DÜNYA - 05 Ekim 2015 Pazartesi 19:45

Erdoğan: 'Mücadelemizin hedefi...'

A
A
A
Erdoğan: 'Mücadelemizin hedefi...'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ''Bu konuda bir hususun altını özellikle çizmek isterim. Türkiye’nin mücadelesi belli bir etnik gruba ya da kimliğe yönelik asla değildir. Mücadelemizin hedefi öncelikle Kürt vatandaşlarımızın hayatına kasteden eli kanlı terör örgütünün belini kırmaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk’la ortak basın toplantısı gerçekleştirdi. Erdoğan konuşmasında “Avrupa’nın kaderini ve geleceğiniz Türkiye’den ayrı düşünmek mümkün değildir” dedi.

Belçika’nın başkenti Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu’nun ardından Avrupa Konseyi’ne geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk’la bir araya geldi. Görüşmenin ardından Tusk ile basın toplantısı gerçekleştiren Erdoğan,“Bilhassa bölgesel sorunların arttığı bir dönemde bu ziyaret ayrı bir anlam taşıyor. AB ile diyalog ve istişarelerimizin derinleşmesini arzu ediyoruz. AB ile bu noktada aday ülke olarak etraflı görüş alışverişinde bulunmak ve bölgemiz için ortak politikalar geliştirmek her iki tarafın da faydasınadır. Avrupa’nın kaderini ve geleceğiniz Türkiye’den ayrı düşünmek mümkün değildir” diye konuştu.

AB’nin Türkiye açısından stratejik bir tercih olduğunu vurgulayan Erdoğan, “AB ile müzakere sürecimizin suni siyasi engellerden arındırılarak tekrar canlandırılması gerektiğini belirttim. Özellikle AB ile vize serbestisi diyaloğumuzun geliştirilmesine önem atfediyoruz. Bu konularda Sayın Tusk ile mutabıkız ve kendisinin konsey başkanı olarak göstereceği liderliğe güveniyoruz” sözlerini kullandı.

Mülteciler sorununun önemine dikkat çeken Erdoğan, “Türkiye olarak 4 yılı aşkın bir süredir Suriye’den ve Irak’tan kaçan mültecilere kapımızı açmak suretiyle onlara en üst düzeyde ilgi alakayı gösteren ülke biziz. Bunu hiçbir ayrım yapmadan gerçekleştirdik ve Türkiye’ye gelenleri de farklı ülkelere asla göndermedik. Bugün ülkemizde 2,5 milyona yakın şu anda göçmen var. Bunların 300 bini Irak’tan 2,2 milyonu da Suriye’den. Bunlar Müslüman’dır, Ezidi’dir, Hıristiyan’dır demedik, hepsini kabul ettik. Ve şu ana kadar yapmış olduğumuz harcama 7,8 milyar doları buldu ve bize tüm dünyadan gelen destek 417 milyon dolardır. Fakat biz şu ana kadar açık kapı politikasıyla kabul devam ettik. Şu ana kadar Avrupa’nın tamamındaki mülteci veya göçmen sayısı 250 bin kadar. Ve bizim yılbaşından şu ana kadar Akdeniz’den Ege’de sahil güvenlik botlarımızla topladığımız insan sayısı 60 bini buldu. Biz onları ölüme mahkum etmedik” ifadelerine yer verdi.

Türkiye’nin baştan beri uluslararası toplum adına bu yükü tek başına omuzladığını, insani ve vicdani duruşunu açıkça ortaya koyduğunu belirten Erdoğan, “Milletimiz yeri gelmiş evini sofrasını gönlünü ihtiyaç sahiplerine sonuna kadar açmıştır. Suriye krizinin sebep olduğu sığınmacı akınıyla son dönemde AB ülkelerinin de daha yoğun bir şekilde yüzleşmeye başladığını görüyoruz. Avrupalı dostlarımız bu konuda ortak bir tutum belirleme çabası içindeler. Türkiye olarak bu konuda her türlü işbirliğine açık olduğumuzu ifade ettim” dedi.

