SAĞLIK - 20 Ekim 2020 Salı 13:04

'Diş eti iltihabı hamile kalmayı geciktirebilir'

A
A
A
'Diş eti iltihabı hamile kalmayı geciktirebilir'

Ağız ve diş sağlığıyla kısırlık arasında bir ilişki olabileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Begüm Alkan, “3 binden fazla kadının ağız hijyeninin değerlendirildiği bir çalışmanın sonuçlarına göre gebe kalmakta zorlananların diş ve dişeti sağlığı, zorlanmayanlara göre belirgin derecede daha kötüydü. Bu kadınların, gebe kalmalarının yaklaşık 2 ay daha uzun sürdüğü gözlemlenmiştir” dedi.

Esenler Medipol Üniversitesi Hastanesi Periodontoloji Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Begüm Alkan, ağız ve diş hastalıklarının gebe kalmayı zorlaştırabileceğini konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Dr. Alkan, kısırlığın, ''Bir çiftin bir yıl veya daha uzun süre düzenli ilişkiden sonra hamile kalamama veya bir hamileliği canlı doğuma taşıyamama'' olarak tanımlandığına işaret ederek “Dünya Sağlık Örgütü, çiftlerin yaklaşık yüzde 10'unun bebek sahibi olma sorunu yaşadığını belirtiyor. Bu yüksek oran, bilim dünyasını gebelik sürecini etkileyen faktörleri tekrar tekrar gözden geçirip değerlendirmeye itmiştir” şeklinde konuştu.

“Sağlıklı dişler gebelik şansını artırabilir”
Bağışıklık sistemini de olumsuz etkileyen diş ve dişeti hastalıklarının kadınlarda kısırlığa neden olabileceğine dikkati çeken Dr. Alkan, sözlerine şöyle devam etti: “Kadın doğum ve üreme uzmanı araştırmacıların en sık ilgilendikleri konulardan biri, gebe kalmaya çalışılan sürecin, en sağlıklı ve verimli biçimde geçmesidir. Avustralya’da bundan yaklaşık 10 yıl önce yapılmaya başlanan bir taramanın sonuçları, araştırmacıların ibreyi diş ve dişeti hastalıklarına çevirmesiyle sonuçlanmıştır. 3 binden fazla kadının ağız hijyeninin değerlendirildiği çalışmanın sonuçlarına göre gebe kalmakta zorlananların diş ve dişeti sağlığı, zorlanmayanlara göre belirgin derecede daha kötüydü. Bu kadınların, gebe kalmalarının yaklaşık 2 ay daha uzun sürdüğü gözlemlenmiştir. Bu sonuç bizlere şu soruyu sordurur: ‘Bir kadının hamile kalma şansı, dişlerine ve diş etlerine ne kadar iyi baktığıyla bağlantılı olabilir mi?’ Bu soruya kesin bir cevap verebilmek için elbette ki farklı coğrafyalarda yapılacak olan daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Fakat ağız ve diş hastalıklarının, gebelik şansını artırmada, kontrol altına alınabilecek bir faktör olması, bu süreçten geçen kadınlar için umut verici olabilir”.

“Ağızdaki bakteriler enfeksiyona kadar götürebilir”
Dr. Alkan, hamile kalmak isteyenlerin düzenli olarak dişlerini fırçalamalarının yanında, bu süreçte, ağız sağlıklarını en üst seviyede tutmak için profesyonel diş hekimlerini ziyaret etmelerinin oldukça önemli olduğunu belirterek, “Ağzımız, diş, dişeti, dil ve boğazımıza yapışan mikroplarla (bakteri, virüs ve mantar vb.) doludur. Sağlıklı bir ağızda dişeti iltihabı ve diş çürüğü yoktur. Diş çürükleri, yeterli fırçalama yapmayan bireylerde, şekerli içecek ve yiyeceklerin tüketilmesiyle oluşan asidik ağız ortamında aktif hale gelen çürük yapıcı bakterilerin, zayıf diş minesini etkilemesiyle oluşur. Ayrıca, yemek artıklarının ortama gelmesiyle dişler üzerinde ‘plak’ oluşur. Fırçalama, diş ipi ve diş arası fırçası kullanılarak plak uzaklaştırılabilir. Ancak bu düzenli yapılmazsa, plak sertleşir ‘diştaşı’ olur ve uygun şekilde çıkarılması için diş hekimine gidilmesi gerekir. Bu süreçte ağızda, plak ve diştaşı uzun süre kalırsa, bakteriler dişetinde kanamalı, şişkin ve kırmızı renkli ‘dişeti iltihabı’ adı verilen bir enfeksiyona neden olur” diye konuştu.

