EĞİTİM - 26 Mayıs 2023 Cuma 12:59

"Geçmişten günümüze Türk eğitim sisteminde öğretmenlik"

A
A
A
"Geçmişten günümüze Türk eğitim sisteminde öğretmenlik"

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Doç.

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ersin Karademir, 1978’lerde düzensiz bir yapıya dönüşen öğretmen yetiştirme anlayışının ve ilgili kurumların bu güne devamlı değişiklikler geçirmesine rağmen bir türlü istenen ve beklenen niteliğe ulaşmadığını belirtti.


Kandemir, Eskişehir Türk Ocağı Perşembe Sohbeti’ne, “Geçmişten Günümüze Türk Eğitim Sisteminde Öğretmenlik” başlıklı sunumu ile konuk oldu. Öğretmenin, bir toplumun var olmasını ve ilerlemesini sağlayan en önemli unsur olan eğitimin baş mimarı olduğunu anlatan Doç. Dr. Ersin Karademir, "Öğretmen, muallim; talim ettiren öğreten kişi anlamına gelmektedir. Daha doğrusu bugünkü anlayışla mesleği bilgi öğretmek olan kimse olarak da tanımlanabilir. Bütün halinde baktığımızda öğretimi ”Belli bir amaca göre bilgileri verme, öğretme, tedris etme, talim ettirme işi” diye tarif ederiz. Eğitim ise kişilerin isteyerek davranış değişiklikleri oluşturma çabalarıdır. Esasen eğitimi (Maarifi) ve öğretmeni yıllarca önce en iyi tarif eden büyük fikir adamı Nurettin Topçu olmuştur. Topçu’ya göre; “Maarif; yalnız mektepte okutmak ve okuyanlara birtakım bilgileri vermek işi değildir. Başka bir deyişle Maarif, bir cemiyetin düşünüş tarzının kültür ve ideallerinin cihazlanmasıdır. Maarif, bir milletin gençliğinin memleket ve dünya hadiseleri karşısında metotlu düşünmeyi öğretir. Mekteplerde okutulan derslerin her biri metot binasının duvarlarından birisinin yapıcısıdır. Bu işi yapan maarif her gün hatalar ve hurafelerle bunalan insanlığın dimağında daima ameliyatlar yapan doktor gibi çalışır. Maarif cemiyet içerisinde idealler doğurur.” Topçu’ya göre öğretmen ise; ahlâk eğitimimizde en iyi rol model olan, öğrenciye biçim veren kişidir. O halde öğretmen bilgisi, becerisi, davranışları ve kişiliği ile de öğrenciye örnek olmalıdır." diye anlattı.


Doç. Dr. Ersin Karademir, "1848’den itibaren başlayan öğretmen yetiştirme çabalarımız değişmeler ve gelişmeler göstererek çok fazla aksamadan 1978’lere kadar geldi. Ne var ki 78’lerde düzensiz bir yapıya dönüşen öğretmen yetiştirme anlayış ve kurumlarımız 78’den bu güne devamlı değişiklikler geçirmesine rağmen bir türlü istenen ve beklenen niteliğe ulaşmadı” dedi.


