GÜNDEM - 15 Kasım 2018 Perşembe 00:17

Özal ailesinin köşkü satılığa çıkarıldı

A
A
A
Özal ailesinin köşkü satılığa çıkarıldı

Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın eşi Semra Özal’ın yaklaşık 23 yıl yaşadığı köşk satılığa çıkarıldı.

Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın eşi Semra Özal, eşinin ölümünden 1 yıl sonra taşındığı ve 23 yıl yaşadığı Sarıyer Büyükdere Mahallesindeki köşk satılığa çıkardı. İstanbul Boğazı’na yaklaşık 100 metre mesafedeki 1 dönüm arazi üzerinde bulunan 4 katlı 12 odalı köşke 20 milyon TL bedel belirlendi. Semra Özal’ın bir süre önce köşkü boşaltarak oğlu Efe Özal’ın evine taşındığı öğrenildi. Köşkün satış danışmanlığını yapan Gayrimenkul Danışmanı Evrim Kırmızıtaş Başaran, köşkün satışıyla ilgili İhlas Haber Ajansı (İHA) açıklamalarda bulundu.

“YAKLAŞIK 2-3 YILDIR BOŞ KALDIĞINDAN DOLAYI SATIŞA GETİRME KARARI ALDILAR” 

Köşkün satışıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Gayrimenkul Danışmanı Evrim Kırmızıtaş Başaran, “Ödüllerle dolu yıllar içerisinde özel ailelerin özel mülklerini satışa getirme konusunda bizzat tecrübeliyim. Daha önceden Demet Akalın’ın villasını satışa getirmiştim. Daha sonra Ajda Pekkan’ın amcasının villasını 20 günde satışa getirmiştim. Şimdi ise 8. Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ın ve değerli ailesinin Sarıyer Büyükdere Caddesindeki villasının satışıyla ilgileniyorum. Burası beni çok heyecanlandırdı. Nedenine gelince çok fazla ilgiyle karşılaştım. Bu beni çok etkiledi. Duygusal olarak da etkiledi. Rahmetli Turgut Özal vefatından 7-8 ay sonra aile oraya taşınıyor. Semra hanım ve ailesiyle birlikte. Orada çok güzel anılar biriktiriyorlar ve yaklaşık 23-24 yıl orada kalıyorlar o villada. Sarıyer halkı biliyorlar ki Semra hanım yıllardır orada oturuyor. Hatta mahalle orasıyla özdeşleşiyor. Yaklaşık 2-3 yıldır da boş kaldığından dolayı satışa getirme kararı alıyorlar” dedi.

“KÖŞKÜN ASMA KATINDA TURGUT BEY’İN KÜTÜPHANESİ MEVCUT” 

Evin detaylarını anlatan Başaran, “Villamız Büyükdere Caddesi’nde yürüme mesafesinde, yaklaşık 3 dakikalık bir mesafede. Açık yüzme havuzlu, yaklaşık 1 dönüm arsa içerisinde çok güzel bir bahçesi var. 900 metre kapalı alanlı, 4 katlı ve katların bir tanesi çok güzel dekor edilmiş. Asma katında Turgut Bey’in kütüphanesi mevcut. Resimleri, yazıları, çok özel resimlerle ve anılarla dolu. Son 2-3 yıldır evde yaşayan kimse yok. Semra hanım şu anda 83 yaşında ve oradan taşınmayı uygun bulmuş. Her ne kadar içerisinde asansörde olsa çok büyük evi yönetmek kolay olmuyor.24 saat polis korumasının olduğu özel bölmeler, açık otoparkı, çok güzel yaşanabilir hale getirmişler. İçerisinde özel mermerleri kapıları yapılmış. O zamanki yılların abartıdan uzak, sade ve şık, bir o kadarda güzel. En güzeli orada yaşanmışlık olmasıdır” diye konuştu.

