Yerel Haberler
Gümüşhane
Prof. Dr. Nafiz Maden: "Mavi Vatan Yasası Türkiye’nin denizlerdeki haklarını güçlendirecek" 24 Mayıs 2026 Pazar - 13:28:30 Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, gündemdeki Mavi Vatan Yasası’nın Türkiye’nin denizlerdeki egemenlik haklarını güçlendirecek stratejik bir adım olduğunu söyledi. Doğu Akdeniz’deki enerji rekabeti, deniz yetki alanları ve bölgesel güvenlik politikalarının yeniden gündeme geldiği süreçte değerlendirmelerde bulunan Maden, Türkiye’nin deniz yetki alanlarının uluslararası hukuk çerçevesinde kayıt altına alınmasının önemli olduğunu belirtti. Maden, "Mavi Vatan Yasası’nın TBMM gündemine gelmesi Türkiye’nin denizci ülke olma hedefi açısından oldukça önemlidir. Bu yasa ile deniz yetki alanlarımızın netleşmesi, egemenlik haklarımızın korunması ve enerji politikalarımızın güçlenmesi hedeflenmektedir" dedi. Doğu Akdeniz’de son yıllarda artan enerji rekabetine dikkat çeken Maden, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ilan ettiği bazı ruhsat sahalarının Türkiye’nin Mavi Vatan sınırlarıyla çakıştığını ifade etti. Türkiye’nin son yıllarda envanterine kattığı sondaj ve sismik araştırma gemileriyle sahada güçlü bir varlık ortaya koyduğunu kaydeden Maden, "Bugün kendi sondaj filosuna sahip, arama ve sondaj faaliyetlerini bağımsız şekilde sürdürebilen bir ülke konumuna geldik" diye konuştu. Libya ile imzalanan deniz yetki anlaşmasının stratejik önem taşıdığını belirten Maden, Doğu Akdeniz’de planlanan enerji koridorlarının Türkiye’nin deniz yetki alanlarını doğrudan ilgilendirdiğini söyledi. Denizcilik Bakanlığı’nın yeniden kurulmasının önemine de değinen Maden, enerji, güvenlik ve deniz ticaretine ilişkin politikaların tek çatı altında yönetilmesinin Türkiye’ye stratejik avantaj sağlayacağını ifade etti. Karadeniz’de yürütülen enerji çalışmaları ile Somali açıklarındaki arama faaliyetlerine dikkat çeken Maden, üniversitelerin oşinografi, deniz jeolojisi ve jeofiziği ile uluslararası deniz hukuku alanlarında daha fazla çalışma yapması gerektiğini sözlerine ekledi. "Denizcilik Bakanlığı’nın yeniden işlevli hale getirilmesi önemlidir" Mavi Vatan Yasası ile ilgili açıklamalarda bulunan Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, "Denizci ülke olma ülküsünün bir sonucu olarak Kurban Bayramı’ndan sonra Mavi Vatan Yasası’nın Büyük Millet Meclisi’nde gündeme alınması önemli olmuştur. Ancak bu yasanın 2026’da hâlâ konuşuluyor olması bir eksikliktir. Bunun sebepleri arasında 1928 yılında Yavuz zırhlısının tamiratı sırasında yaşanan usulsüzlükler ileri sürülerek "Bahriye Nezareti" yani Denizcilik Bakanlığı’nın lağvedilmesinde aramak gerekir. Bu nedenle Denizcilik Bakanlığı’nın yeniden işlevli hale getirilmesi önem taşımaktadır. Mavi Vatan’daki egemenlik haklarımızın uluslararası hukuka uygun şekilde kayıt altına alınması da oldukça önemlidir. 1974’ten itibaren Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz’de yaşanan 6 mil-12 mil karasuları sorunu bizi çok fazla yormuştur. Bu durum uluslararası hukuktan doğan haklarımızın kaybolmasına neden olmuştur" dedi. "Deniz yetki alanlarımız kayıt altına alınacak" Yasayla birlikte egemenliği devredilmemiş adaların da önemli hale geleceğinin altını çizen Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, "Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, ’Yunanistan’ın egemenlik hakları mevzu bahis olduğunda onların yanında yer alacağız’ sözü manidardır. Buradaki asıl konu, Avrupa Birliği ülkelerinin Türkiye’ye karşı takındıkları tavırdır. Doğu Akdeniz’de Meis Adası nedeniyle Türkiye’nin Antalya Körfezi’ne Sevilla Haritası’yla mahkûm edilmesine karşı en büyük duruş, Mavi Vatan doktrini ve Mavi Vatan Yasası’dır. Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz tarafından 2006 yılında ortaya atılan Mavi Vatan doktrini ile Türkiye’nin çevre denizlerindeki hakları ortaya konmuştur. Bugün de bunun sonucu olarak Mavi Vatan Yasası gündeme gelmiştir. Bu yasayla deniz yetki alanlarımız kayıt altına alınacak, egemenliği devredilmemiş adalarımız ismen zikredilecektir. Ayrıca yasa, Doğu Akdeniz’de Yunanistan, İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve bunlara destek veren Avrupa Birliği ülkelerine karşı önemli bir duruş olacaktır" diye konuştu. "Adalar Denizi’nin özel statüsünü pekiştirmiş olacağız" Doğu Akdeniz’deki enerji varlığının önemine de değinen Prof. Dr. Nafiz Maden, "2000’li yıllardan itibaren Doğu Akdeniz’deki enerji varlığı büyük devletlerin ilgisini artırmıştır. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Lübnan, İsrail ve Mısır’la yaptığı Münhasır Ekonomik Bölge anlaşmaları deniz yan sınırı krizlerini ortaya çıkarmıştır. Türkiye de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Libya ile anlaşmalar yapmıştır. İsrail doğal gazını Avrupa’ya taşımayı amaçlayan EastMed projesinin Türkiye’nin deniz yetki alanlarından geçmesi nedeniyle Libya anlaşmasının lağvedilmesi için girişimlerde bulunulmaktadır. Biz Ege ve Adalar Denizi’ni Anadolu’nun doğal uzantısı olarak görüyoruz. Yunanistan’ın adaları silahlandırması da uzun süredir gündemdedir. Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Araştırma Merkezi öncülüğünde hazırlanan deniz mekânsal planlama haritası da bu süreçte önemli hale gelmiştir. Mavi Vatan Yasası ile deniz yetki alanlarımızı daha net görecek ve Adalar Denizi’nin özel statüsünü pekiştirmiş olacağız" ifadelerini kullandı.
22 Mayıs 2026 Cuma - 15:41 Özel bireylerin gurur günü Gümüşhane İl Jandarma Komutanlığı’nda düzenlenen temsili askerlik uygulamasında 9 özel gereksinimli birey bir günlüğüne askerlik yaparak yemin etti. 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında gerçekleştirilen programda özel gereksinimli bireyler sabah saatlerinde aileleriyle birlikte Gümüşhane İl Jandarma Komutanlığı’na geldi. Büyük heyecan yaşayan temsili askerler, ilk olarak asker üniformalarını giydi. Daha sonra asker tıraşı olan özel bireyler, jandarma personeli eşliğinde temel askerlik eğitimlerine katıldı. Eğitim alanında düzenlenen yürüyüş ve çeşitli uygulamalarda renkli görüntüler ortaya çıktı. Eğlenceli ve duygusal anların yaşandığı program kapsamında özel bireyler temsili olarak nöbet tuttu. Ardından yemek duası yapılarak aileleriyle birlikte öğle yemeği yenildi. Programın devamında düzenlenen törende Türk bayrağına el basarak yemin eden temsili askerler, bir gün de olsa askerlik yapmanın gururunu yaşadı. Tören sonunda özel bireylere Gümüşhane Valisi Cevdet Atay, Jandarma Kıdemli Albay Bilal Sarıdoğan ve il protokolü tarafından temsili terhis belgeleri takdim edildi. "Evladımızın asker olduğunu da gördük" Askerliğin yeğeninin hep hayali olduğunu söyleyen