“MÜCADELEMİZİN HEDEFİ ELİ KANLI TERÖR ÖRGÜTÜNÜN BELİNİ KIRMAKTIR”

Tusk ile ülkemiz ve tüm bölgemiz için kritik önemi haiz olan terör konusunu da ele aldık diyen Erdoğan, “Türkiye gerek DAİŞ terör örgütü gerek PKK ve DHKP-C terör örgütleriyle karalı bir mücadele yürütüyor. Hem eli kanlı teröristlere karşı vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlamaya çalışıyor hem de özgürlük ve güvenlik dengesinin korunmasına azami hassasiyet gösteriyoruz. Bu konuda bir hususun altını özellikle çizmek isterim. Türkiye’nin mücadelesi belli bir etnik gruba ya da kimliğe yönelik asla değildir. Mücadelemizin hedefi öncelikle Kürt vatandaşlarımızın hayatına kasteden eli kanlı terör örgütünün belini kırmaktır” sözlerini vurguladı.

“2002’den bu yana attığımız adımlara bakıldığında demokratik adımlardan, özgürlüklerden ve elde ettiğimiz kazanımlardan asla geri dönülmeyecektir” ifadelerini kullanan Erdoğan, “Terör örgütüne müzayir çevrelerin kendi cürümlerini örtmek için bilhassa Avrupa’da sürdürdüğü kara propagandalara asla kulak asılmamalıdır. Terörle etkin mücadelenin anahtarı uluslararası işbirliği ve dayanışmanın arttırılmasıdır” şeklinde konuştu.

“MÜLTECİ SORUNUNU ENGELLEMEK İÇİN ATILMASI GEREKEN 3 ÖNEMLİ ADIM VAR”

Mülteci krizinin sebebinin Suriye’deki savaş ve devlet terörü estiren Esed rejimi olduğunu bir kez daha hatırlatan Erdoğan şunları söyledi; “Eğer mülteci sorununu engellemek istiyorsak atılması gereken 3 önemli adım var. Bunun bir tanesi eğit-donattır, ikincisi terörden arındırılmış bölge ilanıdır, üçüncüsü de uçuşa yasak bölgenin ilanıdır. Türkiye olarak işin içinde yaşayan bir ülke olarak bizim tespitlerimizdir. Bizim 911 kilometre Suriye sınırımız var, 350 kilometre Irak sınırımız var. Burada tehdit altında olan ülke biziz. Ve bütün bunlar karşısında da yine ülkemize gelen sığınmacılara mültecilere kapımızı kapatmadık.”

“PKK’NIN MEŞRUİYET KAZANMA ÇABALARINA FIRSAT VERİLMEMELİDİR”

“AB üyesi ülkeler PKK terör örgütünü terör örgütü olarak kabul ettiği halde bazı ülkelerin uygulamada maalesef bunu es geçmeleri bizleri üzmektedir” sözlerini kullanan Erdoğan, “Teröre karşı ortak mücadeleyi bir defa tereddütsüz sürdürmek durumundayız ve Türkiye bu hususta kararlıdır. Bu terör örgütünün Suriye’de DAİŞ’le savaş kisresi altında meşruiyet kazanma çabalarına fırsat verilmemelidir. Açık ve net konuşuyorum PYD, PKK gibi bir terör örgütüdür ve beraber çalışmaktadırlar. Bu noktada iyi terörist kötü terörist olamaz. DAİŞ de terör örgütüdür, PYD, PKK da terör örgütüdür. AB ülkelerinin de bu noktada aynı hassasiyeti göstereceğine inanıyorum” diyerek konuşmasını sonlandırdı. 

TUSK: “RUSYA’NIN TÜRKİYE’NİN HAVA SAHASINI İHLAL ETMESİ ENDİŞE VERİCİ”

Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında, “Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Rusya’nın Türkiye hava sahası ihlalleri konusunda benimle bazı bilgileri paylaştığının da altını çizmek isterim. Bu son derece endişe verici” dedi.

5 milyonu aşkın Türk’ün Avrupa sınırları içinde yaşadığını ve çalıştığını kaydeden Tusk, “Şirketlerimiz gümrük birliğinden faydalanarak birlikte iş yapıyorlar. Bu ilişkilerin pekiştirilmesini istiyor ve katılım müzakereleri sayesinde de daha ileri götürülmesini temenni ediyoruz” sözlerini kullandı.

