POLİTİKA - 18 Eylül 2017 Pazartesi 16:55

Başbakan Yıldırım Şanlıurfa’da STK’larla toplantı yaptı

A
A
A
Başbakan Yıldırım Şanlıurfa’da STK’larla toplantı yaptı

Şanlıurfa’da sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya gelen Başbakan Binali Yıldırım Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi tarafından (IKBY) 25 Eylülde yapılması planlanan bağımsızlık referandumuna bir kez daha tepki göstererek uyarılar dikkate alınmazsa gerekeni yapmaktan zerre kadar çekinmeyeceklerini dile getirdi.

Şanlıurfa’da sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya gelen Başbakan Binali Yıldırım Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi tarafından (IKBY) 25 Eylülde yapılması planlanan bağımsızlık referandumuna bir kez daha tepki göstererek uyarılar dikkate alınmazsa gerekeni yapmaktan zerre kadar çekinmeyeceklerini dile getirdi.


Şanlıurfa programları kapsamında il genelindeki sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle öğle yemeğinde bir araya gelen Başbakan Yıldırım, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi tarafından (IKBY) 25 Eylülde yapılması planlanan bağımsızlık referandumuna bir kez daha sert tepki gösterdi. Başbakan Binali Yıldırım, öğle yemeğinde Şanlıurfa’daki sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve kanaat önderleriyle bir otelde bir araya geldi.


Şanlıurfa’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek konuşmasına başlayan Başbakan Binali Yıldırım, “Bu gün Şanlıurfa’nın her biri birbirinden mümtaz isimleriyle birlikte olmaktan bahtiyarlık duyuyorum. Şanlıurfa 3 semavi dinin babası kabul edilen Hz. İbrahim’in yani peygamberlerin şehridir. Şanlıurfa destansı mücadelesi ve kahramanlıkları tüm milletimiz tarafından kabul edilmiş ve Şanlı Urfa unvanı verilmiş istiklal şehridir. Şanlıurfalılar yakın zamanda, bir yıldan önce bir kez daha ortaya koydu. 15 temmuz işgal gecesi tüm Şanlıurfa sokağa çıktı. Bayrağa, ezana, salalara, milli iradeye, şehitlere sahip çıktınız. Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla sokağa çıktınız. Büyük bir felaket önlendi. Şanlıurfa FETÖ terör örgütüne dünyayı o gece dar etti. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. 15 temmuz bir şey gösterdi. Türkiye terörden bıkmıştır, yeni bir sayfa açma zamanı gelmiştir. Millete kulak vererek tam ve sivil bir anayasayı yaptık” dedi.


Bir koluna Fetöcüleri, bir koluna bölücüleri almakla sokakları arşınlamakla bu ülkeye hiçbir faydan olmaz


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Türkiye’yi AB’ye şikayet ettiğini belirten Başbakan Yıldırım, “16 nisan halk oylamasına Türkiye büyük bir destek verdi ama Şanlıurfa daha büyük bir destek verdi. Bunun için sizlere teşekkür ediyorum. Şanlıurfa türküsünde ne diyor, Benim bu derdime bulunmaz derman diyor. İşte Şanlıurfalılar milletin derdine derman oldunuz. Kendini milletten üstün gören hainlere cevabı verdiniz. Geleceğe şimdi umutla bakıyoruz. Anayasa değişikliğinde 80 milyonu kucaklayan bir anlayışla yolumuza devam edeceğiz. Laz, Kürt, Arap diye bakmayacağız. Hepimiz 80 milyon olarak birlikte yaşayacağız. Hedef muhasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmak. Cumhuriyetimizin 100 yıl dönümünde dünyada parmakla gösterileceğiz. Ama muhalefette aynı hassasiyet yok. İlk yarıda yüzde 5 büyüme var, herkesin gurur duyması lazım. Çin’den Hindistan’dan sonra en büyük büyümeyi sağlamışız. Hiçbir yerde böyle bir büyüme yok ama muhalefet büyüme rakamları inandırıcı değil diyor. Allah ıslah etsin. Bu gün AB ülkelerinin yayın organları bile tüm küresel baskılara rağmen, savaşlara rağmen Türkiye’nin başarısını destan gibi anlatıyor. Neden AB diyorum, çünkü Kılıçdaroğlu onlara beyanat veriyor, oradaki gazetelere diyor ki Türkiye’ye gitmeyin, can güvenliği yok. Sen ne dersen de dün basketbol maçına Slovenya’dan Sırbistan’dan 20 bin seyirci geldi. Ülkemizi kötülemekle, yabancılara şikayet etmekle ülkeye hizmet olmaz, vatanseverlik olmaz. Ana muhalefet demek iktidar alternatifi demek. İyi yapmadıklarımızı söyle. Sorunları nasıl çözeceğini söyle. Boş işlerle uğraşmaya gerek yok. Bir koluna Fetöcüleri, bir koluna bölücüleri almakla sokakları arşınlamakla bu ülkeye hiçbir faydan olmaz. Yürüyünce milletle beraber yürünür. Yürü millet de seninle yürüsün. 15 temmuz bunun en açık örneğidir. Erdoğan yürüyelim dedi. Yürüdük mü, alçaklara dersini verdik mi” ifadelerine yer verdi.



