GENEL - 28 Nisan 2023 Cuma 16:45

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: “Memur olmanın ahlakı olduğu gibi amir olmanın da ahlakı vardır”

A
A
A
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: “Memur olmanın ahlakı olduğu gibi amir olmanın da ahlakı vardır”

Diyanet İşleri Başkanı Prof.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Memur olmanın ahlakı olduğu gibi amir olmanın da ahlakı vardır. İşçi olmanın ahlakı olduğu gibi işveren olmanın da ahlakı vardır” dedi.


Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Kırklareli’ndeki tarihi Hızırbey Camii’nde hutbe irad etti, ardından cuma namazı kıldırdı. Hutbede İslam’ın gönderiliş gayelerinden birinin de hayatın her alanında güzel ahlakı kendine rehber edinen toplum inşa etmek olduğunu belirten Erbaş, “Cenab-ı Hak, dünya ve ahiret mutluluğu için bizlere ibadetleri emrettiği gibi işimizde de bizlerden ahlaklı olmayı istemiştir. İş ahlakı, doğruluk, güven, saygı ve adalet gibi temel değerleri işimize yansıtmaktır. İşimizi sağlam yapmak, kul ve kamu hakkına riayet etmek, sözümüzde ve özümüzde dürüst olmaktır. Bir ayet-i kerimesinde Rabbimiz, ’Emrolunduğun gibi dosdoğru ol.’ Emr-i celili ile bizi dürüstlüğe, doğruluğa yönlendirmekte ve bunu hepimize emretmektedir. Her daim helali gaye edinmek, kazancımıza haram, dilimize yalan bulaştırmamaktır” ifadelerini kullandı.



“Memur olmanın ahlakı olduğu gibi amir olmanın da ahlakı vardır”


Erbaş, iş ahlakının çalışma hayatının tamamını kapsayan bir değer olduğunu ifade ederek, “Memur olmanın ahlakı olduğu gibi amir olmanın da ahlakı vardır. İşçi olmanın ahlakı olduğu gibi işveren olmanın da ahlakı vardır. Memur olmanın ahlakı, devletine sadakatle bağlı kalmak, milletine nezaket ve özveriyle hizmet etmektir. Esnaf olmanın ahlakı olduğu gibi müşteri olmanın da ahlakı vardır. Amir olmanın ahlakı, hak ve adaletten asla ayrılmamak, himayesindeki kişilere hakkaniyetle davranmaktır. İşçi olmanın ahlakı ise, işini sağlam ve kaliteli yapmak, iş yerini işverenin emaneti olarak görmektir. İş yerinin imkanlarını şahsi ihtiyaçları için kullanmamaktır. İşveren olmanın ahlakı ise, işçiye huzurlu bir iş ortamı oluşturmaktır. Onu sosyal haklardan mahrum bırakmamak, alın teri kurumadan ücretini tam olarak vermektir. O yüzden Allah Resulü Hazreti Muhammed Mustafa Efendimizin (s.a.s.) hadis-i şerifini hiçbir zaman aklımızdan çıkarmayalım, ‘İşçinin alnının teri kurumadan onun hakkını ver’” diye konuştu.


Erbaş, esnaf olmanın da ahlakının olduğuna dikkati çekerek, esnaf olma ahlakının dürüstlükten ayrılmadığını ifade etti.



“‘Bizi aldatan, bizden değildir’”


Esnaf ahlakını malın kusurunu gizlememek, stok ve karaborsacılığa tevessük etmemek, helal kazancına haram bulaştırmamak olarak niteleyen Erbaş, sözlerine şöyle devam etti:


“Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), ’Bizi aldatan, bizden değildir’ hadis-i şerifi gereğince müşterisini aldatmamak, ölçü ve tartıyı eksik yapmamak konusunda bütün insanlığı uyarmaktadır. Müşteri olmanın ahlakı ise, esnafa verdiği sözü yerine getirmek, borcunu zamanında ödemek, onu zarara uğratacak her türlü söz ve eylemden kaçınmaktır.”


İş hayatında duyarlılığın azaldığı, kanaat, doğruluk ve dürüstlük gibi erdemlerin zayıfladığı, ahlak kavramının içinin boşaltıldığı ve istismar edildiği bir çağda yaşadıklarını dile getiren Erbaş, dünyevileşme, bencillik, bir malı değerinden fazlaya satarak veya kiraya vermek suretiyle çok kazanma arzusu gibi yanlış tutum ve davranışların toplumsal huzuru derinden etkilediğini sözlerine ekledi.