“BİZ AİLEYİ ÇOK SEVDİĞİMİZ İÇİN ORADA OTURMAK BİZİM İÇİN AYRICALIKTIR” 

Satışa çıktıktan sonra yoğun ilgi gördüğünü dile getiren Evrim Kırmızıtaş Başaran, “Orasının satış haberini basında patladığı zaman ilk New York’tan telefon geldi. Ben çok şaşırdım, uzun yıllar yaşamış Türk aile beni aradı. Keşke kuş olup uçsam ben onları çok severim birkaç ay sonrasında Türkiye’ye geleceğim ve satılmamış olursa ben talibim, bu konuda opsiyonluyorum dedi. Ne kadar güzel harika, böyle bir sevgi seliyle karşılaşmak çok güzeldi. Bu bizim için çok anlam yüklü, orada olmayı çok isteriz dediler. Şanlıurfa’dan bir aile bir an önce görmek istiyorum. İlk uçakla geleceğim dediler. İlk reaksiyonlarda hep hiç görmemize bile gerek yok, bu detaylar çok önemli değil. Biz aileyi çok sevdiğimiz için orada oturmak bizim için ayrıcalıktır düşüncesi beni çok mutlu etti” diye konuştu.

"ANLAŞILAN O Kİ KÖŞKÜN SATIŞI UZUN SÜRMEYECEK” 

Aradan yılların geçmesine rağmen sevgi ve saygının olmasından memnuniyet duyduklarını dile getiren Gayrimenkul danışmanı Başaran, “Aradan zaman geçmiş olmasına rağmen, böyle sevgi ve saygıyla anılması benim için özel bir durumdu. Anlaşılan o ki bu köşkün satışı çok uzun sermeyecek. O köşkün satıldığı ve rahmetli Turgut Özal’ın ailesine ait köşk satıldı diye olacak. Şu anda piyasada olması gereken rakam koşullarında, bizzat ben ilgilendim. Doların hareketliliğinden dolayı cazip hale getirdik. Aynı ülkede yaşıyoruz ve gündemi birlikte yaşıyoruz” şeklinde konuştu. 

