POLİTİKA - 26 Kasım 2020 Perşembe 00:19

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hacıyev'den Fransa'ya sert tepki

A
A
A
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hacıyev'den Fransa'ya sert tepki

Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev, Fransa Senatosunun sözde Dağlık Karabağ Cumhuriyeti'nin tanımasına ilişkin tavsiye niteliğindeki kararına tepki göstererek, "Bu kararın Azerbaycan için sıradan bir kağıt parçası olduğunu vurgulamak isteriz" ifadelerini kullandı.

Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ'ı Ermenistan işgalinden kurtarması ile birlikte Fransa'daki Ermeni lobisi harekete geçti. Sağcı ve muhafazakarların çoğunlukta olduğu Fransa Senatosu, Ermeni lobisinin de etkisiyle bugün 1'e karşı 305 "evet" oyu ile "Dağlık Karabağ Cumhuriyeti'nin" tanınmasını öngören teklifi kabul etti. Fransız Senatosu'nun skandal kararına Azerbaycan'dan tepki gecikmedi. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev yaptığı açıklamada, Fransız Senatosunun söz konusu kararını "sıradan bir kağıt parçası" olarak nitelendirdi.

Hacıyev, "Öncelikle bu kararın Azerbaycan için sıradan bir kağıt parçası olduğunu vurgulamak isteriz. Dar siyasi hedefler için kabul edilen bu kağıt parçası, uluslararası hukuk, Birlemiş Milletler ve ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarının ağır ihlalinin yanı sıra Minsk Grubu eş başkanı ve BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi olarak Fransa'nın niyeti ve objektif faaliyetiyle ilgili ciddi soruları gündeme getiriyor" ifadelerini kullandı.

Fransız Senatosu'nun bu provokatif adımının Fransız siyasi çevrelerinin geleneksel Ermeni taassubunun bir göstergesi olduğunu vurgulayan Hacıyev, "Arabulucu ülkenin tarafsız ve adil olması gerektiğini unutan Fransa'nın açık Ermeni yanlısı tutumu, ihtilafın barış yoluyla ve uluslararası hukukun norm ve ilkeleri çerçevesinde çözümüne engel olan ana faktörlerden biri olmuştur" dedi.

"Fransa Senatosunun 30 yıl sessiz kalması çok üzücü"

Fransa'ya eleştirilerini sürdüren Hacıyev, "Onun bu desteği, saldırgan Ermenistan'ı statükoyu sürdürmeye ve işgal gerçeğini güçlendirmeye cesaretlendirmiştir. Fransa Senatosunun Azerbaycan'ın uluslararası alanda tanınan topraklarının işgaline, sivillerin öldürülmesine, işgalci devletin topraklarımızda etnik temizlik, çevre terörü, yasa dışı yerleşim ve yasa dışı ekonomik faaliyetler yürütmesine karşı 30 yıl sessiz kalması çok üzücü" diye konuştu. Hacıyev, "Karar metninde Azerbaycan'a ve kardeş Türkiye'ye yönelik asılsız suçlamaları ve iftiraları kesinlikle reddediyor ve ihtilafın tarihi, siyasi ve hukuki yönlerini çarpıtma girişimlerini şiddetle kınıyoruz" ifadelerini kullandı.

"Bu kararı, Fransa'da büyüyen İslamofobinin açık bir örneği olarak görüyoruz"

