POLİTİKA - 23 Ekim 2020 Cuma 10:06

Aydemir: ‘‘Türk Basını kalite ifade ediyor’

A
A
A
Aydemir: ‘‘Türk Basını kalite ifade ediyor’

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda konuşan Milletvekili Aydemir, ‘Elbette ki bütün gazetecilerin haklarının korunması esas olmalıdır.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda konuşan Milletvekili Aydemir, ‘Elbette ki bütün gazetecilerin haklarının korunması esas olmalıdır. Hakikaten, gazeteci kimliğiyle çalışanların yani bu işi mesleği gereği yapanların Cumhurbaşkanlığı kanalıyla "gazeteci" adıyla kimliklendirilmesi önemlidir. ‘ dedi.


Yeni Düzenleme


AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, Giresun Milletvekili Cemal Öztürk ve Aydın Milletvekili Bekir Kuvvet Erim ile 46 milletvekilinin İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin sarı basın kartlarına dönük maddesinde söz alıp, muhalefetin itham edici tarzına dönük notlar düştü.


Aydemir’den Gerçek Gazeteci Vurgusu


Konuşmasında, ‘Bu sektörde insanların, hakikaten sahici gazetecilik yapan insanların muzdarip oldukları, sıkıntı yaşadıkları temel konu "Kim gazeteci, kim gazeteci değil?" mevzusudur’ vurgusunda bulunan Milletvekili Aydemir, ‘Bugün özellikle bu sosyal medyanın cari olduğu, internet medyasının çok geçerli olduğu zeminde sabahleyin kalkan gazeteci kimliğini taşıyabiliyor, "Gazeteciyim." deyip orta yere çıkıyor ve orada neşet eden bütün sevimsiz hâller bütün gazetecileri ilzam ediyor, oysa bu bir haksızlık, bu bir yanlış. ‘ kaydını düştü.


Gazeteci Kimliği Vuzuha Kavuşuyor


Sürekli Sarı Basın Kartı Sahibi bir gazeteci olduğunu hatırlatan Milletvekili Aydemir, ‘Şimdi, bu düzenleme yani bir kanuna mebni sarı basın kartı getirilmesi bir bakıma bunun önüne geçecek. Elbette ki bütün gazetecilerin haklarının korunması esas olmalıdır. Hakikaten, gazeteci kimliğiyle çalışanların yani bu işi mesleği gereği yapanların Cumhurbaşkanlığı kanalıyla "gazeteci" adıyla kimliklendirilmesi önemlidir. Dolayısıyla bu sektörden gelmeyenler sanki burada gazetecilere ciddi haksızlık yapılıyormuş gibi bir yanlış anlama içerisindeler; onu görüyorum, tam tersi zapturapt altına alınan, tarif edilen bir mesleki teşekkül oluyor. Anayasa Mahkemesinin yapmış olduğu bu düzenleme bence çok yerindedir ve biz bunu şu anda düzene sokuyoruz. ‘ dedi.


‘Basınımız hakşinastır’


Konuşmasında Türk Basınının küresel ölçütte hakşinas olduğunu, bu duruşuyla özel bir fark oluşturduğunu, Azerbaycan ziyareti gözlemleriyle paylaşan Milletvekili Aydemir, ‘Üç gün önce Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımızla beraber Azerbaycan’ı ziyaret ettik. Azerbaycan’ı ziyaretimizin gerekçesi şuydu: Meclis Başkanımız seçildikten sonra ilk ziyaretini Azerbaycan’a yaptı, bu bir gelenek hâline geldi, daha önce Azerbaycan Başkanı da bize gelmişti, bu maksatla gittik ve özellikle 18 Ekimde gittik, sebebi şuydu: Azerbaycan’ın Bağımsızlık Günü’ydü, ona denk getirdik. Ama bu arada Gence’ye de gittik, Gence’de yaşananları bizatihi gözlemledik, yerinde gördük. Orada müşahede ettiğim bir hâl vardı, gazeteci olduğum için özellikle o zaviyeden baktım. Scud füzeleriyle vurulan 300 civarında evin yerle yeksan olduğu, onlarca insanın katledildiği bir zemin vardı. Çok sayıda gazeteci vardı, Meclis Başkanımızı takibe gelmişlerdi. İçlerinde yabancı matbuat da vardı, yabancı gazeteciler, televizyoncular da vardı. Gözlemimiz şu: Çekim yapıyorlar ama asla ve kata sayfalarına, sütunlarına, ekranlarına hakikatleri yansıtmıyorlar. Biz içinde bulunduğumuz hâli hep tenkit ediyoruz, oysa arkadaşlar, daha hakşinas olan, daha sahici tavır alan Türk basındır; aleyhimize dahi olsa birçok vakitler sayfalarda, sütunlarda haberler yer alıyor, öbür tarafa dönüp baktığınızda zerre kadar hakikati yansıtmıyorlar, tam tersi üstünü örtüyorlar. Öyleyse böyle çok fazla burada basınımızı, gazetecileri tenkit ederken kantarın topuzunu kaçırmamak lazım. ‘


