GENEL - 21 Şubat 2020 Cuma 16:49

Bartın Üniversitesi’nde 3 program için akreditasyon süreci başladı

A
A
A
Bartın Üniversitesi’nde 3 program için akreditasyon süreci başladı

Bartın Üniversitesi ‘2019-2023 Stratejik Planı’ kapsamında belirlenen hedefler doğrultusunda Eğitim Fakültesi’nden 3 program için akreditasyon sürecinin saha ziyaretleri tamamlandı.

Bartın Üniversitesi ‘2019-2023 Stratejik Planı’ kapsamında belirlenen hedefler doğrultusunda Eğitim Fakültesi’nden 3 program için akreditasyon sürecinin saha ziyaretleri tamamlandı.


Bartın Üniversitesi, 2019-2023 Stratejik Planı ile birlikte belirlenen hedeflerle ilgili çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Bu doğrultuda Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği Programının akredite olmasının ardından; Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, İlköğretim Matematik Öğretmenliği ve Sınıf Öğretmenliği Programları için akreditasyon sürecinin saha ziyaretleri tamamlandı.


Yapılan başvurunun ardından dış değerlendiriciler tarafından 17-19 Şubat 2020 tarihlerinde ikinci ziyaret gerçekleştirildi. Yapılan görüşme ve incelemelerde; programlarla ilgili öğretimin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi, öğretim elemanları, öğrenciler, fakülte-okul işbirliği, tesisler, kütüphane ve donanım, yönetim ve kalite güvencesi olmak üzere 7 alanda başlangıç, süreç ve ürünü kapsayan standartlar ve çok sayıda göstergeye dayalı kanıtları derinlemesine inceledi. Bununla birlikte uygulama okulları başta olmak üzere öğrenciye sunulan tüm tesisler ile sınıf yönetimleri ve ders işleme teknikleri gözlemlendi.


Ayrıca dekan, bölüm başkanı, anabilim dalı başkanı, anabilim dalı öğretim elemanları, birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencileri, İl Milli Eğitim Koordinatörü, okul müdürleri, uygulama öğretmenleri, uygulama öğretim elemanları ve fakülte-okul koordinatörü ile görüşmeler yapılarak saha ziyaretleri tamamlandı.



“Kalite yolculuğumuza devam ediyoruz”


Kalite ve akreditasyon noktasında ciddi bir gayret sarf edildiğini ifade eden Bartın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Uzun, “Yeni YÖK vizyonuyla birlikte Yükseköğretim Kalite Kurulumuzun da teşvikleriyle kalite yolculuğumuza hız kesmeden devam ediyoruz. Bartın Üniversitesi olarak bu vizyon ışığında hazırladığımız ‘2019-2023 Stratejik Planı’ doğrultusunda hedefler belirledik ve bu hedeflerimize kararlı bir şekilde yürüyoruz. İslami İlimler Fakültesi’nin alanında ilk olarak almaya hak kazandığı TSE EN ISO 9001: 2015 kalite yönetim sistemi belgesinin ardından, ’Türkçe Öğretmenliği Programı’nın akredite olmasının gururunu yaşadık. Bu doğrultuda çalışmalarımızı büyük bir titizlikle sürdürmekteyiz” dedi.



“3 programımız için akreditasyon süreci devam ediyor”


Rektör Uzun, akreditasyon kapsamında üniversitede devam eden süreçler hakkında da bilgiler vererek “Eğitim Fakültemiz bünyesinde 3 programımızın akreditasyon başvurularının ardından süreç başladı. Bu kapsamda Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, İlköğretim Matematik Öğretmenliği ve Sınıf Öğretmenliği Programları için dış değerlendiriciler tarafından yapılan ikinci ziyaretle birlikte saha ziyaretleri tamamlandı. Bu kapsamda uzun soluklu gayretler sonucunda gelinen nokta itibariyle Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Çetin Semerci’yi ve Kalite Koordinatörü Doç. Dr. Fatma Ünal ile birlikte emeği geçen herkesi tebrik ederim. Ayrıca Eğitim Fakültesi’nden Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık ile İslami İlimler Fakültesi’nden İslami İlimler Programlarının akreditasyon süreci kapsamında başvuru yaptıklarını da memnuniyetle belirtmek isterim” şeklinde konuştu.



