EKONOMİ - 14 Şubat 2020 Cuma 12:06

Hizmet sektörü “Ortak Akıl” için ATO’da buluştu

A
A
A
Hizmet sektörü “Ortak Akıl” için ATO’da buluştu

Ankara Ticaret Odası (ATO), gelir ve istihdamın önemli bölümünü sağlayan hizmet sektörünün bugününün ve yarının mercek altına alındığı “Hizmet Sektörü Arama Konferansı” gerçekleştirdi.

Ankara Ticaret Odası (ATO), gelir ve istihdamın önemli bölümünü sağlayan hizmet sektörünün bugününün ve yarının mercek altına alındığı “Hizmet Sektörü Arama Konferansı” gerçekleştirdi.


ATO Duatepe Hizmet Binası’nda gerçekleşen konferansın açılışına ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ve Başkan Yardımcısı Halil İbrahim Yılmaz, eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Prof. Dr. Doğan Cansızlar, Sabah Gazetesi Ankara Eki Yayın Yönetmeni Osman Altınışık, Hürriyet Gazetesi Ankara Haber Koordinatörü Deniz Gürel ve ATO’nun hizmet sektöründe faaliyet gösteren yaklaşık 20 komitesinin üyeleri katıldı. Konferansın moderatörlüğünü ise Atılım Üniversitesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Savaş Zafer Şahin yaptı.


ATO Başkanı Baran, ekonomilerin tarım, sanayi ve hizmet sektörü üzerinden gelir elde ettiğini belirterek, Türkiye’de hizmet sektörünün diğer sektörlerin önünde olduğunu anlattı. Ankara ekonomisinin yüzde 68,5’inin hizmet sektöründen oluştuğunu kaydeden Baran, sektörün istihdamdaki payının yüksekliğine dikkat çekti. Uluslararası markaların Türkiye’de kolaylıkla yer bulduğunu ve gelir sağladığını kaydeden Baran, “Hizmet sektörünün gelişmesi için yerli üretimimizin gelişmesi ve yerli markalarımızın güçlenmesi gerekiyor. Üretim de hizmet de yerli olunca bunun zenginliği de ülkemizde kalır. Ürün ve hizmetlerimizi marka haline getirip kaynaklarımızı içeride tutalım” dedi.


Türkiye’nin dünyanın en çok otomobil ihraç eden ülkelerinden biri olduğunu hatırlatan Baran, bu alanda da karlılığın yükselmesi için yerli üretimin önemini dile getirdi. Türkiye’nin 2019 yılında 52 milyon turistle dünya altıncısı olduğunu belirten Baran, turizm gelirlerinde de aynı sıralamada yer alabilmenin yolunun markalaşmadan geçtiğini söyledi. Baran, teknolojideki gelişmelere de değinerek, hizmet sektöründe doğru konumlanabilmek için dördüncü sanayi devrimini iyi takip etmek ve işgücü eğitimini buna göre yapmak gerektiğini kaydetti.



“Rekabet nerede, verimlilik orada”


Eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Prof. Dr. Doğan Cansızlar da konuşmasında, ekonominin mal ve hizmet üretimi olmak üzere iki ana sektörden oluştuğunu kaydederek, hizmet ekonomisi içinde çalışanların istihdam içerisindeki paylarının çok yüksek olduğunu söyledi. Endüstri 4.0, yapay zeka, üretimde robot kullanımı, dijital ekonomi, e-ticaret gibi gelişmelerle ile birlikte yavaş yavaş sektörlerde çalışanların yerini robotların almaya başladığını kaydeden Cansızlar, teknoloji ve makineleşme yüzünden hem tarım hem de sanayi sektöründe işsizliğin arttığını ve oradan çıkacak iş gücünün hizmet sektöründe istihdam edileceğini söyledi. Ankara’nın hizmet sektöründe yoğun bir şehir olduğunu kaydeden Cansızlar, Ankara’nın başkente yakışır hizmet üreten bir kent haline dönüşmesi için çaba gösterilmesi gerektiğini belirtti. Cansızlar, “Ankara, bilimle, kültürle, fuar alanıyla birlikte bir finans ve yönetim merkezi de olmak zorunda. Profesyonellikten, verimlilikten, rekabetten bahsediyorsak hizmet sektörü hangi alanda olursa olsun eğitimle taçlandırılmalı” diye konuştu.



