POLİTİKA - 22 Kasım 2014 Cumartesi 15:12

Beşir Atalay: “Chp İktidar Olsa Yine Muhalefet Yapar”

A
A
A
Beşir Atalay: “Chp İktidar Olsa Yine Muhalefet Yapar”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Beşir Atalay, “CHP müzmin bir muhalefet. Zaten iktidar olsa da herhalde muhalefet yaparlar. Çünkü genlerine işledi. CHP demek muhalefet demek” dedi.
AK Parti İlkadım İlçe Başkanlığı 3. Olağan Kongresi’ne katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Beşir Atalay, burada bir konuşma yaptı. Kongreye Beşir Atalay’ın yanı sıra AK Parti MYKY Üyesi Ahmet Demircan, Samsun Milletvekilleri Tülay Bakır, Mustafa Demir ve Ahmet Yeni, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanvekili Turan Çakır, AK Parti İl Başkanı Fuat Köktaş, ilçe belediye başkanları ve partililer katıldı.
Kongrede İlkadım Belediye Başkanı Erdoğan Tok, AK Parti İl Başkanı Fuat Köktaş, Samsun Milletvekilleri Ahmet Yeni, Tülay Bakır ve Mustafa Demir, MKYK Üyesi Ahmet Demircan birer konuşma yaptılar.
SAMSUN KARADENİZ’İN BAŞKENTİDİR
Konuşmasına Samsun’a övgüler yağdırarak başlayan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Beşir Atalay konuşmasında, “Samsun Türkiye’de devamlı bir ayrıcalığa sahiptir. Partimiz açısından da bizim en güçlü olduğumuz en fazla desteğini aldığımız illerimizden birisidir. Daima Büyükşehir Belediyesi bizim olmuştur. Partimizin tarihi açısından Samsun özel bir değere sahiptir. Samsun Karadeniz’in başkentidir. Samsun bütün yolların kavşak noktasıdır” görüşlerine yer verdi
“GENEL SEÇİMLER 7 HAZİRAN 2015 TARİHİNDE YAPILACAK”
Genel seçimlerin erken bir tarihe alınması gibi bir durumun gündemlerinde olmadığını belirten Atalay, “Her ne kadar hepimiz çok seçimli bir yıl yasadıysak da seçimlerin olmadığı bir döneme geçerken, haziran ayının ilk haftasında son bir genel seçim yapacağız. ‘Seçim erkene alınacak mı? Öyle bir ihtimal var mı?’ diye konuşuluyor. Öyle bir ihtimal yok. Biz AK Parti olarak daima seçimlerin zamanında yapılmasını tercih ettik. Genel seçimlerin bir iki zaruret dışında birisi 2007 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçiminin krize girmesidir. Mecburen bir erken seçim yapmış olduk ama biz genelde seçimleri zamanında yaparız. Son MYK’mızda da seçimlerin tarihi ile ilgili görüşmelerimiz oldu ve biz seçimleri 7 Haziran 2015 günü genel seçim yapılacak. Seçimlerin erkene alınması diye şunda gündemimizde bir konu yoktur” diye konuştu.