İsmail Bulut 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Esenyurt’ta parklar yenileniyor Esenyurt’ta parklar ve bahçeler bahara hazırlanıyor. Çocukların eğlenceli vakit geçirdiği oyun gruplarında yenileme ve bakım çalışması yapan belediye ekipleri, kamelya ve oturma alanlarında ise tadilat ile boyama işlemi gerçekleştirerek parkları bakımlı ve temiz bir görünüme kavuşturdu. Esenyurt Belediyesinin ilçe genelinde bulunan parklarda başlattığı tamir ve bakım çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. İlçeye kazandırılan parkların yanı sıra mevcut parklarda da çalışmalarını sürdüren ekipler bu alanları yenilenmiş, temiz ve modern bir görünüme kavuşturuyor. Kamelyalar, oturma alanları ile oyun gruplarında tadilat, onarım ve boyama gibi işlemler yapan belediye ekipleri, spor aletlerinde ise yenileme çalışmaları yaptı. Amaçlarının Esenyurtluların güvenli ve konforlu alanlarda keyifli vakit geçirmelerini sağlamak olduğunu belirten ekipler, çalışmaların hız kesmeden devam edeceğini söyledi. "Parkların tamamı yenilenecek" Esenyurt Belediyesi bünyesinde peyzaj mimarı olarak görev yapan Deniz Karakoç, parkların konforlu ve yenilenmiş halinin tüm Esenyurtlulara hayırlı olmasını temenni ederek şunları söyledi: “Parklarımızdaki eski ve yıpranmış oyun grupları ile oturma alanlarında yenileme, bakım ve onarım çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Amacımız Esenyurtlu çocukların keyifli ve kaliteli vakit geçirmelerini sağlamak. Çalışmalarımız tüm parklar yenilenene kadar devam edecek. Yine bu çalışmalara ek olarak dönem boyunca ahşap tamiratları ve oyun gruplarının bakım ve onarım çalışmalarını sürdüreceğiz.”
Erzurum Prof. Dr. Nimet Yıldırım Cundişapur Sempozyumu’nda Prof. Dr. Nimet Yıldırım, İran’da düzenlenen 4. Uluslararası Cundişapur Sempozyumu’nda ülkemizi temsil etti. Atatürk Üniversitesi Fars Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nimet Yıldırım bilimsel kurulunda da yer aldığı İran Dezful/Teknik Üniversitesi’nde gerçekleştirilen 4. Uluslararası Cundişapur Sempozyumu’na katıldı. Farsça Dilbilgisi, İslam Öncesi İran Edebiyatı, İslam Sonrası İran Edebiyatı, İran Mitolojisi, Çağdaş İran Edebiyatı ve İran Tarihi konulu yayınlanmış ve yayına hazırlanan çalışmaları bulunan Prof. Dr. Nimet Yıldırım, “Tahran, İran Ferhengistan’ı ile Radyo Tv. 4. KANAL’ın bir dizi Nevruz kültürel etkinlikleri dolayısıyla Fars Dili ve Edebiyatı konulu çalışmalarımın tanıtımı ve takdiri için Tahran’dayım. Ülkem, şehrim ve Atatürk Üniversitem adına.” şeklinde konuştu. Dünyanın ilk üniversitesi olarak kabul edilen Cundişapur üniversitesinin tanıtımının yapıldığı programa Prof. Dr. Nimet Yıldırım’ın yanı sıra Türkiye’den Ali Polat ve İran’dan ise Eski İran Çivi yazısı son okuyucularından Abdulmecid Arfaî, Şahname araştırmacısı Prof. Dr. Mir Celalüddin Kezzazi, Dr. Abdulmehdi Mustekin’in de katıldığı program tarihi Dezful şehir gezisi ile son buldu. Prof. Dr. Nimet Yıldırım daha önce İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı tarafından "Yılın Kitabı Ödülü" , Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından davet edilerek takdirle; İran Bilim Araştırma Ve Teknoloji Bakanlığı tarafından “Firdevsi Nişanı” ve Azerbaycan Kültür Bakanlığı tarafından "Nizami Madalyası" ile ödüllendirilmişti.
Sivas Mesken tuttukları köye bu yıl da geldiler Sivas’ın Hafik ilçesine bağlı Göydün köyü, her yıl olduğu gibi bu yıl da misafirlerini kabul etti. Köye gelen leylekler yuvalarında ve arazide görüldü. Sivas’ın Hafik İlçesine bağlı Göydün köyü, baharın müjdeleyicisi olan leyleklerine kavuştu. Her yıl birçok leyleğin geldiği köy, ‘Leylekli köy’ olarak da anılmaya başlandı. Bu yıl hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle leylekler erkenden köye geldi. Her yıl Nisan ayı içerisinde gelen leylekler, bu yıl Mart ayı içerisinde geldi. Köy sakini olarak anılan kimi leylekler yuvalarında görülürken kimileri ise arazide objektiflere yansıdı. Leylekler erken geldi Leyleklerin gelişinin kendilerini mutlu ettiğini belirten köy sakini Cemal Akalan, “Burası sulak bir arazı olduğu için kuş türleri çok geliyor. Leylekler de her sene bahar aylarında geliyorlar. Bu sene kış biraz hafif geçtiği için bahar erken geldi, leylekler de o yüzden erken geldiler. Yıllık 30-40 arası leylek geliyor. Şu anda 8-10 arası leylek var, yeni yeni gelmeye başladılar” dedi. Göydün köyüne gelen traktör tamircisi Halil Düzardıç ise, “Şu an Hafik’e bağlı Göydün köyündeyiz. Ben 27 senedir sanayideyim. Servis olduğumuz için köy köy gezeriz. Buraya da her sene 20-30 sefer gelirim. Bu leylekler her sene buraya gelir. Yerlerini buraya belirlemişler bu arkadaşlar. Sanırım arazi şartlarından dolayı burayı benimsemişler. Göydün köyü leylekli köy oldu” ifadelerine yer verdi.