POLİTİKA - 06 Ağustos 2019 Salı 12:57

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatı açıklaması!

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatı açıklaması!

Cumhurbaşkanı Erdoğan 11. Büyükelçiler konferansında önemli açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleşen yemekte önemli açıklamalarda bulunan Erdoğan, dünyanın teknolojik yenilikler yanında diplomaside de büyük bir dönüşüm sürecinden geçtiğine dikkat çekerek, “20-30 yıl öncesinin dinamikleriyle, eski dönemin kalıplarıyla günümüzü değerlendirmek mümkün değildir. Devletlerin de zamanın ruhunu iyi okuması, politikalarını da buna göre belirlemesi gerekiyor. Yeni dönemin alameti farikası uluslararası sistemin çok merkezli bir yapıya doğru evrilmesidir. Bu değişim öngörülmezliği artırmakta, karar alıcılar bakımından yeni riskleri beraberinde getirmektedir. Siyasi ve ekonomik kırılganlıkları dikkate aldığımızda sistemden ziyade sistemsizlikle karşı karşıya kaldığımızı söylemek durumundayız.

Düzensiz göç meselesinden teröre, İslam düşmanlığında kültürel ırkçılığa, yabancı ve mülteci karşıtlığına kadar birçok durumda yeni durumun emarelerine şahit oluyoruz. Son günlerde uluslararası gündemi meşgul eden ticaret savaşlarını da bu sistemsizliğin bir parçası olarak görüyoruz. Alışageldiğimiz kurallar kısa vadeli hesaplarla rafa kaldırılırken ne yazık ki bunların yerine daha iyisi daha etkilisi konulamıyor. Küresel güvenlik ve istikrarı sağlamakla görevli müesseseler beklentileri artık karşılamıyor. Uluslararası toplum geleceğini tehdit eden güvenlik ve terör gibi, açlık, istikrarsızlık, küresel ısınma gibi temel problemlere kalıcı çözümler üretme kabiliyetini giderek kaybediyor. Bugün bir yanda dijitalleşmeyi, yapay zekayı, ekonomik büyümeyi, obeziteyi konuşurken diğer yanda 2 milyar insanın yoksulluk içinde yaşadığı gerçeğiyle yüzleşiyoruz.

Amerikalı siyasetçiler obeziteyle mücadeleyi gıda israfını tartışırken Somalili, Gineli siyasetçiler vatandaşlarının hayatına mal olan fakirliğe, yokluk ve çaresizliğe çözüm bulmaya çalışıyor. Dünyanın en zengin 60 kişisinin mal varlığını toplam nüfusun yaklaşık yarısına yani 3,6 milyar insana denk ise burada bir sorun var demektir. Bir milyara yakın insan çoğu gece aç olarak yatağa girerken bir tarafta lüks, şatafat ve israf hakimse burada bir sorun var demektir.

Terör örgütlerine yönelik çifte standart azalmak yerine yaygınlaşıyorsa terör elebaşları başkanlık saraylarında ağırlanıyorsa BM’de eli kanlı katilleri meşrulaştırmak özel bir çaba gerektiriyorsa burada arızalı bir durum var demektir. Suriye’de, Myanmar’da, Libya’da çocuklar ölmeye devam ediyorsa burada bir sistem sorunu var demektir. İnsana sadece ve sadece insan olduğu için değer vermeyen bir anlayışın küresel güvenliği ve huzuru sağlaması söz konusu olamaz. İletişimin bu kadar yaygınlaştığı, mesafelerin anlamını yitirdiği, dünyanın küresel köye dönüştüğü böyle bir çağda hiç kimse başkasından bana ne deme lüksüne sahip değildir” ifadelerini kullandı.