Türkiye'nin ve Azerbaycan'ın yurt dışından savaşmak için paralı teröristler getirdiği iddialarının asılsız olduğunu vurgulayan Hacıyev, "Ermenistan Silahlı Kuvvetleri saflarında Fransa vatandaşı olan paralı askerlerin savaşmasıyla ilgili kanıtlar ilgili kurumlarımız tarafından Fransa'ya sunulmuştur. Bu kararı, Fransa'da büyüyen İslamofobinin açık bir örneği olarak görüyoruz" dedi. Hacıyev, "Fransa'da aşırı laiklik ve basın özgürlüğü kisvesi altında İslam'a ve Müslümanlara yönelik ayrımcılık ve baskılar, bize bir zamanlar ülkede hüküm sürmüş ve bugüne de devam eden anti-semitizmi hatırlatıyor. Fransız Senatosu, bilinçli bir şekilde savaşın devam ettiği 44 gün boyunca ihtilaf bölgesine yakın ve uzak mesafede bulunan sivillere, kamu binalarına, enerji ve ulaşım altyapısına yönelik Ermeni askeri provokasyonlarını kınamaktan çekiniyor, çok sayıda sivili öldürülmüş, köyleri, kasabaları ve şehirleri füzelerle ateş altına alınan Azerbaycan'ı vicdansızca suçluyor" ifadelerine yer verdi.

Ermeni yanlısı Fransa siyasi çevrelerini Azerbaycan'ın kendi topraklarında yabancı işgalci askeri güçlere karşı bir savaş yürüttüğünü ve bu toprakların Azerbaycan'ın uluslararası hukukta tanınan egemen toprakları olduğunu anlamaya davet eden Hacıyev, "Hiçbir güç Azerbaycan'ı bu yüzden suçlayamaz ve Azerbaycan birliklerinin bu topraklardan çıkarılmasını talep edemez" dedi.

"AGİT Minsk Grubu eş başkanlarından Fransa, paradoksal olsa da bu anlaşmayı bozmaya çalışıyor"

Hacıyev, "Azerbaycan Cumhurbaşkanı, Rusya Devlet Başkanı ve Ermenistan Başbakanı tarafından 10 Kasım 2020'de imzalanan ortak anlaşma ile Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki askeri gerilime son verilmiş ve bölgede barışın tesisi için pratik çalışmalara başlanmıştır. Maalesef AGİT Minsk Grubu eş başkanlarından biri olan Fransa, paradoksal olsa da bu anlaşmayı bozmaya ve çatışmayı yeniden körüklemeye çalışıyor" diyerek Fransa'ya sert sözlerle tepkisini sürdürdü.

Fransa'nın son zamanlarda bir dizi uluslararası kuruluşta Azerbaycan'a yönelik ikiyüzlü politika yürütmesinin Azerbaycan tarafından ciddi rahatsızlığa yol açtığını ve sorular gündeme getirdiğini vurgulayan Hacıyev, "Fransız Senatosu adalet ve uluslararası hukuk konusunda bu kadar 'endişeli' ise o zaman sömürgeciliğin son örneklerinden biri olan Mayot Adası konusunu BM Genel Kurulu ve Bağlantısızlar Hareketi kararlarına uygun olarak ele alması daha mantıklı olacaktır" dedi.

"Fransa politikası ve parlamentosu için çok utanç verici bir adım"

Hacıyev, "Bu kararın kabul edilmesini Fransa politikası ve parlamentosu için çok utanç verici bir adım olarak görüyoruz. Fransız hükümeti, bu tür provokatif adımların kabul edilemezliğine ilişkin resmi tutumunu belirtmeli ve kararı kınayan bir bildiri yayınlayarak Azerbaycan'ın toprak bütünlüğüne desteğini ifade etmelidir" ifadelerine yer verdi.

