ÇEVRE - 31 Mayıs 2020 Pazar 18:45

AK Parti’den CHP’li belediyeye kaçak yapı ve yeşil alan talanı suçlaması

A
A
A
AK Parti’den CHP’li belediyeye kaçak yapı ve yeşil alan talanı suçlaması

AK Parti Çanakkale Merkez İlçe Başkanı Yıldıray Ölçek, Çanakkale’nin CHP’li Kepez Belediyesi tarafından sahil kısmına inşa edilen Halk Kafe’nin kıyı kenar çizgisini ihlal ettiği ve kaçak olarak işletmenin devam ettiği iddia etti.

AK Parti Çanakkale Merkez İlçe Başkanı Yıldıray Ölçek, Çanakkale’nin CHP’li Kepez Belediyesi tarafından sahil kısmına inşa edilen Halk Kafe’nin kıyı kenar çizgisini ihlal ettiği ve kaçak olarak işletmenin devam ettiği iddia etti.


AK Parti Kepez Belde teşkilatı yaptığı araştırmada yapının kıyı kenar çizgisini ihlal ettiğini ve yeşil alan üzerine inşaa edilerek yeşilin talan edildiğini öne sürdü.


“Buraya usulsüz bir şekilde ruhsat verilmiştir”


AK Parti Kepez Belde Başkan Yardımcısı ve Jeofizik Mühendisi Erkan Kürşat Ertürk inşa edilen halk kafede yaşanan usulsüzlükler ile ilgili yaptığı değerlendirmede; “ Kepez Belediyesi tarafından yapılan ve halkın kullanımına sunulan halk kafe gerçekten Kepez halkının ihtiyaç duyduğu bir faaliyettir. Fakat bu hizmeti yaparken Kepez Belediyesi’nin yapmış olduğu halk kafe kıyı kenar ihlalinde bulunmakta ve parsel itibariyle de Kepez Belediyesi’nin sitesinde de görüldüğü üzere yeşil alan bölgesinde kalmaktadır. Yani Kepez Belediyesi yeşil alan olarak görülen bir alanda bir yapı inşa ederek beldenin yeşil alanlarını talan etmektedir. Halkımızın kullanımına açık olması için tahsis edilen, nefes almamız için, çocuklarımızın oyunlar oynaması için, yaşlılarımızın nefes alması için bırakılan yeşil alanları korumak zorundayız. Bunlar bizim geleceğimizdir. Yeşil alanları betonlaştırırsak geleceğimizi de kaybetmiş oluruz. Betonarme yapıların ya da sökülebilir, taşınabilir yapıların yapılacağı alanlar imar yönetmeliğinde belirtilmiştir. Yapılan yeşil alan talanının haricinde bina kıyı kenar kanununa da ihlal yapmaktadır. Kıyı kenar kanunu şunu demektedir. İlk 50 metreye hiçbir şey yapamazsınız. Yapılması zorunlu haller dışında. Örneğin çekek yeri. 2’nci 50 metre yani 100 metre içerisine taşınabilir, sökülebilir yapılar, günü birlik tesisler inşa edilebilir. Fakat burada yapının hemen hemen 220 metre karelik kısmı kıyı kenar çizgisinin ilk 50 metrelik kısmı içinde kalmaktadır. Çok az bir kısmı ikinci 50 metrede bulunmaktadır. Tespitlerimize göre de duvarları tuğladan yapılmış olarak taşınabilir ve sökülebilir yapı kategorisine girmediği için yapının tamamı kaçaktır. Eğer buraya ruhsat verilmiş ise de buraya usulsüz bir şekilde ruhsat verilmiştir. Bu yapının arkasında bulunan eski yapılar hariç yeni parsellere Kepez Belediyesi imar hakkı vermemektedir. Çünkü kıyı kenar çizgisine 100 metre mesafede bulunduğu için ancak ve ancak günü birlik tesis yapabilirsiniz. Konut yapamazsınız demektedir. Fakat kendisi aynı kanunu çiğnemektedir. Kendisine gelince olur vatandaşa gelince olmaz denmesi vatandaşa yapılan en büyük adaletsizliktir” dedi.


