ASAYİŞ - 10 Eylül 2025 Çarşamba 16:21

Ankara’da bıçaklı saldırıda öldürülen çocuğun ailesi ölümle tehdit edildiklerini iddia etti

A
A
A
Ankara’da bıçaklı saldırıda öldürülen çocuğun ailesi ölümle tehdit edildiklerini iddia etti

Ankara’da 15 yaşındaki akranı tarafından bıçaklanarak öldürülen Fatih Acacı’nın ailesi, olayın ardından ölüm tehdidi mesajları aldıklarını ileri sürdü. Olayla ilgili konuşan Acacı ailesi, hukuk mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti. Öte yandan, öldürülen Fatih Acacı’nın vefatından önceki son anlara ait güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.


7 Eylül akşamı Pursaklar’da bir parkta yaşıtı D.G. tarafından bilinmeyen bir nedenden dolayı bıçaklı saldırıya uğrayarak ağır yaralanan 15 yaşındaki Fatih Acacı, müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayla ilgili saldırgan D.G. polis tarafından gözaltına alınırken, hayatını kaybeden Acacı ise dün Pursaklar İlçe Mezarlığında toprağa verildi. Cinayetle ilgili Acacı’nın mezarının önünde açıklamalarda bulunan ailesi, kim tarafından gönderildiği belli olmayan ölüm tehdidi mesajları aldıklarını ileri sürdü. Son dönemde meydana gelen benzer cinayetlere tepki gösteren Acacı ailesi, evlatlarının ölümünden sorumlu olanların hak ettikleri cezayı alacaklarına inandıklarını ifade etti. Sürecin yakından takipçisi olacaklarını kaydeden aile, hukuk mücadelelerini de sürdüreceklerini belirtti.



Saldırganın arkadaşlarının olay sonrası dikkat çeken paylaşımları


Saldırgan D.G.’nin arkadaşlarının, olayın ardından paylaştıkları sosyal medya gönderileri Acacı ailesi tarafından tepkiyle karşılandı. Çocuk yaştaki kişilerin bu tür paylaşımlarının problemlere yol açabileceğini söyleyen aile, gerekli müdahalelerin bir an önce uygulanması gerektiğini dile getirdi.



"Küçük yaşta çocuklar sürekli suç işliyor"


Olayla ilgili konuşan baba Mehmet Ali Acacı: "Acımız çok büyük. Çocuğum suçsuz yere hayatını kaybetti. Arkadaşıyla oyun oynamaya gideceğini söyleyerek evden çıkmış. Oradan da parka geçmişler. Orada diğer çocuklarla tartışmış ve bıçaklı saldırıya uğramış. Daha sonra polisler bizi aradı. Çocuğumun saldırıya uğradığını söylediler. Hastaneye gittik. Oğlumu ameliyata almışlar. Kan kaybı vardı, bir türlü durduramadılar. Ameliyatı 5 saat sürdü. Neredeyse 10 yerinden bıçaklanmış. Bu durumların artık önüne geçilmesi lazım. Küçük yaşta çocuklar sürekli suç işliyor" dedi.



"Oğlumu tuzağa düşürmüşler"


Evladının sakin bir karaktere sahip olduğuna değinen baba Acacı, "Oğlum, kendisine saldıran çocukla önceden aynı sınıftaymış. Bize hiç bahsetmezdi böyle durumlardan. Benim çocuğum masum biriydi. Tuzağa düşürmüşler. Yere yatırıp etkisiz hale getirmişler ve o halde bıçaklamışlar. Parka gittiğinde böyle bir şey yaşayacağından haberi yokmuş. Oğlum saldırgan birisi değildi. Bir kişiden bile aksini duyamazsınız. Yaşadığımız acının tarifi mümkün değil" diye konuştu.



"Çocuklar neden bu yaşta suç işliyor anlamıyorum"


Son dönemde artan benzer suçların önüne geçilmesi için gereken adımların atılması gerektiğine değinen baba Acacı, "Her an acı bir haber alacağız diye iki gün boyunca hastaneden hiç ayrılmadık. Üzüntüden ne yapacağımızı bilmiyoruz. Oğlumun 3 kez kalbi durmuş. 2 gün solunum cihazıyla yaşamış. İnanmayanlar arkadaşlarına sorsun oğlumun nasıl birisi olduğunu. Çocuklar neden bu yaşta suç işliyor anlamıyorum. Bu saldırganlara da yetişkinlere verilen cezalardan verilmesi lazım. Yetkililerimizden de saldırganın en ağır şekilde cezalandırılmasını rica ediyorum" ifadelerine yer verdi.



"Bize tehdit mesajları geldi"


Tehdit edildiklerini de iddia eden Acacı, "Oğlum henüz vefat etmemişken ona saldıran dışarıda rahatça dolaşabiliyordu. Bunun nasıl olduğunu anlayamıyorum. Saldırgan kendini ve işlediği cinayeti övdüğü sosyal medya paylaşımlarında bulunmuş. Bize de tehdit mesajları geldi. Kızıma ‘Seni surlardan sallandıracağız’ diye mesaj göndermişler. Bu durumlardan şikayetçiyiz. Bir çözüm bulunması lazım" şeklinde konuştu.



