GENEL - 12 Ağustos 2017 Cumartesi 17:05

Çavuşoğlu’ndan Kılıçdaroğlu’na: "Bu millet sizi affetmeyecek"

A
A
A
Çavuşoğlu’ndan Kılıçdaroğlu’na: "Bu millet sizi affetmeyecek"

Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçtiğimiz günlerde Alman bir dergiye verdiği röportajı eleştirerek, "AK Parti ve sayın cumhurbaşkanımıza olan düşmanlığınızı Türkiye düşmanlığına dönüştüremezsiniz.

Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçtiğimiz günlerde Alman bir dergiye verdiği röportajı eleştirerek, "AK Parti ve sayın cumhurbaşkanımıza olan düşmanlığınızı Türkiye düşmanlığına dönüştüremezsiniz. Buna hakkınız yok. Bu millet bunu affetmez ve sizi affetmeyecektir" dedi.


Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, eski Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Yalova’nın Armutlu ilçesinde kapalı pazar yeri ve sosyal tesislerin açılışını gerçekleştirdi. Törende konuşan Bakan Arslan, "İstanbul-İzmir otoyolu adeta İstanbul, Kocaeli, Yalova, Bursa, Balıkesir, Manisa, İzmir’i birbirine komşu kapısı yaptı. Bunun içinde bu bölgelerde seyahat rahatladı. İnsanımızı seyahat konforu arttı. Bütün bu projeler ekonomi ve sanayi büyümesinde lokomotif köprüsü görüyor. Osmangazi Köprüsü ve otoyol ile Yalova ve Armutlu her tarafa yaklaştı. İnsanlarımız eskiden bu yollara çıkmaktan korkarken, şimdi dünyanın en gelişmiş otoyollarından birinde seyahat ediyor. Sadece Yalova’ya bakanlığımız olarak 1 milyar lira yatırım yaptık. IMF’nin kapısında birkaç milyon bulmak için dilenen Türkiye Cumhuriyeti’nden sadece bugün ulaştırma anlamında 1 milyarlık yatırım yapılıyor. 14 yılda ise 8 milyar yatırım yapılmış" dedi.


Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu ise, "Neler yaşamadık ki. 2013 yılında 3-5 ağacın arkasına gizlenmek suretiyle iktidarı ve devleti teslim almaya çalıştılar. 17-25 Aralık sürecinde yolsuzluk susturucusu taktırılmış bir yargı darbesiyle iktidarı teslim almaya çalıştılar. Daha sonra 6-7 Ekim Kobani olayları. Oldu bittiyle bir özel bölge oluşturmaya çalıştılar. Sonra çukur ve hendek siyasetiyle aynı şekilde milletimize ve orada yaşayan insanlarımıza hayatı çekilmez kaldılar. Son olarak 40 yıldır bu milletin hücrelerine sirayet etmiş ve bugünün maşası, onların hayallerini gerçekleştirmek üzere kurulmuş, programlandırılmış bir FETÖ terör örgütü çıkarak bu milletin evlatlarına, ülkemizden temin ettiği uçaklarla, tanklarla, donanımlarla onu yok etmeye, teslim etmeye ve işgal etmeye çalıştılar. Ama hiçbir şeyden kaçmayan, ben kefenimi giydim de bu yola çıktım ibaresiyle kendisine siyaset yolu çizen cumhurbaşkanımızın çıkışı ve milletimizin arkasından gidilerek bayrak teslim edilmedi" açıklamasını yaptı.