TÜRKİYE ESKİDEN ACILARIN YAŞANDIĞI BİR ÜLKEYDİ
Eskiden Türkiye’de vatandaşların devletine güveni olmadığının altını çizen Atalay, “AK Parti’nin temel 2 ekseni var: Birincisi Türkiye’yi daha fazla demokratikleştirmek, ikincisi Türkiye’yi daha fazla kalkındırmaktır. Bu ikisi bizim ana eksenimizdir. Yani birisi ‘adalet’ partimizin ismi, birisi de ‘kalkınma’dır. Bu ikisi bizim temel politikamız olmuştur. Biz bu 12 yılda bu iki alanda da çok büyük gelişmeler sağladık. Türkiye’de demokrasinin, millet iradesinin, seçilmiş meclisin ve hükümetin üzerindeki vesayet mekanizmalarını kaldırdık. En önemlisi budur. Türkiye’de milletin iradesi hedefine ulaşmıyordu. Millet seçiyordu, meclis toplanıyordu, hükümet kuruluyordu ama birileri geri planda kontrol edici, gözetleyici, uyarıcı, gerekirse hizaya getirici bir rol oynuyordu. Siyasete çeki düzen veriyorlardı. Milletin iradesi havada kalıyordu. AK Parti bu dönemi sona erdirdi. Gerçek demokrasiyi bu manada Türkiye’ye biz getirdik. Gerçek demokrasi şekli olarak sandıklarda oy kullanılması değil, kullanılan oyların hedefine varması ve o iradenin ülkeyi yönetmesidir. Demokratikleşme tasnifi içerisinde özgürlük alanlarını genişlettik. Her alanda Türkiye’de her vatandaş kesiminin devletle bir sorunu vardı. Vatandaşlar devletle kavgalıydı. Kimi inancını özgürce yaşayamadığı için, kimi kıyafetini özgürce giyemediği için, kimi ana dilini konuşamadığı için, kimi inandığı mezhebi yaşayamadığı için, kimi kendi kültürünü yaşayamadığı için hatta kimi kendi şarkısını söyleyemediği için her kesimin devletle sorunları vardı ve kavgalıydı. Benim de devletle sorunum vardı. Güvenim yoktu devlete, kimsenin güveni yoktu. Devlet bir bürokratik kesimin elinde baskı unsuruydu. Ülkemizde yasaklar vardı. Tabular vardı, baskılar vardı, zulümler vardı, işkenceler vardı. 28 Şubat gibi süreçlerde 10 binlerce kızımız okullarından ayrılmak zorunda kaldı. Acıların yaşandığı bir ülkeydi. Tabi ki vatandaşın devlete güveni yoktu. Vatandaş ile devlet arasında sağlam bir bağ yoktu. AK Parti bunu en önemli sorun olarak gördü. Biz ‘her alanda bu sorunları çözeceğiz’ dedik. Devlet ile vatandaş arasındaki sorunları çözeceğiz. Çünkü AK Parti ‘önce insan’ dedi. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. Devlet insana hizmet için vardır. Devlet esas değildir. Esas olan insandır. AK Parti böyle yola çıktı. Onun içinde kim ana dilini konuşamıyorsa konuşacak bu ülkede. Kim dini eğitimini alamıyorsa alacak, kim kıyafetini özgürce giyemiyorsa giyecek, kim kültürünü yaşayamıyorsa yaşayacak. Biz bunların büyük bir kısmını gerçekleştirdik. Vatandaşın Türkiye’de devletle ilişkisi bizim dönemimizde tekrar rayına oturuyor. Vatandaş kendi devletine daha fazla güvenmeye başladı. Bu köprüyü kurmak bu devlete de büyük bir hizmettir” şeklinde konuştu.
“2023 HEDEFİMİZ İŞSİZLİĞİ YÜZDE 5’LERE DÜŞÜRMEK”
İşsizliği 2023 hedefleri içersinde yüzde 5’lere kadar düşürmek olduğunu belirten Atalay, şöyle konuştu: “Bir iki gündür işsizliğin yükseldiğini söylüyorlar. Bilenler bunu biliyor. İşsizlik Türkiye’de yükselmiyor. 1 yılda 2013 yılı Ağustos ayından 2014 yılı Ağustos ayına Türkiye’de istihdam edilen sayısı yani üretilen iş alanı 1 milyon 300 bin kişidir. Üniversite mezunumuz yılda 2002 yılındakinin iki mislisine çıkıyor. Biz kızların eğitimine özel bir önem verdik. İşgücüne giriş dediğimiz yani iş arayanların sayısı çok yükseliyor. O yıllara göre 2 milyon daha fazla. Üniversite mezunu çoğalıyor ve herkes iş buluyor. Önceden kadınlarda iş bulmak ve iş aramak için başvuranların sayısı düşüktü. Şimdi bizim getirdiğimiz sistem sayesinde hepsi okuyor, üniversite mezunu oluyor ve işe girmek istiyor. Bu oranlar tamamen onlarla ilgilidir. Tabi ki bunlara da iş bulmak durumundayız. İnşallah Türkiye geliştikçe onlarda olacaktır. Bizim 2023 hedefimiz işsizliği yüzde 5’lere kadar düşürmektir. Bu konuları değerlendirirken bütün bu rakamlara ve verilere bakmak gerekir.”
