POLİTİKA - 30 Mayıs 2016 Pazartesi 13:37

Meral Akşener: "Bu Zamana Kadar Bahçeli'nin Yalan Konuştuğunu Duymadım"

A
A
A
Meral Akşener: "Bu Zamana Kadar Bahçeli'nin Yalan Konuştuğunu Duymadım"

MHP eski Milletvekili ve Genel Başkan adayı Meral Akşener, kendi partilerindeki değişimin başkanlık sisteminin önüne geçeceğini söyledi.
MHP’nin siyasi anlayışının uzun bir siyasi gelenekten geldiğini belirten Meral Akşener, “Partimizin 47 yıllık siyasi geçmişi mevcut. Ama 200 yıllık fikri anlayışı var. Bu anlayış ve şuur ile hareket ediyoruz. Ayrıca biz kendimizi Başbuğumuzun deyimi ile sinir uçları olarak görüyoruz” dedi.
Giresun’da bir otelde basın toplantısı düzenleyen Meral Akşener, MHP’nin tam merkezde bir parti olduğunu belirterek, “Hem çizginin sağ tarafında merkez sağ alanında kurulan partiler var. O alanda sadece Adalet ve Kalkınma Partisi kaldı. Merkezin sol tarafında da sosyal demokrasi diye tarif edilen çeşitli renkler var. Ağırlıklı olarak CHP görülüyor. Sağda ve solda siyasi parti var olarak görürsek MHP tam merkezdedir. Hem avantaj hem de dezavantaj dediğimiz bir durum vardır. Sağ ve soldaki partilerin seçmenine sorduğunuzda partinize oy vermezseniz diye sorulduğunda karşınıza MHP çıkacaktır. Kaygan bir zemindeyiz. Biz avantajlı halini ortaya koyacağız” ifadelerine yer verdi.
“ÜLKÜCÜLERİN GÖSTERDİĞİ TAVIR BİR MİLATTIR”
MHP’li delegelerin tam 5,5 aydır bir tavır ortaya koyduğunu vurgulayan Meral Akşener, “Arkadaşlarımız adalet kavramının işlemesi kavramını iddia ederek hak aramanın nasıl olduğunu Türkiye’ye göstererek mücadele verdi. Büyük bir olgunluk içerisinde arkadaşlarımız bir çalışma gösteriyor. Bu sayede MHP’nin demokrasiye bakışını, tutumunu görüyor, hukukun üstünlüğüne olan direncini gösteriyorlar. Ankara’da engellenen tüzük kurultayında ülkücüler bir irade gösterdiler. Bir çirkin sloganın olmadığı, tacizin olmadığı, sabahın erken saatlerinden gelen insanların saat 15.30’a kadar taşkınlık göstermeden Ankara’da gösterdiği tavır bir milattır. Şimdi biz nihayet sözün dışında davranışlarımızla nerede olduğumuzu paylaşıyoruz. Allah hepsinden razı olsun demokrasi için büyük bir gedik açtılar” şeklinde konuştu.
“MHP MİLLETİN BARIŞINI SAĞLAYACAKTIR”
Karadeniz sokaklarında dolaşılması halinde fındıktaki sorun kadar MHP’de kurultayın da vatandaşın sorunu olduğuna dikkat çeken Meral Akşener, “Siyasi partiler iddia ile kurulurken ülkeyi yönetmeyi arzu ederler ve bunun peşinden koşarlar. Bugünkü iktidar sahipleri ülkeyi kutuplaştırarak bu noktaya geldiler. İhtilaf sahalarını derinleştirerek çok kolay politika yapıldı. Yapmamız gereken sadece buradaki tutumumuzu anlatmaktır. MHP millet-devlet barışmasını sağlayacak partidir. Ama şunu söyleyeyim sağda ve soldaki bütün oylara talibiz. Ne kadar alacağız onu bizim çalışmamız gösterecektir” ifadelerine yer verdi.
“ÇAĞRI HEYETİ TARAFINDAN TARİH BELİRLENECEK TÜZÜK KURULTAYI YAPILACAK”
Genel başkan adayı sayısının artıp artmayacağı konusuna da değinen Merak Akşener, şunları kaydetti:
“Sayın Bahçeli ile birlikte 6 aday olabiliyorsak söylem şu olmalıdır. Seçme ve seçilme hakkı herkesin en tabi hakkıdır. Herkes aday olur. 548 imza aldık. 5,5 aydır uğraşıyoruz. 854 kişi de dediler ki büyük kurultayı da toplayabilirseniz tüzük kongresinde gelip evet oyu vereceğiz. Böyle baktığınız zaman bu delege önce kurultay istiyor. Çağrı heyeti tarafından tarih belirlenecek ve tüzük kongresi yapılacak. O kurultaydan sonra ikinci aşamada seçimli kongre yapılır.”