Serpil Öz, "Yeğenim bugün çok güzel bir askerlik yaptı. Allah bu duyguyu herkese nasip etsin. Çok sevindi, biz de onun adına çok sevindik. Askeriyemize, jandarmamıza çok teşekkür ederiz, bu günlerini de gördük" dedi. Oğlu İbrahim Öz ile gurur duyduğunu ifade eden Zeki Öz de, "Çok mutluyuz, oğlum çok merak ediyordu askerliği. Bu günleri gördüğümüz için çok gururluyuz. Bize bu günleri gösteren herkese çok teşekkür ederiz. Oğlumu asker kıyafetleri içerisinde görünce çok duygulandım" diye konuştu. "Hayallerim gerçekleşti" 1 günlüğüne temsili askerlik yapan ve çok mutlu olduğunu belirten Jandarma Er İbrahim Öz, "Sabah buraya geldik tıraş olduk. Jandarmamıza her şey için teşekkür ederim. Çok beğendim, çok mutlu oldum. Nöbet de tuttum çok güzeldi, hayalim de gerçekleşti çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. 51 yaşında askerlik hayalini gerçekleştiren Uğur Demirci ise "Bugün burada yemek yedim, eğitim yaptım, gezdim. Eskiden asker olma hayalim vardı gidemeyince üzüldüm ama şimdi gitsem güzel olurdu. Bugün askerlik yaptım mutluyum" dedi. Oğlu Uğur Demirci’yi asker kıyafetleri içerisinde görünce duygulandığını aktaran Ali Kemal Demirci ise "Oğlum bugün askerlik yaptı, mutluyum, gururluyum. Allah devletimize zeval vermesin. Askerimize zeval vermesin. Günümüz güzel geçti. 1975 doğumlu 51-52 yaş grubuna girmiş. Onu asker kıyafetleri içerisinde görünce mutlu oldum, gururlandım" şeklinde konuştu.
KÜRTÜN FINDIОINDA REKOLTE KAYBI YOK
03 Ağustos 2012 Cuma - 15:06 KÜRTÜN FINDIОINDA REKOLTE KAYBI YOK Gümüşhane Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Hasan Irkın, 2012 yılında Kürtün ilçesinde fındık rekoltesinin 603 ton olmasının beklendiğini, rekoltede herhangi bir kayıp beklenmediğini söyledi.Beraberinde kurum yetkilileri ile birlikte ilçeye bağlı Günyüzü köyüne giden ve burada uygulanan ``Entegre Mücadele Projesi`` kapsamında fındık bahçelerinde incelemelerde bulunan Irkın, 2012 üretim sezonu rekolte durumu, hastalık ve zararlı kontrolü, kültürel uygulamalar gibi konularda kontrollerde bulundu.Proje ile çevre dostu ve insan sağlığını temel alan entegre mücadele prensiplerinin doğru şekilde uygulandığını belirten Irkın, hastalık ve zararlılarla mücadelede öncelikle mekanik ve kültürel mücadelenin yapılması gerektiğini, bunun yetersiz kalması durumunda da ilaçlı mücadeleye başvurulması gerektiğine vurgu yaparak, çalışmaların bu doğrultuda yürütülmesi gerektiğini ifade etti.KÜRTÜN`DE FINDIK REKOLTESİNDE KAYIP YOKIrkın, Kürtün`de 2012 yılı fındık rekoltesinin 603 ton olarak tahmin edildiğini, hasat anından önce yeniden yapılan incelemede çotanak sayımının yapıldığı Haziran ayı sonrası kuraklık, dolu gibi nedenlerle rekolte kaybının olmadığının gözlendiğini söyledi.10-15 AОUSTOS FINDIK HASAT ZAMANIİnceleme yapılan alanlarda hastalık ve zararlı açısından sorun bulunmadığını, yetiştiricilik konusunda bilinçlendirme çalışmalarının sürmesi gerektiği kanaatine varıldığını ifade eden Irkın, ``Fındık meyvesi üzerinde yapılan çalışmalar sonucunda, yüksek verim ve randıman için ``˜zamanında hasat` önemli olduğundan, Kürtün ilçesinde rakımı nispeten daha düşük bölgelerde 10 Ağustos, yüksek bölgelerde ise 15 Ağustos tarihinden itibaren fındık hasadına başlanabileceği belirlenmiştir. Tüm fındık üreticilerimize bol kazançlı ve bereketli hasatlar dileriz.`` dedi.