"Eğitim yılını şehit öğretmenin görev yaptığı Şanlıurfa’da açmak istedik"


Yeni eğitim ve öğretim yılı açılışı için Şanlıurfa’yı seçmelerinin nedenleri olduğunu dile getiren Başbakan Binali Yıldırım, “Bu gün Urfada’yız, ders yılı başlangıcı yaptık. Neden burayı seçtik. Urfa yaş ortalaması en düşük olan ilimiz, Urfa gelecek demek. Geçen yıl burada bir öğretmeniz vardı, memleketine giderken alçak teröristler tarafından şehit edildi. Dedik ki Urfa’ya gidelim. Onun adının yaşadığı bu mübarek şehirde bu açılışı yapalım. Necmettin Yılmaz ruhun rahat olsun, o teröristler yok edildi, etkisiz hale getirildi. Sivillere silah doğrultan, güvenlik güçlerinse silah doğrultan her teröristi etkisiz hale getirene kadar mücadele devam edecektir. Mücadele ülkenin beka mücadelesidir, birliği korumak için verilen büyük bir mücadeledir. Urfa bölücülüğe fırsat vermedi” dedi.



Uyarıların karşılığı görülmezse gerekeni yapmaktan zerre kadar çekinmeyiz


Türkiye’nin güneyinde kimse oldu bittilerle iş çevirmeye kalkmasın diyen Başbakan Yıldırım,”Ceylanpınar sınır kapımız Şanlıurfa’nın içinde yer alıyor. Sınırın öbür tarafında neler oluyor takip ediyorsunuz. Dünyanın sırt çevirdiği insanlık ayıbı orada yaşanıyor. Mağdur, mazlumların tek sığınağı Türkiye’dir. Gerek Suriye’de, gerek Irak’ta bir takım hayaller peşinde olanlar, orada yapay devlet kurmaya çalışanlar, şunu iyi bilsinler, ulusal güvenliğimizi tehdit edecek, içeride dışarıda gerekli karşılığı anında verilecektir. Kimse Güneyimizde oldu bittilerle iş çevirmeye kalkmasın. Türkiye bu konuda kararlıdır, uyarılar yapılmıştır, eğer bunun karşılığı görülmezse tabiki gerekli tedbirler almaktan zerre kadar çekinmeyiz” ifadelerini kullandı.