"Bu milletten özür dileyeceksin"


"Ortada yaşanan bir senaryo var" diyen Çavuşoğlu, şunları söyledi:


"Onların hepsini bir yere kadar anlayışla karşılayabiliriz. Ama bizim esasen anlayışla karşılamayacağımız, hazmedemeyeceğiz, bizi hayal kırıklığına uğratan nedir biliyor musunuz? Bu ülkeyi idare etmek tasarrufuyla ortaya çıkıp, hem de cumhuriyetin kurucu partisi olduğunu iddia eden bir siyasi partinin genel başkanının FETÖ ağzıyla düşmanca fikirlerini anlamakta zorlanıyoruz. Siz 2013 yılında Gezi sürecinde milletvekilleriniz aracılığıyla terör estirenlere cebinizden paralar dağıtmış olabilir, Ankara’nın göbeğinde Türk bayrağı yakılırken onlara set kurup savunmuş olabilirsiniz. Hendek terörün estirildiği zaman milletvekillerinizi oraya göndererek devletin katliam yaptığına ilişkin raporlar hazırlattınız. Yargı susturucusu takılmış bu 17-25 Aralık sürecinde illegal görüntü ve ses kayıtlarıyla mecliste dokunulmazlık zırhının arkasına saklanmış olabilirsiniz. En son olarak geçen hafta Alman dergisine vermiş olduğunuz röportaj en dip ve çukur noktadır. Ana muhalefet partisinin lideri açık açık bu ülkeye düşmanlık etmektedir. Bu ülkede can ve mal güvenliğinin olmadığını ifade etmektedir. Bu yanlıştır, doğru değildir. 15 Temmuz akşamı havaalanında darbecilerle anlaşarak Bakırköy Belediye Başkanının evine sıvışmış olabilirsiniz. Ama bu sözlerinizden kaçamazsınız, sıvışamazsınız. Bu milletten özür dileyeceksiniz. Yoksa bu millet sizi asla affetmez."



"Bu millet sizi affetmeyecektir"