“KABA SABA DİLLERİ TERSİNE ÇEVİRDİK SEVİYEYİ KORUDUK”
Türkiye’de demokrasinin belinin kırıldığını ifade eden Meral Akşener, “Bizim de aynı yoldan yürümemiz söz konusu değildir. Nazik bir süreç götürdük. Örnek olacak bir süreçtir. Hiçbir aday hakkında incitici söz söylemedik. Sonuçta rakibiz ama işbirliği yaptık. İşbirliği içerisinde rekabet kavramına uyduk. O kadar ağır iftiralara uğramama rağmen genel merkezin yönlendirdiği kişilerle ilgili görmemezlikten geldi. Sayın Bahçeliye yönelik en küçük rencide edici sözümüz ve davranışımız olmadı. Siyasette rekabet olmalıdır bu da yakın zamanda ilk oluyor. Darmadağın edilmiş siyasi anlayışları, kaba saba dile dönüşmüş siyasi dili tam tersine dönüştüren bir süreç geçirdik. Üst kurul delegeleri nasıl örnek oldularsa biz adaylar da örnek olduk” dedi.
“BAHÇELİ’NİN YALAN KONUŞTUĞUNU DUYMADIM”
Genel başkan adaylarından bazılarının tedbirli olarak disiplin kuruluna sevk edileceği şeklindeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını anlatan Meral Akşener, şöyle devam etti: “Tedbirli ihraç ile ilgili hukukçularımız görüştük. Sayın Bahçeli adına genel merkezden yaptıkları açıklamalar var, ‘Kesinlikle ihraç yoluna gitmeyeceğiz’ diye. Bu zamana kadar Bahçeli’nin yalan konuştuğunu duymadım. Kurmaylarının genel başkan adına paylaştıkları bu görüşün doğru olduğuna inanıyorum. Bu mesele doğal olarak ortadan kalkmıştır. Bir sorun gözükmüyor anlamı kalmadı.”
“TÜRKİYE’DE MHP KONUŞULUYOR”
MHP’deki değişimin başkanlık sisteminin önüne geçeceğini söyleyen Meral Akşener, “Yapılacak olan etkin muhalefet, iktidar partisini çatlatacaktır. Bugüne kadar hep muhalefet partilerine tanzim eden siyasi oyun planı ile karşılaştık. Sayın Cumhurbaşkanı ve onun partisinin planı ile karşı karşıya kaldık. İlk defa Türkiye’de 8 Nisan’dan itibaren MHP konuşuluyor. TV’lerde, gazetelerde MHP konuşuluyor. Sanki MHP’nin iç işi olmaktan çıktı iktidarın sorunu olmaya başladı. İktidar partisi MHP’de değişim olmaması için büyük bir tazyikle taraf oldu. MHP’yi milletle buluşturmak için erken genel seçimle ilgili bir çalışmamız olacaktır. Oldubittilerin önüne geçilecektir. Bunun karşısında uzun süre dayanılacağını zannetmiyorum” ifadelerini kullandı.