"Seni kardeşin gibi öldürüp, kafanı surlardan aşağıya atacağız yazılı mesajlar gönderilmiş"


Abla Beyhan Acacı ise, tehditlere aldırış etmeyeceklerini söyleyerek şu ifadelere yer verdi:


"Kardeşim arkadaşıyla oyun oynamaya gitmiş. Birileri aramış ve konuşmak için parka çağırmış. Parka gittiğinde kendisini çağıran kişilerle bir konuşması olmuş. Daha sonra kameraların olmadığı bölgede katledilmiş. Saldırganlar bunların hepsini düşünmüş. Kardeşim feci şekilde 7 kez bıçaklanmış. Organları parçalanmış. Bu basit bir bıçaklama olayı değil, resmen katletme. Kardeşimin iki böbreğini de saldırıda kaybetmiş. Karşı tarafın ailesi bize başsağlığında bulunmadılar. Yaptıklarını övecek paylaşımlarda bulunmuşlar. Tehdit mesajları aldık. ‘Seni kardeşin gibi öldürüp, kafanı surlardan aşağıya atacağız’ yazılı mesajlar gönderilmiş. Artık lütfen bu durumlara bir önlem alınsın. Daha kaç çocuk bu şekilde öldürülecek. Hepimizin içi parçalanıyor. Kardeşim çok efendi bir çocuktu. Hayattan en sevdiğim insanı kaybettim. İstedikleri kadar tehdit etsinler. Hiç kimseden korkmuyorum. Bu olayın peşini asla bırakmayacağım. Gereken cezalar yapılsın. Bu saldırgan çocuklarda, yetişkinler gibi yargılansın. Yaşından dolayı az ceza alma ihtimalinin olması içimizi acıtıyor."


"Saldırıyı gerçekleştiren kişi, kuzenim hastanede tedavi altındayken de tutuklu olması gerekiyordu"


Acacı’nın kuzeni ve davanın avukatlık görevini yürüten Deniz Derya Çayır, "Olayın ardından saldırgan çocuk gözaltına alınmış ama yaşı küçük olduğu için serbest bırakılmış. Öldürülen kuzenim de o yaştaydı ama bunların hiçbirini hak etmedi. Saldırıyı gerçekleştiren kişi, kuzenim hastanede tedavi altındayken de tutuklu olması gerekiyordu. Aileye tehdit mesajları geliyor. Hepsinin takipçisi olacağız. Artık gençler meşinin diye sesimizi çıkaracağız. Yetkililerin de gerekeni yapacağına inanıyoruz. Toplum olarak lütfen sağduyulu olalım. Ailelerimizin çocuklarını doğru yönlendirmeleri gerektiğini düşünüyorum" dedi.