“Erken doğuma da neden olabilir”
Diş eti iltihabının eğer profesyonel diş hekimlerince müdahale edilmezse, hastalığın dokuları aşarak çene kemiklerini etkilemeye başlayacağını ve dişleri saran kemikte erime olacağına değinen Dr. Alkan, “Bu kelime anlamı diş çevresi iltihaplanması anlamına gelen eskilerin piyore diye adlandırdığı, günümüzde ise periodontitis adı verilen ağız hastalığıdır. Periodontitis hastalığında dişetinin altındaki dokular iltihaplıdır. Çene kemiğinde düzensiz yıkım olunca girinti çıkıntılar oluşur. Mikroplar dişeti üstünde ve altında çoğalmaya devam ederek toksinler salgılar ve dişleri tutan dokulara hasar verir. Bağışıklık sistemimiz de bu olaylardan etkilenir. Bu mikroplar ağız boşluğunda sınırlı kalmaz ve kan dolaşımımıza girer. Yapılan birçok çalışmada diş ve dişeti enfeksiyonlarıyla; diyabet, kalp-damar problemleri, solunum hastalıkları, görme sıkıntıları, düşük doğum ağırlığı ve erken doğum gibi olumsuz durumlarla hastalıkların ilişkili olabileceği belirtilmiştir. Maalesef 6 ayda bir veya yılda bir, diş hekimine gitme gerekliliği kolayca ertelenebilir ve unutulabilir. Ancak, kısırlık tedavisi ve yukarıda sayılan kronik hastalıkların kontrolü yoğun, masraflı, stresli ve zaman alıcıdır. Diş ve dişeti enfeksiyonları gibi kontrol altına alınabilecek bir risk faktörünü göz ardı etmek, tamamen kişinin sorumluluğundadır. Unutmayın ki; kötü ağız sağlığı genel sağlığı etkileyebilir” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Başkan Şahin, gençlerin sorularını yanıtladı Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, 25 Aralık Panorama Müzesi’nde lise ve üniversite öğrencisi gençlerle buluştu, merak edilen soruları yanıtladı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin son 10 yılda kente kazandırdığı hizmetlerin yanı sıra yeni dönemdeki planlarından da bahseden Başkan Fatma Şahin, programın ilerleyen dakikalarında da gençlerin kültür, eğitim, spor ve yaşam başlıklarını kapsayan sorularına cevap verdi. “Gençlerle birlikte gençler için, ustalık dönemine hazırız ve kararlıyız” Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, yaptığı konuşmada gençlerin artık dünyanın siyasi tarihini değiştirdiğini belirterek, “Tohum doğru atıldı, büyük bir ormana dönüştü. Türkiye Yüzyılı belediyeciliği diyoruz. Yarın biz yokuz, siz buradasınız. Burası bir mektep. İnsan tanımak için, siyasetin malzemesi insan. Sana hayatı tanıtıyor. Hayatla birlikte insanı tanıyorsun. Her birinden büyük bir tecrübe elde ediyorsun. Özellikle genç bakışın burada olup kendini yetiştirmek için gayret göstermesi çok önemli. Genç dostu bir şehir olacağız. Gençlerle birlikte gençler için, ustalık dönemine hazırız ve kararlıyız” dedi. “Doğumdan ölüme eğitim bizim en önemli başlığımız” Gaziantep’e eğitimin çok erken başladığı ve Büyükşehir Belediyesi olarak yapılan çalışmaları detaylarıyla anlatan Başkan Şahin, “Bugün bu salonda olanlar derdi olanlar. O yüzden derdi olan gençlik bizim için çok kıymetli. Bize düşen kısım yetişmenizde her şeyi devletten beklemeden Gaziantep modeli. Eğitim şehri Gaziantep. Bu şehir eğitim şehri olmak zorunda. 720 bin genç var. O kadar büyük bir hazine ki. Fırsat eşitliği verip sizlerin önündeki rekabet etme gücünü artırmamız ve size fırsat vermemiz gerekiyor. Doğumdan ölüme eğitim bizim en önemli başlığımız. İkincisi ise spor şehri Gaziantep. Siz bizim için çok kıymetlisiniz. Sporu yaşamın bir parçası yapmanız lazım” ifadelerini kullandı. “Sporun ve hareketli yaşamın önemine işaret edildi” Gaziantep’in gastronomi şehri olması sebebiyle yaşanan obezite problemi sorusuna Başkan Fatma Şahin, “Obezite önemli bir sorun. Aldığınız kalorilerden daha fazlasını yakmanız lazım. Günde en az 10 bin adım atıp bisiklete binmeniz lazım. Biz yeşil alanlarımızı