Şanlıurfa’da yapılan bazı hizmetlere de değinen Başbakan Yıldırım, “Urfa inancın merkezidir. İnşallah bölgemizde yaşanan çalkantılar son bulacak ve 2 milyona yakın vatandaşa yeni hizmetlerimiz devam edecektir. 15 yıldır Türkiye’nin her tarafı, bunların arasında Şanlıurfa’da var, hizmet getirmek için gece gündüz çalışıyoruz. Şanlıurfa’ya 15 yılda 12 bin derslik yaptık. Tutarı 2 milyar 430 milyon. Yetmez 2019 kadar inşallah tekli öğretime geçecek şekilde eksik olan okulları da tamamlayacağız. Şanlıurfa’da sadece okul öncesi eğitimde biraz gerideyiz. Çalışmalarımızı bu yönde de arttıracağız. Bir de kızların okula gelmesi için gerekli tedbirleri alacağız. Şanlıurfa’da 12 devlet hastanesi açtık. 36 adet gençlik merkezi yaptık. En önemli ihtiyacı tarım, tarımsal kalkınma. Önceki bakanımız Faruk Çelik’in bu ülkeye güzel hizmetleri oldu. Tarımı yine bir Urfalıya emanet ettik. Belediye Başkanı olarak güzel hizmetleri olan Ahmet Eşref Fakıbaba’ya teslim ettik. İnşallah bayrağı daha da yukarıya taşıyacak, memlekete güzel hizmetler yapacak. Gap projesi bu bölgenin kurtuluşu olarak görülüyor. Bugüne kadar 300 bin hektar araziyi suyla buluşturduk. Geriye 300 bin kalıyor onu da çözeceğiz. Sulama çözülmezse elektrik çözülmez. Kuyulardan çıkan su nedeniyle çok büyük elektrik tüketiliyor. Kayıt dışı da eklenirse sorun daha da büyüyor. Mutlaka cazibeyle sulamak gerekiyor. İnşallah ilerde bütün dikkatimizi bu alana vereceğiz” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin 8. "İyilik Gemisi" Gazze’ye uğurlandı Yaklaşık 3 bin ton gıda malzemesi taşıyan "İyilik Gemisi", Mersin Limanı’ndan Gazze’ye uğurlandı. Türkiye, İsrail saldırılarının hedefi olan Gazze’deki sivillere insani yardım ulaştırmaya devam ediyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 2 bin 960 tonluk 125 bin koli gıda desteğini Gazze’ye ulaştıracak 8’inci "İyilik Gemisi" Mersin Limanı’ndan uğurlandı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) koordinasyonunda gerçekleştirilen yardımların önce Mısır’ın El-Ariş Limanı’na, ardından da tırlarla Refah Sınır Kapısı’ndan barınma, gıda, yakıt ve tıbbi malzemeler başta olmak üzere pek çok insani yardım malzemesine ihtiyaç duyan Gazzelilere ulaştırılacağı bildirildi. "Milletimiz karınca kararınca her türlü imkanını seferber etti" Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, Mersin Limanı’nda düzenlenen törende devlet olarak, Türkiye Cumhuriyeti olarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yıllardır Gazze meselesine ve Filistin davasına büyük katkılar vermeye çaba gösterildiğini söyledi. Bugün de aynı şekilde bu çalışmaların artırılarak devam ettiğine işaret eden Çam, şöyle konuştu: "Milletimiz karınca kararınca her türlü imkanını seferber etti. Bundan sonra da edecek. Türkiye Cumhuriyeti, tarihinden gelen birikimiyle mazlumların ve mağdurların her zaman sığınağı olmuştur, kapısı olmuştur. Bugün için bir ateşkes gerçekleşmiş gözüküyor. Ancak yeryüzündeki bu dram çok büyük bir dram. 2,2 milyon insanın en az yarısından fazlası sokaklarda, plajlarda eğitim altyapısı, temizlik, hijyen, temiz suya ulaşım ve her türlü imkanın bittiği, açlığın başladığı bir ortamda Türkiye Cumhuriyeti olarak biz bu imkanları seferber etmiş durumdayız. Öncelikli olarak ateşin durması gerekiyordu. Mübarek Ramazan ayında gecikmeli de olsa bu süreç başlamış oldu. Ama bundan sonraki süreçte esas sıkıntıların giderilmesinde büyük çabalar sarf edilmesi lazım. Bunu sadece Türkiye’nin yapması mümkün değil, yeterli değil. Bütün dünyanın seferber olması lazım." Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanlığının çeşitli çalışmaları yerinden teminle yapmaya devam ettiğine dikkati çeken Çam, "Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığımız da oradan gelecek talepler çerçevesinde burs imkanlarını arttırıp oradaki sıkışmış, eğitim imkanlarına ulaşamayan gençlerimizin eğitim alması noktasında katkılar vermeye devam edecek. Ve inşallah AFAD’ın organizasyonuyla yapacağı çalışmalarla devletimiz çok daha büyük katkılar vermeye devam edecek" dedi. "İnsani yardımın çok daha fazla olması için büyük çaba sarf ediyoruz" AFAD Başkanı Okay Memiş ise, 8’incisi gönderilen yardım gemisinin organizasyonunu Vakıflar Genel Müdürlüğünün yaptığını söyledi. Gazze’ye bugüne kadar yapılan yardımlardan bahseden Memiş, "Bu zamana kadar toplam 39 bin 607 ton insani yardım malzemesi, bin 151 jeneratör, 214 ton hijyen malzemesi, 8 sahra hastanesi, 53 ambulans, 242 ton tıbbi malzeme, 2 UMKE aracı, giyecek, barınma malzemeleri ve özellikle içme suyu gönderdik. İçme suyunu hem Türkiye’den gönderiyoruz hem de Mısır Kızılayı ile yaptığımız anlaşmayla her hafta en az 5 ila 10 tırlık su anlaşması yaptık ve sürekli olarak El-Ariş’ten ve Refah Sınır Kapısı’ndan Gazze’ye suyla birlikte diğer insani yardımları ve gıdaları ulaştırmaya gayret ediyoruz" diye konuştu. Son aylara kadar Refah Sınır Kapısı’ndan sadece Türkiye’nin gönderdiği yardımlardan en az 10 ila 20 tır insani yardım malzemesinin Gazze’ye ulaştığını ancak sınır kapısında yapılan müdahaleden sonra bu rakamın biraz azaldığını vurgulayan Memiş, "Fakat bizim bütün diplomatik mücadelemiz bu konuda devam ediyor. Bu insani yardımın çok daha fazla olması için büyük çaba sarf ediyoruz" ifadelerini kullandı. Bundan bir iki ay önce insani yardımların Gazze’ye ulaşması için Mısır hükümetiyle görüşmeler yaptıklarını dile getiren Memiş, "Mısır Kızılayı, Türk Kızılay ve AFAD olarak Refah Sınır Kapısı’ndan 40 kilometre mesafedeki Mısır’ın El-Ariş liman kentinde bir lojistik depo oluşturduk. Bu giden insani yardımların tamamı o limanda toplanıyor ve lojistik depolarımızdan sonra Refah Sınır Kapısı’ndan Gazze’ye ulaştırıyoruz. Bu konuda tabii ki Mısır devletinin de iş birliği çok önemli. Onlara da ayrıca teşekkür ediyoruz" dedi. "Filistinli kardeşlerimizin yanında olmaya büyük gayret gösteriyoruz" Gazze’ye yardım malzemelerini ulaştırabilmek için sürekli bir çaba halinde olduklarını aktaran Memiş, bu kapsamda Ramallah’a ve Ürdün’e gittiklerini ifade etti. Memiş, "Ramazan ayında AFAD olarak 6 Şubat’ta meydana gelen depremden sonra bütün vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını, afetzedelerimizin ihtiyaçlarını nasıl gideriyorsak, gönül coğrafyamızdaki zor durumda olan, özellikle insanlık dışı maalesef katliama maruz kalan Filistinli kardeşlerimizin de yanında olmaya büyük gayret gösteriyoruz" diye konuştu. Gazze’den yaklaşık bin 500 Filistinlinin Türkiye’ye getirildiğini dile getiren Memiş, şöyle devam etti: "Onların tedavilerinin karşılanması maksadıyla tabii ki sağlıkla ilgili ihtiyaçları vardı. Sağlık Bakanlığımızla AFAD’ımız koordinasyonunda bütün ihtiyaçlarını gidermeye gayret ediyoruz. Bu organizasyonların yapılarak, Gazze’deki insani yardımların tam manasına ulaşması için Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu operasyonları yürütüyoruz." "Bu gemiyi gönül coğrafyamıza gönderiyoruz" Mersin Valisi Ali Hamza Pehlivan da, Ramazan ayı içinde anlamlı bir faaliyeti gerçekleştirmek üzere bir araya geldiklerini söyledi. Mersin Limanı’nın yıl boyunca ticari faaliyetlere konu olan binlerce gemiyi karşılayıp uğurladığını ifade eden Pehlivan, "Bunların içerisinde bugün olduğu gibi yardım gemilerinin gidişi ayrı bir önem ve değer taşıyor. Çünkü bu 8. İyilik Gemisi’nin içerisinde