“ANAYASA DEĞİŞMEDİKÇE TÜRKİYE’DE İLERİ DEMOKRASİYİ KURAMAYIZ”
Genel seçimlerden sonra ilk işlerinin anayasayı değiştirmek olduğunu ifade eden Atalay, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu genel seçim 2023 hedeflerimiz için önemlidir. Bu anayasa rafa kalkmadıkça, yeni anayasa yapılmadıkça Türkiye’de ileri demokrasiyi kuramazsınız. İçinde pek çok değişiklik yaptık ama halen anayasanın omurgası duruyor ve bir ihtilal yönetiminin yaptığı bir anayasadır. Dolayısıyla 2015 seçimin sonrası bizim önümüzdeki en önemli ajanda bu yeni anayasadır. İnşallah milletimiz bize o imkanı ve yetkiyi verir. Ama biz bunun için çok çalışacağız. Burada belki geçmiş dönemlerde yaptığımız değişiklikler var ama bunu anlatmamız gerekir. Tek başımıza iktidar oluruz inşallah anayasayı değiştiririz. Ya da bu dönem olduğu gibi meclisteki diğer partilerle de mutabakatlar arayarak bu konuda elimizden geleni yapacağız. Ama 2015 seçimi bizim bir anlamda yeni anayasaya çok kısa sürede kavuşma dileğimizin olduğu bir seçim olacaktır.”
“CHP İKTİDAR OLSA YİNE MUHALEFET YAPAR”
Konuşmasında CHP ve MHP’ye yüklenen Atalay, “Diğer partilerle ilgili Türkiye’de milletin bir beklentisi yok. Teşkilatlarımız bunu kendi illerinde de görüyorlar. Burada CHP müzmin bir muhalefet, zaten iktidar olsa da herhalde muhalefet yaparlar. Çünkü genlerine işledi. CHP demek muhalefet demek. Kendi içinde büyük sorunlar yaşıyor. Doğrusu dışarıdan bir şeyler arıyorlar. Kılıçdaroğlu ortaya bir şey attı. ‘İstihbarat teşkilatı bizimle ilgili içimize dönük çalışmalar yapıyor’ diye ama bu cümlenin ötesinde bir tane bilgi yok. Kim ne yaptı, neyi yaptı, hangi çalışma? Bir tespit ve gerekçe olur ki bunu söylersiniz. Bunların hepsi seçime giden yolda bir anlamda kendi içinde çok yorgun, zor günler yaşayan bir partinin bu tür haberlerle güya güç kazanmasıdır. Bunlar çok ucuz politikalar. Kılıçdaroğlu’nun bir huyu vardır. Önüne bir dosya getirirler içi boştur aslında. O çok heveslidir ve hemen üzerine atılır ‘bundan büyük şeyler çıkaracağım’ diye ama sonunda elinde hiçbir şey kalmaz. MHP marjinal bir partidir. Bir defa iktidar oldu ve onda da Türkiye ne duruma düştüğünü herkes biliyor. Şu anda da milletin umudu olmaya biz devam ediyoruz. Her kamuoyu yoklaması bizim yüzde 50 bandında olduğumuzu gösteriyor” ifadelerini kullandı.
