Yerel Haberler
Adana
24 Mayıs 2026 Pazar - 09:27 Adana’da yetkisiz kıyma çekene 17 bin 580 TL idari para cezası kesilecek Adana’da Kurban Bayramı’nda izinsiz ve yetkisiz kıyma çekimi yapan kişilere 17 bin 580 lira idari para cezası uygulanacağı, bayram süresince de kıyma makinesine el konulacağı bildirildi. Kurban Bayramı döneminde uygunsuz yerlerde ve hijyenik olmayan alanlarda kıyma çekenler, vatandaşın sağlığı ile oynuyor. Bayramın ilk gününden itibaren mesai yapan kasaplar etleri vatandaşların isteğine göre hazırlarken bayram boyunca kuaför, oto tamircisi ve mahalle aralarında bazı ev ve iş yerlerinde ruhsatsız kıyma çekiliyor. Adana Kasaplar Odası Başkanı Saruhan Yağmur, izinsiz ve yetkisiz kıyma çekimi yapan kişilere 17 bin 580 lira idari para cezası kesileceğini açıkladı. "İşinin ehli olmayan insanlar kıyma çekiyor" İHA muhabirine konuşan Başkan Yağmur, "Kurban Bayramı’nda vatandaşlarımız etlerini yetkili kasaplara çektirsinler. Etlerini paslı olmayan, temiz kıyma makinelerinde çektirmelerini istiyoruz. Her sene maalesef işinin ehli olmayan insanlar kıyma çekiyor. Türkiye genelinde kasaplar odalarının vermiş olduğu hiçbir kimseye hayvan kestirmesinler" dedi. "17 bin 580 TL idari para cezası kesilecek" İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin bayram boyunca sahada olacağını anlatan Yağmur, "Ekipler bayram boyu sahada olacak ve paslı kıyma makinelerini, seyyar makineleri toplayacak. Ayrıca o şahıslara kabahatler kanununa göre 17 bin 580 TL idari para cezası kesecekler. Ayrıca da bayram bitene kadar kıyma makinesine el konulacak" ifadelerini kullandı. Kasap Güngör Güler ise işinin ehli olmayan çok sayıda kişinin Kurban Bayramı’nda kıyma çekimi yaptığını ve insanları mağdur ettiğini söyledi.
24 Mayıs 2026 Pazar - 09:27 Adana’da ulaşım fiyatlarına tepki: "Dört kişilik aile yolculuk edemez hale geldi" Adana’da toplu taşıma ücretlerine yapılan son zamların ardından dolmuş fiyatlarının bütçelerini zorladığını belirten vatandaşlar, Şoförler Odası ve ilgili kurumlara fiyatların düşürülmesi için çağrıda bulundu. UKOME tarafından belirlenen yeni fiyat tarifesine göre dolmuşlarda elektronik kart ile sivil yolcu ücreti 42 TL’ye, öğrenci ücreti ise 25,50 TL’ye yükseldi. Elektronik kartı olmayan vatandaşlar için nakit (araç kartı) ödemelerde biniş ücretinin 55 TL olarak belirlenmesi ise özellikle nakit ödeme yapan yolcuların tepkisini çekti. Vatandaşlar, artan ulaşım maliyetlerinin günlük yaşamlarını olumsuz etkilediğini ifade ederken, özellikle dar gelirli ailelerin kent içi ulaşımda büyük zorluk yaşadığını dile getirdi. Dolmuş ücretlerinin çevre illere kıyasla daha yüksek olduğunu savunan vatandaşlar, yetkililerden fiyat tarifesinin yeniden gözden geçirilmesini istedi. "Dört kişilik bir ailenin çarşıya gidip gelmesi çok pahalı" Kent içi ulaşımda dolmuş fiyatlarının komşu illere göre yüksek olduğunu ifade eden Şenol Öcal isimli vatandaş, "Dolmuş ücretleri hakkında hiç iyi düşünmüyorum, bu vatandaşa yazık. Dört kişilik bir ailenin çarşıya gidip gelmesi dünyanın parası tutuyor. Petrole zam geliyor ama kurumlarda elini biraz vicdanına koysun" dedi. Çevre illerdeki fiyat politikasının Adana’ya göre daha makul olduğunu belirten Öcal, "Diğer illerle karşılaştırdığımızda ücretler çok fark ediyor. Mesela Mersin gibi bir yerde ulaşım buradan daha ucuz. Yüksek fiyatlar bütçemizi çok etkiliyor. Bazen ailece bir yere gezmeye gitmeye kalksak