KÜLTÜR SANAT - 19 Eylül 2017 Salı 12:54

Rumkale dünya turizmine hazırlanıyor

A
A
A
Rumkale dünya turizmine hazırlanıyor

Büyükşehir Belediyesi, Rumkale’ye Su Altı Arkeoloji Müzesi kuracak, Rumkale’yi teleferik sistemiyle taçlandıracak.

Büyükşehir Belediyesi, Rumkale’ye Su Altı Arkeoloji Müzesi kuracak, Rumkale’yi teleferik sistemiyle taçlandıracak. Bu çalışmalarla, kent turizmine yeni bir soluk kazandırmayı hedefleyen Büyükşehir, tarihi ve turistik mekanları görücüye çıkaracak.


Kültürel mirasın korunması, yaşatılması, tanıtılması ve turizme kazandırılması amacıyla bu yöndeki çalışmalara yoğunlaşan Büyükşehir, hazırladığı projelerle Gaziantep’i kültür kenti haline dönüştürecek. 2014-2017 yılları arasında değişime uğrayan şehri, fotoğraflayan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, kentteki yapısal dönüşümü anlattı.


Evliya Çelebi’nin “Gaziantep Dünya’nın gözbebeğidir” sözlerini hatırlatan Şahin, kentin Dünya’nın en eski 20 yerleşim yerinden bir tanesi olduğunu belirtti.


Tarihi eserlere dokunuyoruz


Şahin, sanayi şehri olan Gaziantep’in kültür ve sanat alanında da iddiası olduğunu vurgulayarak, “Bu kapsamda hazırlanan projelerle tarihi ve kültürel eserleri ayağa kaldırıyoruz. Karkamış Antik Kenti, 2018’in mayıs ayında açacağız, edebiyatçıların ve dünya tarihçilerinin hizmetine sunacağız. Mustafa Kemal Atatürk 1930’lı yıllarda 35 tarihi eseri, Ankara Anadolu medeniyetler müzesine götürmüş ve müzenin en değerli kısmına yerleştirilmiştir. Bu bölgede, Geç Hititler döneminin en güzel eserleri bulundu, İtalyanlarla ortak çalışmamızın sonunda burayı Akua Parkı’na dönüştürdük. Gaziantep Kalesi’nin hemen güneyinde Handan Bey Çarşısı’nda bulunan Lala Mustafa Paşa Külliyesi, Lala Mustafa Paşa tarafından 1563-1577 yıllarında yaptırılan Hışva Han, Antep’in en meşhur hanı olacak” dedi.


Rumkale bir hazine


Fırat Nehri’nin bütün güzelliğinin, dik kayalar üzerinde bulunan Rumkale’ye yansıdığını anlatan Şahin, “Roma ve Hitit gibi en güçlü medeniyetler Fırat’ın etrafında şekillenmiştir. Büyükşehir Belediyesi olarak, Rumkale’yi önemsiyoruz, burayı turizme kazandırmak için geceli gündüzlü çalışıyoruz, Rumkale’yi daha canlı ve dinamik hale getireceğiz. Teleferik ve sahil düzenlemesine ilişkin çalışmalarla yeraltındaki bu güzel hazineyi, bir su altı arkeoloji müzesiyle taçlandıracağız” şeklinde konuştu.


Şahin, “Hanlar ve hamamlar konusunda da iddialıyız. Gaziantep, Tarihi İpek Yolu’nun geçtiği bir aksa kurulmuştur. Osmanlının, Selçuklunun ve İslam medeniyetinin de en güzel eserlerini burada görebiliyorsunuz. El sanatlarında iddialıyız. Yemeni, bakır işleme sanatı ve sedefçilik gibi yöresel meslekleri, modernize ederek, geleceğe taşıyoruz. Burada, bütün dinler ve diller yıllarca kardeşçe birlikte yaşamış. Hem kilisenin hem havranın hem caminin yan yana olduğu bir şehrin belediye başkanıyım. Tarih, bize bu özellikleri, zenginlik olarak sunmuş. Kültür Kenti olma yolunda yürütülen çalışmalar kapsamında müze sayısını artıyoruz. İsrail’deki hamam müzesi dışında Dünya’da ikinci Hamam müzesini biz yaptık. Gaziantep Savunması Panoraması 12 dönüme kurmayı düşünüyoruz. Panoramada, 12 metre yüksekliğinde, 113 metre uzunluğunda kademeli geçişlerle, 1133 metrekare maket alanı, 32 metre çapıyla adeta o günler, yeniden yaşatılacak. 1950’li yıllarında yapılan Eski Adliye Binasının Sanat Merkezine dönüştürüldü. Bina, geçmişten günümüze yüklendiği tüm fonksiyonlarını, koridorlarında, duvarlarında, avlusunda görsel, işitsel sanat öğelerinin yorumları ile geçmişten geleceğe aktarıldı. Gaziantep Hayvanat Bahçesi’yle Avrupa’nın en iyisiyiz. Doğurganlık, hijyenik ve çeşitlilik kategorisinde öndeyiz. Burada Safari Parkı yaptık, bu parkta 70 çeşit hayvan birlikte yaşıyor. Bir müze yaptık, sadece bayramda 150 bin kişi ziyaret etti. Hayvanat bahçesi açıldığı günden bu yana 1,5 milyon kişini ziyaretine uğradı. Hem yaşayan hem de nesli tükenen hayvanların figürlerini çocuklarımızın dikkatine sunuyoruz. Kentin en iddialı yönü mutfağıdır. Mutfak diyerek geçmeyin, kardeşlik sofrasında 500 çeşit yemeğimiz var. Kimse inanmıyor 500 çeşit yemeğe. Ama gerçek, topraktan, tohumdan, güneşten gücümüzü alıyoruz, Anadolu kadının marifetiyle de yemeklerimiz büyük bir lezzete dönüşüyor” ifadelerini kullandı.