Kılıçdaroğlu’nu eleştiren Çavuşoğlu, "Almanya’da bir dergide bu beyanlar yayınlanıyor. Ondan sonra bunlar bizim tasvip etmediğimiz, esasen söylemediğimiz şeyler diye ifade geliyor. Aynı dergi kendilerinden teyit aldık da bunu yayınladık diyor. Bir özür var mı? Bu ne pişkinlik? Siz bu Türkiye’nin turizmine, yabancı yatırımcısına aba altından nasıl sopa gösterirsiniz, ülkenin gelişmesinde nasıl bariyer oluyorsunuz? Bu yetkiyi size kim veriyor? Aldığınız 11 milyon oy. CHP’li kardeşlerim, bunun için mi oy verdiniz? Muhalefet, terakki, ilerleme demektir. Yapıcı eleştirilerle iktidara yanlışlarını göstermek, aynı zamanda yol gösterici pozisyonda bulunmak demektir. Eğer işin içerisinde Türkiye varsa, aynı noktada birleşmek demektir. Siz AK Parti ve sayın cumhurbaşkanımızı siyaseten alt edemediğiniz için gerçekten nevriniz dönüyor olabilir. Bunu kabullenemiyor olabilirsiniz. AK Parti ve Sayın Cumhurbaşkanımıza olan düşmanlığınızı Türkiye düşmanlığına dönüştüremezsiniz. Buna hakkınız yok. Bu millet bunu affetmez ve sizi affetmeyecektir. İçeride ve dışarıda kim ne yapıyorsa yapsın biz yolumuza devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Bakan Özhaseki: "Deprem bölgesinde evleri teslim ediyoruz" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Kütahya’da AK Parti önceki dönem ve mevcut yönetim kurulu üyeleri ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle iftarda bir araya geldi. AK Parti Kütahya İl Başkanı Mustafa Önsay ve AK Parti Kütahya Belediye Başkan Adayı Kamil Saraçoğlu’nun ardından kürsüye gelen Bakan Özhakesi, deprem bölgesinde halen 300 binden fazla konut inşaatının devam ettiğini ifade etti. Özhaseki, "Son 6 Şubat’ta bile tam 18 ilimiz etkilendi. 14 milyon insan zarar gördü. 680 bin konutumuz yıkıldı. 170 bin kadar da iş yerimiz yerle bir oldu. 850 bin bağımsız birim. Dile kolay. Zarar 104 milyar dolar olarak ifade ediliyor. Manevi zarar, onu ölçecek bir alet daha çıkmadı. Evleri teslim ediyoruz, hangi eve gitsek oturup çay içtiğimizde, o geceye geliyor konu. Evin sahibi biraz sonra olayları anlatmaya başlıyor hem o ağlıyor hem de biz ağlamaya başlıyoruz. Şu anda 300 binden fazla inşaatımız devam ediyor. Köylerde çelik karkastan evler yapıyoruz. Aslında yıkılan evler belki taştandı, basit evlerdi, aralarında harç bile yoktu bazılarının. Olsun Cumhurbaşkanımızın talimatı, ‘Madem o evler yıkıldı, hepsini en iyisiyle yapacağız’ dedi. Ve şimdi çelik karkastan evler yapıyoruz. Şehirlerin merkezlerini yapıyoruz bir taraftan. Bir taraftan altyapılarıyla ilgili büyük bir bütçe temin ettik. Altyapılarına başladık, gece-gündüz çalışıyoruz. 76 bin evimizi teslim ettik. Her ay bundan sonra da 10-15 bin evi vermeye devam edeceğiz" dedi. "Şimdi bütün bilim adamları diyor ki, İstanbul’da deprem gelmek üzere" Bakan Özhaseki, konuşmasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu eleştirdi. Özhaseki, "Son dönemde hiç anlayamadığımız başka bir şey çıktı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı başını çekiyor. Sonra onun kuyrukları Anadolu’da devam ediyorlar. Algı belediyeciliği diyorlar. Ne oluyor algı belediyeciliği olunca? Yapmadığını yapmış gibi sunma. Olmadığı halde olmuş gibi. Beyefendi tatilde çalışıyormuş gibi yan gelip yatıyor veya İngiliz büyükelçisiyle bir yerde, restoranda yemek yiyor ama iş başındaymış gibi gösteriyor. Ne kadar ayıp bir şey ya. Bunu da belediye bütçesinden yapıyorlar. Şimdi bütün bilim adamlar diyor ki, İstanbul’da deprem gelmek üzere. Evet hepimiz takip ediyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin geçen seneki ayırmış olduğu pay, 485 milyon lira. Ama algı operasyonları için beyefendiyi övmek için, beyefendi Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı veya da cumhurbaşkanı yapabilmek için tuttukları trol ordusuna verdikleri, ayırdıkları para 900 milyon lira. Bu para cebinizden çıkıyorsa bir şey demem, hoş karşılamam, bir şey demem. Eğer belediye bütçesiyse benim bir kuruşluk da hakkım varsa, haram olsun arkadaşlar. Doğru değil arkadaşlar. Bu dönemde böyle bir belediyecilik gördük. Hükümetin yaptığının üstüne yatmak, onun yaptıklarını kendi yapmış gibi anlatmak. Ya ayıptır günahtır" diye konuştu.
