GENEL - 10 Aralık 2018 Pazartesi 16:33

Adana Büyükşehir Belediyesi’nde İnsan Hakları Günü konuşuldu

A
A
A
Adana Büyükşehir Belediyesi’nde İnsan Hakları Günü konuşuldu

Adana Büyükşehir Belediye Meclisi’nde İnsan hakları Günü konuşmaları yapıldı.

Adana Büyükşehir Belediye Meclisi’nde İnsan hakları Günü konuşmaları yapıldı.


Murat Cevheribucak, Ertan Sümer ve Ahmet Tanrıverdi başkanlığında toplanan Adana Büyükşehir Belediye Meclisi’nde ilk önce gündem dışı AK Parti Gurubu adına söz alan Cumali Altınöz, birkaç gün önce Çukurova Belediyesi’nde meydana gelen saldırıda ölenlere rahmet ve yakınlarına sabır diledi. Altınöz, ”Kötü bir olay. Belediyede yaşanmış olması da ayrıca üzücü bir durumdur. Bunlarla ilgili devletimiz gerekli çalışmaları yapacaktır. Buradan taziyelerimizi bildiriyoruz” dedi.


Cevheribucak’ta biri zabıta müdürü diğeri zabıta amirinin rahmetli olduğunu hatırlatarak, ailesine, çalışma arkadaşlarına başsağlığı dileğinde bulundu. Bugünün Dünya İnsan Hakları Günü olduğunu ifade eden Cevheribucak, ülkemizin son 20 yılda demokratik ve insan haklarını daha çok oturması için çalışmaların yapıldığına inandığını söyledi. Cevheribucak, “Bizler devlet yücelsin anlayışına sahip bir milletiz. Çabalar yeterli mi? Yetersiz. İnşallah demokrasimiz zamanla daha da olgunlaşacaktır” dedi.


CHP’li Vahap Çolak ise Çukurova Belediyesi’ndeki olayı kınadığını söyledi. Çolak, “Daha önceki bir konuşmamda Türkiye’de bir kalkışma var demiştim. Ama bu silahlı kalkışma devlete karşı değil, toplumun birbirine karşı kalkışması var. Öldürülen insanının kadını, çoluğun çocuğun haddi hesabı yok. İnsana saygının olmadığı yerde, bu kadar insanın öldürüldüğü yerde insan hakları diye bir şeyden bahsetmek mümkün değil zaten. İnsanlar sorununu silahla çözmeye çalışıyor. Çünkü ne adalet duygusu bırakılmış, ne hak duygusu bırakılmış” dedi. Çolak, şöyle devam etti:


“15-20 yılda yüz binlere yakın insan öldürülmüştür. İnsan bu kadar mı duyarsız, acımasız, bu kadar mı birbirine vicdansız davranır mı? Birbirimizin yaşam hakkını savunmuyoruz ki, insan haklarını savunalım. İnsan haklarının olması için 2 kavram gerekiyor. Bunlardan birincisi örgütlenme hakkı, diğeri de insan hakkını koruyarak bir hukuk sistemi. Bağımsız, hiçbir yere bağlı olmayan ve hukukla güvence altına alınan hakkını, bağımsız mahkemeler koruyorsa abu ülkede insan hakları vardır. Onu koruyacak bağımsız bir mahkeme yoksa orada insan hakları yoktur. Birbirimiz aldatmayalım. Geldiğimiz noktada sadece şunu söylüyorum, ruhuna El Fatiha insan haklarının.”


CHP’li Yusuf Akıncı’da insan haklarının ekonomik durumları da görmenin gerektiğini kaydederek, “Nerede bir para gücü varsa orada insan hakları ihlali vardır. Emperyalist güçler bizim yakamızı bıraksalar biz kendi içimizde insan haklarını sağlarız” dedi.


Pozantı Belediye Başkanı Mustafa Çay da kendisinin eski zabıta müdürü olduğunu ve 4,5 yıl birlikte çalıştığı Aynur Aykan’ın ve hem emniyetten meslektaşı hem de zabıtadan yakın arkadaşı Cengiz Aydoğdu’ya başsağlığı dileyerek, bu menfur olayı kınadığını söyledi.


