GENEL - 30 Mart 2020 Pazartesi 09:12

Erzincan güne kar yağışıyla uyandı

A
A
A
Erzincan güne kar yağışıyla uyandı

Erzincan kent merkezinde Mart ayının son günlerinde yağan kar şaşırttı.

Erzincan kent merkezinde Mart ayının son günlerinde yağan kar şaşırttı. Güne karla uyanan vatandaşlar yağışı sokağa çıkmadan pencerelerden izledi. Kar yağışı kayısı üreticilerini zirai don tehlikesine karşı endişelendirdi.


Doğu Anadolu Bölgesi 30 Mart’ta yeniden kar yağışının etkisi altına girdi. Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğü ekiplerince yapılan son değerlendirmelere göre, bölgede havanın parçalı, çok bulutlu ve yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; genellikle yağmur ve sağanak, Erzincan, Erzurum, Kars, Ağrı ve Ardahan çevrelerinde karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde olması bekleniyor.


Hava sıcaklığının mevsim normalleri civarında seyredeceği Doğu’da rüzgar güneyli yönlerden hafif, zaman zaman orta kuvvette esecek.


Erzincan’da sabah saatlerinde kar yağışı görüldü. Kent merkezinde yağmurla karışık kar yağışı zeminde hafif şekilde belirgin hale gelirken yüksek kesimlerde 8 santimetreye ulaştı.


Karın daha fazla etkili olduğu Erzincan - Sivas kara yolu Sakaltutan ve Kızıldağ Geçitleri ile Erzincan - Gümüşhane - Bayburt kara yolu Ahmediye Geçidinde kışlık lastiklerini erkenden değiştiren bazı araç sürücüleri ilerlemekte güçlük çekti.



“Kar yağışı kayısı üreticisini düşündürüyor”


Erzincan’da sabah yağan kar, henüz çiçek aşamasında olan kayısı üreticilerini zirai don tehlikesine karşı endişelendirdi. Kayısı ağaçlarının üzerini kar kaplarken karın durması halinde don tehlikesi olabileceği konusunda çiftçiler uyarılıyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Bolu’da 7. Uluslararası Koru Gebelik Doğum Lohusalık Kongresi düzenlendi Bolu’da "7. Uluslararası Koru Gebelik Doğum Lohusalık Kongresi" düzenlendi. Prof. Dr. Aydan Biri ve Prof. Dr. Fatma Deniz Sayıner modern doğum hekimliği ve ebelik hizmetleri açısından önemli bilgileri katılımcılara aktardı. Bolu Koru Otel’de geleneksel hale gelen Uluslararası Koru Gebelik Doğum Lohusalık Kongresi’nin 7’ncisi düzenlendi. Kongre’nin oluşturulmasında büyük payda sahibi olan Prof. Dr. Aydan Biri ve Prof. Dr. Deniz Sayıner’in öncülüğünde bir araya gelen doğum hekimlerinin yanı sıra perinatoloji uzmanları, ebeler, hemşireler, yenidoğan hekimleri ve doğuma katkı sağlayan birçok branş uzmanı da kongrede yerini aldı. Kongrede Türkiye’de ve dünyada modern doğum hekimliği ve ebelik hizmetleri açısından önemli bilgiler, araştırma sonuçları ve deneyimlerin paylaşıldığı bilimsel oturumlar yapıldı. 3 gün sürecek olan kongrede, doğuma yönelik kurslar ve bilgilendirme toplantıları yapılacak. “Doğum konusu birçok konuya göre az ilgi görüyor” Türkiye’de sadece doğumun ele alındığı en büyük bilimsel toplantı olma özelliğini taşıyan 7. Uluslararası Bolu Koru Gebelik, Doğum ve Lohusalık Kongresi’nin başkanlığını yürüten Prof. Dr. Aydan Biri, “Bu 7’ncisi olmakla birlikte en çok heyecan duyduğum kongre oldu. Her geçen yıl birbirini tekrar etmemek adına zaten çok geniş ve sonsuz olan bu kongrede bir kez daha sizinle olmaktan çok büyük keyif duyuyorum. Konumuz doğum ve içerisinde çok fazla bileşen var. Doğumsal birleşim ya da bir bebeği ilgilendiren bir süreç, toplumun esası temeli ve koruyucu sağlık bakımı. Kongrede çok fazla insanı bir araya getiriyoruz. Ama çok da zor oluyor bu kongreler. Daha önce de söylediğim bir şey var ana işimiz olan doğum, özellikle kadın doğum hekimlerinin polikliniklerinin yüzde 80’i doğum, ancak buna rağmen birçok konuya göre çok daha az ilgi görüyor. Bu yıl ben çok çünkü bu konu doğrultusunda doktor arkadaşlarımızın da ana konumuzun doğum olduğuna dair inancı arttı. Her ne kadar hala akademisyen arkadaşlarımızın ‘Doğum da moda oldu’ demesine rağmen mesleğe bakışımızın çarptırıldığı bir dönemdeyiz” dedi. “Bilginin olmadığı yerde güçten bahsedilemez” Bilimsel çalışmaların ışığında kendini yenileyen ebelere ihtiyaç olduğunu söyleyen Prof. Dr. Deniz Sayıner, “Eğitim bizim vazgeçilmezimiz olmalı. Çünkü en büyük güç bilgi gücüdür. Bilginin olmadığı yerde güçten bahsedilemez. Hiçbir silah, hiçbir teknoloji bilginin karşısında duramaz. O nedenle sürekli bilimsel çalışmaların ışığında kendini yenileyen ebelerin yetişmesine ve ebelere ihtiyaç duyduğumuzu söylemem lazım. Ve tabii ki böyle bir ebeliği dizayn etmek için de birlik olmaya ihtiyaç vardır. Kurucu üyelerinden biri olmaktan onur duyduğum, gerçekten birlikte yürümekten gurur duyduğum yol arkadaşlarımın olduğu Anadolu Ebeler Derneği. Bu dernekle birlikte örgütlenmek, mesleğine sahip çıkmak mesleki örgütün içinde olmak son derece önemli” diye konuştu.