Mülteci krizi dolayısıyla temasların daha yoğun olması konusunda kanaat getirdiklerini belirten Tusk, “ Ortak bir güçlük karşısındayız, mülteci ve göçmenler Türkiye üzerinden Avrupa’ya gelmeye çalışmaktalar. Tabi ki kuşkusuz Avrupa’nın sınırlarını daha iyi denetlemesi gerekiyor. Aynı şey, Türkiye’den de bekleriz. Bu konuya bir çözüm sağlamak üzere maddi yardım, sınırların yönetimi kaçakçılıkla mücadele, bütünleşme politikaları, vize politikaları konuşlarını da dikkate almış bulunmaktayız. AB Türkiye ile işbirliğine hazır ve bu nedenle Suriye’de tampon bölge konusuna da değinmiş bulunduk. Fakat Türkiye’nin de harekete geçmeye hazır olması gerekiyor” şeklinde konuştu.

“RUSYA’NIN TÜRKİYE’NİN HAVA SAHASINI İHLAL ETMESİ ENDİŞE VERİCİ”

Suriye’deki krizin en kısa zamanda bir çözüme kavuşturulmasını da ele aldıklarına dikkat çeken Tusk, “Burada, çözümün Rusya üzerinden Esed’i destekleyerek ve muhalif gruplara karşı cephe alarak çözülemeyeceği konusunda mutabakat sağladık. DAİŞ’e karşı mücadele vermek konusunda hemfikiriz. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya’nın Türkiye hava sahası ihlalleri konusunda benimle bazı bilgileri paylaştığının da altını çizmek isterim. Bu son derece endişe verici, kaygı verici bir durum” vurgusunu yaptı.
Tusk, son olarak Kıbrıs meselesinin çözümü konusunda işbirliğine ve desteğe her an hazır olduklarının altını çizdi. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Dirilere değil ölülere sesini duyurmak istedi Kahramanmaraş’ta bir vatandaş İsrail ve Çin mallarının boykot edilmesini dirilerden değil ölülerden istedi. Dirilerin kendisin dinlemediğini ifade eden vatandaş mezarlıktaki şehitlikte pankart açtı. Kahramanmaraş’a yaşayan Hacı Altun, sesinin duyulmadığını öne sürerek, hayattakilere değil de ölülere sesini duyurmak istedi. Şeyh Adil Mezarlığı Şehitliğinde pankart açan Altun, "Aylardan bu yana Kahramanmaraş’ta meydan meydan geziyoruz. Bir şeyler anlatmaya çalışıyoruz. ’Müminler ancak ve ancak kardeştir, kardeş kardeşe sahip çıkmak zorundadır.’ Elimizle yapamadığımızı dilimizle dilimizle yapamadığımızı kalbimizle. Bizim bir şekilde bu boykotu dile getirmemiz gerekiyor. Ama Biz gördük ki ülkemizde ve hala Kahramanmaraş’ta İsrail malları satılıyor. Bunun önüne geçemiyoruz. Doğu Türkistan’da ve Filistin’deki kardeşlerimiz, iftar sofralarında yiyecek ekmek bulamazken, biz süslü sofralarımızda İsrail mallarıyla, Çin malları ile iftar yapıyoruz" dedi. Altun,"Aylardan beri sürdürdüğümüz ve bunu boykot etmek için, bu defa da farkındalık olsun diye, mezarlıkta yapmaya karar verdik. Bu boykotumuza ses vermeyenleri, bu ülke için canını veren şehitlerimize şikayet etmeye geldik. Bu vatan için siz canınızı verdiniz, bu vatan için sizler kanınızı akıttınız. Bu vatan için mücadele eden Doğu Türkistanlı ve Filistin kardeşlerimize bu ülke ve 57 İslam ülkesinin insanları sahip çıkmadı. Bu durumu sizlere şikayet etmeye geldim. Mescid-i Aksa bizim mahrememizdir. Binlerce kutsalımızı Yahudiler, Amerika, öteki beriki ayaklar altında çiğnemekte. Bu çiğnemenin önünü alabilmek için, tekrar şehitlerimizin huzurunda sesleniyorum. Allah rızası için çim ve İsrail mallarını protesto edelim . Filistin’e ve Doğu Türkistan’a sahip çıkalım. Vatan için can verenler, Bu vatanı size emanet ederken vatana, Müslümanlara ve İslam’a sahip çıksın dediler. Ama sizler sahip çıkmamakta ısrar ediyorsunuz. Ben burada bu farkındalığı yaparken sizlere yürüyen ceset diyorum. Yürüyen ceset olmaktan kurtulmak için, boykota katılın ve İsrail’i protesto edelim. Ben iman ehlini Allah’a emanet ediyorum, göstermelik iman edenleri Allah’a havale ediyorum" ifadesini kullandı.
