EKONOMİ - 31 Mayıs 2023 Çarşamba 16:30

E-ihracat yerli üreticileri dünyayla birleştiriyor

A
A
A
E-ihracat yerli üreticileri dünyayla birleştiriyor

Türkiye’nin 2023 yılı ilk çeyrek büyüme rakamları açıklandı. Buna göre, deprem felaketinin yaşandığı yılın ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisi, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4 büyüme performansı yakaladı.

Sınır ötesi elektronik ticaret hacmi geçen yıl 2,8 kat büyüme gösterdi. Yerli girişimci ve KOBİ'ler küresel elektronik pazaryerleriyle dünyayla buluşuyor. Yapılan araştırmaya göre toplam ihracatın 3'te birini alan KOBİ'lerin yüksek oranla e-ihracata entegre edilmesiyle yurt dışı ticaretin hız kazanacağı tahmin ediliyor. E-ihracatta rakamların artması Türkiye ekonomisinin büyüme performansına da olumlu etki yapıyor. Son verilere göre Türkiye büyüme performansıyla ilk çeyrekte ABD ve Euro Bölgesi'ni geride bıraktı.

Türkiye’nin 2023 yılı ilk çeyrek büyüme rakamları açıklandı. Buna göre, deprem felaketinin yaşandığı yılın ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisi, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4 büyüme performansı yakaladı. Türkiye 2023 yılının ilk çeyreğinde yüzde 4’lük büyüme performansıyla AB ve OECD ülkeleri arasında en yüksek büyüyen ikinci ülke olurken Euro Bölgesi ve ABD’yi geride bıraktı. Euro Bölgesi'nde Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH), yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,3 artış kaydetti. Dünyanın en güçlü ekonomisine sahip ABD ise 2023 yılının ilk çeyreğinde yüzde 1,1 oranında büyüme yakaladı.

Nebati’den büyüme değerlendirmesi: “AB ve OECD ülkeleri arasında en iyi ikinci performans”
Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, ilk çeyrek büyüme rakamlarını değerlendirdi. Nebati, Türkiye ekonomisinin 2023 yılının ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre reel yüzde 4 büyüme kaydettiğini hatırlatarak, “Böylece ülkemiz, verisi açıklanan AB ve OECD ülkeleri arasında yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda en yüksek büyüyen ikinci ülke olmayı başarmıştır. Sıkı küresel finansal koşulların devam ettiği ve küresel ticaretin zayıf seyrettiği bir dönemden geçiyoruz. Zorlu dış konjonktürün yanı sıra asrın deprem felaketini de yaşadığımız bu dönemde yatırım, üretim ve istihdamdan asla taviz vermedik” ifadelerini kullandı.

E-ihracatta artış

Öte yandan e-ihracatta rakamların artması Türkiye ekonomisinin büyüme performansını olumlu etkiliyor. Online ticarette küresel pazaryerinin yaptığı araştırma dikkat çeken sonuçlar verdi. Türkiye’deki KOBİ’lerin e-ticaret görünümü raporunda yer alan bilgilere göre, 2019 - 2022 yılları arasında Türkiye’nin e-ticaret hacmi yüzde 80,6 oranında yüksek bir yıllık bileşik büyüme kaydetti. Yapılan pazar büyüklüğü tahminleri ise Türkiye’deki e-ticaret hacminin 2020 - 2025 yılları arasında yüzde 23,7 yıllık bileşik büyüme oranı tutturarak 2025’te mevcut hacminin 2,3 katı bir büyüklüğe ulaşacağı yönünde gerçekleşti. Aynı çalışma, küresel yıllık bileşik büyüme oranının ise yüzde 11,7 oranında gerçekleşeceğini öngörüyor.

Küresel sınır ötesi e-ticaret perakende değeri 2017 yılında 1,4 trilyon dolar iken 2022 yılında 3,5 trilyon dolara ulaştı. Türkiye’de yurt dışından yapılan harcamalar 2019 yılında 12,2 milyar TL iken, bu değer 2022 yılında 33,8 milyar TL’ye yükseldi.

