ASAYİŞ - 25 Temmuz 2014 Cuma 16:40

Dünya Kudüs Günü'nde İsrail protesto edildi

A
A
A
Dünya Kudüs Günü'nde İsrail protesto edildi

Dünya Kudüs Günü nedeniyle Adana'da çeşitli STK üyeleri, Filistin'e saldırılarını sürdüren İsrail'i protesto etmek için yürüdü.

Kemeraltı Camii'nde önce namaz kılan eylemciler, ardından 5 Ocak Meydanı'nda toplandı. İçlerinde kadın ve çocukların da olduğu gruba, camide namaz kılan cemaatten bazıları da eşlik etti. Ellerinde dövizler ve kefene sarılmış bebek figürlerinin olduğu grup, İsrail ve ABD aleyhinde sloganlar atarak ve sık sık tekbir getirerek İsmet İnönü Parkı'na yürüdü. Gruptan Ekrem Özbek isimli bir kişi, Gazze'de katledilen bir bebeğin ölümünden hiçbir şeyin önemli olmadığını belirterek, bugün Dünya Kudüs Günü olduğunu ve Kudüs'ün kan ağladığını ifade etti. “Kudüs'ü sevenler de kan ağlıyor, yüreğimiz yanıyor” diyen Özbek, “Allah yüreğimizi yakanların evlerine ateş düşürsün. O siyonist katiller Gazze'den sağ olarak çıkamaz inşallah. Allah evlerin birliklerini dağıtsın. Allah onları kahrı perişan etsin. Şu Ramazan'ın son cumasında, onların toplu ölümlerini bize ulaştırsın inşallah. Bol bol dua edelim. Dua etmekle de kalmayalım, inşallah elimizden ne geliyorsa yapmaya çalışalım” diye konuştu.

Kur'an okunmasının ardından konuşan Salih Demir isimli bir hoca ise saldırıları kınayıp, kıyımlar bitene kadar protestoların şiddetli biçimde sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Grup adına basın açıklamasını okuyan Kudüs Platformu Temsilcisi İsa Emre ise yıllardan bu yana saldırıların eksik olmadığı Kudüs'ün, İslamiyet açısından önemini vurguladı. Çocukların yetiştirilirken bilinçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Emre, “Yeni doğan çocuklarımıza ilk öğreteceğimiz kelime Allah olmalıdır. İkinci kelime Hz. Muhammed olmalıdır. Üçüncü kelime ise 'Kahrolsun İsrail' ve 'Ölüm Sana İsrail' olmalıdır.”

İsa Emre, ABD ilişkilerinin derhal sona erdirilip, ABD büyükelçilerinin ülkeden kovulması gerektiğini ifade ederek, 'Sayın Başbakan'dan icraat beklemekteyiz” ifadesini kullandı. Eyleme, STK üyelerinin yanı sıra, çevredeki vatandaşların da katıldığı görüldü. Basın açıklamasının ardından grup olaysız bir şekilde dağıldı. 

NURİ PİR

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu’da 7. Uluslararası Koru Gebelik Doğum Lohusalık Kongresi düzenlendi Bolu’da "7. Uluslararası Koru Gebelik Doğum Lohusalık Kongresi" düzenlendi. Prof. Dr. Aydan Biri ve Prof. Dr. Fatma Deniz Sayıner modern doğum hekimliği ve ebelik hizmetleri açısından önemli bilgileri katılımcılara aktardı. Bolu Koru Otel’de geleneksel hale gelen Uluslararası Koru Gebelik Doğum Lohusalık Kongresi’nin 7’ncisi düzenlendi. Kongre’nin oluşturulmasında büyük payda sahibi olan Prof. Dr. Aydan Biri ve Prof. Dr. Deniz Sayıner’in öncülüğünde bir araya gelen doğum hekimlerinin yanı sıra perinatoloji uzmanları, ebeler, hemşireler, yenidoğan hekimleri ve doğuma katkı sağlayan birçok branş uzmanı da kongrede yerini aldı. Kongrede Türkiye’de ve dünyada modern doğum hekimliği ve ebelik hizmetleri açısından önemli bilgiler, araştırma sonuçları ve deneyimlerin paylaşıldığı bilimsel oturumlar yapıldı. 3 gün sürecek olan kongrede, doğuma yönelik kurslar ve bilgilendirme toplantıları yapılacak. “Doğum konusu birçok konuya göre az ilgi görüyor” Türkiye’de sadece doğumun ele alındığı en büyük bilimsel toplantı olma özelliğini taşıyan 7. Uluslararası Bolu Koru Gebelik, Doğum ve Lohusalık Kongresi’nin başkanlığını yürüten Prof. Dr. Aydan Biri, “Bu 7’ncisi olmakla birlikte en çok heyecan duyduğum kongre oldu. Her geçen yıl birbirini tekrar etmemek adına zaten çok geniş ve sonsuz olan bu kongrede bir kez daha sizinle olmaktan çok büyük keyif duyuyorum. Konumuz doğum ve içerisinde çok fazla bileşen var. Doğumsal birleşim ya da bir bebeği ilgilendiren bir süreç, toplumun esası temeli ve koruyucu sağlık bakımı. Kongrede çok fazla insanı bir araya getiriyoruz. Ama çok da zor oluyor bu kongreler. Daha önce de söylediğim bir şey var ana işimiz olan doğum, özellikle kadın doğum hekimlerinin polikliniklerinin yüzde 80’i doğum, ancak buna rağmen birçok konuya göre çok daha az ilgi görüyor. Bu yıl ben çok çünkü bu konu doğrultusunda doktor arkadaşlarımızın da ana konumuzun doğum olduğuna dair inancı arttı. Her ne kadar hala akademisyen arkadaşlarımızın ‘Doğum da moda oldu’ demesine rağmen mesleğe bakışımızın çarptırıldığı bir dönemdeyiz” dedi. “Bilginin olmadığı yerde güçten bahsedilemez” Bilimsel çalışmaların ışığında kendini yenileyen ebelere ihtiyaç olduğunu söyleyen Prof. Dr. Deniz Sayıner, “Eğitim bizim vazgeçilmezimiz olmalı. Çünkü en büyük güç bilgi gücüdür. Bilginin olmadığı yerde güçten bahsedilemez. Hiçbir silah, hiçbir teknoloji bilginin karşısında duramaz. O nedenle sürekli bilimsel çalışmaların ışığında kendini yenileyen ebelerin yetişmesine ve ebelere ihtiyaç duyduğumuzu söylemem lazım. Ve tabii ki böyle bir ebeliği dizayn etmek için de birlik olmaya ihtiyaç vardır. Kurucu üyelerinden biri olmaktan onur duyduğum, gerçekten birlikte yürümekten gurur duyduğum yol arkadaşlarımın olduğu Anadolu Ebeler Derneği. Bu dernekle birlikte örgütlenmek, mesleğine sahip çıkmak mesleki örgütün içinde olmak son derece önemli” diye konuştu.