"İşin temelinde eğitim var"


Sabah Gazetesi Ankara Eki Yayın Yönetmeni Osman Altınışık, hizmet sektörünün Türkiye’de bir işten başka bir işe geçiş aracı olarak kullanıldığını belirterek, gelişmiş ülkelerde ileri yaşlarda insanların hizmet sektöründe istihdam edilerek mesleklerini icra ettikleri örneğini verdi. Altınışık, “Toplum maalesef hizmet sektörünü meslek olarak görür hale gelmedi” dedi.


Sektördeki insan faktörünün önemine değinen Altınışık, ekonomik yatırımların yanı sıra insana da yatırım yapılması gerektiğini ifade ederek, “Hangi sektör olursa olsun bu işin temelinin eğitimden geçtiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.



“Yol haritasına ihtiyaç var”


Hürriyet Gazetesi Ankara Haber Koordinatörü Deniz Gürel, dünya genelinde hizmet sektöründe gelişen teknoloji ve e-ticaretle birlikte işsiz kalma tehlikesi ile karşı karşıya olan büyük bir kesimin varlığından bahsederek, ilerleyen yıllarda teknolojinin insan gücünün önüne geçmeye başlayacağını söyledi. Gürel, “Ülke olarak üzerimize düşeni yapabileceğimiz en iyi hamle yetişmiş ve nitelikli insan sayısıyla teknolojiyle yarışmak olacaktır. E-ticaretle birlikte hizmet sektöründe 10 yıl sonra bambaşka konular konuşulacak. Hizmet sektöründe nitelikli personel sayısını artırdığımız sürece teknoloji ile insan arasındaki yarışta teknolojiye teslimiyeti bir adım daha öteleyebilme şansımız olacak” dedi.


Hizmet sektörünün ekonomideki büyüklüğüne dikkat çeken Gürel, “Hem tarım hem sanayi alanında aslında olmamız gereken noktada olamamamızın bir göstergesi de hizmet sektöründeki rakamların tarım ve sanayiye oranla iki kat fazla olması. Bu şehrin kalkınması için gerekli ticari altyapılar kurulurken hizmet sektörünün de gerekli personel ve altyapısının hazırlanması gerekiyor. Hizmet sektörünün teknolojik dönüşüme ayak uydurma noktasında bir yol haritasına ihtiyacı var” dedi.



Sorun tespiti ve çözüm önerileri çalıştayda ele alındı


Açılış konuşmalarının ardından Atılım Üniversitesi Dekan Yardımcısı Dr. Pekin Özgen’in sunumuyla bir çalıştay gerçekleştirildi. Sunumunda hizmet sektörünün sosyal değişmelerden etkilendiğini, küreselleşme ile yeni pazarlara açılmanın kolaylaştığını ve farklılık ortaya koyarak ayakta kalmanın mümkün olduğunu dile getiren Özgen, farklılaşma, müşteri odaklılığı ve verimlilik artışı ile değer oluşturmanın önemine değindi. Çalıştayda ATO üyeleri, “Sorun Ağacı Geliştirme Çalışması”yla hizmet sektörünün sorunlarına ve çözüm önerilerine ilişkin ortak akıl aradılar. Çalıştaydan çıkan sorun ve çözüm önerileri önümüzdeki günlerde rapor halinde ATO tarafından açıklanacak.


