GÜNDEM - 24 Kasım 2016 Perşembe 12:05

Darbe emrini Tuğgeneral Partigöç’ten almış

A
A
A
Darbe emrini Tuğgeneral Partigöç’ten almış

Elazığ’da 15 Temmuz darbe gecesi kapsamında tutuklanan Tuğgeneral Abdülkerim Ünlü’nün darbe emrini Genelkurmay Personel Plan Yönetim Daire Başkanı Tuğgeneral Mehmet Partigöç’ten 14 Temmuz’da Ankara’da askeri lojmanlarda buluşarak elden aldığını itiraf ettiği öğrenildi.

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili ayrıntıları gün geçtikçe ortaya çıkmaya devam ediyor. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında yakalanan Genelkurmay Personel Daire Başkanı Tuğgeneral Mehmet Partigöç ifadesinde, "Önce tatbikat, sonra tehdit var dediler, ardından böyle bir girişim olduğunu öğrendim" diyerek kendini savunmuştu. Darbeci general Partigöç’ün bu ifadelerini, 8. Kolordu Komutanı Korgeneral Yılmaz Uyar’ın darbe girişimi için 15 Temmuz gecesi Ankara’dan Elazığ’a gelen ancak uçaktan iner inmez gözaltına aldırarak tutuklanmasını sağladığı Tuğgeneral Abdülkerim Ünlü’nün ifadeleri yalanladı.

"BANA EMİR VE LİSTEYİ PARTİGÖÇ VERDİ"

Yurtta Sulh Konseyi tarafından Elazığ Sıkı Yönetim Komutanı olarak atanan Tunceli Hozat 51. Motorlu Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Abdülkerim Ünlü’nün ifadesinde, "İzinli olarak Ankara’daydım. 14 Temmuz günü askeri lojmanlarda Genelkurmay Başkanlığı Personel Daire Başkanı Tuğgeneral Mehmet Partigöç ile buluştum. Partigöç, bana 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili Elazığ Sıkı Yönetim Komutanı olarak görevlendirildiğim darbe bildirisini ve çalışacağım personel listesini verdi. FETÖ ile bir bağlantım yok. Gülen cemaati ile bağlarımı 2015 yılında koparmıştım" dediği öğrenildi.

’İTİRAFÇI OALCAĞIM’ DİYE GELDİ, FETÖ’CÜLÜĞÜ REDDETTİ

İlk ifadesinde darbe emri ve sıkı yönetim kadrosunda kimlerin görev yapacağı askeri personel listesini Partigöç’ten aldığını söyleyen, ardından da tutuklanarak Elazığ E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderilen Ünlü’nün iki kez itirafçı olmak için girişimde bulunduğu öğrenildi. İtirafçı olmak isteyen Ünlü’nün son anda vazgeçtiği, ancak daha önce ifadesinde belirttiği “2015 yılında Gülen cemaatinden ayrıldım” ifadesinin kayda yanlış geçtiğini, kendisinin 1995 yılında bu cemaatten ayrıldığını söylediği, kayıtlara yanlış geçildiğini iddia ettiği de edinilen bilgiler arasında yer aldı.

"DOSYAYI İMHA ET"

15 Temmuz akşamı gözaltına alınarak çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Tuğgeneral Abdülkerim Ünlü’nün, 8. Kolordu Komutanlığında nezarethanede bulunurken yapılan üst aramasında cebinde "Odamda bulunan dosyayı imha et" yazılı bir not çıktığı da öğrenildi. Bulunan not üzerine Ünlü’nün Elazığ’da kaldığı orduevindeki odasında arama yapan güvenlik güçlerinin klimanın üzerine saklanmış Elazığ’da görev yapacak sıkı yönetim listesi ile tablet ve cep telefonu ele geçirdiği, savcılık ve polisin buradan yola çıkarak kentteki FETÖ’cü askeri personele ulaştığı belirtildi. FETÖ soruşturmasında aralarında 4 albayın yer aldığı 8. Kolordu Komutanlığında görevli 55, İl Jandarma Komutanlığında ise 17 olmak üzere toplam 72 askeri personel yakalanarak çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.