“ Kepez halkımızın yararına tüm yatırımların yanındayız”


AK Parti Kepez Belde Başkanı Cihat Gılafçı’da Belde Başkanlığı olarak Kepez halkının yararına yapılan her yatırımın yanında olduklarını ifade ederek ; “ Bizler Kepez halkımızın yararına olan tüm yatırımların yanındayız. Ancak bu yatırımlar hukuka ve mevzuata uygun olduğu taktirdedir. Kepez Belediyesi tarafından Halk Kafe adı altında hukuka aykırı yeşil alan talanının içinde bulunduğu hiçbir projeyi de destekleyemeyiz. Aksine düzgün yapılması için tüm yetkilileri uyararak muhalefet görevimizi en iyi şekilde yerine getirmeliyiz” diye konuştu.


“ Çakma çevrecilerin yeni adresi Halk Kafe”


AK Parti Merkez İlçe Başkanı Yıldıray Ölçek ise usulsüz olarak inşa edilen halk kafe ile ilgili yaptığı değerlendirmede Belde Belediye Başkanı Birol Arslan’ın yeşil alanı talan etmesine sert tepki gösterdi. Ölçek yaptığı değerlendirmede; "Kazdağları için yaygara koparan çevreciyim diye geçinen başta Merkez Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ve onu veliahtı olarak ilan eden Belde Belediye Başkanı Birol Arslan’ın ne kadar çakma çevreci oldukları bir kez daha gün yüzüne çıkmıştır. Halk Kafenin açılışında birçok siyasiler buraya gelerek konuşmalar yaptılar. Merkez Belediye Başkanı Ülgür Gökhan açılışta Kepez Belde Belediye Başkanı Birol Arslan’ı veliahttı olarak ilan etti. Çanakkale merkezde yıllardır belediye başkanlığı yapan Ülgür Gökhan bu binanın kıyı kenar çizgisini ihlal ettiğini ve yeşil alan üzerine inşaa edildiğini görür görmez anlamış olması gerekiyordu. Bunu anlamadıysa eğer vah Çanakkale halkımızın haline demekten başka bir söz bulamıyorum. Buradan da bizlerin yıllardır Çanakkale’de başıboş yönetildiğimiz gözler önüne serilmektedir. Merkez Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’ın veliahttı ruhsatsız kaçak bir yapıyı işletmektedir. Yeşil alanı talan etmektedir. Bunlar yaşanırken bizler de bir yandan üzülüyoruz. Neden üzülüyoruz. Çünkü buranın belediyeye bir maddi külfeti oldu. Yani vatandaşın parasıyla yapıldı. Eğer kıyı kenar ihlali varsa, yeşil alan üzerine inşa edildiyse yarın öbür gün yıkılırsa burada giden boşa paranın hesabını kim verecek. Belde Belediye Başkanı Birol Arslan hiç mi imar müdürlüğünüz yok, hiç mi ekibinizde mühendis, mimar yok. Sizi burada uyaran, bunun kanunsuz olacağını size ileten hiç mi ekibiniz yok. Eğer yoksa gelin yereldeki muhalefet olarak görev yapan partimize danışın bizler sizlere bu desteği veririz. Kepezin güzelleşmesi için gereken her şeyi biz yaparız. Elimizi taşın altına koyarız. Yeter ki Kepez’imizin vatandaşı bundan yararlansın. Kepez halkına doğru, hukuka ve kanuna uygun hizmet gitsin. Siz kendi partiliniz Kepez Aile Çay Bahçesini kıyı kenar ihlalinden dolayı yıktırıyorsunuz ama kendiniz aynı kanunu ihlal ediyorsunuz. Burada bir rant ve bazı kişilere iş için olanak sağlanması ortadadır. Şimdi buradan Belde Belediye Başkanı Birol Arslan’a soruyorum: Bu yapının ruhsatı var mı? Ruhsatı varsa bunların projelerini kimler