“Kalite süreçlerinin önemli bileşenlerinden biri program akreditasyonudur”


Güçlü Türkiye hedefi doğrultusunda Yeni YÖK vizyonuyla birlikte tüm yükseköğretim kurumlarında olduğu gibi Bartın Üniversitesi’nde de kalite odağında çalışmaların sürdürüldüğünü kaydeden Rektör Uzun, “Program düzeyindeki akreditasyon süreçlerinin kalite yolculuğumuzun önemli bileşenlerinden birisi olduğunun farkındayız. Bu bağlamda kurumsal ölçekte geçtiğimiz yıl Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından gerçekleştirilen dış değerlendirme sürecini başarıyla tamamladık. Program ölçeğinde yetkilendirilmiş ajanslar tarafından gerçekleştirilen akreditasyon süreçlerimiz ise devam etmekte ve kalite kültürünün kurumumuzda yaygınlaştırılmasına önemli katkılar sağlamaktadır. Bu düşüncelerle kalite odaklı vizyoner yol göstericiliğiyle bizleri teşvik ederek güçlü bir akademi inşasında yanımızda olan YÖK Başkanımız Prof. Dr. Yekta Saraç’a ve YÖK üyelerimize şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca kalite kültürünün yükseköğretim kurumlarımızda yaygınlaşması için özveriyle çalışan ve şahsımın da kuruluş aşamasında yer aldığı Yükseköğretim Kalite Kurulu Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Elmas ve kurul üyelerine de teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aksaray Ruhsatsız tabanca ile yakalandı, “Taşımıyorum bozuk” diyerek tüfek ruhsatı gösterdi Aksaray’da ruhsatsız tabanca ile yakalanmasına rağmen önce “Taşımıyorum” deyip inkar eden, sonra da “Bozuk” diyen sürücü bir de “Ruhsatım var” diyerek tabanca yerine tüfek ruhsatı gösterdi. Olay Gülağaç Yolu Kireçlik Mevkiinde yaşandı. Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde gece yarısı bekçilerin de katıldığı asayiş ve trafik uygulaması yapan İl Emniyet Müdürlüğü asayiş ile trafik şubesi ekipleri şüphe üzerine Gülağaç ilçesinden Aksaray merkez istikametine seyreden Ali B. (38) idaresindeki 51 ACV 230 plakalı otomobile "dur" ihtarında bulundu. Sürücüsü ehliyet ve ruhsat kontrolünden geçirildikten sonra araçta arama yapan bekçiler araç içerisine gizlenmiş bir adet tabanca buldu. Kullandığı araçta tabancayla birlikte yakalanmasına rağmen “Taşımıyorum” diyen sürücü Ali B. daha sonra tabancanın bozuk olduğunu belirterek işlem yapılmasından kaçmak istedi. 2 ayrı bahanesiyle başarılı olamayan sürücü bu kez de “Ruhsatım var” diyerek yakalattığı tabanca yerine tüfek ruhsatı gösterdi. 3 ayrı bahanesiyle işlemden kaçamayan sürücü son olarak tabancayı kabullenerek “Benim, tamir için taşıyorum” dedi. Tabancaya bekçiler tarafından dolu boş kontrolü yapıldıktan sonra el konulurken ruhsatsız tabanca taşımaktan gözaltına alınan sürücü adli işlemler için polis merkezine götürüldü.
Bartın Bartın’daki feci yangının tanıkları yaşanan dehşeti anlattı Bartın’da 1 kişinin öldüğü, 2 kişinin yaralandığı yangında şok detaylar ortaya çıkarken, olayın tanıkları ise yaşanan dehşeti anlattı. Bartın’ın Kayadibikavlak Köyü Örencik Mahallesi’nde bulunan tek katlı bir evde saat 20.30 sıralarında kesin sebebi henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Bitişiğindeki eve de sıçrayan yangında Tevfik Çetinbağ hayatını kaybederken, eşi Seher Çetinbağ, ile kardeşi Selim Çetinbağ ağır şekilde yaralandı. Olay yerine itfaiye, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 2 saat süren çalışmalarının ardından yangın söndürülürken, iki ev de kullanılamaz hale geldi. Yaralılar ambulansla hastaneye kaldırılırken, durumlarının ağır olduğu belirtildi. Boş tüpü itfaiye evden uzaklaştırdı Yangın esnasında Bartın Merkez İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, bölgede geniş güvenlik tedbirleri alındı. Yangının tamamen söndürülmesinin ardından nöbetçi savcı ve olay yeri inceleme ekipleri, evin içerisinde, çevresinde detaylı inceleme yaptı. Evin kapısının önündeki boş tüp ise, ekiplerin