e-bülten
Günün en önemli haber başlıklarını iha.com.tr ayrıcalığı ile e-posta adresinize gönderelim mi?
e-posta :
Bunu bir daha sorma.
26 Ağustos 2012 | 16:00

''Suriye'den gelenlerin kimlikleri belli değil''

''Suriye'den gelenlerin kimlikleri belli değil''

PKK'nın dokuz sivili öldürdüğü Gaziantep'e giderek iki gün boyunca kentte incelemelerde bulunan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, burada edindiği bilgi ve izlenimleri “Gaziantep gözlemleri” başlığı altında topladı. Gaziantep’teki hain saldırıya ilişkin edindiği izlenimleri yazılı bir basın açıklaması yaparak kamuoyuyla paylaşan Oran, iddialı açıklamalarda bulundu.

HASAN ESER
İZMİR


Suriye’de yaşananların artık Türkiye’nin iç güvenliğini doğrudan tehdit eder hale geldiğini, şu an 70 bin sığınmacının Türkiye’de olduğunun tahmin edildiğini, bu sayının önümüzdeki günlerde 100 bin kişiye çıkmasının beklendiğini ve bu sığınmacıların yaklaşık 11 bin kadarının da Gaziantep’te bulunduğunu anlattı. Burada en temel sorunun, gelen sığınmacıların kimlikleri, geçmişleri, ne yaptıkları ve mensup oldukları yapıların ne yazık ki bilinmediğini anlatan Oran, şöyle konuştu: "Büyük bir istihbarat ve kontrol zafiyeti var. Sınırlarımızdaki giriş çıkışın kontrolsüz olması nedeniyle sığınmacılar arasında Özgür Suriye Ordusu, PKK, Esad’ın Muhaberat ajanları var. Öyle ilginç bir tablo ki Afganistan, Libya, Sudan, Pakistan ve Suriye’de savaş deneyimi olan El Kaide militanları da ülkemize sızmış durumda.Yani fiili durumda bu insanlara verilen askeri, lojistik, finansal destekten El Kaide gibi bir terör örgütü de yararlanıyor”

Söz konusu bölgede yaşanan gelişmeler sonucunda, kontrolsüz, denetimsiz bırakılmış bu insanların bölge güvenliğini tehdit ettiğini anlatan Oran, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün aldığım bir bilgiye göre, Hatay’a yerleştirilmiş olan özellikle El Kaide bağlantılı bazı sığınmacılar esnafı tehdit eder, hiçbir para ödemeden hizmet satın alır hale gelmiş durumda. Bu kişilerin esnaftan haraç aldığı, ideolojik olarak beğenmedikleri imamlara baskı yapmaya başladıkları, özellikle itidal telkin eden imamlara daha radikal söylemler için tehditlerde bulundukları ifade ediliyor”

İstihbarat teşkilatları arasında güven bunalımı yaşandığını ileri süren Oran, Gaziantep’te yaşananları güvenlik boşluğu, istihbarat zafiyeti, koordinasyon eksikliği,organizasyon bozukluğu ve operasyon yetersizliği olarak değerlendirdi. “Bütün bunlar hükümetin beceriksizliği, basiretsizliği ve kifayetsizliğini gösteriyor” diyen Oran, AK Parti Hükümetini eleştirdi. Hükümetin kontrolü kaybettiğini, güvenliği sağlayamaz bir duruma geldiğini anlatan Oran, sözlerini şöyle sürdürdü: "Milletvekilleri emniyet müdürleri ile kavga ediyor. İstihbarat teşkilatları birbirleriyle mücadele ediyor. MİT ile Emniyet İstihbarat arasında derin bir güven bunalımı var. Bu ortamda bilgi akışı yok, istihbarat zafiyeti ve koordinasyon eksikliği var. Organizasyon bozuk, hükümet üyeleri doğru bilgi akışına sahip değil, bu durum devlet idaresini etkiliyor. TSK’dan MİT’e, Emniyetten Hükümet yetkililerine kadar herkes felç olmuş durumda. Veri yok, değerlendirme yok, analiz yok, refleks yok. Bütünüyle kontrollerini kaybetmiş bir haldeler.”

Milli İstihbarat Teşkilatı ile Emniyet İstihbaratının saray kavgasının aktörü gibi birbiriyle kavga ettiğini iddia eden Oran, şunları söyledi: “Birbirlerine karşı bilgi, belge topluyor, öğrencileri, gazetecileri, Türk Silahlı Kuvvetler personelini ve toplumsal muhalefeti izliyor, ancak esas görevini yapmıyorlar. MİT ve Emniyet İstihbaratı, AKP’ye hizmet edeceğine, AKP’nin Oslo’da sohbet ettiği dostlarını izlese bu saldırı engellenebilirdi. Nisan ayında çalınan bir araç, dört ay boyunca bulunamıyor, aracın takibi yok, bombanın nereden elde edildiği, düzeneğin nasıl kurulduğu, saldırının nasıl planlandığı bilinmiyor”

CENAZEDEKİ TEPKİ DİKKATE ALINMALI

Cenazede halkın gösterdiği büyük tepkiyi herkesin dikkate almak zorunda olduğunu anlatan Oran, şöyle konuştu: “Büyük bir öfke ve isyan duygusuyla halkımız kendini ifade ediyor. Şimdi kimse bu isyana karşı kayıtsız kalamaz. AKP sözcülerinin ağızlarından çıkan sözlere dikkat etmesi, itidalli olması lazım. Adeta ateşe barutla koşuyorlar.