FIRINCININ FOTOОRAF AŞKI TÜRKİYE DERECESİ GETİRDİ
02 Ağustos 2012 Perşembe - 23:50 FIRINCININ FOTOОRAF AŞKI TÜRKİYE DERECESİ GETİRDİ Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı`nın bu yıl 4.kez düzenlediği ``Tarım ve İnsan`` konulu ulusal fotoğraf yarışmasında ``Mısır`` fotoğrafı ile üçüncü olan Mustafa Zengin, amacının Gümüşhane`deki yaşamı ulusal manada tanıtmak olduğunu söyledi.Yıllardır kent merkezindeki Yeni Mahallede fırıncılık yapan 2 çocuk babası 31 yaşındaki Mustafa Zengin, 717 katılımcı ve 3 bin 127 eserin yer aldığı ``Tarım ve İnsan`` konulu fotoğraf yarışmasında genel kategorisinde Türkiye üçüncüsü oldu.Torul ilçesine bağlı Atalar köyünde mısır ayıklayan vatandaşları çektiği ve ``Mısır-Lazut`` adını verdiği fotoğrafı ile ilk kez katıldığı yarışmadan Türkiye üçüncülüğü gibi önemli bir dereceyle dönen Zengin, fırındaki işlerinden artan zamanda çektiği fotoğraflarla Gümüşhane sanat camiasında kendisine önemli bir yer edindi.İlk makinesini yayla çiçeği satarak alan Zengin, çocukluğunda köylerine gelen turistlerin ellerinde gördüğü fotoğraf makinelerini alabilme hayaliyle yıllarca çalıştığını belirterek, daha iyisini yapabilmek için uğraş verdiğini söyledi.Aynı zamanda Gümüşhane Fotoğraf ve Sinema Sanatı Derneğinin de (GÜFSAD) kurucu başkanı olan Zengin, fotoğrafçılıktaki en önemli hedeflerinden birisinin Gümüşhane sınırları içindeki yaşam tarzını ulusala taşımak olduğunu söyledi. Bu hayalle fotoğrafa baktığını ifade eden Zengin, ödül alan fotoğrafını kendi köyünde çektiğini söyledi.Fotoğrafın hikayesini anlatan Zengin, şunları söyledi: ``Kışın köyüme tatil için gitmiştim. Orada eskiden mahalle sakinleri bir evde toplanır ve evin mısırlarını ayıklarlardı. Buna da yöresel olarak mısır mecisi derlerdi. Her gece bir evde mutlaka mısır ayıklanır ve gecenin sonunda horon oynanırdır. O dönemi bildiğim için kafamda kalan bir kompozisyon vardı. Yengeme kafamdaki kompozisyonu anlattıktan sonra fotoğrafı dikey kadrajdan üstten çektim. Tarım Bakanlığının yarışmasına katılmamdaki amacım da Gümüşhane`deki tarımı taşımaktı.``Fotoğrafının derece almasını beklediğini dile getiren Zengin, bundan sonraki hedefinin Gümüşhane yaşamını ve el sanatlarını sadece ulusal değil, uluslararası yarışmalarda da tanıtmak olduğunu söyledi.Daha iyisini yapmanın sorumluluğunu üzerinde taşıdığını ifade eden Zengin, bu yıl yarışmaya katılan fotoğrafların daha üst düzeyde olduğunu ve her geçen yıl daha da iyi olduğunu sözlerine ekledi.
