Yerel Haberler
Adana
Çukurova’da en düşük kadrolu işçi maaşı 47 bin TL oldu
29 Şubat 2024 Perşembe - 11:00 Çukurova’da en düşük kadrolu işçi maaşı 47 bin TL oldu Şirket işçilerinin ardından Çukurova Belediyesi’nde kadrolu işçiler de rekor oranda zam almanın sevincini yaşıyor. Çukurova Belediyesi imzaladığı toplu sözleşmeye göre ücretlere yüzde yüz zam yapılarak en düşük kadro işçi maaşları 47 bin liraya çıkarıldı. Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, “İşçilerimiz için ne yapsak azdır” dedi. Çukurova Belediyesi’nde kadrolu işçilerin en düşük maaşı 47 bin lira oldu. Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin ve DİSK Genel İş Sendikası Adana 2 Nolu Şube Başkanı Serdar Çapar, arasında kadrolu işçileri kapsayan toplu iş sözleşmesi imzalandı. Buna göre ücretlere yüzde yüz zam yapılarak en düşük kadrolu işçi maaşı 47 bin liraya yükseltildi. Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin, her zaman işçinin emekçinin yanında olduklarını belirterek, “İşçilerimiz için ne yapsak azdır. Akılcı yönetimle belediyeyi borç batağından kurtardık ve düze çıkardık. Artık işçilerimize daha fazla imkan sağlayabiliyoruz. Bunun için çok mutluyuz. Her zaman işçimizin yanında olduk ve olmaya devam edeceğiz. Biliyorum ki onlar da bizim yanımızda olacaklar. 31 Martta haklı davamızda işçilerimizle birlikte büyük zafer kazanacağız. İşçi kardeşlerimizle kazanacağız” şeklinde konuştu. İşçi maaşlarında rekor bir artış yaptıklarını açıklayan Başkan Soner Çetin, “Umuyorum ki bu yaptığımız artışlar diğer belediyelere de örnek olacaktır” ifadesini kullandı. Kısa bir süre önce yine Çukurova Belediyesi ile DİSK Genel İş Sendikası Adana 2 Nolu Şube arasında şirket işçilerini kapsayan toplu iş sözleşmesi imzalanmış ve yine rekor bir artışla en düşük şirket işçisi maaşı 35 bin liraya çıkarılmıştı.
Uzmanı Dr. Yılmaz: "Geçmeyen öksürük, KOAH veya kanserin habercisi olabilir"
29 Şubat 2024 Perşembe - 10:49 Uzmanı Dr. Yılmaz: "Geçmeyen öksürük, KOAH veya kanserin habercisi olabilir" Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Adem Yılmaz, genellikle solunum yolu enfeksiyonlarının neden olduğu öksürüğün bazen yaşamı tehdit eden önemli hastalıkların belirtisi olabileceğini bu nedenle uzun süre geçmeyen öksürük şikayetlerinde altta yatan nedenin mutlaka araştırılması gerektiğini söyledi. Bu kış influenza, adenovirüs, RSV derken birçok virüsün neredeyse ara vermeden hastalıklara neden olduğunu dolayısıyla hastalarda uzayan, inatçı öksürüğe de yol açtığını ifade eden Medline Adana hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Adem Yılmaz, “Geçmeyen öksürükler kimi zaman yalnızca bir gribal enfeksiyonun uzamasına bağlı olabilirken kimi zaman KOAH veya kanser gibi önemli hastalıkların habercisi de olabildiğinden tedbiri elden bırakmamakta fayda bulunuyor” dedi. Öte yandan Dr. Yılmaz, uzun