SAĞLIK - 29 Mayıs 2022 Pazar 10:54

Ailesi ‘çok zeki’ zannediyordu, gerçek bambaşka çıktı

A
A
A
Ailesi ‘çok zeki’ zannediyordu, gerçek bambaşka çıktı

Beş yıl boyunca hiç sokağa çıkmayan, yemek yemeyen, uyku dahi uyamayan 7 yaşındaki Umeyr Asaf, okula başlamadan trilyonları saymaya başlayınca ailesi, ‘Çok zeki, akıllı, onun için garip davranıyor’ diye yorumladı. Ancak anaokuluna başladığında rehber öğretmen Asaf’taki farklılığı anlayınca aile doktorların yolunu tuttu. Asperger sendromu teşhisi konulan Asaf, doğada hayvanlar ile etkileşime geçerek hayata tekrar kazandırıldı.

Kocaeli’de oturan 7 yaşındaki Umeyr Asaf, okula başlamadan okumayı sökerek, trilyonlara kadar saymaya başladı. Üstün zekasına rağmen davranışlarındaki farklılık ailesinin dikkatini çekse de anne Elif Bekar, ‘Çok zeki, akıllı. Yaşı geçsin düzelir’ dedi. Yemek yemeyen, dışarıya çıkmayan, kokulara hassas olan, babası ve ağabeyi ile hiçbir şekilde vakit geçirmeyen Asaf’ın özel birey olduğunu ise anaokuluna başladığı zaman rehber öğretmeni anladı. Rehber öğretmenin uyarısı ile aile doktorların yolunu tuttu. Yapılan tetkiklerin ardından Asaf’a 5 yaşında ‘Asperger sendromu’ teşhisi konuldu. Aile hemen özel eğitim için arayışlara başladı. Anne Elif Bekar yaptığı araştırmanın ardından Başiskele ilçesinde bulunan Atlantis Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’ni buldu. Kurumda Umeyr Asaf için eğitim süreci hızlı bir şekilde başlatıldı. Bireysel eğitim, duyu bütünleme dersleri, doğada hayvanlarla etkileşim kurmanın ardından yaklaşık iki yılın sonunda Asaf’ın ‘Asperger sendromu’ tanısı yine doktorlar tarafından kaldırıldı.

Ailesi ‘çok zeki’ zannediyordu, gerçek bambaşka çıktı

"Bir odanın içinde 5 sene boyunca beraberdik"

Yaşadığı süreci anlatan anne Elif Bekar, “Asaf evden dışarıya çıkmaz, yemek yemezdi. Kokulara çok hassastı. Tek dünyası ben ve ablası. Babasına, abisine yaklaşmazdı. Ne eve misafir kabul edebilir, ne dışarıya çıkardık. Sosyal hayatım sıfırdı. Bir odanın içinde 5 sene boyunca beraberdik. 5 sene boyunca uyku uyumadım. ‘Neden uyuyorsun, uyku çok gereksiz, zamanımı boşa harcıyorsun’ diyordu. 15 dakika uyuyordum. 5 yıl boyunca öyleydim. Bir odanın içinde koltuğun tepesinde bir uçtan bir uca gider gelirdi. Tüm dünyası oydu. Bir evin içine kapandım, çok ağır geldi, alışmak zorundasın, alıştım” dedi.

“Çok ağladım”

Atlantis ile tanıştıktan sonra bütün dünyalarının değiştiğini ifade eden Elif Bekar, “Çok ağladım. Hala daha ağlıyorum. Büyüyecek, insanlarla iletişimi yok, nasıl bir hayatı olacak? Hep onu düşündüm. Şimdi oğlum her şeyi yapıyor. Çocukluğunu yaşayamıyordu, top bilmiyordu” diye konuştu.

“Ben sadece zeki olduğunu düşünüyordum”

Anaokuluna yazdırdıklarında sürecin başladığını söyleyen anne Elif Bekar, “Rehber öğretmeni, ‘Özel bir çocuğunuz var, bizlik değil’ dedi. Onun sayesinde gittik. Aslında kızım 1.5 yaşında iken ‘Bir farklılık var’ dedi. Ben sadece zeki olduğunu düşünüyordum. Akıllı diye pek takılmadım. Okula gitmeden milyonlar, on milyonlar, trilyonlara kadar sayabiliyordu. Okuma yazma biliyordu. Ben, ‘çok akıllı’ bir çocuk diyerek buna yorumladım” ifadelerini kullandı.

