POLİTİKA - 15 Nisan 2019 Pazartesi 14:37

Binali Yıldırım: 'Bu seçim başlı başına murdar olmuş bir seçimdir'

A
A
A
Binali Yıldırım: 'Bu seçim başlı başına murdar olmuş bir seçimdir'

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Binali Yıldırım, bu seçim başlı başına murdar olmuş bir seçimdir, murdar etinde kavurması olmaz diyerek, “Yeninden sayımlarda 5 bin 500 oy bana 500 rakibe çıkıyor. Bu normal mi? Bu sorunun cevabını bekliyorum.Bu bile ciddi şüpheler organize kötülüğün olduğunu ortaya koyuyor. Bu seçimlerde organize kötülük yapılmıştır” dedi.

31 Mart Yerel Seçimlerinin yapılmasının 15’inci gününde İstanbul’un bazı ilçelerinde sayımlar devam ederken Cumhur İttifakının AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Binali Yıldırım, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda basın mensuplarıyla bir toplantı düzenledi. Toplantıya Yıldırım’ın yanı sıra İl Başkanı Bayram Şenocak, İstanbul Milletvekili Abdullah Güler ve basın mensupları katıldı. Toplantıda bir konuşma yapan Binali Yıldırım, “Bildiğiniz gibi 31 Mart Yerel Seçimleri Türkiye’de ve İstanbul’da gerçekleşti. Seçimlerden hemen sonra 2 açıklama yapıldı. Seçim gecesi önce CHP adayı rakam vererek kazandığını iddia etti. 29 Bin 500 civarıyla kazandığını söyledi. Bizde aynı gece eldeki bilgilere göre kazandığımızı söyledik. Evvelsi gün YSK Başkanı Sadi Güven bey açıklama yaptı. 27 bin 889 oy ile İmamoğlu’nun önde olduğunu ifade etti. Böylece sandık sonuçlarına dair ilk bilgilerle beraber seçim esnasında seçim tamamlandıktan sonra ortaya çıkan anormal ilişkiler şaibeler ve yolsuzluklar gibi gündeme geldiğini hep beraber gördük. Bu seçimleri ikiye ayırmak gerekir. Biri seçim günü yapılan işlemler idari işlemler, ikincisi de seçim sonrası sonuçlarına yönelik itirazların değerlendirildiği yargısal süreçtir. Yargısal süreç şu an itibariyle devam ediyor. Burada gerek AK Parti diğer partiler CHP ve MHP çeşitli yerlerde itirazlarda bulundu. Ben kısaca itirazlarını listesini söylemek istiyorum” dedi.

“Oyların tamamı sayılsaydı sonuçlar böyle olmayacak, fark kapanıp tersine dönecekti” 

Yıldırım, “2014 yılı seçimlerden AK Parti 84 itiraz yapmış. 77’si red, 7’i kabul edilmişti. CHP 45 itiraz yapmış, 4’ü kabul 41’i reddedilmiş. Bu şekilde gidiyor 191 tüm Türkiye’de seçimlere itiraz olmuş. 19’u kabul diğerleri reddedilmiş. 2019 yılı seçimlerinde toplamda 522 itiraz var. Bunun 485’i itiraz görmüş 13’üde kabul edilmiş. Burada tüm partiler var. Dolayısıyla herkes itiraz hakkını kullanmış ve kullanmaya devam ediyor. Bu itiraz süreci seçim kültürümüzde her seçimde olmuştur. İlk itiraz 1946’da olmuştur. Yarı serbest seçimlerdir, onu da CHP yapmıştır. Açık oy gizli tasnif olmasına rağmen itiraz yapan CHP’dir. İtiraza tahammülsüzlük anlaşılabilir değildir. CHP 2012 Ankara seçimlerinde itiraz süreçlerinden sonra hem AYM’ye hem de AİHM’ye götürmüştür. Biz hukukun peşindeyiz, biz vatandaşlarımızın verdiği oyu sandıkta hiç edilmesini önüne geçmeye çalışıyoruz. Onu da kısmen başardık. Başlarda 29-27 bin açıklanmıştı, bugün 12-13 bin seviyesine gidilmiştir. Dikkatiniz çekmek isterim, 2 parti 2 aday birbirine yakın oy aldığı halde neden aradaki fark benim lehime artmaktadır. Normalde yanlışlık varsa her 2 aday içinde böyle olması icap eder, düzeltmeye itiraz kalmaz. Oylar sandıktan hiç edilmiştir, oylarımız karşı adaya yazmıştır. Bugüne kadar oyların sadece yüzde 10’u sayılmıştır. Biz eminiz ki oylarım tamamı sayılmış olsaydı, CHP rıza gösterseydi, mutlaka seçimin sonucu böyle olmayacaktı. Bu fark kapanacak ve tersine dönecekti. Bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Şunu da her 2 halde söylemek isterim. Seçimin bu şekle dönüşmüş olması şaibe ile bir başkan olması hoş bir şey olmazdı. Başkanın güçlü şekilde görev yapması halkın beklediği hizmeti yerine getirmesi arzusudur” ifadelerini kullandı.

