SAĞLIK - 01 Aralık 2016 Perşembe 14:52

Prof. Dr. Fehmi Tabak: ''HIV hastalığı kronik hastalık seviyesine ulaşmıştır'

A
A
A
Prof. Dr. Fehmi Tabak: ''HIV hastalığı kronik hastalık seviyesine ulaşmıştır'

Prof. Dr. Fehmi Tabak, ''Bugün HIV tedavisinde kişi 1 ya da 2 tablet alarak kaliteli ve yan etki olmadan yaşayabilmektedir. Yaşam süresi olarak, 20 yaşındaki bir kişi için artı 50 olarak değerlendirebilir. HIV hastalığı, başlangıçtaki öldürücü bir noktadan bugün kronik hastalık seviyesine ulaşmıştır'' dedi.

1 Aralık Dünya AIDS Günü nedeni ile HIV Enfeksiyon Derneği tarafından farkındalık amacıyla basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya Prof. Dr. Fehmi Tabak, Doç. Dr. Hayat Kumbasar Karaosmanoğlu, Uz. Dr. Fatma Sargın katıldı. Toplantıda HIV/AIDS konusunda güncel tedaviler, dünya ve Türkiye’deki genel durum, hastaların yaşadığı toplumsal sorunlar ve neler yapılması gerektiği anlatıldı.

HIV hastalığında geçmişten günümüzde kadar gelinen tedavi noktasını değerlendiren Prof. Dr. Tabak, ''1980'li yıllarda ortaya çıktığı zaman herhangi bir tedavi yoktu. O zamanlarda hastalığı alan kişilerde beklenen yaşam süresi yaklaşık 12 yıl gibiydi. 1985'de ilaç bulundu. 1996 yılında modern tedaviler başladı. Bugün tedavide kişi 1 ya da 2 tablet alarak kaliteli ve yan etki olmadan yaşayabilmektedir. Yaşam süresi olarak, 20 yaşındaki bir kişi için artı 50 olarak değerlendirebilir. Hastalık başlangıçtaki öldürücü bir noktadan bugün kronik hastalık seviyesine ulaşmıştır'' dedi.

''Kişinin bu virüsü taşıdığına dair belirti bulgu olmayabilir''

HIV enfeksiyonu dediğimiz hastalık bir virüstür diyen Prof. Dr. Fehmi Tabak, ''Bağışıklık sistemini yetersizliğe götüren bir virüsün yol açtığı tablo. HIV enfeksiyonu ile AİDS birbirine karıştırılıyor. HIV enfeksiyonun bir hasta virüsü aldığı zaman 2-3 hafta içinde grip benzeri bir durum geçirebilir ya da bu durumu geçirmeden latent dediğimiz hiçbir belirti ve bulgunun olmadığı döneme erişebilir. Bu dönem 5-10 yıl kadar sessiz olarak gidebilir. Kişinin bu virüsü taşıdığına dair belirti bulgu olmayabilir. Tesadüfen yapılan bir test sonucu kendini ortaya çıkarabilir. Hasta ileri evrelere geldiği zaman ve bağışıklık yetersizliği oluştuğu dönemde fırsatçı enfeksiyonlar ve kanserler gelişir. Hasta bu durumda bir kliniğe başvurabilir. Ülkemizde 13 bin civarında kayıtlı hasta tedavi altında. Bunların dışında muhtemelen hastalığını bilmeden yaşan kişilerde söz konusudur'' şeklinde konuştu.

''5-10 yıl içinde aşı söz konusu olabilecek''

HIV için maalesef elimizde kullanabileceğimiz aşı söz konusu olmadığı bilgisini veren Prof. Dr. Tabak, ''5-10 yıl içinde aşı söz konusu olabilecek. Burada önemli olan mevcut tedavilerin baskılayıcı tedavi olması, kaliteli yaşam sunmaları ve neredeyse ömür süresini sağlıklı kişiyle benzer şekilde uzatmasıdır. Bu tedaviler kür sağlayacak, tamamen virüsü ortadan kaldırabilecek aşı ve diğer yöntemlerle beraber köprü rolü oynayacaktır'' diye konuştu.