insanımızın, vatandaşlarımızın, hayırseverlerimizin yardımları ve bunun yanında da duaları, iyi dilekleri var. Bu gemiyi gönül coğrafyamıza gönderiyoruz. Bu gemiyi Gazze’ye gönderiyoruz. Böyle anlamlı bir etkinliğe Mersin olarak da limanımız vasıtasıyla ev sahipliği yapmaktan dolayı memnuniyet duyuyoruz" dedi. İsrail saldırılarının hedefinde olan Gazze Şeridi’ndeki siviller için hazırlanan 125 bin gıda kolisi yüklü "Sardes" adlı gemi, duaların ardından yola çıktı. "Bölgeye insani yardim taşıyan 13 uçak ve 7 gemi gönderildi" AFAD’tan yapılan açıklamaya göre, AFAD ve sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle bölgeye bugüne kadar insani yardim taşıyan 13 uçak ve 7 gemi gönderildi. Gemi seferleri, hava köprüsü, yerelden temin ve Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) işbirliğiyle gönderilen insani yardım malzemelerinin toplamı 39 bin 607 tona ulaştı. Ayrıca Gazze’deki sivillerin su ihtiyacını karşılamaya yönelik çalışmalar kapsamında Mısır Kızılayı işbirliğiyle Mısır’dan şişelenmiş su tedarik edilmesi projesi hayata geçirildi. Böylece her hafta 5 tırdan oluşan sevkiyatla toplam bin 126 ton su Gazzelilere ulaştırıldı.
Niğde Niğde Belediyespor yönetimi, TFF kararlarını eleştirdi Bölgesel Amatör Lig (BAL) 7. Grup’ta mücadele eden Niğde Belediyespor yönetimi, verilen seyircisiz maç cezasının haksız olduğunu söyledi. Niğde Belediyespor Kulüp Başkanı Atilla Tasalı, Başkan Yardımcısı Yahya Dökmetaş ve Futbol Şube Direktörü İdris Gündoğan basın açıklaması yaptı. Niğde Belediyespor’a emsalsiz bir ceza verildiğini söyleyen Başkan Atilla Tasalı, rakipleri Akşehirspor’a ise kaybettiği maçın 3 puanının masa başında verildiğini belirtti. Tasalı, "Niğde Belediyespor olarak ligin başından bu yana, tüm camiamızla birlikte adil bir yarış içerisinde bulunarak, hak edenin şampiyon olacağı bir lig olsun anlayışıyla hareket ettik. Fakat son haftalarda takımımıza futbol sahalarında emsali görülmemiş şekilde seyircisiz oynama cezası verilirken, rakibimiz Akşehirspor’a kaybettiği maçın 3 puanı masa başında veriliyor, yetmiyor hakemler tarafından 3 puanlar hediye ediliyor. Birinci tezgah İmamoğlu maçı öncesinde kuruluyor. İmamoğlu Belediyespor müsabakasında tayin edilen hakemin yanlış davranışları, futbol oynamaya izin vermemesi sonucu mağlup oluyoruz. Mağlup olmamız yeterli gelmiyor, çünkü bizi geçebilmeleri için daha fazla şeye ihtiyaçları olduklarını biliyorlar. Her sahada olan basit münferit bir, iki hadiseyi bahane ederek, iki maç sahamızda seyircisiz oynama cezası veriliyor. TFF’nin aldığı emsal bir karar yok mu? Örneğin, Bingölspor - Hacılar Erciyes maçındaki çıkan hadiselere bakın. Bizim maçın fazlası var. Sadece bir maç seyircisiz oynama cezası verildi. Bu ceza kasten takımımıza şampiyonluk yarışında zarar vermek adına alınmış veya aldırılmış bir karardır. İkinci olarak, Adana 5 Ocak FK’ya 3-1 mağlup olan Akşehirspor statü uygulamasıyla ilgili itirazını ve dekontunu statü süresi içerisinde yapmış mıdır? Yoksa imtiyazlı şekilde kabul edilerek, 3 puan hediye mi edilmiştir?" dedi. "Bir lobi Niğde Belediyespor’un haklarını yemek için çalışıyor" diyen Futbol Şube Direktörü İdris Gündoğan ise bir şehri temsil ettiklerini belirterek yetkilileri göreve davet etti. Hakemlerin dikkat edilerek atanmasını isteyen Gündoğan, "Hakemi gördünüz, hakem seyirciyi, oyuncuyu provoke etmeye gelmiş. Oyuncularımız kırmızı kart cezası almasın diye dua ediyoruz ancak seyircimizin yapmış olduğu bir, iki münferit olay var. 12 Bingölspor - Hacılar Erciyes maçında sahaya giren var, karşı antrenöre saldıran taraftar var, kırmızı karttan sonra hakemi tartaklayan oyuncu var. Bu maçta sadece 12 Bingölspor’a bir maç seyircisiz oynama cezası verdiler. Allah’ınızı severseniz bizim maçımızda ne vardı iki maç ceza verecek? Bir lobi kurulmuş ve bu lobi Niğde Belediyespor’un haklarını yemek için çalışıyor. TFF’de Konya Akşehir adına kimlerin lobi yürüttüğü konusunda bize çeşitli duyumlar geliyor. Elimizde belge olmadığı için telaffuz ederek kimseyi töhmet altında bırakmak istemiyoruz ama hakemlerin, gözlemcilerin dikkat edilerek atanması konusunda yetkilileri görece çağırıyoruz" şeklinde konuştu.