Kamil Nadirli
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Edirne’de sahne alan öğrencilerin gösterileri ilgiyle izlendi Edirne’nin en işlek noktalarından birisi olan Saraçlar Caddesi’nde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla düzenlenen Balkan Çocuk Şenliği’nde sahne alan öğrencilerin gösterileri ilgiyle izlendi. Edirne’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı yağışlı havaya rağmen coşkuyla kutlandı. 7’den 70’e bayrağını alan etkinlik alanına geldi. Saraçlar Caddesi’nde günün anlam ve önemine ilişkin birçok etkinlik gerçekleştirildi. Yunanistanlı, Bulgaristanlı, komşu illerden gelen ve Edirneli öğrenciler halk oyunları gösterileri sundu. Gösteriler ilgiyle izlendi ve telefonlara kaydedildi. Edirne’de Atatürk Anıtı önündeki kutlamaların ardından öğleden sonra yağmurun dinmesiyle birlikte Saraçlar Caddesi’nde etkinlik gerçekleştirildi. Çeşitli stantlar açıldı ve öğrenciler bu kurulan alanlarda oyunlar oynayarak günün tadını çıkardı. Kurulan stantlarda çocuklar için yüz boyama ve çeşitli etkinliklere de yer verildi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri için Saraçlar Caddesi’ne kurulan platformda sahne alan öğrenciler çeşitli gösterileri ile büyük beğeni topladı. Etkinliklerde ilk olarak çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi. Daha sonra ise Balkanlar’dan gelen çocuklar ve Edirne’deki okullardan gelen öğrenciler gösteri yaptı. Katılımcılar alkışlarıyla gösterilere eşlik etti. Düzenlenen şenliğe Edirne Valisi Yunus Sezer ve eşi Canan Sezer, İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun ve Eşi Aynur Karaburun , Garnizon Komutanı Tuğgeneral Berat Acar, Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çakmak, İl Milli Eğitim Müdürü Önder Arpacı, eğitim camiası, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Antalya Teleferik kazasında güvenlik kamerası görüntüleri, 1 hafta önce savcılık dosyasında yer aldı Antalya’daki Tünektepe Teleferik kazasında güvenlik kamerası görüntüleri, son anda yapılan uyarılar, kazanın detaylarını gözler önüne serdi. Ceza hukukçusu Avukat Figen Çalıkuşu, "Bu görüntüler, yaklaşık 1 hafta önce savcılık dosyasında yer aldı, buna rağmen hala Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün tutuklu olarak kalması hukuka uygun bir durum değil" dedi. Antalya’da yaşanan ve bir kişinin ölümü ile 17 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan Tünektepe Teleferik kazasına dair güvenlik kamerası görüntüleri, olayın ayrıntılarını aydınlattı. Görüntülerde, yolcuların uyarıları ve kazadan sadece saniyeler önce yapılan müdahaleler dikkat çekiyor. Güvenlik kamerası görüntülerinin geçtiğimiz hafta savcılık dosyasına iletildiğini açıklayan Ceza hukukçusu Av. Figen Çalıkuşu, kaza kapsamında tutuklanan ANET’in önceki yönetim kurulu başkanı, mevcut Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’un serbest bırakılması yönünde çağrıda bulundu. Görüntüler, yaklaşık 1 hafta önce savcılık dosyasında yer aldı Çalıkuşu, şu ifadeler yer verdi: "Bu bildiğimiz bir görüntüydü. Fakat, şu ana kadar dava dosyasında olmasına rağmen hala tutukluluk incelemesinde dikkate alınmaması ilgi çekici. Bu görüntüleri sapladıktan sonra, Antalya Cinayet Bürosu’nun düzenlediği bir rapor var. O raporda tüm netliği ile olay ortada ve bu savcılık