GENEL - 15 Eylül 2020 Salı 00:14

Öğretim görevlisi direnişin simgesi ’Maskeli Şebnem’ lösemiye yenik düştü

A
A
A
Öğretim görevlisi direnişin simgesi ’Maskeli Şebnem’ lösemiye yenik düştü

Antalya’nın Alanya ilçesinde öğretim görevlisi olarak görev yapan ve üçüncü kez lösemiye yakalanan Şebnem Köseoğlu, İstanbul’daki tedavi gördüğü hastanede tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.

Antalya’nın Alanya ilçesinde öğretim görevlisi olarak görev yapan ve üçüncü kez lösemiye yakalanan Şebnem Köseoğlu, İstanbul’daki tedavi gördüğü hastanede tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.


Alanya Hamdullah Emin Paşa (AHEP) Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölümü öğretim görevlisi Şebnem Köseoğlu, 2018 yılı Eylül ayında lösemiye yakalandı. Yaklaşık 3 aylık kemoterapinin ardından Ocak ayında hastalığı yenen Köseoğlu, 2019 yılı Mayıs ayında rutin kontrolleri sırasında hastalığının nüksettiğini öğrendi. İstanbul’daki bir hastanede tedavisi süren Köseoğlu’na 2019 yılının Kasım ayında uygun ilik bulundu. 11 Aralık’ta ise ilik nakli gerçekleştirildi ancak bu yıl 18 Nisan’da rutin kontrollerine gittiğinde tekrar hastalığının nüksettiğini öğrendi. Doğum gününden 1 gün önce hastalığının nüksettiğini öğrenen Şebnem Köseoğlu, tekrar İstanbul’daki hastanede tedaviye alındı. Burada tedavisi süren Köseoğlu, bir hafta önce durumu ağırlaşması nedeniyle yoğun bakım ünitesine alındı. Köseoğlu, bu akşam saatlerinde doktorların tüm müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi.


Lösemiyle savaşan ve sosyal medyada ’Maskeli Şebnem’ olarak bilinen Köseoğlu’nun cenazesi Çarşamba günü memleketi Alanya’da toprağa verilmesi bekleniyor.



“İlik nakli her zaman yüzde yüz çözüm olmuyormuş”


Hastalığa savaş açan, sosyal medyada ’Maskeli Şebnem’ olarak bilenen Şebnem Köseoğlu, hastalığı üçüncü kez nüksettikten sonra yaptığı paylaşımda, “Harika haberler vermek isterdim ama maalesef dünden beri bir takım tahliller falan sonucu tekrar nüks haberiyle karşı karşıyayız. İlik nakli her zaman yüzde yüz çözüm olmuyormuş. Yakın bir arkadaşımın deyimiyle yenilen pehlivan güreşe doymadı. Gerçekten çok üzgünüm bu defa, yorgunum. Her şey bu kadar iyiye giderken şok etkisi bende. Biliyorum arkam çok kalabalık, çok güçlüyüz; ama bu sefer çok hazırlıksız yakalandım. Normalde dün Alanya’ya dönüyordum. Her şeyini bangır bangır yaşayan ben, hayatımda ilk kez nazar değmesin diye bir şeyi çok da dillendirmemiştim. Aslında nakilden önceden beri doktorumla anlaşmam bu şekildeydi” demişti.



“Şimdi gelen nüks haberiyle dünyam başıma yıkıldı”