süreli geçmeyen öksürükler hakkında şu önerilere yer verdi: “Öksürük, hava yollarının temizlenmesini ve alt solunum yollarına yabancı maddelerin girmesini önleyen önemli bir savunma mekanizmasıdır. Solunum yolumuza kaçan bir yabancı cisim, mikrop, virüs, toz, polen ve oluşan fazla ifrazat bu yolla atılır. Ancak uzun süren inatçı öksürükler, akciğerler ile ilgili ciddi sorunların habercisi de olabilir. Nadir olmamakla birlikte, akciğer dışı bazı hastalıklar da öksürüğe yol açabilir.” 3 haftayı geçiyorsa araştırılmalı Zatürre, akciğer kanseri, tüberküloz ve KOAH gibi yaşamı tehdit eden hastalıklar ve sigara kullanımının da kronik öksürüğe yol açabildiğini kaydeden Dr. Yılmaz, “Öksürük ortalama olarak 3 haftayı geçtiğinde ‘uzun süreli’, 8 hafta sürdüğünde ise ‘kronik’ olarak adlandırılır. Ancak gribal enfeksiyona yakalanmış hastaların ortalama 3 haftayı geçen öksürük şikayetlerinin de dikkate alınması gerekir. Özellikle, yüksek ateş ve uzamış öksürüklerde zatürreden şüphe edilmesi gerekir” dedi. Astım, kronik öksürük sebebi Kronik öksürüğün en sık görülen nedenlerinden biri olan astım hastalığının normalde hırıltı, göğüste sıkışma, nefes darlığı ve öksürük ile kendini gösterdiğini kaydeden Dr. Yılmaz, “Astımda mutlaka nefes darlığı olmak zorunda değildir. Sadece öksürükle seyreden astımlar da vardır. Özellikle geceleri başlayan, uykudan uyandıran, efor ile gelen bir öksürük ilk anda astımı akla getirir” diye konuştu. Akciğer kanserinin habercisi olabilir Akciğer kanserinin dünyada en sık görülen kanser türü olduğunu ve dünyadaki sigara tüketiminin artması ile beraber artık kadınlarda görülme sıklığının da artış gösterdiğini anlatan Dr. Yılmaz, “Akciğer kanserini haber veren öksürük, özellikle sigara içimine bağlı olarak değerlendirildiğinde ne yazık ki hastalığın tanısında gecikmeye yol açar” diyerek uzun süre öksürük şikayetleri geçmeyen hastaların akciğer kanseri yönünden de araştırılması gerektiğini belirtti. Erken tanı tedaviye imkan tanıyor Uzun süren öksürük şikayetinin ciddiye alınarak zaman kaybetmeden tedaviye başlanmasının, kimi zaman tedaviyi kolaylaştırmasının yanı sıra hastanın yaşam konforuna hızla geri kavuşmasına imkân tanıdığını kimi zaman ise hayat kurtarıcı olabildiğini ifade eden Yılmaz, “Öksürüğün süresi nedeni açısından önemlidir. Birkaç gün içinde kendiliğinden gerileyen öksürük yakınması genellikle tedaviye gerek olmayan basit bir gribal durumlara bağlı iken, özellikle 3 haftadan uzun süren öksürük yakınması olan hastaların bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurmaları gerekir. Bu gibi durumlarda tedavide ilk adım muayene, hasta öyküsünün alınması ve nedenin belirlenmesine yönelik tetkiklerin yapılmasıdır. Bunların dışında gerekli görüldüğü takdirde akciğer tomografisi ve bronkoskopi gibi ileri tedavi yöntemlerine de başvurulabilir” dedi.
