Yerel Haberler
Elazığ
Elazığ’da bayram öncesi geniş çaplı asayiş uygulaması 25 Mayıs 2026 Pazartesi - 00:05:32 Elazığ’da polis ekiplerince Kurban Bayramı öncesi kent genelinde geniş kapsamlı asayiş uygulaması gerçekleştirilirken, İl Emniyet Müdürü Aydın Karan sahaya inerek denetimleri yerinde takip etti. Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından kent genelinde geniş kapsamlı asayiş uygulaması gerçekleştirdi. Vatandaşların huzur ve güvenliğinin sağlanması, suç unsurlarının tespit edilmesi ve aranan şahısların yakalanması amacıyla düzenlenen uygulamaya birçok polis birimi katıldı. Kentin farklı noktalarında oluşturulan kontrol noktalarında araçlar tek tek durdurularak denetlendi. Sürücü ve yolcuların GBT kontrolleri yapılırken, araçlarda da detaylı aramalar gerçekleştirildi. Kent merkezi başta olmak üzere çeşitli mahallelerde sürdürülen denetimlerde yüzlerce araç ve şahıs sorgulandı. Şüpheli görülen kişilerin üzerinde de inceleme yapıldı. Operasyon kapsamında eğlence mekanlarında da denetimler gerçekleştirildi. Polis ekipleri tarafından işletmelerde kimlik kontrolleri yapılırken, mekanların ruhsat, kapanış saati ve genel güvenlik kurallarına uygunluğu denetlendi. Elazığ İl Emniyet Müdürü Aydın Karan da uygulamalara katılarak çalışmaları yerinde takip etti. Kentin huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla çalışmaların kararlılıkla, aralıksız devam edeceği aktarıldı.
24 Mayıs 2026 Pazar - 12:01 Bayramda baklavada "buzdolabı" ve "tepsi ağırlığı" uyarısı Kurban Bayramı öncesinde tüketicileri uyararak bilgilendirmelerde bulunan tatlı üreticisi Mehmet İkiz, "Soğuk baklava buzdolabında saklanmalı, normal şerbetli baklava ise dolaba konulmamalıdır" dedi. Elazığ’da Kurban Bayramı öncesinde tatlı üretim merkezlerinde mesai yoğunlaşırken, tatlı üreticisi Mehmet İkiz vatandaşların bayram boyunca tatlılarını taze tutabilmesi ve doğru ürünü seçebilmesi için dikkat edilmesi gereken kritik kuralları paylaştı. Yaz aylarına denk gelen bayram sürecinde tatlıların muhafaza şartlarına dikkat çeken Mehmet İkiz, "Soğuk baklava alan müşterilerimiz ürünü tamamıyla dolapta muhafaza etmek zorunda. Misafirlerimize ikram ettikten hemen sonra kalan ürünü akabinde dolaba geri bırakalım ki bayram boyunca tazeliğini korusun. Tam tersine normal şerbetli baklavada ise ürünün kesinlikle dolaba koyulmaması lazım. Yaz ayına denk geldiğimiz için cevizli baklavalarımız veya cevizli kadayıflarımız dolaba girmeyecek. Cansız bir çiçek gibi, ona gösterdiğimiz özenin aynısını göstereceğiz. Tatlıyı serin bir alanda, ağzı açık bir şekilde muhafaza edeceğiz" dedi. "2.8 kilogramın üzeri baklava değil, şerbetli yufkadır" Baklavada kaliteyi ve işçiliği belirleyen tepsi ağırlığı standartlarına da değinen İkiz, "Baklavalarımızda ’800’lük tepsi’ dediğimiz orta boy tepsilerimizde en önemli unsur, ağırlığın 2,5 kilo ile 2 kilo 800 gram arasında gelmesidir. 2,5 kilogramın altında geldiği zaman insanlarımız onları tercih etmesinler, çünkü içi kuru olur. 2 kilo 800 gramın üstü geldiği zaman da bir baklava değil de daha çok bol şerbetli bir yufka satın almış oluyorsunuz. Şayet ’ben bol şerbetli seviyorum’ derseniz, baklava yerine kadayıf çeşitlerini öneririm. Kadayıfta ise tam tersine, baklavaya nispeten daha bol şerbetli olması gerekiyor" diye konuştu. Ailesi ile birlikte tatlı almaya gelen çocuklardan Enes Orman ise, "Ben soğuk baklavayı daha çok severim. Herkesin Kurban Bayramı şimdiden mübarek olsun" şeklinde konuştu.
