Yerel Haberler
Adana
24 Mayıs 2026 Pazar - 09:27 Adana’da yetkisiz kıyma çekene 17 bin 580 TL idari para cezası kesilecek Adana’da Kurban Bayramı’nda izinsiz ve yetkisiz kıyma çekimi yapan kişilere 17 bin 580 lira idari para cezası uygulanacağı, bayram süresince de kıyma makinesine el konulacağı bildirildi. Kurban Bayramı döneminde uygunsuz yerlerde ve hijyenik olmayan alanlarda kıyma çekenler, vatandaşın sağlığı ile oynuyor. Bayramın ilk gününden itibaren mesai yapan kasaplar etleri vatandaşların isteğine göre hazırlarken bayram boyunca kuaför, oto tamircisi ve mahalle aralarında bazı ev ve iş yerlerinde ruhsatsız kıyma çekiliyor. Adana Kasaplar Odası Başkanı Saruhan Yağmur, izinsiz ve yetkisiz kıyma çekimi yapan kişilere 17 bin 580 lira idari para cezası kesileceğini açıkladı. "İşinin ehli olmayan insanlar kıyma çekiyor" İHA muhabirine konuşan Başkan Yağmur, "Kurban Bayramı’nda vatandaşlarımız etlerini yetkili kasaplara çektirsinler. Etlerini paslı olmayan, temiz kıyma makinelerinde çektirmelerini istiyoruz. Her sene maalesef işinin ehli olmayan insanlar kıyma çekiyor. Türkiye genelinde kasaplar odalarının vermiş olduğu hiçbir kimseye hayvan kestirmesinler" dedi. "17 bin 580 TL idari para cezası kesilecek" İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin bayram boyunca sahada olacağını anlatan Yağmur, "Ekipler bayram boyu sahada olacak ve paslı kıyma makinelerini, seyyar makineleri toplayacak. Ayrıca o şahıslara kabahatler kanununa göre 17 bin 580 TL idari para cezası kesecekler. Ayrıca da bayram bitene kadar kıyma makinesine el konulacak" ifadelerini kullandı. Kasap Güngör Güler ise işinin ehli olmayan çok sayıda kişinin Kurban Bayramı’nda kıyma çekimi yaptığını ve insanları mağdur ettiğini söyledi.
24 Mayıs 2026 Pazar - 09:27 Adana’da ulaşım fiyatlarına tepki: "Dört kişilik aile yolculuk edemez hale geldi" Adana’da toplu taşıma ücretlerine yapılan son zamların ardından dolmuş fiyatlarının bütçelerini zorladığını belirten vatandaşlar, Şoförler Odası ve ilgili kurumlara fiyatların düşürülmesi için çağrıda bulundu. UKOME tarafından belirlenen yeni fiyat tarifesine göre dolmuşlarda elektronik kart ile sivil yolcu ücreti 42 TL’ye, öğrenci ücreti ise 25,50 TL’ye yükseldi. Elektronik kartı olmayan vatandaşlar için nakit (araç kartı) ödemelerde biniş ücretinin 55 TL olarak belirlenmesi ise özellikle nakit ödeme yapan yolcuların tepkisini çekti. Vatandaşlar, artan ulaşım maliyetlerinin günlük yaşamlarını olumsuz etkilediğini ifade ederken, özellikle dar gelirli ailelerin kent içi ulaşımda büyük zorluk yaşadığını dile getirdi. Dolmuş ücretlerinin çevre illere kıyasla daha yüksek olduğunu savunan vatandaşlar, yetkililerden fiyat tarifesinin yeniden gözden geçirilmesini istedi. "Dört kişilik bir ailenin çarşıya gidip gelmesi çok pahalı" Kent içi ulaşımda dolmuş fiyatlarının komşu illere göre yüksek olduğunu ifade eden Şenol Öcal isimli vatandaş, "Dolmuş ücretleri hakkında hiç iyi düşünmüyorum, bu vatandaşa yazık. Dört kişilik bir ailenin çarşıya gidip gelmesi dünyanın parası tutuyor. Petrole zam geliyor ama kurumlarda elini biraz vicdanına koysun" dedi. Çevre illerdeki fiyat politikasının Adana’ya göre daha makul olduğunu belirten Öcal, "Diğer illerle karşılaştırdığımızda ücretler çok fark ediyor. Mesela Mersin gibi bir yerde ulaşım buradan daha ucuz. Yüksek fiyatlar bütçemizi çok etkiliyor. Bazen ailece bir yere gezmeye gitmeye kalksak