GÜNDEM - 18 Ocak 2020 Cumartesi 18:39

44 yıllık emektar vapur yeniden Boğaz’da

A
A
A
44 yıllık emektar vapur yeniden Boğaz’da

İlk olarak 1976’da suya indirilen, 37 yıl boyunca şehir hatlarında hizmet ettikten sonra emekliye ayrılan ve şimdi de tekrar İstanbullularla buluşan eski ismiyle Şehit Adem Yavuz vapuru, Türk turizmine katkı için İstanbul Boğazı’nda gezi turlarına başladı.

Haliç Tersanesi’nde 1976 yılında motorlu yolcu vapuru olarak yapılan 58.2 metre uzunluğunda 19.6 metre genişliğindeki her biri 750 beygir gücünde 2 dizel motoru bulanan 456 grostonluk vapura, 1974’te Kıbrıs’ta gazetecilik yaparken, Rumlar tarafından yaralı esir alındıktan sonra şehit edilen gazeteci Adem Yavuz’un adı verildi. Bir süre sonra ise ‘Le Vapeur Magique’ ismini aldı. İstanbul’da 40 yıl hizmet verdikten sonra emekliye ayrılan ve “Vapur Turnesi” ismiyle Türkiye’nin ilk yüzen mağazası olan ’Şehit Adem Yavuz Vapuru’ Türk turizmine ve iş dünyasına hizmet vermek amacıyla İstanbul Boğaz’ın gezi turlarına başladı.

Hem limanda hem de Boğaziçi’nde seyahat hizmeti verebilecek

Le Vapeur Magique aynı zamanda yüzen bir etkinlik mekânı olarak da kullanılacak. İstanbul’da deniz üzerinde farklı bir deneyim yaşamak isteyenleri ağırlayacak vapurda, gençler ve öğrenciler için bilimsel temelleri anlatılan atölyelerde sihirbazların sırları paylaşılacak; caz konserleri, söyleşiler, imza günleri düzenlenecek. Müşterilerine hizmet vermeye başlayan vapurda yapılan çalışmalar hala devam ediyor. Çalışmaların tümünün 3 ay içerisinde bitmesi bekleniyor.

Sarayburnu’nda demirleyen ’Şehit Adem Yavuz Vapuru’ özel iş toplantıları için standartların üzerinde dekor ve teknik donanıma sahip 45 kişilik toplantı salonu ve bahar-yaz aylarında kullanabilecek 150 kişilik teras alanı da bulunuyor. Tüm gün yemek ve içecek servisine açık olan toplantı salonu, özel davet ve sunumlarda kullanılabilir durumda hazır tutulacak. Le Vapeur Magique iş dünyasına, hem limanda hem de Boğaziçi’nde seyahat hizmeti verebilecek.

"Deniz üzerinde karşılayan bir yaşam alanı oluşturduk"

Le Vapeur Magique’in kurumsal sözcüsü de olan Bülent Fidan proje hakkında şunları söyledi:
“Vapur sözcüğü aslında bildiğiniz üzere bir deniz taşıtı adı değil. Fransızca ‘buharlı gemi’ sözcüğünden dilimize geçmiş ama sonra sadece ‘buhar’ yani, ‘vapur’ kısmı kullanımda kalmış. 1800’lerde Osmanlı Dönemi’nde Fransız etkisi ile hayatımıza girmiş. Biz de aynı esintiyi, 1900’lerin ilk çeyreğindeki ‘art deco’ akımıyla birleştirdik. Geminin iç ve dış tasarımı, sunulan özel alanlar, içerideki caz esintisi, etkinlikler ve daha pek çok konu bu tasarım anlayışı ile oluşturuldu. İstanbul Boğazı’nda yeni, farklı, şaşırtan ve sürekli değişen sürprizli etkinlikleri ile saygın bir müze, kafe, restoran, sergi, gezi, söyleşi ve konser salonu ihtiyacını, üstelik doğrudan deniz üzerinde karşılayan bir yaşam alanı oluşturduk. Dileğimiz bir deniz kenti olan İstanbul’da Kız Kulesi, asma köprülerimiz, Boğaziçi’ni selamlayan İstanbul silueti gibi bir simge olmak. İstanbul için, Turizm için.”

Vapur ziyaretçilerinden tam not aldı

Vapuru ziyaret ederek çok beğendini söyleyen bir vatandaş, “Bugün arkadaşlarımızla beraber hep beraber çok güzel bir atmosfer, İstanbul manzarasına karşı gezmek için geldik. İlk defa geldik, devamı da gelecek diye düşünüyorum” derken, başka bur bir vatandaş da, “Arkadaşlarla birlikte geldik, çok eğlenceli bir yer, özellikle fotoğraf çekmek için mükemmel bir yer. Geldiğimde bilgim yoktu. Öğrenci olduğumuz için araştırmaya meraklıyız. Açtık internetten baktık, Kurbağa Terbiyecisi hakkında bir sürü şey öğrendik” diye konuştu.