24 Mayıs 2026 Pazar - 11:57 Bayramda baklavada "buzdolabı" ve "tepsi ağırlığı" uyarısı Kurban Bayramı öncesinde tüketicileri uyararak bilgilendirmelerde bulunan tatlı üreticisi Mehmet İkiz, " Soğuk baklava buzdolabında saklanmalı, normal şerbetli baklava ise dolaba konulmamalıdır" dedi. Elazığ’da Kurban Bayramı öncesinde tatlı üretim merkezlerinde mesai yoğunlaşırken, tatlı üreticisi Mehmet İkiz vatandaşların bayram boyunca tatlılarını taze tutabilmesi ve doğru ürünü seçebilmesi için dikkat edilmesi gereken kritik kuralları paylaştı. Yaz aylarına denk gelen bayram sürecinde tatlıların muhafaza koşullarına dikkat çeken Mehmet İkiz, "Soğuk baklava alan müşterilerimiz ürünü tamamıyla dolapta muhafaza etmek zorunda. Misafirlerimize ikram ettikten hemen sonra kalan ürünü akabinde dolaba geri bırakalım ki bayram boyunca tazeliğini korusun. Tam tersine normal şerbetli baklavada ise ürünün kesinlikle dolaba koyulmaması lazım. Yaz ayına denk geldiğimiz için cevizli baklavalarımız veya cevizli kadayıflarımız dolaba girmeyecek. Cansız bir çiçek gibi, ona gösterdiğimiz özenin aynısını göstereceğiz. Tatlıyı serin bir alanda, ağzı açık bir şekilde muhafaza edeceğiz" dedi. " 2.8 kilogramın üzeri baklava değil, şerbetli yufkadır" Baklavada kaliteyi ve işçiliği belirleyen tepsi ağırlığı standartlarına da değinen İkiz, "Baklavalarımızda ’800’lük tepsi’ dediğimiz orta boy tepsilerimizde en önemli unsur, ağırlığın 2,5 kilo ile 2 kilo 800 gram arasında gelmesidir. 2,5 kilogramın altında geldiği zaman insanlarımız onları tercih etmesinler, çünkü içi kuru olur. 2 kilo 800 gramın üstü geldiği zaman da bir baklava değil de daha çok bol şerbetli bir yufka satın almış oluyorsunuz. Şayet ’Ben bol şerbetli seviyorum’ derseniz, baklava yerine kadayıf çeşitlerini öneririm. Kadayıfta ise tam tersine, baklavaya nispeten daha bol şerbetli olması gerekiyor" diye konuştu. Ailesi ile birlikte tatlı almaya gelen çocuklardan Enes Orman ise " Ben soğuk baklavayı daha çok severim. Herkesin Kurban Bayramı şimdiden mübarek olsun" şeklinde konuştu. (RY-CK-
Başkan Alan, iftar programında basın mensuplarıyla buluştu
08 Mart 2025 Cumartesi - 13:47 Başkan Alan, iftar programında basın mensuplarıyla buluştu Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, geleneksel iftar programları kapsamında bu kez basın camiasını ağırladı. Düzenlenen iftar programına, ev sahibi Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, TSO Meclis Başkanı Sedat Karataş, Elazığ Basın ve Medya Cemiyeti ile Elazığ Kent Konseyi Başkanı Nafiz Koca, Elazığ Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Mustafa Doğan, Elazığ Medya, İnternet Yayıncıları ve Gazeteciler Derneği (ELMİYAD) Başkanı Fırat Öztürk ve ilimizde görev yapan