SAĞLIK - 24 Haziran 2017 Cumartesi 13:17

Sigarının yerini teknolojik sigaralar alıyor

A
A
A
Sigarının yerini teknolojik sigaralar alıyor

Sağlığa Evet Derneği Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı, yeni bir tehdide dikkat çekerek, sigarının yerini teknolojik sigaraların aldığına dikkat çekti.

Sigara üreticilerine ve pazarlayanlara terör suçlusu gibi davranılması gerektiğini belirten Dağlı, sigara firmalarının daha az zararlı olduğunu ileri sürdükleri ısıtılmış tütün ürünlerini pazarlamak için uğraştıklarını söyledi. Elif Dağlı, "Seferberlik yeniden ilan edilmeli, Türk vatandaşı, Amerikan, İngiliz tütün firmalarının karı için ölmesin" dedi.

Sağlığa Evet Derneği yönetimi, sigara sektöründeki yeni tehditleri basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. Alternatif tütün ürünlerinin kullanımının giderek arttığının altını çizen Dağlı, “Sigara firmaları, sigaranın zararlarının ortaya çıkması ve kabul edilmesinden sonra ‘daha az zararlı’ dedikleri yeni ürünlerle piyasaya çıkıyorlar. Ancak zararı azaltıldığı iddia edilen bu ürünler de kanser yapıyor. Asıl zararın; sigaranın ucundaki yanmadan kaynaklandığını, yeni ürünlerde sigaranın ucundaki yanmayı azalttıklarını, dolayısıyla yanmayan, ısıtılan bu ürünlerin daha az zararlı olduğunu iddia ediyorlar. Bu amaçla yaklaşık 430 bilim insanını satın aldılar ve bu ürünlere girdiler. Şu anda devletle pazarlık yapmaya çalışıyorlar ve bu yeni ürünlerde kanuni şartlardan muaf olmak istiyorlar" dedi.

Isıtılmış tütün ürünleriyle ilgili yoğun bir kampanya başlatıldığının altını çizen Dağlı, ”Kıbrıs'ta havaalanında bu ürünleri satan standlar açılmış. ‘Isıtılmış, zararsız nikotin’ diye reklam yapıyorlar. Biz sigarayla mücadele ederken, kimsenin bilmediği ürünler piyasaya sürülüyor" diye konuştu.

Tütünle mücadele konusunda Türkiye'nin giderek zayıf kaldığına dikkat çeken Dağlı, “2013 yılında Avrupa Tütün Kontrolü Skalası’nda 5. sırada olan Türkiye, 2016’da 9. sıraya düştü. Türkiye, tütün kullanımı en yüksek olan 24 ülke arasında yer alıyor. Türkiye’de sigaraya başlama yaşı düşüyor ve sigara içen kadınların sayısı artıyor" dedi.

Elif Dağlı, elektronik sigara tehlikesine de dikkat çekerek, "Elektronik sigara yasal olarak satılmamakla birlikte yasa dışı olarak internet yoluyla temin edilebilmekte, destek grupları oluşturulmaktadır. Elektronik sigaraya bağlı sağlık etkileri sağlık kuruluşlarına bildirilmemektedir. Kullanıcılar tarafından oluşturulan bir sosyal medya forumunun 60 bin üyesi vardır. Üyelerin yüzde 74.8’i erkek, yüzde 43.9’u 20-40 yaş aralığında, yüzde 52.2’si halen klasik sigara kullanıcısıdır. 'Kendi Sigaranı kendin yap' alt başlığında batarya ve elektronik sigara yapım aşamaları, video ve görsel destekli olarak verilmektedir. Maddelerin temini için kimyasal ürün firmaları, yurtdışı satış siteleri, yurt içi e-likit satış siteleri tavsiye edilmektedir. Ülkemizde ticari faaliyet gösteren adı geçen firmaların 1-10 litre arasında değişen hacimlerde elektronik sigarada kullanılmak üzere nikotin, gliserol ve propilen glikol satışları olduğu telefon görüşmesi ile teyid edilmiştir. Satışların elektronik posta veya internet aracılığıyla yapıldığı saptanmıştır" dedi.
dağlı, Amerikan Toraks Derneğinin kongresinde sunulan en güncel araştırmalar elektronik sigara ve nikotin içeriğinin önemli sağlık tehditleri oluşturduğunu ortaya koyduğuna dikkat çekerek, "Gençlerin elektronik sigaraya tatlandırıcı aromalar nedeniyle başladıkları anlaşılmaktadır.