''Negatifsen kendini koru, pozitifsen çevreni koru''

Bu hastalıkta en önem durumun farkındalık olmasına vurgu yapan Prof. Dr. Tabak, ''Tedavisi olan hastalıktır. Öldürücü bir hastalık değildir. Basit ve her tarafta yapılabilen test ile tespit edilmesi ve hemen tedavi ye başlanması önemli. Tedavileri alan kimselerde bulaştırıcı özellik kayboluyor. Slogan olara söyle söyleyebilirim: Negatifsen kendini koru, pozitifsen çevreni koru'' açılamasında bulundu.
''2010 ile 2015 yılını karşılaştırdığımızda yaklaşık yüzde 270'lik bir artıştan bahsetmek mümkün''
HIV hastalığının ülkemizde artışı hakkında bilgi veren Uz. Dr. Fatma Sargın, ''Ülkemizin bulunduğu coğrafya itibariyle doğuya baktığımızda Doğu Avrupa ve Asya, kuzeye baktığımızda Kuzey Afrika'da, batıya baktığımızda Avrupa'da genel olarak HIV enfeksiyonlarında 2010-2015 yılı yeni enfeksiyonlarında artışın devam ettiğini görüyoruz ki dünyanın diğer bölümünde azalma söz konusu iken. Tam bu coğrafyanın ortasında bulunan ülkemizde ise, komşularımıza göre artış oranları belirgin şekilde daha yüksek. 2010 ile 2015 yılını karşılaştırdığımızda yaklaşık yüzde 270'lik bir artıştan bahsetmek mümkün. Bu azaltmak için Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı'nın (UNAIDS) önerileri var. HIV enfeksiyonunun farkında olmak çok önemli. Ulaşılabilir testlerin var olması ve test yaptırmak çok önemli, kondom kullanımı önemli, HIV pozitif bireylerinin kendilerinin farkında olup tedaviye erişmeleri ve tedavileri düzenli olarak kullanmaları çok önemli, gençlerin aktif cinsel yaşama başlamadan önce HIV konusunda farkındalıklarının arttırılması ve bu konuda korunmak için gerekli donanıma sahip olmalarının sağlanması UNAIDS'in önerileri arasında'' dedi.
UNAIDS'in belirgin artış sebebiyle ülkemizi mercek altına almış durumda olduğunu söyleyen Dr. Sargın, ''Bu konuda belirli saptamaları ve önerileri var. Türkiye'de HIV/AIDS çok hızlı artış göstermesine rağmen görülme sıklığı az olması sebebiyle göz ardı ediliyor. Halk tarafından ciddiye alınıyor olmasına rağmen gerekli önlemler yinede uygulanmıyor şeklinde gözlemleri var. Benim şahsi saptamam, genel olarak farkındalığın arttırılması. HIV ile ilgili farkındalık sağlık çalışanları arasında bile düşük düzeyde. Halk arasında farkındalığın düşük olduğunu söylemek mümkün. Farkındalık için anonim testlerin olması ve test sonrası bir takım danışmanlık hizmeti verecek bölümlerin oluşturulması ve STK'ların yaygınlaştırılması gerekir. ifadelerini kullandı.

HIV demek, insan bağışıklığı yetmezliği virüsü demektir. İnsanın bağışıklık sisteminde yetersizliğe yol açan bir sendrom ama tedaviler ile ölümcül hastalık olmaktan çıkıp kronik yönetilebilir bir hastalık olarak görülebildiğini ifade eden Doç. Dr. Hayat Kumbasar Karaosmanoğlu, ''Bu hastalığın toplumda bilinç düzeyi düşük olduğu için, farkındalık olmadığı için, toplum hastalığı bilmediği için çok önemli psikolojik ve sosyolojik problemler yaşıyorlar. Toplumdan dışlanmak ve ayrımcılık bu konuda en önemli problem.Toplum, hastalığın belli risk grubunda olabileceğini düşünüyor. Bu konuda eğitim eksikliği var. Bu nedenle hastalar aslında hastalıklarını değil, düştükleri durumu ve aykırı gözle bakılacağını düşünerek ciddi problemler yaşıyor. Örneğin: okuldan atılan çocuklar, bizim pek çok hastamız var ve bu hastalık duyulduğu anda, hiç ilgisi olmadığı halde işlerinden atılanlar var'' şeklinde konuştu.