gidemiyoruz. Maaşımızdan geriye bir şey kalmıyor, artık işlerimizi tek başımıza gidip halletmeye çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "Kartım olmadığı için Dağlıoğlu’ndan buraya yürüyerek geldim" Toplu taşıma ücretlerinin yüksekliği nedeniyle dolmuş kullanamadığını ve uzun mesafeleri yürümek zorunda kaldığını anlatan Ebru Karaduman ise yetkililerden indirim talebinde bulundu. Nakit biniş ücretlerinin çok yüksek olduğunu belirten Karaduman, "Ücretler bence çok pahalı, kent kartımız olmazsa dolmuşa binemiyoruz. Ben şu an Dağlıoğlu Mahallesi’nden buraya kadar yürüyerek geldim" diye konuştu. "Bu durum bütçemizi bayağı etkiliyor" Toplu taşımada indirim yapılmasını talep eden Karaduman, özellikle engelli ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara katkıda bulunulmasını istedi. Yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen bütçesini dengelemeye çalıştığını belirten Karaduman, dolmuş ücretlerinin yüksekliği nedeniyle mağdur olduğunu aktardı. Belediye otobüsünü beklemek zorunda kaldığını ifade eden Karaduman, "Bu durum bütçemizi bayağı etkiliyor. Rahatsız bir insan olmama rağmen, normal dolmuşları kullanamadığım için evime bile yürüyerek gitmek zorunda kalıyorum" diye konuştu.
24 Mayıs 2026 Pazar - 09:26 Çukurova İbrahim Atalı Lisesi İspanya’ya gitti Türkiye, Hırvatistan, Kuzey Makedonya ve İspanya ortaklığında yürütülen proje için her ülkeden 2 öğretmen ve 3 öğrenci katılım sağlayarak kültürlerarası etkileşim ve bilgi paylaşımı fırsatı elde etti. Türkiye, Hırvatistan, Kuzey Makedonya ve İspanya ortaklığında yürütülen projenin, uluslararası iş birliği ve mesleki eğitimin geliştirilmesi açısından önemli kazanımlar sağladığı bildirildi. Eğitim faaliyetleri süresince özellikle işyeri entegrasyonu, mesleki eğitimin iş gücü piyasasıyla uyumu ve genç işsizliğiyle mücadele konularının ele alındığı, proje kapsamında her ülkeden 2 öğretmen ve 3 öğrenci katılım sağlayarak kültürlerarası etkileşim ve bilgi paylaşımı fırsatı elde ettiği açıklandı. Okul Müdürü Şahin Albayrak, Erasmus+ projelerinin yalnızca akademik değil; aynı zamanda sosyal ve kültürel açıdan da unutulmayacak deneyimler sunduğunu ifade ederek, "Erasmus+ bir fırsat eğitimidir. Öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin farklı kültürlerle etkileşim kurması, onların kişisel ve mesleki gelişimlerine büyük katkı sağlamaktadır. Okulumuzda eğitim ve öğretim standartlarını daha üst seviyelere taşımak adına uluslararası projelere destek vermeye devam ediyoruz" açıklamasında bulundu. İngilizce Öğretmeni Ebru Karaca da, meslek lisesi öğrencilerinin yabancı dil yeterliliğinin önemine dikkat çekerek, günümüz iş dünyasında en az bir yabancı dili etkin şekilde kullanabilmenin büyük bir gereklilik hâline geldiğini vurguladı. Karaca, ayrıca projenin, güncel sorunlara çözüm üretmeyi hedefleyen yapısıyla dikkat çektiğini belirterek, genç işsizliğine yönelik çözüm yollarının uluslararası iş birliği çerçevesinde araştırıldığını ifade etti. Proje Koordinatörü Ahmet Güney ise, Erasmus+ projelerinin eğitime çok yönlü katkılar sunduğunu belirterek, öğrenmenin yaparak ve yaşayarak gerçekleşmesinin öğrenciler üzerinde daha kalıcı etkiler bıraktığını kaydetti. Güney, "Ayrıca farklı kültürlerin birbirini tanımasının ve kültürel çeşitliliğin yakından deneyimlenmesinin, öğrencilerin sosyal gelişimleri ve dünya görüşlerinin genişlemesi açısından büyük önem taşımaktadır" dedi.