“Belediye başkanı diye gezmek YSK’yı etkilemekten başka bir şey değildir” 

“Biz başından beri hukuk vurgusu yaptık ve adalet dedik” diyen Yıldırım, “Seçim hakim teminat altındadır. İşleyen süreç bundan ibarettir. YSK seçimin sahibidir, seçimle ilgili itirazları tamamıyla YSK yönetmektedir. Bizim bir kısım talepleri reddetti bazıları da kabul etti. CHP’de de bu aynı şekildedir. Bu sayede bir sona yaklaştık. Maltepe’deki sayım tamamlandığında bu süreç bitmiş olacak. Sonra YSK bir karar varmış olacak. Bu noktada şunu anlayabilmiş değilim, ortada usulsüzlük var. Seçimi kazandık verin mazbatayı, seçimi kazandığınızın kararını sen mi vereceksin? Bu zamana kadar bu ülkede onlarca seçim yapıldı kararı vere YSK’dır. Bugün böyle verilen karar var mı? Belediye başkanı diye kart çıkartırsan, Anıtkabir’e imza atarsan. Bu YSK’ya etkilemekten başka bir şey değildir. Hukuk devletinde baskılarla hakimleri karar vericileri etkilemek mümkün değildir. Onlar hukuka göre karar verir öyle konuşur. Hepimize düşen sükunetle beklemektir. Dış ülkelerden mesajlar göndermektir. Dış ülkelerden baskılar yapmak milletin canını sıkmaktadır. Türkiyeyi dünyaya şikayet etmek demokrasi sistemine yapılacak en kötü şeydir. Ben değerli rakibimi tecrübesiz davranışlar göstermemesine ve YSK’yı beklemesine davet ediyorum” şeklinde konuştu.

“Sahtekarlığın son kullanma tarihi olmaz” 

Binali Yıldırım, “Şaibeler oy hırsızlıkları ile sınırlı değil, birçok yanlış var. Mesele Büyükçekmece’deki olay çok konuşuldu. Ne olduğunu İstanbul halkı anlayamadı. Neden orada seçimlerin yenilenmesi noktasına geldik? ‘Seçmen nakli herkes yapıyor sizde yapın’ deniliyor. Bu sahtekarlıktır, yani kendi iradenizle seçmen nakli yapmıyorsunuz. Bilgisayarın başında belediyeden aldığınız belgeleri kullanarak TC kimlik numaralarını alarak oturduğunuz yerden bu seçmen girişlerini yapıyorsunuz. Ne kadar hazin bir durum ki MHP İlçe Başkanının evine 6 kişi yazılmış haberi yok. Kepazeliğin geldiği boyutu görüyorsunuz. Bunu yapan Büyükçekmece Belediyesinden İlçe Nüfus Müdürlüğüne geçici olarak görevlendirilen biridir. İş 1 sene öncesinden planlanmıştır. Orada seçmen ağırlığını CHP lehine değiştirmek için önceden planlanmış bir iştir. Süreç bittiği için baskı süreci devam etmemiş. Bazıları da iptal etmiştir ama gerisi kalmış. Sahtekarlığın son kullanma tarihi olmaz. Sahtekarlık başta yapılmışsa sonuna kadar devam eder. Bu tıbbi ilaç değil, seçmenin iradesini oyunu çalmak bir riyada bağlı değildir. Bunu da halkın taktirine sunuyoruz. Bu seçimlerden bu şekillere gelmesini körükleyen rakip adaydır. Yoksa bu itiraz süreçleri her dönemde olmuştur ve sükûnet içinde yapılmıştır. Biri Mansur Yavaş diğeri de Ekrem İmamoğlu’dur. Mansur Yavaş soyadı gibi hareket etmiş, süreçleri beklemiş sonra da mazbatayı almış ve Anıtkabir’e gitmiştir. Defteri de imzalamış ve halkı olarak başkan olarak yazmış görevine başlamıştır. Sorumluluk taşımak budur. Meydan meydan başkan benim gibi dolaşacağına sakin oturup benim gibi sonuçları beklese, ben 15 günde 2. toplantımı yaptım. Dolayısıyla bir itiraz süreci varsa bizim yapmamız gereken hakkıyla riayet etmek ve sonucu beklemektir. Fazla gürültü yapan sonuç alır. Hukuk devletinde bu böyledir, istediğin kadar bağır çağır kararı hakimler karar verir” dedi.