Konukların soru ve cevaplarından sonra, Şube Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal’ın şükran beratı takdimi ile program sona erdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Naci Görür: "Çağdaş toplumlarının yaptığı gibi depreme dirençli yerleşim alanlarını oluşturmak zorundayız" Hatay’ın İskenderun ilçesinde söyleşiye katılan jeolog ve deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür, depreme dirençli yerleşim alanların oluşturulması gerektiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Naci Görür, depremin vurduğu Hatay’ın İskenderun ilçesinde vatandaşlarla bir araya geldi. Görür, İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen ‘İskenderun’un Depremselliği ve Deprem Dirençli İskenderun’ söyleyişine katıldı. Türkiye’de 13,6 milyon önce deprem mekanizmaların oluştuğunu ifade eden Prof. Dr. Görür, depremleri durdurmanın mümkün olmadığını, toplum olarak depreme dirençli yerleşim alanlarını oluşturmak zorunda olduğunu söyledi. “Her depremde de 10 bin ve 50 bin insanı dün olduğu gibi toprağa veremeyiz" Deprem mekanizmasının Türkiye’de 13,6 milyon önce oluştuğunu söyleyen Prof. Dr. Görür, “Bizim ülkemizde bu faylar 13,6 milyon seneden beri deprem oluşturmaya devam ediyor. Biz depremleri durduramayız, bu mümkün değil çünkü bu mümkün değil. Her depremde de 10 bin ve 50 bin insanı, dün olduğu gibi toprağa veremeyiz. O halde yapılacak bir şey bilgi, aydın ve çağdaş toplumlarının yaptığı gibi depreme dirençli yerleşim alanlarını oluşturmak zorundayız. Bunları yaparsak deprem sorununu büyük ölçüde hallederiz” dedi. “İskenderun tarafına gelen kıta biraz büküldüğü ve eğildiğinde o bölgenin belli ölçüde gömülmesi ve batması anlamına geliyor” Deprem sonrası İskenderun sahilindeki çökme konusuna değinen Prof. Dr. Görür, “İskenderun’da bazı yerler çökmüş ve batıyor. Neden batıyor konusu fayla ilgili bir durumdur. Bin yıl önce Bingöl ilinin Karlıova’dan gelen doğu fayı, yanal hareket ederken İskenderun’daki fay biraz eğiliyor. İskenderun tarafına gelen kıta biraz bükülüyor ve eğiliyor. O kısımda bir duvar ve diklik oluşturuyor. Burada düşey atılım meydana geliyor ve fay niteliği doğuruyor ve batıyor. Bu nedenle de bir bölgenin belli ölçüde gömülmesi ve batması anlamına geliyor. Deniz seviyesinin göreceli olarak işlenmesi anlamına gelir” ifadelerini kullandı. İskenderun ilçesinde düzenlenen ’İskenderun’un Depremselliği ve Deprem Dirençli İskenderun’ temalı konferansa yer bilimci Naci Görür’ün yanı sıra; İskenderun İlçe Kaymakamı Murat Sefa Demiryürek, İskenderun Belediye Başkanı Mehmet Dönmez, Belen İlçe Belediye Başkanı İbrahim Gül ve İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Levent Hakkı Yılmaz katıldı.
İstanbul Sadettin Saran: "Göreve gelirsek Fenerbahçe’yi şampiyon yapacağız" Fenerbahçe Başkan Adayı Sadettin Saran, 48 saat içinde 500 imza toplayabildiklerini belirterek, "Göreve gelirsek ne sabır ne de süre istiyoruz. Fenerbahçe’yi şampiyon yapacağız" dedi. Fenerbahçe Başkanlığına adaylığını açıklayan İş İnsanı Sadettin Saran, Faruk Ilgaz Tesisleri’nde düzenlediği lansmansa kongre üyeleriyle bir araya geldi. Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu eski Başkanı Vefa Küçük de toplantı da yer alarak Saran’a destek verdi. Fenerbahçe’yi şampiyon yapmak için çalışacaklarını aktaran Saran, adaylık süreci ile ilgili bilgiler vererek, "Kasım ayında Ali Koç ile buluştum. Maddi manevi çok büyük emek verdiniz, bu işi öğrendin, devam edeceksen biz arkandayız ancak devam etmeyecekseniz biz bu işi çok iyi yaparız ve göreve talibiz dedim. O da, ’Çok iyi yapacağına ben de inanıyorum’ dedi. Kulüp bilançolarına, defterlere bakmamız için resmi olarak aday olmamız gerekiyordu. Takım şampiyonluğa gidiyor, kongre sürecine de sokmak istemiyoruz ama madem öyle dedik 48 saatte büyük teveccühle 500 imzayı topladık. Bunun için de çok teşekkür ediyoruz. Göreve gelirsek ne sabır ne de süre istiyoruz. Fenerbahçe’yi şampiyon yapacağız. Hem saha içinde hem saha dışında mücadele ediyoruz. Oyuncularımıza uzanan elleri kırmasını biliriz" ifadelerini kullandı. "Fenerbahçe hepimizindir" Fenerbahçe için birlik beraberlik mesajı beren 59 yaşındaki iş insanı, "Fenerbahçe hiçbir şahsa ait değildir. Fenerbahçe sizindir Fenerbahçe bizimdir. Fenerbahçe hepimizindir" diyerek sözlerini noktaladı. Saran’ın konuşmasının ardından Kongre Üyeleri yoğun alkışlarla destek verdi.