Samsun TSO ve Samsun Genç Girişimciler Kurulu tarafından “Girişimcilik Buluşmaları” Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) koordinatörlüğünde TOBB Samsun Genç Girişimciler Kurulu tarafından “Girişimcilik Buluşmaları” etkinliğinin ilki yapıldı. TSO koordinatörlüğünde faaliyetlerini sürdüren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Samsun Genç Girişimciler Kurulu organizasyonuyla Samsun TSO M. Rifat Hisarcıklıoğlu Salonu’nda Girişimcilik Buluşmaları etkinliği düzenlendi. Genç girişimciler ve girişimci adayları, katıldıkları buluşmada başarılı girişimcilerin hayat ve başarı öykülerini dinleyerek deneyimlerini öğrendiler. Tüfekçi: “Bizim için önemli olan girişimciliğin bu şehirde kök salmasını sağlamak” Samsun’da başarılı girişimcilerin sayısını arttırmaya yönelik hareketleri desteklemeye devam edeceklerini ifade eden Samsun TSO Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Tüfekçi, “Bugün geldiğimiz noktada girişimci olmayı belirleyen pek çok husus var. Bizden önceki nesiller girişimcilik, kurumsallaşma, markalaşma, yenilikçilik gibi kavramlarla henüz tanışmadan atadan gördükleriyle ve kendi ticari zekalarıyla girişimcilik ekosisteminde kendilerine yer bulmaya çalıştılar. Üstelik pazar da bugünkü gibi değil, sınırları çizilmiş dar bir alandı. Kimisi için mahalle, kimisi için şehirle sınırlıydı. Bugün ise girişimin ölçeği ne olursa olsun rekabet ortamının sınırları dünyaya erişti. Zaman değişti, koşullar da değişti. Girişimcilik tanımı da değişti. Biz konuşurken de değişiyor. Çağın gereklerine göre dönüşüyor. Dolayısıyla girişimcilik tıpkı bizler gibi çok genç bir kavram. Sizler de genç girişimciler olarak yenilikçi fikirlerinizi çok daha donanımlı bir şekilde bizden çok daha bir şekilde ulaşabileceğiniz imkanlarla güçlendirerek geleceğe taşıyacak ve yeni nesillere referans olacaksınız. Bizim için önemli olan girişimciliğin bu şehirde kök salmasını sağlamak. Özellikle de gençlerde ve kadınlarda etkili olmasını sağlamaktır. Bu amaçla kurulan 2 derneğimizin başkanını da bugün siz genç girişimcilerle buluşturduk. Girişimcilik önemli ve bunu destekliyoruz” dedi. Programda konuşan TOBB Samsun Genç Girişimciler İcra Kurulu Başkanı Onur Öztekin ise “Ülkemizdeki genç girişimci potansiyelinin nicelik ve nitelik bakından daha da geliştirilmesi ve daha donanımlı hale getirilmesi amacıyla politika belirlemek, girişimcilik kültürünün gençler arasında yaygınlaşmasına öncülük etmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu minvalde ilkini gerçekleştirmiş olduğumuz Girişimcilik Buluşmaları Programımızı çok önemsiyoruz. Bugün bizlerle birlikte olan başarılı girişimcilerimize şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu. Buluşma etkinliği açılış konuşmalarının ardından girişimci, ıslak mendilin mucidi eczacı Ataman Özbay ve eğitmen-danışman Gökhan Okçu’nun sunumları ile devam etti.