MHP’li Ramazan Akyürek de konuşmasında, “Ne yazık ki ülkemiz gelişiyor diyoruz. Ülkemiz çağ atlıyor diyoruz ama kadına şiddeti bir türlü durduramıyoruz” dedi. Akyürek, şunları kaydetti:


“Asıl sorun, insan hakları deyince, İnsan Hakları Derneği deyince Türk Milletinin aklına şu geliyor. Sadece terörist haklarını koruyan dernekler geliyor. Eşi hamile diye pazara giden Mehmetçiğimiz orada katlediliyor, şehrin göbeğinde 2 tane polisimiz kafalarına kurşun sıkılarak katlediliyor, onlar hakkında tek bir kelime söyleyemeyenler, onları öldürenlere karşı bir operasyon yapıldığında hemen piyasaya çıkıyorlar, insan hakları diyorlar. İnsansa herkes insan. İnsan ayrımı olmaz. Kendi geleceği için değil, bu ülkenin geleceği için fedakarlıkta sınır tanımayan insanları insandan saymazsanız, bu dernekler terör örgütlerinin kontrolünde kalırsa o zaman insan hakları da laçkalaşır. Onun için özünde insani ve beşeri hasletlere sahip olmak ve bu duygularla toplumlara mesaj vermek ve toplumları temsil etmek gerektiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.


Daha sonra gündem maddelerine geçildi. Gündemde bulunan ve hepside teklif olan maddeler, ilgili komisyonlara sevk edildi.