“İlk iki yıl çok doktora götürdüm”

Özel eğitim alırken kendisinin de birçok şeyi öğrendiğini, tecrübe edindiğini belirten Bekar, “Burası olmasaydı olmazdı. En çok büyüdüğünü, delikanlılık dönemini merak ediyordum. Okula sıfır sıkıntısız başladık. ‘Bir yaş daha büyüsün atlatırım’ diyordum. İlk iki yıl çok doktora götürdüm. Bana denilen, ‘6 aylık olsun uyur, yaşına girsin düzelir.’ Yaşına girdi yine bir şey yok. Baktım bu böyle olmuyor, kendimiz evin içinde bir düzen kurduk. O ne yaparsa onunla birlikte yaşamaya devam ettim. Çok sosyal biriydim, tüm hayatım bitti. Markete bile zor gidiyordum. Markete giderdik, bir şey almasını isterdim, ‘Benim istediğim burada yok’ deyip çıkıyordu. ‘Çocuksun, bir sakız al’ diyordum ama katı kuralları vardı. Çocuklarla oynamazdı, ‘Onlar benim sorularıma cevap veremiyor’ derdi. Yaklaşmazdı kimseye. Şimdi öyle değil. Arkadaşlarıyla oynamak için okula erken gidiyor. Benim için tarif edilemez bir duygu, tarifi yok” dedi.

Ailesi ‘çok zeki’ zannediyordu, gerçek bambaşka çıktı

“Tanısı kalktı”

3 ay önce kontrole gittiklerini söyleyen anne Bekar, “‘Bırakabilirsiniz’ dediler. Hem sevindim, hem üzüldüm. Tanısı kalktı. Ben bunu kabullenmiştim. Burada çok şey öğrendim. Öğretmenlerimiz sağ olsunlar birebir hepsi tek tek benimle ve Asaf’la ilgilendi. Ben evde bir problem yaşadığımda, hemen öğretmenlere söylüyordum. O problemler ortadan kalkıyordu. Hayvanları ve yeşili çok severdi. Burayı Asaf çok istedi. İlk başka okula gittim. Arabadan inince ‘Burası hastaneye benziyor, ben buraya gelmem’ dedi. Yine de girdik ve sorduk. Orada bana, ‘Asaf’ın öğrenmesini durduracağız’ dediler. Bu bana çok mantıksız geldi. Bir çocuğun öğrenmesi nasıl durdurulur. Burayı tavsiye ettiler. Daha kapıdan ilk girdik, ‘Anne evet burası’ dedi. Burada da aynı soruyu sordum, ‘Biz bu çocuğun öğrenmesini durduramayız. Bu bizim elimizde değil. Biz ona ilave bir şeyler öğretip, topluma kazandıracağız’ dediler. Şimdi gerçekten topluma kazandırıldı” şeklinde konuştu.

Elon Musk'ta Asperger olduğunu itiraf etmişti

Öte yandan geçtiğimiz yıl Elon Musk'ta Saturday Nigth Live adlı ABD’nin en ünlü şov programında Asperger sendromu olduğunu açıklamıştı. Tesla ve SpaceX’in kurucusu, milyarder iş insanı Musk, sunduğu programda, “Saturday Night Live’ı sunmak bir onur, bunu kast ediyorum. Bazen bir şey söyledikten sonra bunu kastettiğimi söylemeliyim ki insanlar gerçekten ne demek istediğimi anlasınlar. Bunun nedeni, konuştuğumda her zaman birçok tonlama varyasyonumun olması ve bunun harika bir komedi olduğu söylendi bana. Bu akşam SNL’i sunan ilk Asperger’li olarak tarih yazıyorum. Ya da en azından bunu ilk itiraf eden kişi olarak” ifadelerini kullanmıştı.

