POLİTİKA - 20 Mart 2015 Cuma 09:57

Erdoğan: 'Benim haberim yok, doğru bulmuyorum'

A
A
A
Erdoğan: 'Benim haberim yok, doğru bulmuyorum'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘çözüm sürecini izleme heyeti’ konusuna olumlu bakmadığını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, çözüm süreci kapsamında 4 kişilik izleme heyeti oluşturulduğu iddialarına ilişkin, “Bunlar doğru şeyler değil. Birilerini tatmin için bu işler yapılmaz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna ziyareti öncesi Atatürk Havalimanı’nda gazetecilerin sorularını yanıtladı. IŞİD’le ilgili bir soru üzerine konuşan Erdoğan, “Öncelikle DAİŞ’le alakalı olarak çeşitli dünya ülkelerinden aşta Avrupa olmak üzere ülkemiz üzerinden turist olarak gelip, Suriye’ye geçenler noktasında zaman zaman gerek şahsım, gerek başbakan, gerekse Dışişleri Bakanının açıklamaları oldu. Eğer bizlere bunlar bildirilirse, bizler bunları sınırda yakalar, ondan sonrada iade ederiz şeklinde. Buradaki rakamlar nihai rakamlar nereye geldi bilmiyorum ama çok ciddi bir rakam olduğuna şahidim. Bunları iade ediyoruz ve bundan sonra bize bildirilmesi halinde bunları yakalayıp iade etmek bizim hem insani, hem vicdani görevimizdir.

Eğer bize bildirilmiyorsa kimse de kalkıp Türkiye’ye bunun hesabını soramaz. Ama bildiriliyorsa biz onları kesinlikle yakalar ve iade ederiz. Dün özellikle Tunus’taki olay Bardo Müzesi’nin yanındaki aldığımız haberler yine DAİŞ terör örgütünün bunu üstlenmiş olması istikametindedir ama bu terör olayının neticesinde 20’ye aşkın dünyanın çeşitli yerlerinden gelmiş çocuk, kadın erkek orada ölmüş olması bir katliam, büyük bir cinayettir. Bundan dolayı ölenlerle ilgili taziyelerimizi en üst seviyede ifade ederken, aynı şekilde Tunus yönetimine de bu konudaki kınamalarımızı yazılı olarak bildirmiş durumdayız” dedi.
Terörün içinde yaşayan bir ülke olarak Türkiye’nin bu tür işlerin acısını gayet iyi bildiğini belirten Erdoğan,

“Terörün lokal bir durum olmadığını, bunun uluslararası bir konu olduğunu, bunun dini, ırkı, milleti, vatanı olmadığını hep söylüyoruz. Burada da böyle bir neticeyi yine görmüş bulunuyoruz. Buraya gelen insanlar Tunuslu değil. Ama Tunus’ta çok farklı güzel emellerle oradaki tarihi bir yeri gezmeye gelmiş olan bu turistlere karşı yapılan bu eylemin hiçbir takdir edilen veya kabul edilebilen bir yanı yoktur. Bu bir cinayet, bir katliam. Bu katliama karşı tüm ülkeler, tüm insanlık hep birlikte ayağı kalkmalıdır ve Türkiye olarak biz her zaman diyoruz ki terörle mücadelede üzerimize ne düşüyorsa bunu yapmaya biz varız” diye konuştu.
Erdoğan, 12 bin 520 kişi hakkında ülkeye giriş yasağı bulunduğunu ve yakalanıp iade edilenlerin sayısının da 1170 olduğunu ifade ederek, “Demek ki Türkiye bu konuda üzerine düşen görevi yapıyor ve yapmaya devam edecektir” dedi.

Çözüm süreci kapsamında 4 kişilik bir izleme heyeti oluşturulduğu yönündeki haberlerin sorulması üzerine ise Erdoğan, bunları gazetelerden okuduğunu söyledi. “Böyle bir şeyden doğrusu benim bir haberim yok ve bu olaya da ben olumlu bakmıyorum” diyen Erdoğan, “Çünkü başbakanlığım döneminde de akil insanlar heyetinden bir grubun gitmesine nasıl bakarsınız dedikleri zaman bunları doğru bulmadığımızı o zaman zaman da söylemiştim. Aynı şeyi şimdi de söylüyorum. Bunlar doğru şeylerde değil. Bu konuda işin başından itibaren her ülkede olduğu gibi istihbarat teşkilatları bu işin birinci derecede süreci yönetenleridir. Onlarla bu işler yürür. Kaldı ki burada bizler o dönemde malum temsilcileri konumunda olan siyasi partiden 3 elemanı buraya gönderdik.

