SERHAT DEMİR / ZONGULDAK
Katliam gibi cinayet dün akşam saat 20.30 sıralarında Çaycuma ilçesine bağlı Çayırköyü'nde gerçekleşti. Şafak Köksal (22), bir yıl önce evlendiği eşi Ayşe Köksal (22) ile sorun yaşayınca, eşi evi terk ederek annesinin evine gitti.
Eşinin evden gitmesini ve boşanma davası açmasını hazmedemeyen Şafak Köksal, eşi ve ailesini öldürmek için plan yaptı. Planını dün akşam gerçekleştiren Köksal, önce o sırada Ayıcıoğlu Mahallesi'ndeki kaçak maden ocağında bulunan eşinin anne-baba ve kızkardeşlerini hedef aldı.
Burada baldızları Zülfiye ve (24) İlknur Köroğlu'yu (26) pompalı tüfekle öldüren saldırgan, daha sonra kaçmaya çalışan eşinin anne ve babası Hüseyin (45) ile Havva Köroğlu'nu (45) öldürdü. Bununla da kalmayan zanlı, Başkıvanç mahallesindeki eşi Ayşe Köksal'ın babaevine giderek eşini ve kayınbiraderi Aydın Köroğlu'nu (20) öldürdü.
Şafak Köksal daha sonra 5 aylık bebeği Doğu'yu da alarak Ayıcıoğlu mahallesindeki evine gitti. Olayın duyulması üzerine bölgeye gelen jandarma ekipleri zanlının bulunduğu eve operasyon düzenleyerek kendisini gözaltına aldı.
Zanlı daha sonra sorgulanmak üzere Zonguldak İl Jandarma Komutanlığı'na götürüldü. Katliamda hayatını kaybeden aile fertlerinin cenazeleri ise otopsi için Zonguldaktaki hastane morglarına kaldırıldı.
Cinayet sırasında Türkiye Taş Kömürü Kurumu'nda (TTK) çalışan kızın abisi Ali Köroğlu ise katliamdan şans eseri kurtulmuş oldu. Acı olay sonrası köyde büyük üzüntü yaşanırken, ağıtlar yükseldi.
"OLAYDAN SONRA KAHVEDE ÇAY İÇTİ"
Çayır köyü muhtarı Rafet Çınar ilginç iddialarda bulundu. Katliam gibi cinayetin zanlısı Şafak Köksal'ın ilk olayı gerçekleştirdikten sonra yedi kilometre yol yürüyerek ikinci olayı gerçekleştirdiğini ve yaklaşık üç kilometre uzaktaki mahallesine geri dönerek kahvehanede çay içtiğini ileri sürdü.
ÇOCUĞUNU GÖRMEK İSTEMİŞ
Muhtar Rafet Çınar cinayet olayı ile ilgili açıklamalar yaptı. Bir olayın zanlısı Şafak Köksal, bir süre önce beş aylık bebekleri Doğu'yu göstermediği gerekçesiyle eşi Ayşe Köksal ile tartıştı. Çocuğunu tekrar görmek istediğinde olumlu cevap alamayan Şafak Köksal, kaçak maden ocağına çalışmaya giden kayınpederi Hüseyin Köroğlu ve kayınvalidesi Havva Köroğlu'nu öldürmek için ormanlık alanda pusu kurdu. Pusu noktasına ilk önce baldızları İlknur ve Nazife'nin gelmesi üzerine Köksal, elindeki pompalı tüfekle önce baldızlarını vurduğu ileri sürüldü. Olay yerinin biraz aşağısındaki virajda kamyonun içerisinde bulunan kayınpeder ve kayınvalideyi de vurduğu iddia edildi.
OLAYDAN SONRA KAHVEDE OTURUP ÇAY İÇTİ
Kendi evine dört kilometre uzaklıktaki olay yerine yürüyerek geldiği belirtilen Köksal, daha sonra yedi kilometre uzaklıktaki eşinin kaldığı evi bastı. Burada kayınbiraderi Aydın Köroğlu ve eşi Ayşe Köksal'ı da vuran Şafak Köksal, ikinci olay yerine üç kilometre uzaklıktaki evlerinin yanına gelerek yakınlarındaki kahvede oturdu. Orada çay içen zanlı jandarma ekiplerini arayarak teslim olmak istedi. Gelen jandarma ekipleri, Köksal ve pompalı tüfeğe el koydu.
Köy Muhtarı Rafet Çınar vahşet anıyla ilgili iddialarını anlatırken, "Bizim duyduğumuza göre zanlıya çocuğu göstermiyormuşlar" dedi. Bunun zanlıda psikolojik sorunlara neden olduğunu belirten Çınar, şunları söyledi: "3-5 gün önce çocuğunu görmek istemiş, göstermemişler. Dört kişi kömür ocağında kamyonda öldürüldü. Zanlı yolda pusu kurmuş. Hüseyin ve hanımı kamyonun içerisindeydi. İki baldızı virajdaymış. Ayrı ayrı yerlerdeymiş. Kızlar maden ocağında çalışmaya değil de yardım amacıyla gidiyorlar
herhalde."