gidemiyoruz. Maaşımızdan geriye bir şey kalmıyor, artık işlerimizi tek başımıza gidip halletmeye çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "Kartım olmadığı için Dağlıoğlu’ndan buraya yürüyerek geldim" Toplu taşıma ücretlerinin yüksekliği nedeniyle dolmuş kullanamadığını ve uzun mesafeleri yürümek zorunda kaldığını anlatan Ebru Karaduman ise yetkililerden indirim talebinde bulundu. Nakit biniş ücretlerinin çok yüksek olduğunu belirten Karaduman, "Ücretler bence çok pahalı, kent kartımız olmazsa dolmuşa binemiyoruz. Ben şu an Dağlıoğlu Mahallesi’nden buraya kadar yürüyerek geldim" diye konuştu. "Bu durum bütçemizi bayağı etkiliyor" Toplu taşımada indirim yapılmasını talep eden Karaduman, özellikle engelli ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara katkıda bulunulmasını istedi. Yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen bütçesini dengelemeye çalıştığını belirten Karaduman, dolmuş ücretlerinin yüksekliği nedeniyle mağdur olduğunu aktardı. Belediye otobüsünü beklemek zorunda kaldığını ifade eden Karaduman, "Bu durum bütçemizi bayağı etkiliyor. Rahatsız bir insan olmama rağmen, normal dolmuşları kullanamadığım için evime bile yürüyerek gitmek zorunda kalıyorum" diye konuştu.
24 Mayıs 2026 Pazar - 09:26 Çukurova İbrahim Atalı Lisesi İspanya’ya gitti Türkiye, Hırvatistan, Kuzey Makedonya ve İspanya ortaklığında yürütülen proje için her ülkeden 2 öğretmen ve 3 öğrenci katılım sağlayarak kültürlerarası etkileşim ve bilgi paylaşımı fırsatı elde etti. Türkiye, Hırvatistan, Kuzey Makedonya ve İspanya ortaklığında yürütülen projenin, uluslararası iş birliği ve mesleki eğitimin geliştirilmesi açısından önemli kazanımlar sağladığı bildirildi. Eğitim faaliyetleri süresince özellikle işyeri entegrasyonu, mesleki eğitimin iş gücü piyasasıyla uyumu ve genç işsizliğiyle mücadele konularının ele alındığı, proje kapsamında her ülkeden 2 öğretmen ve 3 öğrenci katılım sağlayarak kültürlerarası etkileşim ve bilgi paylaşımı fırsatı elde ettiği açıklandı. Okul Müdürü Şahin Albayrak, Erasmus+ projelerinin yalnızca akademik değil; aynı zamanda sosyal ve kültürel açıdan da unutulmayacak deneyimler sunduğunu ifade ederek, "Erasmus+ bir fırsat eğitimidir. Öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin farklı kültürlerle etkileşim kurması, onların kişisel ve mesleki gelişimlerine büyük katkı sağlamaktadır. Okulumuzda eğitim ve öğretim standartlarını daha üst seviyelere taşımak adına uluslararası projelere destek vermeye devam ediyoruz" açıklamasında bulundu. İngilizce Öğretmeni Ebru Karaca da, meslek lisesi öğrencilerinin yabancı dil yeterliliğinin önemine dikkat çekerek, günümüz iş dünyasında en az bir yabancı dili etkin şekilde kullanabilmenin büyük bir gereklilik hâline geldiğini vurguladı. Karaca, ayrıca projenin, güncel sorunlara çözüm üretmeyi hedefleyen yapısıyla dikkat çektiğini belirterek, genç işsizliğine yönelik çözüm yollarının uluslararası iş birliği çerçevesinde araştırıldığını ifade etti. Proje Koordinatörü Ahmet Güney ise, Erasmus+ projelerinin eğitime çok yönlü katkılar sunduğunu belirterek, öğrenmenin yaparak ve yaşayarak gerçekleşmesinin öğrenciler üzerinde daha kalıcı etkiler bıraktığını kaydetti. Güney, "Ayrıca farklı kültürlerin birbirini tanımasının ve kültürel çeşitliliğin yakından deneyimlenmesinin, öğrencilerin sosyal gelişimleri ve dünya görüşlerinin genişlemesi açısından büyük önem taşımaktadır" dedi.