çoğalttık. Bir de bisiklet dağıttık” diye yanıtladı. Bir diğer depremzedelere yönelik ne çalışmalar yapılacağı sorusuna ise, “2 yıl içerisinde eski Nurdağı ve yeni Nurdağı’nı birleştireceğiz. O bölgeyi yeşil Nurdağı ve akıllı Nurdağı olması ile imar planlamamızı yapıyoruz. İnşallah yeni dönemde bambaşka bir bölge olacak” diye cevapladı. ’Genç kızların her alanda var olması gerektiği, bu alanda en büyük destekçinin Fatma Şahin’in örnek gösterilmesinden dolayı Gaziantep’te gerçekten başarı gösteren kızlara özel bir siyaset kursu düzenlenemez mi? sorusunu ise “Tabi ki GASMEK’te siyaset okulu yapalım” diye yanıtladı. Bütün öğrencilerin sorusunu yanıtlayan Başkan Fatma Şahin, programın ardından gençlerle fotoğraf çektirdi.
Çorum Çorum Valisi Dağlı; ’Kalifiye eleman yetiştirmek için her türlü gayreti göstereceğiz’ Çorum Valisi Doç. Dr. Zülkif Dağlı, sanayicilerin ihtiyacı duyduğu kalifiye eleman yetiştirilmesi noktasında her türlü çabayı göstereceklerini söyledi. Çorum Valiliği ve Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitimler Genel Müdürlüğü tarafından ortaklaşa düzenlenen ve Vali Zülkif Dağlı başkanlığında düzenlenen istişare toplantısında “mesleki ve teknik eğitimdeki yeni gelişmeler, planlamalar” ele alındı. Ayrıca yeni düzenlemeler çerçevesinde bu alanda Çorum’daki mevcut durum ve planlamlar görüşüldü. Toplantıda, mesleki Eğitimin mevcut durumu, gelecekte uygulanması planlanan faaliyetler hakkında bilgilendirme yapan Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitimler Genel Müdürü Ali Karagöz, mesleki eğitimde eğitime nitelikli erişimin, tanıtım ve yönlendirmenin, farkındalık arttırma çalışmalarının ve nitelikli istihdamın önemli olduğunu belirterek, sektör içi okul, sektöre entegre okul, bölge okulu ve ihtisas okulu modelleri üzerinde çalıştıklarını ifade etti. Karagöz, Çorum özelinde sanayicilerin talepleri doğrultusunda bu modellerden bir veya bir kaçının uygulanabileceğini kaydetti. Çorum’un büyük bir sanayi altyapısına sahip olduğunu vurgulayan Vali Zülkif Dağlı da sanayicinin ihtiyaç duyduğu kalifiye işgücünün yetiştirilmesi için her türlü çabayı sarf edeceklerini belirtti. Mesleki Eğitimde işbirliklerinin önemine değinen Vali Dağlı, Çorumlu sanayicilerimiz ile Mesleki ve Teknik Eğitim Liseleri arasındaki iletişimi güçlendirmek amacıyla kurumlar arası işbirliği ve koordinasyonu sağlayacak bir mekanizma oluşturacaklarını açıkladı. Toplantıya Mesleki ve Teknik Eğitimler Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Murat Güşlen, İl Milli Eğitim Müdürü Abdullah Kodek, İl Sanayi ve Teknoloji Müdürü Murat Ocak, Çalışma ve İş Kurumu Müdürü Levent Tuzcu, Çorum OSB Müdürü Özgür Özden Yalçın, Çorum Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Recep GÜR ve diğer ilgili kurumlar katıldı.
Tekirdağ Dünyanın üretim merkezine 20 ton yerli ayçiçeği tohumu ihracatı Tekirdağ’da Trakya Kalkınma Ajansı desteğiyle yetiştirilen 20 ton yerli ve milli hibrit ayçiçeği tohumu ikinci kez Rusya’ya ihraç edildi. Dünyanın tohum merkezi arasında bulunan Rusya’da yerli ve milli tohumlarında yayılması beklenirken, seneye ise Rusya’ya 120 ton transfer anlaşması yapılmış durumda. Trakya Kalkınma Ajansının destekleriyle Trakya Tohumcular Derneği tarafından deneme tarlalarında yetiştirilen yerli ve milli 20 ton hibrit ayçiçeği tohumu, Rusya’ya ihraç edilmek üzere yola çıktı. Rusya ihraç transferi öncesi Muratlı Kaymakamı Ahmet Erdoğdu, Trakya Kalkınma Ajansı Gene Sekreteri Mahmut Şahin, Tekirdağ Tarım ve Orman İl Müdürü Oktay Öcal ve Trakya Tohumcular Derneği Başkanı İbrahim Toruk tohumların bulunduğu fabrikada incelemede bulundu. İkinci kez 20 ton ihracat Ayçiçeği ihracatında önce gelen ülkelerden biri olan Rusya’da ayçiçeği arenasında artık yerli tohumda boy gösterecek. Tekirdağ’da