GÜNDEM - 23 Haziran 2018 Cumartesi 07:46

Ne çabuk unuttuk?

A
A
A
Ne çabuk unuttuk?

İnsan refaha kolay alışıyor, geçmişi unutuveriyor. CHP’li yılların İstanbul’unda bir gün yaşayabilir miyiz acaba?

Eski yazarlar İstanbul’un üç düşmanı var derlerdi: Yangınlar, zelzeleler ve Belediye başkanları…

Yangın ve zelzeleyi kim ister ki beklenmeden gelir ve elinizi ayağınızı bağlar. Ama siyasileri siz seçersiniz, bilerek, isteyerek ve çok şey umarak.
İstanbul 80 evveli CHP’li Ahmet İsvan ve Aytekin Kotil devrinde tarihinin en karanlık günlerini yaşar.
Çöpler alınmaz, sular akmaz, otobüsler gelmez, trafik bugünkünden daha perişan. Düşünün Eminönü’nden kalkan bir otobüs ya halin önündeki seyyarlara saplanır ya da Sirkeci’nin ara sokaklarındaki nakliye ambarlarına.

Musluklardan tısss sesi gelir, çocuklar yıkanamaz, mektebe gidip de bitlenmeyen talebe olmaz.
Türkiye’nin otobüs imalatında sıçrama yaptığı yıllarda, sosyalist dayanışması adına Macaristan’dan adı duyulmadık otobüsler alınır. Bu 495 Ikarus’a verilen para ile üç fabrika kurulabilir oysa. Avrupa standartlarında olmayan ucubeler şoförlerimizi yormaktan başka işe yaramaz. CHP’li belediye gümrük kanunlarını da deler arabaları trafiğe plakasız çıkararak bir ilke imza atar.
Niye?

Ne çabuk unuttuk?

Paramız yok da ondan.
Hâlbuki işleri afişe çıkıp bildiri dağıtmak olan sendikalı militanlar memurların dört katı maaş almaktadırlar.
81-84 arasındaki İsmail Hakkı Akansel, Ecmel Kutay ve Abdullah Tırtıl paşalar şehre nispeten nefes aldırırlar. Ardından gelen ANAP’lı Bedrettin Dalan, Özal’ın desteği ile Haliç’e ve Kazlıçeşme’ye dalar. Tarlabaşı Bulvarı ile Taksim girilmez olmaktan çıkar. Ardından gelen Nurettin Sözen klasik bir CHP’lidir. Yatırımdan korkar. Hâlbuki İstanbul’un bekleyecek hâli yoktur şehir çekilmez hâle gelir onun zamanında. Vatandaşa su sunamayan İSKİ, yolsuzluğun merkezi olur ve Ergun Göknel krizi patlar.
Sözen yüz binlerce hemşehrisini İstanbul’a getirip işe yerleştirir ama çalıştıramaz, semt çöplükleri varil bombası gibi patlar, uçuşan gecekondular, ölüler yaralılar.
Bu günlerde siyaset hızlı herkes konuşuyor, yok canım deyip geçiyorlar. Dilerseniz biz fotoğraflara dönelim, onların inkârı mümkün değil zira…

Ne çabuk unuttuk?

SU TANKERLERİ PARA BASAR
CHP’li yıllarda para getiren işlerden biri de tankere su doldurup satmaktır vatandaşa. Derelerden kuyulardan çekilen sular kullanılmak üzere satılır ama insanlar susuzdur, içer ve iş alırlar başlarına. Zaman zaman kolera ve dizanteri salgınları şehri sarar.

Ne çabuk unuttuk?

BALIKLAR ÇIKTIĞI DENİZE
Balık halinde kolpo bir düzen vardır, balıkları suya döker fiyatların düşmesine mâni olurlar. İnsafsızca tut ve dök. Denizlerimizde niye balık kalmadı diyenler bu resme baksınlar.

UCUZLAMASIN DİYE SUYA
Yer Eminönü. İstanbul halinin önünde deniz serapa zerzevat. O yıllarda kabzımallar fiyat dengesini suya dökerek ayarlar. Diyelim fazla patlıcan geldi deviriverirler denize, malı ucuz yedirmezler halka. Peki belediye. Öyle bir kurumu unutalı çok olmuştur, hem rüşvet diye bir şey var di mi ama!

Ne çabuk unuttuk?

KAZLIÇEŞME ZEHİR KUSAR
İstanbul’un tabakhaneleri Kazlıçeşme’ye çöreklenmişlerdir, kimyevi işlemlerden dolayı Marmara sahilleri zırnıkla çalkalanır âdeta. Yetmez gibi çöp kamyonları da yüklerini buraya bo-şaltır, martıların iştahına sunarlar. Zaman zaman kedi büyüklüğündeki fareler Zeytinburnu’nu basar. Efendim tabakhaneler kaldırılsa, deniz arındırılsa, burası büyük bir park olsa. “Yaa git hayal kurma” derler adama.  