Bulaşma ve korunma yolları

Hastalığın temel bulaşma yolu korunmasız cinsel temas olduğunu açıklayan Doç Dr. Karaosmanoğlu, ''Bunun dışında kan ve kan ürünleriyle, anneden bebeğe gebelik döneminde ve emzirme yoluyla bulaşabilir. Korumasız cinsel temas yanlış anlaşıyor çünkü tek eşliliğin tek çözüm olduğu düşünülüyor. Aslında tek eşlilik demek örneğin; Kadın hastalarımızın yüzde 90'ı tek eşli ev hanımları. Siz tek eşli olabilirsiniz ama karşınızdaki kişinin tek eşli olduğunu bilemezsiniz. Hastalık hakkında bilgi sahibi olmak ve kendinizi korumak çok önemli'' dedi. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Fatih Çintimar: "Bu önemli şampiyona ile Türkiye’nin dünyaya tanıtımını yapacağız" Türkiye Atletizm Federasyonu (TAF) Başkanı Fatih Çintimar, 21 Nisan Pazar günü Antalya’da yapılacak Dünya Yürüyüş Şampiyonası öncesi medya mensuplarına bilgiler verdi. Fatih Cintimar, "Bu önemli şampiyona ile Türkiye’nin dünyaya tanıtımını yapacağız" dedi. Dünya Yürüyüş Şampiyonası, 21 Nisan 2024 tarihinde 52 ülkeden 431 sporcunun katılımıyla Antalya’da gerçekleştirilecek. Şampiyonanın düzenleneceği EXPO alanında medya mensupları ile buluşan Türkiye Atletizm Federasyonu (TAF) Başkanı Fatih Çintimar, organizasyon ile ilgili bilgiler verdi. Türkiye’nin çok önemli bir şampiyonaya ev sahipliği yapacağını dile getiren Çintimar, "Bu önemli şampiyona ile Türkiye’nin dünyaya tanıtımını yapacağız. 21 Nisan günü yapılacak olan bu yarışmanın en önemli özelliği en fazla olimpiyat kotası veren yarışma olması. Ferdi kotalarla beraber toplamda 80’e yakın kota hedefliyoruz. Açık alanda yapılacak olan şampiyonanın tüm hazırlıklarını tamamladık" diye konuştu. "Dünyanın her yerinden katılım sağlanacak" Alan içerisinde organizasyonu en iyi şekilde yapıp, Türkiye’yi en iyi şekilde temsil edeceklerini söyleyen TAF başkanı Çintimar, "Bu şekilde daha fazla organizasyona ev sahipliği yapmak istiyoruz. Yaklaşık 1600 akredite ile dünyanın her yerinden katılım sağlanacak. Pazar günü dünya şöleni yaşayacağız. 2 sporcu rekor hedefliyor. Ülkemizde ilk defa açık alan Dünya Yürüyüş Şampiyonası düzenlenecek. MIX bayrak takımında ilk 6’yı hedefliyoruz. Meryem Bekmez ve Salih Korkmaz bayrak takımında yarışacaklar. Sporcularımız olimpiyat kotası için yarışacak. Hedef, 6 yürüyüşçü sporcu ile ülkemizi Paris’te temsil edebilmek. Ülkemizde bu tarz önemli ve büyük yarışmalar oldu ama olimpik anlamda kota veren en büyük yarışma pazar günü Antalya’da yapılacak" ifadelerini kullandı.
Samsun Kahverengi kokarcaya ‘hunili tuzak’ engeli Samsun’un Çarşamba ilçesinde kahverengi kokarca zararlısı ile ilgili mücadele kapsamında tuzak asılımı gerçekleştirildi. Çarşamba ilçesi Karaağaç Mahallesi’nde, Samsun Büyükşehir Belediyesi ve Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliği ile “Kahverengi Kokarca Acil Eylem Planı” ile “Entegre Mücadele Kapsamında, Kahverengi Kokarca Popülasyonunu İzleme ve Yok Etme Amaçlı Feromon Tuzak Kullanımı Projesi” kapsamında feromon içeren ‘hunili tuzak’ alınarak ve zararlının bir önceki yıl gösterdiği, yoğunluğa göre üreticiye dağıtıldı. “Biyolojik mücadelenin bir öncülüğü” Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, “Geçtiğimiz yıllarda yoğunluk yaşanan köylere de bu tuzaklardan astık. Astığımız bu tuzaklarla yoğunluğun nerede olduğunu belirlemiş olacağız. Biyolojik mücadele kapsamında önce tespit çalışmaları yapacağız. Ardından yoğun olan bölgelere samuray arılarını bırakacağız. Bu izleme tuzaklarına göre