GENEL - 22 Mart 2018 Perşembe 15:59

Çalışma hayatında kadını konuştular

A
A
A
Çalışma hayatında kadını konuştular

Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) bünyesinde faaliyetlerini sürdüren AB Bilgi Merkezi ve TOBB Samsun Kadın Girişimciler Kurulu tarafından, 40’a yakın kamu kurum, kuruluş ve STK’dan kadın temsilcilerin katılımlarıyla düzenlenen, “AB ve Türkiye; Kadınlar İçin Birlikte” etkinliğinde kadınların iş hayatındaki konumları konuşuldu.

Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) bünyesinde faaliyetlerini sürdüren AB Bilgi Merkezi ve TOBB Samsun Kadın Girişimciler Kurulu tarafından, 40’a yakın kamu kurum, kuruluş ve STK’dan kadın temsilcilerin katılımlarıyla düzenlenen, “AB ve Türkiye; Kadınlar İçin Birlikte” etkinliğinde kadınların iş hayatındaki konumları konuşuldu.


Samsun TSO bünyesinde faaliyetlerini sürdüren AB Bilgi Merkezleri Ağı’nın Desteklenmesi Projesi tarafından, TOBB Samsun Kadın Girişimciler Kurulu işbirliği ile, “AB ve Türkiye; Kadınlar İçin Birlikte” etkinliği düzenlendi. Etkinlik kapsamında, 40’a yakın kamu kurum, kuruluşları ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ve iş kadınları kahvaltı ortamında bir araya gelerek, kadınların iş hayatlarındaki konumları, iş hayatındaki hakları, yaşadıkları engeller, iş alanlarındaki destekler ve Avrupa Birliği’ndeki uygulamalar konuşuldu.


Türkiye’de AB Bilgi Merkezleri Ağı’nın Desteklenmesi Projesi kapsamında gerçekleştirilen etkinliğin açılışında konuşan TOBB Samsun Kadın Girişimciler İcra Kurulu Başkanı Mihriban Akyüz, “Türkiye’de AB Bilgi Merkezleri Ağı’nın Desteklenmesi” projesi ile yerel halkın AB konusunda bilgilendirilmesi amaçlanmakta ve farkındalık artırıcı faaliyetler gerçekleştirilmektedir. Çocuklar, gençler, kadınlar, engelliler gibi gruplarla çalışarak daha çok kültürel ve sosyal olmak üzere çeşitli etkinlikler yapılmaktadır. Bugün de kadınlarımızın iş hayatındaki konumlarını dile getirip, çözüm önerilerini paylaşmak için bir aradayız. Buradaki en önemli nokta bu konuları anlatırken AB’deki uygulamalardan da bahsedeceğiz. Böylece, kadın konusunda çalışan STK ve kamu temsilcilerinin de kendi çalıştıkları alanlar ile yapabilecekleri ve geliştirebilecekleri yeni projeler ile ilgili yeni çıkarımlar sağlamalarına belki de bir fırsat oluşturmuş olacağız. Amacımız, hem bir farkındalık artırıcı ve hem de ufuk açıcı bir etkinlik yaratmak. Sohbetimizin ardından hazırlayacağımız bilgi notunu Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonuna sunacağız. Umut ediyoruz ki buradan çıkacak olan görüşler yeni AB Projeleri Teklif Çağrıları için referans niteliğinde olacaktır” dedi.



“Kadın istihdamı sadece kadının meselesi değil”


Açılış konuşmasının ardından, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Kadın ve Toplum Uygulama Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. İlknur Aydın Avcı, kadınlarla ilgili yürüttüğü çalışmalara dayanarak “Çalışma Hayatında Kadın Olmak”, “Avrupa’da Çalışan Kadın ve Çalışan Kadının Durumu” başlıklarına değindi. Avcı yaptığı konuşmada, “Avrupa Birliği kadınlar için yaptığı tüm çalışmalarda öncelikle toplumsal cinsiyet eşitliğini ele almaktadır, bunun için de sürdürülebilir hedefler koymuşlardır. Bu hedeflere ulaşabilmek için ise, en önemli kriterler yoksullukla mücadele, eğitim ve ekonomik hayata katılımdır. Avrupa Birliğinde eğitim birçok gelişmede en önemli kriterdir. Eğitim alan kişilerin daha iyi bir iş sahibi olabileceğini savunmaktadırlar. Avrupa Birliğinde annesi çalışan kız çocuklarının daha fazla işgücüne katıldığı görülmektedir. Bu nedenle Avrupa Birliğindeki bakış açısına değinilecek olursa; annelerin çocuklarına çok iyi birer rol model olması kadınların işgücüne katılması açısından çocukları için çok önemlidir. Kadın istihdamı sadece kadının meselesi değildir, erkekler de bu döngünün önemli bir parçasıdır. Kadınlarla birlikte yapılan işlere erkekler de katılmalıdır. AB toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayabilmek için geçen yıl 2,5 milyar euro civarında bir kaynak harcamıştır” diye konuştu.