Türkiye Gazetesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Hamza Dağ: “Bıkmadan, usanmadan heyecanımı tüm İzmir’le paylaşacağım” Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, “‘Gelin projelerle tartışalım’ dedik. Onlar anlamıyorlar, başka işlerle uğraşıyorlar. Ancak ben bıkmadan, usanmadan, sokak sokak, meydan meydan projelerimi anlatmaya, heyecanımı tüm İzmir’le paylaşmaya devam edeceğim” dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, Selçuk’ta düzenlenen mitinge katıldı. Dağ’a binlerce hemşehrisinin yanı sıra, AK Parti İzmir milletvekilleri Şebnem Bursalı ve Mehmet Muharrem Kasapoğlu, MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, Cumhur İttifakı Selçuk Belediye Başkan Adayı Dahi Zeynel Bakıcı, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, AK Parti Selçuk İlçe Başkanı Hakan Bayraklı ve MHP Selçuk İlçe Başkanı Nuri Yılmaz da eşlik etti. “İzmir kararını vermiştir” Hamza Dağ, 2 ayı aşkın süredir İzmir’in her yerinde hemşeriyle kucaklaştığını belirterek, “Ben, İzmir’imizde artık şunu net bir şekilde görüyorum. 31 Mart için İzmir kararını vermiştir. Bugün de görüyorum ki Selçuk kararını vermiş. Hemşehrim İzmir’in, Selçuk’un her sokağına hizmet istiyor, proje istiyor. İnşallah biz bu hizmetleri de projeleri de şehrimize kazandıracağız” ifadeleri kullandı. “Tek gündemimiz İzmir” Bugüne kadar hiç kimseyi ötekileştirmediğini vurgulayan Dağ, “Bundan sonra da ötekileştirmeyeceğiz. Hiç kimse bizim nezdimizde ayrımcılığa maruz kalmamıştır, kalmayacaktır. Kimse bildiği işin dışında başka bir iş yapmak zorunda kalmayacaktır. Belediye başkanına ne için oy verilir? ‘Eser üretsin, hizmet getirsin, yatırım yapsın, sorunları çözsün.’ Evet; bizim tek gündemimiz İzmir, mesaimizin tamamı bin 294 mahallemiz her sokağında, hanesinde geçecek. İzmir’de istişareyi, ortak aklı merkeze alacağız. İzmir’de tüm projelerimi beraber hazırladık, beraber hayata geçireceğiz. Sorunlara anlık değil sürdürülebilir çözümler üreteceğiz” diye konuştu. “Bıkmadan, usanmadan heyecanımı tüm İzmir’le paylaşacağım” Seçim çalışması süresince 4 önemli lansman yaptığını vurgulayan, Selçuk için yapacaklarına da değindi. Hamza Dağ, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Gelin projelerle tartışalım’ dedik. Onlar anlamıyorlar, başka işlerle uğraşıyorlar. Ancak ben bıkmadan, usanmadan, sokak sokak, meydan meydan projelerim anlatmaya, heyecanımı tüm İzmir’le paylaşmaya devam edeceğim. İzmir’in, Selçuk’un tarihi dokusunu, kültürel mirasını, asırlara sari olan medeniyet birikimini koruyacağız. Selçuk tarımıyla, turizmiyle bereketli ilçelerimizdendir. Bizler de oluşturacağımız eser ve hizmet ekosistemiyle destek olarak parlayan bir yıldız olmasını sağlayacağız.” Miting, Selçuk Belediye meclis üyesi adaylarının tanıtımıyla sona erdi.
Edirne Edirne’de gastronomi yolculuğu başladı Edirne Valiliği, gastronomi turizminin gelişimine katkı sağlamak amacıyla Osmanlı Saray Mutfağı lezzetlerini kitaplaştırılarak gelecek nesillere aktarılacak. Edirne Valiliği tarafından “Topraktan Tabağa Edirne Yöresel Yemekleri Kitabı” tanıtımı iftar programı düzenlendi. Edirne’de valilik öncülüğünde önemli bir projeye imza atıldı. Proje çerçevesinde "Topraktan Tabağa Edirne Yöresel Yemekleri" kitabı oluşturulacak. İftariyelikler, ara sıcaklar, çorbalar, ana yemek, tatlı ve içecekler geçmiş lezzetlere göre sunumla hazırlandı. Tabaklar süslendi, masalar hazırlandı. Ezanın okunmasının ardından oruçlar açıldı. Yemeğin ardından ise duaya geçildi. Devecihan Kültür Merkezi’nde düzenlenen iftar menüsünde geçmişten günümüze gelen lezzetler arasında yer