“Bu seçim başlı başına murdar olmuş bir seçimdir” 

Yıldırım, “Tabi o kadar bu sayımlarda yanlışların hilelerin, eksikliklerin ve özensizliklerin olduğunu gördük ki, insan gerçekten hayrete düşüyor. Bunun adına ne demek lazım bu seçim başlı başına murdar olmuş bir seçimdir. Murdar etinde kavurması olmaz. Biz 1 oyun peşindeyiz, beklemek gerekir. Hiç edilmemesi için mücadele ediyoruz. Başka amacımız yok, bu insanlar fedakarlık yaptı oy verdiler. Oylarının yerine gidip gitmediğini emin olmak istiyorlar. Sonuç ne olursa olsun kararı YSK verecektir. Bu karar da herkesi bağlayan bir karar olacaktır. ‘Sayımlar kasten uzatılıyor’ lafının da maksatlı olduğunu işte gördük. İstanbullular şunu bilmelidir, seçim heyetinin sayısı sandık sayısı kadardır. 8 buçuk milyon oyu 8-9 saatte saydılar. Şimdi heyet sayısı bazı yerde 3-5 olsa 150 kişiyi geçmez. 150 heyeti bu kadar oyu ne kadar zamanda sayacağı ortada. Her sandığına bir heyet koymak seçimi yeniden yapmak demektir. İşi yönetecek olan seçim kuruludur, bu kurul orada kararını sandık güvenliği herhangi bir kargaşa çıkmasını önlemek mecburiyetindedir. ‘Siz gözünüzü dört açsaydınız’ dediler, buna itirazım yok ancak bu hırsızlığı şaibeyi haklı gösterir mi? Yani itiraz etmesek, 29 binden 12 bine geri getirmesek o aylar gitmiştir. Bunlar senin benin 8 buçuk milyon İstanbullunun oyudur. Biz oyların yerli yerine gitmesinden mesulüz” diye konuştu.

“Bu seçimlerde organize kötülük yapılmıştır” 

Binali Yıldırım konuşmasını şöyle sürdürdü: 

“Bir türlü izah edilemeyen bir konu, rakibe de oy çıkıyor, bize de oy çıkıyor. 5 bin 500 oy bana 500 rakibe çıkıyor. Bu normal mi? Bir ondan bir bende gitmesi lazım bu bile ciddi şüpheler organize kötülüğün olduğunu ortaya koyuyor. Bu seçimlerde organize kötülük yapılmıştır. Seçimden sonra bizi yüzlerce insan aradı. Sandıklarda 3 tane pusula verilmesi gerekirken, 2 pusula verildiğini söylediler. Yani ilçe belediye başkanı adayının pusulası belediye meclis üyesi pusulası veriliyor ve İBB pusulası verilmiyor. Bazı sandıklarda. Bu da üzerinde durulması gereken bir şeydir. Bu da bu işin baştan planladığına dair somut bir şüphedir. Bunu da dikkate almak gerekir. Bizim amacımız bu itiraz sürecinin sağlıklı bir şekilde işlemesidir. Süreci YSK yönetiyor. Dolayısıyla YSK kararı ortada yokken böyle bir öngörüde bulunmak bir anlam ifade etmez. YSK’nın kararına göre durum değerlendirilir ve yol hartası çizilir. Mazbatayı kime verilirse başkan odur.”  