G-20’NİN DÖNEM BAŞKANI TÜRKİYE
G-20 zirvesinin dönem başkanlığında Türkiye’nin seçildiğini belirten Atalay konuşmasını şöyle tamamladı: “Başbakanımız bakanlarımız ile Avustralya’ya gitti ve G-20’nin dönem başkanlığını alarak geldi. 1 Aralık tarafından itibaren Türkiye G-20’nin dönem başkanıdır. G-20 demek dünyanın en zengin ülkelerinin oluşturduğu platform demektir. 19 ülke ve Avrupa Birliğidir. Bunun içinde Amerika, Rusya, Hindistan, Çin gibi nüfusu ve ekonomisi büyük ülkeler var. 2008 krizinden sonra G-20 platformu liderler zirvesi olarak toplanıyor ve küresel sorunların hepsini gündemine alıyor. G-20 ülkeleri dünya gayri safi milli hasılasının yüzde 85’ini oluşturuyor. Türkiye dünyanın 16’ncı büyük ekonomisi olarak buranın üyesidir. Biz iktidar olduğumuzda sıralamada yüzde 20’nin üzerindeydi. Şimdi bu zirveye daha aktif olarak katılıyoruz. G-20 dönem başkanlığı sırayla olmuyor, seçilerek oluyor. Aralık ayından itibaren Türkiye’de çok toplantılar yapılacak. 1 yıl boyunca dünya ekonomisi Türkiye’de tartışılacak. Önümüzdeki 15 - 16 Kasım 2015 yılında Antalya’da liderler zirvesi olacak. Türkiye dünyada bu işlerle uğraşıyor.”
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Gazeteci Hande Fırat’ın "Devriamber" sergisi Kültür Bakanlığı desteğiyle açıldı Gazeteci Hande Fırat’ın "Devriamber" isimli resim ve heykel sergisi Kültür ve Turizm Bakanlığının desteği ile Cumhuriyet Müzesi bünyesinde yer alan Sığınak Kültür Sanat’ta açıldı. Gazeteci Hande Fırat’ın “Devriamber” isimli sergisinin açılışı Ankara’da gerçekleştirildi. Sergiye, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Dışişleri Bakan Yardımcısı Yasin Ekrem Serim, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, eski TBMM Başkanı Binali Yıldırım, MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Oktay Vural, Dışişleri Bakanı Başdanışmanı Nuh Yılmaz, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Ayşe Keşir, Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Ahmet Yener, Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım Demirören’in eşi Revna Demirören, Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Demirören Oktay ve çok sayıda davetli katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise serginin açılışı için mesaj gönderdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajını serginin açılışında gazeteci Hande Fırat okudu. Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında, "Basın ve sanat dünyamızın değerli temsilcileri, kıymetli misafirler, sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Nazik davetiniz için teşekkür ediyorum. Basınımızın önemli isimlerinden Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Sayın Hande Fırat’ın kendi ifadesiyle ’çınarlarını kaybedip kendileri çınara dönen kadınların hikayesini’ anlattığı resim ve heykel sergisinin başarılı geçmesini temenni ediyorum. Başarılı gazeteci kimliğinin yanı sıra, bu sergi vesilesiyle sanatçı yönünü de öğrenme fırsatı bulduğumuz Sayın Hande Fırat’ı tebrik ediyor, kendisine hem meslek hem de sanat hayatında muvaffakiyetler diliyorum. Sizlerin şahsında basın ve sanat camiamızın tüm mensuplarını, sergiye ilgi gösteren tüm sanatseverleri bir kez daha yürekten selamlıyorum” ifadelerine yer verildi. "Bu sergi annemle, kızıma ithaf ediliyor" Fırat, serginin açılışı için Kültür ve Turizm Bakanlığının tüm personeline ve sergiyi açarken kendisine