gerekirse kimyasal mücadeleyi nerede yapacağımıza belirleyeceğiz. Sahadaki arkadaşlarımız her gün, her hafta bu tuzakları kontrol edecekler” dedi. “Kimyasal mücadeleyi habersiz yapmayalım” Kimyasal mücadelenin bilinçsizce yapılmasından kaçınılması gerektiğini vurgulayan Müdür Sağlam, “Şu ana kadar yapılan arazi çalışmalarında çok yoğun ilaçlama durumu yok. Olursa da takibini yapacağız. Mevsimlerin çok farklı olması, zararlının ve zararın da çok farklı olacağı anlamına gelecektir. Kimyasal mücadeleyi kesinlikle saha arkadaşlarımızdan habersiz yapmayalım. Bilinçsiz davranmamak gerekiyor. Her zaman zarar gelebilecekmiş gibi takip etmeliyiz” diye konuştu. Samsun’da "Kahverengi Kokarca Eylem Planı" çerçevesinde alınan 250 adet funnel (hunili) tuzak il genelinde dağıtıldı.
Erzincan EBYÜ’de “Would You Mind Set?” adlı uluslararası projenin açılış programı yapıldı Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi’nde, Türkiye Ulusal Ajansı tarafından hibelenmiş olan “Would You Mind Set?” adlı projenin açılış töreni yapıldı. Erdoğan Büyükkasap Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen “Would you mind set?” açılış toplantısına Rektör Prof. Dr. Akın Levent, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. A. Ercan Ekinci, Prof. Dr. Adem Başıbüyük ve Prof. Dr. Çağrı Çırak, Genel Sekreter Doç. Dr. M. Cihat Özgenel, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mücahit Kağan, İl Milli Eğitim Müdürü Hacı Ömer Kartal, akademisyenlerin yanı sıra İspanya, Finlandiya, İtalya, Hacettepe Üniversitesi ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinden de çok sayıda akademisyen ile öğrenci katıldı. Açılış konuşmasını yapan proje yürütücüsü, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dilek İlhan Beyaztaş, proje hakkında katılımcılara bilgi verdi. “Would you mind set?” adlı projenin odak noktasının Fen bağlamında başarı düzeyi düşük olan ortaokul öğrencileri olduğunu söyleyen Beyaztaş, “Bu proje ile dezavantajlı ve başarı düzeyi düşük okullarda görev yapan Fen Bilimleri dersi öğretmenlerine ve öğrencilerine gerekli eğitimler düzenlenerek zekânın doğru yaklaşımlarla geliştirilebileceği öğretilecektir. Yine yapılacak deneysel çalışmalar ile öğrencilerin Fen bilimleri dersi başarılarının artırılması hedeflenmektedir. Ayrıca zekâya ve başarıya ilişkin yanlış algıların yok edilmesi yoluyla zorluklarla karşılaştığında pes etmeden mücadele edebilen, problem çözme becerilerine odaklanan, öğrenenlerin kendi öğrenme süreçlerini ve çalışma becerilerini keşfetmelerine imkân tanıyan kapsayıcı öğretim ortamlarının nasıl oluşturulabileceği ortaya konulacaktır” dedi. Rektör Prof. Dr. Akın Levent “Would You Mind Set?” adlı projenin üniversite için önemine değinerek bu projenin ülkemizin eğitim vizyonu için de çok kıymetli olduğuna vurgu yaptı. Proje kapsamında dezavantajlı bölgelerde çalışan Fen bilgisi öğretmenlerine Zeka Zihniyeti eğitimlerinin verilmesi planlandığını söyleyen Rektör Levent, projenin Fen bilimleri dersi çatısı altında özellikle dezavantajlı öğrencilerin öğrenmeye bakış açılarının değiştirilmesi, sabit zihin yapısından gelişen zihin yapısına geçmeleri için rehberlik edilmesi ve böylece öz yönetimli, öz düzenlemeli, öğrenmeyi öğrenen, öğrenme motivasyonu yüksek bireylerin yetiştirilmesine hizmet edilmesini amaçladığı konusuna dikkat çekti. Rektör Levent, projeye ilişkin oluşturulacak 5 temel neticeye değinerek “Bu proje sonucunda ortaya konulacak fikri çıktılar fen bilimleri eğitimi ile harmanlanarak öğrenmeye yepyeni bir bakış açısını sunacak ve yeni bir öğrenme pratiği ortaya koyacaktır. Bu proje birbirini tamamlayan bir öğretim programı, öğretmen el kitabı, öğrenci çalışma seti, e-öğrenme platformu ve bilimsel çalışmalar olmak üzere 5 farklı fikri çıktı oluşturacaktır” dedi. Üniversitenin himayesinde, 9 farklı kurumun iş birliği ile yürütülecek proje için Rektör Levent, zengin bir ortaklığın ve iş birliğinin önemine değinerek çalışma ekibine başarılar diledi. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi(Koordinatör), Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Erzincan İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Van Gençlik Eğitim Akademisi Derneği, Fondazione Istituto di Formanione Culturale Sant Anna(İtalya), INNETICA(İspanya), Aar Social Development Association(ASDA) RY (Finlandiya) iş birliğinde yürütülen “Would You Mind Set?” projesi kapsamında Fen bilimleri dersine entegre bir program geliştirilecek, geliştirilen programı destekler nitelikte öğretmen el kitabı ve öğrenci çalışma kitapçığı hazırlanacak. Proje kapsamındaki tüm süreçler öğretmen ve öğrencilerin gelişen zihniyete yönelik farkındalıklarını ve eğilimlerini arttırmak amacıyla kullanılacaktır. Aynı zamanda proje kapsamında tüm materyallere ve ek kaynaklara da ulaşım sağlanacak bir dijital platform oluşturulacaktır. Bu platformda Türkçe ve İngilizce olmak üzere iki dilde bilgilendirici video, animasyon, etkinlik önerileri ve etkinlikler yer alacak.
Samsun Samsun’dan Tokat’a ‘Mobil Mutfak Aracı’ Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından depremin yaşandığı Tokat’a ‘Mobil Mutfak Aracı’ gönderildi. Sıcak yemek dağıtımına başlanırken, günde 5 bin kişiye yemek dağıtılacak. Büyükşehir Belediyesi tarafından Tokat’ın Sulusaray ilçesi merkezli olarak meydana gelen depremler sonrasında bölgeye Mobil Mutfak Aracı gönderildi. Bölgeye ulaşan ekipler, deprem bölgesindeki vatandaşlara ve görevlilere sıcak yemek dağıtımına başladı. Günlük yaklaşık 5 bin kişiye yemek dağıtımı yapılacağı belirtildi. 18 Nisan’da Tokat’ın Sulusaray ilçesi merkezli olarak meydana gelen 5,6 ve 4,4 büyüklüğündeki depremlerin ardından afetzedelere destek olmak amacıyla harekete geçen Samsun Büyükşehir Belediyesinin Mobil Mutfak Aracı ve görevli personel hızla afet bölgesine ulaştı. Bu sabah itibariyle araç vasıtası ile bölgedeki vatandaşlara, görevlilere kahvaltı ve sıcak yemek dağıtımına başlandı. Günlük yaklaşık 5 bin kişiye deprem bölgesinde yemek dağıtımı yapılacağı belirtildi. Depremlerden etkilenen Tokat ve bölgedeki tüm vatandaşlara tekrara geçmiş olsun dileklerini ileten Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Deprem haberi sonrasında hızla ekiplerimiz organize olup harekete geçtiler. Bölgedeki vatandaşlarımızın temel ihtiyacı olacak sıcak yemek ihtiyacını karşılamak adına ‘Mobil Mutfak Aracımız’, 6 personelimiz 3 araçla birlikte bölgeye gitti. Vatandaşlarımıza ve bölgede görev yapan personele hızla sıcak yemek temininde bulunduk. Ekiplerimiz ihtiyaç sürecince bölgede olmaya devam edecek. Her zaman her türlü olası afet durumunda tüm gücümüzle vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.