dosyasına girmiş vaziyette. Bu görüntüler, yaklaşık 1 hafta önce savcılık dosyasında yer aldı, buna rağmen hala Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün tutuklu olarak kalması hukuka uygun bir durum değil. Çünkü, özgürlüğün bir saniyesi bile kıymetli, ona el konulmaması gerekiyor." Kazada eylemin ve öznenin adı değişecek Güvenlik kamerası görüntülerini değerlendiren Çalıkuşu, kameralara yansıyan detaylar sonucunda, kazanın eyleminin ve öznesinin değiştiğini vurguladı. Çalıkuşu, "Ölümle neticelenen bir olay var, daha da büyük neticelere yol açacak bu kazanın olması engellenebilir miydi, işte bu sorunun cevabı bu cinayet büro ofisinin döktüğü görüntülerde yer alıyor. Engellenebilirdi, nasıl engellenebilirdi, o sırada teleferikte meydana gelen arızayı yolcular fark etmiş. Fark ettikleri gibi indiklerinde kabin görevlisini uyarmışlar. Kabin görevlisi de oradaki yetkilileri uyarmış ve şu an içeride tutuklu bulunan Serkan Yellice’ye kadar olay gelmiş. Otomasyon odasının içindeki görevli yetkili kişi Serkan Yellice, teleferiği durdurmuş. Durdurduktan sonra her nedense aldırmayarak, gerekli kontrolleri yapmayarak, 25 saniye sonra tekrar çalıştırmış. Ve o kendini gösteren arıza, yirmi beş saniye sonra çalıştırdığında tamamen devreye girmiş. Halatı çekerek, kopararak, direğin devrilmesine neden olmuş. Neden bu kaza meydana geldi, bir arızanın var olduğunu bile bile gereği yapılmadığı için meydana geldi. Bu şekilde sorumluluk, kusur anlamında fiilin ve sorumluların adı değişiyor. Bir hata var, yok sayarsanız, burada taksirli adam öldürmeden eylem değişebilir" diye konuştu. "Serkan Yellice gereğini yapmadı" Avukat Figen Çalıkuşu, kazaya ilişkin görüntülerin ortaya çıkmasının ardından, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün konuyla alakalı bir sorumluluğunun bulunmadığını aktardı. Çalıkuşu, şöyle konuştu: "Mesut Kocagöz’ün burada sorumluluğu yok, 28 Kasım 2023’te istifa etti. Zamanında yeterli denetim yapmadın, bugün bu oldu denemez. Denetim var ya da yok, bu zararlı sonuç. Ölümle son bulan bu neticenin olması, önlenebilirdi. Vatandaş uyardı. Serkan Yellice gereğini yapmadı. Serkan Yellice bu anları neden anlatmadı? Bu görüntüler saptanmasaydı, cinayet büro bunların dökümünü yapıp savcılığa teslim etmemiş olsaydı, haberdar olamayacaktık. Demek ki gizlenen bir gerçek var, bu da suçluluk psikolojisinin göstergesi. Aldırmazlığın zulmüne uğrayan, bir meslektaşımızı kaybettik. Üzgünüm ama burada gerçek suçlunun ortaya çıkması, suçsuz olanın da özgürlüğünün gasp edilmemesi gerekir." Kaza sonrası ikinci rapor hazırlanıyor Teleferik kazasının ardından olay yersi savcısının ikinci kez inceleme yaptığını açıklayan Çalıkuşu, hazırlanan yeni rapor sonrasında, Mesut Kocagöz’ün avukatlarının, tekrar tutuklanma kararına itiraz edeceklerini söyledi. Çalıkuşu, "Bu rapor üzerine itiraz tekrar yapılacak. Savcı ikinci kez inceleme yaptı. İlk ön rapor vardı, tekrar bilirkişilerle olay yerine gidildi. Çok detaylı, uzun zamana yayılan bir inceleme yapıldı. Yeni bir rapor çıkacak, cinayet bürosunun döktüğü görüntüler de yeniden incelenecek. Mesut Kocagöz’ün çıkması gerekiyor. Kepez halkı Mesut beyi belediye başkanı olarak seçti, burada menfaatleri dengelemek lazım. Kamuoyunun menfaati aynı zamanda belediye başkanından hizmet almaktır. Kusuru olmadığı açık. Böyle bir dosya varken, Serkan Yellice’nin dosyayı kararttığı ortadayken, neden bu dosyanın üstüne gidilmiyor?" dedi.