İftarda çorbadan sonra ara verin
22 Mart 2024 Cuma - 09:15 İftarda çorbadan sonra ara verin Beslenme ve Diyet Uzmanı Pakize Gizem Akgül, oruç tutanların dikkat etmedikleri takdirde yaşayabilecekleri sindirim problemlerine değinerek, “İftarda su ile orucunuzu açın. Sonrasında ise hafif bir çorba içip yemeğe ara verebilirsiniz. Ramazan pidesini de çok fazla ve çok sıcak tüketmekten kaçının” dedi. Sağlıklı ve dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve yeterli uyku, Ramazan ayında da büyük önem taşıyor. İftarda ağır yemek yemek ise birçok sindirim problemini beraberinde getiriyor. Acıbadem Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Pakize Gizem Akgül, Ramazan ayında yaşanabilecek sağlık sorunlarının önüne geçebilmek için önemli bilgiler verdi. “İftarda hafif bir çorba içerek biraz ara vermek lazım” İhlas Haber Ajansı’na konuşan Diyetisyen Akgül, Ramazan ayında özellikle iyi çiğnenmeden tüketilen gıdaların sindirim problemleri oluşturabileceğini vurgulayarak, “Özellikle sindirim problemlerini önlemek adına su ile orucumuzu açıp sonrasında hafif bir çorba içerek yemeğe biraz ara vermek lazım. Çünkü uzun süre açlık sonrası boş mideye birden ve çok fazla gıdanın alınması sindirim problemlerine neden olabiliyor. Ana yemeğe geçmeden önce evin içinde biraz hareket etmek sindirim sorunlarına karşı iyi bir yöntem olabilir. Burada dikkat edeceğimiz en önemli noktalardan bir diğeri de iftar sofralarını sağlıklı yiyeceklerle oluşturmaya özen göstermektir” diye konuştu. “Zeytinyağlılar sindirim problemlerini önlüyor” Kızartma, kavurma gibi pişirme yöntemleri ile hazırlanan yemekler ve sakatat gibi çok ağır yiyeceklerin iftar sofrasında olmaması gerektiğini belirten Diyetisyen Akgül, bunların yerine fırında, ızgarada ya da haşlanarak pişirilen yiyecekleri posa içeriği yüksek olan salata ve zeytinyağlılarla zenginleştirerek tüketmenin sindirim problemlerini önlemek için çok faydalı olacağını söyledi. “Gıdaları çok iyi çiğnemeliyiz” Besinleri iyi çiğnemenin sindirim sistemini etkilediğinin altını çizen Diyetisyen Akgül, "İftar sofrasında yenilen yemekler mutlaka çok iyi çiğnenmeli. Ramazan pidesi iftar sofralarının vazgeçilmezi olsa da, hem sıcak hem da hızlı tüketildiğinde sindirim sorunlarına ve kan şekerinde ani değişikliklere neden olabiliyor. Bu nedenle iftar ve sahur öğünlerinde pideyi az tüketip, tam tahıllı buğday ekmeği ya da tam tahıllı makarna gibi alternatifleri tercih edebiliriz" ifadelerini kullandı. “Yemek sonrası tatlı sindirim problemine neden olabilir” Beslenme ve Diyet Uzmanı Akgül, sindirim problemlerinin en büyük nedenlerinden birinin de yemekten hemen sonra tatlı ya da meyve yenmesi olduğuna değinerek şunları söyledi: “Sağlıklı bir Ramazan geçirmek için dikkat edilmesi gereken bir diğer konu da tatlı ve meyve gibi yiyeceklerin yemekten 1-2 saat sonrasında tüketilmesi. Yemeğin hemen ardından meyve ve tatlı yemek sindirim sorunlarına neden olabiliyor. Uzun süre açlık sonrası yemeklerin üzerine hemen meyve ve tatlı tüketilmesi midede hazımsızlığa neden olabilir. Ramazan ayında biraz daha posa içeriği yüksek meyveler tercih etmeliyiz. Meyve tatlıları, kompostolar ya da sütlü tatlılar gibi besin değeri yüksek gıdaların tüketilmesini tercih ediyoruz. Özellikle şerbetli ya da kızartılmış tatlılardan uzak durulmalı. Orucumuzu açarken çok aşırı sıcak ve baharatlı olmayan hafif çorbalardan faydalanılabilir. Uzun süren açlık sonrası hafif bir çorba, sindirim sorunu yaşamadan çok daha rahat bir şekilde orucumuzu açmamıza yardımcı olacaktır. Uzun süre sıvı alımı da olmadığı için çorbalar sıvı alımına da destek olacak en iyi yemeklerden biridir.”
