YEREL HABERLER - 30 Aralık 2013 Pazartesi 09:46

Din-bir-sen’den Basın Açıklaması

A
A
A
Din-bir-sen’den Basın Açıklaması

Din-Bir-Sen Van Şube Başkanı Yusuf Adli, “Son iki haftadır ülkemizde meydana gelen olaylara baktığımızda endişe verici bir tabloyla karşı karşıya bulunmaktayız” dedi.
Açıklamalarda bulunan Yusuf Adli, 17 Aralık günü yapılan yolsuzluk operasyonu üzerinden Türkiye’de bir kaos ortamı oluşturulmak istendiğinin açıkça görüldüğünü söyledi. Adli, “Neyin doğru neyin yanlış, kimin haklı kimin haksız olduğu ortaya çıkmadan insanlar suçlanmakta, yargısız infazlar yapılmakta, kişiler ve kurumlar töhmet altında bırakılmaktadır. ‘Aksi ispat edilene kadar herkes suçsuzdur’ ilkesi ihmal edilerek asılsız bilgiler ortalıkta gezinmekte ve bilgi kirliliği oluşturularak insanların zihinlerini bulandırmaktadırlar. Bu kaos ortamında ülkemiz zarar görmekte, esnafımız zarar görmekte, insanlarımız zarar görmekte, en önemlisi de ekonomimiz zarar görmektedir. Elbette yolsuzluk ve rüşvet iddialarının sonuna kadar araştırılmasını herkes gibi bizler de istemekteyiz. Bu sürecin yargı bağımsızlığı, demokrasi ve hukuk devleti ilkesinden taviz verilmeden takip edileceğinden şüphe duymamaktayız. Ancak ülkemizde büyük bedellerin ödenerek elde edilen huzur ve güven ortamı, her geçen gün büyüyen ekonomimiz, kendi ürettiği enerji ve savunmamız, dünyada her gün artan prestij ve saygınlığa sahip olan ülkemizde yapılan adli bir operasyonun, ekonomimize bu şekilde yansımasını çok anlamlı ve manidar bulmaktayız. Yaşanan olaylarla birlikte, piyasada görülen zararın çok ötesine geçebileceğinden ve demokrasimizin de zarar göreceğinden endişe etmekteyiz. Yetkililerin bir an önce ülkesine yanlış yapanları tespit etmelerini, suçlu varsa cezasının verilmesini, kamuoyunun bu endişe verici kaos ortamından kurtarılmalarını, içeride ve dışarıda bu olaylar karşısında sevinen düşmanlarının sevinçlerini kursaklarında bırakmalarını temenni etmekteyiz. Türkiye kaybederse Gazze kaybeder, Türkiye kaybederse Bosna kaybeder, Türkiye kaybederse Suriye kaybeder, Türkiye kaybederse İslam alemi kaybeder. Onun için biz Müslümanlar uyanık olmalıyız, ülkemize ve İslam birliği teminatı olan Türkiye’mize sahip çıkmalıyız. Bu olaylar karşısında halkımızın temkinli davranmalarını, uyanık olmalarını, provakasyonlara gelmemelerini, ülkelerine sahip çıkmalarını, bu ülkenin kimsenin cirit atma yeri ve güdümünde olmadığını aksini düşünenlere ve yanlış yapanlara millet olarak gereken dersi zamanı geldiğinde vereceğini unutmamalarını hatırlatıyoruz” dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Uzmanı uyardı: 10 km uzaklıktaki yetiştiriciyi bile etkiliyor Arıcıların kabusu olan ‘Amerikan Yavru Çürüğü’ hastalığı 10 kilometre uzaklıkta ki arı yetiştiricilerini de tehdit ediyor. Yapılan açıklamada, arıcıların kovanlarını düzenli olarak kontrol etmeleri gerektiği söylendi. Arı kovanlarındaki Amerikan yavru çürüğü hastalığı vakalarının artmasıyla, arıcılar ciddi kayıplarla karşı karşıya kaldı. Hastalığın, bir arı kovanını kısa sürede yok edip ve çevredeki diğer kolonilere yayılabildiğini belirten Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hayvan Hastanesi Başhekimi Doç.Dr. Abdurrahman Takcı, “Arıcılar, kovanlarını düzenli olarak kontrol etmeli, hastalık belirtileri gördüklerinde hemen önlem almalı ve enfekte kovanları diğerlerinden izole etmeliler. Ayrıca, yeni arı kolonileri alırken dikkatli olmalı ve sağlıklı koloniler seçmeye özen göstermeliler” dedi. “Yetiştiricilerin kovan sayıları çok ciddi şekilde azalabiliyor” Takcı, arıların eskisi gibi belirgin bir sonbahar ve ilkbahar yaşamadıklarını, geçişlerin daha ani şekillendiğini, buna bağlı olarak da kış için biriktirdiği bal rezervlerini tükettiklerini belirterek, “Bu noktada o rezervleri bazen erken tüketmeye başlıyor ve iyi bir sonbahar bakımı