Furkan Tan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli OSB’de ‘Örme teknolojisi ve kumaş hataları’ konusu ele alındı DENİZLİ(İHA) – Denizli Organize Sanayi Bölgesi, Tekstil Mühendisleri Odası Denizli Şubesi ve Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Tekstil Mühendisliği işbirliğinde, “Örme Teknolojisi ve Kumaş Hataları” konulu seminer gerçekleştirildi. Denizli Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü (OSB), tekstilin başkenti Denizli’de sektör paydaşları, sanayiciler ve personellerine yönelik önemli bir seminere ev sahipliği yaptı. Tekstil Mühendisleri Odası Denizli Şubesi ve Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Tekstil Mühendisliği işbirliğinde, Denizli OSB Konferans Salonu’nda “Örme Teknolojisi ve Kumaş Hataları” konulu seminer gerçekleştirildi. Seminerde Yuvarlak Örgü Satış Müdürü Mehmet Erdem Aktenk, Teknik Müdürü Atılım Kasapçopur ve Çorap- Triko ve Raşel Örgü Teknik Müdürü Muhittin Kaya konuşmacı olarak yer alırken, seminerin moderatörlüğünü PAÜ Mühendislik Fakültesi Tekstil Mühendisliği Öğretim Üyesi Dr. Ali Serkan Soydan gerçekleştirdi. Yoğun katılımın olduğu seminerde katılımcılara bilgi ve deneyimlerini aktaran konuşmacılar merak edilen soruları da yanıtladı. Ev sahipliği için Denizli OSB yönetimine teşekkür Denizli’nin tekstil alanında önemli bir şehir olduğunu vurgulayan Yuvarlak Örgü Satış Müdürü Mehmet Erdem Aktenk, “Denizli’de tekstil sektöründeki paydaşlarımızla birlikte olabilmek, onlara firmamızın son teknolojilerini sunabilmek ve ortak mesleki bir dil oluşturabilmek adına çok güzel bir fırsat oldu. Bizleri burada ağırlayanlara, ev sahipliği için Denizli OSB Yönetimine çok teşekkür ederiz.” diye konuştu. Etkinliğin moderatörlüğünü yapan PAÜ Mühendislik Fakültesi Tekstil Mühendisliği Öğretim Üyesi Dr. Ali Serkan Soydan, “Etkinliğimizi Tekstil Mühendisleri Odası Denizli Şubesi ile ortaklaşa düzenledik. Ev sahipliğimizi yapan Denizli OSB Yönetim Kurulumuza çok teşekkür ederiz.” dedi. “Düzenlediğimiz etkinliklere hız kesmeden devam edeceğiz” Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı M. Abdülkadir Uslu ise bölge müdürlüğü olarak ev sahipliği yaptıkları etkinliklere katılım sağlayan herkese teşekkür ederek, “Denizli’deki sivil toplum kuruluşlarımız ve Pamukkale Üniversitesi ile işbirliğinde pek çok etkinliğe imza atıyoruz. Sanayicilerimize yarar sağlayacak, kentimizin gelişiminde taş üstüne bir taş daha koyacak her türlü eğitim, seminer, panel vb. etkinliklerde yer almak ve ev sahipliği yapmak bizim için bir mutluluktur. Düzenlediğimiz etkinliklere hız kesmeden devam edeceğiz.” diye konuştu.
Erzurum Moleküler Biyoloji ve Genetik öğrenci kongresinin ilki ETÜ’de gerçekleştirildi Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) ev sahipliğinde I. Ulusal Moleküler Biyoloji ve Genetik Öğrenci Kongresi düzenlendi. Moleküler Biyoloji ve Genetik alanındaki güncel gelişmeleri konuşmak ve Türkiye’nin her bölgesinden akademisyenler ile öğrencileri bir araya getirmek amacıyla birincisi düzenlenen Ulusal Moleküler Biyoloji ve Genetik Öğrenci Kongresi’nin açılışına ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Fatih Yetim, Prof. Dr. Ceren Sultan Elmalı, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Programın açılışında konuşan ETÜ Fen Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Bölüm Başkanı Prof. Dr. Adem Kara, moleküler biyoloji ve genetiğin modern bilimde önemli bir role sahip olduğunu ifade ederek, kongrenin öğrencilerin kariyer gelişimine önemli katkılar sunacağını dile getirdi. Prof. Dr. Kara’nın ardından konuşan Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ümit İncekara, ETÜ Fen Fakültesinde eğitim kalitesinin ortalamanın oldukça üzerinde olduğuna dikkat çekerek, kısa zamanda önemli bir mesafe kaydettiklerini ve birçok yenilikçi uygulamayı hayata geçirdiklerini belirtti. Konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıkan Rektör Çakmak ise öğrenci kongrelerini çok önemsediklerini söyleyerek: “Değerli arkadaşlar bu ve benzeri organizasyonlara katılımınız sizlere ilerleyen süreçlerde çok önemli kazanımlar sağlayacaktır. Kongre, sempozyum ve çalıştay gibi programlara katılımınız