Yerel Haberler
Adana
“Her 4 çocuktan 1’i kulak şekil bozukluğuyla doğuyor”
19 Mart 2024 Salı - 10:58 “Her 4 çocuktan 1’i kulak şekil bozukluğuyla doğuyor” Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Salahattin Okur, yaklaşık 4 doğumdan birinde çocukların kulak şekil bozukluğuyla dünyaya geldiğine dikkat çekerek, düzeltilmeyen şekil bozukluklarının çocukları akran zorbalığına karşı savunmasız bıraktığı uyarısında bulundu. Acıbadem Adana Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Salahattin Okur, doğuştan kulak şekil bozukluklarının doğumların yaklaşık yüzde 1’inde görüldüğünü ve bunların yüzde 3 ila 5’lik kısmında kulak şekillendirme işlemi uygulanması gerektiğini söyledi. Dr. Okur, kulak kalıplama yönteminin, yeni doğanlarda kulak şekil bozukluklarının ameliyatsız bir şekilde düzeltilmesi için son derece etkili olduğunu ve doğumdan sonraki ilk altı hafta içinde başlanırsa yüzde 90’ın üzerinde başarı oranı olduğunu dile getirdi. Kulaktaki şekil bozukluklarının nedeninin bilinmediğini belirten Dr. Okur, “Kesin olarak bilinmese de dış baskıdan, anormal kulak kası gelişiminden ya da genetik yatkınlıktan kaynaklandığına inanılmaktadır. Bu bozukluklar, düzeltilmediği takdirde çocukları akranları tarafından alay edilmeye ve zorbalığa karşı daha savunmasız hale getirir, bu da zihinsel sağlık ve sosyal aktivite üzerinde olumsuz etki oluşturur” dedi. “Östrojen sayesinde kıkırdaklar kolay şekil alabiliyor” Bebeklerde şekil bozukluklarını düzeltmek için yapılan kulak kalıbının, kalıplamanın hayatın ilk altı haftasında gerçekleşmesi durumunda ameliyat ihtiyacını ortadan kaldırdığını vurgulayan Dr. Okur, erken kalıplaması sadece tedavi süresini kısaltmakla kalmadığını, ileride gerekli olabilecek ameliyatla düzeltme ihtiyacını da azaltacağını ifade etti. Kulak kalıplamanın, yeni doğmuş bir bebeğin hayatının ikinci veya üçüncü günü ile altı haftası arasında uygulandığında, kulak deformasyonlarını ameliyatsız düzeltmede oldukça etkili olduğunu; bu süre zarfında, çocuğun dolaşımında mevcut olan yüksek düzeydeki anne östrojeni nedeniyle kıkırdağın esnek olduğunu ve bu sayede daha hızlı ve kolay şekil alabileceğini söyledi. “Erken müdahale başarı oranını arttırır” Kulak şekillendirme işleminin, kulağın şeklini düzeltmek ve korumak için özelleştirilmiş yumuşak ve esnek malzemeden yapılmış bir cihazın belirli bir süre boyunca sürekli olarak takılmasını içerdiğini anlatan Dr. Okur, “Düzelmenin ilerleyişini izlemek için hasta haftalık olarak kontrol edilir. Şekil bozukluğunun doğru bir şekilde tanımlanması ve kalıplamanın buna göre uyarlanması çok önemli olduğundan, kulak kalıplama işlemi kulak şekil bozukluklarını düzeltme konusunda eğitim almış bir tıp doktoru tarafından gerçekleştirilmelidir. Genel olarak, bir çocuğa ne kadar erken müdahale edilirse, sonuçları da o kadar iyi olur. Bu nedenle, bir bebekte kulak şekil bozukluğu olduğundan şüpheleniliyorsa, bebek derhal değerlendirme ve teşhis için bu konuda uzman bir hekime yönlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.