Hükümet olarak gönderdik, bunları gizlemeye gerek yok. Ama bu sayının 3’ten 5’e, 7’ye, 15’e çıkması veya ayrı bir grubun oraya gönderilmesi neyi değiştirecek ki. Birilerini tatmin için bu işler yapılmaz. Eğer bu işin yönetimi hükümetteyse hükümet de burada üzerine düşeni, gerekeni başlattığı bir süreç üzerinde devam ettirmelidir. Bunun dışındaki süreç sadece kendi çerçevesi içinde kalmalıdır. Zaman zaman dağa bile çeşitli roman yazarları gitmişlerdir. Ne netice alınmıştır? Herhalde yeni romanlar mı yazdırılacak. Bunlara gerek yok ve bunları da doğru bulmuyorum. Bunlar da benim samimi düşüncelerimdir” şeklinde konuştu. 

TUNCER CENGİZ 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale Çanakkale’de tedbir amacıyla tahliye edilen 5 köyden 251 kişi güvenli alanlara sevk edildi Çanakkale’nin Gelibolu ilçesinde çıkan orman yangınına Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri karadan müdahale etmeye devam ediyor. Yangın sürerken tedbir amacıyla tahliye edilen 5 köyden toplam 251 kişi güvenli bölgelere sevk edildi. Yangın saat 16.28’de Gelibolu ilçesi Tayfur ve Cumalı köyü mevkiinde çıktı. Alevler rüzgarında etkisiyle kısa sürede büyüyerek geniş bir alana sıçradı. İhbar üzerine bölgeye Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Yangına karadan 75 arazöz, 20 itfaiye, 16 dozer, 84 diğer araçlar ve 985 personel ile yoğun müdahale devam ediyor. Yangında tedbir amaçlı Eceabat ilçesine bağlı Yolağzı, Küçükanafartalar, Büyükanafartalar, Kumköy ve Gelibolu ilçesine bağlı Karainebeyli köyleri tahliye edildi. Tahliye edilen 5 köyden toplam 251 kişi güvenli bölgelere sevk edildi. Yangın tahliye edilen köylere sıçaramadı Çanakkale Valiliği’nin yangında tedbir amaçlı tahliye edilen köyler hakkında bilgi verdiği açıklamada şu ifadeler yer aldı; "Çanakkale Gelibolu Tayfur yangınında tedbir amaçlı 5 köyümüzden 251 vatandaşımız güvenli alanlara taşınmıştır. Bunlardan 112’si Eceabat Gençlik Konukevinde misafir edilmektedir. Başta orman teşkilatının kahramanları olmak üzere bütün kurumlarımız, ekiplerimiz yangına karşı mücadeleye devam etmektedir. Şu an itibari ile yangın tahliye edilen yerleşim birimlerine sirayet etmemiştir."
İstanbul Mustafa Gürsel: "En kısa sürede hedefi olan Bandırmaspor izleteceğiz" Bandırmaspor Teknik Direktörü Mustafa Gürsel, Pendikspor karşısındaki oyunun kendilerine yakışmadığını belirterek, "En kısa sürede yine yukarı oynayan hedefi olan bir Bandırmaspor izleteceğiz" dedi. Trendyol 1. Lig’in 2. haftasında Bandırmaspor, deplasmanda Pendikspor’a 2-0 mağlup oldu. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında Bandırmaspor Teknik Direktörü Mustafa Gürsel değerlendirmelerde bulundu. Bu ligde dengelerin eşit olduğuna dikkat çeken Gürsel, "Kaybettiğimiz için üzgünüz. Oyuna iyi başladık. Aslında istediklerimizi sahaya yansıtırken, ondan sonraki süreçte istediğimiz oyun bir türlü çıkmadı. Git gide rakibi oyuna ortak ettik. İlk 20 dakikadan sonraki oyundan memnun değilim. Bizim takımımız bu değil. Geç katılan arkadaşların da bir an önce eksiklerini gidererek daha iyi çalışarak, Bandırmaspor’un oyununu sahaya yansıtıp bundan sonraki maçlar için buradan gereken dersleri almamız lazım. Bu bir uyarı niteliğinde. Bu lig çok ciddi bir lig, her takım her takımı yenebiliyor. Dengeler çok eşit. Bunun bilincindeyiz" ifadelerini kullandı. "Bugünkü oyun bize yakışmadı" Son yıllarda Bandırmaspor’un play-off’larda olduğu ve bu sezonki fikstürün ilk yarısında zorlu deplasmanlara gidecekleriyle ilgili soruya Gürsel, "Bizim takımımız bu ligin iyi takımlarından biri. Bugünkü oyun bize yakışmadı. Ben kenarda keyif almam lazım. İstediğimiz hiçbir şey sahada yoktu. Geçen yıl 16-17 maç yenilmeyen bir takımız. Geçen yıldan baktığımızda finali de uzatmalarda kaybettik. Uzun aradan sonra, bu yeni sezonun başlaması, geçiş döneminde aramıza katılan arkadaşlar; en kısa sürede yine yukarı oynayan hedefi olan bir Bandırmaspor izleteceğiz. Her zaman bizim hedefimiz var. Vazgeçmek yok. İki kere finalden döndük. Bu sezon başarmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Bizim için bu erken bir uyarı oldu. İçeride, dışarıda fark etmiyor, biz kazanmaya oynayan takımız. Bugün oyunu beğenmedim. Gerekli dersleri alıp önümüze bakacağız" yanıtını verdi.