GÜMÜŞHANE BELEDİYESİ İFTAR YEMEĞžİ VERDİ
02 Ağustos 2012 Perşembe - 23:03 GÜMÜŞHANE BELEDİYESİ İFTAR YEMEĞžİ VERDİ Gümüşhane Belediye Başkanlığı tarafından geniş katılımlı bir iftar yemeği düzenlendi.Bağlarbaşı Mahallesinde bulunan Sema Doğan Parkında düzenlenen yemeğe Gümüşhane Valisi Dr. Yusuf Mayda, AK Parti Gümüşhane Milletvelilleri Doç.Dr. Kemalettin Aydın, Feramüz Üstün, Garnizon ve İl Jandarma Komutanı Albay Serhat Önder, Gümüşhane Belediye Başkanı Mustafa Canlı, Sayıştay 6. Daire Başkanı Hasan Fehmi Ezber, Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Arslantaş, Ağır Ceza Reisi Mehmet Selim Eren, Vali Yardımcısı Cahit Karatepe, İl Genel Meclisi Başkanı Sebahattin Çobanoğlu, İl Emniyet Müdürü Hüseyin Ümit Yüksel, İl Müftüsü Dr. Süleyman Aktaş, 22. Dönem Milletvekilleri Sabri Varan, Temel Yılmaz, AK Parti İl Başkanı Ercan Çimen, MHP İl Başkanı Orhan Mazman, İlçe ve Belde Belediye Başkanları, Sivil Toplum Örgütü temsilcileri, Belediye Meclisi Üyeleri, Belediye Birim Müdürleri ve çok sayıda davetli katıldı.Gümüşhane`de toplumun her kesiminden insanları bir arada ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade eden Belediye Başkanı Mustafa Canlı, ``Bu güzel mekanda, Ramazanın derin manevi havasında davetimize iştirak eden herkese çok teşekkür ediyoruz.`` dedi.İl Müftüsü Süleyman Aktaş tarafından yapılan yemek duasının ardından konuşan Canlı, şunları söyledi: ``11 ayın sultanı olan mübarek Ramazan ayında hep birlikte bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Ramazan ayı hoşgörü, muhabbet, şefkat, merhamet ve rızkın bol olduğu değerli bir aydır. Yardımlaşma duygusunun en uç noktaya çıktığı, nefis muhasebesinin daha etkin bir şekilde yapıldığı mübarek Ramazan ayı, kişiler arasındaki dostluk ve sevgi bağlarını da daha köklü bir şekilde geliştirmektedir. Düzenlenen bu yemekler kardeşliğin, birlik ve beraberliğin bir göstergesidir.``Ramazan ayının manevi yönünü burada hep birlikte yaşadıklarını kaydeden Başkan Canlı, ``Ramazan ayında birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını en yoğun şekilde yaşarız. Dini duyguların yoğun şekilde yaşandığı bu mübarek ayda düzenlemiş olduğumuz iftar yemeğine katıldığınız için teşekkür ediyorum. Herkese sağlıklı, mutlu ve huzur içinde bir yaşam geçirmesini temenni ediyorum.`` diye konuştu.
GÜMÜŞHANE`DE ÇİT DERESİ`NE 5 BİN KIRMIZI BENEKLİ ALABALIK BIRAKILDI
02 Ağustos 2012 Perşembe - 16:10 GÜMÜŞHANE`DE ÇİT DERESİ`NE 5 BİN KIRMIZI BENEKLİ ALABALIK BIRAKILDI Gümüşhane`nin Torul ilçesine bağlı Gümüştuğ-Çit Deresi`ne nesli tehlike altına giren 5 bin adet kırmızı benekli alabalık bırakıldı.Orman ve Su İşleri Bakanlığı 12.Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan çalışma ile geçtiğimiz yıllarda aynı bölgeden alınan anaç balıklardan yetiştirilen yavru balıklar düzenlenen tören ve geniş bir katılımla dereye bırakıldı.Gümüştuğ köyünde yapılan törene Vali Dr. Yusuf Mayda, Orman ve Su İşleri Bakanlığı 12.Bölge Müdürü Mustafa Bulut, Torul Kaymakamı Şafak Gürçam, Torul Belediye Başkanı Selami Bostan, Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Hasan Irkın, Gümüşhane Şube Müdürü Emel Mazlum, Gümüştuğ Köyü Muhtarı Bekir Çubukçu, kurum çalışanları ve köylüler katıldı.Gümüştuğ deresinden geçtiğimiz yıl tutulan ve Trabzon Maçka Altındere Alabalık Üretme ve Yetiştirme İstasyonunda yetiştirilen alabalıklar özel düzenekli tankla bölgeye