Başka bir deyişle, 2017 - 2022 yıllarını kapsayan 5 yıllık dönemde küresel sınır ötesi e-ticaret hacmi 2,5 kat artarken, Türkiye’deki e-ihracat hacminin 2019 - 2022, yani 3 yıllık bir dönemde 2,8 kat arttığı görüldü. Bu durum, Türkiye’de büyüyen e-ihracatın artan potansiyelinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor.

Türkiye’deki e-ticaret faaliyetlerinin yurt içi ve yurt dışı dağılımına baktığımızda, sınırlı da olsa kademeli bir artış olduğu görüldü. ETBİS verilerine göre yurt içi harcamaların payı 2021 yılında yüzde 92 iken 2022’de yüzde 91,3’e gerilemiş, diğer ülkelerin Türkiye e-ticaret sitelerinden yaptığı harcamalar yüzde 4’ten yüzde 4,2’ye, yurt dışından yapılan alımlar ise yüzde 4’ten yüzde 4,5’e yükseldi. Yurt içi e-ticaret payının yüksekliği, e-ticaret alanında gelişmiş ve katma değeri yüksek bir ekosisteme sahip olan Türkiye’de faaliyet gösteren firmaların iç pazardaki konumunu yansıtıyor.

Anket bulguları, doğru kanalların ve fırsatların sağlanması halinde Türkiye’deki e-ihracat işlem hacminin artabileceğini gösteriyor.

KOBİ’ler bilgi eksikliğinden dolayı e-ihracata giremiyor

2021 yılı itibarıyla, Türkiye’deki KOBİ’ler toplam ihracatın yüzde 30,4’ünü, ithalatın yüzde 14,7’sini oluşturuyor. KOBİ’lerin temsil ettiği ihracat payı, büyük ölçekli işletmelerin ihracat payının yarısından daha azını oluşturuyor. Bu doğrultuda, ankete katılan KOBİ’lerin yüzde 76,8’i e-ihracatın ne olduğu ve nasıl yapılacağı konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını belirtirken, sadece yüzde 23,2’si e-ihracat kavramını bildiğini belirtti.

KOBİ'lerin e-ihracat potansiyeli yüksek

Ankete katılan KOBİ’lerin yalnızca yüzde 4,1’inin halihazırda e-ihracat faaliyetlerini sürdürüyor. Dolayısıyla Türkiye genelinde KOBİ’lerin e-ihracat gerçekleştirme oranlarının henüz düşük olduğu vurgulanmakla birlikte, bu alanda ciddi bir gelişim potansiyeli olduğu anlaşılıyor. E-ihracat yapan firmaların, ihracattan elde ettikleri gelir payı içerisinde e-ihracatın büyüklüğü de ayrıca analiz edilmiş ve işletmelerin yüzde 59’u, e-ihracat faaliyetlerinin ihracat içerisindeki payının yüzde 25- yüzde 50 aralığında olduğunu belirtti. KOBİ’lerin yalnızca yüzde 3’ü e-ihracatın toplam ihracat faaliyetlerinin çoğunluğunu temsil ettiğini belirtti.