Kayseri Başkan Çolakbayrakdar Erkilet sakinleriyle buluştu Kocasinan Belediye Başkanı ve Başkan Adayı Ahmet Çolakbayrakdar, Kocasinan’ı hak ettiği şekilde daha ileri noktalara taşımak için yoğun gayret sarf ettiklerini belirterek, ‘Kocasinan’da yaşamak ayrıcalıklıdır’ dedirtene kadar projeleri ve yatırımları artırarak devam edeceklerini söyledi. Erkilet Mahallesi’nde düzenlenen programa Kocasinan Belediye Başkanı ve Başkan Adayı Ahmet Çolakbayrakdar, AK Parti Kocasinan İlçe Başkanı Selçuk Melekoğlu, MHP Kocasinan İlçe Başkanı Hacı Ali Doğan, AK Parti ve MHP yönetim kurulu üyeleri, muhtarlar, meclis üyeleri ile vatandaşlar katıldı. Programda konuşan Başkan Çolakbayrakdar, her mahalle için projeler geliştirdiklerini ve imkanlar ölçüsünde çözmeye çalıştıklarına dikkat çekerek, “Kocasinan Belediyesi olarak her alanda her bir noktada yaptığımız çalışmalarla hemşehrilerimizin güler yüzüyle karşılaşıyoruz. ‘Kocasinan’da yaşamak ayrıcalıklıdır’ dedirtene kadar yoğun çalışmaya devam edeceğiz. 9 yıldır Kocasinan’ın her bir mahallesine hizmet ediyoruz. 45 merkez ve 48 köyümüz olan ilçemizde her bir cadde ve sokakta izimiz var. Özellikle geçen ay açılışını yaptığımız Kayseri’mizde en büyük tesis olan 41.tesisimiz hayırlı uğurlu olsun. Ayrıca Tarman kültür Merkezi’ni de bu yıl tamamlayacağız. Sadece kütüphane hizmeti değil, içinde biyolojik göleti olan bir Kafe Sinan’ı da bölgeye kazandıracağız. Her geçen gün güzelleşen mahallemiz, gelişiyor ve her geçen gün yenileniyor. Kayseri’mize yakışan hizmetler yapıyoruz. Önümüzdeki dönemde de inşallah çok güzel hizmetlere imza atacağız. Buradan Hızır İlyas köşkü ve Erkilet Millet Bahçesi’nde bir seyir terası yapacağız. Herkesin gelmek istediği bir seyir terası olacak. Gerek şehir dışından gerek hemşehrilerimiz, bu bölgeye akın edecek. Orası şimdiden cazibe merkezi olma yolunda hızla ilerliyor. Gök Gözlem Evi olarak hizmet veren o bölgeye bir de uzay ve astronomi ile ilgili Astronomi Köyü Projesini hayata geçireceğiz. Gençlik Merkezi, Sinan Kütüphane ve birçok tesislerimizle gençlerimize doğru mekânları ve doğru hizmet alacakları kurgulamanın peşindeyiz. O yüzden yapacağımız mekânlar ailelerin uğrak mekânı haline gelecek. Yakın gelecekte Kocasinan, her türlü cazibe alanları ile insanların burada yaşamak için can atacakları cazibe merkezi olacak” ifadelerini kullandı. MHP Kocasinan İlçe Başkanı Hacı Ali Doğan ise Başkan Çolakbayrakdar’ın yaptığı projelerin takdire şayan olduğunu belirterek “ Yaptıkları yapacaklarının teminatıdır. Diğer Kocasinan adaylarının yapacakları projelerde yok. Kamyon arkası sözlerle vatandaşın karşısına çıkıyorlar ve aday oluyorlar. Dolayısıyla işi ehline teslim etmek lazım. Hep beraber, el ele gönül gönüle olmaktan ve birlikte hedefe varmaktan bir adım geri durmayacağız. 1 Nisan’da terör sevicileri değil, Vatanını, milletini, bayrağını, devletini ve gelecek nesilleri düşünen Belediye Başkanımız Ahmet Çolakbayrakdar, zafere imza atacak” diye konuştu. Bölge sakinleri ise hizmetlerle Erkilet’in çehresinin değiştiğini belirterek, yapılan hizmetlerden dolayı Başkan Çolakbayrakdar’a teşekkür etti.