Kronik Obstriktif Akciğer Hastalığında (KOAH) sigaraya bağlı uzun sürede ortaya çıkan tomografi değişikliklerinin elektronik sigara kullanıcılarında erken dönemde başladığı gösterilmiştir. Sigara dumanı, nikotin, elektronik sigara sıvısı, elektronik sigara sıvısı ve nikotin karışımının ayrı ayrı solunum epitel hücrelerinin erken ölümüne yol açtığı kanıtlanmıştır. Elektronik sigara içeriklerinin akciğerde iltihaplanma ve hasara yol açabileceğine karar verilmiştir. Sigara, nargile ve elektronik sigara içicileri ile hiçbirini kullanmayan kişilerin balgamlarında iltihap gösteren kimyasallar ölçülmüştür. Elektronik sigara içicilerinin en yüksek oranda iltihap maddeleri taşıdıklarını gösterilmiştir. Sigara dumanına maruz kalanlar ve KOAH’lı hastalarda saptanan iltihabi balgam proteinleri elektronik sigara içicilerinde de saptanmıştır. Elektronik sigara kullananlarda özellikle beyaz kürelerin “nötrofil” grubunun aktifleştiğini gösteren işaretler bulunmuştur. Nikotin içeren elektronik sigaraların burun mukozasında kistik fibrozisli hastalarda görülen tuz denge bozukluklarını meydana getirdiği saptanmıştır. Bu etkilerinin klasik sigaradan daha fazla olduğu görülmüştür. Elektronik sigara sıvı aromalarının, astımlı hayvanlarda farklı derecelerde iltihap oluşturduğunu göstermiştir.

Elektronik sigaraya maruz bırakılan farelerin çevresel damarlarında bir saat içinde yüzde 31 daralma olmuştur. Elektronik sigaranın damarlarda işlev bozukluğu yaptığı saptanmıştır. Elektronik sigara buharı, klasik sigara dumanı ve oda havası solutulan farelerin akciğerlerinin mikroskop ile incelenmesinde elektronik sigaranın akciğer dokusuna klasik sigara kadar zarar verdiği saptanmıştır. Son bilimsel çalışmalar elektronik sigara ve nikotin içerikli ürünlerin sigaraya güvenli bir alternatif olmadığını ortaya koymaktadır. Sağlıklı olmak için sigarayı alternatifsiz bırakmak gereklidir" dedi.

Dağlı, internet sitelerinde, sosyal medyada açıkça tütün ve nikotin ürünlerinin reklamı ve pazarlanması 4207 sayılı yasanın ihlali anlamına geldiğini belirterek, bunlara karşı idari ve cezai önlemler alınması gerektiğini kaydetti.