Samsun Kadın çiftçilere ’süt sağım makinesi’ desteği Samsun’un 17 ilçesinde 113 kadın çiftçiye Süt Sığırcılığı Eğitim Projesi ile yüzde 75 devlet destekli süt sağım makinesi verildi. Kent genelinde hayvancılık sektörünün mekanizasyonuna Samsun Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak büyük önem veriliyor. Bu amaçla Samsun’da kadın çiftçilere süt sığırcılığı eğitimi adı altında proje yapıldı. Bütçesi Tarım ve Orman Bakanlığı, Hayvancılık Genel Müdürlüğü tarafından Samsun Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığına aktarıldı. Toplam bütçesi 1 milyon 350 bin TL olan projede sağım makineleri bedelinin yüzde 25’lik kısmı üretici tarafından karşılandı. Yüzde 75’lik kısmı ise devlet katkısı olan projede beş baş sağmal süt ineği olan, Türkvet kayıtlarında büyükbaş işletme kaydı olan ve faal olarak hayvancılık yapan kadın çiftçilere "tekli süt sağım makinesi" dağıtıldı. Dağıtım töreninde konuşan Vali Yardımcısı Şevket Cinbir, “Kadınımız, bizim Anadolu topraklarında bereketi mutfaklarımıza ve sofralarımıza taşıyan değerlerimizdir. Dolayısıyla hayatın her aşamasında kadını görüyoruz. Kadınımızın olmadığı yer eksiktir. Olaylara kadın elinin dokunuşu eğer sağlayamazsak eksik kalırız. Hedeflerimiz var. Daha güçlü bir Türkiye’yi inşa etmek istiyoruz. Bunu da kadınıyla erkeği ile hep beraber harekete geçirerek gerçekleştirebileceğimize inanıyoruz. Samsun’da 17 ilçemizde hayvancılıkla uğraşan kadınlarımız var. Bu kadınlarımız bugüne kadar belki kendi imkanlarıyla süt sığırlarına sağıyorlardı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüzün organize ettiği bir eğitimle kendilerine ’süt sağım makine nasıl kullanılır’ konusunda eğitim verildi. Eğitim sonunda sertifikaları kendilerine takdim edildi. Bunun dışında süt sağım makinesi de kadın çiftçilerimize verildi. Gerçekten kadınımızın el attığı her işete güzellik görüyoruz” dedi. İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, "Buradaki amaç 113 tane kadının hijyenik şartlarda ve daha kısa zamanda, daha kolay, iş gücüne dayanmayan bir şekilde sağmasını sağlamaktır. Bu projenin 1 milyon 350 bin TL’lik bir bütçesi var. Bununla birlikte 113 tane kadın çiftçimize makinelerimizi verdik. Üreten kadınlarımızın yanında olduğumuzu göstermek, onların işini kolaylaştırmak ve kırsalda sosyal yaşamı daha kolay hale getirebilmek istedik" diye konuştu. Kadın çiftçilerde artık daha çok süt alabileceklerini ve işlerinin büyük oranda kolaylaşacağını ifade ettiler.
Aydın Didim’de uyuşturucu operasyonu: 1 tutuklama Aydın’ın Didim ilçesinde polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında uyuşturucu madde satışı yaptığı tespit edilen şüpheli kıskıvrak yakalandı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkartıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Didim Narkotik Büro Amirliği tarafından uyuşturucu madde kullanımı ve satışının önlenmesine yönelik çalışmalar aralıksız sürüyor. Zehir tacirlerine nefes aldırmayan narkotik ekipleri başarılı operasyonlarına bir yenisini daha ekledi. Edinilen bilgiye göre, bir süre takibe alınan Y.Y. isimli şüphelinin uyuşturucu madde satışı yaptığı tespit edildi. Operasyon için düğmeye basan ekipler şüpheliyi kullandığı motosiklet ile yakaladı. Şüphelinin üzerinde, kullandığı motosiklette ve ikametinde yapılan aramalarında; 563,3 gram esrar, 0,66 gram kokain, 2 adet çalışır vaziyette hassas terazi, 3 adet rulo halinde alüminyum folyo, 1 adet esrar öğütme aparatı, 32 adet 7,65 tabanca fişeği, 1 adet komando tabir edilen bıçak ve suçtan elde edildiği değerlendirilen 16 bin 460 Türk lirası ele geçirildi. Öte yandan narkotik ekipleri tarafından gerçekleştirilen bir diğer çalışmada da 7,21 gram esrar elde geçirilirken şüpheliler uyuşturucu madde kullanmaktan işlem yapılarak serbest bırakıldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Y.Y. ise çıkartıldığı adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.