İhlas Haber Ajansı

SON DAKİKA

TGRT Haber Canlı İzle

Uludağ Uluslararası İlişkiler Konferansı yapıldı

Uludağ Uluslararası İlişkiler Konferansı yapıldı
Uludağ Uluslararası İlişkiler Konferansı yapıldı

Günümüzde diplomasi ve savaşın değişen rolü 10. Uludağ Uluslararası İlişkiler Konferansı’nda incelendi.

Kıbrıs Amerikan Üniversitesi Uluslararası Güvenlik ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı ve Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ulvi Keser tarafından Uludağ Üniversitesi tarafından 8-10 Ekim 2018 tarihinde düzenlenen “10. Uludağ Uluslararası İlişkiler Konferansı; Diplomasi ve Savaşın Değişen Rolü” başlıklı kongrede Asporça Melis Keser ile birlikte “Diplomasi, Strateji, Güvenlik; Kıbrıs'ta Karanlık Eller ve İstihbarat” ve Hazel Biber'le de “Agrostrateji ve Psikolojik Algı Bağlamında KKTC Su Temin Projesi” başlıklı iki bilimsel çalışma sundu.

“Kıbrıs bütün savaşların merkezinde yer aldı”

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Prof. Dr. Ulvi Keser de “Akdeniz'in ortasındaki Kıbrıs her daim salgın, göç, savaş ve sorunlarla anılır. Birinci Dünya Savaşı ve İkinci Dünya Savaşı sırasında da Kıbrıs her ne kadar savaşın dışındaymış gibi görünse de lojistik, ikmal, haberleşme, temerküz ve toplama kamplarıyla, bütün savaşların tam da merkezinde yer aldı. Durum böyle olunca ada 1914-1918 döneminde ve 1939-1944 devresinde de Kıbrıs adası hep savaşlarla anılır ve hatırlanır. Yunanistan'ın 1950 yılında Birleşmiş Milletlere müracaatı ve Kıbrıs adasını talep etmesinin ardından Atina'da kurulan ve 1 Nisan 1955 tarihinden itibaren adayı kan gölüne çeviren EOKA terör örgütünün faaliyetleri ise adayı 1974'e kadar uzanacak süreçte huzursuz, kaotik ve yaşanılmaz bir yer haline getirir. Özellikle 1955-1974 sürecinde adada yaşanılanları farklı ülkelerin istihbarat belgelerine dayalı olarak ele almayı ve Kıbrıs konusunda istihbarat penceresinden bakmayı hedeflemiştir diyen Prof. Dr. Keser özellikle son dönemde adadaki İngiliz üsleri vasıtasıyla ABD'nin de askeri ve istihbarat varlığını yakından hissettirdiği Kıbrıs'ta istihbarat savaşlarının dün olduğu gibi bugün de devam edeceğini de belirtir” dedi.

Prof. Dr. Ulvi Keser ayrıca diğer çalışmayla ilgili olarak da 1990'larda tekrar başlatılan ve 21. yüzyılın içinde “Asrın Projesi” olarak adlandırılan bir projeyle KKTC'ye getirilen su bir yandan Türkiye, KKTC, Kıbrıs Türkleri ve Türk insanı aleyhine yürütülen psikolojik algı operasyonlarıyla sekteye uğratılmaya çalışılmış, ada içinde ve uluslararası kamuoyunda yaratılan olumsuz havayla bunun başarılamayacağı kaydedilmiştir. Öte yandan stratejik önemi yadsınamaz suyun bugün müzakere masasında son derece önemli bir koz olmasının ötesinde KKTC'nin geleceği açısından son derece yüksektir. Bu bilimsel çalışmanın ana eksenini oluşturacak sorular bunlar olacaktır” dedi.

“KKTC'nin elinde bulunan tek önemli güç su”

Prof. Dr. Keser, KKTC Su Temin Projesi kapsamında söz konusu bu projenin hayata geçirilmesi aşamasında Türkiye ve KKTC aleyhine yürütülen dezenformasyona da dikkat çekerek, inanılmaz bir yıpratma stratejisi güdüldüğünü, suyun adaya gelmesinin ardından dahi bu anormal propagandanın devam ettiğini belirterek özellikle müzakere masasında KKTC'nin elinde bulunan tek önemli gücün su olduğunu ve daha önce KKTC Su Temin Projesi'nin stratejik önemine vurgu yaparken bu sefer çok daha farklı ve önemli bir hususu kamuoyuyla paylaştığını ve günümüzde agrostrateji adı verilen tarıma dayalı stratejinin KKTC gündemine ve uluslararası kamuoyunun önüne getirildiğini de belirtti.
 

BUGÜN NELER OLDU?

GERİ BİLDİRİM

Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.