Ali Canberk Özbuğutu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Narin Güran cinayetinde ’bir kısım şahısların hedef saptırma maksatlı suni ihbarları’ mahkeme kararında yer aldı Diyarbakır’da 21 Ağustos’ta kaybolan, 8 Eylül’de cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran’ı arama kurtarma çalışmalarının, “Bir kısım şahısların hedef saptırma maksatlı suni ihbarlarıyla ve dikkat dağıtıcı eylemleriyle akamete uğratılmaya çalışıldığı, bunun bir kısmı Güran ailesinin bazı fertleri tarafından yapıldığı” sulh ceza hakimliğinin tutuklama gerekçesinde yer aldı. Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolan ve 8 Eylül’de Eğertutmaz Deresi’nde cansız bedeni bulunan Narin Güran’ın öldürülmesine ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldıktan sonra savcılığın talebi üzerine yeniden gözaltına alınan R.A. (15), çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Narin Güran’ın tutuklu amcası Salim Güran’ın işçisi R.A, savcılıktaki ifadesinde, olay günü sabah 05.00-06.00 gibi uyandığını, o gün sondajın başında uyuduğunu, aşağı tarlanın ardından yukarı tarlanın da suyunu değiştirdiklerini, Salim Güran’ın yukarı tarlaya geldiğini ifade etti. Sondajın başında kahvaltı yaptıklarını, Salim Güran’ın 1 buçuk-2 saat yanlarında kaldığını, Güran’ın saat kaçta yanlarından ayrıldığını hatırlamadığını öne süren R.A, şunları söyledi: "Babam 13.00 sıralarında diğer tarlalarda çalışan işçileri almaya gitti. Sonra saat 14.00-15.00 sıralarında muhtar (Salim Güran) tekrar yanıma geldi ve babamın nerede olduğunu sordu. Ben de ’İşçileri almaya gitti’ dedim. Yanımda babamı arayıp ’Neredesin?’ diye sordu. Saat kaçta aradığını hatırlamıyorum. Babam da, ’İşçileri dağıtıyordum’ dedi. Bu görüşmeden sonra muhtar yanımda oturdu. Birkaç dakika sonra muhtar tekrardan babamı aradı ve yine ’Neredesin?’ diye sordu. Babam da ’Köyde yemek yiyorum’ dedi. Bu sırada muhtarla çay içiyorduk. 16.00-16.30 sıralarında babam da geldi, bizimle çay içmeye başladı. Babam aşağı tarlaya 16.00-16.30 sıralarında gitti. Ben muhtar ile yukarı tarlada kaldım. Ben bulaşıkları yıkıyordum. 5-10 dakika muhtar burada oturduktan sonra bana ’Ben eve gidip üstümü değiştirip geleceğim.’ dedi. Muhtar yanımdan ayrılmasından sonra ben de suyu değiştirmeye gittim. Muhtar saatini hatırlamadığım zaman diliminde yanımdan ayrılmıştı. 5-10 dakika içinde ben suyu değiştirene kadar muhtar tekrardan sondajın başına gelmişti. Bir süre sonra babam da aşağı tarla suyunu değiştirip geldi. Akşam yemeğini hazırlayıp yedik. Muhtar hiç yanımızdan gitmedi, hep beraber oturduk. Sadece 5-10 dakikalığına muhtar üzerini değiştirip gelmişti. Muhtar akşam yemeğinden sonra bizimle otururken telefonu çaldı. Telefon görüşmesinde muhtara Narin Güran’ın kaybolduğu bildirildi. Bu şekilde Narin’in kaybolduğunu öğrendik. Salim Güran üstünü değiştirmek dışında saat 14.00’ten sonra yanımdan ayrılmadı. Tarladan da ayrılmadık." Savcılıkta, tutuklu amca Salim Güran’ın olay günü öğleden sonraya ilişkin "R.A ile kanal bölgesine geldik. Kayınbabama ait çiftliğe gittik, bu çiftlikte pislikler kanala akıtılıyor, bu sebeple fıskiyeler tıkanıyor, M. de oradaydı, çiftlikte bize kazma kürek getirdiler, saati hatırlamıyorum, M. ile birlikte kazdık, hanımı bize çay getirdi, epey burada kaldık, kazma kürek ile hat açtık, çayımızı içtikten sonra R.A. ile tekrardan tarlaya döndük." beyanı hatırlatılarak, "Salim Güran ile sizin ifadeniz arasındaki çelişkiye ilişkin beyanınız nedir?" sorulması üzeri R.A, "Bu çelişkiye