getirildi. Dere suyunun sıcaklığı ve tankın sıcaklığı dengelendikten sonra protokol üyeleri ve köylüler tarafından 5 bin adet kırmızı benekli alabalık dereye bırakıldı.Burada gazetecilere açıklamalarda bulunan Gümüşhane Valisi Dr. Yusuf Mayda, 5 bin yavru alabalığın dereye bırakıldığını ve artık kendi doğal ortamında yetişerek gelişeceklerini söyledi. Alabalığın özellikli bir balık olduğunun altını çizen Vali Mayda, ``Alabalık, akarsu, temiz ve soğuk su istiyor. Koruyabildiğiniz takdirde hem şifa hemde önemli bir besin kaynağı ve geçim kaynağı. Yapılan işlemlerde hep ekolojik denge ön planda tutulmalı. Burada doğal bir denge söz konusu iken zaman zaman bilinçsiz avlanma olabiliyor. Bu durumda dengeyi sarsmış oluyoruz. Bu derede olması gereken doğal alabalık popülasyonunun artırılması söz konusu. Bıraktığımız yavrular 8 aylık bir emeğin sonucu. Normal çağa gelebilmeleri içinde 2 yıl gerekli. Önümüzdeki yıl içerisinde de farklı köy ve derelere alabalık bırakacağız. Köylülerimizden de avcılarımızdan da bu konuda destek bekliyoruz. Neticede bunlar bizim milli varlığımızdır`` dedi.Orman ve Su İşleri Bakanlığı 12.Bölge Müdürü Mustafa Bulut ise Bakanlığın ``Orman İçi Suların Balıklandırılması`` projesi kapsamında ¬Gümüşhane`de ilk uygulamanın Gümüştuğ-Çit deresinde gerçekleştiğini söyledi.Bundan sonra da balıklandırma faaliyetlerinin devam edeceğini belirten Bulut, ``Özellikle doğada bulunan kırmızı benekli alabalıkların avlanma ve dış etkiler sebebiyle azalmasından kaynaklı Bakanlığımız bu çalışmayı başlattı. Projemizin amacı hem derelerin doğal dengesine tekrar kavuşması hem de ilerde derelerin sportif olta balıkçılığına açılması. Bu civarda yaşayan köylülerimize de gelir kaynağı oluşturması.`` diye konuştu.Öte yandan balıkların bırakıldığı derede 5 adet Hidro Elektrik Santrali (HES) planlandığı öğrenildi.
ORUÇ TUTANLARIN KAN VERMESİNDE SAKINCA YOK
02 Ağustos 2012 Perşembe - 00:47 ORUÇ TUTANLARIN KAN VERMESİNDE SAKINCA YOK Gümüşhane Kızılay Kan Merkezi sorumlu doktoru Dr. Gülseren Oğuzhan Çıtlak, ramazan ayında oruç tutanların iftardan sonra kan vermesinde herhangi bir sakınca olmadığını söyledi.Ramazan ayı nedeniyle Gümüşhane Kızılay Kan Merkezi, Atatürk Parkı girişine kurduğu mobil kan bağışı aracı ile kan topluyor.Vatandaşların iftardan sonra canlı müzik dinlemek ve çay içmek için akın ettiği ve popülasyonun en fazla olduğu yerlerden olan bölgede vatandaşlar kan bağışına da ilgi gösteriyor.İFTARDAN SONRA KAN VERMENİN ZARARI YOKGümüşhane Kızılay Kan Merkezi sorumlu doktoru Dr. Gülseren Oğuzhan Çıtlak, Ramazan ayında vatandaşların iftardan sonra kan bağışında bulunabileceklerini bunun kesinlikle bir zararı olmadığını belirterek, ``Kesinlikle zararı yok. Kan bağışından sonra ilk 4 saatte vücut kaybedilen sıvıyı yerine koyuyor. İftarın ardından sahura kadar zaten vücut kendini toplamış oluyor. Kan bağışından sonra bol bol sıvı gıdalar tüketilmesi gerekiyor.`` dedi.KİŞİLERİN ELDEN KAN ALMASI UYGULAMASI 2005 YILINDA SONA ERDİ``Bir dönem Türkiye`de kanın parayla satıldığı ifade edilirdi, şuanda durum nedir?`` sorusunu cevaplandıran Çıtlak, vatandaşlardan da kendilerine bu yönde sorular geldiğini belirterek, şöyle konuştu: ``Eskiden böyle bir uygulama varmış. Kişiler kendileri gidip Kızılay`dan para karşılığında ihtiyacı kadar kan alırmış. 