MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, AB Uyum Komisyonu Başkanı Yaşar Yakış'ın MHP'yi Danimarka Büyükelçisi'ne şikayet ettiğini belirterek, Türkiye'yi yabancılara jurnalleyen Yakış'ın görevden alınmasını istedi.
Vural, terörle mücadele eden kurumların başında bulunan insanların bulundukları ortamlara ve kullandıkları sözlere dikkat etmeleri gerektiğini de belirtti.
MHP Grup Başkanvekili Vural, TBMM'de Genel Başkan Yardımcısı Osman Çakır ve Grup Başkanvekili Mehmet Şandır ile birlikte basın toplantısı düzenledi. AB Uyum Komisyonu Başkanı Yaşar Yakış'ın 8 Eylül günü Danimarka'nın Ankara Büyükelçisi Jesper Vahr ile yaptığı görüşmede komisyon başkanı sıfatıyla bağdaşmayan bir yaklaşımla MHP'yi şikayet ettiğini ifade eden Vural, Yakış'ın bu görüşmede MHP'yi eleştirdiğini, haksız ve mesnetsiz iddialarda bulunduğunu söyledi.
Vural, Yakış'ın görüşmede MHP'nin Anayasa
değişikliğine destek vereceği yönündeki sinyallerin düşündürücü olduğunu, AK Parti'nin türban yasağının kaldırılması konusunda MHP ile kötü bir deneyim yaşadığını, MHP'nin AK Parti'yi tuzağa düşürdüğünü öne sürdüğünü ifade etti.
Başörtüsü konusundaki Anayasa değişikliğinin 411 milletvekilinin oyuyla gerçekleştirildiğini hatırlatan Vural, durum böyleyken bir komisyon başkanının MHP'yi yabancı büyükelçilere şikayet ettiğini söyledi.
"Yaşar Yakış nasıl bir siyasi dilencilik yapmaktadır merak ediyoruz" diyen Vural, Yakış'ın komisyon başkanı sıfatıyla bu ifadeleri kullanmasını esef verici olarak değerlendirdiklerini söyledi.
Vural şunları kaydetti: "Sayın Yakış'ın ifadeleriyle, AK Parti'nin başörtüsü yasağının kaldırılmasını istemediği ortaya çıktı. Neyden utanıyorsun Sayın Yakış? Bu ifade doğrudan doğruya MHP'ye yönelik mesnetsiz, haksız bir iddiadır.
AK Parti'nin başörtüsü konusunda nasıl bir siyasi rant peşinde olduğu ortaya çıktı. Bunu, AB'ye uyum konusunda yeni bir teslimiyetçi yaklaşımın tezahürü olarak görüyoruz" dedi.
TBMM Başkanı Toptan'a iki ayrı müracaatta bulunduklarını ifade eden Vural, bu müracaatlardan birinde MHP'nin bir büyükelçiye şikayet edilmesi ve itham edilmesinin, AB Uyum Komisyonu'nun görevleriyle bağdaşmadığını ifade ettiklerini söyledi.
Yakış'ın komisyonu temsiline güvenmediklerini belirttiklerini anlatan Vural, TBMM Başkanı'nın içtüzüğe göre denetim yetkisi bulunduğunu hatırlattı. Vural, bu süre zarfında komisyonu temsil ederek Türkiye'yi jurnallemek, partileri jurnallemek görevini yerine getiren komisyon başkanının görevinden alınmasını istediklerini söyledi. Vural, "Bir jurnalci başkan gidip bir yabancı büyükelçiye milli iradeyle tesis edilmiş bir konuyu adeta bir tuzak olarak göstermektedir" diye konuştu.
Vural, TBMM Başkanı'na ikinci bir müracaatta bulunduklarını hatırlatarak, AB Uyum Komisyonu'nun kanunla kurulan bir komisyon olduğuna işaret etti.
Kanunla kurulan bu komisyonun görev süresinin ilk dönem için 2 yasama yılı, ikinci dönem için 3 yasama yılı olduğuna işaret eden Vural, komisyonun 4 Eylül 2007'de seçildiğini söyledi.
