YEREL HABERLER - 06 Şubat 2014 Perşembe 12:35

(özel Haber) Afyonkarahisar’da 2013 Yılı 112 Acil Servis İstatistikleri

A
A
A
(özel Haber) Afyonkarahisar’da 2013 Yılı 112 Acil Servis İstatistikleri

Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürü Dr. Necip Yemenici, ‘112 Acil Servis’in, 2013 yılında 52 ambulans ve 400 personel ile toplamda 40 bin 500 vakaya müdahale ettiğini kaydederek, “Birimde görev yapan ambulanslarımız dünyanın çevresini yaklaşık 50 defa dolaşacak rakama denk gelen 1 milyon 850 bin kilometre yol yapmıştır” dedi.
2013 yılının Afyonkarahisar 112 Acil Servis için hayli yoğun geçtiğini kaydederek, personelin fedakarca görev yaptığını belirtti. Egenin kavşak noktası kentleri arasında yer alan Afyonkarahisar’da meydana gelen trafik kazazı oranlarının diğer kentlere göre daha fazla olduğuna dikkat çeken Dr. Yemenici, 112’nin müdahale ettiği vakalar arasında trafik kazalarının yoğunlukta olduğunu söyledi. 2013 yılında birimin müdahale ettiği 40 bin 500 vakanın 6 bin 407’sini travmaların oluşturduğunu söyleyen Dr. Yemenici, şunları söyledi:
“Travmalara bakıldığında ise trafik kazalarına bağlı yaranmaların çok fazla olduğunu görüyoruz. Birim ayrıca 2013 yılında 22 bin 86 medikal vakaya da müdahale etti. Müdahale edilen vakalar arasında travmalardan sonra en çok 5 bin 974 ile kalp rahatsızlıklarına, 3 bin 46 ile solunum yoluna bağlı rahatsızlıklara ve 2 bin 805 ile de psikiyatr rahatsızlıklara müdahale edildi. 5 bin 187 yerinde müdahalede en fazla 3 bin 200 yerinde müdahale cezaevlerinde yapıldı. Kentimizde bakılan vakalar arasında hastaneye 19 bin 595 nakil gerçekleştirilirken, 9 bin 582 tane ise hastaneler arası nakil gerçekleştirdik.”
“VAKALARA 30 DAKİKANIN ALTINDA ULAŞMA ORANIMIZ YÜZDE 97”
Vakalara müdahalede zamanın çok önemli olduğunu söyleyen Dr. Yemenici, kentsel bölgelerde yaralı ve hastaya 10 dakikanın altında müdahale oranın yüzde 94’lerde olduğunu belirten Yemenici, “Kırsal alan ve şehirlerarası yollarda 30 dakika olan yurt geneli vakaya ulaşma oranı ise yüzde 97 olarak gerçekleşmiştir” dedi.
Vakalara ulaşmada ve yapılan müdahalenin ardından hastaların sağlık kuruluşlarına nakillerinde ambulansların kat ettiği kilometre oranlarından da bahseden Dr. Yemenici, “52 ambulansımız 2013 yılın kent genelinde 1 milyon 850 bin kilometre yol yapmıştır. Bu yaklaşık olarak dünyanın çevresini yaklaşık 50 defa dolaşmak demektir. Zamanla yarışan ekiplerimiz, bu yarışta yüzde 97 oranlarında galip gelmiştir diyebiliriz. Bunu saat olarak hesapladığımızda ise ambulanslarımız yaklaşık olarak 24 bin 289 saat görev yapmıştır” diye konuştu.
KENTTE 2013 YILINDA MEYDANA GELEN 3 BİN 819 KAZADA 65 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
Afyonkarahisar 112 Acil Servis Başhekimi Dr. Hamza Göğün ise, kentte birimin müdahale ettiği vakalar arasında ilk sıralarda gelen trafik kazası oranlarıyla ilgili şunları söyledi:
“Kentte 2013 yılında toplamda 3 bin 819 trafik kazasına müdahale ettik. Bu kazalarda 65 kişi hayatını kaybederken, 2 bin 945’i hastaneye nakil edilmiş, 54’üne ise yerinde müdahale edilmiştir. Kazalarda 366 hasta ise müdahaleyi ret etmiştir.”