Bir gün sonra doğum günün olduğunu belirten Köseoğlu, şu ifadelere yer vermişti: “15 Nisan’da Alanya’ya gidecek, 16 Nisan’da okulda doğum günüme gün sayan ekranın önünde fotoğraf çektirecek, 17 Nisan’ı doğum günümü Alanya’da geçirecektim. Sonra dönmem gerekirse dönerim dedim, ama temelli Alanya gidiş iznim çıkmıştı. Sosyalleşmek yine yasak olacaktı, ama olsun. Ben yine planlar yaparken, hayat dalga geçti, korona çıktı ve olmadı zannediyordum, ama onun yerine nüks çıktı karşıma. Evet dünyayı sarsan bir problem var biliyorum şımarıkça olacak ama her zaman mutlu olan ben, ilk kez üzülmüştüm. Hep bugünü hayal ederek bunca zaman direnmiştim. Allah’ıma milyonlarca şükür. Tedavim iyi gidiyordu, her şey yolundaydı. Bu şartlarda mızmızlanmam biraz nankörceydi biliyorum. Şimdi gelen nüks haberiyle dünyam başıma yıkıldı ama neyse ki dünyamı güzelleştiren insanlar var. Bazen ufacık bir sözünüz, farkında olmadığınız sıradan bir hareketiniz, dünyama gökkuşağı etkisi yapıyor. Böylece her şey katlanılır hale geliyor. Size dualarınıza, güzel enerjilerinize, mesajlarınıza her zamankinden daha çok ihtiyacım var bu sefer. Benim gibi gökkuşağına ihtiyacı olan savaşçıların da gökyüzünü renklendirmek için, hem de yaklaşan doğum günümde beni mutlu etmek için siz de bir şeyler yapabilirsiniz. Linke tıklayarak, minik minicik de olsa bir katkıda bulunursanız, gerçekte buluşamasak da iyilikte buluşmuş oluruz. Hepinizin desteklerini bekliyorum, iyi ki varsınız” ifadelerini kullanmıştı.



Son paylaşımı:"Reaksiyonlarım artık vücudumu, bedenimi, organlarımı bayağı sardı, sarstı."


Köseoğlu son sosyal medaya paylaşımında durumuyla ilgili son paylaşımında yaşadıklarını şöyle anlatmıştı:


"Uzun zamandır zor bir tedavi geçiyorum. Reaksiyonlarım artık vücudumu, bedenimi, organlarımı bayağı sardı, sarstı. Elden ayaktan düştüğüm sandalyeyle yaşayıp lavaboya zor gittiğim evreler de var sapasağlam olduğum evreler oluyor.. Ciğer toplarını boomerang oyuncak yaparken, şimdi zorlanıyoruz ciğerlerimle ama düzeltiyoruz. Tırnaklarım dökülmeye başladı mesela. Gerçekten çok ağır şeyler geliyor ve geçiyor. Karaciğer sıkıntılarım ve sarılığım oldukça sıkıntılı durumda. Ama en çok da onu bekliyoruz ? Kanımın toplanıp fotoferez ile bana ilaçlanıp bana geri verildiği tedavim de diğerleri gibi olmasi gerektiği şekilde ileriliyor.Ağrı bandim yanımda yapışık. Ama her ihtiyacımda doktorlarım, hemşirelerim, porterlarım, özetle sağlık personelimin tamamı, hatta neredeyse sağlık personeli kadar uzmanlaşmış ailem 7 / 24 elimi bırakmıyor. Gözlerimin sağlığı için gözlüklerimi de çıkaramıyorum fotolarda görüyorsunuz ciğer makinem ile birlikte. Pembe giyince sarılığım iyice ortaya çıktı ?. Ama Meltem Köseoğlu bomba patlattı. Tam bir Simpson olduğumu keşfetti canim @meltemmkoseoglu . 3 4 gündür bakıp bakıp kahkaha atıyoruz ailece fotoğrafa. Bence siz de atmalısınız sürekli. Özetle başımıza ne gelir, ne gider bilemediğimiz bir süreçteyiz. Ama biz ailece renklendirmeye çalışıyoruz her şeyi. Ama dualarınıza, göndereceğiniz gök kuşağı renklerine hep ihtiyacım var:) sürprizli hediyelere de hiç hayır demem biliyorsunuz. En başından dediğim gibi, en ufak ah vah diyen, beni silebilir. Siz bana hep güzel pembe dileklerinizi gönderin. Diğerleri hadi cuf cuf. Sakın ailemi aramayın, darlamayın. Sadece güzel, keyifli şeyler konuşabilirsiniz."