Sokak Sağlıklaştırma Projesi’yle Gaziantep Kalesi ve çevresinin aslına uygun bir biçimde elden geçirildiğini belirten Şahin, sokak ve caddelerin yeni haliyle kente yeni bir hava kattığını söyledi.


70 bin mülteci çocuk eğitime kazandırıldı


Gaziantep’in Suriyeli mültecileri kucaklayarak ensar şehir olduğunu anlatan Fatma Şahin, “Etrafımızdaki ateş çemberinden etkilenmemek mümkün olmuyor, Gaziantep modeli aslında Türkiye modeli oldu. Türkiye açık kapı politikası uygulayarak, binlerce insanı hayatta tuttu. Canlar yanmasın dedik, büyük bir fedakarlık yaptık. Sınırlarımıza gelen konuklarımıza kapımızı, soframızı ve yüreğimizi açtık. Türkiye uluslararası bir sorunu, yerelde çözmeye çalışıyor. Ama sürdürülebilirlik denen bir kavram var. Şanlıurfa’yla birlikte en fazla mülteciyi barındıran şehir olduk. Büyükşehir Belediyesi olarak daha fazla yol, daha fazla su bulmak, daha fazla konut için çok yoğun çalışma yaptık. Mülteci meselesinde orta ve uzun vadedeki en önemli mesele, eğitim oldu. Mülteci çocuklardan 18 yaş altında 125 bin çocuk, eğitim hayatında olması gerekiyordu, bunun için Ankara’da girişimlerde bulunduk, ilgili yönetmelikleri değiştirdik, 3,5 yılın sonunda 70 bin mülteci çocuğa ulaştık, eğitim hayatına kattık. Suriyeli çocukların Türkiye’de okullaşma oranı yüzde 30 iken Gaziantep’te bu oran ikiye katlandı. Bu daha fazla okul daha fazla öğretmen güçlü bir eğitim yatırımı demek. Eğer biz bu işe böyle bakmasaydık bu çocuklar terör örgütün kucağına gideceklerdi. Şehirdeki mültecilerin yüzde 90’ı şehirde yüzde 10’u ise kamplarda yaşıyor. Mültecilerin gelişiyle şehirde yüzde 30 su tüketimi arttı, zaten şehrin su kaynağı kentin ihtiyacının ancak yüzde 5’ini karşılıyordu. Düzbağ İçmesuyu Projesiyle 125 kilometreden su getiriyoruz. Büyükşehir olarak, 50 bin konut yapıyoruz, kiralar çok yükseldi. 5,5 milyon metrekareye 50 bin konut dikeceğiz. Orta kesim için bu konut projesi çok önemlidir. Türkiye’de belediyemizin dışında başka bir belediyenin okulu yok. Okul ve hastane ilgili bakanlıklar tarafından yapılması gerekirken biz belediye olarak hem okulumuz hem hastanemizi var. Buna mecbur kaldık. Aksi takdirde savaştan kaçan yetim çocuklar sahipsiz kalacaktı, Gaziantep bu işi zaten yapıyor diyerek gidenler çok oldu. Ne AB ne de BM’den yeteri destek gelmedi, kuvvetli proje desteği alamadık. En büyük desteği Japonlardan aldık özellikle altyapı sorunlarına yönelik hazırlanan proje, Jaika kredisiyle desteklendi” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Bayburt’ta 4 kişinin yaralandığı trafik kazası güvenlik kamerasına yansıdı Bayburt’ta iki otomobilin çarpıştığı ve 4 kişinin yaralandığı trafik kazası, güvenlik kamerasına yansıdı. Kaza, Bayburt merkez Tuzcuzade Mahallesi, Sıla Kent Konutları önünde meydana geldi. Kazada ikisi sürücü olmak üzere toplam 4 kişi yaralandı. Camları, aynaları paramparça olan, kaput kısmı tamamen hurdaya dönen iki aracın karıştığı kaza ise etrafta bulunan iş yeri güvenlik kameralarına yansıdı. Bayburt merkez Köprülü Kavşak yönüne seyir halinde bulunan 69 AG 003 plakalı otomobil, şehir merkezi istikametine gelen 69 AS 030 plakalı otomobile dönüş yaptığı esnada çarptı. Çarpmanın etkisiyle yoldan çıkan otomobil etrafta marketin, evlerin bulunduğu yola devrildi. 69 AS 030 plakalı otomobil içerisinde bulunan 1’i sürücü 3 kişi, 69 AG 003 plakalı otomobildeki sürücü yaralandı. Market çalışanlarının ve etraftan geçen vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Devrilen otomobilde sıkışan bir kişi ve diğer 2 yaralı araçtan çıkarıldı, sağlık ekiplerince yaralılara ilk müdahaleleri olay yerinde yapıldı. Yaralılar ambulanslarla Bayburt Devlet Hastanesine tedavileri yapılmak üzere götürüldü. Hurdaya dönen otomobil, olay yerine çağrılan çekici yardımıyla yoldan kaldırıldı. İş yeri güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedilen görüntülerde, anayoldan gelen 69 AG 003 plakalı kırmızı aracın, hatalı dönüş yapan 69 AS 030 plakalı araca sert bir şekilde çarptığı görüldü.