incelemesinin ardından bir itfaiye eri tarafından kapının önünden alınarak, yola çıkartıldı Faciada şok detaylar Facianın ardından olayla ilgili sır perdesi de aralanmaya başladı. Yanarak ölen Tevfik Çetinbağ’ın yatalak hasta olduğu ve yangından kaçamadığı öğrenildi. Patlama esnasında kocasıyla birlikte evde bulunan Seher Çetinbağ’ın patlamanın hemen ardından yardım istemek için dışarı çıktığı ve kocasının kardeşi olan Selim Çetinbağ ile birlikte yatalak eşini kurtarmak için alevlerin arasına girdiği belirtildi. Alevlerin arasında kalan Seher Çetinbağ ve kaynı Selim Çetinbağ, Tevfik Çetinbağ’ı kurtarmayı başaramazken, kendileri de ağır bir şekilde yaralandı. "Gaz sızıntısı" iddiası Yapılan ilk incelemelerde, Seher Çetinbağ’ın olaydan birkaç saat önce tüp değişimi yaptığı belirlendi. Dolu tüpü kendisini ocağa monte ettiği ileri sürülen Seher Çetinbağ’ın, yemek yapmak için tüpü açtıktan bir süre sonra tüpten sızan gazın alev aldığı ve patlamanın meydana geldiği tahmin ediliyor. Yangının kesin sebebinin ise itfaiye ve olay yeri inceleme ekiplerinin hazırladığı raporların tamamlanmasının ardından ortaya çıkacağı kaydedildi. Patlama sesine irkildiler Alevlerin kül ettiği evlerin yaklaşık 5 metre uzağındaki evde oturan Belma Çetinbağ ve yengesi Fatma Çetinbağ, o anlarda yaşanan dehşeti anlattı. Yangında amcasını kaybeden ve babası yaralanan Belma Çetinbağ, yemek yerken patlama sesi ile irkildiklerini kaydetti. Patlama sesinin ardından dışarı çıktıklarında ise amcasının kaldığı evin alevlerin arasında kaldığını gördüğünü kaydeden Belma Çetinbağ, “Akşam yemeği yiyorduk. Ben yan evdeki üst kattaydım. Bir yerde bir patlama gibi bir ses oldu. Ben yengeme, soba gibi bir şey patladı dedim. Yengem dışarı çıktı. Ev yanıyor diye bağırmaya başladı. Dışarı çıktım ben de, baktım ahşap ev birden alev almış” dedi. Kurtarmak isterken alevlerin arasında kaldılar Babası ve yengesinin yatalak amcasını kurtarmak için alevlerin sardığı eve girince yaralandığını söyleyen Belma Çetinbağ, “Babamla yengem de, sakat amcamı kurtarmak için eve girmişler ama kurtaramamışlar. Zaten ev bir anda alev aldı. Evde 2 kişi vardı, amcamla yengem vardı. Tüp patlayınca yengem, dışarı çıkıp bizimkileri mi çağırdı, ne olduğunu tam olarak bilmiyorum. Babamla, yengem tekrar amcamı kurtarmak için girmişler içeri. Sonuç olarak ikisi de yandı. Onlar da şu an hastanede. Amcam tamamen yandı. Yengem de yanmış olarak içeriden çıktı. Ambulans hastaneye götürdü. Amcam sakattı, sol tarafı hiç tutmuyordu, yatalaktı, yatağa bağlıydı” diye konuştu. “Yengem büyük ihtimal tüpü tam takamadı” Patlamanın ve yangının tüp değişiminden sonra olduğunu kaydeden Belma Çetinbağ, “Yengemin bu akşam tüpü değiştirdiği söylenmişti. Büyük ihtimal tüpü tak takamadı, çakmağı çakınca öyle patlama oldu. Zaten yengem tüpü yeni değiştirmiş. Büyük ihtimal tüpten oldu. Tüpü tam takamadı herhalde” diye konuştu. ‘Emmi yanıyor’ diye bağırma sesi duydum” Emmi yanıyor diye bağırma sesi üzerine alevlerin arasında kalan amcası Tevfik Çetinbağ’ı kurtarmaya çalıştığını anlatan Fatma Çetinbağ ise, “Akşam yemeğini yiyorduk, o anda aniden bir dinamit patlaması gibi bir patlama oldu. Ben merdivenden aşağıya inerken baktım emminin evi alev almış. ‘Emmi yanıyor’ diye bağırma duydum. Kurtarmaya çalıştım, camı falan açtım ama kurtaramadık. Bir şey yapamadık, çok üzgünüm. Yemek yaparken mi olmuş bilmiyoruz. Tüp mü patladı bilmiyoruz. Ama akşamüstü, boş tüpü kapının ağzına koydu. Galiba tüpten oldu” diye konuştu. Olay yerinde yapılan incelemelerin tamamlanmasından sonra ise Tevfik Çetinbağ’ın yanan bedeni, ceset torbasına konularak, evden çıkartıldı. Çetinbağ’ın cesedi, evin önüne getirilen tabutun içerisine yerleştirildi. Tabuta konulan Tevfik Çetinbağ’ın cesedi jandarma, itfaiye ekipleri ve vatandaşlar tarafından cenaze aracına taşındı.