alan bademli terbiyeli tavuk çorbası, ballı gemici böreği, taş kebabı- sarımsaklı pilav, zerde ve ayva şerbeti yer aldı. Geçmişten günümüze gelen ve unutulmaya yüz tutmuş Rumeli, Balkanlar ve Osmanlı Saray Mutfağında yer alan lezzetlerin gelecek kuşaklara aktarılması ve tanıtılması için önemli bir proje çalışmasına imza atıldı. Proje çerçevesinde 87 farklı çeşidin yer alacağı bir kitap oluşturulacak. Edirne’nin kadim ve Osmanlı’ya başkentlik yapmış sultanlar şehri olduğunu söyleyen Vali Yunus Sezer, aynı zamanda balkanlardan gelen insanların yerleştiği ve kendi kültürlerini yaşattığı da bir şehir olduğuna değindi. "Hem Balkan hem de Osmanlı saray mutfağı lezzetleri yaşatılacak" Hem Balkan hem de Osmanlı saray mutfağının yaşatıldığı Edirne’de çok anlamlı bir ilke imza atıldığını söyleyen Vali Yunus Sezer, "Gelecek nesiller Edirne mutfağında neler var diye baktığı zaman ellerinde bir kitap ve kaynak olacak. Bizim somut varlıklarımızın yanı sıra kültürel zenginliklerimiz de çok önemli. Çok büyük emek var. Hem Rumeli hem de saray mutfağına ait 87 çeşit farklı lezzet var. Bunların bir kitapta buluşması çok önemli. Şeflerimiz kendi illeri için farklı bir şey yapmak istiyorlar. Yaklaşık 1 buçuk aydır çalışmalar devam ediyor" dedi. Gastronomi anlamında çok önemli faaliyetler yürütmüş parmakla gösterilen iller olduğunu söyleyen Vali Sezer, "Biz büyük bir hazine üzerinde duruyoruz. Ama kendimizi anlatmakta zorluk çekiyoruz. Bizim bir tava ciğerimiz, bir de ciğer sarmamız var. Dışarıdan insanlara sorduğumuzda neyimiz var diye ’Bir gelip ciğerinizi yeriz’ diyorlar. Bu güzel bir şey aslında. Ama bunun yanına ne koyabiliriz? Bunun üzerinde çalışıp Rumeli Saray ve Osmanlı mutfağını günümüzle uyarlayıp nasıl yaşatabiliriz bunun peşindeyiz" şeklinde konuştu. "Edirne’nin parlayan yıldız olmasını istiyoruz" Edirne’nin her konuda balkanların ve Türkiye’nin parlayan bir yıldızı olmasını istediklerini belirten Vali Sezer, "Bunu da sanayide, ticarette, turizmde, gastronomide eğitimde aktivitelerle birlikte başarmamız lazım. İçinde saray ve Rumeli mutfağının da olduğu birkaç yemeği ve menüyü tava ciğerin yanına ekleyebilirsek zenginleştirebiliriz" ifadelerine yer verdi. Festivallerin yanı sıra marka aday olabilecek lezzetleri de sunabilecekleri bir yerin olmasının çok önem taşıdığını belirten Vali Sezer, "Bunu başarırsak herkes restoranında alternatif bir ürün sunmak isteyecek. Bunu da hazırlanan projelerle hayata geçireceğiz. Valilik olarak bunu yapıp özel sektöre devrederiz. Buna biz öncü oluruz" diye konuştu. "3 hedefe inşallah hep birlikte ulaşacağız" Önlerinde 3 hedef olduğunu ve buna şeflerle birlikte ulaşacaklarını belirten Vali Sezer, birincisinin bu kitabı hazırlamak ve basıp yayınlamak, ikincisinin gastronomi festivalleri düzenlemek üçüncüsünün de bu markalaştırılan yemeklerin daimi sunulacağı tarihi bir yer yapmak olduğunu ifade etti. "Edirne gastronomide de büyük zenginliğine sahip" Edirne’nin tarihi ve kültürel mirasının yanı sıra gastronomi anlamında da büyük zenginliğe sahip olduğunu söyleyen İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk, düzenlenen iftarda saray, Rumeli ve Balkan mutfağından lezzetlerin yer aldığı bir menü hazırladıklarını aktardı. İftar programına, Vali Sezer ve eşi Canan Sezer, Vali Yardımcıları Erdoğan Beypınar ve Eyyüp Batuhan Ciğerci ile eşleri, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk, şefler, gastronomi yazarları ve basın mensupları katıldı. Devecihan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen iftar programı toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.