'Üç beş Mehmet' gibi açıklamalar, dalga geçer gibi 'Terörle mücadele çok iyi gidiyor' demeler, durup dururken basına karşı öfke krizleri geçirmeler veya ‘o yazıyı ağzına tıkarım’ gibi ifadeler ortada.Bir diğer önemli nokta hükümetin de halkın tepkisinden korktuğunu gösteriyor. A Tipi Protokol adını verdikleri uygulamayı Ankara’da zaten yapıyorlardı şimdi Gaziantep’te de yaptılar. Hepimizin biraz empati yapması lazım. İnsanlar yavrularını, eşlerini, dostlarını, arkadaşlarını, kardeşlerini teröre şehit vermişler. Bu insanların yarası var. Sen anne babasından başkasını içeri sokmayıp, 5 kilometrekarelik bir güvenlik alanı oluşturuyorsun, adım başı güvenlik görevlisi koyuyorsun, camiye kimseyi almıyorsun. Buna kimsenin hakkı yoktur. İnsanların acılarını yaşamasını bile engellemek, baskı rejiminin doruk noktasıdır.”

Gaziantep'teki hain saldırıda yaşamını yitiren şehitlerin cenaze töreninde Türk bayrağı sarılı tabutlara paketleme bandı sarılmasına tepki gösteren Oran, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kim yaptı niye yaptı bilmiyorum ama cenaze töreninde dikkatimi çeken bir şey daha var: Şehitlerin tabutundaki Türk bayrakları koli bandıyla tabuta sarılmış. O ailelerin yerine kendimi koydum ve yüreğim acıyla doldu, böyle bir şey kabul edilemez.”

Oran, "Cenazede devletin zirvesi buluştu" başlıklarının güzel olduğunu belirterek sözlerini şu ifadelerle noktaladı: "Ama, 14 Ağustos’ta AKP ve MHP, TBMM’ye gelseydi belki de bu 20-21 Ağustos acısını yaşamayacaktık. Devletin zirvesi niçin sadece cenazede, tabutun başında buluşsun? Sorunu çözecek olan siyasetçilerin cenazede değil Meclis’te buluşması, naaş önünde değil kürsüde konuşması lazım. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve MHP 'gündemi PKK belirlemesin' söylemine sığınarak TBMM’den kaçtı. Şimdi bu mantıkla bakarsak, Başbakan da PKK gündemine teslim oldu, nihayet tatilini yarıda kesip Gaziantep’e geldi. Eğer siz TBMM’yi kapalı tutarsanız, gündemi milletin iradesi değil, başkası belirler. Er geç ona teslim olursun.Sayın Genel Başkanımız bir adım attı elini uzattı o elin havada kalmaması lazım. Biz Meclisi Suriye ve Terör gündemiyle özel olarak toplantıya çağırdık gelmediler, TBMM iki ay kapalı kaldı, yan gelip yattılar. Bugün geldiğimiz nokta bir başarısızlık noktasıdır.Biz CHP olarak, ana muhalefet partisi olarak ne pahasına olursa olsun yeter ki analar ağlamasın dedik, elimizi uzattık, fakat sonuç alamadık. Artık sözün bittiği yerdeyiz. Ya bu işi bir an önce çözsünler, ya da vatandaşın can ve mal güvenliğini koruyamayan bir hükümetin yapması gerekeni yerine getirsinler."

Etiketler : Esad,savaş,saldırı,Türk,PKK,Türkiye,ifade,güvenlik,para,kavga,Terör,bomba,operasyon,MİT,Gaziantep,Emniyet,Hatay,AK Parti,iddia,CHP,devlet,Meclis,kayıt
Haber Yorumları | Tüm Yorumlar
  • |
Yorum Ekle
Adınız Soyadınız
*
Yorumunuz
(0 karakter; kalan:300)
En Çok Tıklanan Galeriler
En Çok İzlenen Videolar
(C) İhlas Haber Ajansı 1993-2014. Her Hakkı Saklıdır.
Kaynak gösterilerek dahi Abone olmadan kısmen veya tamamen kullanılamaz.

29 Ekim Cad. İhlas Medya Center, Medya Blok Kat:2 Yenibosna-İstanbul
Telefon : 0212 454 33 33    Faks : 0212 454 33 35