Basın toplantısı öncesinde Giresun’un tek MHP’li Belediye Başkanı olan Haşim Birol Tekin ve kulüp başkanı Serkan Cihan ile asbaşkan Gökhan Yiğit, Meral Akşener’e Doğankentspor’un formasını takdim etti.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gümüşhane Prof. Dr. Nafiz Maden: "Mavi Vatan Yasası Türkiye’nin denizlerdeki haklarını güçlendirecek" Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, gündemdeki Mavi Vatan Yasası’nın Türkiye’nin denizlerdeki egemenlik haklarını güçlendirecek stratejik bir adım olduğunu söyledi. Doğu Akdeniz’deki enerji rekabeti, deniz yetki alanları ve bölgesel güvenlik politikalarının yeniden gündeme geldiği süreçte değerlendirmelerde bulunan Maden, Türkiye’nin deniz yetki alanlarının uluslararası hukuk çerçevesinde kayıt altına alınmasının önemli olduğunu belirtti. Maden, "Mavi Vatan Yasası’nın TBMM gündemine gelmesi Türkiye’nin denizci ülke olma hedefi açısından oldukça önemlidir. Bu yasa ile deniz yetki alanlarımızın netleşmesi, egemenlik haklarımızın korunması ve enerji politikalarımızın güçlenmesi hedeflenmektedir" dedi. Doğu Akdeniz’de son yıllarda artan enerji rekabetine dikkat çeken Maden, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ilan ettiği bazı ruhsat sahalarının Türkiye’nin Mavi Vatan sınırlarıyla çakıştığını ifade etti. Türkiye’nin son yıllarda envanterine kattığı sondaj ve sismik araştırma gemileriyle sahada güçlü bir varlık ortaya koyduğunu kaydeden Maden, "Bugün kendi sondaj filosuna sahip, arama ve sondaj faaliyetlerini bağımsız şekilde sürdürebilen bir ülke konumuna geldik" diye konuştu. Libya ile imzalanan deniz yetki anlaşmasının stratejik önem taşıdığını belirten Maden, Doğu Akdeniz’de planlanan enerji koridorlarının Türkiye’nin deniz yetki alanlarını doğrudan ilgilendirdiğini söyledi. Denizcilik Bakanlığı’nın yeniden kurulmasının önemine de değinen Maden, enerji, güvenlik ve deniz ticaretine ilişkin politikaların tek çatı altında yönetilmesinin Türkiye’ye stratejik avantaj sağlayacağını ifade etti. Karadeniz’de yürütülen enerji çalışmaları ile Somali açıklarındaki arama faaliyetlerine dikkat çeken Maden, üniversitelerin oşinografi, deniz jeolojisi ve jeofiziği ile uluslararası deniz hukuku alanlarında daha fazla çalışma yapması gerektiğini sözlerine ekledi. "Denizcilik Bakanlığı’nın yeniden işlevli hale getirilmesi önemlidir" Mavi Vatan Yasası ile ilgili açıklamalarda bulunan Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, "Denizci ülke olma ülküsünün bir sonucu olarak Kurban Bayramı’ndan sonra Mavi Vatan Yasası’nın Büyük Millet Meclisi’nde gündeme alınması önemli olmuştur. Ancak bu yasanın 2026’da hâlâ konuşuluyor olması bir eksikliktir. Bunun sebepleri arasında 1928 yılında Yavuz zırhlısının tamiratı sırasında yaşanan usulsüzlükler ileri sürülerek "Bahriye Nezareti" yani Denizcilik Bakanlığı’nın lağvedilmesinde aramak gerekir. Bu nedenle Denizcilik Bakanlığı’nın yeniden işlevli hale getirilmesi önem taşımaktadır. Mavi Vatan’daki egemenlik haklarımızın uluslararası hukuka uygun şekilde kayıt altına alınması da oldukça önemlidir. 1974’ten itibaren Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz’de yaşanan 6 mil-12 mil karasuları sorunu bizi çok fazla yormuştur. Bu durum uluslararası hukuktan doğan haklarımızın kaybolmasına neden olmuştur" dedi. "Deniz yetki alanlarımız kayıt altına alınacak" Yasayla birlikte egemenliği devredilmemiş adaların da önemli hale geleceğinin altını çizen Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, "Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, ’Yunanistan’ın egemenlik hakları mevzu bahis olduğunda onların yanında yer alacağız’ sözü manidardır. Buradaki asıl konu, Avrupa Birliği ülkelerinin Türkiye’ye karşı takındıkları tavırdır. Doğu Akdeniz’de Meis Adası nedeniyle Türkiye’nin Antalya Körfezi’ne Sevilla Haritası’yla mahkûm edilmesine karşı en büyük duruş, Mavi Vatan doktrini ve Mavi Vatan Yasası’dır. Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz tarafından 2006 yılında ortaya atılan Mavi Vatan doktrini ile Türkiye’nin çevre denizlerindeki hakları ortaya konmuştur. Bugün de bunun sonucu olarak Mavi Vatan Yasası gündeme gelmiştir. Bu yasayla deniz yetki alanlarımız kayıt altına alınacak, egemenliği devredilmemiş adalarımız ismen zikredilecektir. Ayrıca yasa, Doğu Akdeniz’de Yunanistan, İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve bunlara destek veren Avrupa Birliği ülkelerine karşı önemli bir duruş olacaktır" diye konuştu. "Adalar Denizi’nin özel statüsünü pekiştirmiş olacağız" Doğu Akdeniz’deki enerji varlığının önemine de değinen Prof. Dr. Nafiz Maden, "2000’li yıllardan itibaren Doğu Akdeniz’deki enerji varlığı büyük devletlerin ilgisini artırmıştır. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Lübnan, İsrail ve Mısır’la yaptığı Münhasır Ekonomik Bölge anlaşmaları deniz yan sınırı krizlerini ortaya çıkarmıştır. Türkiye de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Libya ile anlaşmalar yapmıştır. İsrail doğal gazını Avrupa’ya taşımayı amaçlayan EastMed projesinin Türkiye’nin deniz yetki alanlarından geçmesi nedeniyle Libya anlaşmasının lağvedilmesi için girişimlerde bulunulmaktadır. Biz Ege ve Adalar Denizi’ni Anadolu’nun doğal uzantısı olarak görüyoruz. Yunanistan’ın adaları silahlandırması da uzun süredir gündemdedir. Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Araştırma Merkezi öncülüğünde hazırlanan deniz mekânsal planlama haritası da bu süreçte önemli hale gelmiştir. Mavi Vatan Yasası ile deniz yetki alanlarımızı daha net görecek ve Adalar Denizi’nin özel statüsünü pekiştirmiş olacağız" ifadelerini kullandı.