İzmir Hamza Dağ: “Bıkmadan, usanmadan heyecanımı tüm İzmir’le paylaşacağım” Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, “‘Gelin projelerle tartışalım’ dedik. Onlar anlamıyorlar, başka işlerle uğraşıyorlar. Ancak ben bıkmadan, usanmadan, sokak sokak, meydan meydan projelerimi anlatmaya, heyecanımı tüm İzmir’le paylaşmaya devam edeceğim” dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Cumhur İttifakı İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Hamza Dağ, Selçuk’ta düzenlenen mitinge katıldı. Dağ’a binlerce hemşehrisinin yanı sıra, AK Parti İzmir milletvekilleri Şebnem Bursalı ve Mehmet Muharrem Kasapoğlu, MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, Cumhur İttifakı Selçuk Belediye Başkan Adayı Dahi Zeynel Bakıcı, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, AK Parti Selçuk İlçe Başkanı Hakan Bayraklı ve MHP Selçuk İlçe Başkanı Nuri Yılmaz da eşlik etti. “İzmir kararını vermiştir” Hamza Dağ, 2 ayı aşkın süredir İzmir’in her yerinde hemşeriyle kucaklaştığını belirterek, “Ben, İzmir’imizde artık şunu net bir şekilde görüyorum. 31 Mart için İzmir kararını vermiştir. Bugün de görüyorum ki Selçuk kararını vermiş. Hemşehrim İzmir’in, Selçuk’un her sokağına hizmet istiyor, proje istiyor. İnşallah biz bu hizmetleri de projeleri de şehrimize kazandıracağız” ifadeleri kullandı. “Tek gündemimiz İzmir” Bugüne kadar hiç kimseyi ötekileştirmediğini vurgulayan Dağ, “Bundan sonra da ötekileştirmeyeceğiz. Hiç kimse bizim nezdimizde ayrımcılığa maruz kalmamıştır, kalmayacaktır. Kimse bildiği işin dışında başka bir iş yapmak zorunda kalmayacaktır. Belediye başkanına ne için oy verilir? ‘Eser üretsin, hizmet getirsin, yatırım yapsın, sorunları çözsün.’ Evet; bizim tek gündemimiz İzmir, mesaimizin tamamı bin 294 mahallemiz her sokağında, hanesinde geçecek. İzmir’de istişareyi, ortak aklı merkeze alacağız. İzmir’de tüm projelerimi beraber hazırladık, beraber hayata geçireceğiz. Sorunlara anlık değil sürdürülebilir çözümler üreteceğiz” diye konuştu. “Bıkmadan, usanmadan heyecanımı tüm İzmir’le paylaşacağım” Seçim çalışması süresince 4 önemli lansman yaptığını vurgulayan, Selçuk için yapacaklarına da değindi. Hamza Dağ, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Gelin projelerle tartışalım’ dedik. Onlar anlamıyorlar, başka işlerle uğraşıyorlar. Ancak ben bıkmadan, usanmadan, sokak sokak, meydan meydan projelerim anlatmaya, heyecanımı tüm İzmir’le paylaşmaya devam edeceğim. İzmir’in, Selçuk’un tarihi dokusunu, kültürel mirasını, asırlara sari olan medeniyet birikimini koruyacağız. Selçuk tarımıyla, turizmiyle bereketli ilçelerimizdendir. Bizler de oluşturacağımız eser ve hizmet ekosistemiyle destek olarak parlayan bir yıldız olmasını sağlayacağız.” Miting, Selçuk Belediye meclis üyesi adaylarının tanıtımıyla sona erdi.
Edirne Edirne’de gastronomi yolculuğu başladı Edirne Valiliği, gastronomi turizminin gelişimine katkı sağlamak amacıyla Osmanlı Saray Mutfağı lezzetlerini kitaplaştırılarak gelecek nesillere aktarılacak. Edirne Valiliği tarafından “Topraktan Tabağa Edirne Yöresel Yemekleri Kitabı” tanıtımı iftar programı düzenlendi. Edirne’de valilik öncülüğünde önemli bir projeye imza atıldı. Proje çerçevesinde "Topraktan Tabağa Edirne Yöresel Yemekleri" kitabı oluşturulacak. İftariyelikler, ara sıcaklar, çorbalar, ana yemek, tatlı ve içecekler geçmiş lezzetlere göre sunumla hazırlandı. Tabaklar süslendi, masalar