Tuğgeneral Ünlü’nün, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen darbe girişimi soruşturmasında Türk Ceza Kanunu’nun 309. maddesindeki "Anayasayı ihlale teşebbüs" ve 312. maddesindeki "Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırmaya ve görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs edilmesi" suçlarından hazırlanacak iddianamede ilk sırada yer alması bekleniyor. Ünlü’nün ayrıca Ankara’da açılacak darbe girişiminin ana davasında da Partigöç ile ilgili verdiği ifadeler doğrultusunda sanık olarak yargılanma ihtimali yer alıyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Adana’da sevgililer kamyonet çaldı Adana’da bir kadın 8 yaşındaki çocuğu ve sevgilisiyle park halindeki kamyoneti çaldı. Olayın ardından kadın ve sevgilisi tutuklandı. Olay, 21 Mart günü Seyhan ilçesine bağlı Tellidere Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Aykut T. (29), sevgilisi Arzu Y. (44) ve oğlu H.Y (8) ile birlikte dışarı çıktı. Bir süre sonra şüpheliler, park halindeki Raha H.’in kamyonetini çalmaya karar verdi. “Kadın direksiyona geçti, oğlu ve sevgilisi aracı itti” Arzu Y. kamyonetin camını kırıp kapısını açarak direksiyon başına geçerken oğlu H.Y ve sevgilisi Aykut T. aracı itmeye başladı. Çaldıkları yerden aracı uzaklaştırdıktan sonra Arzu Y. araca düz kontak yaptı. Şüpheliler çaldıkları kamyoneti daha sonra Mithatpaşa Mahallesi’nde bırakıp kaçtı. Bu anlar güvenlik kameralarına yansıdı. İşe gitmek için aşağı inen Raha H. aracının çalındığını fark edince durumu polise bildirdi. Olay yerine Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri sevk edildi. Bölgeye gelen ekipler güvenlik kameralarını incelemeye başladı. Oto hırsızlık polisleri kamyoneti çalanların Arzu Y. ve Aykut T. olduğunu tespit etti. Aykut T. evine yapılan operasyonda gözaltına alındı. Sevgilisi Arzu Y.’nin de bir süre önce başka bir suçtan yakalanıp tutuklandığı belirtildi. “Bir yere gideceğiz, bu aracı çalalım” Emniyetteki sorgusunda kendisini savunmak için sevgilisi Arzu Y.’yi suçlayan Aykut T., ”Arzu’nun evinde içki içerken, sokaktaki kamyoneti gösterip, ‘Bir yere gideceğiz, bu aracı çalalım’ dedi. Sonra direksiyona geçip, aracı da itmemizi istedi. Aracı park edip, bir eve girdi. Ben de evime döndüm” dedi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Aykut T. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Mersin Askerlik hayali 50 yaşında gerçekleşti Mersin’de askerlik hayali kuran biri 50 yaşında iki özel birey bir günlükte olsa ’temsili askerlik’ yapmanın mutluluğunu yaşadı. Erdemli ilçesinin kırsal mahallelerinden Karayakup’ta yaşayan 50 yaşındaki konuşma engelli İbrahim Atalay ile 21 Yaşındaki işitme engelli Ali Develi ailelerine hiç askerlik yapmadıkları için üzgün olduklarını, kendilerinin de silah altına alınıp vatani görevini yapmak istediklerini dile getirdi. Bunun üzerine aile, köyün ileri gelenleriyle de konuşup İl Jandarma ile Erdemli İlçe Jandarma Komutanlığına durumu iletti. Bunun üzerine hazırlık yapan ilçe jandarma komutanlığı iki