ASAYİŞ - 27 Mayıs 2026 Çarşamba 13:37

Bursa’da aile faciası: Öldürdüğü dayısı ve yaraladığı annesiyle 3 gün aynı evde kaldı

A
A
A
Bursa’da aile faciası: Öldürdüğü dayısı ve yaraladığı annesiyle 3 gün aynı evde kaldı

Bursa’da tartıştığı dayısını öldüren, annesini yaralayan genç, 3 gün boyunca aynı evde kalmaya devam etti. Daha sonra taksi durağına giden şahsın, dayısının hareketsiz yattığını söylemesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.


Olay, 23 Mayıs 2026 tarihinde Bursa’nın Osmangazi İstiklal Mahallesi Uludağ Sokak’ta bulunan bir evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Cüneyt Taşkıran (60), kısa süre önce kardeşi Ç.A. (63) ve yeğeni E.A. (35) ile aynı evde yaşamaya başladı. Olay günü evde alkol alan Taşkıran ve yeğeni E.A., tartışmaya başladı. Annesine yönelik şiddet iddiasına tepki gösteren Taşkıran ile yeğeni E.A. arasındaki tartışma, kısa sürede şiddetli kavgaya dönüştü. Yaşanan arbede sırasında Taşkıran, darp sonucu hayatını kaybetti.


Şüpheli E.A., öldürdüğü dayısı ve darbettiği annesiyle, aynı evde kalmaya devam etti. E.A.’nın, dışarı çıksa da çevresindekilere farklı bilgiler verdiği 3 gün sonra ortaya çıktı. Mahallesindeki taksi durağına 25 Mayıs’ta giden E.A., dayısının evde hareketsiz yattığını söylemesi üzerine, olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.


İhbar sonrası adrese gelen polis ve sağlık ekipleri, evde Taşkıran’ın cansız bedeniyle karşılaştı. Taşkıran’ın cansız bedeni ilk incelemenin ardından Bursa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Yaralı durumda olan anne Ç.A. ise ambulansla hastaneye sevk edilerek tedavi altına alındı.


Olayın ardından şüpheli E.A. polis ekiplerince gözaltına alındı. Şüphelinin emniyette verdiği ilk ifadede suçlamaları kabul etmediği ve olay sırasında evde bulunmadığını öne sürdüğü öğrenildi.


Ayrıca, E.A.’nın geçmişte de annesi Ç.A.’ya yönelik şiddet iddiaları nedeniyle emniyette suç kaydı olduğu ortaya çıktı.


Olayla ilgili tahkikat sürüyor.