İstanbul Kamil Koç Turizm’den çocuklara 23 Nisan coşkusu Kamil Koç Turizm tarafından 23 Nisan Çocuk Bayramı nedeniyle yolculuk yapmak için terminale gelen çocuklara 23 Nisan coşkusu yaşatıldı. Dudullu Otobüs Terminali’nde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı şenliği düzenlenirken, terminaldeki çocuklara hediyeler ve yiyecek dağıtıldı. Kamil Koç Turizm Dudullu Terminali’nde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Şenliği düzenlendi. Yolculuk yapmak için aileleri ile terminale gelen çocuklar, palyaço eşliğinde çeşitli karakterler seçti, yüzlerini boyatarak mutlu anın tadını çıkarttı. Müzik ziyafetinin yanı sıra pamuk şeker ve patlamış mısır gibi ikramlarla hem çocuklar hem de aileleri unutulmaz anlar yaşadı. Kamil Koç Kurumsal İletişim Sorumlusu Sinan Yaman, "23 Nisan’ı minik yol arkadaşlarımızla Dudullu Terminalinde kutluyoruz her sene olduğu gibi. Ayrıca Türkiye’nin birçok terminalinde bilet satış noktalarımızda minik yol arkadaşlarımıza minik hediyelerimiz oldu. Bu sene de popcorn, pamuk şeker, palyaçoyla yüz boyama etkinliklerimiz, mini konserler, çocuk şarkıları, Atatürk şarkılarının çaldığı mini bir konser verdik. Umarım her sene bu şekilde coşkuyla kutlarız. Kamil Koç olarak mutluyuz. Önce bir şaşırıyorlar. Hiç beklemedikleri bir organizasyon oluyor çünkü. Sonra yavaş yavaş çocuklarının alışması ile birlikte adapte oluyorlar. Mutlu ayrılıyorlar. Onların mutlu ayrıldığını görmek bizi de çok mutlu ediyor. Her sene dediğim gibi devam edeceğiz" dedi.
Rize Ziraat Odası Başkanları yaş çay fiyatı için toplandı Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki Ziraat Odaları toplanarak 2024 yılı yaş çay fiyatında üreticiler için en az 25 TL olması gerektiğini ifade etti. Rize, Artvin, Trabzon ve ilçelerinde bulunan Ziraat Odası Başkanları 2024 yılı yaş çay fiyatıyla ilgili çalışmalarda bulundu. Çalışmaların ardından üreticilerin maliyetlerinin karşılanabileceği bir yaş çay taban fiyatıyla ilgili açıklamada bulundu. Rize’de bir araya gelen başkanlar çay üreticisi için yaş çay taban fiyatının en az 25 TL olarak açıklanması gerektiğini söyledi. Üreticilerin maliyetlerini gidermesi için yaş çayda taban fiyatının 25 TL olması gerektiğine vurgu yapan Rize Ziraat Odası Başkanı Bünyamin Arslan, "2024 yılı yaş çay taban fiyat çalışmamızı açıklamak üzere Rize, Artvin, Trabzon, Ziraat Odaları yani İkizdere Kalkandere, İyidere, Derepazarı, Güneysu, Çayeli, Pazar, Ardeşen, Çamlıhemşin, Fındıklı, Hopa, Arhavi, Borçka, Of, Hayrat, Sürmene, Araklı, Dernek Başkanı ve Tirebolu başkanları olarak kamuoyuna açıklamak üzere toplanmış bulunuyoruz. Ziraat Oda başkanları bölgelerinde yapmış oldukları yaş çay maliyet belirleme çalışmaları sonucunda odalarımızın ortaya koymuş olduğu yaş, yaprak, taban fiyatının ekonomik koşullar ve bölgedeki tarımın sürdürülebilir bölge kökünü önleme adına üreticilerimizin doğduğu yerde doyması için yaş çay taban fiyatının belirlenecek olan yaş çay taban fiyatının 25 TL olmasını talep ediyoruz. Ayrıca organik yaz çayın belirlenecek olan yasa ile fiyatının iki katı olarak belirlenmesini talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.