını destekleyecek, sosyal yaşam becerilerini güçlendirecek yapılar yer alıyor. Merkezde bireysel ve grup eğitimleri verilirken, müzik, spor, İngilizce, mutfak atölyeleri de bulunuyor. Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde psikologlar çocukların öğrenmeye hazırlık sürecinde sosyal ve bilmekle alakalı destek olma, aile eğitimleri düzenleme, çocuğun okulu ile iş birliği kurma, çocuk ve aile arasındaki ilişkinin kuvvetlenmesi için çalışmalar yapıyor. Ayrıca ekip-biçmenin, ürün elde etme sürecinin, toprakla zaman geçirmenin bireysel olarak insanların stresini azalttığı, sosyalleşmelerine katkı sağladığı, doğal ortamda eğlenceli zaman geçirmelerine destek olduğu bilinmektedir. Ayrıca merkezde bulunan hobi bahçesi ve sera alanı ile öğrencilerin toprakla zaman geçirmeleri sağlanırken, öğrenciler sera bahçesinde tohum ekiyor, fizyoterapi seansında daha sağlam adımlar atıyor, engelsiz mutfakta tarifler öğreniyor ve yapılan etkinliklerle el becerilerini geliştiriyor. “Bu merkez, ikinci yuvamız” Özel öğrenciler, engelsiz bir gelecek için hizmet veren bu merkezde her gün yeni şeyler öğrenirken, öğrencilerin aileleri de merkezden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Bir öğrenci velisi, Besime Özderici Engelsiz Yaşam Merkezi’nin ikinci yuvaları olduğunu belirterek, “Bizim için ikinci bir evimizdir, burada çevremiz geniş, eğitmenlerimizle konuşmamız bizi rahatlatıyor, çocuklarımız arkadaşlarını görünce rahatlatıyor, personel güler yüzlü, burası bizim için ikinci ev, gösterebileceğimiz bir adres, ikinci yuvamız” diye konuştu.