Birçok tanınmış isim destek vermişti


Tedavi sürecinde Şebnem Köseoğlu’na hemşehrilerinin yanı sıra aralarında Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç ve Fenerbahçe’nin eski kaptanlarından Volkan Demirel gibi birçok tanınmış isim destek vermişti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Beyoğlu’nda halk pazarında “aşağılama” cinayeti kamerada: 5 yıllık kin cinayetle bitti Beyoğlu’nda halk pazarında tezgahta duran bir adam silahlı saldırıya uğradı. Cinayet anı kameralara yansırken, ağır yaralı adam hastanede hayatını kaybetti. Beyoğlu Asayiş Büro Amirliği polisleri tarafından yakalanan saldırganın, 5 yıl önce öldürdüğü adamın, sahibi olduğu markette kendisini aşağıladığı için kin beslediği ve bu yüzden öldürdüğü ortaya çıktı. Olay, geçtiğimiz Pazar günü saat 09.30 sıralarında Beyoğlu Kalyoncu Kulluğu Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre pazarcılık yapan Salih Aka (66) Pazar pazarını kurup tezgahın başına geçti. O esnada kapüşonla pazar yerinde yürüyen bir şahıs, Aka’ya silah çekip kurşun yağdırdı. Hastanede hayatını kaybetti Olayın ardından saldırgan kaçarken, Aka ise ağır şekilde yaralanarak yere savruldu. Pazarcıların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Kısa sürede gelen sağlık ekipleri yaralı adama yaptıkları ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Ameliyata alınan adam kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Beyoğlu Asayiş polisi kıskıvrak yakaladı Cinayetle ilgili çalışma başlatan Beyoğlu Asayiş Büro Amirliği polisleri, vatandaşların ifadelerine başvurarak güvenlik kamera görüntülerini incelemeye aldı. Yapılan çalışmalar çerçevesinde şahsın olaydan sonra izini kaybettirmek ve tanınmamak için üzerinde bulunan bazı kıyafetleri çöp konteynerine attığı belirlendi. Şahsın 28 yaşındaki Mustafa İ. olduğunu tespit eden polis, onu çalıştığı işyerinde kıskıvrak yakaladı. Kendisini aşağıladığı için öldürmüş Gözaltına alınan şahsın verdiği polise ifadede, 5 yıl önce Salih Aka’ya ait bir markette çalıştığı, çalıştığı dönemde Aka’nın kendisini sürekli aşağıladığı nedeniyle olayı gerçekleştirdiğini söylediği öğrenildi. Şüpheli şahsın evinde yapılan aramalarda ise 3 adet ruhsatsız tabanca ve 100 adet fişek ele geçirildi. İşlemleri sonrası adliyeye sevk edilen Mustafa İ. “Kasten Adam Öldürme” suçundan tutuklanarak Ceza İnfaz Kurumuna teslim edildi.
Kayseri Mahmut Arıkan: "Hakkımı helal etmem" Saadet Partisi Kayseri Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mahmut Arıkan; "1 Nisan’dan sonra bütün adaylarımızla bir araya gelmek istiyorum. Belediye başkanı olduğum taktirde parti rozetimi çıkaracağım yakamdan. ’Gelin x, y, z partisini bir kenara itelim, Kayseri hepimizin derdi, projeleriniz vardı fikir birlikteliği yapalım’ diyeceğim. Böyle bir şey hayalimde var, belki de bu Türkiye siyasetinde hiç olmamış bir şeydir" dedi. gündeme dair açıklamalarda bulunan Arıkan; mitinglerin yasaklanması gerektiğini söyleyerek, "Mitinglerin artık yasaklanması gerektiğini düşünüyorum. En son geçen hafta cumhurbaşkanımız geldi bir miting yaptı. Günlerce hazırlıklar yapıldı, milyonlarca para harcandı. Görüntü kirliliği, gürültü kirliliği yapıldı. Nihayetinde 15 bin insanın katıldığı bir miting ortaya çıktı. Ezbere konuşulmuş, hava fotoğrafından söylemiyorum. Alanın metrekare hesabından söylüyorum. Teşkilatların motivasyonunu sağlıyorsa miting, cumhurbaşkanının Kayseri İl Teşkilatı’nı görevden alması gerekir. Sayısal sonuca baktığımızda böyle bir tablo ortaya çıkıyor. Ben