yapmıştır? Ruhsata hangi belediye görevlileri imza atmıştır? Eğer ruhsatı yoksa kaçak bir pozisyondaysa Kepez Belediyesi burasını nasıl işletmektedir? Bu soruların cevabını Kepez Belediye Başkanı tarafından cevaplandırılmasını Kepez halkı ve bizler beklemekteyiz" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Aile ve Gençlik Fonu’na 6 binden fazla başvuru yapıldı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu’na bugün itibarıyla 6 bin 299 çiftin başvurduğunu belirterek, “Değerlendirmesi yapılan ve olumlu sonuçlanan çiftleri bu hafta evlilik öncesi eğitimlere aldık” dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Dinar ve Sandıklı ilçelerini ziyaret etti. Vatandaşlarla bir araya gelen, esnafı ziyaret eden Göktaş’a halk yoğun ilgi gösterdi. Sandıklı ilçesinde seralara da giden burada çalışan kadınlarla bir araya geldi. Ziyaretinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu başvurularına ilişkin, “Bugün itibarıyla 6 bin 299 çiftimiz fondan yararlanabilmek için başvuruda bulundu” yanıtını verdi. Başvuruların titizlikle değerlendirildiğini aktaran Göktaş, “Şu ana kadar en çok başvuruyu Hatay’dan aldık. Değerlendirmesi yapılan ve olumlu sonuçlanan çiftleri bu hafta evlilik öncesi eğitimlere aldık. Resmi nikahın ardından da krediler hesaplarına yatmaya başlayacak” diye konuştu. Projenin öncelikli olarak deprem bölgesinde pilot olarak uygulanmaya başladığını hatırlatan Göktaş, “Depremden etkilenen gençlerimize öncelik veriyoruz. Pilot bölge Adıyaman, Gaziantep’in İslahiye ve Nurdağı ilçeleri ile Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya olarak belirlenmişti. Fonu deprem bölgesinin ardından Türkiye geneline yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Ülkemizin gençleri her şeyin en iyisini hak ediyor” ifadelerini kullandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yönelik 8 bin personel alımıyla ilgili takvime yönelik soru üzerine Bakan Göktaş, şunları kaydetti: “Başvuru süreci tamamlandı. Bakanlık tarihimizdeki tek seferde en büyük personel alımını yapıyoruz. Nisan ayı içerisinde atamaları gerçekleştireceğiz. Değişen ihtiyaçlara göre hizmetlerimizin niteliği ve kalitesi her geçen gün artıyor. Yeni mesai arkadaşlarımızla milletimize en iyi hizmeti sunmak için çalışmaya devam edeceğiz.”
Samsun Samsun için büyük hedef: 5 milyon turist İYİ Parti Samsun Büyükşehir Belediye Başkan Adayı İmren Nilay Tüfekci, Samsun’u turizm şehri yapacak mega projelerini açıklayarak, “Hedefimiz 5 milyon turist” dedi. Tüfekci’nin Visit Samsun, Masal Park ve Savarona Adası projeleri turizm gelirlerine katkı sağlarken, Samsun’u Ege ve Akdeniz şehirleri ile yarıştıracak. Samsun’da yaptığı seçim kampanyası ve projeleri ile Türkiye’nin dikkatini çeken İmren Nilay Tüfekci, şehri cazibe merkezi yapacak bazı mega projelerini anlattı. “3 ana proje ile Samsun’u lokomotif şehir yapacağız” Samsun’un turizm vitrininin doğru oluşturulmadığına dikkat çeken Samsun Büyükşehir Belediye Başkan Adayı İmren Nilay Tüfekci, büyükşehir