Bilecik Köy ve mahalle muhtarları ile tanışma ve istişare toplantısı Bilecik’in Osmaneli İlçesinde Kaymakam Yüksel, köy ve mahalle muhtarları ile tanışma ve istişare toplantısı yaptı. Muhtarlara, yeni görevlerinin hayırlı olmasını dileyen Kaymakam Yüksel Ünal “İlk kez seçimini kazanarak yeni muhtar olan 18 muhtarımıza, yeni seçilen 1 İl Genel Meclis üyemize, eski muhtarlarımız ile İl Genel Meclisü üyelerimize görevlerinde kolaylıklar diliyorum. Yeni muhtarlar ağırlıklı olarak gençlerden oluşuyor. Bir mahallenin sorununu en iyi muhtar bilir. Sizler mahallelerinizde bizlerin gören gözü duyan kulağı olacaksınız. Bu yüzden sizlere büyük işler düşüyor. Sizler seçilerek göreve geldiniz. Ben inanıyorum ki mahallenizi ve köyünüzü en iyi şekilde temsil edeceksiniz. Devletin varoluş amacı vatandaşın rahat, huzur ve güven içinde yaşamasını sağlamaktır. Sizler de vatandaşların sorunlarını bizlere ve yerel yönetimlere aktarmakla görevlisiniz. Bizler zincirin halkaları gibiyiz. Ekip ruhu ile hep birlikte güzel çalışmalara imza atacağımıza olan inancım tamdır. Bu vesile ile şimdiden sizlere görevinizde başarılar diliyorum” dedi. Osmaneli için hizmet ve yatırımlarına hız kesmeden devam edeceğini belirten yeni Belediye Başkanı Bekir Torun da yerel yönetimde muhtarların önemine değinerek, “Osmaneli’mize nitelikli hizmet sağlarken mahallelerimizin ihtiyaçlarını ve isteklerini tespit etmemiz noktasında muhtarlarımıza büyük görev düşüyor. Bu kapsamda muhtarlarımızla iş birliği içerisinde olmamız, ortak akılla karar almamız hizmetlerimiz açısından önem arz ediyor. Kaymakamımızın düzenlemiş olduğu tanışma kahvaltısına katkı sağlayan kıymetli muhtarlarımıza teşekkür ediyorum. İnşallah bu hizmetleri gerçekleştirirken siz kıymetli muhtarlarımızla iş birliği içerisinde olacağız. Şimdiden destekleriniz için teşekkür ediyorum. Cenab-ı Allah birlik ve beraberlik içerisinde çalışmayı nasip etsin. Mahallelerimizin gözü, kulağı olacak siz kıymetli muhtarlarımıza yeni görevinizde başarılar diliyorum. Hayırlı, uğurlu olsun inşallah" dedi. Toplantının sonunda kendini tanıtan mahalle ve köy muhtarları düzenlenen tanışma kahvaltısından dolayı Osmaneli Kaymakamı Yüksel Ünal’a teşekkürlerini sundular.
İstanbul Gülşen 12 Mayıs’ta Volkswagen Arena sahnesinde Türk pop müziğinin yıldız ismi Gülşen, 2 Mayıs’ta İstanbul Volkswagen Arena sahnesinde sevenleri için şarkı seslendirecek. Sahne performansıyla Türkçe pop müziğin zirve isimlerinden Gülşen, unutulmaz performans için 12 Mayıs’ta Volkswagen Arena sahnesine geliyor. Gülşen’in eşsiz sesi ve enerjisiyle dolu muhteşem konserin biletleri Biletinal’da satışa çıktı. 1996 yılındaki ilk albümü "Be Adam" ile müzik sektörüne giriş yapan Gülşen, 2004’te dördüncü albümü “Of... Of... “ ile büyük bir çıkış yakaladı. Bu şarkısıyla Altın Kelebek hem de Kral TV Video Müzik Ödülü kazandı. “Yurtta Aşk Cihanda Aşk” (2006) albümünden sonra satış başarılarını sürdürerek “Beni Durdursan mı?” (2013) albümüyle Türkiye’de yılın en çok satanı oldu. Bunu yılın en çok satan ikinci albümü olan "Bangır Bangır" (2015) takip etti. "Yurtta Aşk Cihanda Aşk", "Bi’ An Gel", "Yeni Biri", "Sözde Ayrılık", "Yatcaz Kalkcaz Ordayım", "Kardan Adam", "İltimas", "Bangır Bangır" ve "Bir İhtimal Biliyorum" şarkılarıyla Türkiye Resmi Listesi’nde haftalarca bir numarada kaldı. Şarkı yazarı kimliğiyle de öne çıkan Gülşen, kendi yazdığı şarkıları da seslendirmeye başladı ve meslektaşları için liste başarıları yakalayan birçok hit şarkı hazırladı. 2015’te YouTube’da en çok izlenen Türk şarkıcı olurken sonraki yıl tek bir video klibi iki yüz milyonun üzerinde izlenen ilk Türk şarkıcı olma unvanına erişti. Bugüne kadar altı Altın Kelebek ve dokuz Kral Türkiye Müzik Ödülü dahil olmak üzere onlarca ödül kazandı.