“Bizlere düşen görev, Sevgili Peygamberimizin (s.a.s) sadakatini kuşanarak her işimizi emanet bilinciyle sahiplenmektir”


Hutbesinde “Hiçbiriniz, kendisi için istediğini kardeşi için de istemedikçe tam anlamıyla iman etmiş olamaz” hadisine yer veren Erbaş, “Şahsi menfaatlere takılıp kalmamayı, başkalarının hak ve hukukunu gözetmeyi, sosyal hayatta adil ve dengeli olmayı Peygamber Efendimiz (s.a.s.) her daim bizlere tavsiye buyurmuştur. Bizlere düşen görev, Sevgili Peygamberimizin (s.a.s) sadakatini kuşanarak her işimizi emanet bilinciyle sahiplenmektir. Onun hak duyarlılığına riayet ederek işçinin hakkını zayi etmemek, iş sağlığı ve güvenliğine daha fazla hassasiyet göstermektir” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara CHP’li Emir: "İçişleri Bakanı’ndan randevu aldık, birazdan gideceğiz" Cumhuriyet Halk Partili Murat Emir, "Bu krizin mutlaka bir iletişimle çözülmesi gerektiğini söylüyoruz ve buna inanıyoruz. Tam da bu nedenle İçişleri Bakanı’ndan randevu aldık. Birazdan gideceğiz" dedi. Cumhuriyet Halk Partili Murat Emir CHP Genel Merkezi’nde açıklamalarda bulundu. Emir, "Bu saldırı hukuksuzdur, haksızdır, dolayısıyla kabul etmiyoruz ve kabul etmeyeceğiz. Biz bunları söylerken bir yandan da Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihine, sorumluluğuna yakışır şekilde bir iletişim kurarak bu krizi bu demokrasi krizini olabilecek en az hasarla atlatmanın çarelerine baktık. İletişim kurmaya çalıştık" ifadelerini kullandı. Uzlaşmak adına Kılıçdaroğlu tarafıyla görüştüklerini belirten Emir, "Nitekim dün akşamın geç saatlerine kadar 2 milletvekili arkadaşımızla ben ve Suat Özçağdaş birlikte bugün için bugün öğlen saatleri saat 12 için sözleşmiştik ve özellikle kurultayın tarihini kesinleştirmek ve belirlemek üzere toplanacaktık" dedi. "Buradan çıkışın bir tek yolu vardır, o da acil kurultaydır" Acilen kurultay tarihinin verilmesi gerektiğini dile getiren Emir, "Buradan çıkışın bir tek yolu vardır, o da acil kurultaydır. Madem ki bizim yaptığımız olağan kurultayı saymıyorsunuz, o halde getirin sandığı, hangi delegeyle istiyorsanız onunla kurultay yapalım" açıklamasında bulundu. "İçişleri Bakanı’ndan randevu aldık, birazdan gideceğiz" Emir, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’den randevu aldıklarını söyleyerek "Biz ne ülkemizin ne halkımızın ne de Cumhuriyet Halk Partililerin böyle bir krizi hak etmediğini ve bu krizin mutlaka bir iletişimle çözülmesi gerektiğini söylüyoruz ve buna inanıyoruz. Tam da bu nedenle İçişleri Bakanı’ndan randevu aldık. Birazdan gideceğiz. Görüşlerimizi, taleplerimizi, bize göre kritik noktaları arz edeceğiz ve İçişleri Bakanı’ndan da gerçekten hiç kimsenin burnunun kanamadığı, hiçbir polis memurumuza en ufak bir hamlenin yapılmadığı, üniformalarının çizilmediği, demokrasimizin yara almadığı, tam tersine demokrasimiz adına umut büyüteceğimiz bir adımın olacağı bir çözüm bekliyoruz. Bunun için görüşeceğiz" diye konuştu.
Kocaeli 40 milyon haplık uyuşturucu üretimi son anda engellendi Kocaeli’nin Darıca ilçesinde polis ekiplerince bir iş yerine düzenlenen operasyonda, 40 milyon hap üretimine yetecek kapasitede 1 ton 80 kilogram uyuşturucu ham maddesi ele geçirildi. Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Narkotik Suçlarla Mücadele ile İstihbarat şube müdürlükleri ekipleri, uyuşturucu madde ticaretinin önlenmesi ve takibine yönelik yürüttükleri çalışmalar kapsamında 21-22 Mayıs tarihlerinde Gebze ve Darıca’da operasyonlar düzenledi. Gece yarısı iş yerine baskın Söz konusu operasyonlardan elde edilen bilgiler doğrultusunda saha ve analiz çalışmalarını derinleştiren ekipler, gece saat 03.00 sıralarında Darıca ilçesindeki bir iş yerine operasyon gerçekleştirdi. Adreste yapılan aramalarda, 40 koli içerisine gizlenmiş, daralı ağırlığı 1 ton 80 kilogram olan ve yaklaşık 40 milyon adet uyuşturucu hap üretimine yetecek miktarda ham madde ile 14 koli içerisinde 161 kilogram hap kapsülü ele geçirildi. Öte yandan, aynı soruşturma kapsamında 21-22 Mayıs tarihlerinde Gebze ve Darıca ilçelerinde düzenlenen operasyonlarda, şüphelilerin üretim tesisi olarak kullandığı belirlenen adreslerde arama yapılmıştı. Aramalarda 1 milyon 700 bin sentetik ecza hapı, 3 milyon hap üretimine yetecek 264 kilogram ham madde ve 19 üretim makinesi ele geçirilmiş, gözaltına alınan 9 şüpheliden 1’i tutuklanmıştı.