Vicdanı olmayanın ne ahlakı ne kutsalı ne de ekseni ve rotasının tutarlı olacağını kaydeden Erdoğan, “Bu vahim tablo karşısında hadiselere vicdan penceresinden bakmamız, akılcı politikalar üretmemiz gerekiyor. Türk diplomasisinin çerçevesini çizen girişimci ve insani dış politika perspektifi bu ihtiyacın ürünüdür. Gazi Mustafa Kemal’in ‘yurtta sulh cihanda sulh’ arzusu ancak girişimci, aktif, cesur bir dış politika vizyonuyla gerçeğe dönüştürülebilir. Çünkü barış savaştan çok daha bedel, sabır, emek, gayret, çaba ister. Barışı korumak uzun soluklu çetin bir mücadeleyi gerektirir.

Kolayın değil zorun tarafındayız. Tribünlerden seyreden değil meselelerin içinde yer alan onları yöneten yönlendiren aktörler olmalıyız. Türkiye sadece kendi geleceği için değil bölgesinin barış ve huzuru içinde inisiyatif almak zorundadır. Son dönemde Suriye’de yaşadıklarımız bize sahada olmayanın masada olmayacağı gerçeğini göstermiştir. Gerektiğinde diyalogla, yumuşak güç unsurlarıyla, zorlayıcı diplomasi araçlarıyla gerektiğinde de fiili güç kullanarak milli menfaatlerimizi savunacağız” dedi.

“NATO’ya bakışımızın esasına güvenliğin bölünmezliği, ittifak dayanışması adil risk ve külfet paylaşımı teşkil ediyor. NATO müttefikimiz ve stratejik ortağımız ABD’den de bu çerçevede gerçek bir müttefike yakışır adımlar atmasını bekliyoruz” diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu kurumlarla ilişkilerimizde bugüne kadar samimi bir çaba harcadık. Üzerimize düşeni fazlasıyla yaptık. Angajman ve diyalogda ısrarcı olduk. Bununla birlikte Türkiye müttefikleriyle veya müttefikleri olmadan milli bekasına yönelik her türlü tehdidi bertaraf etme hakkına sahiptir. Suriye’nin kuzeyindeki terör bataklığını kurutmak ülkemizin en öncelikli meselesidir. Güney sınırımızda adeta kanser hücresi gibi büyüyen müttefiklerimizin ağır silahlarıyla büyütülen bu yapı ortadan kalkmadıkça Türkiye kendini emniyette hissedemez. Şayet bugün gerekeni yapmazsak yarın bunu daha ağır bedeller ödeyerek yapmak zorunda kalırız.

Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatlarıyla başlattığımız süreci çok yakında farklı bir aşamaya geçireceğiz. Böylece Suriyeli kardeşlerimizin huzur güven içerisinde yaşayacağı bir Barış Koridorunu kurmuş olacağız. Atacağımız bu adımla hem ülkemizi hem de Avrupa’yı Suriye kaynaklı düzensiz göç baskısından kurtarmayı hedefliyoruz. Böylece 8 yıldır vatan hasreti çeken Suriyeli muhacirlerin ülkelerine geri dönüşlerini de hızlandırmayı amaçlıyoruz.

Burada tekraren şu hususun altını çizmek istiyorum: Türkiye’nin güvenliği NATO’nun ve tüm bölgemizin güvenliği demektir. S-400’lerin NATO’ya ve F-35’lere zarar vereceğine dair hiçbir somut veri yoktur. Kimse kimseyi aldatmasın. Daha önce NATO ve AB üyesi birçok ülke Rusya’dan benzer hava savunma sistemleri satın almışlardır. Sesleri çıkmadı. Bu ülkeler için sorun olmayan bir konunun Türkiye için kriz haline dönüştürülmesini iyi niyetli görmüyoruz. S-400’ler üzerinden Türkiye’nin Batı ile olan ilişkilerinin sorgulanması yanlıştır.