Dr. Göğün, 112 Acil Servis’in olay yerinden hastanelere nakil oranları hakkında da bilgilere vererek, “Kentimizde 10 bin 738 ile en fazla hasta naklini Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’ne yaptık onu 5 bin 421 ile Afyon Kocatepe Üniversitesi Ahmet Necdet Sezer Araştırma ve Uygulama Hastanesi takip etti. Diğer yandan kent dışına en fazla nakil yaptığımız kentler ise 410 hasta ile Isparta, 153 hasta ile Eskişehir ve 138 hasta ile Ankara’daki çeşitli hastaneler olmuştur” dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Doç. Dr. Savaş Eğilmez; “Türk Devleti birçok bölgede barışı tesis ediyor” Atatürk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Eğilmez, Türk devletinin bir çok bölgede barışı tesis ettiğini söyledi. Türklerin tarihleri boyunca coğrafi olarak çok geniş, ekonomik olarak zengin, nüfus olarak kalabalık ve çok uluslu, askeri olarak da çok güçlü devletler kurduğunu ifade eden Doç. Dr. Savaş Eğilmez, “Türk kültürünün ve Türk iktidarının en önemli unsurları adalet ve hoşgörüdür. Dolayısıyla kurdukları devletlerle hakim oldukları coğrafyalarda ve yönettikleri kavimler üzerinde adaleti, hoşgörüyü ve dolayısıyla da barışı tesis etmeyi başarmışlardır. Son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti, coğrafi olarak Türk tarihinin küçük diyebileceğimiz devletlerinden biridir. Türk Devleti yüz ölçümü olarak seleflerine nazaran küçük olsa da kültürel mirasının ortaya çıkardığı etki oldukça büyüktür. Türk ordusunun varlığı, Cumhuriyet döneminin en geniş sınırlarına ulaşmıştır. Nitekim son yıllarda Türk Devleti’nin çeşitli alanlarda mesafe kat edip oldukça güçlenmesi, bahsettiğimiz güçlü mirastan gelen sorumlulukla birleşince, bulunduğu her bölgede barışı tesis eden Türk ordusunun varlığı, Cumhuriyet döneminin en geniş sınırlarına ulaşmıştır” diye konuştu. Türk Devletinin; KKTC, Azerbaycan, Bosna-Hersek, Kosova, Arnavutluk, Libya, Suriye, Irak, Katar, Somali’de barışı koruma adına askeri varlığını sürdürmeye devam ettiğini anlatan Doç. Dr. Savaş Eğilmez, “Aynı zamanda Türk donanması, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum kesimi ile artan gerginliklerin tam da merkezinde, enerji ve bölgesel çıkarlar üzerinde çok önemli bir güç odağı olarak Akdeniz ve Ege denizlerinde devriye gezip, bölgenin tamamına güçlü varlığını hissettirmeye devam ediyor” diye konuştu. Libya Doç. Dr. Savaş Eğilmez, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Libya’nın doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Halife Hafter, ülke içinde daha fazla bölgeyi silah zoruyla kontrolü altına alırken, darbeci lidere bazı Avrupa ve bölge ülkeleri de destek veriyor. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Mısır, ve Fransa gibi ülkelerin desteğini alan Hafter’in, Nisan 2019’da milislerine Trablus’u ele geçirmek için saldırı emri vermesiyle, zaten uzun süredir istikrarsızlıkla boğuşan Libya yeni bir şiddet sarmalına sürüklendi. Hafter, bölgesel destekçilerinden tedarik ettiği mali kaynak, ağır silah, paralı asker, silahlı insansız hava araçları (SİHA), savaş uçakları ve bunları kullanacak askeri danışmanlık desteğiyle Trablus’un kapılarına kadar dayandı. Başından beri Hafter ve bölgesel destekçilerinin, başkenti ve ülkeyi silah zoruyla kontrol altına alma niyetindeki bu darbe girişimine karşı çıkan Türkiye, uluslararası meşruiyete sahip Libya hükümetine desteğini açıkladı. Türkiye, Birleşmiş Milletler tarafından tanınan hükümeti desteklemek için Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) bağlı askeri uzmanlar Libya’ya gelerek, Libyalı muhataplarına danışmanlık hizmeti vermeye başladı. Türkiye’nin destekleri neticesinde Libya’da Başbakan Fayez al-Sarraj hükümeti Hafter’e karşı üstünlüğü ele geçirdi. Suriye Türkiye’nin Suriye’ye askeri