orada Kayseri’ye ne kazandırdı, onu merak ederim. İlk defa oturdum bir miting dinledim. Cumhurbaşkanımızın uzun konuşması içerisinde Büyükkılıç’ın yapmış oluğu çalışmalardan hiç bahsetmedi, 20 yıllık iktidar boyutunda yapılan yatırımların rakamlarından bahsetti. Yeril seçim değil de genel seçim yapılıyormuş gibi bir metin vardı. akabinde Büyükkılıç’ı takip ettim neler söyleyecek diye. Büyükkılıç konuşması esnasında 4 projeden bahsetti. Ulaştırma Bakanlığı’nın projesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın projesi, Necmettin Erbakan Bulvarı ve üniversitede çocuklarımızın kirli çamaşırlarının yıkanması projesi. Mitingde benim notlarım bunlar oldu; sayıdır, yolların kapanmasıdır, şehrin kirlenmesidir bunları bir tarafa bırakıyorum. Kayseri’ye bu miting ne kazandırdı, sonuçta ülkenin cumhurbaşkanı geliyor ve bunlar karşınıza çıkıyor" dedi. "Hızlı tren 2028’de gelecek" Kayseri’ye Yüksek Hızlı Tren’in ne zaman geleceğini Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdukadir Uraloğlu’na sorduğunu ve 2028 cevabı aldığını aktaran Arıkan; "Son 10 yılda cumhurbaşkanımızın her mitingde dillendirdiği, bu mitingde dillendirmediği bir konu vardı. Hızlı tren meselesi. Her zaman bir tarihi verirdi ’Kayseri’ye şu tarihte hızlı tren gelecek’ derdi, bu seçimde enteresan vermedi. ’Yapıldı, devam ediyor’ dedi. Orada da benim bir araştırmam oldu bu şehrin bir vekili olarak hızlı trenin peşine düştüm. Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na sordum 23.11.2023 tarihinde Uraloğlu’na Kayseri’ye yüksek hızlı trenin ne zaman yapılacağını sormuşum; bakan bana de demiş ki; ’Yozgat-Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Projesi’nin yapım çalışmasına başlanmış olup tamamlanma tarihi 2028’ şeklinde cevap verdi. siyasetçiyiz, net olmakta fayda var. Ağzımızdan çıkan belgeler, vakti geldiğinde önümüze konuyor. İnşallah yanılırım ama 2026’da bitmez bu proje. Geçtiğimiz yıllara baktığımızda söz verilen tarihte bitirirlerse öpüp başımıza koyarız. Arkadaşlarımız söz verdikleri tarihten öncesini işaret ediyor arkadaşlarımız. Bu da şehir adına üzücü bir durum" ifadelerini kullandı. Yerel seçimlerin ardından başkan seçildiği taktirde bütün adaylarla bir araya gelmek ve Kayseri için fikir birliği yapmak istediğini aktaran Arıkan; "1 Nisan’dan sonra bütün adaylarımızla bir araya gelmek istiyorum. Belediye başkanı olduğum taktirde parti rozetimi çıkaracağım yakamdan. ’Gelin x, y, z partisini bir kenara itelim, Kayseri hepimizin derdi, projeleriniz vardı fikir birlikteliği yapalım’ diyeceğim. Sonuçta kopyaladığınızda o işin ruhunu alamazsanız o proje olmuyor. Kim o projeyi ortaya koyduysa ondan dinlemeniz lazım. Böyle bir şey hayalimde var, belki de bu Türkiye siyasetinde hiç olmamış bir şeydir. Yani başkan seçiliyorsunuz, bütün adaylarla bir araya geliyorsunuz; ’arkadaşlar ben başkanım ama gelin hep beraber bu şehrin geleceğine katkı sağlayalım’ diyorsunuz. Bu da benim bu şehir için bir hayalim" şeklinde konuştu. "Hakkımı helal etmem" Kendisi ile ilgili DEM Parti ile birlikte hareket edildiğinin söylendiği ve üzerine atılan iftiradan dolayı hakkını helal etmediğini de sözlerine ekleyen Saadet Partisi Kayseri Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mahmut Arıkan konuşmasını şöyle sürdürdü; "14 Mayıs seçimleri öncesi İsveç’in NATO’ya alınıp alınmaması olayı vardı. Cumhurbaşkanı cumhuriyet Meydanı’ndaki mitingde en üst perdeden demişti ki ’bu muhalefet var ya bu muhalefet iktidara gelecek olursa PKK destekçisi İsveç’i