POLİTİKA - 18 Şubat 2020 Salı 15:37

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten "darbe" açıklaması

A
A
A
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten "darbe" açıklaması

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Darbe gibisinden bir söylentiyi dillendirmek, bunu gündem yapmak, bununla ilgili olarak devletin dikkatini başka alanlara kaydırmaya çalışmak, dışarıya bakması gereken devletin gözünü ve aklını içe kapatmaya dönük bir reflekstir, Türk Silahlı Kuvvetlerine dönük olarak da provokatif bir yaklaşımdır, iftiradır.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Darbe gibisinden bir söylentiyi dillendirmek, bunu gündem yapmak, bununla ilgili olarak devletin dikkatini başka alanlara kaydırmaya çalışmak, dışarıya bakması gereken devletin gözünü ve aklını içe kapatmaya dönük bir reflekstir, Türk Silahlı Kuvvetlerine dönük olarak da provokatif bir yaklaşımdır, iftiradır. TSK, Türk yargısı, devletin bütün kurumları demokrasiye bağlılıklarını gösterdiler, milletimiz bunu gösterdi” dedi.


Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin milletvekilleriyle kahvaltıda bir araya geldi. AK Parti Genel Merkezinde basına kapalı olarak düzenlenen program 3 saat sürdü. Toplantı sonrası açıklamada bulunan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, bugün gerçekleştirilen toplantıya 55 milletvekilinin katıldığını, önümüzdeki hafta bu tip toplantıların devam edeceğini söyledi.


Yunanistan Cumhurbaşkanı Pavlopulos’un Batı Trakya ziyaretinde Müslüman Türk azınlığın kimliğine ilişkin kullandığı “Müslüman Yunan azınlık” ifadesine ilişkin bir değerlendirmede bulunan Çelik, “Batı Trakya’daki Türk azınlığa Müslüman Yunan azınlık gibisinden bir yaklaşım ortaya koyuyor. Müslüman Türk azınlığın tarihsel kimliğini reddetmek anlamına gelen ırkçı bir yaklaşım olarak bunu değerlendiriyoruz. Tarihsel kimliği reddedecek ırkçı yaklaşımlar konusunda AİHM defalarca Yunanistan’ı mahkum etti. Yunanistan, Batı Trakya’daki Müslüman Türk azınlığa dönük ırkçı yaklaşımını değiştirmiyor. Asimilasyonist politikalar uygulamaya çalışıyor. En temel demokratik değerlere aykırı bir yaklaşım olarak değerlendiriyoruz. Batı Trakya’daki Müslüman Türk azınlığın tarihsel kimliği tarihseldir, gerçeklerle sabittir. Oradaki azınlığın adı bellidir. Yüzyıllardır orada varlar. Müslüman Türk azınlık olarak hayatiyetlerini sürdürdüler ve gelecekte de sürdürecekler. Yunanistan Cumhurbaşkanı veya bir başkasının demesiyle kimliklerini değiştirecek değiller. Hiç kimsenin tarihsel bir kimliği değiştirmeye gücü yetmez. Bu yaklaşımı son derece vahim ırkçı bir yaklaşım olarak görüyoruz. Yunanistan’daki siyasilerin demokratik değerlere saygılı Batı Trakya’daki Müslüman Türk azınlığı sürekli olarak bir tehdit veya tehlike olarak gösterme şeklindeki ırkçı yaklaşımlardan uzak durmaları gerekir. Bu ırkçı ve çirkin yaklaşımı güçlü bir şekilde reddediyoruz” diye konuştu.