TSYD’den DAİMFED’e teşekkür
20 Mart 2024 Çarşamba - 10:58 TSYD’den DAİMFED’e teşekkür Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) yönetimi, Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu’nun (DAİMFED) desteğiyle kavuştukları yeni şube binaları için teşekkür etti. DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, konuk ettikleri TSYD Genel Başkanı Oğuz Tongsir ve TSYD Adana Şube Başkanı Engin Kanber ve yönetim kurulu üyeleriyle bir araya gelerek görüş alışverişinde bulundular. Ziyarette konuşan Başkan Karslıoğlu, sporun öneminin ve bileşenlerinin çalışmalarının öneminin farkında olduklarını belirterek, “Bu doğrultuda kısa süre önce Yangın felaketi sonucu büyük zarar gören TSYD Adana Şubesinin yapımını üstlendik. Sosyal sorumluluk gereği yaptığımız bu çalışmamızın TSYD Genel Başkan düzeyinde değerlendirilmesi DAİMFED olarak memnuniyet verici bir gelişmedir. Buda yaptığımız ve yapımında sorumluluk aldığımız işin isabetini ortaya koymuştur. TSYD’ye gerek genelinde gerekse Adana bazında başarılar diliyoruz. İş birliğimiz ve istişarelerimiz bundan sonrada devam edecektir” dedi. TSYD Genel Başkanı Oğuz Tongsir, DAİMFED’in TSYD Adana Şubesine katkılarının, yardımlarının önemli olduğunu ifade ederek, “Bu anlamda DAİMFED ‘e müteşekkiriz. DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu’nun hassasiyeti ve engin öngörüsü sonucu TSYD Adana Şubemiz güzel bir binaya kavuşmuş oldu. DAİMFED ve tüm yönetim ekibiyle birlikte her türlü iş birliğine bizlerde açığız” diye konuştu. TSYD’den DAİMFED’e teşekkür TSYD Adana Şube Başkanı Engin Kanber de DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu ve tüm federasyon üyelerine teşekkür ettiklerini belirterek, “Bizlere çok önemli bir katkı yaptılar. TSYD binamız daha ferah ve modern bir hale geldi. TSYD olarak bizlerin çalışma amacı spor gazetecilerini bir çatı altında toplayarak onların meslekleri ile ilgili ekonomik, sosyal, kültürel hak ve çıkarlarını korumak, spor yazarları kimliği ve saygınlığı ile eğitim düzeylerini koruyup geliştirmek, mesleklerini en iyi şekilde yapabilmeleri için kamu kurum ve kuruluşları ile iş birliği sağlamaktır” dedi.