S-400 meselesinde Türkiye güvenliği ile ilgili stratejik değil tamamen ticari bir tercihte bulunmuştur. Ülkemizi bu tercihe zorlayan da müttefiklerinin uzlaşmaz tavrıdır. Baştan beri bu meselenin suhuletle çözüme kavuşturulması için ortak komite dahil her türlü gayreti sergiledik ancak çabalarımızın ya yokuşa sürüldüğünü ya da bürokratik ayak oyunlarıyla çıkmaza itildiğini gördük. ABD Başkanı Trump’ın G20 Osaka Zirvesinde Türkiye’ye adil davranılmadığına dair yaptığı açıklama bu gerçeğin en üst düzeyde teyididir. Trump’ın bu doğru yaklaşımını sürdürerek S-400 konusunun Türk-ABD ilişkilerini esir almasına müsaade etmeyeceğine inanıyorum.

Amerika’dan gerek FETÖ elebaşlarının ülkemize iadesi gerek PKK, YPG terör örgütünün silahlandırılmasına son verilmesi konularında da net adılar bekliyoruz. AB’ye tam üyelik hedefimizi koruduğumuzu ifade etmek istiyorum. AB küresel bir aktör olmak istiyorsa öncelikle Türkiye’yi kazanmalıdır. Türkiye’nin üyeliği birkaç ülkenin ihtiraslarına kurban edilmemelidir. Her şeye rağmen yarım asırlık tam üyelik mücadelemizi pozitif gündemle sürdürmeye çalışıyoruz. Vize serbestisindeki kalan son 6 kriteri de süratle çözerek vatandaşlarımızın hak ettiği kolaylığı sağlamak istiyoruz.

Yargı reformu stratejimiz bu bağlamda çok önemli bir adım olacaktır. Yeni yasama döneminin başlamasıyla meclisin yargı paketindeki reformlarla ilgili gerekli çalışmayı yapacağına inanıyorum. AB’nin de gümrük birliği güncellemesi müzakerelerine başlanmasını ve fasıllardaki siyasi engelleri kaldırmasını bekliyoruz. Suriyeli sığınmacılarla ilgili ülkemize verilen sözlerin yerine getirilmesine de büyük önem veriyoruz. Şu an itibariyle verilmiş sözler yerine getirilmemiştir.”  