NATO’ya alacaklar. O İsveç var ya Kuranı Kerim’i yakan İsveç. Bunlar İsveç’in yanında olacaklar’ cümlesini kullandı. Adaylığımdan 1 hafta önce Ocak ayının son haftasıydı, telefonumdan partilerin önerileri geliyor. Bakıyorum; İsveç’in NATO’ya alınıp alınmaması noktasında bir görüşme teklifi var. Baktım; teklifi veren AK Parti Teşkilatı, ’eyvah’ dedim. Oylamaya geçilecek, elektronik oylama talep ettik. Meclis başkanı kabul etti. Meclis başkanı ’kabul edenler’ dedi; iktidar vekilleri tam kadro ’tamam’ dediler, ’kabul etmeyenler’ dedi; bir tek Kayseri’den Mahmut Arıkan kabul etmemiş. Ben bunu paylaşmak istiyorum hemşehrilerimle. Kim PKK destekçisi İsveç’in yanında durmuş, kim karşısında durmuş 10 vekilden. 10 Kayseri vekilinden 7 tanesi ’evet’ oyu vermiş. AK Parti ve MHP’li milletvekili arkadaşlarımız PKK dostu İsveç’in NATO’ya alınmasına ’evet’ demiş. Bir tek ben NATO’ya alınmamasına oy vermişim. Ben bunu gururla anlatmak istiyorum. Şimdi bakıyorum geçen gün iktidar partili milletvekili arkadaşımız bir ilçede iftar sofrasında ’Saadet Partili vekiller DEM Partisiyle hareket ediyor’ diyorlar. Bana bir tane veri söyle Allah aşkına, hangi ifademden dolayı böyle bir yakıştırma yaptınız? Ben verileri paylaşıyorum; siz PKK destekçisi İsveç’in NATO’ya girmesine ’evet’ oyu verdiniz. Siz de bir şey koyun ortaya deyin ki; ’Mahmut Arıkan DEM ile beraber hareket ediyor’. İftara gelen kaç kişi varsa onların kafasında soru işareti oluşturmaya yönelik ifadeler kullanıyorsunuz, ben buna üzülüyorum. Akşama kadar oruç tutuyorsunuz, Allah’ın rızasını kazanmaya gayret gösteriyorsunuz, iftarınızı açıyorsunuz, belki o arada akşam namazını kılıyorsunuz ama namazdan sonra iftira atıyor, kul hakkına giriyorsunuz. İki büyük günahtan biri kul hakkı. Bana bu cümlenizden dolayı hakkımı helal etmem. Niye bana iftira atıyorsunuz? üzüldüğüm hususlardan bir tanesi."
Yalova Yalova’da 104 çiftçiye 300 kilo çalı fasulye tohumu dağıtıldı Yalova İlinde Çalı Fasulyesi Üretimini Artırma Projesi çerçevesinde 300 dekar alanda üretim yapılması amacıyla 104 çiftçiye 300 kilo çalı fasulyesi dağıtıldı. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü bahçesinde gerçekleştirilen törende çiftçilere fasulye tohumları teslim edildi. Toplam bütçesi 180 bin lira olan proje, yüzde 50 bakanlık, yüzde 15 İl Özel İdare desteğinin yanı sıra yüzde 35 de çiftçi katkısıyla gerçekleştirildi. Törende konuşan İl Genel Meclis Başkanı Hasan Soygüzel, “İnşallah bu yılki ortak projemizin başlangıcını çalı fasulyesi tohumu dağıtarak yapmış oluyoruz. Ben bütün çiftçilerimize toprakları boş bırakmadıkları, ürettikleri, bereketlendirdikleri için çok teşekkür ediyorum” dedi. AK Parti Yalova Milletvekili Ahmet Büyügümüş ise Yalova’da bu tarz projeleri önemsediklerini belirterek şöyle konuştu: “Bu çalışma modelini biz çok önemsiyoruz. Burada Tarım Müdürlüğümüz, Yalova’daki öncelik değerlendirmelerini yapıyor, proje alanlarını belirliyor. Biz yerel yönetimler olarak bu projeye maddi kaynak aktarıyoruz. Bu aktardığımız kaynakla hem bakanlıktan, merkezi bütçeden bir imkan sağlamış oluyoruz hem daha farklı finansman şartlarını elde etmiş oluyoruz hem de özel sektörle güçlü bir işbirliği yapmış oluyoruz. 1 metrekare toprağımız bile ekilmeden kalmamalı.” Tarım ve Orman İl Müdürü Suat Parıldar, son 5 yılda 98 projeyi hayata geçirdiklerini belirterek, “Son 5 yılda 98 proje geliştirdik. Tekerrürlü olmak üzere 33 bin dekarlık alana dokunmuşuz. 19 bin 686 yine tekerrürlü olmak üzere çiftçimizle bu faaliyetleri yürütmüşüz. 