için hazırladığı 3 imza proje ile kent turizmini ayağa kaldırmayı planlıyor. Tüfekci’nin Visit Samsun, Masal Park ve Savarona Adası projeleri turizmde Samsun’u Ege ve Akdeniz şehirleri ile yarıştıracak. Samsun’un Karadeniz’in en büyük, Türkiye’nin ise 16. büyük şehri olduğunu belirten İmren Nilay Tüfekci, Samsun’un yeni nesil turizm projeleri sayesinde Karadeniz’in de yıldızının parlayacağını söyledi. Yılda 5 milyon turist, 500 milyon dolar gelir Nilay Tüfekci, “Samsun, ülkemize gelen yaklaşık 50 milyon yabancı turistin yalnızca çok küçük bir rakamı olan, 100 bin turisti çekmektedir. Samsun’a yerli yabancı yılda ortalama 600 bin turist gelmektedir. Ortalama geceleme sayısı 1,4 gündür. Yapacağımız turizm yatırımları ile yılda 5 milyon turist ve 4 gün geceleme sayısına ulaşmayı hedefliyoruz. Her bir turistin günlük 100 dolar harcadığı kabul edildiğinde; yılda 500 milyon dolar turizmden gelir elde edeceğiz” diye konuştu. Samsun’un geliri artacak Vatandaşların sorun yaşadığı her konuda projelerin hassasiyetle hazırlandığını belirten İmren Nilay Tüfekci, kalkınan bir Samsun için turizm ve ihracat gelirlerini artırmanın şart olduğunu söyledi. Geleceğin Samsun’unu bir cazibe merkezi olarak konumladığını belirten İmren Nilay Tüfekci, turizmde 3 ayrı proje ile şehrin rekabet gücünü önce ulusal, ardından uluslararası alanda artıracağını ifade etti. 5 milyon turist ve döviz girdisi Tüfekci’nin 5 milyon turisti hedeflediği Visit Samsun projesi, kentin kanyonlar, deltalar, sahilleri, şelaleleri gibi her ilçesinde yer alan turizme elverişli doğal güzelliklerinin cazibe alanı haline getirilerek teşvik edilmesini öngörüyor. Tüfekci, “Bu bölgelerin bazılarında sosyal tesis var ama içinde lavabo bile bulunmuyor. Bizim başkanlığımızda yatırımcıları doğal güzelliklerin bulunduğu alanlara teşvik edecek adımları atacağız ve restoranı, aktivite alanları, kafeleri ile turistlerin keyifli ve kaliteli zaman geçireceği ortamı oluşturacağız” dedi. Gastronomi, deniz turizmi, kaplıca, rafting, yayla, kış turizmi, kuş izlemi, yaz turizmi konularında işletmelerin geliştirilmesi ve gerekli yerlere tesis inşası için teşvik edici olacaklarını anlatan İmren Nilay Tüfekci, ayrıca Masal Park projesi ile de 300 bin ziyaretçinin çekilebileceğini ifade etti. Tüfekci "Masal Park ile sadece turizme değil, burada kullanılacak 55 milyon kesme çiçeğin üretimi sayesinde çiftçimize de çok büyük katkı sağlayacak. Masal Park Samsun’un toparlanması ve üzerinden ölü toprağını atması için çok büyük öneme sahip” diye konuştu. Masal Park Projesi Yaklaşık 130 bin metrekare alan üzerinde kurulacak Masal Park, Dubai’de gerçekleştirilen Miracle Park projesinden esinleniyor. Bu projenin 6 yıl gibi kısa bir zamanda kendi maliyetini çıkaracağı hesaplanıyor. 20 bin metrekarelik Savarona Adası Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Savarona Yatı’nın isminden ilham alınarak projelendirilen Savarona Adası da Tüfekci’nin imza projelerinden biri. Samsun’un ilk turistik adası Savarona yaklaşık 20 bin metrekarelik bir alanı doldurarak yapılacak. Üzerinde kule, kafe, restoran, hediyelik eşyaların satıldığı stantlar olacak. “Şehrimizin kaynaklarını çok doğru şekilde kullanırsak bunların hepsine yetecek maddiyat var. İstanbul’daki, Ankara’daki bağlantılarımızla da bunları destekleyeceğiz” diyen İmren Nilay Tüfekci, Samsun’un turizmden aldığı payın yüzde 1 seviyesinde kalmasının üzücü olduğuna dikkat çekti.