hazırlandı. Ezanın okunmasının ardından oruçlar açıldı. Yemeğin ardından ise duaya geçildi. Devecihan Kültür Merkezi’nde düzenlenen iftar menüsünde geçmişten günümüze gelen lezzetler arasında yer alan bademli terbiyeli tavuk çorbası, ballı gemici böreği, taş kebabı- sarımsaklı pilav, zerde ve ayva şerbeti yer aldı. Geçmişten günümüze gelen ve unutulmaya yüz tutmuş Rumeli, Balkanlar ve Osmanlı Saray Mutfağında yer alan lezzetlerin gelecek kuşaklara aktarılması ve tanıtılması için önemli bir proje çalışmasına imza atıldı. Proje çerçevesinde 87 farklı çeşidin yer alacağı bir kitap oluşturulacak. Edirne’nin kadim ve Osmanlı’ya başkentlik yapmış sultanlar şehri olduğunu söyleyen Vali Yunus Sezer, aynı zamanda balkanlardan gelen insanların yerleştiği ve kendi kültürlerini yaşattığı da bir şehir olduğuna değindi. "Hem Balkan hem de Osmanlı saray mutfağı lezzetleri yaşatılacak" Hem Balkan hem de Osmanlı saray mutfağının yaşatıldığı Edirne’de çok anlamlı bir ilke imza atıldığını söyleyen Vali Yunus Sezer, "Gelecek nesiller Edirne mutfağında neler var diye baktığı zaman ellerinde bir kitap ve kaynak olacak. Bizim somut varlıklarımızın yanı sıra kültürel zenginliklerimiz de çok önemli. Çok büyük emek var. Hem Rumeli hem de saray mutfağına ait 87 çeşit farklı lezzet var. Bunların bir kitapta buluşması çok önemli. Şeflerimiz kendi illeri için farklı bir şey yapmak istiyorlar. Yaklaşık 1 buçuk aydır çalışmalar devam ediyor" dedi. Gastronomi anlamında çok önemli faaliyetler yürütmüş parmakla gösterilen iller olduğunu söyleyen Vali Sezer, "Biz büyük bir hazine üzerinde duruyoruz. Ama kendimizi anlatmakta zorluk çekiyoruz. Bizim bir tava ciğerimiz, bir de ciğer sarmamız var. Dışarıdan insanlara sorduğumuzda neyimiz var diye ’Bir gelip ciğerinizi yeriz’ diyorlar. Bu güzel bir şey aslında. Ama bunun yanına ne koyabiliriz? Bunun üzerinde çalışıp Rumeli Saray ve Osmanlı mutfağını günümüzle uyarlayıp nasıl yaşatabiliriz bunun peşindeyiz" şeklinde konuştu. "Edirne’nin parlayan yıldız olmasını istiyoruz" Edirne’nin her konuda balkanların ve Türkiye’nin parlayan bir yıldızı olmasını istediklerini belirten Vali Sezer, "Bunu da sanayide, ticarette, turizmde, gastronomide eğitimde aktivitelerle birlikte başarmamız lazım. İçinde saray ve Rumeli mutfağının da olduğu birkaç yemeği ve menüyü tava ciğerin yanına ekleyebilirsek zenginleştirebiliriz" ifadelerine yer verdi. Festivallerin yanı sıra marka aday olabilecek lezzetleri de sunabilecekleri bir yerin olmasının çok önem taşıdığını belirten Vali Sezer, "Bunu başarırsak herkes restoranında alternatif bir ürün sunmak isteyecek. Bunu da hazırlanan projelerle hayata geçireceğiz. Valilik olarak bunu yapıp özel sektöre devrederiz. Buna biz öncü oluruz" diye konuştu. "3 hedefe inşallah hep birlikte ulaşacağız" Önlerinde 3 hedef olduğunu ve buna şeflerle birlikte ulaşacaklarını belirten Vali Sezer, birincisinin bu kitabı hazırlamak ve basıp yayınlamak, ikincisinin gastronomi festivalleri düzenlemek üçüncüsünün de bu markalaştırılan yemeklerin daimi sunulacağı tarihi bir yer yapmak olduğunu ifade etti. "Edirne gastronomide de büyük zenginliğine sahip" Edirne’nin tarihi ve kültürel mirasının yanı sıra gastronomi anlamında da büyük zenginliğe sahip olduğunu söyleyen İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk, düzenlenen iftarda saray, Rumeli ve Balkan mutfağından lezzetlerin yer aldığı bir menü hazırladıklarını aktardı. İftar programına, Vali Sezer ve eşi Canan Sezer, Vali Yardımcıları Erdoğan Beypınar ve Eyyüp Batuhan Ciğerci ile eşleri, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk, şefler, gastronomi yazarları ve basın mensupları katıldı. Devecihan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen iftar programı toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.