AOSB Ar-Ge/Tasarım Merkezleri istişare kurulu toplandı
19 Mart 2024 Salı - 10:50 AOSB Ar-Ge/Tasarım Merkezleri istişare kurulu toplandı Adana Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü’nün Ar-Ge ve Tasarım Kültürünün yaygınlaşmasına öncülük etmek amacıyla oluşturduğu AOSB AR-GE / Tasarım Merkezleri İstişare Kurulu çalışmalarını sürdürüyor. Sorunsuz, kesintisiz, ekonomik ve sürdürülebilir üretim imkanlarını katılımcılarına sunmasının yanı sıra firmaların rekabet şansını artıracak, karlılıklarını yükseltecek bir çok projenin hayata geçirildiği AOSB yönetimi, bölge üniversiteleri ve bağlı birimleriyle iş birliğini sürdürüyor. Bu çerçevede, AOSB Bölge Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan Ar-Ge / Tasarım Merkezleri İstişare Kurulu’nun 11’nci toplantısı, AOSB’nin ev sahipliğinde düzenlenen iftar programıyla gerçekleştirildi. Toplantıya; bölgede faaliyet gösteren ve AR-GE ve Tasarım Merkezleri bulunan firmalar ile AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar, AOSB PDO Birim Yöneticisi Özkan Özbek, AOSB Proje Destek Ofisi Proje Uzmanı Gamze Gülen, AOSB Proje Destek Ofisi Proje Uzman Yardımcısı Sertaç Kul ve AOSB Proje Destek Ofisi Proje Uzman Yardımcısı Ecem Nur Özkan katıldı. AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar, katılımcı firmalarına her anlamda destek olmaya, iş birliği yapmaya hazır olduklarını belirterek, oldukça verimli geçen toplantıya katılan firma yetkililerine ve üniversite temsilcilerine katılımları için teşekkür etti. Araştırma ve Geliştirme çalışmalarının en önemli amacının teknolojik alt yapıyı güçlendirmek, yeni teknolojiler için bilgi üretmek, üretim sektöründe maliyeti düşürmek, kaliteyi ve verimi arttırmak, sektörlerin ihtiyacına yönelik teknoloji transferini ve uyumunu sağlamak olduğuna dikkati çeken Bölge Müdürü Akpınar, “Bilgiyi üretmek kadar ticarileştirmek de zorundayız” dedi. Çukurova Üniversitesi Merkezi Araştırma Laboratuvarı (ÇUMERLAB) Müdürü Prof. Dr. Serkan Selli ve Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Doğan Kaya ise laboratuvar alt yapıları ile gerçekleştirdikleri test, analiz hizmetleri hakkında bilgi verdi. Süreçler konusunda katılımcılarla istişarede bulunan Selli ve Kaya, AOSB yöneticilerine önemli katkılarından dolayı teşekkür ederek, işbirliğine her zaman açık olduklarını belirtti. Yeni fikirlerin ortaya çıkması, üniversite sanayi İşbirlikleri, aktif olan devlet desteklerine konsorsiyum oluşturularak ortak projelere başvurulması konularında fikir alışverişinin yapıldığı toplantıda, merkezler arası iş birliğinin güçlenmesi, yeni kurulacak olan merkezlere öncülük edilmesi, mevcut merkezlerin niteliğinin üniversite akademisyenleri destekleri ile geliştirilmesi konuları üzerinde duruldu.