destek olan arkadaşlarına teşekkür etti. Hande Fırat, "Bu sergi, babalarını kaybeden tüm kız çocukları, tüm erkek çocukları ama özellikle kız çocuklarına atfen yapılmıştır. Bu sergi annemle, kızıma ithaf ediliyor" dedi. Devrialem sergisinin farklı bir anlamı olduğunu belirten Bakan Ersoy, "Bir toplumun zenginliği, kültür ve sanatının derinliği ile ölçülüyor. Kültür ve sanat toplumda ne kadar yerleştiyse, toplumda ne kadar kabul gördüyse, o toplumda kültür ve sanat ne kadar iyi üretilebiliyorsa aslında toplum o derece zengin algılanıyor. O açıdan da biz Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak kültür ve sanatı her yönüyle desteklemeyi görev addediyoruz. Sadece sanat üretimi değil, vatandaşlarımızın kültür ve sanata rahat erişimi de çok çok önemli" şeklinde konuştu. Kültür Yolu Festivalleri ile vatandaşların kültür ve sanata rahat ve kolay erişmesini amaçladıklarını belirten Ersoy, "Vatandaşın sanata erişimi yeterli değil. O yüzden kültür ve sanat üretimini artırmak istiyoruz. Kültür sanatın toplumun sadece bir kesiminin ilgilendiği bir etkinlik olmasının dışına çıkmasını, toplumun her kesimlerinin eriştiği bir alan olması için çabalıyoruz. Bu sergide anlamlı bulduğumuz, toplumda bilinirliği yüksek, toplumda yer etmiş kişilerin kültür sanat üretimindeki katkıları, kültür ve sanat üretiminde pay sahibi olmaları aslında sanatın popülaritesini artırıyor" ifadelerini kullandı. Serginin anlamının önemli olduğunu belirten Bakan Ersoy, “Serginizin anlamı da çok önemli. Ben de babamı kaybettim ama sizin gibi genç yaşta kaybetmedim. Genç kızlarımızın 18 yaşına girmeden önce babalarını kaybetmesinin nasıl bir duygu olduğunu, nasıl omuzlara yük getirdiğini kısmen de olsa anlayabiliyorum” diye konuştu. Sergide, tuval üzerine çeşitli malzemeler kullanılarak yapılan tablo ve heykellerden oluşan 40 eser sergileniyor. Sergi 25 Mayıs’a kadar açık olacak.
Bayburt Bayburt’ta 4 kişinin yaralandığı trafik kazası güvenlik kamerasına yansıdı Bayburt’ta iki otomobilin çarpıştığı ve 4 kişinin yaralandığı trafik kazası, güvenlik kamerasına yansıdı. Kaza, Bayburt merkez Tuzcuzade Mahallesi, Sıla Kent Konutları önünde meydana geldi. Kazada ikisi sürücü olmak üzere toplam 4 kişi yaralandı. Camları, aynaları paramparça olan, kaput kısmı tamamen hurdaya dönen iki aracın karıştığı kaza ise etrafta bulunan iş yeri güvenlik kameralarına yansıdı. Bayburt merkez Köprülü Kavşak yönüne seyir halinde bulunan 69 AG 003 plakalı otomobil, şehir merkezi istikametine gelen 69 AS 030 plakalı otomobile dönüş yaptığı esnada çarptı. Çarpmanın etkisiyle yoldan çıkan otomobil etrafta marketin, evlerin bulunduğu yola devrildi. 69 AS 030 plakalı otomobil içerisinde bulunan 1’i sürücü 3 kişi, 69 AG 003 plakalı otomobildeki sürücü yaralandı. Market çalışanlarının ve etraftan geçen vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Devrilen otomobilde sıkışan bir kişi ve diğer 2 yaralı araçtan çıkarıldı, sağlık ekiplerince yaralılara ilk müdahaleleri olay yerinde yapıldı. Yaralılar ambulanslarla Bayburt Devlet Hastanesine tedavileri yapılmak üzere götürüldü. Hurdaya dönen otomobil, olay yerine çağrılan çekici yardımıyla yoldan kaldırıldı. İş yeri güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedilen görüntülerde, anayoldan gelen 69 AG 003 plakalı kırmızı aracın, hatalı dönüş yapan 69 AS 030 plakalı araca sert bir şekilde çarptığı görüldü.