sizlerin aynı zamanda ortak çalışma kültürünü çok önemsediğiniz anlamına da geliyor. Nitekim iş hayatına adım atarken derslerde elde ettiğiniz başarıların yanı sıra bu ve benzeri programlara katılımınız size referans olacak. Eğitim öğretim hayatınız boyunca kendinizi geliştirmek için neler yaptığınız sorusu her zaman karşınıza çıkacak. ETÜ olarak Ulusal Moleküler Biyoloji ve Genetik Öğrenci Kongresi’nin birincisini yaparak bir geleneği başlattık. İnanıyorum ki önümüzdeki yıllarda bu kongrenin devamı da gelecek. Bu vesileyle kongremizin düzenlenmesinde emeği geçen öğrencilerimize ve hocalarımıza teşekkür ediyor ve başarılar diliyorum” diye konuştu Türkiye genelinden 13 üniversiteden 400’e yakın öğrencinin katıldığı kongrede çok sayıda poster ve sözlü sunumun yapılırken Bitki ve İnsan Çalışmalarında Bor, Nörodejeneratif Hastalıklar, Protein Mühendisliği ve Kanser Çalışmalarında hedef moleküllerin Tespiti ve Aday İnhibitörlerin Sentezi konuları ele alındı.
Ankara Bakan Uraloğlu: “Turistik Diyarbakır Ekspresi, kültürel değerler ile doğa harikası manzaralarıyla kültürel iletişimi de güçlendirecek" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, seferlerine yeni başlayan Turistik Diyarbakır Ekspresi’ne ilişkin, “Güzergah boyunca buralardaki tarihi ve kültürel değerler ile doğa harikası manzaraları görme imkanı sunarak kültürel iletişimi de güçlendirecek” dedi. Bin 51 kilometre hat uzunluğunda Ankara-Diyarbakır güzergahında işletilecek olan 180 kişi kapasiteli Ankara-Diyarbakır-Ankara Turistik Treni, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun da katıldığı trenle seferine başladı. Ankara Tren Garı’nda gerçekleştirilen uğurlama töreninde konuşan Uraloğlu, trenin Ankara-Diyarbakır seferinde Malatya’da 3 saat, Diyarbakır-Ankara seferinde ise Elazığ’da 4 saat, Kayseri’de ise 3 saat turizm amaçlı duracağını belirterek, “Hiç şüphesiz Turistik Diyarbakır Ekspresi, uzun süre durarak gezme imkanı sağlayacağı Malatya ve Yolçatı destinasyonları başta olmak üzere bölge ekonomisine de katkıda bulunacak. Güzergah boyunca buralardaki tarihi ve kültürel değerler ile doğa harikası manzaraları görme imkanı sunarak kültürel iletişimi de güçlendirecek. Hayırlı olsun” ifadelerini kullandı. “Yurt içinde yeni rotalarda işletilebilecek turizm amaçlı trenlerin sefere konulması ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor” Seyahat severler için sadece yurt içinde değil, yurt dışında da tren rotaları olduğunu kaydeden Uraloğlu, “İstanbul-Sofya Treniyle Avrupa’ya ulaşmak da hem ekonomik hem de çok konforlu. Aslında turistik trenler hem vatandaşlarımıza hem de yurt dışından ülkemize gelen konuklarımıza, demiryollarımızın yeni yüzü ve vizyonuyla, dahası Türkiye’nin yeni yüzü ve vizyonuyla örtüşen bir etkinlik sunmaktadır. Ayrıca yurt içinde yeni rotalarda işletilebilecek turizm amaçlı trenlerin sefere konulması ile ilgili başta Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği, sivil toplum kuruluşları ve ilgili kurumlarla çalışmalarımız da devam ediyor” diye konuştu. “22 yıl içinde demiryollarına 57 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik” Uraloğlu, 22 yıl içinde demiryollarına 57 milyar dolar yatırım gerçekleştirdiklerine dikkati çekerek, sözlerine şöyle devam etti: “Tarihi İpek Yolunun canlandırılmasını amaçlayan ‘Tek Yol Tek Kuşak’ girişiminin en önemli halkasını oluşturan Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı’nı inşa ettik. Bu projeyle birlikte Asya ile Avrupa kıtaları arasında kesintisiz demiryolu ulaşımı mümkün hale getiren Marmaray ile Londra’dan Pekin’e kadar en güvenli, kısa ve ekonomik uluslararası demiryolu koridorunu oluşturduk. 2002’de devraldığımız 10 bin 948 kilometre olan demiryolu uzunluğumuza; 2023 yılı itibarıyla, 2 bin 251 kilometresi YHT ve Hızlı tren hattı olmak üzere yaklaşık 3 bin kilometre demiryolu ekledik. Demiryolu ağımızı 13 bin 919 kilometreye yükselttik. Ülkemizi, Yüksek Hızlı Tren işletmeciliği ile tanıştırdık ve Avrupa’da 6. dünyada 8. hızlı tren işletmecisi yaptık.” Yüksek Hızlı trenler ile bugüne kadar 85 milyon yolcu taşıdıklarını dile getiren Uraloğlu, bu yükselen trendi daha da yukarıya taşıyacaklarını sözlerine ekledi.