özel bireyi bir günlük temsili olarak askere aldı. İki özel bireye İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Yarbay Mürsel Öner tarafından kısa bir eğitim verildi, ardından da biri işitme, diğeri konuşma engeli bulunan özel bireyler kıyafetlerini giyerek nöbet tuttu. Devriye gezip, ofislerde de görev alan özel bireylere günün sonunda terhis belgesi verildi. Ailelerde askerliklerinin her anını fotoğraflayarak mutluluklarına kayıt altına aldı. Ali Develi’nin annesi Havva Develi, "3 çocuk annesiyim. Çocuklarımın ikisi işitme engelli, biri normal. İşitme engelli oğlumun askere gitmesini çok istiyordum. Şimdi hayali gerçek oldu. Emeği geçen herkese teşekkür ederim. Çok mutluyuz, çok gururluyuz, sevinçliyiz. Jandarma teşkilatına, emeği geçenlere teşekkür ederim" dedi. Karayakup sakinlerinden Mustafa Yıldız ise "Mahallemizde 2 özel arkadaşımız vardı, askerlik özlemi çekiyorlardı. İlçe jandarma komutanlığımıza başvurduk. Bir günlük de olsa bu hasreti giderdiler" diye konuştu.
İstanbul Beyoğlu’ndaki “kin” cinayetinde şüphelinin ifadesi: “Oğlu ‘Sefil Bilo’, ‘Küçük Emrah’ diyerek beni aşağıladı” Beyoğlu’nda kurulan bir semt pazarında tezgahta duran 66 yaşındaki adamı silahla ateş açarak öldüren ve Beyoğlu Asayiş Büro Amirliği polisleri tarafından yakalanan saldırganın ifadesi ortaya çıktı. Cinayet anının kameralara yansıdığı olayla ilgili katil zanlısının, “Oğlu ‘Sefil Bilo’, ‘Küçük Emrah’ diyerek beni aşağıladı. Amacım oğlunu öldürmekti, onu bulamayınca babasını öldürdüm” dediği öğrenildi. Ayrıca şahsın geçmişte soyadını da değiştirdiği belirlendi. Beyoğlu Kalyoncu Kulluğu Mahallesi’nde geçtiğimiz Pazar günü saat 09.30 sıralarında meydana gelen olayda pazarcılık yapan Salih Aka (66) tezgahını kurup başına geçmişti. O esnada kapüşonla pazar yerinde yürüyen bir şahıs, Aka’ya silah çekip kurşun yağdırmıştı. Adam hastanede hayatını kaybetmişti Olayın ardından saldırgan kaçarken, Aka ise ağır şekilde yaralanarak yere savrulmuştu. Pazarcıların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekibi sevk edilmişti. Kısa sürede gelen sağlık ekipleri yaralı adam yaptıkları ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınmıştı. Ameliyata alınan adam kurtarılamayarak hayatını kaybetmişti. Beyoğlu Asayiş polisi kıskıvrak yakalamıştı Cinayetle ilgili çalışma başlatan Beyoğlu Asayiş Büro Amirliği polisleri, vatandaşların ifadelerine başvurarak güvenlik kamera görüntülerini incelemeye almıştı. Yapılan çalışmalar çerçevesinde şahsın olaydan sonra izini kaybettirmek ve tanınmamak için üzerinde bulunan bazı kıyafetleri çöp konteynerine attığı belirlenmişti. Şahsın 28 yaşındaki Mustafa İ. olduğunu tespit eden Beyoğlu Asayiş Büro Amirliği polisleri, onu çalıştığı işyerinde kıskıvrak yakalamıştı. Gözaltına alınan şahıs tutuklanmıştı Şüpheli şahsın evinde yapılan aramalarda ise 3 adet ruhsatsız tabanca ve 100 adet fişek ele geçirilmişti. Beyoğlu Asayiş Büro Amirliği polisleri tarafından gözaltına alınan saldırgan Mustafa İ. ifadesinin alınması ve işlemlerinin tamamlanması