Bayramda çocuklar sevinsin diye ahşabı sanata dönüştürüyor
20 Mart 2024 Çarşamba - 10:56 Bayramda çocuklar sevinsin diye ahşabı sanata dönüştürüyor Adana’nın Kozan ilçesinde Mustafa Yıldız, hem çocuklar sağlıklı oyuncakla oynasın hem de bayramda sevinsin diye ahşabı sanata dönüştürüyor. Kozan’da 7 metrekarelik tarihi dükkanda geleneksel oyuncakları ve bölge kültürünü ahşaba yansıtan 65 yaşındaki Mustafa Yıldız, çocukların plastik ve kimyasal ürünlerden uzak doğal oyuncaklar ile oynaması için ahşap arabalar, kamyonlar, topaç, sapan ve bölgenin geleneksel tarım aletlerini üretiyor. Eskiden köylerde tahtadan yapılan oyuncaklar ve toprakla çocukların oyun oynadığını anlatan Yıldız, "Benim çocukluğumdaki oyuncakları şimdi torunlarımız için yeniden üretiyorum. Daha sağlıklı ve güzel. Şimdi bu oyuncakları bilen yok ama ben yeniden üreterek geleceğe taşımak istiyorum" dedi. 30 yıl önce hobisini devlet desteğiyle üretime çevirdiğini anlatan Yıldız, "30 yıldır bu sevgimi ahşaba yansıtıyorum. Ahşap ve tahtadan gemiler, arabalar, helikopter, topaç, yürüteçler, kağnılar, tarım aletleri onlarca geçmişin izini taşıyan şimdi günümüzde olamayan geleneksel ürünleri ahşaba işliyorum. Çocuklar gördükleri zaman çok seviyor. İstiyorum ki çocuklar plastik ve kimyasal ürünlerle değil doğal sağlıklı oyuncaklarla oynayarak büyüsün. Burada gün boyu Ramazan Bayramı onları sevindirmek için oyuncaklar yapıyorum. Aileler de gördükçe çok mutlu oluyor ben de. Artık tarımda kullanılan kağnılar, at arabaları kalmadı. Orak, topaç, ahşap çıngırak, davullar gibi yüzlerce ürün yapıyorum. Çocuklar günümüzde kamyon ve helikopteri seviyor diye onlardan da yaptım. İşlemesi zor olan ürünler 2-3 günümü alıyor. Yapması zor ama çocuklar oyuncaklarla mutlu olunca ben de çok mutlu oluyorum" diye konuştu. Yıldız, amacının çocukların sağlıklı oyuncaklara oynaması olduğunu belirterek, "Hem geçmişte nasıl emek verilerek toprağın işlendiğini, suyun nasıl çıkarıldığını çocuklarımız bilsin hem de oyun oynasınlar. Ben çocuklar mutlu oldukça daha çok mutlu oluyorum. Onlar sevinince ben de seviniyorum. Aileler için de vitrin süsleri, gemiler, mutfak gereçleri gibi elimden gelen hayal ettiğim tüm ürünleri burada ağaçtan tasarlıyorum ve yapıyorum. Benim vaktim geçiyor çocuklar da seviyor, görenler mutlu oluyor" dedi.
Bayramda çocuklar sevinsin diye ahşabı sanata dönüştürüyor
20 Mart 2024 Çarşamba - 10:54 Bayramda çocuklar sevinsin diye ahşabı sanata dönüştürüyor Adana’nın Kozan ilçesinde Mustafa Yıldız isimli yaşlı adam hem çocuklar sağlıklı oyuncak ile oynasın, hem de bayramda sevinsin diye ahşabı sanata dönüştürüyor. Kozan’da 7 metre karelik tarihi dükkanda geleneksel oyuncakları ve bölge kültürünü ahşaba yansıtan 65 yaşındaki Mustafa Yıldız, çocukların plastik ve kimyasal ürünlerden uzak doğal oyuncaklar ile oynaması için ahşap arabalar, kamyonlar, topaç, sapan ve bölgenin geleneksel tarım aletlerini üretiyor. Eskiden köylerde tahtadan yapılan oyuncaklar ve toprakla çocukların oyun oynadığını aktaran Yıldız, "Benim çocukluğumdaki oyuncakları şimdi torunlarımız için yeniden üretiyorum. Daha sağlık ve güzel. Şimdi bu oyuncakları bilen yok ama ben yeniden üreterek geleceğe taşımak istiyorum” dedi. 30 yıl önce hobisini devlet desteğiyle üretime çevirdiğini