Köy Muhtarı Rafet Çınar, duyduklarına göre zanlının olay yerine yürüyerek geldiğini belirterek sözlerine şöyle devam etti: "Aza arkadaşım beni aradı, sonra jandarmaya haber verdik. Kendisi de aramış, teslim olmak istediğini söyledi. Kahvehanede çay içerken gördük. Güvenlik güçleri geldi. Arabaya binerken, 'hakkınızı helal edin' dedi. Planlı bir cinayete benziyor."
Cinayetler biri tüfek 3 silah ve 28 kurşun atılarak işlendi
22 yaşındaki Şafak Köksal, ailevi problemler nedeniyle dört aydır ayrı kaldığı eşi ve beş akrabasını biri tüfek ikisi tabanca üç silahla toplam 28 el ateş ederek öldürdü.
Şafak Köksal, Zonguldak'ın merkez ilçesine bağlı Kurtköy köyü Yeni Mahallesi ormanlık alanında tarlada çalışan eşinin ailesiyle konuşmak istediği sırada çıkan tartışmada elini kana buladı.
Şafak Köksal'ın, av tüfeğiyle öldürdüğü baldızları Zülfiye Köroğlu ile İlknur Köroğlu'nun cesetleri yolun kenarında, Hüseyin Köroğlu ile Havva Köroğlu'nun cesetleri Hüseyin Köroğlu'na ait kamyonun içerisinde bulundu.
Olay sonrasında Şafak Köksal, kayınbabası Hüseyin Köroğlu'nun üzerinde bulunan tabancayı alarak Çayır köyünde bulunan kayınbabasının evine geldi. Burada çocuğunu istemesi üzerine çıkan tartışmada eşi Ayşe Köksal ile kayınbiraderi Aydın'ı öldürdü.
Şafak Köksal, olay sonrasında bir adet av tüfeği, 1 adet 9 mm ve 1 adet 7.65 mm çapında tabanca ile yakalandı. Her iki olayda toplam 28 boş kovan bulunduğu belirtildi.
KÖYLÜLER OLAYIN SEBEBİNİ ANLATTI
Komşulardan Ziya Çimen, gelin Ayşe Köksal'ın olaydan üç gün önce silahla köpek vurduğunu ileri sürdü. Gelinin silah kullanmasını bildiğini belirten Çimen, "Öldürülenler, gayet normal kendi işlerinde ve güçlerinde kişilerdi. Dışarıdan duyduğumuz kadarıyla anlaşmazlıkları vardı. İç meseleler olduğu için pek bilmiyoruz. Yalnız gelin Ayşe Köksal'ın üç gün önce bir köpeği vurduğu söylendi. Köpek herhalde tavuğa saldırmış. Tam konuyu bilemiyorum" dedi.
Olay akşamı duyulan patlama seslerine rağmen korktukları için olaya müdahil olamadıklarını ifade eden Çimen, yaşadıklarını şöyle anlattı:
"Akşam saat 20.30 sıralarında patlamalar duyduk. Biz burada olay olduğunu düşünüp muhtarı aradık. Muhtar ve jandarma ile birlikte olay yerine gittiğimizde suçun işlenmiş olduğunu gördük. Aile içi mesele olduğu belirtiliyor. Bu nedenle pek fazla olayın nedeni hakkında bilgimiz yok. Hiçbir psikolojik sorunu yoktu. Kendi köyünde yakalandı."
Ölenlerin yakınlarından Hakkı İslamoğlu da gelinin kaçarak evlenmesine rağmen eşiyle sürekli tartıştığını söyledi. İslamoğlu, olayın gelinden kaynaklandığı yönünde izlenimler edindiğini ifade etti. Gelin Ayşe Köksal'ın damat Şafak Köksal ile kaçarak evlenmesine rağmen sürekli tartıştıklarını belirten İslamoğlu, şöyle konuştu: "Yakınım olduğu için olayı öğrendiğimde çok üzüldüm. Damat ile gelinin ailesi arasında sürtüşme ve hasımlık başlamış. Hüseyin Köroğlu damadına hırs bağlamış. Yaklaşık bir iki ay evvel gelin, beyi ile birlikte kavga etmiş. Beyi kendisine makas saplamış. Damadın babası ve Hüseyin Köroğlu bir araya gelip çocuklarıyla ilgilenselerdi olay bu hale gelmezdi."
Damadın korkunç bir planla olayı işlediğini anlatan İslamoğlu, köy halkının silah seslerini duymasına rağmen namazda bulunması nedeniyle olaya müdahale edemediğini ifade etti.
Damadın pusu kurduğu ormanlık alanda kestiği ağaç parçası ile kayınvalidesi ve kayınpederi ile birlikte dört kişinin bulunduğu kamyonu durdurduğunu anlatan Hakkı İslamoğlu, şunları söyledi: "Dört kişiyi yaylım ateşine tutup öldürüyor. Oradan kalkıp kayınvalidesinin evine geliyor. Eşini ve baldızını öldürüyor. Ormanda pompalı tüfek, evde ise tabanca kullanmış. Camı kırarak perdeden ateş etmiş. Kayınçosuna yedi kurşun isabet etmiş deniyor."