Samsun Samsun’da seyir halindeyken yanan tır ortalığı savaş alanına çevirdi: 1 yaralı Samsun’da seyir halindeyken yanmaya başlayan tiner, boya ve madeni yağ yüklü tır, tamamen yanarken, bir aracı hurdaya çevirdi, 1 aracı da tamamen yakarken geçtiği yolu alev topuna çevirip orman kenarında yangına da sebep oldu. Kazada 1 kişi de yaralandı. Olay, Samsun’un Atakum ilçesi Samsun Ankara karayolu 13. kilometresi Gürgenyatak mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Azeri uyruklu Jamaladdin Mamadov idaresindeki 77 HR 176 Azerbaycan plakalı ve 99 ZX 908 dorse plakalı tiner, boya ve madeni yağ yüklü tır, seyir halindeyken balatalarından çıkan yangın aracın dorsesine sıçradı. Tır, fren tutmayınca alev alırken önce Çetin Y. yönetimindeki 34 CTN 252 plakalı otomobile ve bir süre ilerledikten sonra da Bora U. idaresindeki 55 KL 832 plakalı hafif ticari araca çarptı. Savrularak bariyere çarpan hafif ticari aracın üzerine tırdan düşen yanan boya ve tiner kutuları aracı tamamen yaktı. Kazada otomobil sürücüsü Çetin Yıldırım yaralanarak hastanelik olurken, freni tutmadığı için duramayan tırdan dökülen yanan tiner ve boya kutuları yol kenarlarını ve orta refüjü alev topuna dönüştürdü. Ayrıca tır yanarak yaklaşık 4 kilometre giderek Sarıışık mevkisinde durup tamamen yandı. Tırın yanan tiner ve boya kutularını döktüğü yol kenarındaki farklı ormanlık alanda da yangın çıktı. Samsun Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri hem yanan tırı, hem de yol kenarındaki ormanlık alandaki yangına müdahale etti. Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri de ormanlık alandaki yangına müdahale ederken, orman yangını büyümeden ve ağaçlara sıçramadan kısa sürede söndürüldü. Samsun Ankara yolu karşılıklı uzun bir süre araç trafiğine kapatılırken, yapılan söndürme çalışmalarının ardından yol yeniden araç trafiğine açıldı.