‘Türk basını kalite ifade ediyor’


Muhalefetin Basına yönelik eleştirilerine tepki veren Milletvekili Aydemir, ‘Elbette ki bizim de muzdarip olduğumuz mevzular var. Mesela, ben Plan ve Bütçe Komisyonu zemininde bir hadiseyi yaşadım, hem ben yaşadım hem Uğur kardeşim yaşadı, burada kuvvetle muhtemel sizler de yaşamışsınızdır. Burada söylediğim, anlattığım bir mevzunun arkasını, önünü keserek bütünüyle bağlamından koparıp âdeta beni sosyal medyada linç etme pozisyonuna taşıdılar. Kim yaptı? Bir basın organı yaptı ama bunu yaptı diye tamamına teşmil edersek bunu büyük bir haksızlık yapmış oluruz. Dolayısıyla yine nitelik ifade ediyor Türk basını, yine kalite ifade ediyor, işini hakkıyla yapan çok sayıda insan var ama buna rağmen aradan girip böyle âdeta korsan gazeteci kimliğini taşıyanlar var. İşte bu madde, inşallah, bunun önüne geçecektir, dahasını söyleyeyim, bu maddeyle beraber bu sektörde sigortasız insan çalışmasının da önüne geçilir diye düşüyorum dolayısıyla çok yerindedir. ‘ dedi.


Komisyonda, terörle ilişkisi olan bir şahsa ait sarı kartın iptaliyle ilgili ithamlara karşılık veren Milletvekili Aydemir, ‘Terörle bire bir münasebet kurmuş, terörü teşvik etmiş, teşyi etmiş birisi için sarı basın kartının iptali söz konusuysa bunun gerekçesi zayıf mıdır? Ya da nedir mesela zayıf gerekçeli bir tane karar gösterebilir misiniz?’ diye sordu.


‘Asla böyle birşey yok!’


Komisyon Üyesi Abdullatif Şener’in, ‘ Ne olur, bu yasa geçtiğinde efendim gazeteci gazetecilik yapamaz, iktidarın borazanı olmak zorunda olur.’ sözlerine tepki veren Milletvekili Aydemir, ‘Sayın Şener dedi ya "Ne olur, bu yasa geçtiğinde efendim gazeteci gazetecilik yapamaz, iktidarın borazanı olmak zorunda olur." Zinhar bu maksada mebni bir madde değil. Siz aslında şunu yapıyorsunuz Sayın Şener, insanların zihinlerine bir şeyi özellikle dikte etmeye, empoze etmeye çalışıyorsunuz. On dokuz yıldır bu ülkede iktidar olmuş bir yapı var ve bugüne kadar bir tane bu neviden tavrını gösteremezsiniz. Bir tane gösteremezsiniz iddia ediyorum. Siz o taraftan bakıyorsunuz, asla böyle bir şey yok.’ vurgusunda bulundu.


‘Kurşun atana zemin hazırlayanın teröristten ne farkı var? ‘


Milletvekili Aydemir konuşmasının devamında, ‘Ya, terörle bire bir münasebeti var, sarı basın kartı da yok, gitmiş bir internet sitesine "Ben burada gazeteciyim." dedi. İçeri girmiş. Velev ki gazeteci olsun, velev ki gazeteci, velev ki benim gibi sürekli basın kartı sahibi gazeteci olsun terörü teşvik edecek, yani bana göre dağdaki teröristten ne farkı var? O kurşun atıyor bu da kurşun atana buradan zemin hazırlıyor. Şimdi bunları örnek vererek bize dönük itham edici, bizi ilzam edici ifadeleri ben reddediyorum, böyle bir şey yok. Kaldı ki burada 212 sayılı gazetecilerin sosyal yapısını muhafaza eden ve onlara hak tanıyan bir kanun var ve ona istinaden zaten gazeteciler yılda doksan günlük bir indirimden istifade ediyor. ‘ ifadesine yer verdi.


Sarı Basın Kartı Düzenmesi


Sarı Basın Kartı düzenlemesi hakkındaki yeni düzenlemeyle ilgili eleştirilere katılmadığını belirten Milletvekili Aydemir, ‘Hangi yasa maddesiyle biz mülga hâle getiriyoruz yahut da ortadan kaldırıyoruz? Böyle bir şey yok ki. Burada bir şey söylüyorum ben: Basın-yayın Enformasyon Genel Müdürlüğüne bağlı bir kurul oluşuyor ve bu kurul yılda 2 defaydı daha önce, şartlarını yerine getirenlere sarı basın kartı veriliyor. Sarı basın kartı dediğiniz de efendim çok fazla bir imtiyaz filan getiriyor da değil. Belki o önceki yıllara ait bir şeydi. ‘ dedi.