Bakan Bayraktar: "Türkiye enerjideki dışa bağımlılığını 30 yıla ortadan kaldıracak"
21 Mart 2024 Perşembe - 18:48 Bakan Bayraktar: "Türkiye enerjideki dışa bağımlılığını 30 yıla ortadan kaldıracak" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Türkiye enerjideki dışa bağımlığı düşürdüğü ölçüde inşallah önümüzdeki 30 yıla bunu tamamen ortadan kaldırdığımızda ve sanayimizle bu dönüşümle beraber daha katma değerli ürün dönüştüğü durumda, daha kaliteli bir ihracat yaptığımız da Türkiye daha emin adımlarla daha güçlü bir ekonomiyle yoluna devam edecek” dedi. Bir dizi ziyaret için Adana’ya gelen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Adana Ticaret Odası’nı (ATO) ziyaret etti. Bakan Bayraktar, Türkiye Merkez Bankası’nın aldığı faiz kararını değerlendirerek, “Türkiye’nin malum ekonomisinde en temel açmazlardan bir tanesi enflasyon. Bugün tam da Merkez Bankası’nın aldığı faiz kararı var biliyorsunuz. Ekonomimizdeki şu anda yaşadığımız bazı sıkıntıların temelinde aslında Türkiye’nin cari açık vermesi, Türk ekonomisinin maalesef cari açık üreten bir ekonomi yatıyor olmasından kaynaklı. Bu yönüyle baktığımızda da biz kendi üzerimize tarafıyla elbette ki Türkiye’nin cari açık problemini çözmesi için aslında iki tane temel şeyi başarması lazım. Bunlardan bir tanesi sizlerin Türkiye’nin üreten insanlarının, Türkiye’nin müteşebbislerinin daha katma değerli ürünler üretmesi ve daha katma değerli ürünlerle daha ihracat yapımızın olması” ifadelerini kullandı. “Enerjide her yıl 100 milyar doları dışarı ödüyoruz” Sanayi dönüşümüne önem verdiklerini anlatan Bakan Bayraktar, şunları söyledi: “Sanayimizin dönüşmesi, üretimimizin bu anlamda dönüşmesi ve bu sayede Türkiye’nin daha fazla cari açık vermemesi çok önemli. Bir başka çözümü veya eş zamanlı beraber yapmamız gereken diğer konu ise Türkiye’nin enerji ithalatına, Türkiye’nin enerjideki dışa bağımlılığını düşürmesi meselesi. Türkiye maalesef enerjide çok büyük bir fatura ödüyor. Geçtiğimiz yıllarda bu yaklaşık kırk 45-50 milyar dolarlık yıllık ödediğimiz enerji faturası, ithalat faturası özellikle pandemi sonrası dünyadaki enerji ve emtia fiyatlarının artmasıyla beraber çok anormal rakamlara ulaşılıyor. Örneğin 2022 yılında bizim dışarı ödediğimiz enerji faturamız yaklaşık 96,5 milyar dolar oldu. Şimdi düşünün bir ekonominiz var ve her yıl bu kadar rakamları 100 milyar dolarlara yakın dışarı ödüyorsunuz. Bu ekonominin elbette ki bu cari açıklığa, bu döviz ihtiyacıyla öyle günler yaşadık ki, yaşıyoruz. Örneğin BOTAŞ’ın bizim doğal gaz ithalat şirketimizin günlük ödemesi 1 milyar dolarları bulabiliyor. Dolayısıyla bu parayı piyasadan toplamaya zaten dövizde bir hareket olmama imkanı yok. Onun için Türkiye’nin mutlaka bu enerjideki dışa bağımlılık yükünden kurtulması lazım. Bu yükü ekonomimizin üstünden almamız lazım. Bunu aldığımız zaman, Türkiye enerjideki dışa bağımlığı düşürdüğü ölçüde inşallah önümüzdeki 30 yıla bunu tamamen ortadan kaldırdığımızda ve sanayimizle bu dönüşümle beraber daha katma değerli ürün dönüştüğü durumda, daha kaliteli bir ihracat yaptığımız da Türkiye daha emin adımlarla daha güçlü bir ekonomiyle yoluna devam edecek” diye konuştu.