Bursa’da aile faciası: Öldürdüğü dayısı ve yaraladığı annesiyle 3 gün aynı evde kaldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Binlerce yıllık rüzgar ve su erozyonuyla ortaya çıkan doğal güzellik Adıyaman’da 200 hektarlık alanda binlerce yılda rüzgar ve suyun şekillendirmesiyle oluşan kayaçlar dikkat çekiyor. Kuyulu köyü yakınlarında yer alan alan, killi kireç taşı yapısıyla diğer bölgelerden ayrılıyor. Marnlı kireç taşının açık krem/beyaz tonlarındaki rengi ile rüzgarın şekillendirdiği kıvrımlar, estetik bir manzara sunuyor. Doğa olaylarıyla dalgalı kendine has mikro-kanyonlar ve sırtların oluştuğu arazide coğrafi açıdan nadir görülen kırgıbayır oluşumları meydana geldi. Killi-kireçli (marnlı) ana kayaçların binlerce yılda su ve rüzgar erozyonuyla ayrışmasıyla meydana gelen bu doğal güzellik doğa tutkunlarını cezbederken, jeolojik yapısıyla bilim insanlarının da ilgisini çekiyor. 1998 yılında GAP Bölge Kalkınma İdaresinin destekleri ile bir vakıf tarafından erozyonun önüne geçmek için proje hazırlanarak, 2000 yılında uygulandı. Adıyaman-Şanlıurfa yolunu kullanan sürücülerin de dikkatini çeken bu jeolojik mirasın eko-turizme kazandırılması bekleniyor. Bölgeyle ilgili bilgi veren Adıyaman Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Ahmet Çelik, "Burada görmüş olduğunuz tabi yapı ortalama 10 bin yıl ile 50 bin yıl geçmişe dayanan, özellikle toprak ve su erozyonunun etkisiyle ve sonraki aşamada fiziksel, kimyasal, biyolojik ayrışmayla birlikte bugünkü pozisyona gelmiş. Yıllardan beri su ve rüzgar erozyonuna maruz kalmış bir alanı görmektesiniz. Dolayısıyla 1998 yılında GAP İdaresi desteğinde yürütülen bir proje ile burada erozyon kontrol projesi uygulandı. Ortalama yaklaşık 200 hektarlık bir alanı kapsamakta ve 20 yılın sonunda özellikle yapmış olduğumuz araştırmalarda organik madde miktarının arttığını gördük, tespit ettik. Ve koruma önlemleriyle toprak kalitesinin arttırılmış olduğunu burada saptamış olduk" diye konuştu.
Diyarbakır Diyarbakır’da Kurban Bayramı’nın ilk gününde mezarlıklar doldu taştı Diyarbakır’da Kurban Bayramı’nın ilk gününde vatandaşlar mezarlıklara akın etti. Yoğunluk nedeniyle mezarlık çevrelerinde trafik durma noktasına geldi. Diyarbakır’da Kurban Bayramı’nın ilk gününde mezarlıklar ziyaretçi akınına uğradı. Sabah saatlerinden itibaren yakınlarının kabirlerini ziyaret eden vatandaşlar, dualar okuyup mezarlara çiçek bıraktı. İl genelindeki mezarlıklarda yaşanan yoğunluk nedeniyle özellikle mezarlık girişleri ve çevre yollarında uzun araç kuyrukları oluştu. Trafik zaman zaman durma noktasına geldi. 4 yıl önce eşini kanserden kaybeden Mehmet Şahin, 2002 yılında eşinin kanser hastalığına yakalandığını ve 20 yıl kanserle mücadele ettiğini ancak 2022 yılında hastalığa yenik düştüğünü söyledi. Şahin, "Tüm tedavilerini Ankara’da yaptırdık. Maalesef 20 yıl dayanabildi ve Allah’ın rahmetine kavuştu. Elimizden gelenin fazlasını yaptık ama kurtaramadık. Bazı doktorlar 1 yıl ömür biçti ama biz direndik, tüm imkanlarımızı seferber ettik, 20 yıl mücadele ettik. Her bayramda, ayrıca 10-15 günde bir geliyorum kabrine. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Yol arkadaşımdı, eşimdi, çocuklarımın annesiydi" dedi. Mezarlığa gelen Veysi Ortaç ise herkesi insanlığa davet ettiğini, kimsenin kimseden üstün olmadığını söyledi. Ortaç, "Görüyorsunuz hepimizin geleceği yer burasıdır. Herkes plan program içerisinde ‘Ben eve gideceğim, bunu yapacağım’. Herkesin yeri burasıdır. Allah herkesi iyilikle buluştursun. Herkesin kalbi nurla dolsun inşallah. Ne eski günler kalmış ne insanlık kalmış. Hiçbir şey kalmamış. Ne kardeşlik var, ne ağabeylik var, ne aile var. Kimse kimsenin kıymetini bilmiyor. Herkesin ölmüşlerine Allah rahmet etsin. Babam burada, annem burada, eniştem burada. Onları ziyarete geldim" diye konuştu. Araç trafiğinden de şikayetçi olan Ortaç, tek olan kişinin bile mezarlığa arabasıyla geldiğini, araç trafiğinin çok yoğun olduğunu aktardı. Ortaç, "Yürüyerek gelseler daha iyi olur. Uzak olanları anlıyorum ama yakındakiler de araçlarıyla geliyor. Bir de bir araçla bir kişi geliyor. Toplu gelseler yine böyle sıkıntı olmaz" şeklinde konuştu.