ulusal ve yerel medya kuruluş temsilcileri katıldı. Programda konuşan Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, Ramazan ayının manevi atmosferinde, kurdukları gönül sofrasında şehrin her alanda gelişmesine ve kalkınmasına katkı sağlayan basın mensuplarıyla bir arada olmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Elazığ’ın güçlü medeniyet birikimiyle olduğu kadar kadim basın kültürüyle de güçlü bir şehir olduğunun altını çizen Başkan Alan, "Siz değerli basın mensuplarımız, bizim için her zaman istisnai bir yere sahip oldunuz. Çünkü sizler, bir mesleği icra etmenin ötesinde toplumun sesi, vicdanı, gören gözü işiten kulağı olmak gibi bir sorumluluğa sahipsiniz. Sizler, sadece haberleri aktaran birer iletişim aracı değil, aynı zamanda şehrin gelişimine yönelik adımlar ve sorunların çözülmesi noktasında kamuoyunun oluşmasında da birincil derecede rol sahibisiniz. İnanıyorum ki her biriniz yüreğinde bu şehri daha iyi bir geleceğe taşıma arzusu taşıyor ve bunun için gayret ediyorsunuz. Bu bilinçle hareket ediyorsunuz. Sizlerle bizleri bir araya getiren temel unsur da budur. Hepimizin ortak amacı, Elâzığ’ı daha güçlü, daha yenilikçi ve daha sürdürülebilir bir şehir haline getirmektir’’ dedi. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası olarak, şehrin kalkınması ve refahı için sürekli olarak yeni projeler geliştirmeye, çözümler üretmeye ve her alanda ilerleme kaydetmeye çalıştıklarını ifade eden Başkan Alan, yatırımcıların sorunlarını ve şehrin beklentilerini her platformda yetkili mercilere ileterek, çözüm oluşturmaya gayret ettiklerini kaydetti. Şehrin dinamikleri olarak birlikte hareket etmenin önemini vurgulayan Başkan Alan, "Bu yolculukta en büyük gücümüz sizlersiniz. Sizin aracılığınızla hem şehrimizdeki gelişmeleri daha geniş kitlelere ulaştırabiliyor hem de toplumumuzun ihtiyaçlarına duyarlı bir şekilde çözüm arayışına giriyoruz. Sizlerin güçlü ve doğru haber aktarımı, şehirdeki olumlu değişimlerin daha hızlı ve etkili bir şekilde hayata geçmesine katkı sağlıyor. Bunun en güzel örneklerinden birini bir süre önce yaşadık. İlimiz iş dünyası ve şehrimizin her alanda kalkınması için çok önemli ve elzem olan teşvik yasasının süresinin uzatılması konusunda Elazığ basınımızın yanımızda yer alarak sergilediği kararlı tutum, elde edilen başarıda önemli rol oynamıştır. Bu şehrin geleceği adına kalkınması adına attığımız her adımda yanımızda olduğunuzu görmekten büyük mutluluk duyuyorum. Verdiğiniz güçlü destekten dolayı şehrimiz adına teşekkür ediyorum’’ diye konuştu. Elazığ TSO Başkanı İdris Alan tarafından geleneksel olarak düzenlenen basın mensupları iftar buluşması, günün anısına toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.