Kocası ölü bulunan kadın çocuğuyla birlikte firar etti
21 Mart 2024 Perşembe - 17:33 Kocası ölü bulunan kadın çocuğuyla birlikte firar etti Adana’nın Kozan ilçesinde bir kişi evde ölü bulunurken, eşi ve çocuğu kayıplara karıştı. Polis cinayet şüphelisi olarak kadını her yerde arıyor. Edinilen bilgiye göre olay Kozan’ın Çanaklı Mahallesinde meydana geldi. İddiaya göre Yeter Güleç, torununu görmek için saat 14:00 sularında damadı 29 yaşındaki evli ve bir çocuk babası Uğur İşler’in evinin kapısını çaldı. Ancak kapıyı açan olmayınca Güleç durumu polise bildirdi. Olay yerine gelen ekipleri kapıyı açtığında Uğur İşler’in kanlar içinde yerde yattığını gördü. Polis hemen sağlık ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen ekipler İşler’in sırtından tabancayla vurularak öldürüldüğünü tespit etti. Polis hemen cinayeti aydınlatmak için çalışma başlattı. Polis evde olması gereken İşler’in eşi Melisa İşler ve çocuğuna bir türlü ulaşamadı. Olay yerine gelen Uğur İşler’in yakınları sinir krizi geçirdi. Yakınlarından edinilen bilgilere göre Uğur İşler ve Melisa İşler boşanma aşamasında olduğu ve bu hafta içinde anlaşmalı boşanmak için imza atacakları öğrenildi. Melisa İşler’in sürekli yanında tabanca taşıdığı da öne sürüldü. Uğur İşler’in akrabaları, "Melisa elbette yakalanacaktır. Bizim çocuğumuzu bıraksın" şeklinde tepkilerini dile getirdi. Melisa İşler’in çok kıskanç olduğu cinayeti bu nedenle işlemiş olabileceği üzerinde duruluyor. Uğur İşler’in cenazesi, Cumhuriyet savcısının olay yerindeki incelemesinin ardından Kozan Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Polis, cinayetle ilgili olarak geniş çaplı inceleme başlatırken, her yerde Melisa İşler’i arıyor.
Bakan Kacır, OSB ziyaretinde, "Adana, Türkiye’nin üreten gücüdür” dedi
21 Mart 2024 Perşembe - 13:38 Bakan Kacır, OSB ziyaretinde, "Adana, Türkiye’nin üreten gücüdür” dedi Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Adana Organize Sanayi Bölgesi ziyaretinde, "Adana, Türkiye’nin üreten gücüdür” dedi. Bakan Kacır ve Adana Valisi Yavuz Selim Köşger, AOSB’ye ziyaretinde, Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, Başkan Vekili Ömer Kaya, yönetim kurulu üyesi Yusuf Kara, denetim kurulu üyeleri Mustafa Fidan ve Ergin Turan ile Bölge Müdürü Ersin Akpınar tarafından konuk edildi. Başkan Sütcü’den bölgenin gelişimi ve yeni yatırımlar konusunda bilgi alan Bakan Kacır, daha sonra AK Parti Adana Milletvekilleri Abdullah Doğru ve Faruk Aytek, oda başkanları, kamu kurumlarının temsilcileri ile sanayicilerin katılımıyla AOSB Seyhan Salonu’nda düzenlenen istişare toplantısına katıldı. Bakan Kacır, buradaki konuşmasında, Adana’nın Türkiye’nin üreten gücü olduğunu, özellikle son 22 yılda Türk sanayisinde öncü rol üstlenmeye devam ettiğini, bu nedenle bu kentin gücüne güç katmak için desteklerinin süreceğini ifade etti. Sanayi alanları master planı Bakan Kacır, bakanlığının stratejik hedeflerinden söz ederek, bunların başında planlı sanayi alanlarını büyütmenin geldiğini söyledi. Kacır, “Hem yeni OSB’ler hem de sanayi bölgelerinin kuruluş sürecini hızlandıracak çalışmalar yapıyoruz. Bu