Adana Büyükşehir Belediye Meclisi çalışmalarına yarın saat 14.00’te devam edecek.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Yolda yatan köpeğin üzerinden otomobili ile geçti Sakarya’nın Karasu ilçesinde bir otomobilin yolda yatan köpeğin üzerinden geçip yoluna devam ettiği anlar güvenlik kameralarına yansıdı. Ezilen köpeğin sahibi ve mahalle sakinleri, yaşanan acı olaya tepki gösterdi. Olay, Karasu Yalı Mahallesi Barbaros Caddesi üzerinde meydana geldi. Mahalle sakinlerinden Güler Yaşar’ın sahibi olduğu köpek, yol kenarında yattığı sırada bir arabanın üzerinden geçmesi sebebiyle yaralandı. Ayakları kırılan köpek, Sakarya Büyükşehir Belediyesi’ne ait Rehabilitasyon Merkezi’nde tedavi altına alındı. Otomobil sürücüsünün, köpeğin üzerinden geçerek hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam ettiği anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, üzerinden otomobil geçen köpeğin acı içerisinde yerde kıvrandığı anlar yer aldı. "Hızlı gelse, fren yapamasa kaza deriz ama öyle bir şey olmadı" Yaşanan olaya mahalle sakinleri ve köpeğin sahibi Güler Yaşar tepki gösterdi. Yaşar, “Köpek yol kenarında yatıyordu, araba 14.58’de köpeğin üzerinden geçmiş. Tümseğin üzerinden geçtikten sonra hiç fren yapmadan geçti, hiç durmadı. Köpeğin sesini duyunca aşağıya indik, tedaviye gönderdik. Hızla gelip çarpmıyor. Yavaş yavaş geliyor, üzerinden geçiyor. Mahalle içinde çocuklar var, yaşlılar var. Bir hayvanın üzerinden geçiyor ve durmuyor. Tepkimiz bu yüzden. Telefonuna mı bakıyordu, önündeki hayvanı görmüyor. Nereye bakıyordu? Hızlı gelse, fren yapamasa kaza deriz. Öyle bir şey de olmadı” diye konuştu.
İstanbul Dilan Polat mahkemede gözyaşlarına boğuldu Sosyal medya fenomeni Banu Parlak’ın güzellik merkezinin kurşunlanmasına ilişkin açılan dava kapsamında Dilan ve Engin Polat çifti savunma yaptı. Dilan Polat’ın savunması sırasında sık sık ağladığı görüldü. Bahçeşehir 1. Kısım Doğa Parkı’nda bulunan sosyal medya fenomeni Banu Parlak’a ait güzellik merkezi 1 Ekim 2023 günü saat 02.00 ve 04.30 sıralarında motosikletli şüphelilerce kurşunlanmıştı. Olaya ilişkin hazırlanan iddianame kapsamında Dilan ve Engin Polat çiftinin de ‘azmettirme’ suçundan cezalandırılması istenen davanın görülmesine bugün Küçükçekmece Adliyesi’nde başlandı. Küçükçekmece Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, sanıklar Dilan, Engin ve Sezgin Polat ile müşteki Banu Parlak hazır bulundu. Duruşmaya taraf avukatları da katıldı. Duruşmada kimlik tespiti esnasında Engin Polat “aylık ortalama gelirim 200 bin” dedi. Dilan Polat da aylık gelirinin 200 bin TL olduğunu söyledi. Engin Polat duruşma salonunda küçük oğlu ile telefonda konuşup konuşamayacağını sorarak “6 aydır konuşmuyoruz” dedi. Hakim bu talebin üzerine “her türlü temas yasak” dedi. Dilan Polat ise ağlayarak duruşma salonuna girdi ve eşinin elini tuttu. Polat, duruşma salonunun izleyici kısmında oturan kızının da elini tutmak istedi ancak jandarma izin vermedi. Dilan Polat kızına sık sık “Kızım seni çok seviyorum, hepsi geçecek, yapmadık biz yapmadık” dedi. Sanık Polat duruşma salonunda göz yaşlarına hakim olamadı. Dilan Polat savunmasında “Ben Banu Parlak’ı tanırım kendisi 6 yıllık arkadaşım. Küsüp barıştığımız dönemler oluyordu. İş yeri kurşunlanmadan önce işleri konusunda benden yardım destek istemişti. Ben de kendisine seve seve yardım edeceğimi söyledim. Daha sonra sosyal medyada haberleri görünce haberim oldu. Can güvenliğinin olmadığını ve bizi sorumlu tuttuğuna dair paylaşımlar gördüm. O ana kadar aramızda problem yoktu. İş yerinin kurşunlandığını da basın ve sosyal medyadan öğrendim. Bu sırada yargılandığımız kişilerle de hiçbir bağlantımız yoktur. Daltonlar çetesi eşimi ve beni de tehdit etmiştir. Bununla alakalı mesajlar da mevcut” dedi. Polat savunması sırasında da zaman zaman duygulanarak ağladı. Dilan Polat savunmasının devamında “Can Dalton bana senin