İlker Turak
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Tarsus’ta sanatsal etkinlikler artıyor Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesindeki Tarsus’a Değerler Katanlar Kurulu (TADEKA) tarafından sanatsal etkinlikler tüm hızıyla devam ediyor. TADEKA’nın öncülüğünde ’Dünya Sanat Günü’ne özel olarak hazırlanan ve birçok sanatçının eserinin yer aldığı ’Sanat Güzelleştirir’ adlı karma resim sergisi, Mehmet Bal Sanat Galerisi’nde açıldı. Açılışa Büyükşehir Belediyesi Kent Katılımı ve Sivil Toplum ile İlişkiler Şube Müdürü Başar Akça, TADEKA üyeleri, siyasi parti temsilcileri ve sanatseverler katıldı. Birçoğu Büyükşehir Belediyesi tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel Berdan Konukevinde 2 gün süren resim çalıştayında ortaya çıkan eserden oluşan sergi, 30 Nisan’a kadar açık kalacak. “Sanat yapmayı herkese tavsiye ediyorum” Serginin küratörlüğünü yapan ressam Nurettin Gözen, açılışta yaptığı konuşmada, eserlerin birçoğunun 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel olarak gerçekleşen atölye çalışmalarında yapıldığını ifade ederek, “Herkesin eline sağlık. Bundan sonra devam edecek, daha güzel şeyler yapacağız. Sanat iyileştirir, sanat moral verir, sanat insanı güzelleştirir. Sanat yapmayı herkese tavsiye ediyorum” dedi. “Çalışmaların tamamına ful destek olacağız” Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Şerife Hasoğlu Dokucu, yapılan çalışmalarla Mersin’in çok daha ilerilere gideceğini kaydederek, “Hep birlikte bu çatı altında sanat çalışmaları yapmak bizim için çok büyük bir fırsat. Özellikle Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesinde olduğumuz için TADEKA çatısı altında kadın çalışmalarının tamamına destek olacağız. Dernekler bazında yeni projelerle geliyoruz” diye konuştu. “Sergilemenin gururunu yaşıyoruz” Sanatçılardan Seda Yıkılmazpehlivan da Büyükşehir Belediyesi tarafından ’8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne özel olarak Berdan Konuk Evinde gerçekleştirilen resim kampına da katıldığını belirterek, “57 ressamın katıldığı çalıştayda 75 küsur resim ortaya çıktı. Onlardan iki tanesi de bana ait. Hem keyifli bir organizasyon içerisinde yer aldık hem anlamlı bir güne, anlamlı resimler üretmeye çalıştık. Biz çok eğlendik. Bu değeri görmekten de mutlu olduk. Bugün de sergilemenin gururunu yaşıyoruz” şeklinde konuştu.
Yozgat Korkutan artış: Yozgat’ta son bir haftada 255 kişinin vücudundan kene çıkartıldı Havaların ısınmasıyla Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarında artış yaşanırken, Yozgat’ta son bir haftada 255 kişi vücuduna yapışan kene nedeniyle sağlık kuruluşlarına başvurdu. KKKA hastalığının yoğun şekilde görüldüğü illerden biri olan Yozgat’ta ilkbahar mevsimiyle birlikte kene vakaları başladı. İç Anadolu Bölgesi’nde özellikle Yozgat, Sivas ve Tokat çevrelerinde sık görülen ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına neden olan keneler kırsal kesimde yaşayanlar için risk oluşturuyor. KKKA’nın ölümcül sonuçlar doğurduğunu söyleyen uzmanlar ise, tarım alanları, yeşil alanlar ve hayvancılığın yapıldığı yerler ile pikniğe giden vatandaşlara uyarılarda bulunarak tedbirli olmalarını istedi. En çok vakaya Saraykent ilçesinde rastlandı Uzmanlar, kırsal alanda vatandaşların vücudu kapatan kıyafetler tercih etmelerini, pantolon paçalarını çorapların içine sokmalarını tavsiye ederken, ateş, halsizlik, baş ağrısı, vücut ağrısı, ishal gibi şikayetleri bulunan kişilerin ise en yakın sağlık kuruluşuna gitmelerini önerdi. Uzmanlar ayrıca, vücuda yapışan kenenin bulunduğu