müdahalesi, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra gerçekleştirilen en büyük dış operasyonlardan biri. Türk devleti, 2016 yılında hem DEAŞ hem de ABD destekli PKK/PYD terör örgütüne karşı Suriye’nin kuzeyine yönelik barış harekâtları düzenlemeye başladı. Türk Devleti, Mart 2017 tarihinde Fırat Kalkanı, bir yıl sonra Zeytin Dalı ve Ekim 2019 tarihinde düzenlediği Barış Pınarı harekâtları ile Suriye’deki yerleşim yerlerine barış ve huzur getirdi. Türk birlikleri ayrıca, Suriye’deki savaştan Türkiye’ye kaçan 3 milyondan fazla Suriyeliyi evlerine dönmeye teşvik etmek ve yeni bir mülteci dalgasını önlemek ayrıca bölgede bir terör koridoru oluşmasını engellemek amacıyla Kuzey Suriye’nin önemli bir kısmını kontrol altında tutmaya devam ediyor. Irak Kuzey Irak bölgesi PKK terör örgütünün yapılanması nedeniyle hayati öneme sahiptir. Uzun yıllardır bölgeye yerleşen ve yayılan terör örgütü Türkiye’nin güvenliğini tehdit etmektedir. İrili ufaklı birçok kamp bölgeye yayılmış durumdadır. Terör örgütü Türkiye, İran ve Suriye sınırlarının sağladığı avantajları kullanmaktadır. Her üç sınıra yakın olmak örgüte uygun coğrafya, maddi imkân ve silah temini açısından güvenli bir ortam sağlamaktadır. Uyuşturucu ticaretinden silah ve insan kaçakçılığına kadar birçok alanda önemli gelirler elde edilmektedir. Suriye ve Lübnan’dan Kandil bölgesine geçişle beraber Türkiye’yi hedef alan birçok terör eylemi bu bölgeden yönetilmiştir. Türkiye içine rahatlıkla geçilerek terör faaliyetleri gerçekleştirilmiştir. Kandil bölgesi sahip olduğu zorlu coğrafi şartlar ve İran-Irak sınırlarını kapsayan konumuyla PKK terör örgütünün rahatlıkla hareket edebildiği bir bölge konumundadır. Türkiye’nin bu bölge üzerinde direkt bir kontrolünün olmaması terör örgütünün kendini güvende hissetmesine yol açmaktadır. 1980’lerden itibaren TSK gerçekleştirdiği başarılı sınır ötesi operasyonlarla PKK’yı birçok kez dağılma noktasına getirdiyse de bu bölgenin sahip olduğu konum sayesinde örgüt yeniden toparlanabilme imkânı yakalamıştır. Bu durum karşısında terörle mücadeleyi daha etkin kılabilmek için Türkiye bölgede askeri üsler kurma yoluna gitmiştir. Katar Türkiye ile Katar arasında varılan anlaşma gereği Türk askerinin başkent Doha’da bulunan El Rayyan Üssü’nde bulunması kararlaştırıldı. Katar’da açılan askeri üsse izin veren ilk adım olan “Türkiye-Katar Askeri İş Birliği Anlaşması” 2015’in Mart ayında Meclis Genel Kurulu’ndan ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın onayından geçmişti. Resmi kaynaklara göre Katar’da bulunacak Türk birliğinin asli görevi; “Gerçekleştirilecek müşterek/birleşik tatbikatların ve eğitimlerin vasıtasıyla Katar’ın savunma imkânının ve kabiliyetlerinin geliştirilmesinin desteklenmesi, her iki tarafın da diğer ülkelerin silahlı kuvvetleri ile eğitim/tatbikatlar icra edebilmesi, terörizmle mücadele ile uluslararası barışa katkı sağlamak” şeklinde belirlenmiştir. Somali Türkiye, 2017 yılında en büyük denizaşırı üssünü Mogadişu’da açtı; burada Türk askerleri, onlarca yıldır süren iç çatışmalarla harap olmuş bir ülkenin yeniden inşasına yardımcı olmak amacıyla Somalili askerlere eğitim veriyor. Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Erdoğan’ın 2011’deki ziyaretinden bu yana Afrika Boynuzu’ndaki yerini güçlendirerek eğitim, sağlık ve güvenlik gibi hizmetlerin canlandırılmasına yardımcı oluyor. Türkiye 2015 yılında Somali ile savunma ve sanayi anlaşmaları da imzalandı. Azerbaycan Türkiye silahlı kuvvetlerinin ayrıca Kardeş ülke Azerbaycan’da faaliyetlerini sürdürüyor. Türkiye, işgalci Ermenistan ile mücadelesinde ortak askeri eğitim ve tatbikatların yanı sıra başta Türk yapımı insansız hava araçları, füzeler ve elektronik savaş cihazlarının da bulunduğu yeni savunma sistemleri sağlama noktasında Azerbaycan’ı bir çok alanda desteklemektedir.”