EKONOMİ - 01 Ekim 2025 Çarşamba 14:25

Marmarabirlik vites büyüttü kozmetik ve çikolata sektörüne de giriyor

A
A
A
Marmarabirlik vites büyüttü kozmetik ve çikolata sektörüne de giriyor

Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, birlik olarak kozmetik sektörüne de girdiklerini belirterek ayrıca zeytinyağlı çikolata üzerinde çalıştıklarını söyledi. Rekolte beyanlarının 17 ekime kadar devam edeceğini belirten Yıldız, üyelerden şuana kadar 41 bin ton rekolte beyanı geldiğini, rekolte beyanlarının ne kadar gerçek olursa alımların o kadar daha kolay olacağını söyledi. Yıl sonu itibarıyla ihracatta 35 milyon dolarla Marmarabirlik olarak tarihi bir rekora imza attıklarını kaydeden Yıldız, hedeflerinin bu rakamı 50 milyon dolara çıkarmak olduğunu belirtti.



Yeni yönetim ile yeni dönemde vites büyüten Marmarabirlik "Ulusaldan Küresele" mottosuyla çıktığı yolda sezon öncesi basın mensupları ile bir araya geldi. "Marmarabirlik İle Yeni Döneme Güvenli Adım" başlıklı basın toplantısı öncesinde basın mensupları tesis bahçesinde yapılan kahvaltı sonrası fabrika gezisi yaptı.


Zeytinin işlenmesi ve paketlenmesini tesiste gören gazetecilere burada bilgilendirme yapıldı. Ardından geçilen basın toplantısında konuşan Yıldız, 2025 yılı hasat öncesinde kapılarını basın mensuplarına açtıklarını söyledi.


Yıldız, 30 üye ve 8 kooperatifli bir birlik olarak bu yıl 71’inci yılı kutladıklarını dile getirerek, "Şahsi bir kurum, marka değiliz. Üretici birliğiyiz. Bu emanete görev süresince sahip çıkacağız." dedi.



"Marmarabirlik güçlü olursa ortakları güçlü olur"


Ortakların ve kooperatiflerin oluşturduğu birliğin ürününün kıymet görmesinin kendilerine şevk ve azim sağladığını aktaran Yıldız, şöyle konuştu:


"Zeytin sektörünün öncü ve sürükleyici kuruluşuyuz. Sezon yaklaşıyor. Şu an ekim ayı başındayız ortalarına doğru zeytinin kararma durumuyla ilgili olgunlaşma sağlandığı anda açılışa hazırız. Marmarabirlik güçlü olursa ortakları güçlü olur. Mali gücü olursa kendisini daha rahat ifade edebilirse ortakları açısından da herşey daha iyiye gider. Bundan sonra Marmarabirlik herşeyi doğru söyleyerek ifade edecek. Şişirme bütçe ve haberlerle gündeme gelmeyecek."


Mali olarak zor dönemden geçtiklerini ve bunun ağır tahribatı olduğunu vurgulayan Yıldız, "Fiyat verirken şov yapmayacağız. Bireysel şovlar kuruma zarar veriyorsa dur diyeceğiz. Şov yapmadan sonucu nasıl olursa olsun kurumu ayakta tutmak adına ilerleyeceğiz. Şov nedir? Reel olmayan rakamlardır. Geçmişte yapılan hatalardır." ifadesini kullandı.