Kan sulandırıcı kimine yarar, kimine zarar
19 Mart 2024 Salı - 10:50 Kan sulandırıcı kimine yarar, kimine zarar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Gökhan Alıcı, kalp damar hastalıklarında yoğunlukla kullanılan ve dünyanın en çok bilinen ilacı olan kan sulandırıcı kullanımı konusundaki kararın mutlaka hekimler tarafından verilmesi gerektiğini, aksi takdirde fayda yerine zarar verebildiğini söyledi. Kalp Damar Hastalıkları Uzmanı Alıcı, polikliniklere başvuran çok sayıda hastanın kendilerine en fazla kan sulandırıcı kullanımı konusunda sorular yönelttiğini, sadece kalp damar hastalığı değil, diyabeti olan, ailesinde kanser ya da kalp damar hastalıkları öyküsü bulunan, covid olan, sigara içen, obeziteden yakınan, insülin direnci bulunan hatta hiçbir risk faktörü olmasa da ilerleyen yaşını gerekçe göstererek kan sulandırıcı kullanmak isteyenlere sıkça rastladıklarını bildirdi. Özellikle 45 - 50 yaşından sonra mutlaka günde bir adet kan sulandırıcı kullanılması gerektiği gibi yanlış bir kanı bulunduğunu ifade eden Doç. Dr. Gökhan Alıcı, “Çünkü hiçbir risk faktörü yokken gereksiz kullanılan kan sulandırıcı fayda yerine zarar verebilir” uyarısında bulundu. Kimler kan sulandırıcı kullanmalı? Doç. Dr. Gökhan Alıcı, kalp damar hastalıklarının en yaygın nedeninin halk arasında damar sertliği olarak bilinen ateroskleroz olduğunu, bu nedenle koroner damar hastalığı tespit edilen tüm hastalara başka bir mani durum söz konusu değilse kan sulandırıcı kullanımını önerdiklerini belirterek, şunları söyledi: “Bugüne kadar yapılan klinik çalışmalar kalp - damar hastalığı olan, kalp krizi geçirmiş, balon- stent takılmış, bypass olmuş hastalarda kan sulandırıcının önleyici etki yattığını göstermiştir. Bu nedenle eğer hastanın kardiyovasküler bir öyküsü varsa, kalp krizi geçirmiş ya da bu riski taşıyorsa, bypass olmuşsa, şah damarında tıkanıklık varsa, bacak damarlarında tıkanıklık var ya da pıhtılaşmaya bağlı felçlik geçirmişse mutlaka günde bir tane kan sulandırıcı kullanımını tavsiye ediyoruz. Günde 75-100 mg doz çoğunlukla yeterlidir. Buna rağmen 300 ya da 500 mg kullananlar olduğunu görüyoruz.” Doç. Dr. Alıcı, “Hiçbir risk faktörü ya da rahatsızlığı olmayan sadece ileri yaşını gerekçe gösterenler de kan sulandırıcı kullanmak istiyor. Bunun yanı sıra bazı hastalarımız ise kan sulandırıcının kanser önleyici olarak kullanmak gibi yanlışa düşebiliyorlar. Kan sulandırıcı kalın barsak kanseri, rahim kanserleri gibi bazı kanser türlerinde koruyucu etkisi bilinmekle birlikte kanser koruyucu olarak kullanımını tavsiye etmiyoruz. Buna rağmen bazı hastalarımız haftada bir ya da iki kez, hatta ayda bir kez kullansam olmaz mı ? gibi ısrarcı taleplerde bulunuyor. Oysa, eğer kan sulandırıcı kullanılacaksa biz zaten bunu günlük olarak tavsiye ediyoruz. Haftada bir ya da ayda bir gibi kullanma söz konusu değil” dedi. Kan sulandırıcı kullanıp kullanma konusundaki kararın mutlaka hekime bırakılması gerektiğini belirten Doç. Dr. Alıcı, kan sulandırıcı en önemli yan etkisinin kanama olduğunu, bu nedenle potansiyel yarar-zararın doktor tarafından değerlendirmesi gerektiğini bildirdi. Alıcı, kan sulandırıcı kullanımı uygun görülen hastaların da olumsuz yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları ya da sigara kullanımı gibi kalp damar hastalıklarını tetikleyen unsurları önlemeye çalışmadan, sadece kan sulandırıcıyla kalp hastalığından korunmanın da mümkün olamayacağının unutulmaması gerektiğini sözlerine ekledi.