Cihan Atik-Ömer Faruk Kıyak
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Bakan Yardımcısının basın açıklaması sırasında deprem oldu İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaoğlu depremin merkez üssü Tokat’ın Sulusaray ilçesinde basın açıklaması yaparken deprem meydana geldi. İçişleri Bakan Yardımcısı Karaloğlu, depremin merkez üssü Tokat’ın Sulusaray ilçesinde incelemelerde bulundu. Karaloğlu 4 ilçe 37 köyde 385 konut, 87 ahır, 11 cami ve 1 fırında hasar meydana geldiğini belirterek, “Sulusaray merkezli 5 deprem meydana geldi şu ana kadar, 41 de artçı oldu. Ben Tokat ve Yozgat’taki tüm hemşerilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Rabbim beterinden korusun, muhafaza etsin. En büyük tesellimiz şu ana kadar herhangi bir yaralımız ve can kaybımız yok. Arkadaşlarımız, ekiplerimiz şu anda sahada köylerin tamamı tarandı. Tokat’ta 3 ilçe, Yozgat’ta 3 ilçede olmak üzere depremden etkilenen tüm köylerimiz şu anda taranmış durumda. Tokat’ta şu ana kadar 112 acil çağrı merkezimize 576, Yozgat’ta 250 deprem kaynaklı vatandaş ihbarı var. Ön incelemeler sonucunda Tokat ilimizde 3 ilçe, 30 köyde, 191 konutta ve 84 ahırda, 7 cami ve 1 fırında hasarlar var, bunlar yıkık değil hasarlı. Yozgat ilinde 1 ilçede 7 köyde 94 konutta, 4 cami ve 3 ahırda ön hasar tespitlerimiz var” dedi. “Hasarlı evlere girmeyin” Hasarlı evlere girilmemesi çağrısında bulunan Karaloğlu, "Evinde hasar olan, çatlağı olan hiçbir vatandaşımız evini kullanmasın. Biz onları alıp misafir etmeye hazırız. Yurtlar hazır hale getirildi. Vatandaşımıza çağrı yapıldı. Şu ana kadar 30 vatandaşımız yurtlarda kalmak için müracaatta bulundu. Sayın valimizin verdiği bilgiye göre şu anda bölgedeki kamu kurum ve kuruluşlarında bir hasarımız yok. Okullarımızda, kamu hizmet binalarında herhangi bir hasarımız yok, inşallah binalarımızda kamu hizmeti vermeye de devam edeceğiz. Kumanyalar hazırlandı şu anda dağıtılıyor. Yine Tokat’ta üç ilçemizde sıcak yemek çıkartmak üzere aş evlerimiz oluşturuluyor. İnşallah vatandaşımıza sıcak yemek imkanımızda sunulacak. Şu anda bölgede ulaşımda, alt yapıda, elektrik ve haberleşmede herhangi bir sorunumuz yok. Yollarımız açık, enerjisi olmayan ve haberleşme imkanı olmayan köyümüz yok. Tedbir olarak Tokat’ta bir gün eğitime ara verdik. Yozgat ilimizde ise Çekerek, Kadışehri ve Aydıncık ilçelerinde yine eğitime bir gün ara vermiş olduk” dedi. “750 Personel 150 araç bölgede” Karaloğlu, 150 araç ve 750 personelin bölgede görev aldığını ifade ederek, “Diyarbakır’dan Van’a kadar birçok ilimizden arama kurtarma ekipleri bölgeye ulaşmış durumda. Yerel ekipler de bölgeye ulaştı. Şu anda bölgede 750 personelimiz vatandaşlarımıza yardımcı olmak üzere bekliyor. 150 yardım aracı da bölgeye ulaşmış durumda” şeklinde konuştu. “Dezenformasyon uyarısı” Karaloğlu açıklamasında dezenformasyon uyarısında bulunarak şunları söyledi: “Sosyal medyada maalesef yine dezenformasyonlar var. Vatandaşımıza çağrımız AFAD tarafından açıklanmayan hiçbir bilgiye itibar etmemeleridir. Biz vatandaşlarımızı AFAD üzerinden çok hızlı bir şekilde bilgilendiriyoruz. Vatandaşımızın tereddüdü olmasın.” Öte yandan İçişleri Bakan Yardımcısı, açıklama yaptığı sırada deprem meydana geldi. Karaloğlu, "Şu anda artçı sarsıntıyı hep birlikte yaşadık. Rabbim hepimizi, ülkemizi korusun" dedi.