"Şu ana kadar 41 bin ton rekolte beyanı geldi


Yıldız, rekolte beyanlarının başladığını ve 17 Ekim’e kadar süreceğini belirterek, şunları söyledi: "17 ekime kadar devam ediyor. Şu ana kadar 41 bin ton rekolte beyanı geldi. Gerçek rekolte beyanı olmasını ortaklarımızdan rica ediyoruz. Bu rakamlar doğru gelirse daha doğru alım olur. Bursa ve Balıkesir’i de içine alan Marmarabirlik üretim bölgesinde 130 bin ton sofralık zeytin rekoltesi bekleniyor. Yağlık da eklendiğinde 170 bin ton zeytin bekliyoruz. Asla fiyat geri gelmeyecek bunu ortaklarımızın bilmesini istiyoruz." İhracatlarının dönem sonu itibarıyla 35 milyon dolarla rekor kırdığına dikkat çeken Yıldız, "Tarihi bir rekora imza attık. 50 milyon dolarlık ihracat hedefimiz var. Tonaj olarak da 2 katına çıkarma hedefimiz var." diye konuştu.



30 bin tonluk tesis sözü


Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, ileriye dönük hedefleri arasında 70 bin ton zeytin alımı olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:


"Büyümeyi nasıl sağlayacağız? 30 bin tonluk son sistem yeni depo te tesis yapma sözünü veriyoruz. Bütün kooperatiflerin kullanabileceği tesis sözü veriyoruz. İç pazarda kapısını çalmadığımız yer kalmadı. AFAD, Jandarma ve Türk Kızılay’ı ile görüşüyoruz yeni sözleşmeler gerçekleştireceğiz. Yeşil, siyah, ezme zeytin ve zeytinyağ tesislerini Marmarabirlik’e kazandırarak üreticimizden daha fazla zeytin alabileceğiz. Yeni ürünlerle sofralara ulaşmak istiyoruz. Küreselde sektörün büyük oyuncularından olmak istiyoruz."



Zeytinyağlı çikolata


Kozmetik gibi inovatif ürünlere girdiklerini, sabunlar, duş jeli gibi ürünler üzerine çalıştıklarını anlatan Yıldız, "Bunlar için yeni fabrika kurmaya gerek yok. Sağlıklı ürünlerimizi daha sağlıklı yaparak raflara koymak istiyoruz. 2 ay önce çalışmalara başladık. Türkiye’de ilk ürün olacak. Gençlerimiz ve çocuklarımızın rahatlıkla tüketebileceği, palm yağı içermeyen, bu zararlı yağ yerine zeytinyağı kullanılan ekmeğe sürmelik çikolata yaptık. Yakında sofralarda olacak" dedi.


Sırf ortaklara iyi görünmek için yanlış fiyat açıklamayacaklarına vurgu yapan Yıldız, verdikleri fiyatın piyasa fiyatının altında kalması durumunda fiyat farkını vereceklerini söyledi. Piyasada panik havası yaymaya gerek olmadığını aktaran Yıldız, "Ortaklarımızdan ürünlerimizi alıyoruz." ifadesini kullandı.



Bir yılda 1 milyar TL kazanım


Marmarabirlik Genel Müdürü Mehmet Ertaş da finans yükünü azaltmak adına acil eylem planı geliştirdiklerini belirterek, "Bu yıla yönelik yaklaşık olarak 500 milyon liralık kazanım öngördük. Finansman yükünü azaltıp 2 yıl içine ortadan kaldırmayı hedefliyoruz. Takvim yılı sonuna kadar 1 milyar lira gibi gelir bekliyoruz. Kampanya dönemi yaklaştı. Bunu yaparken ortaklarımızı mağdur etmemek istiyoruz. Sorunsuzca ürünleri alacağız" diye konuştu.


Konuşmaların ardından Yıldız ve Ertaş, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.