anlatan Yıldız, "30 yıldır bu sevgimi ahşaba yansıtıyorum. Ahşap ve tahtadan gemiler, arabalar, helikopter, topaç, yürüteçler, kağnılar, tarım aletleri onlarca geçmişin izini taşıyan şimdi günümüzde olamayan geleneksel ürünleri ahşaba işliyorum. Çocuklar gördükleri zaman çok seviyor. İstiyorum ki çocuklar plastik ve kimyasal ürünlerle değil doğal sağlıklı oyuncaklarla oynayarak büyüsün. Burada gün boyu Ramazan Bayramı onları sevindirmek için oyuncaklar yapıyorum. Aileler gördükçe çok mutlu oluyor bende. Artık tarımda kullanılan kağnılar at arabaları kalmadı. Orak, topaç, ahşap çıngırak davullar gibi yüzlerce ürün yapıyorum. Çocuklar günümüz kamyon ve helikopteri seviyor diye onlardan da yaptım. İşlemesi zor olan ürünler 2-3 günümü alıyor. Yapması zor ama çocuklar oyuncaklarla mutlu olunca bende çok mutlu oluyorum" diye konuştu. Yıldız, amacının çocukların sağlıklı oyuncaklara oynaması olduğunu belirterek, "Hem geçmişte nasıl emek verilerek toprağın işlendiğini suyun nasıl çıkarıldığını çocuklarımız bilsin hem de oyun oynasınlar. Ben çocuklar mutlu oldukça daha çok mutlu oluyorum. Onlar sevinince ben de seviniyorum. Aileler içinde vitrin süsleri, gemiler, mutfak gereçleri gibi elimden gelen hayal ettiğim tüm ürünleri burada ağaçtan tasarlıyorum ve yapıyorum. Benim vaktim geçiyor çocuklarda seviyor görenler mutlu oluyor” dedi.
Down sendromu hayat boyu devam ediyor
20 Mart 2024 Çarşamba - 10:20 Down sendromu hayat boyu devam ediyor Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Sevgi Sarı Demir, bebek daha anne karnındayken tespit edilebilen down sendromunun geçici olmadığını ve hayat boyu devam eden bir durum olduğunu, bu nedenle down sendromlu çocuklar ve aileleri için özel programlar uygulanması gerektiğini, Bu sayede sendromun etkileri azaltılıp bu sürecin daha rahat ve verimli geçmesi sağlanarak söz konusu bireylerin topluma kazandırılabileceğini belirtti. down sendromunun, bireyin fazladan bir kromozoma sahip olması şeklinde tanımlandığını ve yapılan araştırmalara göre dünyada ve ülkemizde her 800-1000 doğumda bir görüldüğünü kaydeden Dr. Sevgi Sarı Demir, down sendromunun tedavi edilmesi gereken bir hastalık değil genetik bir farklılık olduğunu ise unutmamak gerektiğini belirtti. “Bebek anne karnındayken belirlenebiliyor” Down sendromunun beraberinde getirdiği fiziksel özelliklerin yanı sıra hafif veya orta derecede zihinsel geriliğe de yol açan önemli bir durum olduğunu kaydeden Dr. Demir, “günümüzde anne kanından yapılan testler yardımıyla down sendromunu belirleme oranının yüzde 99,8’e kadar çıkabiliyor” dedi. “İleri yaş gebeliklerde risk artıyor” Bebeğin down sendromlu doğmasının en temel nedenlerinden birinin annenin yaşı olduğunu anlatan Dr. Demir, kromozomdaki hata ihtimalinin annenin yaşı ilerledikçe arttığını ifade ederek, “Doğumda anne adayının yaşının ileri olması down sendromu ve diğer kromozom anormalileri için bireysel riski artırır. Bununla birlikte toplumda doğum yapan annelerin bir çoğu genç yaşlardadır. Bu nedenle de down sendromu her ne kadar yaşı büyük annelerin bebeklerinde daha yüksek ihtimalle görülse de yaşı genç annelerde de rastlanır. Öyle ki genç kadınlar daha fazla bebek sahibi olduğundan down sendromlu bebeklerin yaklaşık yüzde 80’i genç annelerin çocuklarıdır” diye