ATO’nun düzenlediği “Hizmet Sektörü Arama Konferansı”na ATO’nun 7 No’lu Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Perakende Ticareti Meslek Komitesi, 8 No’lu Bilişim Teknolojileri Meslek Komitesi, 38 No’lu Nakliyeciler ve Lojistik Hizmetleri Meslek Komitesi, 40 No’lu Pastacılar, Çikolata ve Tatlıcılar Meslek Komitesi, 43 No’lu Kuaför ve Güzellik Salonları Meslek Komitesi, 48 No’lu Hazır Yemek Hizmetleri-Kantin İşletmeciliği Meslek Komitesi, 52 No’lu Şehir İçi Yolcu, Servis Taşımacılığı Meslek Komitesi, 54 No’lu Bankacılık ve Finansal Kuruluşlar Meslek Komitesi, 55 No’lu Motorlu Kara Taşıtları Servis, Bakım ve Onarım Hizmetleri Meslek Komitesi, 56 No’lu Sağlık Hizmetleri Meslek Komitesi, 57 No’lu Seyahat Acentesi, Motorlu Kara Taşıtları Kiralama, Şehirlerarası Yolcu Taşımacılığı Meslek Komitesi, 59 No’lu Kültür ve Sanat Etkinlikleri Meslek Komitesi, 60 No’lu Restoran, Lokanta, Kafe Hizmetleri Meslek Komitesi, 61 No’lu Özel Eğitim-Öğretim Hizmetleri Meslek Komitesi, 63 No’lu Proje Hizmetleri Meslek Komitesi, 65 No’lu Danışmanlık Hizmetleri Meslek Komitesi, 67 No’lu Sigortacılık Hizmetleri Meslek Komitesi ve Hizmet Sektörü Özel İhtisas Komisyonu’nun temsilcileri katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Hisarcıklıoğlu: “Adana, yüksek dönüşüm kapasitesine sahip iller arasında” Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Adana’nın yüksek dönüşüm kapasitesine sahip iller arasında olduğunu belirterek, “Sürdürülebilir olması için iş birliği içinde, stratejik planlarla gelecek vizyonu oluşturulmalıdır” dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Adana Sanayi Odası’nı ziyaret ederek, Adana Sanayi Odası Meclis Başkanı İsrafil Uçurum, Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Yönetim Kurulu Üyeleri ve Meclis Üyeleri ile bir araya geldi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Adana Sanayi Odası’nı ziyaret ederek, kentin sanayi potansiyeli ve geleceği hakkında değerlendirmelerde bulundu. Hisarcıklıoğlu, Adana’nın sadece bölgesel değil, aynı zamanda ulusal ve uluslararası düzeyde önemli bir sanayi merkezi olduğunu vurguladı. Kendisinin ve TOBB’un Adana’nın sanayi alanındaki gelişimini yakından takip ettiğini belirten Hisarcıklıoğlu, şehrin sanayi altyapısının güçlendirilmesi ve yenilikçi projelerle desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Hisarcıklıoğlu, “Adana, Anadolu’nun sanayileşmesinin lokomotif illerinden biridir. Adana, yüksek dönüşüm kapasitesine sahip iller arasında yer alıyor. Ancak, bu başarı sadece bugüne ait değil, aynı zamanda gelecekte de sürdürülebilir olmalıdır. Bunun için, sanayi odaları, yerel yönetimler ve iş dünyası iş birliği içinde olmalı ve stratejik planlarla gelecek vizyonu oluşturmalıdır” dedi. Ayrıca, teknolojik dönüşümün öneminin altını çizen Hisarcıklıoğlu, Adana’nın dijitalleşme ve yenilikçilik konularında da öncü bir rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı. TOBB Başkanı ayrıca, Adana’nın sahip olduğu coğrafi konumun ve lojistik altyapısının, uluslararası ticarette önemli bir avantaj olduğunu belirtti. Hisarcıklıoğlu, Adana Sanayi Odası’nın üyelerinin yaşadığı sektörel sıkıntıları ve taleplerini dinleyerek, çözüm odaklı yaklaşımların benimsenmesi gerektiğini ifade etti. Üyelerin karşılaştığı sorunların çözümü için iş birliği ve dayanışma içinde olunması gerektiğini vurgulayan Hisarcıklıoğlu, Türkiye ekonomisinin güçlenmesi için Adana’nın öneminin giderek artacağını belirtti. Adana olarak büyük bir değişimin ve dönüşümün eşiğinde olduğunu belirten Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, “Adana’mız, yüzyılı aşkın bir süredir edindiği sanayi kültürü ile kentimizde çok çeşitli üretimin gelişimini desteklemiştir. Bugün, otomotivden elektronik karta, makineden mobilyaya, gemiden, tekstilde, yemeklik yağdan, kimya ürünlerine kadar yüzlerce farklı alandaki üretimiyle dünya pazarlarında yer almaktadır. TEPAV tarafından yapılan çalışmada Adana, Türkiye’de gelişim potansiyeli yüksek iki ilden biri olarak gösterilmiştir. Bu ilin gelecekteki konumu açısından önemli bir mesaj niteliğindedir. Adana’mız, toplam 5 yeni organize sanayi bölgesi, 15’e yakın küçük sanayi sitesinin kurulmasıyla Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında ülkemiz ekonomisine katkı sağlayacak en önemli illerin başında yer alacaktır. Şimdilik 100 milyon metrekarenin üzerinde alanı sanayiye açıyoruz. Adana’mız bu yatırım alanların faaliyete geçmesiyle Türkiye’nin ikinci bir Marmara bölgesi olacaktır” dedi.