“Amigolukla başkanlık olmaz”

Ekrem İmamoğlu’nun futbol maçlarına gitmesine ilişkin görüşü sorulan Yıldırım, “ Maça gitmesini doğru bulmuyorum. Amigolukla başkanlık olmaz. Başkanlığı verecek olan YSK’dır, seçimden sonraki sonucu sonuçlanmasını sükunet ile beklemelidir. Bunun dışında yapılacak olan her şey, taşkınlık toplumsal sürece zarar verir” dedi. 

“YSK’yı etkilemek gibi bir yorumda bulunmak akla ziyan bir iştir” 

Cumhurbaşkanı ve Bakanlarla görüşmesi hakkındaki sorular üzerine Yıldırım, “Cumhurbaşkanı ile bakanlarla görüşmemiz gayet normaldir. Bakanların seçim kurulunun aradığı iddiaları ortaya atanlar hakkında İçişleri Bakanı da suç duyurusunda bulundu. Ben Genel Başkanlık yaptım, bugün de görüşürüm yarın da görüşürüm her zaman görüşürüm. Bunu daha önce açıkladım, buradan yola çıkarken YSK’yı etkilemek gibi bir yorumda bulunmak akla ziyan bir iştir. Gecikme ise tamamen teknik bir konudur. Biz zaman uzuyor hızlandırın deme hakkına sahip değiliz. Olağan üstü itiraz daha yapılmadı. Büyükçekmece ile ilgili yapıldı. Onun görüşmesini YSK karar bağlamadı” diye konuştu.

“İmamoğlu’nu tavrını herkes izliyor, bir sabırsızlık hali var” 

Basın mensuplarını soruları üzerine Yıldırım, daha sonra “Halka en fazla temas kuran insan benimdir. En yakın şahitleri de sizlersiniz. Sokağı hareketlendirme alışkanlığı yeni değil. Bu alışkanlığı geçmişte de örneklerini gördük. Bunun hukuk devletinde yeri olmadığını herkesin bilmesi lazım. Türkiye’nin birinci büyük partisine muhalefetin daha sorumlu hareket etmesi ve hukuka saygı duymalıdır. İstanbul’un da vatandaşların da beklentisi bu yöndedir. İmamoğlu’nu tavrını herkes izliyor. Bir sabırsızlık hali var bana göre daha ağırbaşlı olgun bir şekilde bekleyip sonucu görmesi daha doğrudur. Her şey bu iktidar süreçleri sağlık bir şekilde işlemelidir. Herkes bu sürece katkı sağlamalıdır. Ben başından beri bunu yaptım. Dakika başı çıkıp her şeye açıklama yapmadım. Bizim uzmanlarımız, bütün arkadaşlarımız bu çalışmayı yaptı ve tam kanunsuzluk olduğu gerekçesiyle müracaat yapılacak. Şu aşamada söylenebilecekler bu durumdadır. Ciddi usulsüzlükler ve yolsuzluklar ve seçimi sakatlayan ciddi bulgular eldedir. Beni bildiğimiz savcılıklar bu konuda çalışma yapıyorlar. 2 tutuklu var Büyükçekmece’de. Seçim sonrası gelişmelerle ilgili de hem Anadolu hem de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tahkikat yapıyor. Suç duyurusunu yaptılar geri kalanı savcıların işidir. 2014 seçiminde AK Parti adayının oyundan daha fazla oy aldım. Biz düşük oy falan almış değiliz. En yakın milletvekili seçimlerinde partimizin aldığı oydan daha fazla oy aldık. CHP’de Ekrem beyin korosuna katılmış vaziyettedir. İsterlerse caddelere dağa taşa da yazsınlar önemi yok. Kararı YSK verdiği andan itibaren o unvanın bir anlamı vardır. YSK bu kararı vermeden bunu yazmak görmemişliktir. En hafif deyimiyle budur. Bu da İstanbul’u yönetmeye talip olan birine yakışmaz. Yavaş’ı örnek verdim ikisi de aynı ittifakın adaydı. Biri nasıl diğer nasıl davranıyor, milletin takdirine bırakıyorum” ifadelerini kullandı.  