Son dönemde Çin’de, Uygur Türkleri ile ilgili çok sayıda olumsuz haberlerin basına yansıdığını kaydeden Çelik, “Bir yandan Çin’de ortaya çıkan korona virüsü ile ilgili mücadelede Çin devleti ile dayanışma içerisinde olduğumuzu, bu salgını atlatmaları için her türlü yardıma hazır olduğumuzu ifade ediyoruz. Aynı zamanda Uygur Türkleri ile ilgili tekrar gündeme gelen olumsuz haberlerden kaygı duyduğumuzu ifade ediyoruz. Daha önce bu konu yakın takibimizde olan bir konudur. Çin makamları ile görüşmeler devam ediyor. Türkiye’den resmi bir heyet çeşitli yerleri ziyaret etmek maksadıyla oraya bir ziyaret yapacaktır. Bu ziyaretin şeffaf olmasını, bizim arzu ettiğimiz ziyaret mekanlarının o heyetimize açılmasını ve Uygur Türkleri ile ilgili gelen bu olumsuz haberlerin de sona ermesini diliyoruz” ifadelerini kullandı.


Moskova’da, Türk heyetinin görüşmelerine ilişkin son gelişmeleri paylaşan Çelik, şunları söyledi:


“İki gün üst üste bu görüşmeleri yaptılar, Türkiye’nin bu konudaki tezlerini açık ve net söylediler. Bizim İdlib’de rejimin bu saldırganlığına karşı rejim önceki sınırlarına çekilmezse bunu tahakkuk ettirmek için gerekli askeri hazırlıkları yaptığımız açık ve net bir şekilde karşı tarafa iletildi. Bu konudaki yaklaşımımız birincisi terörle mücadele için, milli güvenliğimiz için ve insani bir felaketin önlenmesi için zorunlu bir yaklaşımdır. Heyet döndüğü zaman buraya kapsamlı bir rapor verecekler ve daha sonra tekrar yeni bir değerlendirme yaparız.”


Abdullah Gül’ün bir gazeteye verdiği röportaja yönelik sorulan bir soruyu yanıtlayan Çelik, “Herkes görüşlerini dile getiriyor. Partimiz adına partimizin bu konudaki belli konu başlıklarındaki görüşlerini zaten kapsamlı bir şekilde paylaşıyorum. Başka bir değerlendirmeler ile ilgili bir yorumum yok. Bu konular bana sorulduğu zaman bu konulardaki görüşümüzü çeşitli vesilelerle açık ve net dile getiriyorum. Bu S-400 meselesinden diğer meselelere kadar bize sorulduğu zaman ben kendi görüşlerimi açıklıyorum ama başka değerlendirmeler ile ilgili bir yorum benden beklemeyin. Bizim görüşlerimizi biliyorsunuz başka görüşler konusunda başka bir değerlendirme yapmayacağım” açıklamasını yaptı.


İş Bankası hisseleri ile ilgili de bir açıklamada bulunan Çelik, “Atatürk milletimizin ortak bir değeridir. Atatürk’e ait her türlü değerin de devlet tarafından temsil edilmesi milletimizin ortak bir değeri olarak Atatürk’ten kalan her hatıranın bu şekilde korunması daha uygundur” dedi.