yapılmadıysa bu yıl gibi, arıların ilkbaharda birçoğu sönmüş oluyorlar yani ölüyorlar. Buna bağlı olarak yetiştiricilerin kovan sayıları çok ciddi şekilde azalabiliyor. Gündüz ve gece sıcaklık farkları arıların çalışma mevsimi olan ilkbaharda etkiler. Ancak kış mevsiminde veya sonbaharda arının tabiattan yararlanmadığı mevsimlerde gündüz ve gece sıcaklık farkı çok sıkıntı oluşturmaz. Ancak arı artık dışarıdan polen, nektar getirmeye başladığı zamanlarda problem oluşturabiliyor. Çünkü arı ona güveniyor ve yetiştirici de bu noktada takviyeler yapmıyor. Arı doğadan tam anlamıyla yararlanamaz ve takviyeler de yapılmazsa bahar aylarında arılarımızı yine kaybedebiliriz” dedi. “Bu hastalık çevredeki arıcılara da zarar verebiliyor” Bölgesel olarak ergin ve yavru bal arılarının paraziti olan Varroa paraziter mücadelelerinin yapılması gerektiğini vurgulayan Takcı, “Bahar bakımında arıların çıtaları, arı sayısının, ana arının kontrolü yapılması lazım. Ana arıda hala işte yumurta ve yumurta döl verimi devam ediyor mu? bunlara bakılması lazım. Bununla birlikte arı kayıplarının bazıları hayati bazen de işte bölgesel olarak zarar verebiliyor. İhbarı mecburi hastalıklarımız var. Avrupa yavru çürüğü, Amerikan yavru çürüğü gibi hastalıklarda hemen bulundukları il tarım veya ilçe tarımlara başvurarak arılarının böyle bir hastalıktan mustarip olduğunun belirtilmesi gerekiyor. Aksi takdirde bu hastalık çevredeki arıcılara da zarar verebiliyor. Yine aynı şekilde kireç hastalığı olsun, işte baharda tespit edebildiğimiz hastalıklar bunlar. Arıcılar ilkbahar bakımında bunları belirleyip bir an önce eksiklikleri varsa gidermeli. Eğer ihbarı mecburi bir hastalık varsa kovanlar da dâhil olmak üzere bu hastalığın engellenmesi adına yakılması gerekiyor. Arıcılar bu noktada bilinçliler ancak eğer böyle bir şey varsa göz ardı etmemeliler. Arı tabiatta polen topladığı esnada birçok birçok çiçeğin veya bitki tohumlarının bir sonraki nesline aktarılmasına katkı sağlıyor. Bu noktada arılar bu basamağı yerine getirmediği takdirde tabiatın devamlılığında da bir risk olur” şeklinde konuştu. (FA-GF-
İstanbul İstanbul’da 50 milyon liralık kaçak ve sahte ilaç operasyonu: 16 gözaltı İstanbul’da ilaç kaçakçılarına yönelik düzenlenen operasyonlarda 16 şüpheli yakalandı, piyasa değeri 50 milyon lirayı bulan yüklü miktarda sahte, kaçak ve bozuk ilaç ele geçirildi. Alerji testi, botoks, dolgu malzemesi, kanser ve diyabet hastalıklarında kullanılan ilaçlarının da aralarında bulunduğu tıbbi ürünler emniyette sergilenirken, yakalanan şüphelilerin 9’u tutuklandı. Alınan bilgilere göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, ilaç sektöründeki sahtecilik faaliyetlerinin önlenmesi ve şüpheli şahısların yakalanmasına yönelik 15 ve 25 Nisan tarihleri arasında bir dizi çalışma gerçekleştirdi. Teknik ve fiziki takibin devamında belirtilen tarihler arasında yetkisiz alanda depolanmış sahte, kaçak ve yasadışı ilaçların, tıbbi cihaz ve materyallerin bulunduğu tespit edilen 16 ikamet, 20 iş yeri olmak üzere toplam 36 adrese operasyon düzenleyen polis, baskınlarda 16 şüpheliyi gözaltına aldı. Operasyonlarda piyasa değeri yaklaşık 50 milyon lirayı bulan, soğuk zincire tabi olan ve bozulan, alerji testi, botoks ilacı, dolgu malzemesi, kanser, diyabet, enfeksiyon, tansiyon ve cinsel hastalıkların tedavisinde kullanılan medikal malzeme ele geçirildi. Yakalanan şüpheliler İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şubesine götürülerek ifadeleri alındı. Sorgularının ardından mahkemeye çıkarılan ilaç kaçakçısı 16 kişinin 7’si adli makamlarca serbest bırakıldı. Geri kalan 9 şüphelinin ise tutuklanarak cezaevine gönderildiği açıklandı. Diğer yandan yapılan operasyonlarda ele geçirilen sahte, bozuk ve kaçak ilaçlar, Vatan Caddesi’nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde sergilendi.