Doç. Dr. Kaplanoğlu:  “Erken yaşta görülen çikolata kisti, üreme potansiyelini tehlikeye atabilir”
29 Şubat 2024 Perşembe - 10:22 Doç. Dr. Kaplanoğlu: “Erken yaşta görülen çikolata kisti, üreme potansiyelini tehlikeye atabilir” Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Kaplanoğlu, endometriozisin teorik olarak yumurtalık rezervini azaltması, karın içerisinde yapışıklıklar yaparak anatominin bozulmasının sık görülen ve üreme potansiyelini tehlikeye atan bir durum olduğunu belirterek, “Bu yüzden 10-19 yaş grubunda endometriozis tespit edildiğinde, özellikle dikkatlice yaklaşıp gelecekteki üreme potansiyelini korumaya uygun tedaviler tercih edilmelidir” dedi. Medical Park Adana Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Kaplanoğlu, endometriozis kisti (çikolata kisti) hakkında uyarılarda bulundu. Adolesan yaş döneminin kişinin yaşam döngüsü içerisinde 10-19 yaş aralığı olarak tanımlandığını dile getiren Doç. Dr. Kaplanoğlu, “Literatürde yer alan endometriozis kisti (çikolata kisti) ile ilgili klinik çalışmalar değerlendirildiğinde, adolesanda endometriozis sıklığı yüzde 2’yi geçmediği görülmektedir. Ancak bu çalışmalar içerisinde özellikle ağrı nedenli yapılan laparoskopilerde endometriozis sıklığı yüzde 75’lere kadar çıkmaktadır. Tabii ki bu yaş grubunda histopatolojik tanı için cerrahiye sadece hasta değil aynı zamanda ebeveynlerin de ikna olması zorunluluğu en önemli sorunlardan biri olarak çalışmaları vaka sayısı açısından kısıtlamaktadır. Hastaların muhtemel geç evrede karşımıza çıkmasının diğer önemli nedeni ise, hastaların önemli bir kısmının ağrıyı normal olarak kabul etmeleri veya nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar (ağrı kesiciler) ile rahatlamalarıdır” şeklinde konuştu. “Tanının konmasında en önemli aşama hekim ve ailenin şüphelenmesi” Görülebilecek belirtilere değinen Doç. Dr. Mustafa Kaplanoğlu, “Adolesan endometriozis vakalarının en belirgin şikâyetleri 6 aydan daha uzun süren kasık ağrısı, ağrılı adet görme, anormal veya düzensiz kanamalar, ağrılı idrar yapma, ağrılı dışkılama, ağrılı cinsel ilişki, infertilite, barsak kramplarıdır. Bulguların kadın doğum için spesifik olmaması, kesin tanısı için cerrahi gerektirmesi nedeniyle tanıya kadar ortalama 3 doktor tarafından değerlendirme yapılır ve gecikme minimum 23 aydır. Tanının konmasında en önemli aşama, hekim ve ailenin şüphelenmesidir. Erken yaşta adet görme, ailede endometriozis hikayesi varlığı, uzun boy, zayıf vücut yapısı, doğumsal kadın genital sistem anomalilerinin olması, adolesan kızlarda önemli risk faktörleridir” açıklamasında bulundu. “Üreme potansiyelini artıracak tedaviler yapılmalı” Hasta ve ailesi için en önemli sorunlardan birisinin de kişinin ileri yaşamında çocuk yapmasına engel bir durum olması korkusu olduğunu söyleyen Kaplanoğlu, ”Teorik olarak yumurtalık rezervini azaltması, karın içerisinde yapışıklıklar yaparak anatominin bozulması endometrioziste sık görülen ve üreme potansiyelini tehlikeye atan bir durumdur. Bu yüzden bu yaş grubunda özellikle dikkatlice yaklaşılıp üreme potansiyelini korumaya uygun tedaviler tercih edilmelidir. Burada yapılacak yumurtalığa yönelik cerrahilerin, yumurtalık rezervini azaltarak üreme yeteneğini kötü yönde etkileyeceği unutulmamalıdır” şeklinde konuştu. “Erken teşhis ve müdahale, sonuçları iyileştirmeye yardımcı olabilir” Tanının temelinin şüphe olduğunun altını çizen Doç. Dr. Mustafa Kaplanoğlu, ”Ağrısının nerede olduğu, ne zaman başladığı, ne kadar süredir olduğu, adet döngüsü ile olan ilişkisi, bağırsak düzeni gibi bilgiler dikkatlice değerlendirilmelidir. Özellikle konusunda uzman