Ankara’da bıçaklı saldırıda öldürülen çocuğun ailesi ölümle tehdit edildiklerini iddia etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TÜRKYED Genel Başkanı Çelik: "Vatandaşlarımız vekalet verdiği kurumun kurban kesimini İslami usullere uygun gerçekleştirdiğinden emin olmalıdır" Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri (TÜRKYED) Genel Başkanı Nihat Çelik, "Vatandaşlarımız vekalet verdiği kurumun kurban kesimini İslami usullere uygun şekilde gerçekleştirdiğinden ve etleri gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırdığından emin olmalıdır" dedi. TÜRKYED Genel Başkanı Nihat Çelik, Kurban Bayramı öncesinde hem yetiştiricilerin hem de vatandaşların dikkat etmesi gereken hususlara ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Çelik, bu yıl kurban sezonunda sahada geçen yıllara göre farklı bir tablo gözlemlendiğini belirterek, özellikle küçükbaş hayvan piyasasında canlı kilo fiyatlarının yükselmesine rağmen vatandaşın alım gücünün aynı oranda artmamasının piyasaya doğrudan yansıdığını ifade etti. Yem, saman, arpa, çoban giderleri, veteriner hizmetleri ve nakliye maliyetlerindeki ciddi artışların üreticiyi zorladığını vurgulayan Çelik, "Fiyatlar yüksek gibi görünse de yetiştiricimizin kazancı eskisi kadar güçlü değil. Üreticimiz bin bir emekle yetiştirdiği hayvanını satış noktalarına getirirken büyük maliyetlere katlanıyor. Bu emeğin mutlaka karşılık bulması gerekiyor" dedi. Vatandaşların ise bu yıl daha temkinli hareket ettiğine dikkat çeken Çelik, kurbanlık alımlarında daha fazla fiyat araştırması yapıldığını, alımların son günlere bırakıldığını ve daha uygun bütçeli hayvanlara yönelim olduğunu belirtti. Çelik, "Kurban ibadetinden vazgeçmek istemeyen vatandaşlarımız ekonomik şartlar nedeniyle daha dikkatli davranıyor. Temennimiz, hem yetiştiricimizin emeğinin karşılığını alabildiği hem de vatandaşlarımızın ibadetlerini gönül rahatlığıyla yerine getirebildiği bir bayram yaşanmasıdır" ifadelerini kullandı. Kurbanlık alışverişlerinde dikkat edilmesi gereken hususlara da değinen Çelik, vatandaşların kurbanlık hayvanları görerek ve seçerek almalarının önemine işaret ederek, hayvanların küpe, pasaport ve veteriner sağlık raporlarının mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Çelik, kurbanlıkların sağlıklı, kurban vasfını taşıyan ve fiziksel kusuru bulunmayan hayvanlardan seçilmesi gerektiğini belirtti. Sosyal medya platformları üzerinden yapılan sahte ilan ve düşük fiyat kampanyalarına karşı vatandaşları uyaran Çelik, dolandırıcılık girişimlerine karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Kurban bağışı konusunda da açıklamalarda bulunan Çelik, vekalet yoluyla bağış yapacak vatandaşların güvenilir kurumları tercih etmeleri gerektiğini belirterek, "Vatandaşlarımız vekalet verdiği kurumun kurban kesimini İslami usullere uygun şekilde gerçekleştirdiğinden ve etleri gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırdığından emin olmalıdır" dedi. Kurban Bayramı’nın yalnızca bir kesim işlemi olmadığını, paylaşma, dayanışma ve manevi yakınlaşma anlamı taşıyan önemli bir ibadet olduğunu vurgulayan Çelik, tüm vatandaşların huzur ve bereket içerisinde bir bayram geçirmesi temennisinde bulundu.
Ankara Özgür Özel: "Biz o binadan çıktık, meraklısına bıraktık, bundan sonraki genel merkezimiz TBMM’dir" Mahkemece tedbiren Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve tahliye kararının ardından parti genel merkezinden ayrılan Özgür Özel, "Biz o binadan çıktık, meraklısına bıraktık. Şimdi söylüyoruz bundan sonraki genel merkezimiz TBMM’dir. Parti işgalden kurtulana kadar genel merkezimiz TBMM’dir" dedi. CHP Genel Merkezi’nin tahliye kararının ardından binadan ayrılan Özgür Özel, beraberindeki partililer ile birlikte TBMM’ye doğru yürüyüşe başladı. Yoldaki polis TOMA’sına çıkan Özel, burada partililere seslendi. Özel ve beraberindekiler, daha sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) yakınındaki Milli Egemenlik Parkı’na yürüdü. Burada açıklamalarda bulunan Özel, "Bugün sabahın 7’sinde ne kadar Ankara’nın kriminal, tehlikeli, suçlu tipi varsa onları arkalarına alarak bu partiye saldırdılar. Bu partiyi hep beraber koruduk. Utanmadan çekinmeden, İstanbul’da yaptıkları gibi şerefli Türk polisini kirli emellerine alet ederek genel merkezimize girdiler. Kapıları camları indirdiler, gaz sıktılar, işgal ettiler. Biz, hep beraber son ana kadar direndik. Sonra yollara döküldük geldik. Yolda yağmur, dolu yağdı üstümüze. Onların sıktığı biber gazından, yolda yağan yağmurla arındık. Dost bildiğimizin ihanetinden gayrı arınacak hiçbir şey yoktur. 8 kilometrelik yolda önümüze 6 kere bariyerler geldi" dedi. "Bundan sonraki genel merkezimiz TBMM’dir" Artık CHP Genel Merkezi’nin süreç çözülünceye dek TBMM olduğunu söyleyen Özel, "6 barikatı aştık geldik. Bu parti kurulduğunda bir genel merkezi yoktu. Bu parti Sivas Kongresi’nde, Anadolu yaylalarında, harp sırasında çadırlarda kuruldu. Bu partinin ilk genel merkezi 1. Meclis’teki bir odaydı sadece. Genel merkezi elimizden alarak, baba ocağına sokmayarak CHP’yi elimizden alacağına sananlara söylüyoruz: Biz o binadan çıktık, meraklısına bıraktık. Şimdi söylüyoruz bundan sonraki genel merkezimiz TBMM’dir. Parti işgalden kurtulana kadar genel merkezimiz TBMM’dir. Teslim olmuyoruz, boyun eğmiyoruz. Geri çekilmiyoruz. Sadece ve sadece kazanmak için, başarmak için kararlılıkla yürüyoruz. Biz ülkesini sevenleriz. Ne yaparlarsa yapsınlar biz kazanacağız" diye konuştu. "CHP’yi halkın seçtikleri yönetecek" Parktaki partililere ve vatandaşlara seslenen Özel, "CHP’yi ilk seferinde Mustafa Kemal ve arkadaşları açtı. İkinci seferinde Erol Tuncer ve arkadaşları açtı. Üçüncü seferinde CHP’yi işgalden kurtarıp hep birlikte yeniden açmaya var mısınız? Partiyi 12 Eylül darbecileri gibi, 21 Mayıs darbecileri fiilen kapatmıştır. CHP’yi delegenin seçtikleri yönetmiyorsa, hele hele CHP’yi sarayın seçtikleri yönetiyorsa CHP kapanmıştır. CHP’yi yeniden açmak için var gücümle çalışacağım. Eninde sonunda o sandığı getireceğim. CHP’yi halkın seçtikleri yönetecek" diye konuştu.