Katılımcıların oldukça aktif katıldığı toplantı neticesinde elde edilen izlenimler ve önerilerin derlenerek rapor haline getirileceği ve bu raporun AB Delegasyonuna sunulacağı ifade edildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Dağlarda çiriş otu bereketi Doğu Anadolu Bölgesinde ve Erzincan’da bu günlerde çarşı pazarda sıkça görülen çiriş otu dağlarda yaban hayvanlarının da ilgisini çekiyor. Bahar ayları ile birlikte Erzincan’ın yüksek kesimlerinde ortaya çıkan çiriş otu vatandaşlar tarafından toplanmaya başlandı. Munzur Dağlarında yerli ve yabancı birçok kişiye rehberlik yapan Murat Aydemir, yaptığı gözlemlerde dağ keçilerinin de çirişi yediğini ifade etti. Dağlarda doğal olarak yetişen çirişten birçok yemek yapıldığını anlatan Aydemir, çirişten yapılan turşunun ayrı bir lezzet olduğunu söyledi. İnsanlar yüzyıllardır yaşamın neredeyse her alanında bitkilerden faydalanıyor. Bazı bitkiler tıbbi faydaları sebebiyle sağlık alanında kullanılırken bazı bitkiler besin bazıları ise boya ya da süs bitkileri olarak kullanılıyor. Çiriş otu da bu bitkilerden bir tanesi. Latincede Asphodelus aestivus L. olarak bilinen ve Zambakgiller familyasına ait olan çiriş otu, çoğu bölgede güllük, dağ pırasası, kirkiş otu, sarı zambak, yabani pırasa ve yeling otu olarak biliniyor. Toplumun büyük bir kısmı bazı hastalıkların tedavisinde tıbbi bitkilere başvuruyor. Bitkisel tedavi yöntemlerinin yan etkilerinin olmadığı ya da daha az olduğu düşünülmesi buna büyük bir etken olarak gösteriliyor. Çiriş otu da bölgede halkın tercih edilen bitkilerin başında yer alır. Çirişten birçok yemek yapılıyor Meryem Badayman, Ekin Dinçel ve Ayla Ünver Alçay tarafından yapılan bir araştırmada çirişin; yabani bir ot olup yenilebilmesinin yanında vitamin, antioksidan, lif ve mineral içerikleri ile vücudu besleyen özelliğe sahip olması sebebiyle yaygın olarak tüketildiği belirtildi. Çiriş otu, Afrika, Arap ülkeleri, Türkiye, Mısır ve Avrupa’nın bazı bölgelerinde görülen bir bitki türü. Türkiye’de Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, İç Anadolu Ege ve Akdeniz bölgelerinde yetişiyor. Çiriş otu genel olarak zararsız ve faydaları ile ön planda olan bir bitki olarak biliniyor. Bunun yanında çirişin yaprakları henüz tazeyken de yenilebiliyor. Ayrıca çirişten çorba ve birçok yemek de yapılıyor. Haşlandıktan sonra yumurta ile kavrulması ya da peynirle de karıştırılarak yufka ekmek içinde yeniliyor. Ayrıca kaşila diye adlandırılan bir yemeği de yapılıyor. Sevilen yemeklerden biri olan kaşila, çirişin kaynatılıp, içerisine bulgur katılarak, katılaşıncaya kadar pişirilmesiyle yapılıyor. Katılaştıktan sonra içi çukurlaştırılarak yağ dökülüp ve servis edilip yeniliyor.