olmayan hekim tarafından bu detaylar kolaylıkla gözden kaçabilmektedir. Vajinal muayene bu yaş grubunda sıklıkla yapılamadığından ultrasonografi çok önemlidir. Ancak yumurtalıkta oluşan çikolata kistleri yokluğu halinde, endometriozis tanısı koyulma değeri sınırlıdır. Bu yüzden hekimin şüphelenmesi durumunda direkt ağrı kesiciler, progesteron, doğum kontrol hapları gibi medikal seçenekler endometriozis yönetiminde kullanılır. Özellikle şiddetli ağrısı olan vakalarda, büyük ve ciddi şikâyeti olan adolesanlarda laparoskopik cerrahi ile kistin alınması, karın zarı altı lezyonların temizlenmesi çoğu zaman hasta için en uygun yaklaşımdır. Ancak hekimin ciddi bilgi birikim ve deneyime sahip olması gerekmektedir. Şüpheli endometriozis vakalarında, doğru değerlendirme ve yönetim için mümkünse adolesan jinekolojisi konusunda uzmanlaşmış bir sağlık profesyoneliyle danışmak önemlidir. Erken teşhis ve müdahale, sonuçları iyileştirmeye ve semptomları hafifletmeye yardımcı olabilir” diyerek sözleri sonlandırdı.
Doktor tavsiyesi milli sporcu yaptı
29 Şubat 2024 Perşembe - 10:15 Doktor tavsiyesi milli sporcu yaptı Adana’nın Kozan ilçesinde 6 yaşındayken çok hareketli olduğu için ailesinin doktora götürdüğü 15 yaşındaki Serdar Murat Yıldız, doktorun tavsiyesi ile başladığı satrançta milli takıma kadar yükseldi. Serdar Murat Yıldız, 6 yaşındayken hareketli olduğu için doktora götürüldü. Ankara’daki doktor, ailesine çocuğun yüzme ve satranca yönlendirilmesini tavsiye etti. Bunun üzerine ailesinin satranca yönlendirdiği Yıldız, kısa sürede milli takıma kadar yükselip hem ailesinin hem de ilçenin gururu oldu. Oğlunun öğretmenleri ve doktorların desteği ile bir başarı hikayesi oluştuğunu belirten baba Ahmet Yıldız, “Ankara’da 6 yaşında iken doktor tavsiyesi ile oğlumuzu satranca başlattık. Doktorumuz satranç ve yüzme önerdi. 9 yıldır devam ediyor satranca. Serdar’ı masaya oturtamazdınız. Tabir olarak düz duvara tırmanırdı. Şimdi 4-5 saat boyunca satranç maçı yapabiliyor. En son milli takıma seçildiğinde 5,5 saat maç yaptı” diye konuştu. Serdar Murat Yıldız ise, “Kozan Fen Lisesinde okuyorum. Satranç ve basket oynuyorum. Ben küçükken babamın da dediği gibi biraz huysuz bir çocuktum. Derslerde dikkat eksikliğim vardı. Bunun üzerine Ankara GATA’da doktorun yanına gittik ve satranç ve yüzmeyi önerdi. Yüzmeye bir süre gittim ama satranç daha dikkat çekici oldu. 9 yıldır da Ankara’da özel bir satranç akademisine bağlı çalışmalarımı sürdürüyorum. Uzun soluklu bir çalışma. Çok çalışma değil, sürekli düzenli çalışmak önemli. Ben çok çalışarak değil, düzenli, planlı çalışarak başarıyı yakaladım” dedi. Sosyal medyaya vakit ayırmamasının başarısına büyük katkı sunduğunu kaydeden Yıldız, “Şu an satranç olmasaydı Kozan Fen Lisesinde olamazdım belki de. Geçen yıl LGS’ye hazırlanırken çok çalışmadım ama düzenli çalıştım. Başarı ile okulda bayağı bir popülerlik oldu. Satrançta bu yıl Türkiye 6.’sı oldum, milli takım kampına seçildim. Hedefim Avrupa’da derece yapmak. Satranç ile benim yaşıtlarımın 4 saatte çalışıp çözdüğü soruları ben 1 saatte çözebiliyorum. Bu çok zeki olmaktan değil. Satranç analitik düşünceye büyük katkı sunuyor. Gözlerim kapalı yaklaşık 30 hamleye kadar aklımda tutabiliyorum. Evde bilgisayara karşı ya da babama karşı oynadım. Görenler şaşırıyor ama benim seviyemdeki arkadaşlarım bunu çok rahat oynayabiliyor. Sosyal medyanın başarıya olumsuz etkisi var. Ben düzenli bir çalışma ile başarıyı yakaladım. Benim akranlarım sosyal medya ile vakit geçirirken, onlar sosyal medya kullanıyordu. Çok az kullanıyorum, zorunlu mesajlar hariç telefonum hep kapalıydı” diye konuştu.