RAND’in Pentagon için hazırladığı 277 sayfalık raporunda yer alan “darbe olasılığı” tartışmalarına ilişkin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yaptığı açıklamalara yönelik Çelik, “Bu kışkırtıcılık yapanlar var. Son zamanlarda dikkat ediyorsunuz. Seçilmiş iradeyi, Cumhurbaşkanını bir terör örgütünün lideri gibi göstermeye çalışanlar, eski vesayet dönemini hatırlatırcasına 28 Şubat dili ile Meclis’in yasama yetkisine kısıtlama getirmeye çalışanlar iç politikada böyle bir zincir yaşıyoruz. Dışarda bir kuruluşun yaptığı bir rapor içerde belli taraflar tarafından gündemleştirildi. Bunların hepsi bir araya gelince böyle bir konu oluştu. Cumhurbaşkanımız bu konularla ilgili olarak bugün ki toplantının açılışında net bir değerlendirme yaptı. Bütün bu gündemlerin yani sanki bir darbe tehlikesi varmış gibi gündemlerin Türkiye’yi ana hedeflerinden saptırmaya dönük olarak bir yaklaşım olduğunu, bugün biz son derece kapsamlı bir gündemle meselelerimizi yürütüyoruz. Meclis’te son derece önemli reformların geleceği bir ajandamız var. Milletvekillerimizle toplanıyoruz. Bu sene içerisinde neler yapacağımızı milletvekillerimizle karar veriyoruz ve bu karar aşamasını son derece kademeli bir şekilde Kızılcahamam kampına hazırlık şeklinde gerçekleştiriyoruz. Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri çok yakından takip ediyorsunuz. Suriye ile ilgili olarak ise son derece kritik bir aşamadayız. Türkiye’nin milli güvenliğini korumak için burada rejim unsurlarının ve terör unsurlarının saldırganlığına karşı bir yaklaşım içerisindeyiz. Tam bu dönemde Türkiye’nin enerjisini toplumun dikkatini dağıtacak şekilde darbe ile meşgul etmek Türkiye’yi hedeflerinden uzaklaştırmak, enerjisini başka bir yere çevirmektir. Darbe tartışması, gündemi Türkiye için lüzumsuz bir gündemdir. Türkiye’nin tarihine baktığımızda her zaman bunun heveslileri oldu. Demokrasiye bağlı olan bütün kurumlarımız uyanıktır, bütün bunlardan ders çıkarılmıştır. Bundan sonrasında Türkiye’nin tam demokratik bir ortam içerisinde hedeflerine ilerlemesi için gerekli kararlılık ortaya konulmuştur” ifadelerini kullandı.



"Türkiye’nin bundan sonraki istikameti, her türlü darbeye, vesayete karşı tam demokratik bir şekilde anayasaya sadakatte yolunda yürümektir"


“Darbe gibisinden bir söylentiyi dillendirmek, bunu gündem yapmak, bununla ilgili olarak devletin dikkatini başka alanlara kaydırmaya çalışmak, dışarıya bakması gereken devletin gözünü ve aklını içe kapatmaya dönük bir reflekstir, Türk Silahlı Kuvvetlerine dönük olarak da provokatif bir yaklaşımdır, iftiradır” diyen Çelik, "TSK, Türk yargısı, devletin bütün kurumları demokrasiye bağlılıklarını gösterdiler, milletimiz bunu gösterdi. Türkiye’nin bundan sonraki istikameti, her türlü darbeye, vesayete karşı tam demokratik bir şekilde anayasaya sadakatte yolunda yürümektir. Asıl utanması gerekenler son zamanlarda eski vesayeti canlandıracak şekilde açıklama yapıp bu atmosferi bu şekilde zehirleyenlerdir” açıklamasını yaptı.


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “Erdoğan dış güçlerin maşasıdır” açıklamalarına yönelik Çelik, şunları söyledi:


“CHP Genel Başkanı, PYD için dış güçlerin maşası diyemedi, Esad için dış güçlerin maşası diyemedi. Türkiye’yi hedef alan bir takım odaklar için bunu diyemedi ama Türkiye’nin millet tarafından seçilmiş cumhurbaşkanı için bunu diyorsa bunu söylerken sadece aynaya bakıyordur diyoruz. Bu kadar ahlak dışı, vicdansız, siyasi akıldan yoksun bir şekilde Türkiye’nin seçilmiş cumhurbaşkanını hedef almak, Türkiye’nin çıkarlarını, milli menfaatlerini korumak için çalışan cumhurbaşkanımızı bu şekilde hedef almak kesinlikle sıradan bir demokratik eleştiri olarak değerlendirilemez. Bunun arkasında biz Esad’ın görüşlerini dillendirdiğini gördük bu kişinin, çeşitli zamanlarda Yunanistan’ın bizim Libya ile yaptığımız anlaşma karşılığındaki tavrını gördük. Her Başkentin tezini Türkiye’ye karşı CHP Genel Başkanı dillendirdi ama bir tek Ankara’nın tezini dillendirmedi. CHP Genel Başkanından, Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu vizyonu, siyaseti anlamasını beklemiyoruz. Maşa gibi bir ifade kullanmışsa bu ifadeyi ancak aynaya bakarak söylemiştir.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Husumetlisini öldürdü, yakalanınca ‘Öldürme amacım yoktu’ dedi Adana’da tartıştığı husumetlisini göğsünden vuran zanlı tutuklandı. Zanlının ifadesinde, ‘Öldürme amacım yoktu’ dediği öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, olay, 14 Nisan saat 17.30 sıralarında merkez Seyhan ilçesi Çınarlı Mahallesi, Ziyapaşa Bulvarı’nda meydana geldi. İzzet E. (39) aralarında husumet bulunan Osman Asma (28) ile buluştu. İkili arasında çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Asma’nın, kalçasından bıçakladığı İzzet E. ise ruhsatsız tabancasıyla karşılık verdi. Silahtan çıkan kurşunlardan biri Asma’nın göğsüne isabet etti. Ağır yaralı halde mermilerden kaçmaya çalışan Asma, kanlar içinde kaldırıma yığıldı. O anlar bir iş yerinin kamerasına yansıdı. Çevredekilerin taksiyle hastaneye götürdüğü Asma, kurtarılamadı. Cinayet Büro Amirliği ekipleri, yaralı halde kaçan İzzet E.’yi olay yerine yakın bir sokakta yakaladı. Asma’nın, olaydan bir gün önce sosyal medya üzerinden tartıştığı İzzet E.’ye küfrettiği, cinayetle sonuçlanan kavganın da bu nedenle yaşandığı ortaya çıktı. Hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edilen İzzet E.’nin ifadesinde, ‘Bana bıçakla saldırınca, kendimi korumak için tabancayla ateş açtım. Öldürme amacım yoktu’ dediği öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen İzzet E., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Gaziantep Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri 40 yaşında Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri 40. yılını düzenlediği bir dizi etkinlikle hizmet binasında Birlik Başkanları, yönetim kurulu üyeleri, çok sayıda ihracatçı ve Birlik personellerinin katılımıyla kutladı. Ünlü ekonomist Prof. Dr. Emre Alkin’in de konuk olduğu kutlama akşamında Ekonomide Güncel Gelişmeler konulu söyleşi düzenlendi. İhracatçılar tarafından yoğun ilgiyle takip edilen etkinlikte dünün bugünün ve yarınının ekonomik şartları masaya yatırıldı. Söyleşinin ardından düzenlenen törende, GAİB ailesi kırkıncı yıl pastasını keserek hatıra fotoğrafı çektirdi. Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği YK Başkanı ve Koordinatör Başkan Fikret Kileci, Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği YK Başkanı Celal Kadooğlu, Halı İhracatçıları Birliği YK Başkanı Zeynal Abidin Kaplan, Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği YK Başkanı Mehmet Çıkmaz Birlik personellerini temsilen GAİB Genel Sekreteri Bülent Kayalı’ya hediye takdim ettiler. Günün anlam ve önemine binaen söz alan GAİB Koordinatör Başkanı Fikret Kileci, “Bugün bizim için çok anlamlı bir gün. 40 yıldır aralıksız biçimde faaliyetlerine devam eden GAİB’in bugününü üyelerimizle yönetimimizle personelimizle kutlamak çok özel. Nice 40 yıllara GAİB” dedi. GAİB faaliyetlerine 20 Nisan 1984 tarihinde Güneydoğu Canlı Hayvan ve Hayvan Ürünleri İhracatçıları Birliğinin kurulması ile başlamıştır. 1986 yılında kurulan Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ile Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, 1989 yılında kurulan Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği ve 2009 yılında kurulan Halı İhracatçıları Birliğiyle Türkiye ihracatının yüzde 5’ten fazlasına imza atan GAİB 17 bini aşkın üyesiyle 190’dan fazla ülkeye ihracat yapan geniş bir aileye sahip. GAİB aynı zamanda ihracatını gerçekleştirdiği geniş ürün yelpazesiyle birçok alanda stratejik ürünün uluslararası trafiğinde önemli bir konuma sahip durumda. Makine halısı, dokunmamış kumaş, un, makarna, ayçiçek yağı gibi ürünlerde dünyada önemli bir aktördür. 2022 yılında 13 milyar dolara yakın ihracat gerçekleştirerek ülke ekonomisine en fazla katkı yapan birlikler arasında yer alan GAİB, 2023 yılı başında meydana gelen yıkıcı depremlere rağmen 11 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirerek olağanüstü zamanlarda dahi üretim ve ihracat kapasitesini korumayı başardı. Gerçekleştirdiği heyet programları, tasarım yarışmaları, projeler ve eğitim faaliyetleri ile üyelerine 1984’ten beri aralıksız hizmet sunan Gaziantep merkezli GAİB, merkeze bağlı olarak, Kahramanmaraş, Mardin, Malatya, Diyarbakır, Şanlıurfa, Adıyaman, Kilis, Cizre ve Gaziantep Serbest Bölgesi’nde de irtibat bürolarına sahiptir.
İzmir 17 ülkeden ithalatçılarla yeni işbirliklerine imza Türk Doğal Taş sektörü, 17 ülkeden ithalatçılarla yeni işbirliklerine imza atarak, 500’e yakın ikili iş görüşmesi gerçekleştirildi. Ege Maden İhracatçıları Birliği, Batı Akdeniz İhracatçı Birlikleri Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda 17-18 Nisan 2024 tarihlerinde Marble İzmir Uluslararası Doğal Taş ve Teknolojileri Fuarı ile eş zamanlı olarak organize ettiği Doğal Taş Alım Heyeti’nde 500’e yakın ikili iş görüşmesi gerçekleştirildi. Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı İbrahim Alimoğlu, "Maden sektörü olarak 2023 yılında 5,7 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. İhracatımızın üçte birine denk gelen 1,9 milyar dolarlık bölümü doğal taş ihracatı olarak gerçekleşti. Ege Maden İhracatçıları Birliği olarak ise üyelerimizle 1,06 milyar dolar maden ihracatı yaptık. Birliğimiz ihracatının yarıdan fazlasını doğal taş oluşturdu. EMİB olarak amacımız 2024 yılında ihracatımızı 1 milyar 250 milyon dolara taşımak" dedi. Başkan Alimoğlu, "Marble Alım Heyeti Organizasyonumuza katılan 17 ülkeye Azerbaycan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Fas, Fransa, Güney Kore, İspanya, İtalya, Katar, Kuveyt, Mısır, Nijerya, Özbekistan, Umman, Ürdün, Suudi Arabistan’a 2023 yılında yaklaşık 400 milyon dolar doğal taş ihracatı gerçekleştirdik. İki gün boyunca 17 ülkeden gelen 40 yabancı firma 44 ihracatçı firmamız ile 500’e yakın ikili iş görüşmesi yaptı. Bu 17 ülkeye ihracatımızı 500 milyon dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Başarılı bir fuar geçiriyoruz. Yıl sonunda doğal taş ihracat rakamlarımıza da yansıyacaktır" diye konuştu.