Öldürüp polise ihbar ettiler, olay yerine gelince yakalandılar
19 Mart 2024 Salı - 09:47 Öldürüp polise ihbar ettiler, olay yerine gelince yakalandılar Adana’da bir kişiyi öldürdüğü öne sürülen iki kişi tutuklandı. Şahısların cinayeti işledikten sonra ihbarda bulunup olay yerine gelince yakalandığı öğrenildi. Olay, 16 Mart günü saat 02.00 sıralarında Seyhan ilçesine bağlı Sümer Mahallesi’nde bir evde meydana geldi. İddiaya göre, Selahattin Ayan’ın (34) kaldığı eve, arkadaşları Hıdır Ü. (27) ve Şükrü Ç. (31) geldi. Bir süre sonra Selahattin Ayan kendine ait ruhsatsız tabanca ile göğsünden vuruldu. Ayan’ın vurulmasının ardından Hıdır Ü. ve Şükrü Ç. tabancayı alarak evden uzaklaştı. Hıdır Ü. ve Şükrü Ç, polisi arayarak arkadaşlarını evde vurulmuş olarak bulduklarını söyledi. Bunun üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri Ayan’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yerine tekrar gelen Hıdır Ü. ve Şükrü Ç.’nin geldikleri aracı arayan polis olayda kullanıldığı düşünülen tabancayı buldu. Gözaltına alınan şüpheliler emniyete götürüldü. Şüphelilerin her ikisi de emniyetteki ifadelerinde “Odaya girdiğimizde yerde yüzüstü yatıyordu. Çevirdiğimizde kanlar içinde olduğunu görünce panikleyip, polisi aradık. Tabancayı da otomobile götürdük" dedi. “Ölen de arkadaşları da suç makinesi çıktı” Hayatını kaybeden Selahattin Ayan’ın, uyuşturucu ticareti, hırsızlık, adam yaralama gibi suçlardan 19 suç kaydı, arkadaşları Hıdır Ü.’nün hırsızlık, uyuşturucu, yaralama gibi suçlardan 13 kaydı ve Şükrü Ç.’nin ise aynı suçlardan 17 suç kaydı olduğu öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen her iki şüpheli de çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Göç idaresi ek hizmet binası yeni yerine taşındı
18 Mart 2024 Pazartesi - 12:50 Göç idaresi ek hizmet binası yeni yerine taşındı Kışla Caddesi’nde trafik yoğunluğuna neden olan göç idaresi ek hizmet binası, Yüreğir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Kocaispir’in girişimleri ile Yavuzlar Mahallesinden taşındı. Yavuzlar Mahallesi Kışla Caddesi üzerinde yabancılara veri güncelleme hizmet veren ve bu nedenle cadde üzerinde aşırı trafik yoğunluğuna neden olan Adana İl Göç İdaresi Müdürlüğü ek hizmet binası, mahalle sakinlerinin talepleri doğrultusunda Yüreğir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Kocaispir’in girişimleri ile Göç İdaresi İl Müdürlüğü’nün Atakent Mahallesi’ndeki ana yerleşkesine taşındı. İlgili kurumla yapılan protokol ile birlikte Kocaispir, hem taşınma hem de ana binada yapılan bakım onarım ve iyileştirme çalışmalarına destek oldu. Ek hizmet binasının ana yerleşkeye taşınmasının ardından cadde üzerindeki trafik akışı normale döndü. Kocaispir, “Göç idaremizin ek hizmet binası, sağlık ocağı ve okullar bölgesinde olması nedeniyle cadde üzerinde çok ciddi trafik sorununa neden oluyordu. Burada trafik kilitleniyor vatandaşlarımız çok zor durumda kalıyorlardı. Konuyu ilgili kurumlarımızla istişare ederek ek hizmet binasını ivedilikle ana binaya taşıdık. İşbirlikleri nedeniyle kurumlarımıza ve değerli yöneticilerine teşekkür ediyorum” dedi. Yavuzlar Mahallesi sakinleri ise özellikle okul çıkışlarında yaşadıkları trafik sorunun çözüme kavuşmasından dolayı Kocaispir’e teşekkür etti.