Erzincan Erzincan’da tarım bölümü öğrencileri hem öğreniyor, hem üretiyor Erzincan’da meslek lisesi öğrencileri okulun bahçesindeki serada fide yetiştiriciliği yaparak hem öğreniyor hem de ekonomiye katkı sunuyor. Tarım bölümü öğrencileri, serada teorik eğitimlerini uygulama fırsatı buluyor. Erzincan İl Millî Eğitim Müdürlüğü’nün destekleri ile kurulan seralarda sebze fidesi üretim faaliyeti 2020 yılında başlayarak Tarım Alanı öğretmen ve öğrencileri tarafından kurulduğu yıl 30 bin sebze fidesi üretimi gerçekleştirildi. 2021 yılında Covid-19 nedeniyle uzaktan eğitim yapıldığı için, sebze ve aromatik bitki fidesi üretim faaliyetleri öğrencilerin okulda olmaması nedeniyle Tarım Alanı öğretmenleri tarafından yapıldı. Okul serasının üretim kapasitesi, pandemi olmasına rağmen, 2021 yılında iki katına çıkarılarak 60 bin adet fideye ulaştı. 2022 yılında ise mevcut serada tam kapasiteye ulaşılarak 90 bin sebze ve aromatik bitki fidesi üretildi. 2023 yılında da serada 95 bin fide üretimi yapıldı. Bu sene ise 110 bin fide üretimi yapıldı. Serada, domates, biber, hıyar, kabak, kavun, karpuz, lahana, patlıcan ve 3 cins aromatik bitki olarak reyhan, kekik, fesleğen üretimi olmak üzere toplamda 35 farklı tür fide üretimi yapılıyor. Üretimde yerelde halkın lezzet olarak en çok tercih ettiği ata tohumları kullanılmaya özen gösterilirken, ticari anlamda üretim yapmak isteyenler için yüksek verimli hibrit türlerin de üretimi gerçekleştiriliyor. Kullanılan tohumların genelde ata tohumu olması, üretilen fidelerin piyasa fiyatlarına nispeten en az yüzde 30 daha ucuz olması, hastalıklara dayanıklı olmaları, çeşitlerin doğru olarak verilmesi, ticari olarak üretim yapan üreticiler için ise yüksek verimli hibrit türlerin de olması gibi nedenlerden dolayı vatandaşlardan oldukça rağbet görüyor. Erzincan Gül Celal Toraman Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi Tuba Bakartepe, “Biz derste gördüğümüz teorik işlemleri serada uygulayabiliyoruz. Serada fidelerimizi yetiştiriyoruz. İlaçlaması, gübrelemesi, sulaması hep bizim elimizden geçiyor. Organik gübreyle kendimizin yetiştirdiği fideleri halkımıza sunuyoruz.” dedi. Erzincan Gül Celal Toraman Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdür Başyardımcısı Abdullah Çiftçi’de, “Okulumuzun üretim üssü olan seramızdayız. Bu serada öğretmen ve öğrencilerimizle 100 binin üzerinde fide üretilmiş durumda. Kullanılan tohumların genelinin ata tohumu olması, üretilen fidelerin piyasa fiyatlarına nispeten en az yüzde 20 daha ucuz olması, hastalıklara dayanıklı olmaları, çeşitlerin doğru olarak verilmesi, ticari olarak üretim yapan üreticilerimiz için ise yüksek verimli hibrit türlerin de olması gibi nedenlerden dolayı halkımızın talebi fazla olmaktadır. Ayrıca üretilen fideler sosyal projeler dahilinde ihtiyaçlı ailelere ücretsiz olarak verilerek, öğrencilerimiz nezaretinde söz konusu ailelerin üretim faaliyeti yapmaları ve ailelerin geçimlerine katkı sağlamaları hedeflenmektedir." dedi.