Malatya Yeşilyurt Belediyesi’nden Kurban Bayramı öncesi yoğun hazırlık Yeşilyurt Belediyesi, Kurban Bayramı öncesinde ilçe genelinde hazırlıklarını hızlandırdı. Başkan Geçit, Kurban Bayramının huzurlu, sağlıklı ve güzel bir atmosferde geçmesi için her türlü tedbiri aldıklarını söyledi. 27 Haziran Çarşamba günü başlayacak ve dört gün sürecek Kurban Bayramı öncesinde ilçenin dört bir yanında yoğun mesai harcayan Yeşilyurt Belediyesi ekipleri hem çevre düzenlemeleri hem de vatandaşların sağlığını korumaya yönelik denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Özellikle marketler, kasaplar, tatlı ve şekerleme satış noktaları ile pazar alanlarında gerçekleştirilen kontroller artırılırken, parklar, refüjler, kaldırımlar ve mezarlık alanlarında da temizlik çalışmaları titizlikle yürütülüyor. Çevre düzenleme, temizlik ve dezenfekte çalışmaları artırıldı Vatandaşların kurban ibadetlerini daha rahat şartlarda yerine getirebilmeleri için harekete geçen Yeşilyurt Belediyesi, ilçe genelinde toplam 41 ayrı kurban satış ve kesim noktası oluşturdu. Belediye ekipleri, belirlenen alanlarda altyapı düzenlemeleri, temizlik ve dezenfekte çalışmalarını tamamlayarak kesim alanlarını bayram öncesinde hazır hale getirecek. Yeşilyurt Belediyesi ayrıca bayram süresince oluşabilecek olumsuzluklara anında müdahale edebilmek amacıyla nöbetçi ekipler oluştururken, çevre temizliği ve atık toplama hizmetleri ise bayram süresince kesintisiz devam edecek. "Huzurlu bir bayram için her türlü tedbiri alıyoruz" Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Kurban Bayramı’nın manevi atmosferine uygun bir ortam oluşturmak adına tüm birimlerin koordineli şekilde çalıştığını belirterek, vatandaşların huzurlu bir bayram geçirmesi için gerekli tüm tedbirlerin alındığını ifade etti. Başkan Geçit, belediye ekiplerinin bayram süresince sahada aktif görev yapacağını belirterek, "Vatandaşlarımızın kurban ibadetlerini hem dini kurallara hem de hijyen şartlarına uygun şekilde yerine getirebilmesi için tüm hazırlıklarımızı tamamlıyoruz. Zabıta, Temizlik İşleri ve Veteriner Hizmetleri ekiplerimiz bayram boyunca görevlerinin başında olacak. Amacımız hem çevre kirliliğinin önüne geçmek hem de vatandaşlarımızın ibadetlerini güvenli alanlarda huzur içerisinde gerçekleştirmelerini sağlamaktır." ifadelerini kullandı. Başkan Geçit, belirlenen alanların dışında cadde, sokak ve kamuya açık alanlarda yapılacak kurban kesimlerine izin verilmeyeceğini sözlerine ekledi. "Belirlenen alanlar dışında satış ve kesim yasak" İlçe genelinde belirlenen kurban satış ve kesim noktalarında çevre düzenlemeleri yapılırken, alanların altyapısı da bayram sürecine uygun hale getiriliyor. Vatandaşların hijyenik ortamlarda hizmet alabilmesi için temizlik ekipleri tarafından detaylı yıkama ve dezenfekte çalışmaları sürdürülüyor. Aynı zamanda ulaşım, atık toplama ve çevre koruma hizmetleri için de özel ekipler görevlendirildi. Yeşilyurt sınırları içerisinde ilan edilen izinli alanların haricinde kurban satışı ve kesimi yapılması yasaklandı. Kurallara uymayanlar hakkında yasal işlem uygulanacak olup, denetimler ise bayram boyunca aralıksız sürecek. Kurban atıklarının düzenli şekilde toplanması ve çevre kirliliğinin önlenmesi için ilçe genelinde nöbetçi ekiplerin görev yapacağı bildirildi.