yerden çıplak elle temas etmeden çıkartılması gerektiğine dikkat çekti. Yozgat ili genelinde son bir haftada 255 kişinin vücuduna kene yapışırken, kene vakalarının en yoğun olduğu ilçe ise Yozgat’ın Saraykent ilçesi oldu. Saraykent ilçesinde 60, Sarıkaya ilçesinde 30, Kadışehri ilçesinde 27 ve diğer ilçeler olmak üzere 255 kişi sağlık kuruluşlarına müracaat ederek, vücuduna yapışan keneyi çıkarttı. Kene yapışması nedeniyle Yozgat Bozok Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde 2, Yozgat Şehir Hastanesi’nde ise 1 olmak üzere 3 kişinin de tedavisinin devam ettiği öğrenildi. “Keneye karşı tedbirli olun” Yozgat Şehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Doktoru Dilek Yılmaz, keneye karşı vatandaşları uyararak, almaları gereken tedbirler konusunda uyarılarda bulundu. Yılmaz, “Vatandaşlar dağa, ormana, tarlaya, bahçeye giderken açık renkli ve kapalı kıyafetler giyinmeliler. Pantolon paçalarını çoraplarının içerisine koysunlar, kırsal alandan döndükten sonra kıyafetlerini tamamen çıkartıp vücutlarını kontrol etsinler. Özellikle kasık bölgeleri, diz arkaları, kulak arkası ve ense ve saç diplerine bakıp kene kontrolü yapsınlar. Eğer hastaya kırsalda kene temas ettiyse kendileri sağlık ocağına başvurmadan önce güvenli bir şekilde keneyi kendileri çıkarsınlar. Tabii ki bunu çıplak elle yapmayıp, eldiven, bez veya poşet ile kenenin kafa kısmına en yakın yerden tutup keneyi çıkarsınlar. Kene tuttuktan sonra kendilerini 10 gün boyunca gözlemlemeliler. Ateş, bulantı, kusma, baş ağrısı, yaygın vücut ağrısı, iştahsızlık, halsizlik gibi belirtilerin bir ya da birkaçı olursa o zaman hastaneye başvursunlar. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi ölümcül bir hastalık ve bu nedenle vatandaşlarımızın çok dikkatli olmalarını öneriyoruz” dedi.
İstanbul Net UYP açığı 314,2 milyar dolara yükseldi Net UYP, 2023 yıl sonunda eksi 286,7 milyar ABD doları iken 2024 Şubat sonunda eksi 314,2 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Şubat ayı Uluslararası Yatırım Pozisyonu Gelişmeleri’ni açıkladı. Buna göre Şubat sonu itibarıyla, Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) verilerine göre, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, 2023 yıl sonuna göre yüzde 2,4 oranında azalışla 320,2 milyar ABD doları, yükümlülükleri ise yüzde 3,2 oranında artışla 634,4 milyar ABD doları olarak gerçekleşti. Türkiye’nin yurt dışı varlıkları ile yurt dışına olan yükümlülüklerinin farkı olarak tanımlanan net UYP, 2023 yıl sonunda eksi 286,7 milyar ABD doları iken 2024 Şubat sonunda eksi 314,2 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Varlıklar alt kalemleri incelendiğinde, rezerv varlıklar kalemi 2023 yıl sonuna göre yüzde 8,8 oranında azalışla 128,5 milyar ABD doları, diğer yatırımlar kalemi yüzde 3,3 oranında artışla 126,2 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Diğer yatırımlar alt kalemlerinden bankaların Yabancı Para ve Türk Lirası cinsinden efektif ve mevduatları yüzde 8,1 oranında artışla 50,4 milyar ABD doları oldu. Yükümlülükler alt kalemleri incelendiğinde, doğrudan yatırımlar (sermaye ve diğer sermaye) piyasa değeri ile döviz kurlarındaki değişimlerin de etkisiyle 2023 yıl sonuna göre yüzde 11,3 oranında artışla 176,3 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Portföy yatırımları 2023 yıl sonuna göre yüzde 6,9 oranında artışla 102,5 milyar ABD doları oldu. Yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi stoku 2023 yıl sonuna göre yüzde 16,7 oranında artışla 34,5 milyar ABD doları olurken, yurt dışı yerleşiklerin