namusunu elinden alacağım diye mesajlar da iletmişti. Bizi tehdit eden kişilerle aynı dosyada neden yargılanıyoruz bilmiyorum. Gürcistan’a 2018-2019 yıllarında hamilelik dönemimde gittim. Yemek yedim ziyaret ettim döndüm. Sosyal medyada ön planda bir hayat yaşıyorum. Maddi durumumuzun iyi olmasından dolayı farklı yollarla Halil İbrahim Kalkan’ın haraç kesmek istediğini düşünüyorum. Pendik şubemize giderek tabelaları indirin demişti. Çalışanların elinde ses kayıtları da mevcut. Benim Banu Parlak ile husumetim yoktu. Neden böyle bir konuda beni ve ailemi hedef gösterdi anlamıyorum. Dosyada bahsi geçen kimseyi aile üyelerim dışında yani tanımıyorum. Video için de ben sosyal medyada o dönemde aleyhime paylaşımlar yapılıyordu. Çocuklarım ve ailem için. Kafam çok karışıktı herkes saldırı halindeydi. Suçlamayı kabul etmiyorum” ifadelerini kullandı. Dilan Polat müşteki avukatının “tedbir kararının anasını danasını göreceksin sözlerini kime söylediniz sorusu üzerine “ Benim orada direkt muhatabım yoktu. Kara para aklandığımıza, illegal işler yaptığımıza dair paylaşımlar yapılıyordu. Genel söyledim” dedi. Engin Polat ise savunmasında “Banu Parlak’ı tanımam. Görüşmüşlüğüm yoktur. Bir gün sosyal medyada ‘benim başıma bir şey gelirse Dilan ve Engin Polat sorumludur’ diye açıklamalar yapıyor. Ben de eşime ‘bu kadın senin arkadaşın değil mi neden böyle yapıyor ara kendisi ile görüş’ dedim. Eşim ‘ben aramam dedi’ ben de üzerine düşmedim. Ama karım iyi niyetli olarak aramış benim sonradan haberim oldu. O ara çok mesele vardı. Kara para aklama. Onun da gerçek olmadığını yakında göreceğiz. Bu arkadaşın dükkanı kurşunlanmış. Akabinde bizden şikayetçi olmuş. İfadeye çağırdılar gittik. Olay bundan ibaret bizim hiç kimse ile bir alakamız yok. Ben diğer sanıkların olduğunu bu mahkemede öğrendim şu an. Yalancı tanık Halil İbrahim Kalkan, bizi tehdit edip şubelerimizi arayıp Sezgin ve Engin Polat ile görüşeceğim diyerek tehdit ediyordu. Bu daha önceden de başımıza geldi. ‘Onları şöyle yapacağım böyle yapacağım, bu tabelaları indirin bundan sonra burada Dilan Polat yazmayacak Halil İbrahim Kalkan yazacak’ diyormuş. 2-3 ay devam etti. Biz telefon sapığı diye dikkate almadık. Lakin bir gün Pendik şubemize gidip tehditte bulunmuş. Babama ‘bu böyle olmaz gidelim şikayetçi olalım fiziken de üzerimize gelmeye başladı’ dedim. Gayrettepe’ye gidip şikayetçi olduk. Açılan davalar sonucu bu şahıs ceza aldı öyle biliyorum. Bu şahıs ‘ben Sezgin Polat’a 500 bin TL borç verdim bunu almak için arıyorum’ diye kılıf uydurmuş. Bu kılıfına daha sonra Banu Parlak’ı ekledi. Güya Banu Parlak’ın vurulmasını istemişiz karşılığında para teklif etmişiz. Yalancı bir tanıktır" şeklinde konuştu. Gürcistan ile hiçbir bağlantısının olmadığını söyleyen Engin Polat, "Bağlantımı bırakın orada olan birini 1 kere bile telefon ile aramadım. Gürcistan’a 4-5 sene evvel 6 aile çift olarak tatile gittik” dedi. Engin Polat devamında “Ben Daltonlar çetesini de tanımam. 2 ay önce gazete okurken öğrendim. Can Dalton daha önce eşimi tehdit etmişti. 2 dükkanım 3 ayrı zaman diliminde kurşunlandı. Ben de bunun üzerine şerefsizler diyerek video paylaştım. Bu adam daha sonra bana yanıt verdi. ‘Bundan sonraki mermi sana’ diye cevap verdi. Bu dosyada iftiraya uğradık. Ticari itibarımız zedelendi. Beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum. Yalanın ve iftiranın delili olmaz. Ben ve ailemde en ufacık bir delil bulunursa her türlü cezaya razıyım” şeklinde konuştu. Müşteki avukatının sorusu üzerine Engin Polat “Emirhan Döner diye birini tanımıyorum böyle biri ile görüşmedim. Fatih Gezer benim çocukluk arkadaşımdır. Cezaevinden beni aradı. Medyada dükkanımızın kurşunlandığını görmüş. Bana kendi çabasıyla yardımcı olmaya çalıştı şunu tanıyorum bunu tanıyorum diye ama konuşmada Daltonlar çetesi adı geçmedi” dedi. Duruşma Engin Polat’ın babası Sezgin Polat’ın savunması ile devam ediyor.