konuştu. “Risk varsa ileri testler yapılmalıdır” Dr. Demir, “Geçmişte down sendromu ancak bebek doğdu zaman anlaşılabiliyordu. Ancak günümüzde down sendromu 11 ila 14. haftalar arasında ultrasonografi ve kan testi ile taranabiliyor. Eğer ilk taramalarda riskli bir durum görülürse ileri testler öneriliyor. Doktor, ultrasonografik incelemelerde hastalığın fiziki belirtilerine rastlarsa ya da ikili, üçlü, dörtlü test gibi tarama testlerine göre artmış risk tespit edilir ise daha ileri testler gündeme geliyor. Bu durumda amniosentez, koryon villus, örnekleme gibi testler down sendromunu yüzde 100 tespit etmenin tek yoludur. Bu testlerde düşük riski ise sadece binde 2 ila 5 arasındadır” diyerek, risk grubundaki annelerin yanı sıra tüm anne adaylarına önerilen testler ve tetkikler bulunduğunu hatırlatıyor” dedi. “Down sendromu yaşam boyu süren bir durumdur. Bu nedenle konusunda deneyimli uzmanların ailelere ve down sendromlu çocuklara verecekleri eğitimlerle bu sürecin daha rahat ve verimli geçmesi sağlanmalıdır. Down sendromlu bireylerin potansiyellerini ortaya çıkartarak bunu geliştirebilmeleri için konuşma eğitimleri, mesleki eğitimler, fizik tedavi uygulamaları yapılabilir. Bunun yanı sıra sosyal becerilerle birlikte motor becerileri ile duyusal ve betimsel yeteneklerini geliştirecek aktiviteler de bireyin hayata hazırlıklı olmasını sağlayacaktır” diye konuştu
Yeni temizlenen kanallar yine kirletildi
20 Mart 2024 Çarşamba - 10:15 Yeni temizlenen kanallar yine kirletildi Adana’da yetkilerinin temizlediği sulama kanallarını bilinçsiz vatandaşlar yine moloz ve çöp atarak kirletti. Bir vatandaşın sulama kanalına moloz attığı anlar ise saniye saniye görüntülendi. Kent merkezinin güney ve kuzey bölgelerindeki mahallelerden geçip Çukurova’nın 2 milyon dekar tarım arazisine can veren kanallardan bırakılan su, tarım mevsiminin sona ermesi ve yağışların başlamasının ardından kesildi. Küçük çaplı su birikintilerinin kaldığı kanallar, bilinçsiz kişilerin attığı çöpler ve yosunlar, kötü koku ve manzaraya yol açtı. Yetkililer temizledi, vatandaşlar kirletti Bunun üzerine yetkililer, geçtiğimiz haftalarda sulama kanallarında temizlik çalışması gerçekleştirdi. Ancak temizlenen sulama kanallarını bilinçsiz vatandaşlar yine moloz ve çöp atarak kirletti. Bilinçsiz bir vatandaşın sulama kanalına moloz attığı anlar ise saniye saniye görüntülendi. Ayrıca dron ile görüntülenen sulama kanallarında moloz harici başka çöplerinde atıldığı görüldü. “Yetkililerin buna önlem alması gerek” İhlas Haber Ajansı’na konuşan İbrahim Aslan isimli vatandaş, “Geçtiğimiz hafta bu kanallar hep temizlendi ancak bilinçsiz vatandaşlar yine kirletti. Daha bu sabah birisi geldi moloz attı. ‘Niye atıyorsun’ dediğimde ise ‘Sana ne kardeşim, buranın bekçisi misin’ diye fırça attı. Eğer bende uzatsam kavga çıkacak. Bir an önce yetkililerin buna önlem alması gerekiyor” dedi. “Durduk yere kavga çıkacak” Ahmet Gürcan isimli vatandaş ise yetkililere çağrıda bulunarak, “Bu kanallar çok pis kokuyordu ve sürekli sinek, böcek vardı. Yetkililer geldi temizledi ancak yine bilinçsiz insanlar kirletti. Biz bir şeyler söyleyince de tepki gösteriyorlar. Eğer bizde karşılık versek durduk yere kavga çıkacak. Bunun önüne geçilmesi lazım” ifadelerini kullandı.