İkinci yasama yılının 30 Eylül 2007'de sona erdiğini kaydeden Vural, bu durumda komisyon başkanının komisyonu temsil yetkisi olmadığını savundu.
Yeniden seçim yapılması gerektiğini dile getiren Vural, "Bu durumda komisyonun görev süresinin tamamlanmasından bu yana yurt dışına yaptığı ya da Türkiye'de kanun tasarı ve teklifleriyle ilgili verdiği görüşler hukuki dayanaktan yoksundur. O bakımdan komisyon başkanı makamı fuzuli işgal etmektedir. TBMM'nin bu konuda ivedilikle adım atması gerekir. Türkiye'yi yabancılara şikayet eden bir komisyon başkanının Türkiye'yi temsil edemeyeceğini düşünüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Vural, Yaşar Yakış'ın aynı görüşmede DTP'nin kapatılması halinde onun faaliyetlerinin yeraltına ineceğini söylediğini hatırlattı. Terör örgütünün siyasal uzantısı olduğu için kapatılma safhasında olan bir siyasi partinin faaliyetlerinin meşru olduğunu iddia edecek kadar Türkiye'de yargıdan, hukuktan anlamayan bir komisyon başkanı ile karşı karşıya olduklarını savunan Vural, PKK'yı siyasallaştırmak amacı taşıyan bir kişinin, AB Uyum Komisyonu Başkanı olamayacağını söyledi.
Yakış'ın Danimarka Büyükelçisi ile yaptığı görüşmenin kriptosunu da dağıtan Vural, Yakış'ın artık bu komisyonda görev yapamayacağını savundu.
Vural şunları söyledi: "Bu çerçevede Sayın Yakış istifa etmelidir. TBMM'nin iradesini yabancı ülkelere karşı objektif bir şekilde kullanmamıştır. Bir yabancı büyükelçinin sayın genel başkanımızı ziyareti sırasında hükümet politikaları ile ilgili değerlendirmesinin sorulması üzerine genel başkanımız, 'Bir partiyi veya hükümetini şikayet edemem' dirayetini göstermiştir."
Basın toplantısının sonunda gazetecilerin sorularını cevaplayan Vural, MİT Müsteşarı Emre Taner'in müsteşar yardımcısı olduğu dönemde bölücü örgüt elebaşı Abdullah Öcalan'la görüştüğü yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine, Taner'in bu konuda hukuka aykırı bir şey olmadığı yönünde beyanı olduğunu belirterek, başka bir bilgiye sahip olmadıklarını söyledi.
Vural, "Böyle bir girişimde bulunulduğunu bilemiyoruz. Bir terör örgütü başı ile böyle bir rica ve müzakere sürecinin oluşmasını hiçbir zaman kabul etmedik. Terör örgütü ile müzakere ve rica dönemi bu dönemde başlamıştır" dedi.
Vural, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aydoğan Babaoğlu'nun Aktütün saldırısı sırasında golf oynadığı yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine terörle mücadeledeki kurumların başındakilerin, bulundukları ortamlara ve kullandıkları sözlere büyük itina göstermesi gerektiğini vurguladı.
Herkesin dikkatli olması ve dikkatli konuşması gerektiğini ifade eden Vural, "4 Ekim'de şehitlerimiz ortadayken Kilis'te AK Parti milletvekilinin sünnet töreni yaparak davul zurnayla göbek atması. Kalecik festivalinde AK Parti'li belediye başkanının bir şarkıcıya 'şarap iç' diyerek göbek atması. Herkes haddini bilsin. Bu can bizim canımız, bu kan bizim kanımız. Bu konularda herkesi duyarlı davranmaya davet ediyoruz. Basının da Türkiye'nin birlik ve bütünlüğüne kastedilen bu ortamda dikkatli olması gerekir. Bu tip haberler milletimizi yaralamaktadır" şeklinde konuştu.
ZAFER ÇAKMAK-ANKARA