Doğan Can Cesur - Yunus Emre Şeker
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Gaziantep’te esrarengiz patlama sesi korku ve paniğe neden oldu Gaziantep’in Nizip ilçesine bağlı Suriye sınır hattındaki kırsal mahallelerde şiddetli bir patlama sesi duyuldu. Bölgede yaşayan vatandaşları tedirgin eden patlama sesi ile ilgili geniş çaplı inceleme başlatılırken boş araziye havan mermisi düşmüş olabileceği ihtimali üzerinde durulduğu öğrenildi. Olay, Gaziantep’in Nizip ilçesine bağlı Suriye sınır hattındaki kırsal mahallelerde meydana geldi. İddiaya göre, özellikle bölgedeki kırsal Gökçeli Mahallesi’nde yaşayan vatandaşlar bir anda çok yüksek bir patlama sesi duydu. Duydukları sesle korku ve panik yaşayan vatandaşlar 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine sesin duyulduğu bölgelere jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ölen ya da yaralanan kimsenin olmadığı olay sonrası patlama sesinin kaynağı ile ilgili geniş çaplı inceleme başlatıldı. Olayla ilgili çalışma yapan ekiplerin boş araziye havan mermisi düşmüş olabileceği ihtimali üzerinde durduğu öğrenildi. Korku ve panik yaşayan vatandaşlar o anları anlattı Yaşadıkları korku ve paniği anlatan Çapan Köse ve Adil Yılmaz isimli vatandaşlar, önce kısa süreli keskin bir ışık gördüklerini sonrasında ise şiddetli bir patlama sesiyle irkildiklerini söyledi. Vatandaşlar, Suriye’ye yakın olduklarını ve oradan bir şey düşme ihtimalinin akıllarına geldiğini de ifade etti. Konu ile ilgili geniş çaplı soruşturmanın sürdüğü bildirildi.
Ankara Gazeteci Hande Fırat’ın "Devriamber" sergisi Kültür Bakanlığı desteğiyle açıldı Gazeteci Hande Fırat’ın "Devriamber" isimli resim ve heykel sergisi Kültür ve Turizm Bakanlığının desteği ile Cumhuriyet Müzesi bünyesinde yer alan Sığınak Kültür Sanat’ta açıldı. Gazeteci Hande Fırat’ın “Devriamber” isimli sergisinin açılışı Ankara’da gerçekleştirildi. Sergiye, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Dışişleri Bakan Yardımcısı Yasin Ekrem Serim, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, eski TBMM Başkanı Binali Yıldırım, MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Oktay Vural, Dışişleri Bakanı Başdanışmanı Nuh Yılmaz, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Ayşe Keşir, Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Ahmet Yener, Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım Demirören’in eşi Revna Demirören, Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Demirören Oktay ve çok sayıda davetli katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise serginin açılışı için mesaj gönderdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajını serginin açılışında gazeteci Hande Fırat okudu. Cumhurbaşkanı Erdoğan mesajında, "Basın ve sanat dünyamızın değerli temsilcileri, kıymetli misafirler, sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Nazik davetiniz için teşekkür ediyorum. Basınımızın önemli isimlerinden Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Sayın Hande Fırat’ın kendi ifadesiyle ’çınarlarını kaybedip kendileri çınara dönen kadınların hikayesini’ anlattığı resim ve heykel sergisinin başarılı geçmesini temenni ediyorum. Başarılı gazeteci kimliğinin yanı sıra, bu sergi vesilesiyle sanatçı yönünü de öğrenme fırsatı bulduğumuz Sayın Hande Fırat’ı tebrik ediyor, kendisine hem meslek hem de sanat