Kaybolan araba anahtarının yenisini çıkarttı, 1 ay sonra aracı çalındı
20 Mart 2024 Çarşamba - 09:55 Kaybolan araba anahtarının yenisini çıkarttı, 1 ay sonra aracı çalındı Adana’da arabasının anahtarı kaybolan kişi durumu önemsemeyip yenisini çıkartınca, 1 ay sonra anahtarı bulan kişiler tarafından park halindeki aracı çalındı. Alınan bilgiye göre, A.Y. yaklaşık 1 ay önce panelvan aracının anahtarını kaybetti. Durumu önemsemeyen A.Y., anahtar yaptırıp aracını kullanmaya devam etti. Anahtarı bulduğu öne sürülen İsa K. (44), bir süre sonra Oğulcan Ö.’ye (23) bulduğu anahtarı verdi. Oğulcan Ö. ise 10 Mart günü Seyhan ilçesine bağlı Yeşilyurt Mahallesi’nde park halindeki aracı çalarak kayıplara karıştı. Aracının çalındığı fark eden A.Y. durumu polise bildirdi. Bölgeye gelen oto hırsızlık büro amirliği ekipleri bölgedeki güvenlik kameraları ve PTS kayıtlarını incelemeye başladı. İncelemelerinin ardından aracın Çukurova ilçesine bağlı Güzelyalı Mahallesi’nde olduğu belirlendi. Ekipler aracı çalan Oğulcan Ö.’yü araçla seyir halindeyken yakaladı. Gözaltına alınan Oğulcan Ö. ifadesinde, "İsa K. bana anahtarı verip, aracı kendisine getirmemi istedi. Araç hoşuma gidince de arkadaşlarla gezmek istedim. Bu sırada polis çevirdi" dedi. İtirafın üzerine Oto Hırsızlık polisleri İsa K.’nin izini sürdü. Seyhan ilçesine bağlı Yeşilyurt Mahallesi’ndeki evinde yakalanan şüpheli emniyetteki ifadesinde, "Bana iftira atıyor. Neden böyle bir şey yaptı anlamadım" diye konuştu. Emniyetteki sorgularının ardından adliyeye sevk edilen her iki şüpheli de çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Banka çıkışında takip ettikleri vatandaşın 270 bin TL’sini çaldılar
20 Mart 2024 Çarşamba - 09:50 Banka çıkışında takip ettikleri vatandaşın 270 bin TL’sini çaldılar Adana’da iki hırsız, banka çıkışı takip ettiği kişinin otomobilinden 270 bin lirasını çaldı. Operasyonla yakalanan şüpheliler çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Olay, 18 Mart günü Seyhan ilçesine bağlı Saydam Caddesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, esnaf Ahmet O. (23) borçlarını ödemek için cadde bulunan bir bankadan 270 bin TL para çekti. Çektiği parayı poşete koyan Ahmet O., daha sonra otomobiline gitti. Banka çıkışı Ahmet O.’yu takip eden Hüseyin T. (33), aracın sağ ön lastiğini bıçaklayarak patlattı. Ahmet O. aracının lastiğinin patladığını fark edince yakında bulunan bir lastik tamircisine gitti. Hüseyin T. ve Ali A. (44), Ahmet O.’yu bu sırada lastikçiye kadar takip etti. Ahmet O. araçtan inerek aracını kilitlerken, Hüseyin O. yolcu kapısını gizlice açarak kapının kilitlenmemesini sağladı. Ahmet O. tamirci ile konuştuğu sırada, Ali A. ön koltukta bulunan para dolu poşeti alarak kayıplara karıştı. Aracına dönen Ahmet O., paranın çalındığı fark edince durumu polise bildirdi. Olay yerine gelen Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği ekipleri bölgedeki güvenlik kameralarını incelemeye başladı. Polisler yaptığı kamera incelemelerinin ardından parayı çalan Hüseyin T. ve Ali A.’nın kimliğini tespit etti. Polis şüphelileri saklandıkları evlerinde yaptığı operasyonla yakaladı. Hüseyin T.’nin evinde yapılan aramda 236 bin 800 TL parayı buldu. Gözaltına alınan şüphelilerin her ikisi de ifadesinde, ”Parayı hiç harcamadık, poşette bu kadar vardı” dedi. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen iki şüphelide çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Bulunan para ise sahibine teslim edildi.