Kadın öğretmenler, depremi yaşayan kadınları unutmadı
08 Mart 2025 Cumartesi - 13:35 Kadın öğretmenler, depremi yaşayan kadınları unutmadı Elazığ’da hizmet veren bir kursta görevli kadın öğretmenler, yaklaşık 15 yıl önce Karakoçan ilçesinde meydana gelen 6.0 büyüklüğündeki depremden etkilenen kadınlarla bir araya gelerek 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutladı. Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde 2010’da meydana gelen 6.0 büyüklüğündeki depremde en çok hasarın oluştuğu Kovancılar ilçesine bağlı Okçular köyünde depremin izlerini taşıyan kadınlar için anlamlı bir etkinlik düzenlendi. Elazığ’da hizmet veren bir kursta görevli kadın öğretmenler, Okçular köyünü ziyaret ederek buradaki kadınlarla bir araya gelip günlerini kutladı. Depremi yaşayan köy sakinlerinden Emine Kahraman, ’’Okçular depremi çok kötüydü. Depremde biz köyü yukarıdan görüyorduk, o çığlıkları ve toz dumanı görmüştük. Rabbim bir daha yaşatmasın. Bugün de Kadınlar Günü, çiçekler ve hediyeler geldi. Çok teşekkür ederiz. Çocuklarımız da çok sevindi, onlara da hediyeler geldi" dedi. Okçular köyü sakinlerinden Çiğdem Yıldız, "Depremi yaşadık çok zordu. Depremde ailemden 5 kız vefat etti. Bugün de Elazığ’da bizlere karanfil, çocuklarımıza ise oyuncak getirdiler. Çok teşekkür ediyoruz’’ diye konuştu. Köydeki kadınları ve öğrencileri ziyaret eden kurs merkezi müdürü eğitimci Oya Kaykaç, ’’Bizi güzel bir şekilde ağırlayan Okçular köyü muhtarına, değerli ailesine ve komşularına çok teşekkür ediyorum. Biz de burada olduğumuz için çok mutluyuz. Çocuklarla beraber zaman geçirdik. Depremden dolayı üzgünler ama biz de bir nebze de olsa paylaşmaya geldik" şeklinde konuştu.
FHGC, kadın gazetecilerin gününü kutladı
08 Mart 2025 Cumartesi - 13:18 FHGC, kadın gazetecilerin gününü kutladı Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti (FHGC) Başkanı Serkan Gürtürk, Elazığ’da görev yapan kadın gazetecilerle bir araya gelip, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutladı. Fırat Havzası Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Serkan Gürtürk, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Elazığ’da bulunan basın ve medya kuruluşlarında görev yapan kadın çalışanları ziyaret etti. Ziyaret sırasında çalışan bayan basın mensuplarına karanfil takdim eden Gürtürk, günün anlam ve önemine binaen çeşitli hediyeler de takdim etti. Kadınların toplumdaki yerinin ve basın sektöründeki emeklerinin altını çizen FHGC Başkanı Serkan Gürtürk, ’’Kadınlar, hayatın her alanında fedakarlıkları, çalışkanlıkları ve azimleriyle toplumun temel direği olmuşlardır. Özellikle basın ve medya sektöründe, büyük bir özveriyle çalışan kadınlarımızın sesi, topluma ışık tutan bir rehber niteliğindedir. Onların kalemi, objektifi ve emeği, bizlere doğru ve tarafsız haberciliğin en güzel örneklerini sunmaktadır. Bu vesileyle tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü en içten dileklerimle kutluyor, sağlık, mutluluk ve başarılar diliyorum. Bu vesile ile geçtiğimiz aylarda uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden kadın meslektaşımız Semra Demirelli’ye de tekrardan Allah’tan rahmet ailesine sabırlar dilerim. Kadın şiddet ve cinayetlerin son bulmasını temenni ederim" dedi.
