EKONOMİ - 25 Mart 2010 Perşembe 12:12

Coca-Cola'ya ödül

A
A
A
Coca-Cola'ya ödül

Coca-Cola İçecek, Coca-Cola Avrasya ve Afrika Grubuna bağlı, değerlendirmeye alınan 34 ülkedeki 122 fabrika arasında "En Başarılı Şişeleyici İşletme" ödülünü kazandı.

Coca-Cola Avrasya ve Afrika Grubu, gruba bağlı 34 ülkedeki 122 fabrikayı atık su yönetimi, sürdürülebilir ambalajlama ve etkin enerji kullanımı kriterlerine göre değerlendirerek "Çevre Ödülleri"ni verdi. Törende, "Ülke Bazında En İyi Şişeleme Operasyonu", "En Başarılı Fabrika" ve "En Çok Gelişme Gösteren Fabrika" kategorilerinde, uluslararası jüri tarafından belirlenen en başarılı uygulamalar ödüllendirildi.

Coca-Cola Avrasya ve Afrika Grubu Çevre Ödülleri için, aralarında Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı UNDP, Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı WWF, Dünya Çevre ve Teknoloji Vakfı GETF ve Stockholm Uluslararası Su Enstitüsü SIWI gibi uluslararası kuruluşların yanı sıra, üst düzey Coca-Cola yöneticilerinden oluşan uluslararası bir jüri oluşturuldu. Jüri şişeleyici kuruluşları değerlendirirken, su kullanımı, enerji verimliliği ve atık yönetimi gibi konuların yanı sıra, toplumsal yaşama olumlu katkı yapacak programları da dikkate alarak ödül kazananları belirledi.

Coca-Cola İçecek, Coca-Cola Avrasya ve Afrika Grup Başkanlığı tarafından Çevre Ödülleri kapsamında büyük ödülü oluşturan "En İyi Şişeleyici İşletme" kategorisinde finale kalan Bahrain, Belarus, Birleşik Arap Emirlikleri, Hindistan, İsrail, Rusya, Ürdün'deki işletmeler arasından sıyrılarak büyük ödülün sahibi oldu. Coca-Cola İçecek, aynı zamanda, en az yarısı toplum yararına bir projede kullanılmak üzere 100 bin dolar nakit para ödülünü de kazandı.
Coca-Cola İcecek üst yönetcisi Michael O'Neill, törende yaptığı konuşmada, Coca-Cola İçecek Türkiye organizasyonunun, 8 fabrikası ve 3 bine yakın çalışanıyla, işlerini iyi yapmak için gece gündüz çalıştıklarını, bunu yaparken de çevre ve topluma karşı sorumluluklarını her şeyin önünde tuttuklarını vurguladı.

Coca-Cola sisteminin üst düzey yöneticilerinin yanı sıra uluslararası sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin de katıldığı törende bir konuşma yapan Coca-Cola Avrasya ve Afrika Grubu Başkanı Ahmet Bozer, Coca-Cola'nın çevreyi korumak amacıyla yaptığı çalışmaların sadece iyi bir vatandaşlık gereği değil, aynı zamanda işini büyüterek sürdürülebilir kılma stratejisinin de bir parçası olduğunu söyledi. Şirketlerden karlılıkları sürdürebilmek istiyorlarsa topluma artı değer katmalarının da beklendiğini
vurguladı. Bozer, bu bağlamda Coca-Cola Avrasya ve Afrika Grubu'nun 2004-2009 yılları arasında meşrubat üretimi için kullandığı su miktarını birim başına yüzde 19, enerji miktarını yüzde 16 düzeyinde azalttığını söyledi.

Coca-Cola Avrasya ve Afrika Grubu Çevre Ödülleri kapsamında 122 fabrikada yapılan değerlendirmeler sonunda, Coca-Cola İçecek İzmir Fabrikası "En Başarılı Fabrika" ödülüne layık görülürken, Rusya'daki Krasnoyarsk fabrikası da "En çok İlerleme Gösteren Fabrika" sevildi. İzmir ve Krasnoyarsk Fabrikaları, sırasıyla 80 bin ve 70 bin dolar nakit para ödülü kazandılar.