Kocaeli Kocaelispor’da kongre sürüyor, söz delegelerde Olağan seçimli mali genel kurulu süren Kocaelispor’da kongre üyeleri söz alarak eleştiri ve önerilerini dile getirdi. Taraftar derneği başkanı Enver Güler salonda, "Hep aynı insanlar var. Değişen bir şey yok. Yürüyüş Yolu’na ‘Kocaelispor’a başarılar dilerim’ pankartı asmakla Kocaelisporlu olunmuyor. Biz şehrimize ve takımımıza sahip çıktık. Bu her babayiğidin harcı değil" dedi. Kocaelispor’un olağan seçimli mali genel kurulu Kocaeli Kongre Merkezi’nde sürüyor. Mali ve sportif faaliyet raporlarının ardından denetim kurulu ve disiplin kurulu raporları okundu. Raporların ardından söz alan delegeler düşüncelerini, eleştirilerini ve önerilerini ifade etti. Taraftarlar adında Hodri Meydan Dernek Başkanı Enver Güler kürsüye çıktı. Güler, "Bakıyoruz ki hep aynı insanlar, hep aynı ağabeyler var. Değişen bir şey yok. Süper Lig’de ilk 10’da olan Kocaelispor’un kongresinde tüm koltuklarının dolması gerekiyordu. Sadece konuşuluyor. Doğru bir şey değil. Dernek olarak son 1 haftadır ciddi görüşmeler yaptık. Kocaelispor’un menfaatlerinin ön alanlarda tuttuğunu düşündüğümüz insanlarla görüştük. Bizim Kocaelisporluluk anlayışımız çoğu insanımızın anlayışıyla örtüşmüyor. Yürüyüş Yolu’na ‘Kocaelispor’a başarılar dilerim’ pankartı asanların samimiyetine çok inanmıyoruz. Pankart asmakla Kocaelisporlu olunmuyor. Bakkaldan aldığımız destek ile kravatlı ağabeylerden aldığımız destek arasında fark var. Bakkal ağabeyin desteği daha kıymetli" dedi. "Mütevazı değiliz. Yaptığımız her babayiğidin harcı değildir" Takıma sahip çıktıklarının altını çizen Enver Güler, "Şehrimize ve takımıza sahip çıktık. İlk 7 maçta 2 puan alan takımın arkasında durmak her babayiğidin harcı değildir. Mütevazi değiliz. Bu takım ilk 10’da ligi tamamladıysa bunun en büyük sahibi biziz. Kimse bizim babamızın oğlu değil. Recep Durul da öyle. Recep Durul’un mücadelesini görüyoruz. Varsa başka babayiğit çıksın, onları da destekleyim. Mali tablomuzun taraftarımıza şeffaf bir şekilde duyurulmasını istiyoruz. Tüzüğümüzün de değişikliğe uğraması gerekiyor. Bu arada kimse bize ‘Sizin yerini şurası’ diyemez. Biz istediğimiz yere otururuz. Korkutucu bir takım olmak istiyoruz. Sayın başkan Avrupa için söz vermiştiniz. Bu sezon sonu bunu görelim" şeklinde konuştu. Kulübün eski kulüp müdürlerinden İlker Uzel ise yönetim kurulunda yer alan birkaç ismin üye olmadığını, listede yer alamayacağını söyledi. Konuşmaların ardından mali tablonun ibra edilmesine geçildi. Salona delegeler dışında taraftarların da alındığı belirtildi, oylama yapılarak divan tarafından salon boşaltıldı. 15 dakikalık aranın ardından yalnızca delegeler oylamaya katılmak üzere salona alındı.