İstanbul Jose Mendilibar: "Dayanma gücümüzü sonuna kadar kullandık" Olympiakos Teknik Direktörü Jose Mendilibar, Fenerbahçe ile çok zor bir maç oynadıklarını belirterek, "Dayanma gücümüzü sonuna kadar kullandık. Penaltılara kalması, futbolcuların becerisine kalıyor" dedi. UEFA Avrupa Konferans Ligi Çeyrek Final ikinci maçında Fenerbahçe ile karşılaşan Olympiakos, penaltı atışları sonunda galip gelerek yarı finale yükseldi. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Olympiakos Teknik Direktörü Jose Mendilibar, "Çok zor bir oyun oynadık. Dayanma gücümüzü sonuna kadar kullandık. 10. dakikada golü yemiştik fakat dayandık. İlk devrede dayanma gücümüzü iyi kullandık. Topu rakibe verip yorma yoluna gittik. Penaltılara kalması, futbolcuların becerisine kalıyor" ifadelerini kullandı. "Kendimi şanslı hissediyorum" Mendilibar, "Avrupa kupalarında yarı finale kalmasında takımın başında antrenör olduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Umarım daha ileriye taşıyabiliriz. Şu anda kalemizi koruyan Tzolakis, başta ikinci kalecimizdi. Sonra kaleyi devraldı. Topun auta gitmesine şans diyebilirsiniz ancak kalecinin kurtarışına şans diyemeyiz. Bir çalışma sonucu oluyor bunlar" diye konuştu. "Kariyerim boyunca penaltılara bakmadım" Penaltı atışlarını izlemediği ve sırtını dönmesiyle ilgili sorulan soruya İspanyol teknik adam şu yanıtı verdi: "Ben bütün kariyerim boyunca penaltılara bakmadım. Bunu totem olarak yaptığımı size açıklamak isterim."
İstanbul İsmail Kartal: “Turu geçmek adına her şeyi hak etmiştik” Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, Olympiakos maçında oyuncuların 2. golü bulamamanın stresini yaşadığına dikkat çekerek, “Turu geçmek adına her şeyi çok hak etmiştik. Bugüne kadar penaltı kaçıran oyuncular, en az penaltı kaçıran oyunculardı” dedi. UEFA Avrupa Konferans Ligi Çeyrek Final ikinci maçında Fenerbahçe, sahasında karşılaştığı Yunan temsilcisi Olympiakos’a penaltı atışları sonunda kaybederek turnuvaya veda etti. Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu. İlk yarı iyi futbol oynadıklarını belirten Kartal, "Bugün oyuna çok iyi başladık. İlk devre muhteşem bir Fenerbahçe vardı. Muhteşem taraftar önünde golü de bulduk. İkinci yarı oyun dengelendi. Sonra tempoyu arttırdık sadece 2. golü bulamadık. Oyuncuların turu geçebilmek adına rahatlığı, o golü bulamamanın stresini yaşadık. Uzatmalarda mecburi değişiklikler yaptık. Uzatmalar iki takım adına dengeli geçti. Turu geçmek adına her şeyi çok hak etmiştik. Oyuncularımı tebrik ediyorum. Bugüne kadar penaltı kaçıran oyuncular, en az penaltı kaçıran oyunculardı. Sadece 2. golü bulamadığımız için turu geçemedik. Taraftarlarımıza karşı mahcup olduk. Her şeye rağmen önümüze bakıyoruz. Ligde devam edeceğiz" diye konuştu. “Bugün bazı oyuncular karşılık veremedi” Müsabakada yapılan değişiklikler ile ilgili Kartal, “Bazen oyuncuları değiştirirsin, hamlelere karşılık bulursunuz. Bazen de istediğiniz verimi alamazsınız. Bugün de bazıları karşılık verdi, bazıları veremedi. Bunlar futbolun içinde olan doğal şeyler” ifadelerini kullandı. "Mecburi değişiklikler oldu" Tadic’in vuruş stili ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Kartal, “Tadic’in çok fazla şut atma değil de ayak içi plase vuruşları var. Onun kendine göre vuruş stili var. 86. dakikada Fred ile konuştuk uzun zaman sakatlık yaşadı. Uzatmaları da düşünerek yerine daha mücadeleci birini alarak tüm planlarımız buydu. Szymanski’ye kramp girdi, Becao’nun kasığında ağrı oldu. Mecburi değişiklikler oldu” şeklinde konuştu. “En güvendiğimiz isimler penaltıları kaçırdı” Penaltı atışlarını da değerlendiren Kartal, “Bonucci çok kariyerli oyuncu, Cengiz de aynı şekilde. Tadic penaltı atışlarında, kariyerinde kaçırdığı penaltı sayısı çok az. Beni şaşırtan bunlar oldu. En güvendiğimiz isimler penaltıları kaçıran isimler oldu. Bu kadar mücadele ettik. Bu mücadelenin karşılığında 2. golü atarak turu geçebilmek varken, penaltılarla elenmek üzücü oldu” diyerek sözlerini noktaladı.