2005 yılından sonra Güvenli Kan Temini projesi ile kişilere elden kan verilmesi uygulaması sonlandırıldı. Hastanelerden doktor isteğini yapıyor, Kızılay`da eğer elinde kan varsa hastanelere bizzat kendisi transfer ediyor. Hasta yada hasta yakınlarının Kızılay`la muhatap olması gibi bir durum söz konusu değil. Biz bile kanların kime gittiğini bilmiyoruz.``HASTALARIN KANA PARA VERMESİ SÖZ KONUSU DEОİLAlınan kanlarda AIDS, Hepatit B,C ve Sifilis gibi bulaşıcı hastalıklara bakıldığını, bunların kitlerinin de pahalı olduğunu hatırlatan Çıtlak, Kızılay`ın da sonuçta bir yardım derneği olduğunu, aldığı yardımlarla bu kitleri ve kan cihazlarını alıp tahlil yaptığını belirterek, bu tahlillerin ücretinin de sosyal güvenlik kurumlarından alındığını, kesinlikle hastaların kana para vermesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını söyledi.GÜMÜŞHANE`DE RAMAZAN AYINDA BAОIŞ ORANI ARTTIGümüşhane`de özellikle ramazan ayında ki kan bağışı performansının diğer aylara göre daha yüksek olduğunu vurgulayan Çıtlak, ``Normalde Gümüşhane`de kan bağışı noktasında zayıfız. Ama Türkiye`nin her tarafında Ramazan ayında bağışlar düşerken Gümüşhane`de arttı. Vatandaşlarımız Ramazan ayının manevi havasından dolayı sanırım daha çok kan bağışında bulunuyor.`` dedi.Çıtlak, kan bağışında bulunan her bireye kaç kez bağışta bulunursa bulunsun her defasında kan grubu bakıldığını, AIDS, Hepatit B, C ve Sifilis gibi kan yoluyla bulaşan hastalıklara da bakıldığını sözlerine ekledi.
AVUSTURYA MÜSTEŞARI SÜLEYMANİYE İÇİN GÜMÜŞHANE`DE
01 Ağustos 2012 Çarşamba - 15:24 AVUSTURYA MÜSTEŞARI SÜLEYMANİYE İÇİN GÜMÜŞHANE`DE Avusturya`nın Ankara Büyükelçiliği Dış Ticaret Müsteşarı Konstantin Bekos, Süleymaniye Kayak Merkezi ile ilgili görüşmek üzere Gümüşhane`ye geldi.İl Kültür ve Turizm Müdürü Temel Yalçın, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü İsrafil Aslan, Kayak İl Temsilcisi Mustafa Akbulut, Süleymaniye Mahallesi Muhtarı Ali Gürcan Erkan, Avukat Halim Tarhan Mısırlıoğlu ve Kayak işletmecisi Bayram Yakut`la birlikte misafirini Valilik Makamında ağırlayan Vali Dr. Yusuf Mayda, Kayak Federasyonu Başkanı Dr. Özer Ayık`ın mazereti çıkması nedeniyle programa katılamadığını fakat bayramdan sonra özel olarak geleceğini söyledi.Süleymaniye ile ilgili güzel gelişmeler beklediklerini ifade eden Vali Mayda, 2006 yılında da Avusturya Turizm Danışmanı`nın Gümüşhane`ye geldiğini hatırlatarak, ``Bu ziyaretler sonucunda muhtemelen Avusturya`dan yatırımcı misafirlerimiz de olacak.`` dedi.Konstantin Bekos ise konuşmasında, Avusturya`nın kış turizmiyle ilgili dünya çapında çok ünlü olduğunu, şimdiye kadar edindikleri tecrübeleri Türkiye`de projeler geliştirerek Türkiye`ye kazandırmak istediklerini söyledi.Türkiye`nin bu anlamda çok ciddi potansiyelleri olduğunu ifade eden Bekos, Türkiye`nin Avusturya`da sadece yaz turizmine yönelik bilinen ve tanınan bir ülke olduğunu, bu çalışmalarla Türkiye`nin kış turizmi potansiyelini de Avusturya`ya tanıtmış olacaklarını belirtti.Avusturya`nın yıllardan beri Türkiye`ye doğrudan yatırım yapan ülkeler arasında birinci sırada yer aldığını hatırlatan Bekos, ``Birçok enerji projesine katkı sağladı. Uzun yıllardan beri Avusturya ve Türkiye arasında ticari ilişkiler vardır. Dolasıyla kış turizminde bu bilgilerle birlikte ciddi anlamda geliştirebileceğimizi düşünüyorum.`` dedi.Karşılıklı hediyelerin verildiği ziyarette daha sonra Bekos`a Süleymaniye Kayak Merkezi ile ilgili brifing verildi.