Sağlığa Evet Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Osman Elbek de, geçtiğimiz yıldan itibaren tütün tüketimi konusundaki kazanımların kaybedilmeye başlandığını belirterek, “2008-2011 yılları arasında Türkiye’de tütün üretimini azalttık ama sonra başka dinamiklerin devreye girmesiyle tütün üretimi arttı, ihracatı ise hiç azaltmadık. Maalesef Türkiye komşularına tütün, başka bir deyişle hastalık satan bir ülke oldu. Nargilede de artış çok yüksek. Ülkemizde sigaraya bağlı ölümlerde azalma yok, hiçbir şey değişmiyorsa bir yerde hata yapıyoruz demektir” dedi. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Gazeteci Hande Fırat’ın "Devriamber" sergisi Kültür Bakanlığı desteğiyle açıldı Gazeteci Hande Fırat’ın "Devriamber" isimli resim ve heykel sergisi Kültür ve Turizm Bakanlığının desteği ile Cumhuriyet Müzesi bünyesinde yer alan Sığınak Kültür Sanat’ta açıldı. Gazeteci Hande Fırat’ın “Devriamber” isimli sergisinin açılışı Ankara’da gerçekleştirildi. Sergiye, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Dışişleri Bakan Yardımcısı Yasin Ekrem Serim, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, eski TBMM Başkanı Binali Yıldırım, MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Oktay Vural, Dışişleri Bakanı Başdanışmanı Nuh Yılmaz, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Ayşe Keşir, Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Ahmet Yener, Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım Demirören’in eşi Revna Demirören, Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Demirören Oktay ve çok sayıda davetli katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise serginin açılışı için mesaj gönderdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajını serginin açılışında gazeteci Hande Fırat okudu. Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında, "Basın ve sanat dünyamızın değerli temsilcileri, kıymetli misafirler, sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Nazik davetiniz için teşekkür ediyorum. Basınımızın önemli isimlerinden Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Sayın Hande Fırat’ın kendi ifadesiyle ’çınarlarını kaybedip kendileri çınara dönen kadınların hikayesini’ anlattığı resim ve heykel sergisinin başarılı geçmesini temenni ediyorum. Başarılı gazeteci kimliğinin yanı sıra, bu sergi vesilesiyle sanatçı yönünü de öğrenme fırsatı bulduğumuz Sayın Hande Fırat’ı tebrik ediyor, kendisine hem meslek hem de sanat hayatında muvaffakiyetler diliyorum. Sizlerin şahsında basın ve sanat camiamızın tüm mensuplarını, sergiye ilgi gösteren tüm sanatseverleri bir kez daha yürekten selamlıyorum” ifadelerine yer verildi. "Bu sergi annemle, kızıma ithaf ediliyor" Fırat, serginin açılışı için Kültür ve Turizm Bakanlığının tüm personeline ve sergiyi açarken kendisine destek olan arkadaşlarına teşekkür etti. Hande Fırat, "Bu sergi, babalarını kaybeden tüm kız çocukları, tüm erkek çocukları ama özellikle kız çocuklarına atfen yapılmıştır. Bu sergi annemle, kızıma ithaf ediliyor" dedi. Devrialem sergisinin farklı bir anlamı olduğunu belirten Bakan Ersoy, "Bir toplumun zenginliği, kültür ve sanatının derinliği ile ölçülüyor. Kültür ve sanat toplumda ne kadar yerleştiyse, toplumda ne kadar kabul gördüyse, o toplumda kültür ve sanat ne kadar iyi üretilebiliyorsa aslında toplum o derece zengin algılanıyor. O açıdan da biz Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak kültür ve sanatı her yönüyle desteklemeyi görev addediyoruz. Sadece sanat üretimi değil, vatandaşlarımızın kültür ve sanata rahat erişimi de çok çok önemli" şeklinde konuştu. Kültür Yolu Festivalleri ile vatandaşların kültür ve sanata rahat ve kolay erişmesini amaçladıklarını belirten Ersoy, "Vatandaşın sanata erişimi yeterli değil. O yüzden kültür ve sanat üretimini artırmak istiyoruz. Kültür sanatın toplumun sadece bir kesiminin ilgilendiği bir etkinlik olmasının dışına çıkmasını, toplumun her kesimlerinin eriştiği bir alan olması için çabalıyoruz. Bu sergide anlamlı bulduğumuz, toplumda bilinirliği yüksek, toplumda yer etmiş kişilerin kültür sanat üretimindeki katkıları, kültür ve sanat üretiminde pay sahibi olmaları aslında sanatın popülaritesini artırıyor" ifadelerini kullandı. Serginin anlamının önemli olduğunu belirten Bakan Ersoy, “Serginizin anlamı da çok önemli. Ben de babamı kaybettim ama sizin gibi genç yaşta kaybetmedim. Genç kızlarımızın 18 yaşına girmeden önce babalarını kaybetmesinin nasıl bir duygu olduğunu, nasıl omuzlara yük getirdiğini kısmen de olsa anlayabiliyorum” diye konuştu. Sergide, tuval üzerine çeşitli malzemeler kullanılarak yapılan tablo ve heykellerden oluşan 40 eser sergileniyor. Sergi 25 Mayıs’a kadar açık olacak.