Sporcu kimliğiyle başlayan, sosyal sorumlulukla büyüyen bir hikaye
08 Mart 2025 Cumartesi - 10:56 Sporcu kimliğiyle başlayan, sosyal sorumlulukla büyüyen bir hikaye Elazığ’da yaşayan Gülnar Karagöl, kadınların sporda ve sosyal hayatta daha fazla yer alması için mücadele ederek binlerce kadına ilham oldu. Kurduğu dernekle mağdur kadınlara destek sağlayan Karagöl, şu anda Elazığ Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Derneği başkanı olarak çalışmalarını sürdürüyor. Elazığ’da ikamet eden 2 çocuk annesi Gülnar Karagöl, kadınların sporda ve sosyal hayatta daha fazla yer alması için mücadele ederek, küçük yaşlardan itibaren spora ilgi duymaya başladı. Yetiştiği çevrede kız çocuklarının spor yapması yaygın bir durum olmaması, o dönemde bu algıyı kırarak memleketi Iğdır’ın ilk kadın sporcusu olmayı başaran Karagöl, kendisinden sonra binlerce kadının spora yönelmesine öncülük etti. Daha sonra öğretmenlik yaptığı yıllarda öğrencileri ve aileleriyle yakın ilişkiler kuran Karagöl, özellikle kırsal kesimde yaşayan kadınların sosyal hayata daha fazla katılım sağlaması için projeler üretmeye başladı. Bu süreçte geliştirdiği "Kadınlarımızın Melodisi" adlı proje, dönemin Elazığ Vali Yardımcısının desteğiyle bir dernek çatısı altında büyüdü. Karagöl, kurduğu dernek aracılığıyla maddi sıkıntı yaşayan, istismar ve şiddet mağduru kadınlara destek sağlayarak onların ekonomik ve sosyal olarak güçlenmesine katkıda bulundu. Geçtiğimiz 8 Mart Dünya Kadınlar Gününde kurulan dernek, kadınlara yönelik meslek edinme kursları düzenleyerek onların ekonomik bağımsızlık kazanmasına destek verdi. Kadınların hayallerinin peşinden gitmesi gerektiğini vurgulayan Karagöl, sporda ve sosyal hayatta kadınların daha fazla yer alması için çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor. ’’Iğdır’da benden sonra binlerce bayan sporcu geldi’’ Küçük yaşlarda başladığı sporda yaşadığı zorlu süreci anlatan Gülnar Karagöl (35), "Benim spora başladığım yaşlarda, hep erkek çocukları spor yapıyordu. Kız çocukları biraz daha ötekileştiriliyordu, yapılmasına izin verilmiyordu. Benim baş kaldırışım olmuştu kendi memleketimde, o yüzden Iğdır’ın ilk bayan sporcusu oldum ve çok da severek yaptım. Iğdır’da benden sonra arkamdan binlerce bayan sporcu geldi. Muhafazakar bir kesime sahiptik. Hem aile yapısı olarak kız çocuklarının spor yapılmasına hem de o dönemin şartlarına göre zorlu şartlarına göre spor yapamıyorduk. O dönemin cumhurbaşkanının özgürlükçü adımları sayesinde ve politikaları sayesinde kız çocuklarının spor yapma olanağının kapısı açıldı ve bende o kız çocuklarından biriyim. Öğretmenlik yaptığım dönemde öğrencilerin aileleriyle çok içli dışlıydım. Yıllarca köy çalıştım ve zorluydu oradaki kadınların hayatına nasıl değinebilirim, ya da nasıl sosyalleştirebilirim derken Kadınlarımızın Melodisi diye bir proje yazdım. Bu projeyi de dönemin Elazığ Vali Yardımcısı İdil hanıma göstermiştim, o da benim dernek kurmamı istedi. Babası tarafından maddi melik öğrencilerim olmuştu. Projenin içerisinde onlarda vardı. Hem maddi gücü hem istismarı hem de şiddet mağduru kadınların hayatına nasıl dokunabilirim ele almıştım ve bu konu hakkında bir proje yazdım. Vali yardımcımız bana dernek kurmam hakkında öncülük etti sonra da böyle bir dernek kurdum" dedi. ’’Hep büyük hayaller kurdum, peşinden gittim’’ 8 Martın, derneklerinin kuruluş günü olduğunu dile getiren Karagöl, ’’Dünyadaki bütün kadınların, üreten kadınların, hayallerinin peşinden koşan ve asla vazgeçmeyen kadınların Kadınlar Gününü kutluyorum. Biz bu Kadınların Melodisi Projemizde çok büyük bir ekip haline geldik ve kadınlarımıza meslek edinme kursları açtık. Gezerken Öğreniyoruz Projesiyle kadınlarımızla Elazığ’ın bütün ilçelerini gezdik. Aynı zamanda çocuklarıyla yaptığı aktiviteler oldu ve o kadınlarımızın melodisinde kendi yaptığı evde yaptığı ürünlerin satışı için stant açtık. Hayallerinden vazgeçmesinler, üretmekten vazgeçmesinler, İmkansızlıklar içerisinde üreten vazgeçmeyen kadınlarız ben hayallerimden hiç vazgeçmedim ve hep büyük hayaller kurdum. Peşinden gittim" ifadelerini kullandı.