Kayseri Büyükşehir’in Engelsiz Yaşam Merkezi, ‘ikinci yuva’ oldu Türkiye’nin alanında en kapsamlı engelsiz yaşam merkezlerinden biri olan Kayseri Büyükşehir Belediyesi Besime Özderici Engelsiz Yaşam Merkezi, özel ihtiyaçlı bireylerin eğitim ve tedavi ihtiyaçlarına cevap verirken, engelsiz bir gelecek için de hizmet veriyor. Öğrenciler her gün yeni şeyler öğrenirken, aileleri de bu merkezi ikinci yuvaları olarak gördüklerini söyledi. Büyükşehir Belediyesi ile hayırsever Özderici ailesi iş birliğinde Türkiye’nin en kapsamlı engelsiz yaşam merkezlerinden birisi olarak hayata geçirilen Besime Özderici Engelsiz Yaşam Merkezi, ‘Hizmette Engel Tanımıyoruz’ mottosuyla hizmetlerini sürdürüyor. Engelli bireylerin bağımsız, kendine tamamen ya da azami ölçüde yetebilen, üreten, ayakları üzerinde durabilen bireyler olmasını sağlamak amacıyla 4 bin metrekare kapalı alan içerisinde yapay mimari halinde kurulan merkezde, 344 öğrenci ücretsiz eğitim ve tedavi görüyor. Merkezin kapalı alanı içerisinde 3 blok, çok amaçlı konferans salonu, kütüphane, spor salonu, yüzme ve hidroterapi havuzu, duyu bütünleme odası, kafeterya, müzik, spor ve İngilizce atölyeleri bulunurken, açık alanda ise spor sahası, hobi bahçesi, sera, kum havuzu gibi öğrencilerin fiziksel ve zihinsel ihtiyaçlarını destekleyecek, sosyal yaşam becerilerini güçlendirecek yapılar yer alıyor. Merkezde bireysel ve grup eğitimleri verilirken, müzik, spor, İngilizce, mutfak atölyeleri de bulunuyor. Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde psikologlar çocukların öğrenmeye hazırlık sürecinde sosyal ve bilmekle alakalı destek olma, aile eğitimleri düzenleme, çocuğun okulu ile iş birliği kurma, çocuk ve aile arasındaki ilişkinin kuvvetlenmesi için çalışmalar yapıyor. Ayrıca ekip-biçmenin, ürün elde etme sürecinin, toprakla zaman geçirmenin bireysel olarak insanların stresini azalttığı, sosyalleşmelerine katkı sağladığı, doğal ortamda eğlenceli zaman geçirmelerine destek olduğu bilinmektedir. Ayrıca merkezde bulunan hobi bahçesi ve sera alanı ile öğrencilerin toprakla zaman geçirmeleri sağlanırken, öğrenciler sera bahçesinde tohum ekiyor, fizyoterapi seansında daha sağlam adımlar atıyor, engelsiz mutfakta tarifler öğreniyor ve yapılan etkinliklerle el becerilerini geliştiriyor. “Bu merkez, ikinci yuvamız” Özel öğrenciler, engelsiz bir gelecek için hizmet veren bu merkezde her gün yeni şeyler öğrenirken, öğrencilerin aileleri de merkezden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Bir öğrenci velisi, Besime Özderici Engelsiz Yaşam Merkezi’nin ikinci yuvaları olduğunu belirterek, “Bizim için ikinci bir evimizdir, burada çevremiz geniş, eğitmenlerimizle konuşmamız bizi rahatlatıyor, çocuklarımız arkadaşlarını görünce rahatlatıyor, personel güler yüzlü, burası bizim için ikinci ev, gösterebileceğimiz bir adres, ikinci yuvamız” diye konuştu.