hayatında muvaffakiyetler diliyorum. Sizlerin şahsında basın ve sanat camiamızın tüm mensuplarını, sergiye ilgi gösteren tüm sanatseverleri bir kez daha yürekten selamlıyorum” ifadelerine yer verildi. "Bu sergi annemle, kızıma ithaf ediliyor" Fırat, serginin açılışı için Kültür ve Turizm Bakanlığının tüm personeline ve sergiyi açarken kendisine destek olan arkadaşlarına teşekkür etti. Hande Fırat, "Bu sergi, babalarını kaybeden tüm kız çocukları, tüm erkek çocukları ama özellikle kız çocuklarına atfen yapılmıştır. Bu sergi annemle, kızıma ithaf ediliyor" dedi. Devrialem sergisinin farklı bir anlamı olduğunu belirten Bakan Ersoy, "Bir toplumun zenginliği, kültür ve sanatının derinliği ile ölçülüyor. Kültür ve sanat toplumda ne kadar yerleştiyse, toplumda ne kadar kabul gördüyse, o toplumda kültür ve sanat ne kadar iyi üretilebiliyorsa aslında toplum o derece zengin algılanıyor. O açıdan da biz Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak kültür ve sanatı her yönüyle desteklemeyi görev addediyoruz. Sadece sanat üretimi değil, vatandaşlarımızın kültür ve sanata rahat erişimi de çok çok önemli" şeklinde konuştu. Kültür Yolu Festivalleri ile vatandaşların kültür ve sanata rahat ve kolay erişmesini amaçladıklarını belirten Ersoy, "Vatandaşın sanata erişimi yeterli değil. O yüzden kültür ve sanat üretimini artırmak istiyoruz. Kültür sanatın toplumun sadece bir kesiminin ilgilendiği bir etkinlik olmasının dışına çıkmasını, toplumun her kesimlerinin eriştiği bir alan olması için çabalıyoruz. Bu sergide anlamlı bulduğumuz, toplumda bilinirliği yüksek, toplumda yer etmiş kişilerin kültür sanat üretimindeki katkıları, kültür ve sanat üretiminde pay sahibi olmaları aslında sanatın popülaritesini artırıyor" ifadelerini kullandı. Serginin anlamının önemli olduğunu belirten Bakan Ersoy, “Serginizin anlamı da çok önemli. Ben de babamı kaybettim ama sizin gibi genç yaşta kaybetmedim. Genç kızlarımızın 18 yaşına girmeden önce babalarını kaybetmesinin nasıl bir duygu olduğunu, nasıl omuzlara yük getirdiğini kısmen de olsa anlayabiliyorum” diye konuştu. Sergide, tuval üzerine çeşitli malzemeler kullanılarak yapılan tablo ve heykellerden oluşan 40 eser sergileniyor. Sergi 25 Mayıs’a kadar açık olacak.
Bayburt Bayburt’ta 4 kişinin yaralandığı trafik kazası güvenlik kamerasına yansıdı Bayburt’ta iki otomobilin çarpıştığı ve 4 kişinin yaralandığı trafik kazası, güvenlik kamerasına yansıdı. Kaza, Bayburt merkez Tuzcuzade Mahallesi, Sıla Kent Konutları önünde meydana geldi. Kazada ikisi sürücü olmak üzere toplam 4 kişi yaralandı. Camları, aynaları paramparça olan, kaput kısmı tamamen hurdaya dönen iki aracın karıştığı kaza ise etrafta bulunan iş yeri güvenlik kameralarına yansıdı. Bayburt merkez Köprülü Kavşak yönüne seyir halinde bulunan 69 AG 003 plakalı otomobil, şehir merkezi istikametine gelen 69 AS 030 plakalı otomobile dönüş yaptığı esnada çarptı. Çarpmanın etkisiyle yoldan çıkan otomobil etrafta marketin, evlerin bulunduğu yola devrildi. 69 AS 030 plakalı otomobil içerisinde bulunan 1’i sürücü 3 kişi, 69 AG 003 plakalı otomobildeki sürücü yaralandı. Market çalışanlarının ve etraftan geçen vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Devrilen otomobilde sıkışan bir kişi ve diğer 2 yaralı araçtan çıkarıldı, sağlık ekiplerince yaralılara ilk müdahaleleri olay yerinde yapıldı. Yaralılar ambulanslarla Bayburt Devlet Hastanesine tedavileri yapılmak üzere götürüldü. Hurdaya dönen otomobil, olay yerine çağrılan çekici yardımıyla yoldan kaldırıldı. İş yeri güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedilen görüntülerde, anayoldan gelen 69 AG 003 plakalı kırmızı aracın, hatalı dönüş yapan 69 AS 030 plakalı araca sert bir şekilde çarptığı görüldü.