44 milyon 500 bin lira bakanlık desteğimiz olmuş. Projeyi yaparken tamamlayıcı unsuru da yerelden, çiftçiden, MARKA’dan alıyoruz. 10,5 milyon lira İl Özel İdaremiz destekte bulunmuş. 6.8 milyonluk MARKA desteği, 25 milyonluk da çiftçi katkımız. Toplam 90 milyonluk sadece geliştirdiğimiz bakanlığın bütün uyguladığı projelerde dışında geliştirdiğimiz projeler birbirini tamamlayıcı unsurlar” diye konuştu. CHP Yalova Milletvekili Tahsin Becan, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nü çalışmalarından dolayı kutladı. Ardından Vali Hülya Kaya ve il protokolü çiftçilere tohumlarını dağıttı.
Bitlis CHP Bitlis Belediye Başkan Adayı AK Parti’ye geçti Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bitlis Belediye Başkan Adayı Selim Soyugüzel, yaklaşık 300 akrabası ile birlikte AK Parti’ye geçti. Miting saatinin Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisine (DEM) satıldığını iddia eden Soyugüzel, CHP’den istifa ederek AK Parti’ye katıldı. AK Parti Bitlis İl Başkanlığının toplantı salonunda düzenlenen törenle akrabaları ile AK Parti’ye katılan Soyugüzel, “Bugünden itibaren CHP Bitlis Belediye Başkan Adalığından istifa ediyorum. Bu memleket hepimizindir. Her zaman milletimizin yanında ve akrabamız olan Nesrullah Tanğlay başkanımızı desteklemek ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın emrinde olacağız. Bitlis AK Parti teşkilatı ile beraber omuz omuza verip pazar günü yapılacak olan seçimi hep beraber kazanacağız. Her zaman devletimizin ve milletimizin yanında olacağız. Güçlüyüz kararlıyız birlikte başaracağız. İstikrarlı bir şekilde çalışacağız. Yolumuz bahtımız açık olsun” diye konuştu. AK Parti Bitlis İl Başkanı Kadir Köstekçi ise CHP’den istifa eden Selim Soyugüzel’in yaşadığı sıkıntıdan bahsederek, şunları söyledi: “Selim Başkan dün yaşamış olduğu sıkıntıdan sonra bizimle beraber hareket etmek istediğini ve Bitlis Belediye Başkanımız ve Belediye Başkan Adayımız Nesrullah Tanğlay’ı desteklemek istediğini ifade etmiştir. Bu bize şeref vermiştir, güç vermiştir. Selim Başkan ve ekibine, ailesine hoş geldin diyoruz. Allah’ın izniyle 31 Mart akşamı bu birliktelik ciddi bir kazanım ve başarı getirecektir.” Bugün Bitlis’te kirli oyunları herkesin gördüğünü belirten Bitlis Belediye Başkanı ve AK Parti Bitlis Belediye Başkan Adayı Nesrullah Tanğlay da, “Kapalı kapılar ardında kimlerin kimlerle beraber olduğunu herkes biliyor. CHP’nin miting saati DEM Partisine verildi. Bu kapalı kapılar arakasında maddi pazarlıklar yapılarak verildi. Yani bu CHP’nin ve DEM Partisinin Türkiye’de bütün ilçelerde, bütün illerde yapmış olduğu bu ittifakın aşikar oluşunun en büyük belgesidir” şeklinde konuştu. AK Parti Bitlis Milletvekili Turan Bedirhaoğlu ise “Milletin rotası dışına çıkanlar, gizli kapaklı filmler yapanlar, gizli planlar yapanlar, kendi parti içi hesaplaşmalarında bile demokratik olgunluğu göstermeden birbirlerini yarı yolda bırakanlar işte bugün milletin partisi olan AK Parti’ye gelip burada bizimle kenetleniyorlar. Ben öncelikle hem Selim Beye hem de kıymetli ailesine canı gönülden teşekkür ediyorum. İşte AK Parti’nin farkı budur. AK Parti kendi partisi içinde hizmet veren, kendi partisinin gönüldaşlarına hiçbir zaman yanlış yapmamış, gizli planlar içinde olmamış, her zaman samimiyetle halk için siyaset yapan birilerinin planlarının bir parçası olmayan bir partidir” dedi. Konuşmaların ardından AK Parti Bitlis İl Başkanı Kadir Köstekçi tarafından CHP’den istifa eden Selim Soyugüzel’e AK Parti rozeti takıldı.