İletişim Başkanlığı Hatırlatması


Sarı Basın Kartına ilişkin düzenleme kapsamında Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminde kaydedilen İletişim Başkanlığı Kurumuna yönlendirme yapıldığını hatırlatan Milletvekili Aydemir, ‘Bunu bir vuzuha kavuşturmak lazım. Yani sarı basın kartıyla insanların hayatı kolaylaşıyor falan değil. Bizzat... Gazeteci olduğunu devletin bir kurumu tescil ediyor, bir kart veriyor. Şimdi, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminde İletişim Başkanlığı kurumu var; buraya yönlendirme yapılıyor hepsi bu. Yani 212 sayılı Yasa’ya dönük herhangi bir tahdit, bir sınırlama söz konusu değil ki. Burada yapılan kanuni düzenlemeye istinat edilsin kaydı yerine getiriliyor. Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminde, İletişim Başkanlığına dönük bu düzenlemenin yapılacağı "Efendim, merkezdir, adrestir." diye bir tarif geliyor, budur. ‘ sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Başkan Ünlü, Muğla’da temaslarda bulundu Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, Muğla Valisi İdris Akbıyık, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ve Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal’ı ziyaret etti. Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü; bugün Muğla’da bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Muğla Valisi İdris Akbıyık’ı makamında ziyaret eden Ünlü ve beraberindekiler ayrıca Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ve Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, Belediye Meclis Üyeleri Müjgan Gürgan, Ahmert İnoğlu, İlkay Şimşek, Ahmet Özdemir, Erdem Karaosmanoğlu, Kemal Açar, Erdal Nur, Alara Kargın ile birlikte ilk olarak Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ı makamında ziyaret etti. Hayırlı olsun dileklerini ileten Başkan Ünlü, “Muğla ve Marmaris için büyük işler yapacağına inandığım Ahmet Başkanımızla omuz omuza çalışacak, kentimizi hak ettiği yere taşıyacağız. ‘İşimiz gücümüz Muğla’ diyerek çıktığı bu onurlu yolda kendisine ve ekibine üstün başarılar diliyorum” diye konuştu. MBB Başkanı Ahmet Aras da ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek “Hep birlikte Muğla için çalışacağız” ifadesini kullandı. Başkan Acar Ünlü ve beraberindekiler daha sonra Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal’ı ziyaret etti. Muğla’nın tek, Menteşe’nin de ilk kadın belediye başkanı olan Gonca Köksal’ı tebrik eden Başkan Ünlü, “Gonca başkanımız kadınların gücünün temsilcisi olarak Menteşe’de çok başarılı olacak ve önemli işlere imza atacak. Buna inancım tam” şeklinde konuştu. Başkan Ünlü ve meclis üyelerine teşekkür eden Köksal ise Muğla’daki belediye başkanları olarak her zaman yan yana olacaklarının altını çizdi. Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, Muğla’daki son ziyaretini Vali İdris Akbıyık’a gerçekleştirdi. Valilik makamındaki ziyarette Başkan Acar Ünlü, Vali Akbıyık’ı Marmaris’e davet etti.
Ankara Bakan Ersoy, Dünya Fikri Mülkiyet Günü’nü kutladı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Dünya Fikri Mülkiyet Günü’nü; temsil ettiği değerleri korumak, yaygınlaştırmak ve geliştirmek noktasında kutluyorum" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Ersoy, “Dünya Fikri Mülkiyet Günü” dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Mesajda telif hakkını da kapsayan ve fikri mülkiye haklarına ilişkin farkındalığı arttırmak için 2000 yılından itibaren her yıl 26 Nisan’ın ’Dünya Fikri Mülkiye Günü’ olarak kutlandığı ifade edildi. Bakan Ersoy, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü tarafından ilan edilen 2024 yılının temasına ilişkin, şunları kaydetti: "Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü tarafından 2024 yılının teması, ’Fikri Mülkiyet ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri: Ortak Geleceğimizi Yenilikçilik İnşa Etmek’ olarak belirlendi. Bu pencereden baktığımızda; yenilikçiliğin teşvik edilmesinde ve sürdürülmesinde fikri mülkiyetin oynadığı etkin rolün, 2024-2028 yıllarını kapsayan 12. Kalkınma Planı başta olmak üzere ülkemizin önemli politika belgelerinde karşılık bulduğunu memnuniyetle ifade etmek isterim." Kültür ve Turizm Bakanlığının telif haklarında sürdürülebilir kalkınmaya ve Türkiye’nin kültür-sanat hayatına katkısını artırmak amacıyla çalışmalar yürüttüğünü belirten Bakan Ersoy, "Geldiğimiz noktada ‘Dünya Fikri Mülkiyet Günü’nü; temsil ettiği değerleri korumak, yaygınlaştırmak ve geliştirmek noktasında attığımız adımların, elde ettiğimiz kazanımların memnuniyetiyle ve daha fazlasını yapma, bu hususta öncü ve özgün konuma gelme kararlılığımızı vurgulayarak kutluyorum" ifadesi kullanıldı.