Erzincan Erzincan’da tarım bölümü öğrencileri hem öğreniyor, hem üretiyor Erzincan’da meslek lisesi öğrencileri okulun bahçesindeki serada fide yetiştiriciliği yaparak hem öğreniyor hem de ekonomiye katkı sunuyor. Tarım bölümü öğrencileri, serada teorik eğitimlerini uygulama fırsatı buluyor. Erzincan İl Millî Eğitim Müdürlüğü’nün destekleri ile kurulan seralarda sebze fidesi üretim faaliyeti 2020 yılında başlayarak Tarım Alanı öğretmen ve öğrencileri tarafından kurulduğu yıl 30 bin sebze fidesi üretimi gerçekleştirildi. 2021 yılında Covid-19 nedeniyle uzaktan eğitim yapıldığı için, sebze ve aromatik bitki fidesi üretim faaliyetleri öğrencilerin okulda olmaması nedeniyle Tarım Alanı öğretmenleri tarafından yapıldı. Okul serasının üretim kapasitesi, pandemi olmasına rağmen, 2021 yılında iki katına çıkarılarak 60 bin adet fideye ulaştı. 2022 yılında ise mevcut serada tam kapasiteye ulaşılarak 90 bin sebze ve aromatik bitki fidesi üretildi. 2023 yılında da serada 95 bin fide üretimi yapıldı. Bu sene ise 110 bin fide üretimi yapıldı. Serada, domates, biber, hıyar, kabak, kavun, karpuz, lahana, patlıcan ve 3 cins aromatik bitki olarak reyhan, kekik, fesleğen üretimi olmak üzere toplamda 35 farklı tür fide üretimi yapılıyor. Üretimde yerelde halkın lezzet olarak en çok tercih ettiği ata tohumları kullanılmaya özen gösterilirken, ticari anlamda üretim yapmak isteyenler için yüksek verimli hibrit türlerin de üretimi gerçekleştiriliyor. Kullanılan tohumların genelde ata tohumu olması, üretilen fidelerin piyasa fiyatlarına nispeten en az yüzde 30 daha ucuz olması, hastalıklara dayanıklı olmaları, çeşitlerin doğru olarak verilmesi, ticari olarak üretim yapan üreticiler için ise yüksek verimli hibrit türlerin de olması gibi nedenlerden dolayı vatandaşlardan oldukça rağbet görüyor. Erzincan Gül Celal Toraman Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi Tuba Bakartepe, “Biz derste gördüğümüz teorik işlemleri serada uygulayabiliyoruz. Serada fidelerimizi yetiştiriyoruz. İlaçlaması, gübrelemesi, sulaması hep bizim elimizden geçiyor. Organik gübreyle kendimizin yetiştirdiği fideleri halkımıza sunuyoruz.” dedi. Erzincan Gül Celal Toraman Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdür Başyardımcısı Abdullah Çiftçi’de, “Okulumuzun üretim üssü olan seramızdayız. Bu serada öğretmen ve öğrencilerimizle 100 binin üzerinde fide üretilmiş durumda. Kullanılan tohumların genelinin ata tohumu olması, üretilen fidelerin piyasa fiyatlarına nispeten en az yüzde 20 daha ucuz olması, hastalıklara dayanıklı olmaları, çeşitlerin doğru olarak verilmesi, ticari olarak üretim yapan üreticilerimiz için ise yüksek verimli hibrit türlerin de olması gibi nedenlerden dolayı halkımızın talebi fazla olmaktadır. Ayrıca üretilen fideler sosyal projeler dahilinde ihtiyaçlı ailelere ücretsiz olarak verilerek, öğrencilerimiz nezaretinde söz konusu ailelerin üretim faaliyeti yapmaları ve ailelerin geçimlerine katkı sağlamaları hedeflenmektedir." dedi.