sonrasında sevk edildiği adliyede çıkartıldığı mahkemece “kasten adam öldürme” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. “Oğlu ‘Sefil Bilo’, ‘Küçük Emrah’ diyerek beni aşağıladı” Öte yandan şahsın ifadesi de ortaya çıktı. Geçmişte S. olan soyadını İ. olarak değiştirdiği de öğrenilen katil zanlısının ifadesinde, “Salih Aka’nın oğlu Fırat Aka’nın 5 sene önce Şişli Fulya’da bir marketi vardı. Arada babası da markete geliyordu. Çalıştığı süre içerisinde Salih’in oğlu Fırat bana, ‘Sefil Bilo’, ‘Küçük Emrah’, ‘gel buraya’ diye aşağılamalarda bulunuyordu. Babası da zaman zaman beni ezikliyordu. Fırat beni bazen kuaföre götürüyordu. Kuafördekilere ‘şunu kırpsınlar da insana dönsün’ diyerek bana hakaret ediyordu. Senin sıfatını s.. diyerek aşağılıyordu. Bu durumu gururuma yediremeyip ses çıkartınca da beni darp etti. Artık canıma tak etti işe gitmedim. Salih ve Fırat Aka kimsesiz olmamdan faydalanıp beni işe geri getirdi. Ancak yaşadıklarım aynı şekilde devam etti. Olay günü amacım Fırat’ı öldürmekti. Tezgah açtıkları yere geldim baktım ancak Fırat’ı göremedim. Birkaç kez tur attım, Fırat’ı yine göremeyince babası Salih Aka’ya 4-5 el ateş açtım. Sonrada kaçtım, kaçarken kıyafetlerimi bir çöp konteynırına attım” dediği öğrenildi.
Ankara ASO Başkanı Ardıç, ASO Teknopark A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı’na yeniden seçildi Ankara Sanayi Odası (ASO) Teknopark A.Ş. olağan genel kurul toplantısında, ASO Başkanı Seyit Ardıç yeniden yönetim kurulu başkanı olarak seçildi. ASO Teknopark A.Ş. Olağan Genel Kurul Toplantısı Ankara Sanayi Odası’nın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. ASO Teknopark A.Ş.’nin 2023 yılı faaliyet raporunun görüşüldüğü ve mali bilançonun oy birliği ile ibra edildiği Genel Kurul’da, şirketin yeni Yönetim Kurulu da belirlendi. ASO Başkanı Seyit Ardıç, ASO Teknopark A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı’na oy birliği ile yeniden seçildi. Şirketin 3 yıl görev yapacak 9 kişilik yeni Yönetim Kurulu üyeleri de yeniden oluşturuldu. Buna göre Yönetim kurulu başkan vekilliğine; Mete Çağlayan, Tahsin Ata ve Yavuz Cabbar, Yönetim kurulu üyeliğine ise Halit Erol, Burcu Özbozkurt, Hakan Kızıltoprak Atilla Hasan Turgut ve Mehmet Cansız seçildi. Genel Kurul’da konuşan Ankara Sanayi Odası ve ASO Teknopark A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, ASO Teknopark’ın, üretime yönelik bir tasarımla sanayi ile bütünleşen, yüzü sanayiye dönük bir teknopark olacağını vurgulayarak, “Ankara Sanayi Odası’nın ‘Başkentin sanayiinden sanayi ve teknolojinin başkentine’ hedefine ulaşmada ASO Teknopark A.Ş.’nin çalışmaları ivme kazandıracak” ifadelerini kullandı. Ankara’nın sanayi bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri, araştırma merkezleri, nitelikli insan kaynağı ve girişimcilik potansiyeliyle Türkiye’nin diğer birçok ilinden daha avantajlı durumda olduğunun altını çizen Ardıç, “Başkentimiz teknolojik dönüşümünü tamamlayarak, Türkiye’nin teknoloji üssü olacaktır” açıklamasında bulundu.