Marmarabirlik vites büyüttü kozmetik ve çikolata sektörüne de giriyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Üniversiteli gençler Kurtuluş Savaşı’nın izlerini yerinde gördü Kastamonu’da üniversite öğrencileri, Kurtuluş Savaşı yıllarında İnebolu’dan Anadolu’ya silah ve cephane sevkiyatının yapıldığı tarihi İstiklal Yolu Milli Parkı’nda yürüyüş gerçekleştirdi. Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında, Kastamonu Üniversitesi Türkiye’m Coğrafya Topluluğu tarafından hazırlanan "İnebolu İstiklal Yolu: Tarihi Belleğin Mekansal Farkındalıkla Geleceğe Taşınması" projesi destek almaya hak kazandı. Kurtuluş Savaşı yıllarında İnebolu Limanı’na ulaştırılan silah ve cephanenin Anadolu’ya sevk edildiği tarihi İstiklal Yolu Milli Parkı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında üniversite öğrencilerine tanıtıldı. Üniversite öğrencilerinin yer aldığı programda ilk durak İnebolu ilçesi oldu. İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Evren Atış ile Araştırma Görevlisi Büşra Kırcı eşliğinde öğrenciler, ilçenin tarihi, kültürel ve turistik noktalarını gezdi. Ömer Seyfettin’in doğduğu cadde ile Oğuz Atay’ın doğduğu evi de ziyaret eden öğrenciler, Türk edebiyatının önemli isimleri hakkında bilgi aldı. Program kapsamında İnebolu Türk Ocağı binasına da giden öğrenciler, Mustafa Kemal Atatürk tarafından Şapka İnkılabı’nın gerçekleştirildiği tarihi binada Atatürk’ün nutkunu dinledi, ardından İstiklal Yolu Müzesi’ni gezdi. Buradaki ziyaretin ardından Küre ilçesine geçen öğrenciler, İstiklal Yolu Milli Parkı güzergahında bulunan ve erkeklerinin savaşlarda şehit düşmesi nedeniyle isimleri "Ersizler" ve "Ersizlerdere" olarak kalan iki köyde yürüyüş yaptı. Öğrenciler, İnebolu Limanı’na gelen silah ve cephanenin 3 yıl boyunca Anadolu’ya sevk edildiği tarihi İstiklal Yolu Milli Parkı’nın Çuha Doruğu mevkisinden yürüyüşe başlayarak Ersizlerdere köyüne kadar ilerledi. Yaklaşık 9 kilometre yürüyen öğrencilere, şehitlik önünde Kurtuluş Savaşı’nın önemi, köylerin isimlerini nereden aldığı ve şehitlerin hikayeleri anlatıldı. Öğrenciler, köy camisindeki şehitlikte yer alan künyeleri inceleyerek şehitlerin hatıralarına ilişkin hikayeleri dinledi. Ersizlerdere Tabiat Parkı’nı da gezen gençlere, Milli Mücadele ruhunun aktarılması ve tarihi farkındalık oluşturulması hedeflendi. Gezi boyunca öğrencilere, İstiklal Yolu’nun coğrafi özellikleri ile Kurtuluş Savaşı dönemindeki stratejik ve lojistik önemi hakkında bilgi verildi. Etkinlik sonunda öğrencilere ikramlarda bulunuldu. İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Evren Atış, tarihi İstiklal Yolu’nun Kurtuluş Savaşı sürecinde İnebolu’nun ve dolayısıyla Kastamonu’nun en az Samsun kadar kritik bir görev üstlendiğini belirterek, İstiklal Yolu’nun bağımsızlık mücadelesindeki öneminin iyi anlaşılması gerektiğini vurguladı. Doç. Dr. Atış, "Kastamonu Üniversitesi’nde ÜNİDES projesi kapsamında İnebolu ilçesi ile Ersizlerdere köyünün Kurtuluş Savaşındaki tarihimizde ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu öğrencilerimize anlatmak ve bu önemi kavratmak amacıyla bugün ziyarete geldik. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kastamonu Üniversitemizin daha önceden de olduğu gibi ÜNİDES projeleri kapsamında öğrencileri araziye getirdiğimiz bugünde 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ile bütünleşmesi, üniversite gençliğinde vatan bilinci, toprak bilinci, ülke bilincini güçlendiren önemli temalardan bir tanesi oldu. Bugün Küre’den İnebolu’ya uzanan İstiklal Yolu’nun tarihimizdeki önemi, yine Kastamonu’nun bölgemizdeki coğrafyanın zenginliği, İnebolu’nun Kurtuluş Mücadelesindeki tarihi önemini anlatmak için bu ziyareti düzenledik. Türkiye’m Coğrafya Kulübünün akademik danışmanlarının ve öğrencilerinin hazırlamış olduğu ÜNİDES projesi kapsamındaki bugünkü ziyaretimizde gençlerimizin tarih ve ülke bilincini kavratmaya çalıştık. Başarılı olduğumuzu ve bunun gelecek nesillere ülkü ve toprak bilincinin aktarılması açısından önemli bir proje olduğunu düşünüyoruz" dedi. "İstiklal Yolu’nun Samsun kadar Kurtuluş Savaşında önemli bir güzergah olduğunu öğrendik" İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü öğrencisi Rümeysa Sude Toraman ise "Etkinlik kapsamında İnebolu’ya gittik, ilçenin tarihi, turistik ve kültürel yerlerini gezdik. Müzeyi ziyaret ettik. Bunlar hakkında bilgiler edindik. Ardından Küre ilçesine geçtik. Küre’de tarihi yoldan yürüdük. Ersizlerdere şehitliğini ziyaret ettik. Hocalarımız bizlere İstiklal Yolu’nun öneminden bahsetti. İstiklal Yolu’ndan mühimmat taşındığını ilk kez öğrendim. Atatürk’ün ‘Gözüm Sakarya’da kulağım İnebolu’da’ sözüyle bu yolun ne kadar önemli olduğunu öğrendik. İstiklal Yolu’nun Samsun kadar Kurtuluş Savaşında önemli bir güzergah olduğunun farkına vardık. Bu gezinin düzenlenmesinden ve katılmakta dolayı çok mutlu oldum. Tarihimizi yerinde görmüş olduk, bizlerde buradan öğrendiklerimizi farklı kişilere anlatacağız. Benim için çok faydalı ve yararlı bir gezi oldu. Özellikle Ersizlerdere köyünün tüm erkeklerini savaşta kaybetmesi beni çok etkiledi. Bu topraklar kolay kazanılmadı, bizlere emanet edildi. Bizler de inşallah en güzel şekilde sahip çıkıp, ülkemizin geleceğinin inşa edilmesi için var gücümüzle çalışacağız" diye konuştu. Türkiye’m Coğrafya Öğrenci Topluluğu Akademik Danışmanı Araştırma Görevlisi Büşra Kırcı ise, öğrencilere İnebolu’nun tarihi bellekteki yeri ve milli mücadeledeki rolü hakkında bilgiler aktardı.
Balıkesir Dünyaca ünlü piyanist Gülsin Onay, Balıkesir’de sahne aldı Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, dünyaca ünlü piyanist Gülsin Onay’ı, Avlu Kongre ve Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluşturdu. Zorlu eserlerden oluşan zengin bir seçkiyi, olağanüstü teknik hâkimiyeti ve ustalığıyla icra ederek Balıkesirlilere unutulmaz bir akşam yaşatan Gülsin Onay, eşsiz performansının sonunda seyirciler tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı Balıkesir’i, kültür ve sanatla anılan bir kent haline getirmek ve sanatla iç içe nesiller yetiştirmek amacıyla çalışmalarına yön veren Büyükşehir Belediyesi, dünyaca ünlü Türk sanatçıları, Balıkesirlilerle buluşturuyor. İlk resitalini 6 yaşında gerçekleştiren, 16 yaşında Paris Konservatuvarı’ndan üstün başarı göstergesi "Premier Prix du Piano" derecesiyle mezun olan ve ünü Venezuela’dan Japonya’ya kadar 80 ülkeye uzanan devlet sanatçısı unvanına sahip dünyaca ünlü piyanist Gülsin Onay, Avlu Kongre ve Kültür Merkezi’ni hıncahınç dolduran dinleyicilerine unutulmaz bir akşam yaşattı. Eşsiz performansı dakikalarca ayakta alkışlandı Bach, Mozart, Beethoven ve Ahmet Adnan Saygun’un eserlerinden oluşan zengin bir seçkiyi, olağanüstü teknik hâkimiyeti ve ustalığıyla icra eden Gülsin Onay ayrıca Türk halk müziğinin karakteristik yapısını ulusal ve çağdaş bir dille ölümsüzleştiren 10 eserden oluşan Aksak Tartılar Üzerine etütlerinden 4 ve 7 numaraları eserleri de tuşesinin gücü ve derin bir entelektüel kavrayışla yorumlayarak dinleyicilere büyüleyici bir müzik ziyafeti sundu. Chopin’in piyano repertuvarının en anıtsal ve teknik açıdan en zorlu eserlerinden biri olan 3. Sonatı ile resitalin kapanışını gerçekleştiren Gülsin Onay’ın eşsiz performansı seyirci tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı. Balıkesir’e hayran kaldı Balıkesir’e ilk defa geldiğini belirten dünyaca ünlü piyanist Gülsin Onay, hem şehre hem de insanlarına hayran kaldığını ifade ederek "Burada çok güzel iki gün geçirdim. Çok yetenekli gençlerle çalışmalar yaptık onları da çok beğendim, hepsine başarılar diliyorum" şeklinde konuştu. Balıkesir’in kültür sanat hayatına büyük hizmet Gülsin Onay’ı dinlemeye gelenler arasında Türkiye’de klasik müziğin öncülerinden ve Cumhuriyet tarihinin ilk bestecilerinden piyanist ve orkestra şefi Cemal Reşit Rey’in öğrencilerinden 94 yaşındaki Taner Beşorak, sahneye çıkarak Gülsin Onay’a başarılı performansından dolayı övgüler yağdırdı. Gülsin Onay’ın Balıkesir’de sahne almasının kentin kültür sanat hayatına çok büyük bir hizmet olduğunun altını çizen Taner Beşorak, sanatçıyı Balıkesir halkıyla buluşturan Balıkesir Büyükşehir Belediyesine teşekkür etti. Gülsin Onay’ın oldukça zor ve karmaşık eserlerden meydana gelen repertuvarını kusursuz bir şekilde icra ettiğini belirten Beşorak, Gülsin Onay’ı tebrik ederek teşekkürlerini iletti. "Onur duyduk" Dünyaca ünlü piyanist Gülsin Onay’ı, Balıkesir’de ağırlamaktan dolayı duydukları onur ve mutluluğu ifade eden Balıkesir Kent Konseyi Başkanı Sevinç Baykan Özden, programın gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti. Gülsin Onay’ın, Balıkesirlilerle buluşturan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’a da teşekkür eden Özden, sanatseverleri, usta sanatçılarla bir araya getirmeye edeceklerini söyledi. Hayranlarıyla fotoğraf çektirdi Programın sonunda Gülsin Onay, Serhan Yedig tarafından kaleme alınan "Yaşam Sevinci Tuşlarla Buluşunca" isimli kendi sanat hayatını ve müziğe olan tutkusunu anlatan kitabı ile albüm ve CD’lerini imzalayarak hayranlarıyla fotoğraf çektirdi.