Coca-Cola İçecek İzmir Fabrikasının ödülünü, Fabrika Müdürü Mutlu Babacan, Coca-Cola İçecek Türkiye Başkanı Burak Başarır ve CEO Michael O'Neill aldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu’da 7. Uluslararası Koru Gebelik Doğum Lohusalık Kongresi düzenlendi Bolu’da "7. Uluslararası Koru Gebelik Doğum Lohusalık Kongresi" düzenlendi. Prof. Dr. Aydan Biri ve Prof. Dr. Fatma Deniz Sayıner modern doğum hekimliği ve ebelik hizmetleri açısından önemli bilgileri katılımcılara aktardı. Bolu Koru Otel’de geleneksel hale gelen Uluslararası Koru Gebelik Doğum Lohusalık Kongresi’nin 7’ncisi düzenlendi. Kongre’nin oluşturulmasında büyük payda sahibi olan Prof. Dr. Aydan Biri ve Prof. Dr. Deniz Sayıner’in öncülüğünde bir araya gelen doğum hekimlerinin yanı sıra perinatoloji uzmanları, ebeler, hemşireler, yenidoğan hekimleri ve doğuma katkı sağlayan birçok branş uzmanı da kongrede yerini aldı. Kongrede Türkiye’de ve dünyada modern doğum hekimliği ve ebelik hizmetleri açısından önemli bilgiler, araştırma sonuçları ve deneyimlerin paylaşıldığı bilimsel oturumlar yapıldı. 3 gün sürecek olan kongrede, doğuma yönelik kurslar ve bilgilendirme toplantıları yapılacak. “Doğum konusu birçok konuya göre az ilgi görüyor” Türkiye’de sadece doğumun ele alındığı en büyük bilimsel toplantı olma özelliğini taşıyan 7. Uluslararası Bolu Koru Gebelik, Doğum ve Lohusalık Kongresi’nin başkanlığını yürüten Prof. Dr. Aydan Biri, “Bu 7’ncisi olmakla birlikte en çok heyecan duyduğum kongre oldu. Her geçen yıl birbirini tekrar etmemek adına zaten çok geniş ve sonsuz olan bu kongrede bir kez daha sizinle olmaktan çok büyük keyif duyuyorum. Konumuz doğum ve içerisinde çok fazla bileşen var. Doğumsal birleşim ya da bir bebeği ilgilendiren bir süreç, toplumun esası temeli ve koruyucu sağlık bakımı. Kongrede çok fazla insanı bir araya getiriyoruz. Ama çok da zor oluyor bu kongreler. Daha önce de söylediğim bir şey var ana işimiz olan doğum, özellikle kadın doğum hekimlerinin polikliniklerinin yüzde 80’i doğum, ancak buna rağmen birçok konuya göre çok daha az ilgi görüyor. Bu yıl ben çok çünkü bu konu doğrultusunda doktor arkadaşlarımızın da ana konumuzun doğum olduğuna dair inancı arttı. Her ne kadar hala akademisyen arkadaşlarımızın ‘Doğum da moda oldu’ demesine rağmen mesleğe bakışımızın çarptırıldığı bir dönemdeyiz” dedi. “Bilginin olmadığı yerde güçten bahsedilemez” Bilimsel çalışmaların ışığında kendini yenileyen ebelere ihtiyaç olduğunu söyleyen Prof. Dr. Deniz Sayıner, “Eğitim bizim vazgeçilmezimiz olmalı. Çünkü en büyük güç bilgi gücüdür. Bilginin olmadığı yerde güçten bahsedilemez. Hiçbir silah, hiçbir teknoloji bilginin karşısında duramaz. O nedenle sürekli bilimsel çalışmaların ışığında kendini yenileyen ebelerin yetişmesine ve ebelere ihtiyaç duyduğumuzu söylemem lazım. Ve tabii ki böyle bir ebeliği dizayn etmek için de birlik olmaya ihtiyaç vardır. Kurucu üyelerinden biri olmaktan onur duyduğum, gerçekten birlikte yürümekten gurur duyduğum yol arkadaşlarımın olduğu Anadolu Ebeler Derneği. Bu dernekle birlikte örgütlenmek, mesleğine sahip çıkmak mesleki örgütün içinde olmak son derece önemli” diye konuştu.