mülkiyetindeki DİBS stoku yüzde 6,2 oranında artışla 2,8 milyar ABD doları, Hazine’nin tahvil stoku (yurt içi yerleşiklerce alınan tahvil stoku düşüldükten sonra) ise yüzde 2,8 artışla 43,7 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde, diğer yatırımlar 2023 yıl sonuna göre yüzde 1,3 oranında azalarak 355,6 milyar ABD doları oldu. Yurt dışı yerleşiklerin yurt içi yerleşik bankalardaki Yabancı Para mevduatı, 2023 yıl sonuna göre yüzde 3,2 oranında azalarak 41,8 milyar ABD doları olurken, TL mevduatı yüzde 9,1 oranında artarak 18,6 milyar ABD doları oldu. Bankaların toplam kredi stoku yüzde 0,6 oranında artarak 63,6 milyar ABD doları olurken, diğer sektörlerin toplam kredi stoku yüzde 1,9 oranında azalarak 99,2 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşti.
Erzurum 5 yılda toplam 5591 hatim Oltu’nun Özdere Mahallesi’nde ‘Vefa Günü Hatmi Şerif Programı’ kapsamında 5’ncisi düzenlenen hatimlerde bu yıl 1090 hatim okundu. Böylece rakam 5 yılda 5591 hatime ulaştı. Okunan hatimler ahirete göç eden Özdere sakinleri ve Şehitlerin aziz ruhuna bağışlandı. Erzurum’un Oltu İlçesine bağlı Özdere Mahallesi, 5 yıldır geleneksel olarak düzenlenen ‘Vefa Günü Hatmi Şerif Programı’ kapsamında okunan hatimleri ebediyete intikal eden köy sakinleri ile tüm şehitlerin ruhuna bağışlıyor. Yer yüzündeki Özdere mahallesinin gözü kulağı olan Şakir Şahin’in organize ettiği ‘Vefa Günü Hatmi Şerif Programı’ 5’ncisi Ramazan Bayramın’nda Özdere Mahallesi Camiinde yapıldı. Özdereli Kur’an Bülbülleri tarafından Ramazan ayı boyunca okunan Hatmi Şerifler, Kur’an-ı Kerim Tilaveti ve Dualar eşliğinde ebediyete intikal eden Özdere mahallesi sakinleriyle tüm Şehitlerin ruhuna bağışlandı. Prof. Dr. İsmail Altun öncülüğünde Alaattin Bülbül, İsa Aras ve Emre Tepe’nin öncülüğünde yapılan ‘Vefa Günü Hatmi Şerif Programı’ yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Lütfü Koçak, İsmail Koçak, Ensar Şahin, Murat Demir, Rahmi Dağ, Davut Özdemir, İbrahim Bülbül gibi hafızlar Kur’an-ı Kerim tilavetiyle etkinliğe katkı sağladılar. 31 Mart Yerel Seçimlerinde tek aday olarak seçimlere giderek güven tazeleyen Özdere Mahalle Muhtarı Lokman Altun, ‘Vefa Günü Hatmi Şerif Programı’nı organize eden Şakir Şahin, Prof. Dr. İsmail Altun öncülüğünde Alaattin Bülbül, İsa Aras ve Emre Tepe ile tüm köy sakinlerine hatimler için teşekkür etti. Özdere Mahallesi Camii’ni dolduran vatandaşlar okunan dualara ‘Amin’ diyerek ellerini semaya açtı. 5 yılda 5591 hatim okundu Özellikle köylerinde ahirete göç eyleyen vatandaşlar ile Şehitler’in ruhuna bağışlanmak üzere 5 yıldır aralıksız ‘Vefa Günü Hatmi Şerif” organize ettiklerini belirten Şakir Şahin, 5 yılda 5hatmi şerif okunduğunu söyledi. Şahin, “5yılda 5591 hatim, binlerce Yasin-i Şerif ve sureler ile ihlas ve kelime-i tevhitler okundu. Gerek köyümüzde, gerek Oltu’da, gerek Erzurum’da ikamet eden köylülerimiz ile Türkiye ve dünyanın çeşitli ülkelerinde bulunan Özdereli hemşehrilerimiz beş yıl önce başlattığımız projeye katıldı. Beş yılda ahirete göç etmiş köylülerimizin yanı sıra Kahraman ecdadımız ve şehitlerimizin ruhuna hatimler bağışladık. Projemizde yer alan tüm Kur’an bülbüllerine ve programımızı şereflendiren köyümüzün yetiştirdiği hafızlara teşekkür ediyoruz. Ramazan bayramının ikinci gününde Akşam namazına müteakip gerçekleştirdiğimiz programa katılan tüm köylülerimize ve yaptığımız canlı yayınlarda el açıp ‘Amin’ diyen herkese teşekkür ediyoruz” dedi.