Kocaeli 17 Ağustos’un acısı 26 yıl sonra da hafızalarda 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi’nin üzerinden 26 yıl geçerken, acılar tazeliğini koruyor. Merkez üssü Gölcük’te düzenlenen anma programında deprem şehitleri dualarla yad edilirken, kentsel dönüşüm ve afet hazırlığının önemi vurgulandı. Şehircilik Politikaları Başkanı Sevilay Tuncer, Türkiye’nin dört bir yanında riskli yapıların yenilendiğini 3.3 milyon konutun dönüştürüldüğünü ve 12 milyon kişinin güvenli yuvalarına kavuştuğunu dile getirdi. 17 Ağustos 1999 tarihinde saat 03.02’de 45 saniye süren Kocaeli merkezli depremin üstünden 26 yıl geçti. 18 bin 373 kişi hayatını kaybederken, 48 bin 901 kişi yaralandı, yüzlerce kişi de sakat kaldı. Merkez üssü Gölcük’te deprem şehitlerini anmak ve deprem gerçeğine dikkat çekmek için program düzenlendi. Programda Kavaklı Sahili’nde kurulan stantta vatandaşlar bilgilendirildi. Kuran-ı Kerim tilaveti ve dualar ile başlayan programdan konuşan Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, kaybedilen canların geri gelmeyeceğini vurgulayarak, "Yıkılan binalar gayretle tekrar yapılabiliyor ancak kaybettiğimiz canlar bir daha geri gelmiyor. 26 yılda çok şey yapıldı, kentsel dönüşüm devam ediyor. Hükümet konağı ve yeni devlet hastanemiz tamamlanıyor. Depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza rahmet diliyorum. Allah bir daha ülkemize böyle acılar yaşatmasın" dedi. "150 bin bağımsız birimin dönüştürülmesi gerekiyor" Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, deprem bilincinin sadece afet sonrası değil, öncesinde de hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Büyükakın, "Deprem öldürmez, binalar öldürür. Bunu bilmeyen yok, ama uygulamada eksiklikler var. Deprem anını ve sonrasını yönetebiliyoruz, ancak öncesiyle ilgili yeterince yol alınamadı. Bazen duygusal, bazen maddi sebeplerle dönüşüm gecikiyor. Kocaeli’de toplam 315 bin bina var. Bunların 161 bini 1999 öncesi yapıldı ve acil olarak 150 bin bağımsız birimin dönüştürülmesi gerekiyor. Her birine yaklaşık 3 milyon TL’den hesaplayınca toplamda 450 milyar TL’lik bir kaynak gerekiyor. Büyükşehir belediyesi bütçesiyle tek başına bu mümkün değil, bu nedenle planlı, ölçülü ve akıllı bir yaklaşım şart. Kentimizde 15 ayrı noktada kentsel dönüşüm sürüyor, bakanlık ve belediye işbirliğiyle yeni 8 bin konutun dönüşümü için anlaşmalar sağlandı. İmar düzenlemeleriyle vatandaşların kendi inşaatlarını yapmasının önü açılırsa süreç hızlanacak. Bazı insanlar binalarına duygusal bağ kuruyor, hatta ‘Ömrüm burada geçti, taşınmak istemiyorum’ diyor. Ancak depremde binalar yıkıldığında huzur da, güven de yok oluyor. Burada fedakarlık yapmak, devlet, belediye ve vatandaş olarak el birliğiyle hareket etmek zorundayız. Teknik kapasitemiz yeter, insan kaynağımız hazır; yeter ki irademizi ortaya koyalım" ifadelerini kullandı. "3.3 milyon konutu dönüştürdük, 12 milyon vatandaşımız güvenli yuvalarına kavuştu" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Sevilay Tuncer, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıl dönümünde yaptığı konuşmada, "1999’dan bu yana tam 26 yıl geçti. O gece saat 03.02’de sadece binalarımız değil, hayatlarımız da sarsıldı. 17 bin 480 vatandaşımızı kaybettik, on binlerce kişi yaralandı. Tüm ülkemiz derin bir acı yaşadı. O gün yitirdiğimiz vatandaşlarımızı rahmetle, geride kalanlara sabır diliyorum. Türkiye’nin dört bir yanında riskli yapıları yeniliyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde riskli yapıları yenileyerek 3.3 milyon konutu dönüştürdük, 12 milyon vatandaşımız güvenli yuvalarına kavuştu. Kocaeli’de kentsel dönüşüm, altyapı ve kadın yatırımlarıyla pek çok proje hayata geçti. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler, afetlere hazırlığın sürekli bir süreç olduğunu bir kez daha gösterdi. Devletimiz, bakanlıklar, belediyeler, sivil toplum kuruluşları ve gönüllüler el ele vererek bir yıl içinde 450 bin konut ve köy evi inşa edip teslim etti" ifadelerini kullandı. "Akıllı şehir teknolojileri, afet erken uyarı sistemleri, millet bahçeleri ve toplanma alanlarıyla güvenliği sağlıyoruz" Tuncer, afetlere karşı hazırlığın önemine vurgu yaparak, "Afetleri önleyemeyiz, ama yıkımları azaltabiliriz. Depremler, seller, yangınlar ve iklim değişikliğinin etkileri artık daha sık karşımıza çıkıyor. Bu nedenle şehirlerimizi afete dirençli, iklim dostu, kimlikli ve yaşanabilir hale getirmek önceliğimizdir. Kocaeli ve Gölcük’te akıllı şehir teknolojileri, afet erken uyarı sistemleri, millet bahçeleri ve toplanma alanlarıyla güvenliği sağlıyoruz. Afetlere karşı en güçlü kalkan, önceden hazırlanmış ve uygulanabilir risk azaltma planlarıdır. Her il ve ilçemizde bu planlar güncel ve gerçekçi olmalıdır. Geçmişte olduğu gibi bugün ve yarın da milletimizin yanında olacağız. Rabbim bu millete bir daha 17 Ağustos ve 6 Şubat’taki gibi acılar yaşatmasın. Tüm afet şehitlerimize Allah’tan rahmet, milletimize birlik ve güven dolu yarınlar diliyorum" dedi. "Türkiye genelinde il risk azaltma planları hazırlandı" İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin ve 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Türkiye’nin afet yönetiminde önemli adımlar attığını vurguladı. Karaloğlu, "17 Ağustos’ta sadece binalar değil, hayatlarımız da yıkıldı. Binlerce canımızı kaybettik; anneler evlatsız, evlatlar öksüz kaldı. Bu acıları asla unutmayacağız. O dönemde afet yönetimi farklı bakanlık ve genel müdürlükler arasında dağınık yürütülüyordu. 2009 yılında AFAD kurulmuş ve bütünleşik afet yönetim sistemi hayata geçirilmiştir. Artık afet yönetimi sadece kriz anını yönetmek değil; riskleri önceden tespit edip azaltmak da sistemin önceliği oldu. Türkiye genelinde il risk azaltma planları hazırlandı, hangi kurum hangi riski ne zaman çözmekle sorumlu, net olarak belirlendi" ifadelerini kullandı. "Yıl sonunda 453 bin konut ve iş yerini hak sahiplerine teslim etmiş olacağız" Karaloğlu, AFAD’ın etkinliğini artırmak için hem kamu hem de sivil toplum işbirliğine önem verdiklerini belirtti: "Artık sadece kamu değil, sivil toplum kuruluşlarının da ağır ve orta sınıf arama kurtarma ekipleri var. Hedefimiz, 100 bin arama kurtarma ekibini kamu ve sivil toplum eliyle oluşturmak. 6 Şubat depremlerinde coğrafya ve yıkım büyüklüğüne rağmen bu ekipler hızla müdahale etti. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, yıl sonunda 453 bin konut ve iş yerini hak sahiplerine teslim etmiş olacağız. Dünyada bu kadar kısa sürede bu kadar konutun tamamlanması örnek teşkil ediyor. Bu başarı milletimizin ve devletimizin ortak iradesidir" şeklinde konuştu. Son olarak Karaloğlu, vatandaşları AFAD gönüllüsü olmaya davet ederek, "E-devlet üzerinden AFAD gönüllüsü olabilirsiniz. İlk eğitim online, ardından yüz yüze eğitim alınarak tüm afetlerde destekçi olabilirsiniz. Şu anda yüz binin üzerinde gönüllümüz var ve bunu artırmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. "2 bine yakın gönüllümüzün yanı sıra akredite 3 ekibimiz bulunuyor" Kocaeli İl Afet ve Acil Durum Müdürü (AFAD) Mehmet Emin Koçan, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi ve sonrasında yaşanan afetlerde hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet dileyerek sözlerine başladı. Koçan, "26 yıl geçti ancak yaşanan acılar unutulmaz. Bu süre zarfında çok önemli mesafeler kat ettik. Gönüllü ekibimiz ve akredite ekiplerimizle afetlere her zaman hazırız." dedi. Koçan, Gölcük Arama Kurtarma Derneği bünyesindeki ekiplerden de söz ederek, "2 bine yakın gönüllümüzün yanı sıra akredite 3 ekibimiz bulunuyor. Türkiye’de ikinci, Kocaeli’nde ilk kadın akredite ekibi olarak afetlere hazırlık çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Toplum olarak afetlere karşı birlik, beraberlik ve dayanışma içinde olmalıyız. Eğitim, bilgi, beceri ve kararlılık ne kadar yüksek olursa, kayıplar o kadar azalır. Ayrıca doğamıza, ormanlarımıza ve su kaynaklarımıza sahip çıkmak, geleceğimize sahip çıkmaktır. Suyu israf etmemeli, temiz su kaynaklarını korumalıyız" dedi. Program sonunda GESOTİM Kadın Arama Kurtarma Timi; yeminlerini ederek sertifikalarını aldı. Programa konuşmacıların yanı sıra Japon Deprem Bilim Uzmanı Yoshinori Moriwaki, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, milletvekilleri, protokol ve çok sayıda vatandaş katıldı.