başarılı bir şekilde kuraklık şartlarına dayanıklılığı ile bilinen yerli tohumlar Rusya’daki tarlalardan 2017’de deneme tarlalarında boy gösterdikten sonra bu yıl da tercih edilmeye başlandı. Seneye 120 ton yerli tohum gönderilmesi konusunda anlaşmalar yapılırken, yerli ve milli ayçiçeği tohumunun ilerleyen yıllarda dünyanın bütün oyuncularının olduğu üretim merkezinde Türk tohumcuları da bundan sonra yayılım göstermesi bekleniyor. "Ekip çalışmalarından güzel neticeler alındı" Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin yaptığı açıklamada, "Bugün burada Tekirdağ’ımız için, Trakya’mız için Türkiye’miz için belki miktar olarak küçük ama önemli bir adım atılıyor. Geçen sene yine burada Türkiye’den Rusya’ya ve yurt dışına mal ihracatı için bir arada bulunmuştuk. Temennimiz seneye de bunun devam etmesi yönündeydi. Allah’a hamdolsun bu sene de yine Tekirdağ’dan Rusya’ya yerli ve milli hibrit ayçiçeği tohumunu ihraç ediyoruz. Tabii bu günlere kolay gelinmedi. Yaklaşık 7 yıldan beri Trakya bölgesindeki tohum şirketlerimiz yoğun bir Ar-Ge çalışması neticesinde Trakya Araştırma Enstitüsünden, Namık Kemal Üniversitesinden hocalarımızla beraber şirketlerimiz, borsalarımız, bütün ekosistemdeki paydaşlarımız bir araya geldi. 6-7 yıllık emeğin neticesinde geçen sene Trakya ile beraber tüm Türkiye’de ekim çalışmaları yapıldı ve güzel neticeler alındı. Aynı zamanda da yurt dışında da bu yerli ve milli hibrit ayçiçeğimizin tescil çalışmaları yapıldı. Bu çalışmalar neticesinde geçen sene ilk defa yaklaşık bir konteyner yaklaşık 20 ton mal ihracatı yapılmıştı. Bu sene de onun devamı olarak 20 ton malı ihraç ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Ülkemize döviz kazandırmak istiyoruz’" Hedeflerinin büyük olduğunu söyleyen Şahin, "Bu gönderilen mallar, oralarda belirli bölgelerde ekim yapılacak Rusya’nın farklı yörelerinde ve inşallah orada da tanındıktan sonra, önümüzdeki yıllarda bu 1 konteyner sayısı 7,8 ve 10 konteynere çıkacak. Amacımız Trakya’da ve Tekirdağ’da doğmuş olan Türkiye’nin ilk yerli ve milli hibrit ayçiçeği tohumunu hem Marmara bölgemizde, Trakya’mızda, hem Türkiye’nin değişik bölgelerindeki ayçiçeği ekilebilir 43 ilde bunu yetiştirmek, büyütmek, yerli ve milli satış oranını çoğaltmak. Malum bu alana yabancılar hakim şuanda bu anlamda Türk mühendislerimizin başından sonuna kadar çalıştığı, Türk şirketlerimizin pazarlamasını yaptığı ve bütün sürece hakim olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın, Tarım Bakanlığımızın da büyük destekleri ile yol aldığı bu projeyi Türkiye’de belli bir aşamaya getirdikten sonra yurt dışında da Rusya, Ukrayna, Romanya, Balkanlar gibi bir çok ülkede de Türkiye’nin gururu olarak bayrağımızı yurt dışında temsil edecek olan firmalarında yerli ve milli hibrit ayçiçeğini oraya satmak, ülkemize döviz kazandırmak istiyoruz" dedi. "Seneye 120 ton üretim anlaşmasını yaptık" Dernek Başkanı Toruk ise açıklamasında, “Firma olarak Rusya’da çalışmalar yaptık. Önce Rusya’nın her tarafında tohumlarımızı gönderdikten sonra önce çiftçilere beğendirmek gerekiyor. 2017’de tescil ettirmiştik. Aslında büyük ihracatı ilk defa geçen sene 20 ton olarak göndermiştik. Rusya’nın 17 tane üretim bölgesi var. 17 üretim bölgesinde denemelerde olumlu sonuçlar verince, tabii yabancı ülkelerde özellikle yabancı çiftçileri ikna etmek çok kolay değil. Orada ölçek ekonomisi var. Bu senede 20 ton gönderiyoruz. Seneye de inşallah 120 ton üretim anlaşmasını yaptık. Rusya gibi bir ayçiçeği üretim merkezinde dünyanın bütün oyuncularının olduğu bir üretim merkezinde biz Türk tohumcuları da bundan sonra varız. Pazarımız gitgide büyüyecek. Orada 100 bin ton bir pazar var. 6-7 bin ton civarında bir pazar payı alacağımıza inanıyoruz” ifadelerine yer verdi.