Bakkal görünümlü depoda kanser ilacı satan çift serbest kaldı
29 Şubat 2024 Perşembe - 10:10 Bakkal görünümlü depoda kanser ilacı satan çift serbest kaldı Adana’da temin ettikleri kanser ilaçlarını bakkal görünümlü depoda satan karı koca, polis tarafından gözaltına alındı. 2 şüpheli, sevk edildikleri adliyede tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Erdal B.’nin eşi Hicran B. üzerine ilaç satış ve dağıtım şirketi kurup usulsüz yollar ile kanser, insülin, antibiyotik, alerji ilaçlarını temin ettiğini belirledi. Polis, bu ilaçların yurt dışına satıldığını da tespit etti. Çiftin Seyhan ilçesi Aydınlar Mahallesi’ndeki bakkal dükkanı görünümlü deposuna ekipler operasyon düzenledi. Düzenlenen operasyonda çoğunluğu kanser tedavisinde kullanılan 35 bin 206 bin kutu ilaç ele geçirildi. Soğuk hava deposunda saklanması gereken ilaçların uygunsuz şartlarda rastgele kutuların içinde saklandığı tespit edildi. Çift ilaçları satmak için hazırladıkları sırada yakalanarak gözaltına alınırken, ilaçlara da el konuldu. İlaçlar çeşitli illerdeki devlet hastanelerine ait çıktı İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı ekipler, ele geçirilen ilaçları incelemeye aldı. Yapılan ilk incelemede ele geçirilen ilaçların çeşitli illerde bulunan devlet hastanelerine ait olduğu belirlendi. Yakalanan şüphelilerden Erdal B. emniyetteki ifadesinde, “İlaçları çok önce almıştım. İhraç edecektim ancak enflasyon nedeniyle elimde kaldı, satamadım. İlaçların son kullanma tarihi geçmişti ve imhaya gidecekti” dedi. Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk olan çift, çıkarıldıkları mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Bu kahvehanede ’siyaset’ konuşmak yasak
29 Şubat 2024 Perşembe - 10:01 Bu kahvehanede ’siyaset’ konuşmak yasak Adana’da bir kahvehaneci, dükkanına gelen müşterilerin kavga etmesi üzerine dükkanında siyaset konuşulmasını yasakladı. Kuralları tek tek yazdığı kağıdı duvara asan kahvehaneci, gelen müşterilere din, dil, ırk başta olmak üzere siyaset tartışmayı ve küfür etmeyi yasakladığını duyurdu. Merkez Seyhan ilçesine bağlı Barbaros Mahallesi’nde kahvehane işleten Zeki Akkurt, müşterilerinin kavga etmesi ve aralarının bozulması üzerine iş yerine bazı kurallar getirdi. Kuralları tek tek yazdığı kağıdı duvara asan Akkurt, gelen müşterilere din, dil, ırk başta olmak üzere siyaset tartışmayı ve küfür etmeyi yasakladı. “1 buçuk aydır kavga yok” Gazetecilere konuşan Zeki Akkurt, çay ocağına gelen sokak esnafının sürekli siyaset yaptığını, bu yüzden de kavga ettiklerini belirterek, “Çok tartışma ve kavga çıkıyor, bu durumun önüne geçebilmek açısından böyle bir karar aldık. Bu durumdan yüzde 100 memnunuz. Ortalama bir buçuk ay önce bu yazıyı astık