kapsamda, Sanayi Alanları Master Planı hazırlıyoruz. Türkiye’de sanayinin yüzölçümündeki payını 0,36’dan yüzde 1’e çıkaracak ana planı inşallah tamamlayacağız. Çünkü bir an evvel sanayi alanlarında arzı artırmamız lazım. Arzı artırarak daha uygun fiyatlarla yatırım alanı tahsisi sağlayacağız. Böylece yatırım iştahını artırmak istiyoruz” dedi. Bakanlığının stratejik bir diğer hedefinin ise yüksek teknoloji üretme kabiliyetini hayata geçirmek olduğunu belirten Bakan Kacır, “Türk sanayisinde beyaz eşyadan ticari araca ve güneş panellerine kadar Avrupa’da hatta dünyada bir numara olan sektörler var. Bunların sayısını ARGE ve inovasyon destekleriyle artıracağız” diye konuştu. Rakamlarla adana destekleri Bakan Kacır, Adana sanayisinde gelinen nokta ve yine Adana özelinde sağlanan devlet desteklerinde son 22 yılda yaşanan artışı rakamlarla ifade ederek, şöyle devam etti: “ARGE ve teşviklerinden Adana etkin bir şekilde faydalandı. ARGE merkezi sayısı 12, tasarım merkezi sayısı 8 oldu. 144 firmamızın bulunduğu Teknoparkımız var. Teknopark firmalarına 700 milyon lira, ARGE merkezlerine 818 milyon lira, tasarım merkezlerine 126 milyon lira ARGE teşviği kullandırdık. KOSGEB 1990’da kuruldu ancak, 2002’ye kadar Adana’da KOSGEB desteklerinden yararlanan firma sayısı 100’ü bile bulmuyordu. Bu desteklerden sadece 73 KOBİ yararlanmış. Oysa bugün bu sayı 35 bin 773’e ulaştı. Bugünkü değerle 4 milyar 700 milyon lira KOBİ desteği sağlanmış. Yine Adana’nın ARGE ve inovasyon etkinliğini güçlendirmek adına bugüne kadar önemli rol üstlendi. Akademik ARGE destek programlarında 22 yılda 538 projeye 1 milyar 220 milyon lira, bin 75 bilim insanına 329 milyon lira, özel sektör ARGE desteklerinde 291 proje için 1 milyar 80 milyon lira kaynak aktarımı sağlanmıştır.” Bakan Kacır, Adana’da, Kalkınma Ajansı’nın 645 projeye 2 milyar 390 milyon lira kaynak sağladığını, kadın ve genç girişimcilere yönelik sundukları desteklerle Adana’nın üretim gücünü tabana yayma anlamında önemli işlev üstlendiğini kaydetti. 2002 yılında kadar Adana’da patent başvurusunun sadece 23 olduğunu vurgulayan Bakan Kacır, “Bu sayı bin 52’ye yükseldi. Marka başvurusu 36 bin 500’e tasarım başvurusu 8 bin 700’e yükseldi. Adana’da sanayinin Adana ekonomisinden aldığı pay son 3 yılda yüzde 24’den yüzde 29’a yükseldi. Bu aslında pandeminin sanayiye getirdiği ivmenin göstergesi oldu” dedi. İthalattaki gümrük duvarları Yerli sanayiciyi her zaman koruma çabasında olduklarını belirten Bakan Kacır, “Çin’in dünya piyasalarını ucuz ürünlerle domino ettiğini görüyoruz. Bu nedenle yerli sanayicimizi korumak zorundayız. Bu talepleri haklı görmekle birlikte gümrük duvarlarına yaslanan tedbirlerin de kalıcı olmayacağını düşünüyoruz. Zira konfeksiyon gibi bazı sektörlerde ek gümrük vergilerinde yüzde 50’leri aştık, halen bu talep devam ediyor” dedi. Bu durumun ARGE’den inovasyondan başka gerçek kalıcı çözüm olmadığını gösterdiğini anlatan Bakan Kacır, “ Bütün sektörlerde bu sürecin bu istikamette gideceğini öngörüyorum. Gümrük duvarları rahatlama getiriyor olsa da bunlar geçici. Bu nedenle ARGE meselesine daha fazla kafa yormak lazım” dedi.