Bayburt Bayburt’ta 4 kişinin yaralandığı trafik kazası güvenlik kamerasına yansıdı Bayburt’ta iki otomobilin çarpıştığı ve 4 kişinin yaralandığı trafik kazası, güvenlik kamerasına yansıdı. Kaza, Bayburt merkez Tuzcuzade Mahallesi, Sıla Kent Konutları önünde meydana geldi. Kazada ikisi sürücü olmak üzere toplam 4 kişi yaralandı. Camları, aynaları paramparça olan, kaput kısmı tamamen hurdaya dönen iki aracın karıştığı kaza ise etrafta bulunan iş yeri güvenlik kameralarına yansıdı. Bayburt merkez Köprülü Kavşak yönüne seyir halinde bulunan 69 AG 003 plakalı otomobil, şehir merkezi istikametine gelen 69 AS 030 plakalı otomobile dönüş yaptığı esnada çarptı. Çarpmanın etkisiyle yoldan çıkan otomobil etrafta marketin, evlerin bulunduğu yola devrildi. 69 AS 030 plakalı otomobil içerisinde bulunan 1’i sürücü 3 kişi, 69 AG 003 plakalı otomobildeki sürücü yaralandı. Market çalışanlarının ve etraftan geçen vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Devrilen otomobilde sıkışan bir kişi ve diğer 2 yaralı araçtan çıkarıldı, sağlık ekiplerince yaralılara ilk müdahaleleri olay yerinde yapıldı. Yaralılar ambulanslarla Bayburt Devlet Hastanesine tedavileri yapılmak üzere götürüldü. Hurdaya dönen otomobil, olay yerine çağrılan çekici yardımıyla yoldan kaldırıldı. İş yeri güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedilen görüntülerde, anayoldan gelen 69 AG 003 plakalı kırmızı aracın, hatalı dönüş yapan 69 AS 030 plakalı araca sert bir şekilde çarptığı görüldü.
Erzincan Erzincan’da tarım bölümü öğrencileri hem öğreniyor, hem üretiyor Erzincan’da meslek lisesi öğrencileri okulun bahçesindeki serada fide yetiştiriciliği yaparak hem öğreniyor hem de ekonomiye katkı sunuyor. Tarım bölümü öğrencileri, serada teorik eğitimlerini uygulama fırsatı buluyor. Erzincan İl Millî Eğitim Müdürlüğü’nün destekleri ile kurulan seralarda sebze fidesi üretim faaliyeti 2020 yılında başlayarak Tarım Alanı öğretmen ve öğrencileri tarafından kurulduğu yıl 30 bin sebze fidesi üretimi gerçekleştirildi. 2021 yılında Covid-19 nedeniyle uzaktan eğitim yapıldığı için, sebze ve aromatik bitki fidesi üretim faaliyetleri öğrencilerin okulda olmaması nedeniyle Tarım Alanı öğretmenleri tarafından yapıldı. Okul serasının üretim kapasitesi, pandemi olmasına rağmen, 2021 yılında iki katına çıkarılarak 60 bin adet fideye ulaştı. 2022 yılında ise mevcut serada tam kapasiteye ulaşılarak 90 bin sebze ve aromatik bitki fidesi üretildi. 2023 yılında da serada 95 bin fide üretimi yapıldı. Bu sene ise 110 bin fide üretimi yapıldı. Serada, domates, biber, hıyar, kabak, kavun, karpuz, lahana, patlıcan ve 3 cins aromatik bitki olarak reyhan, kekik, fesleğen üretimi olmak üzere toplamda 35 farklı tür fide üretimi yapılıyor. Üretimde yerelde halkın lezzet olarak en çok tercih ettiği ata tohumları kullanılmaya özen gösterilirken, ticari anlamda üretim yapmak isteyenler için yüksek verimli hibrit türlerin de üretimi gerçekleştiriliyor. Kullanılan tohumların genelde ata tohumu olması, üretilen fidelerin piyasa fiyatlarına nispeten en az yüzde 30 daha ucuz olması, hastalıklara dayanıklı olmaları, çeşitlerin doğru olarak verilmesi, ticari olarak üretim yapan üreticiler için ise yüksek verimli hibrit türlerin de olması gibi nedenlerden dolayı vatandaşlardan oldukça rağbet görüyor. Erzincan Gül Celal Toraman Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi Tuba Bakartepe, “Biz derste gördüğümüz teorik işlemleri serada uygulayabiliyoruz. Serada fidelerimizi yetiştiriyoruz. İlaçlaması, gübrelemesi, sulaması hep bizim elimizden geçiyor. Organik gübreyle kendimizin yetiştirdiği fideleri halkımıza sunuyoruz.” dedi. Erzincan Gül Celal Toraman Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdür Başyardımcısı Abdullah Çiftçi’de, “Okulumuzun üretim üssü olan seramızdayız. Bu serada öğretmen ve öğrencilerimizle 100 binin üzerinde fide üretilmiş durumda. Kullanılan tohumların genelinin ata tohumu olması, üretilen fidelerin piyasa fiyatlarına nispeten en az yüzde 20 daha ucuz olması, hastalıklara dayanıklı olmaları, çeşitlerin doğru olarak verilmesi, ticari olarak üretim yapan üreticilerimiz için ise yüksek verimli hibrit türlerin de olması gibi nedenlerden dolayı halkımızın talebi fazla olmaktadır. Ayrıca üretilen fideler sosyal projeler dahilinde ihtiyaçlı ailelere ücretsiz olarak verilerek, öğrencilerimiz nezaretinde söz konusu ailelerin üretim faaliyeti yapmaları ve ailelerin geçimlerine katkı sağlamaları hedeflenmektedir." dedi.