Antalya Başkan Güngör: “Turizmdeki orta ölçekli işletmelere destek paketi düzenlenmeli” MATSO Başkanı Seydi Tahsin Güngör, turizm sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin nakit döngüsünde sıkıntı yaşadığını belirterek turizmciye yönelik finansa erişim destek paketi düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Başkanı Seydi Tahsin Güngör, turizm sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin yaşadığı nakit döngüsündeki daralma ile ilgili açıklamalarda bulundu. Turizm sektöründe faaliyet gösteren işletmelerde yaşanan ekonomik daralma nedeniyle mal temininde zorlanıldığını kaydeden Başkan Güngör, “Bu yıl turizm sezonu çok iyi başladı. Turizm tesislerimizin doluluk oranı çok yüksek. Ülkemize ve bölgemize gelen turist sayısında rekor artış bekliyoruz” dedi. 2024 turizm sezonun yoğun bir şekilde başlamasına rağmen turizm sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin para arzında yaşadıkları sıkıntıdan dolayı mal almakta zorlandıklarını belirten Başkan Güngör, “Bu işletmelerimize devletimiz tarafından can suyu olabilecek bir destek paketinin çıkarılmasını gerekmektedir. Orta ölçekli işletmeler göz ardı edilmemelidir. Devletimiz tarafından çıkaracak destek paketi işletmelerimizi rahatlatacak ve turizm girdilerinde belirgin artış sağlanacaktır” diye konuştu. “Turizmde ara ticaret yapan işletmeler kollanmalıdır” Turizmde ara ticaret yapan işletimlerin ülke ekonomisine sağladığı katkının önemine vurgu yapan Başkan Güngör şunları söyledi: “Türkiye’nin iç piyasada yaptığı birçok üretim turizm işletmeleri tarafından tüketilmektedir. Bu işletmelerdeki performans düşüklüğü iç piyasadaki üreticileri olumsuz etkileyecektir. Bu nedenle turizm sektöründe özellikle ara ticaret yapan işletmelere can suyu olabilecek özel bir destek paketi çıkartılmalıdır. Bu şekilde hem iç piyasadaki üretim desteklenmiş olacak hem de turizmden ciddi döviz girdisi sağlanacaktır.” Yeni sezonda konaklama alanında eldeki verilerin oldukça olumlu göründüğünü kaydeden Başkan Güngör, “Nakit döngüsündeki daralma nedeniyle yaşanan olumsuzluklar giderilirse son yılların en verimli sezonunu yaşayacağız” şeklinde konuştu.
İstanbul Küçükçekmece’de küçük sanatçılardan 23 Nisan sergisi Küçükçekmece’de 120 çocuk, bir yıllık emeklerinin ürünü olan eserleri, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla “Rengini Bul” isimli sergiyle sanatseverlerle buluşturdu. Küçükçekmece Belediyesi Güzel Sanatlar Akademisi’nde sanat eğitimi alan 120 çocuk, bir yıllık emeklerinin ürünü olan eserleri, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla “Rengini Bul” isimli sergiyle sanatseverlerle buluşturdu. Ebru ve Özel Sanat Eğitimi branşlarında pek çok çalışmanın yer aldığı serginin açılışına çok sayıda öğrenci ve ebeveynlerinin yanı sıra Küçükçekmece Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Güney Özkılınç da katıldı. Güzel Sanatlar Akademisi’nde kapılarını aralayan serginin açılışında, çocukların heyecanı gözlerinden okundu. 23 Mayıs’a dek gezilebilir Tüm çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayan Güney Özkılınç, sergide eseri bulunan çocukları tebrik ederek, “Küçükçekmece’de 23 Nisan’ı coşkuyla kutluyoruz. 3 gün boyunca kutlamalarımız devam edecek. Sergide emeği geçen tüm öğretmenlerimize de teşekkür ediyorum. Güzel Sanatlar Akademisi’nde farklı kategori ve farklı disiplinlerde Küçükçekmeceli çocuklara sanat eğitimi vermeyi sürdüreceğiz” diye konuştu. 2023-2024 eğitim döneminde Güzel Sanatlar Akademisi’nin özel yetenek sınavından geçerek başarı kazanan öğrencilerin bir yıl boyunca gerçekleştirdikleri çalışmaların yer aldığı sergi, 23 Mayıs’a dek Güzel Sanatlar Akademisi’nde gezilebilir.