Erzincan Erzincan’da tarım bölümü öğrencileri hem öğreniyor, hem üretiyor Erzincan’da meslek lisesi öğrencileri okulun bahçesindeki serada fide yetiştiriciliği yaparak hem öğreniyor hem de ekonomiye katkı sunuyor. Tarım bölümü öğrencileri, serada teorik eğitimlerini uygulama fırsatı buluyor. Erzincan İl Millî Eğitim Müdürlüğü’nün destekleri ile kurulan seralarda sebze fidesi üretim faaliyeti 2020 yılında başlayarak Tarım Alanı öğretmen ve öğrencileri tarafından kurulduğu yıl 30 bin sebze fidesi üretimi gerçekleştirildi. 2021 yılında Covid-19 nedeniyle uzaktan eğitim yapıldığı için, sebze ve aromatik bitki fidesi üretim faaliyetleri öğrencilerin okulda olmaması nedeniyle Tarım Alanı öğretmenleri tarafından yapıldı. Okul serasının üretim kapasitesi, pandemi olmasına rağmen, 2021 yılında iki katına çıkarılarak 60 bin adet fideye ulaştı. 2022 yılında ise mevcut serada tam kapasiteye ulaşılarak 90 bin sebze ve aromatik bitki fidesi üretildi. 2023 yılında da serada 95 bin fide üretimi yapıldı. Bu sene ise 110 bin fide üretimi yapıldı. Serada, domates, biber, hıyar, kabak, kavun, karpuz, lahana, patlıcan ve 3 cins aromatik bitki olarak reyhan, kekik, fesleğen üretimi olmak üzere toplamda 35 farklı tür fide üretimi yapılıyor. Üretimde yerelde halkın lezzet olarak en çok tercih ettiği ata tohumları kullanılmaya özen gösterilirken, ticari anlamda üretim yapmak isteyenler için yüksek verimli hibrit türlerin de üretimi gerçekleştiriliyor. Kullanılan tohumların genelde ata tohumu olması, üretilen fidelerin piyasa fiyatlarına nispeten en az yüzde 30 daha ucuz olması, hastalıklara dayanıklı olmaları, çeşitlerin doğru olarak verilmesi, ticari olarak üretim yapan üreticiler için ise yüksek verimli hibrit türlerin de olması gibi nedenlerden dolayı vatandaşlardan oldukça rağbet görüyor. Erzincan Gül Celal Toraman Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi Tuba Bakartepe, “Biz derste gördüğümüz teorik işlemleri serada uygulayabiliyoruz. Serada fidelerimizi yetiştiriyoruz. İlaçlaması, gübrelemesi, sulaması hep bizim elimizden geçiyor. Organik gübreyle kendimizin yetiştirdiği fideleri halkımıza sunuyoruz.” dedi. Erzincan Gül Celal Toraman Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdür Başyardımcısı Abdullah Çiftçi’de, “Okulumuzun üretim üssü olan seramızdayız. Bu serada öğretmen ve öğrencilerimizle 100 binin üzerinde fide üretilmiş durumda. Kullanılan tohumların genelinin ata tohumu olması, üretilen fidelerin piyasa fiyatlarına nispeten en az yüzde 20 daha ucuz olması, hastalıklara dayanıklı olmaları, çeşitlerin doğru olarak verilmesi, ticari olarak üretim yapan üreticilerimiz için ise yüksek verimli hibrit türlerin de olması gibi nedenlerden dolayı halkımızın talebi fazla olmaktadır. Ayrıca üretilen fideler sosyal projeler dahilinde ihtiyaçlı ailelere ücretsiz olarak verilerek, öğrencilerimiz nezaretinde söz konusu ailelerin üretim faaliyeti yapmaları ve ailelerin geçimlerine katkı sağlamaları hedeflenmektedir." dedi.