ilişkin söyleyecek bir şeyim yoktur" ifadesini kullandı. Salim Güran ile 21 Ağustos’ta saat 08.33, 15.52, 18.37, 18.51, 18.52, ve 18.54’te yaptığı görüşmelerin içeriğinin sorulması üzerine R.A, hiçbir konuşmayı hatırlamadığını savundu. Tutuklu amcanın eşinin ifadesinde "Salim ile 14.30’da eve geldiklerini, evde beraber yemek yediklerini, Salim’in bir süre evde dinlendiğini, bir süre sonra evden ayrıldığını" söylediği, Salim Güran’ın da "evden sonra H.G’nin evine gittiğini, sonra sondajın oradaki tarlaya geçtiğini" anlattığı hatırlatılan R.A, "Bu çelişkilere diyecek bir şeyim yoktur" dedi. R.A’ya savcılıkta, "Cep telefonlarında yapılan imaj çalışmasında Salim ile aralarında yapılan görüşmede Salim’in ’O sondaki köşede bir şeyin düşmüş ha, sana ait bir şey sondaki yamaçta, yamacın köşesi taş’ şeklinde mesajına karşılık sizin ise ’eeee’ diye cevap verdiğiniz, Salim’in de, ’Biri yerde’ şeklinde cevap verdiği, sizin de tekrar, ’tamam henüz bende değil/tamam daha ölmemiş’ diye cevap verdiğiniz bu konuşmaya ilişkin diyecekleriniz nelerdir?" sorusu da yöneltildi. R.A, soruya "Valla ben böyle bir şey hatırlamıyorum" cevabını verdi. Salim Güran’ın pamuk tarlasındaki kurtlanmayla ilgili M.Ş.G. ile görüştüğünü, tarlaya gittiğini beyan ettiğinin anımsatılması, kendisinin ise tarladan ayrılmadıklarını söylemesiyle ortaya çıkan çelişkinin sorulması üzerine R.A, "Hatırladığım pamuk kurtlanması olayı olay günü gerçekleşmemişti" dedi. Salim Güran’ın, "R.A’nın kız kardeşlerini tarladan köylerine götürdüğü" yönündeki ifadesine ilişkin soruya karşılık da R.A, "21 Ağustos 2024 tarihinden 1 veya 2 gün önce kız kardeşlerim tarlaya gelmişlerdi. Onları Salim arabası ile köye götürmüştü ancak olay günü kardeşlerim tarlaya gelmemiştir" ifadesini kullandı. R.A, savcılıktaki sorgusunda, soruşturma kapsamında tutuklu olan Nevzat Bahtiyar’ı tanımadığını, o köyde sadece muhtarı tanıdığını söyledi. Nevzat Bahtiyar’ın ifadeleri de sorulan R.A, "Bu hususta diyecek hiçbir şeyim yoktur. Konu ile ilgili bilgim yoktur" cevabını verdi. "Tüm bu çelişkiler ışığında neden Salim Güran isimli kişiyi korumaya çalıştığına ilişkin soru yöneltilmesi üzerine de R.A, "Ben Salim’i korumuyorum, Salim saat 14.00’ten sonra kıyafet değiştirmek için gitmesi dışında yanımdan ayrılmadı. Beyanım bundan ibarettir. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, suçsuzum" savunmasında bulundu. R.A. sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hakimliğindeki ifadesinde de savcılıktaki beyanlarını tekrar etti. Salim Güran’ın olay günü tarlada olduğu saatlerle alakalı beyanlarının dosyadaki hiçbir delille tam olarak örtüşmediği konusunun hatırlatılması üzerine R.A, "Salim Güran belirttiğim saatlerde tarlada benim yanımdaydı, hatırladığım kadarıyla sabah 08.00’den itibaren 1-1 buçuk saat yanımızdaydı, daha sonra yanımızdan ayrıldı, 14.00-14.30 arası geldi, ondan sonra yanımızda Narin’in kaybolduğu haberini alana kadar kaldı, bu sürede bir defa üstünü değiştirmek için yanımızdan ayrıldı" dedi. "Kimse ifadelerimi ne şekilde vereceğim hususunda bana baskı yapmadı" Tutuklulardan Birsen Güran’ın 12 Eylül 2024 tarihli beyanlarının hatırlatılması üzerine R.A, "Kimse ifadelerimi ne şekilde vereceğim hususunda bana baskı yapmadı. Beni kimse tehdit etmiyor, Salim Güran’dan korkacağım herhangi bir durum yoktur" şeklinde konuştu. Hakimliğin, R.A’nın tutuklanma gerekçesinde şunlar yer aldı: "Suça sürüklenen çocuk R.A’nın üzerine atılı ’Çocuğu Kasten Öldürmek’ suçunu işlediğine dair, 21 