İzmir "Ölü Kadınların Şarkısı": Sahne Tozu Tiyatrosu’ndan duygusal bir prömiyer Sahne Tozu Tiyatrosu’nun sahnelediği ve Haluk Işık’ın yönettiği "Ölü Kadınların Şarkısı" adlı oyun, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde seyirciyle buluştu. Sahne Tozu Tiyatrosu oyuncularının ustalıkla canlandırdığı bu oyun, seyircileri derinden etkileyen bir performans sergiledi. Dünya Tiyatro Günü prömiyer ile kutlandı "Dünya Tiyatro Günü’nde gerçekleştirilen prömiyer gösterimi büyük ilgi gördü. Oyunun teması ve sahnedeki performanslar, izleyicilerin duygusal anlar yaşamasını sağladı. Haluk Işık’ın yönetmenliğindeki bu özel oyun, seyirciler arasında büyük bir coşku oluşturdu. Seyirci oyun sonunda dakikalarca ayakta alkışladı. Sahne Tozu Tiyatrosu’nun deneyimli oyuncuları, rollerini ustalıkla canlandırarak seyircilere unutulmaz anlar yaşattı. “Ölü Kadınların Şarkısı", Sahne Tozu Tiyatrosu’nun başarılı prömiyerlerinden biri olarak hafızalara kazındı. Duygusal derinliği ve etkileyici sahne performanslarıyla izleyicilerin beğenisini kazandı. Oyun sonunda yardımcı yönetmen Banu Kezel, Dünya Tiyatro Günü’nde sahnede olmanın mutluluğunu paylaşarak sahneye oyunun yönetmeni Haluk Işık’ı davet etti. Haluk Işık, Dünya Tiyatro Günü’nü kutlayarak, Sahne Tozu Tiyatrosu’na teşekkürlerini iletti. Konuşmaların ardından sahneye Sahne Tozu Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Çağlar İşgören davet edildi. Haluk Işık’a teşekkür eden İşgören, Dünya Tiyatro Günü’nde prömiyer yapmanın sevincini paylaştı. Çağlar İşgören, Haluk Işık’ın doğum günü olduğunu paylaşarak seyirciler eşliğinde sürpriz kutlama gerçekleştirdi. Bosna-Hersek iç savaşını konu alıyor Eve Ensler’in “Zorunlu Hedefler” adlı eserinden yola çıkılarak kurgulanan, yorumlanan ve sahnelenen oyun, yakın dönemin en yakıcı olaylarından biri olan Bosna-Hersek iç savaşını konu edinmektedir. Savaşın akıl almaz travmalarını yaşayan ve Balkan dağlarının kuytuluklarında unutulmuş bir klinikte, onulmaz yaralarıyla baş başa bırakılan kadınların yaşamına, Birleşmiş Milletler tarafından gönderilen bir doktor ile asistanı katılır. Altı kadının yaşadıklarıyla ve sonrasına dair çok bilinmezli arayışlarıyla örülen oyun, savaş denen vahşeti en acımasız yüzüyle sergilemekte, izleyicisini bu dramın parçasına dönüştürmektedir. Geçmişte ve yine aynı yazarın-yönetmenin yorumuyla sahnelenmiş ve ödüllendirilmiş “Ölü Kadınların Şarkısı” tüm ezberinizi bozacak, size barışın sonsuz erdemini hatırlatacaktır. Umudu var etmenin yolu, gerçeği görmekle başlar. Bu oyunu asla unutamayacaksınız.