ve şu ana kadar herhangi bir sıkıntı çıkmadı" dedi. İnsanların birbirini kırmasının çok yanlış olduğunu ve bütün esnafın bu kararı almasını istediğini aktaran Akkurt, "Kavga ve tartışma olmaması sebebiyle bu durum kahveye gelen vatandaşların da hoşuna gidiyor. Din, dil, siyaset gibi sebeplerden tartışmalar ve kavgalar çıktı; böyle olunca ben müşterilerimi kaybettim, insanlar birbirlerini kırdı. Dolayısıyla biz de böyle bir karar aldık. Böyle konular birbirimizi kırmaya değmez. Bütün kahvehanelerde bu uygulamanın yapılmasını isterim; kavganın ve tartışmanın önüne geçebiliyoruz” ifadelerini kullandı. “Artık futbol konuşup dertleşiyoruz” Müşterilerden Murat Duran ise uygulamadan memnun olduğunu söyledi. Duran, kahvehanede artık futbolun konuşulup insanların birbiriyle dertleştiğini vurgulayarak, “Burada ve çevre genelinde bu konulardan kaynaklı aşırı derecede tartışma oluyordu, gerek yok böyle şeylere. Bu uygulamanın yapılması kesinlikle iyi oldu. İnsanlar sinirlenip birbirlerinin kalbini kırıyor. Artık bu konular olmayınca futbol konuşuyoruz, dertleşiyoruz, şakalaşıyoruz; bizim için daha iyi oldu bu konular. Böylelikle kafamız gayet rahat, sohbetimiz rahatladı. İnsanlar artık kalp kırmıyor, birbirleri ile vakit geçiriyorlar” diye konuştu.
Adana Demirspor’dan iş verenlere çağrı
29 Şubat 2024 Perşembe - 09:56 Adana Demirspor’dan iş verenlere çağrı Adana Demirspor, Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında 4 Mart Pazartesi günü oynanacak Fatih Karagümrük müsabakasının saat 17.00’da olması nedeniyle taraftarların maça gelebilmesi için izinli sayılmaları konusunda Adanalı iş verenlere çağrıda bulundu. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında evinde Fatih Karagümrük ile karşılaşacak olan Adana Demirspor, 4 Mart Pazartesi günü saat 17.00’da oynanacak müsabaka için Adanalı iş verenlere çağrıda bulundu. Mavi-lacivertli ekipten yapılan açıklama, “Adana şehrimizin değerli iş adamları, bildiğiniz üzere Adana Demirspor için, her zaman taraftarımızın sahada 12. adam olarak desteği önemli oldu. Taraftarımızın gücüne, bugün her zamankinden çok daha fazla ihtiyacımız bulunuyor. Şimdi birlik olma, şehrimizin takımını yalnız bırakmama zamanı. 4 Mart Pazartesi saat 17.00’da belki de bu sezonun en önemli maçlarından biri olacak Karagümrük ile yapacağımız müsabakaya, taraftarlarımızın mesai saatlerinden dolayı gelmelerinin güç olacağı kanısındayız. Şehrimizin takımının yalnız kalmaması, 12. adamın Yeni Adana Stadyumu’nu doldurabilmesi için siz değerli iş verenlerin özverisine ihtiyacımız bulunuyor. Bu müsabakaya, büyük Adana Demirspor taraftarlarının gelebilmesi için işyerlerinden izinli sayılmaları hususunu değerlendirme ve bilgilerinize sunarız” denildi.