Bartın Milletvekili Serkan Bayram, gençlere engelleri aşan hayat hikâyesini anlattı Bartın Üniversitesinde (BARÜ) "Engelleri Aşan Bir Yaşam Söyleşisi"nde Milletvekili Serkan Bayram; gençlere azim, mücadele ve toplumsal farkındalık konularında önemli tavsiyeler verdi. Bartın Üniversitesi (BARÜ) Özel Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Engelli Öğrenci Birimi Koordinatörlüğü iş birliğinde "Engelleri Aşan Bir Yaşam: Avukat Serkan Bayram Söyleşisi ve İmza Günü" programı düzenlendi. AK Parti İstanbul Milletvekili ve Birleşmiş Milletler (BM) Barış Elçisi Serkan Bayram’ın konuk olduğu etkinlik, yoğun ilgi gördü. Açılış konuşmalarında erişilebilirlik ve kapsayıcı eğitim vurgusu yapıldı Programın açılışında konuşan BARÜ Özel Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü, Engelli Öğrenci Birimi Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Tahir Mete Artar, özel ihtiyaç sahibi bireylerin toplumsal hayatta karşılaştığı zorluklara dikkat çekerek kapsayıcı toplum vizyonuyla çalışmalar yürütülmesinin önemine değindi. BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya ise, "Erişilebilir ve kapsayıcı eğitimi, yükseköğretim vizyonumuzun temel unsurları arasında görüyoruz. Üniversitemizde YÖK Engelsiz Üniversite Ödülleri kapsamında 21 erişilebilirlik bayrağına ve 7 Engelsiz Üniversite Program Nişanı’na sahibiz. 2026 başvurularında ise 12 erişilebilirlik ve 5 program nişanı için başvuruda bulunduk. Bununla birlikte Engelsiz Yaşam Merkezimizde erken çocukluktan yetişkinliğe 151 özel ihtiyaç sahibi birey ve ailesi, 381 oturumda özel eğitim hizmetlerine erişim sağlıyor. Engellilik meselesini farkındalık meselesi olarak görüyoruz. Bu noktada bizler için ilham olacak kişi de bugün aramızda bulunan Milletvekilimiz Sayın Serkan Bayram olacak. Bu vesileyle herkes için istifadesi bol olan bir söyleşi programı diliyorum" dedi. Milletvekili Serkan Bayram, ilham veren hayat yolculuğunu anlattı Hayat hikâyesini katılımcılarla paylaşan Milletvekili Serkan Bayram, "Benim filmimi izlemediyseniz izleyin. Buğday Tanesi aslında bir hayat hikâyesi, bir sosyal sorumluluk projesidir. Bu çalışmayla 50’den fazla uluslararası ödül aldık. Ben 1974 yılında Erzincan’da doğdum, bir yaşındayken tarlada bir kaza geçirdim. 40 gün yoğun bakımda kaldım, 41’inci gün hayata döndüm. 18 yaşına kadar mahalle ve toplum baskısından dolayı ellerim cebimde dolaşan bir gençtim. İnsanların sorularından kaçmak için yurt dışına gittim ama bugün hayat bana farklı ülkelerde hayat hikâyemi anlatmayı bahşetti" diye konuştu. Bayram: "Yere düştüğünde değil, vazgeçtiğinde kaybedersin" Eğitim ve siyaset hayatında edindiği tecrübeleri anlatarak gençlere önemli tavsiyelerde bulunan Milletvekili Bayram, "2015 yılında 41 yaşımda Erzincan milletvekili oldum. Düştüğün yerden kalkıp insanlığa hizmet edeceksin. Buradan insanlara hizmet etmem gerektiği mesajını aldım. Dünyanın birçok yerinde üniversitelerde konuştum. Gençler, kader gayrete âşıktır. Mücadele edeceğiz, çok çalışacağız. Başarmak için hayallerimiz ve hedeflerimiz için çalışacağız. Mottomuz ’yere düştüğünde değil, vazgeçtiğinde kaybedersin.’ olacak. Hayat uzun bir yol, inişler ve çıkışlar var. Bazı şeyler hayal ettiğimiz gibi olmayabilir. Gençler, idealleriniz olacak ve onların peşinde koşacaksınız. Kendinizi iyi yetiştireceksiniz. Ülkemizi uluslararası arenada sizler temsil edeceksiniz" ifadelerini kullandı. Söyleşinin ardından başta Rektör Akkaya olmak üzere katılımcılar, Milletvekili Bayram’a Buğday Tanesi kitabını imzalattı.