Ağustos 2024 günü kaybolan maktul Narin Güran’ı bulmak için gerçekleştirilen arama kurtarma çalışmalarının bir kısım şahısların hedef saptırma maksatlı suni ihbarlarıyla ve dikkat dağıtıcı eylemleriyle akamete uğratılmaya çalışıldığı, buna göre dosyadaki JASAT tutanağına göre, ’Suriyelilerin kaldığı çadıra yakın bir konumda terlik bulunduğu’ iddia edilerek jandarma personelinin bu kısma yönlendirilmeye çalışıldığı, köyde yangın çıkarıldığı, arama kurtarma çalışmaları esnasında olağan dışı elektrik kesintilerinin yaşandığı, iki şahsın bir kız çocuğunu köyün üst tarafına götürdüğü şeklindeki ihbarda bulunulduğu, yanlış ifadelerle güvenlik birimlerinin yanlış yönlendirildiği, bu gibi eylemlerle jandarma personelinin Eğertutmaz Deresi’nden uzaklaştırılmaya çalışıldığı, bu eylemlerin bir kısmının Güran ailesinin bazı üyeleri tarafından yapıldığı, Diyarbakır 4. Sulh Ceza Hakimliği’nin 13 Eylül 2024 tarihli kararıyla bir kısım şüphelilerin tutuklanmasına karar verildiği, R.A’nın şüpheli Salim Güran’ın tarlada olduğu saatlerle alakalı beyanlarının dosyadaki HTS kayıtlarıyla, diğer şüpheli beyanlarıyla ve dahi şüpheli Salim Güran’ın kendi beyanlarıyla çeliştiği, soruşturmanın henüz tamamlanmadığı, taraflar üzerinde baskı kurulma ihtimalinin eldeki dosya bakımından somut olarak varlığı ve dosyadaki diğer tüm belgeler birlikte değerlendirildiğinde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 5. maddesinde öngörülen geçerli şüphe sebeplerinin, 1982 Anayasası’nın 19. maddesinde belirtilen kuvvetli belirtinin ve CMK’nın 100/1 maddesinde öngörülen kuvvetli suç şüphesini gösterir somut delillerin mevcut olduğu, müsnet suç için kanunda öngörülen cezanın alt ve üst sınırı, müsnet suçun CMK 100/3 maddesinde belirtilen katalog suçlardan oluşu, delilerin tamamen toplanmamış olması, verilmesi beklenen cezaya göre R.A’nın kaçma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğuna dair kanaat ve tutuklama tedbirinin ölçülü olması, bu safhada adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı anlaşıldığından R.A’nın CMK 100 ve devamı maddeleri gereğince tutuklanmasına karar verildi."
İstanbul Arda Güler 11’de başladı, Real Madrid 2-0 kazandı Milli futbolcu Arda Güler’in 11’de başladığı maçta Real Madrid, deplasmanda Real Sociedad’ı 2-0 mağlup etti. İspanya LaLiga’nın 5. haftasında Real Madrid, Real Sociedad’a konuk oldu. Milli futbolcu Arda Güler, sahaya 11’de çıkarken, Modric ve Valverde’nin önünde 10 numara pozisyonunda yer aldı. Karşılıklı ataklarla geçen ilk yarıda gol sesi çıkmazken, ev sahibinin iki topu direkten döndü. Sociedad, karşılaşmanın 2. yarısına da etkili başladı ve ilk dakikada girdiği pozisyon da yeniden direğe takıldı. Müsabakanın 56. dakikasında Arda Güler’in ceza yayı sağından yaptığı vuruşta savunmadan seken topta hakem elle oynama tespit ederek penaltı noktasını gösterdi. Penaltı atışında topun başına geçen Vinicius Junior, meşin yuvarlağı filelere gönderdi. Brezilyalı futbolcu ligdeki 2. golünü kaydetti. Vinicius, 73. dakikada ise bu kez penaltıyı kazandıran isim oldu. Sol kanattan ceza sahasına girerken, savunmanın müdahalesiyle yerde kaldı. VAR uyarısı sonrası hakem Munuera, pozisyonu izleyerek ikinci kez penaltı noktasını gösterdi. Kylian Mbappe, penaltıdan kaydettiği golle takımının 2. golüne imza attı. Arda Güler, müsabakanın 78. dakikasında yerini Lucas Vazquez’e bıraktı. Karşılaşmayı 2-0 kazanan Carlo Ancelotti’nin öğrencileri puanını 11’e yükseltti. Real Sociedad ise 3. yenilgisini aldı ve 4 puanda kaldı.