Afyon Afyonkarahisar’da sığınmacıların kaçak iş yerleri kapatıldı Afyonkarahisar Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri kent genelinde yaptıkları denetimde iş yeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmadığı halde faaliyet gösteren sığınmacılara ait işyerlerini kapattı. Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın bizzat katıldığı denetimlerde kaçak olarak işletildiği tespit edilen dükkânlar mühürlendi. Zabıta Müdürlüğü ekiplerince 5 farklı noktada tespit edilen iş yerlerinin faaliyetleri durduruldu. Erenler Mahallesi’nde spor salonu, Cumhuriyet Mahallesi’nde tatlıcı, Dumlupınar, Sahipata ve Marulcu Mahallelerinde bakkal olarak iş yeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmadığı halde faaliyet gösteren sığınmacıların işyerleri Başkan Köksal’ın talimatlarıyla kapatıldı. “Afyon’dan ayrılmaları için ne gerekiyorsa yapacağım” Başkan Köksal, denetimlerinden ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ise şunları söyledi: “Bugün Zabıta ekiplerimizle birlikte şehrimizde iş yeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmadığı halde faaliyet gösteren sığınmacılara ait iş yerlerinin faaliyetlerine son verdik. Erenler Mahallesi’nde Spor Salonu, Cumhuriyet Mahallesi’nde tatlıcı, Dumlupınar, Sahipata ve Marulcu Mahallelerinde bakkal dükkanı olan iş yerlerini mühürledik. Söz verdiğim gibi Afyonkarahisar’da Suriyeli mülteciler olmak üzere tüm mültecilerin iş yeri açmalarına engel olacağım, şehrimizden ayrılmaları için ne gerekiyorsa yapacağım. Amasız, fakatsız, lakinsiz göndereceğiz Afyonkarahisar’dan.”
Balıkesir ’Berzeg Sendromu’ mahalleyi boşalttı Balıkesir’de 309 gün önce evinden ayrılarak ormana yürüyüşe giden ve bir daha kendisinden haber alınamayan Ekonomist Korhan Bergez olayı tedirginliğe yol açtı. Hayatından endişe edilen Berzeg’in başına ne geldiği muammasını korurken, olayın meydana geldiği Gönen’in Armutlu kırsal mahallesi adeta hayalet şehre döndü. Balıkesir’in Gönen ilçesine bağlı Armutlu kırsal mahallesinde yürüyüş yapmak için köpeği Tina ile birlikte evinden ayrılan Ekonomist Korhan Berzeg’den bir daha haber alınamadı. Korhan Berzeg’in kaybolmasının üzerinden tam 309 geçti ancak hala hiçbir haber yok. Onlarca kuyu tarandı, Gönen Çayı’nda aramalar yapıldı, 250 kilometrelik çevrede sayısız kez aramalar gerçekleştirildi ancak bir sonuç alınamadı. Korhan Berzeg, 17 Haziran 2023’te Gönen ilçesinin Armutlu Mahallesi’ndeki yazlık evinden köpeği Tina ile beraber yürüyüş yapmak için ayrılmıştı. Korhan Berzeg ve köpeği Tina çıktıkları yürüyüşten geri dönmeyince, eşi Angela Berzeg kayıp ihbarında bulunmuş ve Bölgede, AFAD, Jandarma Arama Kurtarma (JAK), Ankara Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı (JÖAK) ile gönüllü arama ve kurtarma ekiplerinin yanı sıra iz takip ve kadavra köpekleriyle arama çalışmalarına başlanmıştı. Korhan Berzeg, Dron ve İHA’larla 250 kilometrekarelik alanda, 5 kez havadan ve karadan aranmış ancak bulunamadı. Korhan Berzeg’in bulmak için başlatılan arama çalışmaları 179 gün önce sonlandırılmıştı. Korhan Berzeg’in kaybolmasının üzerinden ise tam 309 gün geçmesine rağmen kaybolma gizemi hala çözülebilmiş değil. Armutlu Kırsal Mahallesi’nde yaşayanlar da bu durum nedeniyle tedirgin. Güvenlik endişesi yaşayan bazı mahalle sakinleri evlerinden çıkmaya dahi çekinirken deyim yerindeyse mahalle terkedilmiş gibi görünüyor. Bu belirsizlik ve endişe atmosferi, insanların günlük hayatını önemli ölçüde etkilemiş durumda. Mahalle Muhtarı Hamit Erman konu ile ilgili, “Aramalar bitti, gelen giden yok. Biz de öyle bekliyoruz. Köylerde nüfus kalmadı, köyler boşaldı” dedi.